Selamlar,sevgili dostarım,
Son günlerde din bezirgan ları oldukça ffal durumdalar,bu nedenle bir iki şey yazmak istedim..
İnsanların inançlarını tartışmak yada alay etmek ne yazık ki bizim toplumumuza yaşayan insanlara dışarıdan monte edilmiş bir olgu değil.
Bbizim köklerimizde alaycılık var sanıyorum.Bunu yenmeliyiz,eleştirinin dozunu bilmediğimiz gibi,eleştirinin olumlu ya da olumsuz da olabileceğini hala fark edememiş,kendine aydın yakıştırması içerisindeki cühela larımız da son derece pervasızca içimizde dolaşmaktadır.
Aydın kelimesinin ne anlama geldiğini bilmeyen aydınlardan söz ediyorum tabiiki.
Bırakında isze aydın insan lakabını biz yakıştıralım,siz kendinizi neye göre aydın diye yutturuyorsunuz anlamışda değilim.
Neyi ve kimi aydınlattınız da aydın oluyorsunuz bir türlü anlamış değilim.
Ne verdiniz topluma da aydın oluyorsunuz?Nasıl bir olgudur ki kendi kendinize bu sıfatı uygun buldunuz hayterler içindeyim.
Neyse,
görüyoruz ki tv.lerde medyanın her türünde görsel yada yazılı medyada dahi çok afedersiniz ama kimin donunun rengi ile kimin sütyeninin şekli arasında sıkışmış kalmış durumdayız.
Bunu da aynı şuursuz tavırlarla kendine aydın yakışrırması içerisinde olan bazı çevrelerin özel yetiştirdiği medya şaklabanları sayesinde toplumumuzu dejenere etmek uğruna temcit pilavı gibi ısıtıp ısıtıp getirdkleri günümüzde, nasıl bir mücadele yolu seçmeliyiz ki toplum, içinde bulunduğu kaos tan bir an evvel çıksın?
Asıl konu bu olmalı sanırım diye düşünmekten kendimi alamıyorum.
Ben 2 ay evvel emekşliye sevk edilmiş biri olarak yıllardır bu durumu gözlüyorum.
Ve klasikleşmiş tabiri ile eğitim şart demeden edemeyeceğim.
Ancak eğitim de öyle sulandı ki,
bizim zamanımızda ki eğitimi övmek durumunda değilim elbet ki.
Ancak günümüzdeki eğitim de devlet eliyle yada devleti yönetmeye talip çıkarcı çeteler vasıtası ile suyu sıkılmış bir eğitim düzeyi ile nereye varırız bilmiyorum.
siyaset denince aklıma ancak tek birşey gelir oldu.
Bir takım çapulcular bir araya gelip çete kuruyor,birtakım çeteler bir araya gelip bir birlik oluşturuyor.
Bu birliğin adı da çıkar birliktelikleri oluyor.Ben bu birlikteliklere parti diyorum.
Zira parti halini alan çıkar çeteleri de artık yasal kazanç elde etme zeminini oluşturmuş oluyorlar.
Nedenmi böyle düşünüyorum?
Atatürk' ten bu yana ben hiç bir siyasi kimliğin yada oluşumun taoplumsal sorunlara bir çözüm üeretmek için çaba sarf ettiğini görmedim de onun için.
Ancak kendi ulvi çıkarları sözkonusu oluncada bir dakika içinde meclisten jet kararlar çıkarabilenler,toplum sözkonusu oluncada çakılıp kalıyorlar.
Herzamanki gibi istisnaları asla unutmayalım.
istisna tabii ki azınlık durumunda olunca takdir size kalıyor.
Askeri darbeleri hatırlıacak yaşta iseniz eğer,1980 öncesinde cumhurbaşkanı seçimlerinde meclis sandığından Bülent Ersoy'lar-Zeki Müren'ler çıkmadımı?
Bizi bu hallere getiren beceriksizler siyasetçi olmuyormu?
Dünyanın neresinde mesleği siyasetçi diye bir tanımlama var?
Dünyanın neresinde karısının kuaför msarafını devlet kasasından ödeten siyasiler var?
Neresinde hanımına prostat ameliyetı yaptıran,mutluluk çubuğunu devlet kasasından taktıran siyasi var?
Tabii ki millete tecevüz edebilmek için mutluluk çubuğu taktırmaya gerek yok illaki....Sadece vekil seçilmek yeterli aslında ama demek ki millete güçlerinin yetmediği yerde takviye baabında extra çubuk desteğine ihtiyaç duyuyorlar.
Yine istisnaları hatırlayalım..
Neyse fazla ileri gitmeye gerek yok,bunları hepimiz biliyoruz.
Gelelim dini alet etmeye.
Eh, bukadar çirkefin yaşandığı bir toplumda bir de bunlar ortaya çıkınca oluşacak infiali örtbas etmek için bir kılıf gerek...
Tabii ki bu kılıf öyle bir kılıf olmalı ki her başa uysun,her keseye uysun,her kesin hem fikir olacağı ve de çok önemlisi asla itiraz edemeyeceği bir kılıf olmalı.
Düşünün bakalım bu kılıf ne oalbilir?
Fazla yormayım sizi hemen söyleyim.
İnsanların eleştirmekten çekindiği, her ortama uygun,hiç bir zararı olmayan,maliyeti sıfıra yakın bir kılıf.
Hem öyle ki her başa da uygun.Evet bu kılıfın adı din dir.
Biraz açıklamada getireyim..
Zira bu zamanda artık pekte doğru sözlerle ve doğru teşhislerle konuların üzerine giden açıklamaları herkes yapmıyor ya da yapamıyor.
Bana göre her insanın özgür düşünmeye ve inanmaya son derece yüksek düzeyde hakkı vardır.
Zira bence asıl olan inanç ve inanca göre yaşam özgürlüğünün, vazgeçilmez bir hak ve de insan olmanın en üst düzeyde gerekliliğidir.
Aksi halde yaşamın tat alıcı bir yanı kalmaz.Ancak özgürlük denen kavram öyle başı boşluk ya da sınırsızlık illaki değildir.
Bunu sizlerde kabul ediyorsunuz sanırım ki!
İşte bizim toplumuzdaki sorun da buradan başlıyor.Yani kavram kargaşası.
İnanıyorum ki toplumdaki tüm bireyler neden söz ettiğini yada hangi manaya geldiğini bile bilmeden birçok kelimeyi rahatlıkla konuşmakta pervasızca kullanmaktadır.
ör:istirham kelimesi,rica kelimesi,gibi..çoğaltabiliriz.Hatta öyle ki rica kelimesini bazen talep kelimesi yerine kullanan birçok insan var.
İrtica kelimesi ni sadece din bağlamında kullanıldığı gibi aynı hataları da duymaktan
kaynaklı olarak toplumda sıkça yapıyoruz.Oysa irtica geriye gitmek gericilik olmasına karşın sadece dini istek yada talepler karşısında kullanılmak sureti ile bu kelimeyi sadece dini bağlamda gericilik ile özdeşleştirmiş durumdayız.
Oysa her fikirden insanın yada her görüşün gericilik akımları yada geriye dönüş istekleri olabileceğini aklımıza getirmiyoruz.
Tabii ki geriye dönüş yoktur.
Gericiliğe dönüşte illa ki olmamalıdır.
Son günlerde birde çanakkale çizgi flimi gündeme düşmüş idi.
Bahsettiğim filmi bende büyük bir keyifle izledim.
Zira gördüğüm kadarı ile hiçte yadırganacak bir durum görmedim.
Zira o filimde gayri müslim askerlerin de dini inançlarını
tarafsız bir gözle incelemiş olsalardı belkide eleştirilere bukadar konu olmayacaktı.
Neyse gelelim söylemek istediklerime.
Artık insanlarımız birbirine sabır ve tahammül göstermek istemez oldu.İnanç denen kavramlarda da bir yığın kargaşa yaşıyoruz.
Şükürler olsun ki müslümanım.Bundan gocunacak da değilim.Hatta büyük bir gururlada söylediğimi belirtmeliyim.
Ancak müslüman kimdir, nedir,kime denir gibi bir yığın soruyuda
yanıtlamak öyle zorlaştı ki şu günümüzde.Adeta birilerinin tekeline girmiş bir görüntü vermeye başladı.
Artık sakalı olmayan ,başını örtmeyen ya da camiye gitmeyen birine müslüman
denemez miş gibi bir izlenim toplumda hakim görüş olmak üzere gibi gelmeye başladı.
Belki ben yanılıyorumdur.Dilerim ki yanılmış olayım.Artık insanları anlamak hatta inançlarını anlamak sanki bir ölçüm cihazı varmışta bu cihaz onları anlamamıza yardımcı oluyormuş gibi bir durum hissi uyandırıyor bende.
Neden birilerinin göbeğinin görünmesine ya da biryerlerini örtünmesine taktık anlamakta zorlanmaya başladım?Yıllardır bu toplumda var olan; bilgiye ,yaşa ,eğitime olan saygı nereye gitti?
Kim bu toplumun özünü yok etmek için cehennem fitilini ateşledi?
Nasıl oldu da ateşledi?
Bunları incelemekte fayda var sanırım ki.
Zira bu toplumun üyeleri olan bizler,bir çok konuda bizi hataya sürükleyenlere adeta çanak tuttuk.
Çocuklarımıza yerde bulduğu ekmeği öp başına koy demeyi öğrettik ancak,insan olduğu için sadece ve sadece insan olmasından dolayı bir diğerine tahammül etmeyi ve saygı duyması gerektiğini söylemeyi unuttuk.Hatta daha ileri giderek sana birmi vurdu sen iki vur,sen dayak yiyeceğine döv de öyle gel diyerek toplumun geleneklerini dejenere etmek isteyenlere adeta yardımcı olmadık mı?
Her ne pahasına olursa olsun köşeyi dön de nasıl dönersen dön demedik mi?Zenginliği maddi olarak varlıktan ibaret göstermek isteyenlere tasdik vermedik mi?Daha çoğaltılabilir bu ifadeler.Eh,şimdi de bu çocuklar nereden çıktı diye hayıflanmanın ne manası var bilemiyorum.
İşte, güzelim islam dini ni de aynı şekilde yıllardır yanlış kişilerin ellerine bırakarak
adeta başka bir söylemi başka bir düşünce tarzını bize islam diye yutturanların oyununa da çanak tutmadık mı?
Tabii ki bu şekilde her tür hurafeyi de bize islam dininin bir geleneği
yada parçası imiş gibi yutturulması ile otraya çıkan tablo bu olacaktır.Vahimdir ve de daha vahim sonuçlar kaçınılmaz dır.
Artık öyle bir hal aldı ki yüce dinimiz,başını açanlara nerede ise fahişe gözü ile bakacak bir kesim yetiştirilmiş durumda.
Bunun karşıtı olarak ta her başını örtenya da inanan insana da irtica cı, gerici diye kulp takan bir kesim yetiştirilmiş duruma geldi.
Ancak geç değil,çözüm çok basit ve uygulana birlir düzeydedir.
İşe öncelikle asıl kaynak olan kuran-ı kerim den başlamalıyız.
Yani bize düşen görev bu ulvi dini birilerinden değil, direkt olarak kuran-ı kerim in bizzat kendisinden öğrenmek tir.
Bir yerlerden islam dinini öğrenmeye çalışan yarım yamalak din uleması diye ortaya çıkan ucubelerden değil,bizzat kendimiz okuyarak öğrenmeliyiz.
Her işimizde olduğu gibi kulaktan dolma bilgilerle bir yere varılamayacağını artık kabullenmeliyiz.Aşşağıda kaynak adresini de vereceğim.
İsteyenler gerçek açıklamalrı kaynağından edinsin diye...
Bizde bir deprem olsa herkes deprem uzmanı kesilir.Bir trafik kazası olsa herkes hızır acil servis görevlisi paramedik ler gibi iş bilici olur.Biruçak kazası olsa herkes bir anda uçak mühendisi kesilir.vb..gibi örnek çoğalır gider.
İşte dini konularda da her önüne gelen din alimi olduğu için kimin ne dediğini kimse anlamadı.Herkesin bir doğrusu illaki olacaktır.Bu kaçınılmazdır da.Ancak her konunun en doğrusunu bir kaynak belirleyicidir.Ya da o işin
uzmanları tarafından ortaya konur.İşte islam konusunda da yıllarını veren din adamlarına değilde birtakım hoca kispesindeki belkide gayrımüslim olan inasanlara meydan kaldıkça bizler daha çok filimleri de tartışırız,alkollü içkileri de,baş örtüsünü de türbanı da.
İşte siyasilerimizin hem en büyük silahı hem oy toplama aracı hemde en güçlü kılıflarıdır din.
Tabii ki gerçek dini içinde özümseyenleri katmıyorum.Onları tenzih ediyorum.
Ancak tenzih edebileceğim kişiler okadar az ki yaklaşık toplumun yüde 2 si gibi bir kesimi oluşturuyor.
İşte dostlarım,vatansever, aydın insanlar........
Bu gibi değerleri yanlış kullanıma açarsak, elbetki bizim kanımızı emerek beslenen sivri kan emicilerin beslendiği bataklıkları daha da büyütmüş olacağız.
Dilerim ki bu bataklıktan beslenen kan emici siyasiler ki bu bana göre Atatürk' ten sonrasını kapsıyor,bir an evvel bataklıklarında kaybolup giderler.
Siz hiç gördünüzmü?
Son zamanlarda bilim adamlarının mecliste yada siyasette olduğunu?
Tabii ki göremezsiniz.
Çünki bu arenaya girebilmek için büyük bir servet harcamak gerek.
Alın teri ile kazanılan servet te öyle hovardaca harcanamıyor ne yazık ki.
Bu nedenle en çok rabet ya da talep te buralardan geliyor.Kara para aklayıcıları ya da onların finanse ettikleri kişileri meclise taşımaktan geçiyor.
Tabii ki her konuda olduğu gibi bu konudada istisnaları asla unutmayalım.Onlar hep istisna olarak ve azınlık olarak kalacak ve her zaman tenzih ederek anacağım....
Artık dini konularında gerçek din adamları düzeyinde tartışıldığı ortamaları biz görmedik bari evlatlarımız görsünler.
Oysa bu ülkenin örtüleri yada inanışları tartışacak lüksü yoktur.bütün bunlar işi olmayan aşı olmayan insanları ilgilendirmiyor bile.
İnsanımız ne zaman avrupalı insanların düzeyinde bir gelire bir yaşam seviyesine kavuşacak?Ne zaman emeklimiz sürünmekten kurtulacak?Ne zaman
bizlerde geleceğe güven ile bakacağız?Sağlıkta,eğitimde devrim nezaman gerçekleşecek?
Neden benim yıllardır ödediğim vergilerin nereye gittiğini kimseye soramıyorum?
Ne zaman yanlış idare eden politikacı müsvetteleri, içine düşürdüğü çıkmazdan dolayı yargılana bilecek?
Ne zaman yapanın yanına yaptığı kar olmaktan çıkacak?
Yargılanma lüksü nezaman sadece yönetilenlere değilde yönetenlerede ulaşarak lüks olmaktan çıkacak?
İnsan onuruna yakışır bir yaşam sürülen bir ülke nezaman olacağız?
Ya da neden olamıyoruz?
İşte tartışılması gereken bunlar olacak ken ne yazık ki bir çizgi filmi tartışabilecek aczi gösterebilen bir ülke haline geldik.
Ne oluyor bize arkadaşlar?
Nereye gidiyoruz?Bir dur diyeni mi beklemeliyziz?
Yokmu bunun çaresi derseniz elbette onunda çaresi var.
Kimseye din bezirganlğığı yaptırmayalım.
Din tüccarlığına soyunanlara bir sörüm var.
Bir hadisten.
"Her kim ki bu din üzerinden bir çıkar sağlamaya kalkarsa o bizden değildir" diyor Hz.Muhammed.
Benden tebliğ edileni tekrarlamak.Gerisi anlayışlara kalsın...Tabii ki anlayabilirlerse!!!!!!!!!!!!
Tabiiki son olarak söylenmesi gereken bir söz daha var,onuda söyleyim...
Aslına, söyleyen yıllar evvel söylemiş, ama anlamak istemeyene birkez de ben
söyleyim istiyorum.
....MUHTAÇ OLDUĞUN KUDRET DAMARLARINDA Kİ ASİL KAN DA MEVCUT TUR...
Saygılarımla diyorum.....ALLAH'A EMANET OLUNUZ.....
Ahmet Dursun
Bu yazıyı daha evvel de yayınlamış idim.Ancak metni bulamadığım için adresini veriyorum.
KUR'AN,İRTİCA İÇİN NE DİYOR?
BİZZAT:KUR'AN,İRTİCA İÇİN NE DİYOR? - Her yaş güzeldir.Değerini geç anlasak ta... - Blogcu











