iconBütün zaman ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu anki saat: 08:55 . | Nüve Foruma Hoşgeldiniz! Forumumuzdan yararlanmak için lütfen Üye Olun !

» Nüve Forum » gazete haber ve makale yorumları » Köşe Yazarlarımız » Ahmet Dursun » Ahmet Dursun Makaleleri

Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Stil
  #101  
Alt 15.10.07, 16:12
ahmetdursun - ait kullanıcı resmi (Avatar)
Çılgın
Üyelik tarihi: Feb 2007
Nereden: Türkiye
İletiler: 771
Ettiği Teşekkür: 2
60 tane iletisine 87 kere teşekkür edilmiş
ahmetdursun olağanüstü bir gizeme sahip!ahmetdursun olağanüstü bir gizeme sahip!
  Send PM
Standart Tsk'ya Sivil Destek Amaci Ile Toplanti Duyurusu

Değerli Arkadaşlar,Türk Silahlı Kuvvetleri'mize Sivil Desteğimizi Göstermek,Amacı ile yapacağımız ve Sorunlarımızı Çözüm önerileri ile tartışacağımız toplantımıza davetlisiniz…
Toplantımızda görüşmek dileğiyle…
İletişim için e-posta adresleriyle temasa geçiniz.
Alp Arslan CAKICI <alparslan.cakici@gmail.com
29 Ekim 2007
Ankara Saat 10:00
Buluşma Yerimiz; Hipodrom
akkartal@gmail.com

İstanbul Saat 19:30
Buluşma Yerimiz; Kadıköy Sahili Atatürk Heykeli
asliturkden@gmail.com
***********
__________________
http://ahmetdursun374.blogcu.com/
Bilginin arşivlendiği yer.
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
Sponsorlar
  #102  
Alt 15.10.07, 20:54
ahmetdursun - ait kullanıcı resmi (Avatar)
Çılgın
Üyelik tarihi: Feb 2007
Nereden: Türkiye
İletiler: 771
Ettiği Teşekkür: 2
60 tane iletisine 87 kere teşekkür edilmiş
ahmetdursun olağanüstü bir gizeme sahip!ahmetdursun olağanüstü bir gizeme sahip!
  Send PM
Standart Yugoslavya:kaçinci Kez Parçalaniyor

Yugoslavya kuruldugu 1918 den bu yana 5 kez parcalandi. Karadag (Montenegro) yu kaybederek denizle baglantisi kalmayan Sirbistan simdi de Kosova yi kaybediyor.

***********
Osmanlidan sonra kurulan Yugoslavya Kralligi SS tanklari altinda ezildi.

Yugoslavyanin ilk parcalanmasi.
************
Ikinci parcalanma. Tito nun Yugoslavyasi 1992de parcalandi.

**********
Sirbistan Karadag birlesip yeni bir Yugoslavya kurdu ama o da parcalandi.

Dorduncu parcalanma sonucu Sirbistan&Karadag kuruldu (2003)


**********
Karadag 2006 da birlikten ayrildi.

********
Altinci bolunme sonucu Kosova Sirbistandan ayrildi.


**********
YUGOSLAVYA:TÜRKİYE NASIL PARÇALANIR
http://ahmetdursun374.blogcu.com/4295048/
-------------
YUGOSLAVYA:TÜRKİYE'DE YUGOSLAV MODELİ OLMASIN DİYORSANIZ
http://ahmetdursun374.blogcu.com/3687307/
--------------
AB'NİN BATI BALKANLAR SORUNU.
http://ahmetdursun374.blogcu.com/3138741/
******************
__________________
http://ahmetdursun374.blogcu.com/
Bilginin arşivlendiği yer.
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
  #103  
Alt 16.10.07, 12:11
ahmetdursun - ait kullanıcı resmi (Avatar)
Çılgın
Üyelik tarihi: Feb 2007
Nereden: Türkiye
İletiler: 771
Ettiği Teşekkür: 2
60 tane iletisine 87 kere teşekkür edilmiş
ahmetdursun olağanüstü bir gizeme sahip!ahmetdursun olağanüstü bir gizeme sahip!
  Send PM
Standart DTP Şırnak Milletvekili

Dtp Şırnak millet vekili Türkiye'yi tehdit etti.
Bu yazımdan bir gün sonra DTP milletvekili şöyle konuştu.
DTP Şırnak Milletvekili Hasip Kaplan Türkiye Kuzek Irak'a Girerse Halkların Savaşı Olacaktır" Dedi.
Kaplan, Başbakan Erdoğan'a seslenrek, "Bizim arkamızda Cudi var. Buradan, sınırdan Erdoğan'a sesleniyorum. Sayın Erdoğan; sen sultan değilsin, biz de senin kölen değiliz" diye konuştu.
İşte şimdi yazımda nekadar haklıyım görülüyor mu?
TEZKERE ÖNCESİ CMUK (CMK)DÜZELTİLSİN
Başlıklı yazım üstte sunulmuş idi.
__________________
http://ahmetdursun374.blogcu.com/
Bilginin arşivlendiği yer.

Konu ahmetdursun tarafından (16.10.07 saat 12:12 ) değiştirilmiştir.. Sebep: Yazım düzeltmesi
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
  #104  
Alt 16.10.07, 12:17
ahmetdursun - ait kullanıcı resmi (Avatar)
Çılgın
Üyelik tarihi: Feb 2007
Nereden: Türkiye
İletiler: 771
Ettiği Teşekkür: 2
60 tane iletisine 87 kere teşekkür edilmiş
ahmetdursun olağanüstü bir gizeme sahip!ahmetdursun olağanüstü bir gizeme sahip!
  Send PM
Standart Fethullah:gülen Lordlar Kamarasinda

Kültür ve Turizm Bakanlığı, Mevlana 'nın doğumunun 800. yılı dolayısıyla Londra'da bir gece düzenledi.
Davetiyeler salt Londra 'da değil, bazı Avrupa ülkelerinin önde gelen siyasetçilerine, gazetecilere ve işadamlarına da gönderilmiş...
Gönderilen davetiyelerin içinde Fethullah Gülen 'in bir kitabını gördüm...
Kültür ve Turizm Bakanlığı , üzerinde Türkiye yazılı çantalar dağıttı...
Çantaların içinde neler mi var?
Mevlana Müzesi albümü, ilahiler içeren CD, rozet, kalem, not defteri ve bir de "Rumi and his Sufi Path of Love" adlı kitapçık...
Kitapçıkta Fethullah Gülen tanıtılıyor...
Fethullahçılar son iki yıldır Avrupa'da "Mevlana" üzerinden din pazarlamacılığı yapıyorlar. Geçen yıl Almanya'da 300 bin Avro para harcayarak "Mevlana Kitabı" yayımladılar.
Londra 'da 25-27 Ekim'de üç gün sürecek bir toplantı yapılıyor...
Kim düzenliyor bu toplantıyı?
Lordlar Kamarası, Londra Üniversitesi'ne bağlı Doğu ve Afrika Ülkeleri (S.O.A.S.) Kürsüsü ve Londra Üniversitesi...
Bu toplantının adı şu:
"Dinler Arası Diyalog ve Fethullah Gülen..."
Bu işin arkasında her zaman olduğu gibi ABD ve İngiltere var...
İngiltere'de 9 okulu , dershaneleri ve ışık evleri bulunan Fethullahçılar, Lordlar Kamarası 'na sızmış durumdalar...
***
Brüksel'de, Londra 'da yıllardır yaşayan Türk bilim insanlarıyla sohbet ediyorum...
12 Eylül 1980 sonrası...
Askeri darbenin faşist mimarı Kenan Evren yakın çevresine şu buyruğu veriyor:
"Nakşiler, Süleymancılar ve Nurcuları yanımıza çekmeliyiz..."
Bir albay "Komutanım" deyip söze giriyor:
"Fethullah Gülen bizimle ilişki kurmak istiyor. Gülen, Mehmet Kutlular 'ın Yeni Asya kolunda. Turgut Özal 'la arası çok iyi. 1977 seçimlerinde Necmettin Erbakan 'ın partisinden İzmir'de aday olmuştu Özal. Turgut Özal Nakşi ama Gülen'le çok yakın dost."
Kenan Evren "O zaman halledin, 1982 Anayasası'nın halkoylamasında ona ihtiyacımız olacak" diyor albaya...
Üç kurmay albay Fethullah'la konuşup şu sözü alıyorlar:
"1982 Anayasası'na 'evet' diyeceğiz. Ancak TSK içindeki müritlerimize dokunmayın!"
Brüksel'de konuştuğum bilim insanına bu öyküyü özetle anlatıyorum...
O da bana şöyle yanıt veriyor:
"Fethullah Gülen iktidarı ele geçirinceye kadar mahkûm olmaktan kurtulmak ve gizli örgütünü güvenceye almak için ısrarla dış kaynaklardan destek aramaktadır ve bu çabasını sözüm ona 'dinler arası diyalog' gibi ulvi görünen bir amaç olarak sunmaktadır. Hatta bu konudaki 'samimiyetini' Hıristiyan ve Yahudi cemaatlerinin önde gelen kişilerine ispatlayabilmek için adamlarına Kuran'ı yeniden yazdırttığı ifade edilmektedir. Müritleri arasındaki inanca göre Gülen kendisini tüm Müslüman dünyasının halifeliğine hazırlamaktadır. Bu amaca yönelik mürit ve militanlar yetiştirmek üzere birçok ülkede devlet kontrolü dışında çalışan okullar açmışlardır. Fethullah Gülen'i yakından izleyenler, onun, büyük İslam dininin barışçı, ilerici ve insancıl karakterini vurgulayan bir din adamı olmaktan ziyade acımasız bir iktidar kavgası veren bir kişi olduğunu anlamakta gecikmeyecektir. Dolayısı ile onun durumunda olan bir kişinin kendisini 'barış havarisi' olarak sunması kadar mantık kurallarını altüst eden saçmalık olamaz."
***
Serin bir Brüksel akşamında düşsel bir yolculuğa çıkmış gibiyim...
Fethullah Gülen ABD'ye kaçırılmadan önce Cumhuriyet 'te şu yazıyı (9 Mayıs 1997) yazmıştım:
"Fethullah kapitalist bir önderdir. O uzun süreli bir yürüyüşün içindedir ve emperyalizmin maşasadır. Washington, Londra, Brüksel ve Telaviv güdümünde hareket eden, Said-i Nursi öğretisinin kapitalist önderidir."
Aradan 10 yılı aşkın bir süre geçmiş!..
Yazdıklarım, söylediklerim bir bir ortaya çıkıyor...
Laik demokratik Cumhuriyet'in TBMM Başkanı Köksal Toptan, Fethullah'a iftar sofralarında övgüler düzüyor...
Bülent Ecevit de hayattayken övgüler düzmüştü Fethullah'a...
ABD'de "Moon tarikatı" yla ilişkilerini, Barzani 'yle dostluğunu, Kuzey Irak 'tan gelen dolarların, altınların Güneydoğu 'da kimlere dağıtıldığını devletin istihbarat birimleri bilmiyor mu?
Hrant Dink cinayetinin tetikçilerini hangi tarikat şeyhinin müritleri buldu; Malatya katliamının ardında kimler vardı, Genelkurmay Başkanlığı Karargâhı önünde sarı zarfları dağıtan kimdi?
Hepsi uzun hikâyedir bunların...
HİKMET ÇETİNKAYA
__________________
http://ahmetdursun374.blogcu.com/
Bilginin arşivlendiği yer.
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
  #105  
Alt 16.10.07, 12:20
ahmetdursun - ait kullanıcı resmi (Avatar)
Çılgın
Üyelik tarihi: Feb 2007
Nereden: Türkiye
İletiler: 771
Ettiği Teşekkür: 2
60 tane iletisine 87 kere teşekkür edilmiş
ahmetdursun olağanüstü bir gizeme sahip!ahmetdursun olağanüstü bir gizeme sahip!
  Send PM
Standart Türkiye'nin Irak Sinirindan çekilme şartlari

İRAN: TÜRKİYE'NİN IRAK SINIRINDAN ÇEKİLME ŞARTLARI
TAHRAN, 15/10(BYE)--- Tirajı günde 360 bin olan İran gazetesinin 15 Ekim 2007 tarihli sayısında yukarıdaki başlık altında yayımlanan haberin çevirisi şöyledir:
Türkiye'nin Kuzey Irak'ın Kürt yerleşim köylerine düzenlediği birkaç saatlik saldırının ardından, bu ülkeyi Kuzey Irak'a saldırı düzenlemekten caydırmaya ilişkin uluslararası çabalar yoğunluk kazandı.
Söz konusu çabaların çoğu Ankara makamlarıyla diplomatik görüşmelere dayalıydı. Sonunda Türk Hükümeti, Beyaz Saray'ın temsilcileriyle görüşmesinde sadece ABD'nin Ankara'nın altı talebine olumlu yanıt vermesi durumunda Kuzey Irak'a saldırı kararından vazgeçeceğini bildirdi. Haber ajanslarının dün duyurduğuna göre Türkiye, yabancı arabulucular özellikle de Amerikalı taraflarla yaptığı müzakerelerde Kuzey Irak'tan çekilmek için altı şart öne sürdü. Söz konusu şartlar şunlardır:
1. PKK'nın elebaşılarının Ankara'ya teslim edilmesi,
2. PKK'nın Kuzey Irak ve Bağdat bürolarının kapatılması,
3. Ankara tarafından PKK'ya mali ve askeri destek vermekle suçlanan Irak Kürdistan bölge yönetiminin üst düzey makamlarının teslim edilmesi,
4. PKK'nın ABD ve Avrupa'daki hesaplarının bloke edilmesi,
5. Ankara'nın, Türk askerlerinin bulduğunu vurguladığı PKK'ya verilen Amerikan silahlarının örgüte nasıl verildiğinin araştırılması,
6. Türk makamlarının söylediğine göre, Kuzey Irak'ta PKK'yı finanse etmekle meşgul olan şirketlerin faaliyetlerinin durdurulması.
ABD'nin, Türkiye'nin öne sürdüğü şartlara nasıl bir yanıt verdiği konusunda bir bilgi bulunmuyor. Ancak 60 bin Türk askerinin Irak sınırında konuşlandığı göz önünde bulundurulduğunda, diplomasi sürecinin konuyu çözme konusunda etkili olabileceği uzak görülüyor.
Türkiye Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan'ın Ramazan Bayramında İstanbul'da yaptığı konuşmada Ankara'nın, Türk ordusunun Kuzey Irak'a düzenleyeceği olası bir saldırının sorumluluğunu üstlenmeye hazır olduğuna dair açıklamaları da bunun bir göstergesidir. Ankara, başta ABD olmak üzere bazı ülkelerin işbirliğiyle Türkiye'nin milli güvenliği aleyhinde girişimlerde bulunan üç bin Kürt isyancının Kuzey Irak'ta konuşlandığına inanıyor.
ABD Temsilciler Meclisi Dış İlişkiler Komitesinin Türkiye'de Ermenilerin soykırıma uğradıklarını resmen tanımasının ardından Ankara-Washington ilişkileri o kadar soğudu ki, Beyaz Saray'ın, Ankara'nın Kuzey Irak'a yönelik olası bir saldırının düzenlenmesine ilişkin kararını ciddi bir şekilde etkileyemeyeceği tahmin ediliyor. Bu konu o kadar önemli ki, bazı kaynaklar Irak'taki Amerikan güçlerine lojistik destek sağlayan İncirlik üssünün kapatılması ihtimalinin bulunduğunu söylüyorlar. Bazı Amerikalı politikacılar, Başkan Bush'a, ABD'nin Orta Doğu'da karşı karşıya kaldığı sorunları göz önünde bulundurarak Ankara ile yaşanan gerginliği sürdürmemesini ve Kongre temsilcilerinin gündeme aldığı Ermenilerin öldürülmesiyle ilgili yasa tasarısını bir kenara bırakarak Türkiye'ye karşı detant politikasını izlemesini tavsiye ettiler.
ALINTIDIR.
__________________
http://ahmetdursun374.blogcu.com/
Bilginin arşivlendiği yer.
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
  #106  
Alt 16.10.07, 12:22
ahmetdursun - ait kullanıcı resmi (Avatar)
Çılgın
Üyelik tarihi: Feb 2007
Nereden: Türkiye
İletiler: 771
Ettiği Teşekkür: 2
60 tane iletisine 87 kere teşekkür edilmiş
ahmetdursun olağanüstü bir gizeme sahip!ahmetdursun olağanüstü bir gizeme sahip!
  Send PM
Standart Uğur Mumcu'dan Abd Belgeleri

Uğur Mumcu'dan ABD belgeleri


Uğur Mumcu, 1 Nisan 1984'te Cumhuriyet'teki köşesinde "Ermenilere daha 1900'lü yıllarda ABD desteğini" yansıtan belgeler yayımlamış.
"Ermeni kıyımı" iddiasını kongre kararı haline getirme çabalarının ipliğini pazara çıkarıyor.
Bakın, 23 yıl önce neler yazmış Uğur Mumcu...

'"........ eğer Ermeni sorununun dünü, önceki günü karıştırılırsa, Amerikalı dostlarımız bundan hiç hoşnut kalmazlar.
İsterseniz, bu konuda birkaç tarihsel belgenin satırbaşlarını aralayalım...
İngiliz Kraliyet matbaası tarafından basılan I. Dünya Savaşı ile ilgili gizli belgeler, Erol Ulubelen tarafından Türkçeye çevrilmiş, önce Doğan Avcıoğlu'nun yönetimindeki Yön Dergisi'nde yayımlanmış, daha sonra kitap olarak basılmıştır.
2. basımı Çağdaş Yayınları tarafından yapılan "İngiliz Belgeleriyle Türkiye" kitabında, I. Dünya Savaşı sırasında Ermenilerin Amerikalılar'ca nasıl desteklenip kışkırtıldıklarını gösteren belgelere yer verilmiştir.
Okuyalım:
......................

Gizli Belge: S/735, belge no: 492.
Amiral Webb'den Lord Curzon'a yazılan 19 Ağustos 1919 tarihli yazı:
"Amerika, Trabzon ve Erzurum'u içine alan bir Ermenistan'ı himaye edecek. Geri kalan 4 ili de Kürt devleti olarak İngilizlerin himayesine bırakıyor."
......................
Gizli Belge: S/60, belge no: 46.
5 Nisan 1920 günü Mr. Lindsay'ın Washington'dan Lord Curzon'a yazdığı yazı:
"Amerikan Senatosu, Ermenistan'ın mandası işini görüştü. 5 yılda 757 milyon dolar verecekler. Başlangıçta 50 bin kişilik bir ordu yollanacak, daha sonra 200 bin kişiye çıkarılacak. Amerika kuvvetlerinin başına General Zames G. Harbord getirilecek. Ayrıca bütün Türkiye'nin mandası için de görüşmeler yapılmaktadır."
........................
Gizli Belge: S/71, belge no: 63.
16 Mayıs 1920 günü Sir A. Gaddes'in Lord Curzon'a yazdığı yazı:
"Amerikan hükümeti, Ermenistan'ın Adana da dahil korunmasını istiyor. Silah, cephane, demir yolu ve her türlü malzemeyi buraya sevk edecekler.
... boşaltım, Karadeniz limanlarında Amerikan bahriyesi tarafından ve Amerikan donanmasının himayesinde yapılacak. Türklerin yapacağı en ufak bir hareket, Amerikalılar tarafından bastırılacaktır."
.........................
Gizli Belge: S/81, belge no: 10.
16 Şubat 1920 Londra Konferansı tutanaklarından bir başka parça:
"Ermenistan'a 6 ilden başka Trabzon ve Adana da verilmelidir. (Fransa ise Adana'yı kendisi için istiyor.)"
.........................
Gizli Belge: S/300, belge no: 38.
28 Şubat 1920 Londra Konferansı tutanaklarından bir parça:
"Mustafa Kemal, kendisini Erzurum Valisi ilan etmiş. Erzurum'un yeni kurulacak Ermeni devletine katılacağı bir sırada bu çok anlamlı bir harekettir.
Bu adam olmasaydı, Ermenilerin bir şansı olurdu..." '

...........................
Uğur Mumcu'nun satırları, hadiseyi sadece Ermeni diasporasının lobisi sanmak yanlışını ortaya koymakta.
Kökler derinlerde...
Türkiye'nin karşı tavır koyuşlarının ve bilgilendirme çabalarının daha geniş açılı olması gerekir.
Amerika'nın petrol zenginliğine sahip bölgeye küçük ve kendine bağlı devletlerle egemen olma politikasının çizgileri daha yüzyılın ilk çeyreğinde belirlenmiş.
"Irak'ı 3'e bölmek, Barzani öncülüğünde Kürt devleti, PKK kartlarını güçlendirmek, Ermenistan'ı himaye ve bu politika çizgisinde İsrail'den de yararlanmak" stratejisi artık sırıtıyor.
Keşke yanılıyor olsak...
............................
Not: Mumcu'nun yazısını hatırlatan Nejat Tarakçı'ya teşekkürler...Not:Kaynak için bakınız..
UĞUR MUMCU:MUMCU'DAN ABD BELGELERİ - Her yaş güzeldir.Değerini geç anlasak ta... - Blogcu
__________________
http://ahmetdursun374.blogcu.com/
Bilginin arşivlendiği yer.
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
ahmetdursun kullanıcısının bu bilgilendirici iletisine teşekkür eden üye :
yigit (19.10.07)
  #107  
Alt 17.10.07, 23:22
ahmetdursun - ait kullanıcı resmi (Avatar)
Çılgın
Üyelik tarihi: Feb 2007
Nereden: Türkiye
İletiler: 771
Ettiği Teşekkür: 2
60 tane iletisine 87 kere teşekkür edilmiş
ahmetdursun olağanüstü bir gizeme sahip!ahmetdursun olağanüstü bir gizeme sahip!
  Send PM
Standart Milli Takim Mi?..yunanistan=1,mafya=0

Yunanistan=1,Türk mafyası=0
Bunu neden mi söylüyorum?
Öncelikle yıllar evvel izlediğim bir film aklıma geliyor.
Hangi filmdi tam anımsamasam da bir söz hiç aklımdan çıkmıyor.
"Tok insan oynamaz diyordu."
Ya bir boks içerikli film idi ya da futbol içerikli.
Önemli olanda zaten içeriği değil o harika söz idi.
Şimdi düşününüz bakalım,milli takımızda forma giyenlerin toplam maliyeti ya da ferdi ederi kaç milyon YTL ediyor?
Adamların işleri güçleri gece hayatı,mankenler,bazıları kumar,gece hayatı vs...
Tugay Yurt dışına gittikten epey bir süre sonra bir röportaj vermiş idi.
"Futbolun ne demek olduğunu burada daha iyi anladım.Çünki sizin arkanızdaki desteğin rolüne değil,özel hayatınıza değil sadece kabiliyetinize bakılıyor" gibi birşeyler söylemiş idi.
Peki ya Türkiye'de neye bakılıyor?
Hasbel kader biryerlere geldi iseniz anında adam olduğunuzu sandığınız bir ülkeden bahsediyorum.
Suçluların,sorumluların,yetkililerin hiçbir konuda hesap vermediği bir ülkeden.
Yani kısaca "Burası Türkiye"dedittiren olgudan bahsediyorum.
Yazıktır yazık.
2.ligde nasıl yetenekli olduğu halde adamı omadığı için görülmeyen,tanınmayan oyuncuar var bilirmisiniz?
Tabaii ki bir de spor denince akla gelen tek olgunun futbol olmasından hiç mi hiç bahsetmiyorum dahi.
O da ayrı bir yaradır.
Ey Fatih bey,Ey federasyon yetkilileri;Artk çekin bu işlerden eliniz yahu.
Bırakın pastadan pay alma hesaplarını.
Millet pastadan pay falan beklemiyor.Adam gibi oynayan bir takım istiyor.Yenilmek adama zor gelmiyor da zor gelen şey bunları bilerek saf yerine,eneyi yerine konmak insana çok ama çok zor geliyor.
"Ben ders alam ders veririm." diyenlerin de ders alınmasının vakti artık gelmiştir.
Tok insanlarla bu işler olmaz.Ayrıca Türkiye'de tek spor dalı da futbol değildir.Olmamalıdır da.
Artık spor alanlarını stres attırma alanı olarak görülmesini istemiyorum.Bu alanlar Milleti uyutmanın,tıpkı matadorların boğalarla mücadelesindeki gibi,sübap değildir.Bu alanlar,taktik izleme yeri,sanatsal verileri,dehayı,vs..gibi güzellikleri görme yeri olduğunu bilenlerce yönetilmesi ve uygulamasını istiyorum.
Hangi futbolcu milyarlarca lira alarak bu sanat etkinliğine katılacaklar ki?
Artık milletimiz dilinde doladığı meşhur sözden kurtulmalıdır.
"Ya topçu,ya popçu"söylemi ne yazık ki mafyanın hemen her alanda olduğu gibi bu alandada ellerinin pisliğini bulaştırmasının bir sonucudur,bu söz ve bu hezimet.
Milletimiz bunu hak etmiyor.
Bu nedenle Yunanistan=1,Mafya=0 diyorum.
Hem mafya hem de Türk futbolu bunlardan dolayı sınıfta kalmıştır.
Yunanistanı kutluyor,Türkiye'nin bu bataklıkları kurutmasını canı gönülden diliyorum.
Ahmet Dursun
__________________
http://ahmetdursun374.blogcu.com/
Bilginin arşivlendiği yer.
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
  #108  
Alt 21.10.07, 23:19
ahmetdursun - ait kullanıcı resmi (Avatar)
Çılgın
Üyelik tarihi: Feb 2007
Nereden: Türkiye
İletiler: 771
Ettiği Teşekkür: 2
60 tane iletisine 87 kere teşekkür edilmiş
ahmetdursun olağanüstü bir gizeme sahip!ahmetdursun olağanüstü bir gizeme sahip!
  Send PM
Standart Bitik ülke Türkiye

Artık Türk vatanı ve milleti bitirilme noktasına getirilmiş,milli irade yok sayılmış,sadece ve sadece ABD'li olup olmama,ABD ve AB'ye teslimiyetin nasıl ve nezaman olacağının hesapları yapılmaya başlandığı bir süreç yaşamaktayız.
Yazık oldu şehitlerimize ve milletimize.
Büyük Atatürk'ün ve milli mücadele şehitlerimizin aziz anıları ne yazık ki ayaklar altına alınmış,savaşmadan hem milletimiz hem de vatanımız teslim alınma noktasına getirilmiştir.
Bunun en acı olanı da ne yazık ki körlerle sağırlar diyaloğunadan yenik ayrılan,en başını ise ne yazık ki,adına islam denilen ancak islam düşmanlığı güdenlerce yapılmış olmasıdır.
Bunun müsebbiplerinden en birincisi de ne yazık ki Nurculuk adı altında yapılan tezgahi bir pazarlamanın oluşumudur.
Yugoslavya'nın son devlet başkanı da ne yazık ki yine nurcu kökenli olmasına rağmen bunu ne islam dünyası ne de Türk dünyası görememeiş sadece seyirci locasından izleme lüksüne kapılmışlardır.
Şimdilerde sorulması gereken elzem soruların başını birkaç başlıkta toplanabilecek sorular oluşturmaktadır.
Bu soruları tek tek sıralamak yerine yine değişik anlatım tarzları ile soruları inceleyelim.
Türk istihbarat birimleri ne yapmaktadırlar?
Hangi ülkenin,hangi devletin emirleri doğrultusunda çalışmaktadırlar?
İstihbarat birimlerimiz acaba hala yaz günlerinden kalma alışkanlıkları doğrultusunda ucuz tarifeden keyiflerine mi varmaktadırlar?
Kimin istihbaratını yapmaktadırlar?
Ya TBMM'ye ne demeli?
Milletin sinesine hançer sokanları nasıl olupta özgürlükler adına TBMM'nin içlerine kadar sokabilmişler,hala da özgürlük kispesini kullanmaya mahirdirler?
Peki tüm bunları gözlerimizin önünde sergiliyenlere üstüne üstlük ne yüzle,ne hakla dağdan şehire insin diyebilen siyasetçiler o meclisi işgal etmektedirler?
Birzamanlar sayın Mehmet Ağar'ın söylemleri sanki ustaca manevralar yaparak sayın Erdoğan'ın ağzında sakız olmuş iken biz millet olarak aldatılmışlığın,kandırılmışlığın hazin tablosunu izlemeye mecburmu bırakılmaktayız da haberimiz yoktur?
Türkiye'nin istihbaratı yokmudur,istihbaratımızı başka ülkelere mi devretmişizdir?
Yoksa daha vahim olan bir durumu,yani gelecekte bu millete uygun bulunan yeni bir kimlik,taşıyacağı yeni ülkenin vatandaşlık kimlik kağıdı mı uygun görülmüştür?
Varsa böyle bir durum;neden milletten kaçırıyorlar?
Neden karşımıza açık ve net olarak sunmuyorlar da evlatlarımızın tek tek ölmelerini izliyorlar ki?
Artık TSK'ya da sormanın zamanı gelmiştir?
Türkiye Cumhuriyeti kimden cevaz almaktadır?
Kimden icazet beklemektedir?
Yoksa milletin bilmediği,anlamkta zorlanacağını düşündüğünüz bir gizli antlaşma mı vardır?
Bu vatan evlatları sizlerin de evlatları değilmidir?
Bir anne-baba evladının gözler önünde öldürülmesi karşısında sessiz kalıp "Vatan Sağolsun" diyebiliyor ise bu birilerine olan korundan,korkusundan değil tam aksine milletine ve milletinin daima emrinde olan Türk silahlı kuvvetlerine duyduğu sonsuz şükran ve sevgidendir.
Çünki daha evvel de yazdığım gibi bu millet asker doğar,ölürken de asker olarak ölür.
Tarih bunu başkabir şekilde hiç bir sayfasında hiç bir yerde bunun dışında yazmamıştır.
Ey TSK'nın şanlı mensupları,ey TSK'nın milletin hizmetindeki yetkilileri...
Topyekün olarak soruyorum.
Milletten sakladığınız birşeyler mi var?
12 Eylül izni gibi bir izin mi bekliyorsunuz?
Eğer ki bu milletin askeri iseniz artık bıçak kemiğide delmiştir bilesiniz.
Yok başka ülekenin iznini bekliyorsanız milletin bekleyecek sabrı kalmamştır.
Bilmediğimiz,anlamadığımız,ya da anlamayacağımızı sandığınız ayrı bir hesabınız mı var?
Bunları milletinizle paylaşınız.
Bu millet büyük bir millettir.
Tarihi boyunca yeni devletler kurmakla ünlüdür.
Gerekirse bu devleti de yenisi ile değiştirmesini bilir.
Yeter ki ihanet içimizden olmasın.
Savaş ise 5'er,10'ar öldürmeyle-öldürülmeyle olmaz.
Ölmek ise topyekün ölmeyi bu millet dünyaya öğrettmiş,gereğinde yeniden de öğretecektir.
Bu milletin tek bir ferdi dahi kalsa bilinmelidir ki birgün bir yerlerde yeni bir devlet kurulacaktır.
Bu asla abartma değildir.
Tarihlere sorun ki bunu böyle yazmış,dünya da bunu böyle bilmektedir.
Peki ohalde siz neden çekiniyor,neden ürküyorsunuz?
Millet gerğinde topyekün yok olmayı göze alıyor ise ve bunun sadece ve sadece bir emirle yerine getirileceğini biliyorsanız soryorum?
Kimden çekiniyorsunuz?
Sizi kim engelliyor?
Bilmedğimiz gizli antlaşmalar mı var?

Yüce Türk milleti;yıllardır Atatürkçü görüntüde Atatürk'e ihanet edenlerden,Müslüman görüntüsünde inançlarına ihanet edenlerden bıkmış usanmıştır.
TBMM yoksa Kürtdistan hesapları yapmaktadır da biz mi bilmiyoruz?
Yıllardır milletin vergilerinden maaş alan istihbarat birimleri ne yapmaktadır?
Neden istihbari bilgilerde zafiyete girmişlerdir?Oysa ki TBMM'ye PKK'nın elebaşlarını pervasızca sokmalarını millet anlamıyor mu sanmaktasınız?
Türkiye Cumhuriyetinin yetkilileri acaba milletine açıklama yapmaktan korktukları birşeyler mi var?
Kaç yıllığına sözler verildi de zamanı geldi?

Bu sözler nasıl sözlerdi ki bir türlü millete açıklanamıyor,onun yerine yıllardır adına bazen laiklik elden gidiyor,bazen de cumhuriyet elden gidiyor diyerek milleti uyutmakta olanlara göz yumulmaktadır?
Millet uyanıktır,millet bilinçlidir,millet sömürü içinde olanları,ona destek olanları da bilecek,anlıyacak ve algılayacak güçtedir.
Bu nedenle tekrar yineliyorum.
Milletten kaçırdığınız nedir?
Sakladığınız nedir?
Milletimizin hiç istemeden,dili dahi varmadan sormak zorunda kaldığı şeyleri zoraki sordurmaya akıllarımıza getirmeye mecbur bırakmaynız?
Bu terörü bitirmekte gerçekten acizmiyiz?
Türk devleti biçaremidir?Biçarelerin ellerinde mi kalmıştır?
Yoksa vatanın hangi bölümleri gizli antlaşmalarla satılmıştır?
Yoksa terörden ekmek yiyenler varda onların işlerine mi gelmektedir?

Bu soruları soran da ben değilim.Birçok yazılarda görüyor okuyoruz?
Bu tip sorulara maruz kalacak bir devletimiz yoktur.
Teröristle pazarlık edecek bir millet ise hiç değiliz.
7 düvele direnen bir millet,boktan çapulculara pabuç bırakıyor ise burada yanıtlanması elzem çok önemli sorular bulunmaktadır.
Çanakkale'de,yurdun 4 bir yanında canını hiçe sayan bu millet nasıl olurda Barzani denen ite ,PKK denen çapulcuya pabuç bırakır ki?
Yoksa yineliyorum,milletten kaçırılan birşeyler mi var?
Bunun dışında kendisine müslüman diyen bazı kendini bilmez islam düşmanlarına da sesleniyorum.

Oyunlarınız tutmadı.
Asla da tutmayacak.
İslam maskesi artık yüzlerinizden düşmüştür.
ABD'den cevaz bekleyenlerin,oradaki efendilerinden talimat bekleyenlerin de maskesi artık düşmüştür.
Ne bu millet vatanından,ne de inançlarından vazgeçmeyecektir.
Bu diğer yazılarımda da defaten vurgulanmış olup,idama mahkum edilen papazdan bahsetmiştim.
Buarada da kısaca deyineyim.
İhaneti sebebiyle İkinci Mahmud Han tarafından 1821’de Fener Patrikhanesi’nin orta kapısında idam edilen patrik Ghrighorius, Rus çarı Aleksandr Nikola’ya gönderdiği gizli mektupta; Türkler’in ancak sinsi yöntemlerle içeriden çökertilebileceğine dair şu tavsiyelerde bulunmuştu:
“Türkler’i madden ezmek ve yıkmak mümkün değildir. Çünkü Türkler, müslüman oldukları için çok sabırlı ve mukavemetlidirler; gayet mağrurdurlar ve izzet-i imân sâhibidirler. Bu hasletleri dinlerine bağlılıklarından, kadere rızâ göstermelerinden, an’anelerinin kuvvetinden ve pâdişahlarına olan itaat duygularından ileri gelmektedir. Türkler zekidirler ve kendilerini müspet yolda sevk ve idare edecek reislere sahip oldukları müddetçe de çalışkandırlar. Türkler’in evvelâ itaat duygusunu kırmak ve mânevî bağlarını parçalayıp, din sağlamlığını zayıflatmak lâzımdır. Bunun da en kısa yolu, onları millî geleneklerine ve mâneviyatlarına uymayan hâricî fikir ve hareketlere alıştırmaktır.
Mâneviyatları sarsıldığı gün, Türkler’in çok güçlü ve kalabalık kuvvetler karşısında kendilerini zafere götüren asıl kudretleri sarsılacak ve artık onları maddî vâsıtaların üstünlüğü ile de yıkabilmek mümkün olacaktır. Bu sebeple Osmanlı devleti’ni yıkmak için, harp meydanlarındaki zaferler tek başına kâfî değildir. Yapılacak olan; Türkler’e bir şey hissettirmeden, bünyelerindeki bu tahribâtı tamamlamaktır.” (Rus sefîri İgnatiyef’in “Hâtırât”ından naklen.)
Görüldüğü üzere bu millet bu özelliğini hala kaybetmemiş ancak patrik Ghrighorius'un dediği gibi iyi idare ve sevk edilememekte üstüne üstlük te patrik Ghrighorius'un vasiyetlerinde ki gibi açıkça iç ihanetlere maruz kalmaktadır.
Bu kanı ya durdurun ya da millete bırakacaksanız millete bir an evvel haber verin.
Milletin artık tahammülü kalmamış bitme noktasındadır.
Uyuyanlara duyurulur.
Ahmet Dursun
__________________
http://ahmetdursun374.blogcu.com/
Bilginin arşivlendiği yer.
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
  #109  
Alt 22.10.07, 22:24
ahmetdursun - ait kullanıcı resmi (Avatar)
Çılgın
Üyelik tarihi: Feb 2007
Nereden: Türkiye
İletiler: 771
Ettiği Teşekkür: 2
60 tane iletisine 87 kere teşekkür edilmiş
ahmetdursun olağanüstü bir gizeme sahip!ahmetdursun olağanüstü bir gizeme sahip!
  Send PM
Standart Haşim Kiliç,yeni Başkan Seçildi

HAŞİM KILIÇ yeni Anayasa mahkemesi başkanı seçildi
Haşim Kılıç Anayasa Mahkemesi'nin yeni Başkanı
Anayasa Mahkemesi Başkanlığına Anayasa Mahkemesi Başkanvekili Haşim Kılıç seçildi.
Tülay Tuğcu'nun yaş haddinden emekliye ayrılmasıyla boşalan Anayasa Mahkemesi başkanlığı için bir süredir devam eden seçimler bugün sonuçlandı.
Seçim sonucunda Başkanvekili Haşim Kılıç, Anayasa Mahkemesi Başkanlığı'na seçildi. Kılıç, saat 14.00'de Anayasa Mahkemesi'nde basın toplantısı yapacak.
Kılıç, Anayasa Mahkemesi başkanlığı görevini 4 yıl sürdürecek.
Haşim Kılıç, 13 Mart 1950 tarihinde Kırşehir'in Çiçekdağı ilçesinde doğdu.İlk, orta ve lise öğrenimini Yozgat'ta tamamlayan Kılıç, 1968 yılında Eskişehir İktisadi ve Ticari İlimler Akademisi'ne kaydoldu ve 1972 yılında mezun oldu.
1974 yılında Sayıştay Başkanlığı'nda denetçi yardımcısı olarak göreve başlayan Kılıç, denetçi, başdenetçi unvanlarını aldıktan sonra 1985 yılında Sayıştay Üyeliğine, beş yıl süren üyelikten sonra da 1990 yılında Cumhurbaşkanı murhum Turgut Özal tarafından Anayasa Mahkemesi Üyeliğine seçildi.
Kılıç, 7 Aralık 1999 tarihinde açık bulunan Anayasa Mahkemesi Başkanvekilliğine seçildi. Kılıç, 7 Aralık 2003 tarihinde yeniden bu görevi üstlendi.
Evli ve dört çocuk babası olan Haşim Kılıç, Almanca biliyor.
*****************
Gençler belki anımsamazlar ama orta yaş ve üstü olanlar çok iyi bilirler. Canım ülkemde bir zamanlar tv izlemek günah idi. Tabii o zaman henüz bazı tv kanalları henüz kurulmamıştı. İşte bu tv izlemenin günah olduğu günlerde muhterem bir kanalın açılması gündeme gelmiş ve o zaman büyük bir Türk büyüğü "Kanal den hisse alanlar cennetten de tapu almış olurlar" demişti.
Neyse konumuz bu değil.
Şimdi Anayasa Mahkemesi başkanı seçilen Haşim Kılıç işte bu tv izlemenin günah olduğu dönemlerde Turgut Özal tarafından Anayasa Mahkemesi üyeliğine atanmak istendiğinde bazı münafıklar itira etmiş ve " o şahıs günah diye tv bile izlemiyor" demişlerdi de bir başka büyük Türk büyüğümüz olan Turgut Özal o zaman "ben kontrol ettirdim, evinin balkonunda tv anteni varmış" diyerek veciz bir şekilde konuyu değerlendirmişti. Yukarıda haberini okuduğunuz Haşim Kılıç işte o Haşim Kılıç' tır.
Sakın gene azılarınız çıkıpta bu şahıs gericidir falan demesin. Adamın evinde tv bile varmış.
E-Postamda paylaşılan bir yazıdan alınmıştır.
Ben de bazı ilaveler yapayım:
TEZİÇ'E KARŞI GÖRÜŞ BELİRTMİŞTİ
Kılıç, YÖK Başkanı Prof. Dr. Erdoğan Teziç'in, AİHM kararı nedeniyle türban konusunda anayasa değişikliği yapılamayacağı sözleriyle ilgili olarak, "İçtihatları, anayasa ve yasalara göre yapıyoruz. İçtihatın dayanağı olan anayasa değişirse, içtihat da değişir" diye konuşmuş idi.
BAŞKAN KILIÇ’IN EŞİ TÜRBANLI, KIZI DEĞİL
Anayasa Mahkemesi Başkanlığı’na seçilen Haşim Kılıç, kamuoyu gündemine ilk olarak evinde televizyon olup olmadığı şeklindeki polemiklerle gündeme gelmiş idi. Daha sonra eşinin türbanlı olması nedeniyle sık sık gündeme gelen Kılıç’ın iddialı bir masa tenisi oyuncusu olduğu öğrenildi.
17 Nisan 1993 tarihinde hayatını kaybeden Cumhurbaşkanı Turgut Özal ile son görüşen isimlerden birinin de Haşim kılıç olduğu ortaya çıktı. 16 Nisan 1993 tarihinde Turgut Özal’ın, Haşim Kılıç’ı akşam vakti Köşk'e davet edip konuştuğunu aktaran kaynaklar görüşmeyi, “Cumhurbaşkanı Özal ile gece geç saatlere kadar görüştü. Cumhurbaşknı ertesi sabah hayatını kaybetti” şeklinde vermişti.
Ayrıca Kılıç , Türkiye'de yasa ve anayasa yapma sorunu olmadığını belirterek ''uygulamada ve yargıç ahlakında sorun olduğunu'' söylemişti.
__________________
http://ahmetdursun374.blogcu.com/
Bilginin arşivlendiği yer.

Konu ahmetdursun tarafından (22.10.07 saat 22:27 ) değiştirilmiştir.. Sebep: KELİME DÜZELTMESİ
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
  #110  
Alt 24.10.07, 12:23
ahmetdursun - ait kullanıcı resmi (Avatar)
Çılgın
Üyelik tarihi: Feb 2007
Nereden: Türkiye
İletiler: 771
Ettiği Teşekkür: 2
60 tane iletisine 87 kere teşekkür edilmiş
ahmetdursun olağanüstü bir gizeme sahip!ahmetdursun olağanüstü bir gizeme sahip!
  Send PM
Standart :tsk Neden Herkat Yapmiyor?oyak Irak'in Kuzeyinde Iş Aldi Mi?

TSK NEDEN HAREKAT YAPMIYOR?OYAK IRAK'IN KUZEYİNDE İŞ ALDI MI?
Az evvel fısıltı gazetelerinin bir haberi kulağıma çalındı.Güya OYAK,Irak'ın kuzeyinde iş yaptığı/yapacağı için TSK'nın harekat yapmayacağı,yapamayacağı gibi birşeyler dolaşmaktadır.
Bu fısıltı gazetelerinden alınan haberlerin,bu tür yayılma haberlerin kaynağı acaba RÜRTÜK (RTUK)'ün getirdiği yayın yasağı ile alakası var mı?
Yani RTÜK (özellikle RÜTÜK dediğimin gerekçesini daha evvel yazmış idim) bu yayın yasağını getirerek acaba fısıltı gazetelerinin TSK aleyhinde yıpratma harekatına zemin mi hazırlamak istedi gibi bir soru akıllara gelmiyor mu?
Yani biz haberi nereden alacağız?
Millet haberi acaba PKK tv,ya da yayın organlarından alsın ve fısıltı topluma hakim olsun mu istenmektedir?
Bu soruların acil yanıtı yetkililer tarfından verilmelidir.
Zira Irak'ın kuzeyinden haber vermenin yasaklanmasının altında başkaca birşey aramak gerekir mi soruyorum.
Kuzey Irak deyil,özellikle belirtiyorum,Irak'ın kuzey kesiminden haber alma hakkımız neden engellenmiştir.
Neden Kuzey Irak değil de,Irak'ın Kuzeyi dediğimi de takip eden okuyucular iyi bilmektedir.
Zihin Kontrol yöntemleri artık işe yaramamaktadır.Bu konular defalarca işlenmiş idi.
Bu engel sadece ve sadece Türk milletine konmuştur.
Çünki ne dijital yayın yapan platformlarda bu engel vardır ne de dış kaynaklı yayınlarda.
Şimdi bu fısıltı gazeteciliğine ön ayak olanlara sorulacak soru bu değilmidir?
Hadi bakalım verin bu sorunun yanıtını.
Ayrıca tek tük görsem dahi Türbanlı kesim neden din elden gidiyor söylemi ile meydanlarda haykırıken Vatan elden gidiyor diye sesleri çıkmaz oldu ki?
Tek tük gördüğüm ise zaten inandırılmış insanlar olmakla birlikte geçekten de onların içten gelerek inandığı için buna evet dediklerine inanıyorum.Diğer kandırılmış ya da kandıran seküler islamcı kesimin hesapları bence de tabii ki ayrı tutulmaktadır.
Yoksa arkalarındaki güç cevaz vermiyor mu?
Acaba vatan elden gittiğinde baş örtüleri de elden gitmeyecek midir?
ABD'deki efendileri cevaz vermiyor ise bunu da lütfen millete açıklasınlar.
"Başka Türkiye yok"N.Hablemitoğlu bu sözü söylerken acaba yanılmışmıydı dersiniz?
OYAK acaba gerçekten de Irak'ın kuzeyinde iş yapmaktamıdır yoksa yapmayı planlamaktamıdır?
Ahmet Dursun
__________________
http://ahmetdursun374.blogcu.com/
Bilginin arşivlendiği yer.

Konu ahmetdursun tarafından (25.10.07 saat 00:30 ) değiştirilmiştir.. Sebep: Kelime hatası
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
Sponsorlar
Cevapla

Tags
ahmet, dursun, makaleleri

« - | - »
Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
You may post new threads
You may post replies
You may not post attachments
You may not edit your posts

BB code is Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık
Gitmek istediğiniz klasörü seçiniz