iconBütün zaman ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu anki saat: 20:20 . | Nüve Foruma Hoşgeldiniz! Forumumuzdan yararlanmak için lütfen Üye Olun !

» Nüve Forum » gazete haber ve makale yorumları » Köşe Yazarlarımız » Ahmet Dursun » Ahmet Dursun Makaleleri

Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Stil
  #471  
Alt 26.05.08, 18:28
ahmetdursun - ait kullanıcı resmi (Avatar)
Çılgın
Üyelik tarihi: Feb 2007
Nereden: Türkiye
İletiler: 774
Ettiği Teşekkür: 2
62 tane iletisine 88 kere teşekkür edilmiş
ahmetdursun olağanüstü bir gizeme sahip!ahmetdursun olağanüstü bir gizeme sahip!
  Send PM
Standart Prens Charles;İÇİmİzdekİ Tehlİke.

İçimizdeki Tehlike
Prens Charles'in Türkiye ziyaretini herkes başka bir açıdan değerlendirdi.Kimi için cami ziyaretleri, kimi için Mevlana hayranlığı,benim için ise ayrılırken uçağına doldurduğu kasalar dolusu sebze önemliydi.Koca Prens Türkiye'nin domatesine muhtaç değildi herhalde.
Öyleyse bir anlamı olmalıydı bu kasaların.
Evet, Prens yanılmıyorsam Kaz Dağı'nda kendisi için yetiştirilen organik sebzeleri ülkesine götürüyordu.Meğer o civarda yaşayan birkaç aile sürekli kraliyet ailesinin sebzesini yetiştiriyormuş ve kraliyet ailesi sadece bu sebzeleri kullanıyormuş. Meclis Başkanı Köksal Toptan'ın Kuzey Kıbrıs ziyaretinde Cumhurbaşkanı Talat ile aralarında şöyle bir konuşma geçtiğini hatırlıyorum;
Cumhurbaşkanı Talat, Toptan'a bir yemek sırasında "Türkiye'de en son yediğim domateslerin tadı hala damağımda" demişti.Bu konuşma üzerine Toptan, Talat'a "En kısa zamanda size hormonsuz Anavatan domatesleri
göndereceğim" sözü vermişti.Meclis Başkanı Toptan kendisinden sonra Kıbrıs'a giden Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'e hormonsuz domatesleri emanetediyor, Cumhurbaşkanı Gül de Toptan'ın bu masum ricasını yerine getiriyordu.Meclis Başkanı Toptan'ın Ankara'da ancak bir hafta araştırma sonucunda hormonsuz domates bulabildiğini de okumuştum o dönemde. Nasıl bir tehlikeyle karşı karşıya olduğumuzun farkında mısınız?

Gelelim işin teknik meselesine.
Tarım ve Köy işleri Bakanlığı'nda 115 bin kişi çalışıyor.70 tane üniversitemiz, 30 tane ziraat fakültemiz, 50 tane tarım araştırma enstitümüz, 10 bin işsiz ziraat mühendisimiz var.Buna rağmen Türkiye tohumda tamamen dışa bağımlı.Tek kelimeyle tohumun patro nu ise İsrail.Domuz geni yerleştirilmiş domates, AIDS mikrobu bulaştırılmış kavun haberleri biraz spekülatör olabilir ama İsrail tohumu olayının kesinlikle öbür madalyon tarafı da var.İsrailli araştırmacıların, genleriyle oynayarak, gül ile limon kokulu domates yetiştirdiğini Şalom Gazetesi'nin internet sayfasından okumuştum.İstediğiniz şekle sahip domatesleri bile bulabilirsiniz; çekirdeksiz, kalp şeklinde, salatalık şeklinde, dilimli...

Yani genlerle oynama meselesi yüzde yüz doğru.Gelelim başka doğrulara. Bu tohumların bir ekimlik olduğunu bilmeyen yok. Yani İsrail'den bir defa tohum almakla kurtulamıyorsunuz.Bir gram tohumun fiyatı her dönemde bir gram altına denk oldu.Üstelik İsrail tohumunu toprağa bir ektin mi artık isteseniz de yerli tohuma dönemiyorsunuz.Genetik tohum o toprağ a da zarar veriyor. Artık hep bu genetik tohumu kullanmak zorundasınız.
50-70 yıl sonra ise toprak kanserojen maddelerle dolduğu için artık tamamen kullanılmaz hale geliyor.Buna en güzel örnek Türkiye'nin patates deposu olan Niğde ve Nevşehir bölgelerinde yetiştirilen patateslerde kanserojen maddeye rastlandığı için artık patates ekimine izin verilmemesidir.Yani İsrail tohumu tek başına satmıyor. Tohum alana hastalığı bedava...Tohumların içine hastalık yerleştiren İsrail bu sayede zirai ilaç satımını da garanti altına almış oluyor. Bütün bu acı tabloya rağmen Türkiye'de yabancıların menfaatine çalışan bir patent sistemi işletiliyor.

Ne korkunç. Köylü kendi bahçesinde tohum bırakamayacak. Yoksa uluslar arası mahkemede yargılanacak!Şu anda dünyada İsrail tohumu kullanma yasası çıkartan ilk ülke işgal altındaki Irak'tır. İkincisi de biz olacağız. Ve AKP bu tehlikenin farkında olmadığı gibi İSRAİL'e destek oluyor. EY VATANDAŞ AKLINI BAŞINA DEVŞİR !!!
--------------------------------
Gönderenin Notu:Bu yazıdaki düzeltme ve ek niteliğindeki bilgileri de ben vermek istiyorum.
1-"İşgal altındaki Irak'tan başka, ilk İsrail tohumu yasasını çıkartan ülke olacağız" cümlesi yalnıştır.
Çünkü bu yasa (sanırım 7 kasım 2006 da) Tarım bakanı Sayın Mehdi Eker'in büyük gayretleriyle çıkarıldı.
2-"AKP, tehlikenin farkında olmadığı için" düşüncesi tamamen yanlıştır, çünkü onların misyonu budur..
Hatta iktidarda (birçoklarının istediği gibi) CHP veya MHP gelseydi sonuç değişmeyecekti çünkü bu yasalar çıktıktan sonra (ve hala) gıklarını bile çıkartmamışlardır, çünkü bu yaslar "BOP un olmazsa-olmaz yasalarındandır.. Bu kanunun iptali için (asker dahil) tüm muhalefetin ve halkın ülkenin altını üstüne getirmesi gerekiyordu..
3-Dikkat çekilecek diğer noktalar:
a-Parekende zinciride tamamen bu ürünleri üretenlerin eline geçmek üzeredir. Yani onların bize itelediklerinden başka birşey bulamayacağız.
b-Hastaneler de onların eline geçeceği (ve sosyal güvenlik yasalarının içinin boşaltılacağını da) hesaba katarsak, bir süre sonra, sıradan halktan vatandaşların yapacak fazla birşeyi kalmayacaktır.
SONUÇ:
Halkımız Süpeeer Marketlerden!!, yüksek fiyatlardan!! aldıkları genetiği değiştirilmiş ürünleri yedikleri için hastalandıkların da !!!, ithal doktorların eline düşeceklerdir.. (Bunların olmayacağını, bir kişi söyleyebilir mi?)
4-Biz Türklere hazırlanan tuzaklara karşılık, gördüğünüz gibi İngiltere karaliyeti bizim topraklarımızdan beslenmektedir. Diğer yandan belki de dünyanın en temiz ve verimli organik topraklarının olduğu yerler de İsrail'in eline geçmiştir. Suriye sınırımızdaki mayınlı arazi, (toplamı Kıbrıs adası büyüklüğünde) mayınlardan temizleme karşılığında organik tarım yapılmak üzere, Unakıtan imzasıyla İsraile ihale edildiği gün, İngiliz Dışişleri bakanının apar topar Türkiyeye geldiğini hatırlıyorum.. O ne kopardı Allah bilir..
NE YAPILABİLİR?: Hiçbirşey yapamıyorsanız, genetiği değiştirilmiş ürünler nelerdir öğrenin ve yememeye çalışın.. Örneğin (mevsimi dışında) domates, salatılık vs. (hiçbir zaman kaynağını bilmediğiniz) mısır, patates,soya ve bunlardan yapılmış şeker, tatlı, büskivi,cips vs. vs. vs.
NE ZAMANA KADAR?:Belki ömrünüzün sonuna kadar.. Ya da Türk halkının iradesini yansıtan bir idare kurulunduktan 5-10 sene sonrasına kadar.. Bugün bir başka Türk devleti örneğin Türkmenistan doğalgazı halkına bedava vermektedir.. Benzini de ücretsiz yapmaya çalışmaktadır.. (Hatta devlet her "evlenen çifte" "ev" vermektedir.) Biz Türkiye Cumhuriyeti de bu derece zenginiz.. ama halimize bakın.... Toplu ulaşımı olmayan, herşeyini ithal enerjiye bağlamış ve dünyanın en pahalı benzinini kullanan ülke değilmiyiz..
"Yenilebilir bir ekmeğin" kaç dolar olduğunu da düşünün??
Üstelik genetiği değiştirilmiş buğdaydan yapılmış ekmeği.. İşte iki devlet.. Halksa aynı halk TÜRK..
Kaynak:
http://ahmetdursun374.blogcu.com/5929711/
__________________
http://ahmetdursun374.blogcu.com/
Bilginin arşivlendiği yer.
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
ahmetdursun kullanıcısının bu bilgilendirici iletisine teşekkür eden üye :
lolipop (28.05.08)
Sponsorlar
  #472  
Alt 28.05.08, 11:18
ahmetdursun - ait kullanıcı resmi (Avatar)
Çılgın
Üyelik tarihi: Feb 2007
Nereden: Türkiye
İletiler: 774
Ettiği Teşekkür: 2
62 tane iletisine 88 kere teşekkür edilmiş
ahmetdursun olağanüstü bir gizeme sahip!ahmetdursun olağanüstü bir gizeme sahip!
  Send PM
Standart Ve Tanri Ilimli MÜslÜmani Yaratti.

Bu konuyu anlamak için Evangelizmi” (Evanjelizm) anlamak gerek.
Çok ama çok kısaca Evangelizm'den bir kaç satır bahisle başlayayım.
Evangelist,eski Yunanca'da Evangel,Evangelion : İyi Haber, Sevindirici/Kurtarıcı anlamına gelir.
Evangelic,Evangelical,Evangelist ise;İncile ait,İncilsel,İncile bağlı,İncilci anlamları kapsar.
Hristiyanlığın bir kolu,mezhebidir(FİKİR,DÜŞÜNCE,GÖRÜŞ,DOKTRİN).
Evangelizm, mistik anlamı yönünden,Kutsal Kitab'a yönelmek,dönmek anlamını taşır.Ayrıca "Hz. İsa'nın gerçek öğretisi" yerine de kullanılmaktadır.

Evangelizmin aslı,Protestanlığa yani Martin Luther’e dayanır.Luther,Papa’ya,Vatikan’a karşı olarak kurduğu yeni kiliseye“Evangelist Kilise Hareketi” ismini vermiş,Papalığın yaptıklarına karşı çıktığı,protesto ettiği için bunlara “Protestan “denildiğini önceki yazılarımda bahsetmiş idim..

Martin Luther hakkında uzatmayım.Reformları önemlidir. Katoliklerde faiz yasak iken Protestanlar serbestçleşmesi, ahiretten çok, dünya işlerine ağırlık verilmesi..gibi liberal harektelerle İbadetler önemsizleştirildi.

Harvard Üniversitesi’nde ilâhiyat profesörü olan Harvey Cox Tanrı’ya Dönüş “adlı kitabında,iki Hıristiyandan birinin Evangelist olacağını ve 21’inci asrın en büyük dininin Evangelizm olacağını iddia etmektedir.

1985 Ağustos’unda Basel’de Katılanların çoğu Yahudi kökenli olmayan,Üç gün süren kongrede,dünya Yahudilerinin İsrail’e göç etmeğe çağrılması ve İsrail’in 1967’de işgal etmiş olduğu Batı Şeria’yı resmen ilhak etmesinin talep edilmiş idi.
Ilımlı bir Yahudi ise şöyle demişti.
"İfadeleri sert buluyorum,İsrail halkının üçte ikisi de Batı Şeria’nın ilhakına karşıdır" demişti.

Bunun üzerine Uluslararası Hıristiyan Elçiliği temsilcisi Van der Hoevn sinirleniyor ve bağırarak:
İsraillilerin ne düşündüğü önemli değil; biz Tanrı’nın dediğine bakarız. Ve Tanrı o toprakların Yahudilerin malı olduğunu söylüyor.”

Başka bir yazı için bakınız...
Evangelistler kehanetlerin peşinde,Evangelistlerin hayallerinde kıyamet var.
http://arsiv.sabah.com.tr/2004/12/02/cp/gnc104-20041128-102.html
**********
Şimdi bukadar açıklama yeter.
Bir arkadaş çok ilginç bir yorum yapmış.
Diyor ki:
Anlayamadığım bu robotu yapanlar mutlaka yabancı.Türk ya da müslüman değil...
Neden ayin yapan bir rahip değil,bir papaz vs.. değilde namaz kılan bir robot?

http://videogaleri.hurriyet.com.tr/Video.aspx?s=5&vid=2448

Gerçekten de ilginç bir tesbit.
Yani şimdi robot müslüman mı olmuş oluyor?
Öyle ise,tüm 4 dini bilgilerin yüklendiği bir robot yapsalar,her dine göre ibadet yapabilse,tüm dinlerin en ince ayrıntılarını yükleseler o zaman bu robot acaba Diyanet işleri başkanı olabilir mi?
Ya da başka dinlerin lideri,Vatikan yerine görev yapar mı,haham olur mu?
Belki de her eve böyle bir robot istenilen şekil verilmiş topluluklar yaratmanın bir başlangıcı olmasın.
Bu başlancıçta,ilk olarak müslümanlar üzerinde denemeyle başlayacak olmasın?
Bunu bir espiri olarak değerlendireceğinizi biliyorum.
Zaten o anlamda da yorumladım.Ancak bir de gerçek olma ihtimalini düşünsenize.
istediği kadar aç kalabildiği için Oruç ibadetini hiç zorlanmadan yapan,namaz esnasında aklına kötü hiçbirşey gelmeyeceği için namaz ibadetini hiç hatasız yapan,tüm din bilgisine sahip olduğu için de hatsız bir iman eden ne kadar da aranan bir vasıf öyle değil mi?
İlerde teknoloji biraz daha gelişince robot düşünmeye başlar ise ne olacak?
O vakit yandı gülüm keten helva.

Daha önceki bir yazımda bahsettiğim gibi 1957'de 3'lü dini merkez,daha sonra dinler arası diyalog,daha sonra da medeniyetler ittifakı adı ile içimize ve dünya inanç sistemlerine sokulan yeni ve tek tanrı inancı,yeni ve tek tanrılı bir din anlayışını getirmektedir demiş idim.

İşte başta da izah etmeye çalıştığım Evangelizm bunun tek değilse de en büyük kurucusudur.
Çünkü onlar şuna inanmaktadırlar.
Dinlere hükmeden dünyaya hükmeder.
Evet doğrudur da.
Zira dünya insanlarının % 98'i ne yazık ki bilinçli olarak bilimden uzaklaştırılmış,hurafelerle,uydurmalarla,insanlar tarfından yaratılmış birtakım dinlerle yönetilmiştir.
Burada dinler diyorum.
Çünkü bu uyduruk din benzerleri masallar,mezhepler(görüş,düşünce,fikir,doktrin)kökenli olmasına rağmen,tanrısal roller verilerek dinmiş ve tanrı adına konuşuyormuş gibi algılattırılmış ve yeni,garip,değil tanrısallığa akla dahi uymayan dinler yaratılmıştır.

Yaklaşık tüm mezhep kurucuları da kendilerinin tanrı adına konuştuğunu,tanrıdan gelen mesajları yorumladıklarını(bu bazen de teviller olarak karşımıza çıkmaktadır),daha da ileri gidecek olurlarsa
yeni peygamber olduklarını söyleyebilmekte olup,garip olanın ise bunlara karşı olduğunu söyleyenlerin dahi ezelden beri uygulama alanı bulan bu tür sapkınlıkların içinde olduklarını ne yazık ki görmedikleri,anlamadıkları belinmektedir.
İşte ılımlı Yahudi,Ilımlı Hristiyan,Ilımlı müslüman,hatta ılımlı ateist dahi yaratma çalışmalarının ortak özelliği yeni dünya dinidir.
Belki bu yeni dine herkesin kullanabileceği yeni bir isim konmamış olabilir.
Ancak çok yakın gelecekte bunu da açıklayacaklardır.
Bazı coğrafyada bunu ılımlı islam adı ile görmekteyiz.
Düşününüz,Tanrı’nın oğlu İsa Mesih’i Yahudiler çarmıha gerdiler ve işkence ile öldürdüler diye inanan,yahudileri hiç sevmeyen Hıristiyanlar,“Rab”lerini öldüren Yahudileri neden birden bire sever
oldular ki?.
Düşününüz,dünyadaki Antisemitizm İdeolojisinin kaynağı neydi ki ne oldu?

Bütün bunları yazmam sebep olan o namaz kılan robot ve arkadaşımın kafalarda soru işareti bırakan sorusu oldu.
Öyle ya Dünya dinine giden yolda dünya dini olarak lanse edlmeye çalışılan yeni dinin müritleri,tapanları,inananları da olmalı idi.Nasıl olsa özellikle islam dininde tıpkı diğer dinlerdeki gibi şekil önemli değilmidir?
Yani önemli hale getirilmemişmidir?
Birisine hangi dine inanıyorsun diye soramazsınız.Diyelim ki size müslümanmısın diye soruldu.Evet dediniz.
Hemen ibadet yapıp yapmadığın,komşun ise neden camiye gitmediğin vs...ahiret soruları başlar.
Çünkü onlar sizin alnınızı secdeye giderken görmek isterler.
Çünkü,onlar için secde,olmaz ise olmazdır.
Allah(cc)nün koymadığı yeni başka kurallar da koyarlar,onu yapıp yapmadığınızı takip ederler.
Başınızın,kıçınızın örtülümü açık mı olduğu onlardan sorulur.
Şimdi bunların hiç birine gerek kalmadı.
Programlayın robotunuzu,sizin yerinize ibadet dahi yapsın.
Yeni bir akım başlayacak.
Robot oruç tutar mı?Namaz kılar mı?Hac görevi farz olur mu?
Hatta hastalarınızın yerine robot namaz kılabilir mi?Hacca gidebilir mi?

Aslında bunları tartışmaya hiçte gerek yoktur.
Zira her dini yükleyebildiğiniz için,tüm dinlere göre yorumu en doğru şekilde o size söyleyecektir.
Sorun söylesin.
Tek şart siz sakın düşünmeyin.
O herşeyi bilendir.
O herşeye kadir olandır.

O yeni tanrınız,yeni dininizin yaratıcısı,kendi yarattığınıza tapınan yeni dininizin ilahı olacaktır.
Siz sadece tüm dinlerde olduğu gibi,düşünmeyiniz.
Kayıtsız şartsız itaat ediniz.

İnanç düşünce istemez.
Adı üzerinde inanan ister.

En iyi inanan da cennetten en iyi yere sahip olma garantisini elinde tutan demektir.
İşte isze yeni dinden birkaç satır özet sundum.

Arakadaşımın dediği gibi düşünüyorum,neden acaba bir robot ilk önce islami şekilde ibadet etti de başka dinlere göre ibadet yapmadı.
Hatta bir istavroz dahi çıkartmadı?
Düşündükçe kendine soracak,yahu bunların hangisi doğru söylüyor?
Hepsi de aynı allahtan bahsediyor ancak birbirlerini beğenmiyor hatta düşmanlık içindeler.
Acaba bu dinler ilahi değil de beşeri olmasın diye düşünemez mi dersiniz?
Aman en iyisi düşünmeyen sadece kendisine uygun görülen(programlandığı şekli ile)tarzda ibadet yapan dır.
Yoksa ortalıkta din falan kalmayacak....
Neyse uzatmayım...yoksa saçmalamaya başlayacağım.
Sonuçta robot adına konuşmak olmaz ki.
Ne malum belki de robot olan bizleriz...
Yazının başlığına bahsettiğim tanrının nasıl bir tanrı olduğunu sanırım ki anladık.
Ne de olsa bilim insanları tanrı rolünü oynamaya başlmadı mı?
Sentetik hücer yapmadılar mı?

Yakında robotlar sentetik hücrelerle dontılıpta düşünmeye başlarsa işte o zaman bu dinde yıkılır ortada ne din kalır,ne inanç.
Belki de işin özü de bu değilmidir?
Bizde bilm insanları değersizleştirildiği için,az sayıda olduğu için belkide bizim korkmamıza gerek dahi yoktur.
Ne malum?
Saygı ile...
28 Mayıs 2008
Ahmet Dursun
__________________
http://ahmetdursun374.blogcu.com/
Bilginin arşivlendiği yer.
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
ahmetdursun kullanıcısının bu bilgilendirici iletisine teşekkür eden üye :
lolipop (28.05.08)
  #473  
Alt 28.05.08, 11:20
ahmetdursun - ait kullanıcı resmi (Avatar)
Çılgın
Üyelik tarihi: Feb 2007
Nereden: Türkiye
İletiler: 774
Ettiği Teşekkür: 2
62 tane iletisine 88 kere teşekkür edilmiş
ahmetdursun olağanüstü bir gizeme sahip!ahmetdursun olağanüstü bir gizeme sahip!
  Send PM
Standart Ve Tanri Ilimli MÜslÜmani Yaratti.

Bu konuyu anlamak için Evangelizmi” (Evanjelizm) anlamak gerek.
Çok ama çok kısaca Evangelizm'den bir kaç satır bahisle başlayayım.
Evangelist,eski Yunanca'da Evangel,Evangelion : İyi Haber, Sevindirici/Kurtarıcı anlamına gelir.
Evangelic,Evangelical,Evangelist ise;İncile ait,İncilsel,İncile bağlı,İncilci anlamları kapsar.
Hristiyanlığın bir kolu,mezhebidir(FİKİR,DÜŞÜNCE,GÖRÜŞ,DOKTRİN).
Evangelizm, mistik anlamı yönünden,Kutsal Kitab'a yönelmek,dönmek anlamını taşır.Ayrıca "Hz. İsa'nın gerçek öğretisi" yerine de kullanılmaktadır.

Evangelizmin aslı,Protestanlığa yani Martin Luther’e dayanır.Luther,Papa’ya,Vatikan’a karşı olarak kurduğu yeni kiliseye“Evangelist Kilise Hareketi” ismini vermiş,Papalığın yaptıklarına karşı çıktığı,protesto ettiği için bunlara “Protestan “denildiğini önceki yazılarımda bahsetmiş idim..

Martin Luther hakkında uzatmayım.Reformları önemlidir. Katoliklerde faiz yasak iken Protestanlar serbestçleşmesi, ahiretten çok, dünya işlerine ağırlık verilmesi..gibi liberal harektelerle İbadetler önemsizleştirildi.

Harvard Üniversitesi’nde ilâhiyat profesörü olan Harvey Cox Tanrı’ya Dönüş “adlı kitabında,iki Hıristiyandan birinin Evangelist olacağını ve 21’inci asrın en büyük dininin Evangelizm olacağını iddia etmektedir.

1985 Ağustos’unda Basel’de Katılanların çoğu Yahudi kökenli olmayan,Üç gün süren kongrede,dünya Yahudilerinin İsrail’e göç etmeğe çağrılması ve İsrail’in 1967’de işgal etmiş olduğu Batı Şeria’yı resmen ilhak etmesinin talep edilmiş idi.
Ilımlı bir Yahudi ise şöyle demişti.
"İfadeleri sert buluyorum,İsrail halkının üçte ikisi de Batı Şeria’nın ilhakına karşıdır" demişti.

Bunun üzerine Uluslararası Hıristiyan Elçiliği temsilcisi Van der Hoevn sinirleniyor ve bağırarak:
İsraillilerin ne düşündüğü önemli değil; biz Tanrı’nın dediğine bakarız. Ve Tanrı o toprakların Yahudilerin malı olduğunu söylüyor.”

Başka bir yazı için bakınız...
Evangelistler kehanetlerin peşinde,Evangelistlerin hayallerinde kıyamet var.
http://arsiv.sabah.com.tr/2004/12/02/cp/gnc104-20041128-102.html
**********
Şimdi bukadar açıklama yeter.
Bir arkadaş çok ilginç bir yorum yapmış.
Diyor ki:
Anlayamadığım bu robotu yapanlar mutlaka yabancı.Türk ya da müslüman değil...
Neden ayin yapan bir rahip değil,bir papaz vs.. değilde namaz kılan bir robot?

http://videogaleri.hurriyet.com.tr/Video.aspx?s=5&vid=2448

Gerçekten de ilginç bir tesbit.
Yani şimdi robot müslüman mı olmuş oluyor?
Öyle ise,tüm 4 dini bilgilerin yüklendiği bir robot yapsalar,her dine göre ibadet yapabilse,tüm dinlerin en ince ayrıntılarını yükleseler o zaman bu robot acaba Diyanet işleri başkanı olabilir mi?
Ya da başka dinlerin lideri,Vatikan yerine görev yapar mı,haham olur mu?
Belki de her eve böyle bir robot istenilen şekil verilmiş topluluklar yaratmanın bir başlangıcı olmasın.
Bu başlancıçta,ilk olarak müslümanlar üzerinde denemeyle başlayacak olmasın?
Bunu bir espiri olarak değerlendireceğinizi biliyorum.
Zaten o anlamda da yorumladım.Ancak bir de gerçek olma ihtimalini düşünsenize.
istediği kadar aç kalabildiği için Oruç ibadetini hiç zorlanmadan yapan,namaz esnasında aklına kötü hiçbirşey gelmeyeceği için namaz ibadetini hiç hatasız yapan,tüm din bilgisine sahip olduğu için de hatsız bir iman eden ne kadar da aranan bir vasıf öyle değil mi?
İlerde teknoloji biraz daha gelişince robot düşünmeye başlar ise ne olacak?
O vakit yandı gülüm keten helva.

Daha önceki bir yazımda bahsettiğim gibi 1957'de 3'lü dini merkez,daha sonra dinler arası diyalog,daha sonra da medeniyetler ittifakı adı ile içimize ve dünya inanç sistemlerine sokulan yeni ve tek tanrı inancı,yeni ve tek tanrılı bir din anlayışını getirmektedir demiş idim.

İşte başta da izah etmeye çalıştığım Evangelizm bunun tek değilse de en büyük kurucusudur.
Çünkü onlar şuna inanmaktadırlar.
Dinlere hükmeden dünyaya hükmeder.
Evet doğrudur da.
Zira dünya insanlarının % 98'i ne yazık ki bilinçli olarak bilimden uzaklaştırılmış,hurafelerle,uydurmalarla,insanlar tarfından yaratılmış birtakım dinlerle yönetilmiştir.
Burada dinler diyorum.
Çünkü bu uyduruk din benzerleri masallar,mezhepler(görüş,düşünce,fikir,doktrin)kökenli olmasına rağmen,tanrısal roller verilerek dinmiş ve tanrı adına konuşuyormuş gibi algılattırılmış ve yeni,garip,değil tanrısallığa akla dahi uymayan dinler yaratılmıştır.

Yaklaşık tüm mezhep kurucuları da kendilerinin tanrı adına konuştuğunu,tanrıdan gelen mesajları yorumladıklarını(bu bazen de teviller olarak karşımıza çıkmaktadır),daha da ileri gidecek olurlarsa
yeni peygamber olduklarını söyleyebilmekte olup,garip olanın ise bunlara karşı olduğunu söyleyenlerin dahi ezelden beri uygulama alanı bulan bu tür sapkınlıkların içinde olduklarını ne yazık ki görmedikleri,anlamadıkları belinmektedir.
İşte ılımlı Yahudi,Ilımlı Hristiyan,Ilımlı müslüman,hatta ılımlı ateist dahi yaratma çalışmalarının ortak özelliği yeni dünya dinidir.
Belki bu yeni dine herkesin kullanabileceği yeni bir isim konmamış olabilir.
Ancak çok yakın gelecekte bunu da açıklayacaklardır.
Bazı coğrafyada bunu ılımlı islam adı ile görmekteyiz.
Düşününüz,Tanrı’nın oğlu İsa Mesih’i Yahudiler çarmıha gerdiler ve işkence ile öldürdüler diye inanan,yahudileri hiç sevmeyen Hıristiyanlar,“Rab”lerini öldüren Yahudileri neden birden bire sever
oldular ki?.
Düşününüz,dünyadaki Antisemitizm İdeolojisinin kaynağı neydi ki ne oldu?

Bütün bunları yazmam sebep olan o namaz kılan robot ve arkadaşımın kafalarda soru işareti bırakan sorusu oldu.
Öyle ya Dünya dinine giden yolda dünya dini olarak lanse edlmeye çalışılan yeni dinin müritleri,tapanları,inananları da olmalı idi.Nasıl olsa özellikle islam dininde tıpkı diğer dinlerdeki gibi şekil önemli değilmidir?
Yani önemli hale getirilmemişmidir?
Birisine hangi dine inanıyorsun diye soramazsınız.Diyelim ki size müslümanmısın diye soruldu.Evet dediniz.
Hemen ibadet yapıp yapmadığın,komşun ise neden camiye gitmediğin vs...ahiret soruları başlar.
Çünkü onlar sizin alnınızı secdeye giderken görmek isterler.
Çünkü,onlar için secde,olmaz ise olmazdır.
Allah(cc)nün koymadığı yeni başka kurallar da koyarlar,onu yapıp yapmadığınızı takip ederler.
Başınızın,kıçınızın örtülümü açık mı olduğu onlardan sorulur.
Şimdi bunların hiç birine gerek kalmadı.
Programlayın robotunuzu,sizin yerinize ibadet dahi yapsın.
Yeni bir akım başlayacak.
Robot oruç tutar mı?Namaz kılar mı?Hac görevi farz olur mu?
Hatta hastalarınızın yerine robot namaz kılabilir mi?Hacca gidebilir mi?

Aslında bunları tartışmaya hiçte gerek yoktur.
Zira her dini yükleyebildiğiniz için,tüm dinlere göre yorumu en doğru şekilde o size söyleyecektir.
Sorun söylesin.
Tek şart siz sakın düşünmeyin.
O herşeyi bilendir.
O herşeye kadir olandır.

O yeni tanrınız,yeni dininizin yaratıcısı,kendi yarattığınıza tapınan yeni dininizin ilahı olacaktır.
Siz sadece tüm dinlerde olduğu gibi,düşünmeyiniz.
Kayıtsız şartsız itaat ediniz.

İnanç düşünce istemez.
Adı üzerinde inanan ister.

En iyi inanan da cennetten en iyi yere sahip olma garantisini elinde tutan demektir.
İşte isze yeni dinden birkaç satır özet sundum.

Arakadaşımın dediği gibi düşünüyorum,neden acaba bir robot ilk önce islami şekilde ibadet etti de başka dinlere göre ibadet yapmadı.
Hatta bir istavroz dahi çıkartmadı?
Düşündükçe kendine soracak,yahu bunların hangisi doğru söylüyor?
Hepsi de aynı allahtan bahsediyor ancak birbirlerini beğenmiyor hatta düşmanlık içindeler.
Acaba bu dinler ilahi değil de beşeri olmasın diye düşünemez mi dersiniz?
Aman en iyisi düşünmeyen sadece kendisine uygun görülen(programlandığı şekli ile)tarzda ibadet yapan dır.
Yoksa ortalıkta din falan kalmayacak....
Neyse uzatmayım...yoksa saçmalamaya başlayacağım.
Sonuçta robot adına konuşmak olmaz ki.
Ne malum belki de robot olan bizleriz...
Yazının başlığına bahsettiğim tanrının nasıl bir tanrı olduğunu sanırım ki anladık.
Ne de olsa bilim insanları tanrı rolünü oynamaya başlmadı mı?
Sentetik hücer yapmadılar mı?

Yakında robotlar sentetik hücrelerle dontılıpta düşünmeye başlarsa işte o zaman bu dinde yıkılır ortada ne din kalır,ne inanç.
Belki de işin özü de bu değilmidir?
Bizde bilm insanları değersizleştirildiği için,az sayıda olduğu için belkide bizim korkmamıza gerek dahi yoktur.
Ne malum?
Saygı ile...
28 Mayıs 2008
Ahmet Dursun
------------
Şimdi diğer yazıları da hatırlayalım.
HRİSTİYANLAŞAN KÜRDİSTAN
http://ahmetdursun374.blogcu.com/17029051/
-----------
THY'DE RESMİ ALKOL YASAĞI
http://ahmetdursun374.blogcu.com/17020611/
----------
İLAÇLARA HELAL BELGESİ
http://ahmetdursun374.blogcu.com/16950191/
---------
İMAM HATİP'E DİYALOG
http://ahmetdursun374.blogcu.com/16957151/
---------
MERVE KAVAKÇI'NIN BABASI
http://ahmetdursun374.blogcu.com/3058322/
---------
MERVE KAVAKÇI'NIN KONFERANSI
http://ahmetdursun374.blogcu.com/3603241/
--------------
MERVE KAVAKÇI:ADD HAKKINDA FİKİRLER
http://ahmetdursun374.blogcu.com/4654355/
----------
FETHULLAH:ABD'DE TANINIYOR MU?
http://ahmetdursun374.blogcu.com/13696121/
----------
KÜRESEL TUZAK ILIMLI İSLAM
http://ahmetdursun374.blogcu.com/4607930/
-----
Şimdi gel de böyle bir robota ihtiyaç duyma....
Kaynak:
BİZZAT:VE TANRI ILIMLI MÜSLÜMANI YARATTI. - Her yaş güzeldir.Değerini geç anlasak ta... - Blogcu
__________________
http://ahmetdursun374.blogcu.com/
Bilginin arşivlendiği yer.
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
  #474  
Alt 31.05.08, 15:41
ahmetdursun - ait kullanıcı resmi (Avatar)
Çılgın
Üyelik tarihi: Feb 2007
Nereden: Türkiye
İletiler: 774
Ettiği Teşekkür: 2
62 tane iletisine 88 kere teşekkür edilmiş
ahmetdursun olağanüstü bir gizeme sahip!ahmetdursun olağanüstü bir gizeme sahip!
  Send PM
Standart ERGENEKON,ŞOK VİDEO,Büyükanıt,Aziz Yıldırım,Çevik Bir...

Şok bir video.

Yasaklanmadan izleyin derim.

Ergenekon member explaining about Chief of the Turkish Military's General Staff.
Siz müslüman olamazsınız,siz torba kömür müslümanısınız....
Mustafa Kemal'e,Türk ırkına ihanet ediyorsunuz.Hainsiniz.....
Devamı için bakınız...
http://www.liveleak.com/view?i=1c4_1212231477
__________________
http://ahmetdursun374.blogcu.com/
Bilginin arşivlendiği yer.
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
  #475  
Alt 05.06.08, 12:14
ahmetdursun - ait kullanıcı resmi (Avatar)
Çılgın
Üyelik tarihi: Feb 2007
Nereden: Türkiye
İletiler: 774
Ettiği Teşekkür: 2
62 tane iletisine 88 kere teşekkür edilmiş
ahmetdursun olağanüstü bir gizeme sahip!ahmetdursun olağanüstü bir gizeme sahip!
  Send PM
Standart Risale-i Nur denen kepazelik.

Risale-i Nur denen kepazeliğe,şaklabanlığa tepki göstermek için ortak çalışmaya davet ediyoruz...


Zaman zaman hepimiz duymuşuzdur. Risale-i Nur denilen, safsata ve kepazeliğin dik alası kitapta;Ata' mıza hakaretler edilmekte,deccal denilmekte,kendini peygamber sanan bir deli, (Said-i Nursi!!!!) halkın beynini yıkamakta, o saçma kepazeligi Kur'an ile eş tutmakta, o saçmalıkların kendisine Allah tarafından geldigini söylemekte, pek çok keramet ve mucizeler oldugunu yazmaktadır.

Bunları çoğu kez duymuşuzdur ve bu safsata'nın tuzağına düşmüş, beyni yıkanmışlarla tartıştığımızda ise çoğu kez;
"Risale-i Nur'da öyle birşey yazmıyor, sen hiç 5000 sayfalık külliyatı okudun mu?" şeklinde cevaplarla karşılaşmışızdır.

Ee, doğal olarak o saçmalığı okumaya tenezzül etmediğimiz için ilgili sayfa ve maddeleri verememişizdir.

Sadece aydınlarımızdan okuduğumuz bilgilerle yetiniyor ve onlara güveniyorduk. Ancak sayfa ve madde no'su ile araştırmamıştık...

İşte, şimdi o an geldi... Bu beyni yıkanmışlara anında sayfa ve madde no'suna kadar herşeyin cevabını verebilecek çalışmayı sizler için bir kaç haftalık çalışmadan sonra hazırladık...

Önümüzdeki haftalarda ise Kur'an' dan ayetlerle bugünün dinci geçinenlerini tek tek çamura saplayacak, onları haksız çıkartacak,yobazlıklarını deşifre edecek herşeyi,değiştirilmiş, çarpıtılmış ayetleri tek tek açıklayacağız...

VE TEPKİMİZ BU NOKTADA BAŞLAYACAK!!!!
Sizlerle ortak bir plan, strateji belirleyip bu saçma Risale-i Nur denilen kitabın, Ata' mıza hakaret eden bu saçmalığın,insanların beynini yıkayıp kandıran, hatta Rusya'da bile faaliyetleri yasaklanan bu kepazeligin son bulması için gerekli yerlere tepki gösterecegiz...
Hedeflerimizi sizlerin de görüşleri doğrultusunda belirleyeceğiz.

Risale-i Nur saçmalıklarının belli başlı olanlarını sizlere sunuyoruz.
İlk önce o saçma kitaptaki ana temadan başlık attık.
Ardından ilgili kitabın sayfa ve madde no'sunu yazdık...

Ve daha sonra ilgili yazıdan bir paragrafı sunduktan sonra, paragrafın altında internetten de kolayca tastik edebilmeniz için ilgili sayfanın bağlantı yolunu (link) ekledik.

YAZILARI ARŞİVLEYİNİZ,ÇEVRENİZLE PAYLAŞINIZ,BÜTÜN BU KEPAZELİKLERİ ANLATINIZ..
(Hiç kimse,"bunlar yalan" diyemeyecek,çünkü hepsini kendi kitap ve sitelerinden belgeledik.)
************
İŞTE GERÇEKLER.
Mustafa Kemal'e deccal dedigi yer...
Şualar - Sayfa 361 -

Risale-i Nur Enstitüsü | Risale-i Nur Külliyatı

65: Süfyan ve bir İslâm deccalı, Mustafa Kemâl olduğu Beşinci Şuada anlaşılıyor.
66: Şapka fes gibidir. İman ile hiç alâkası yoktur
67-68: Şapkanın küfür alâmeti ve devam-ı ısrarı da dinsizlik olması üzerinde çok durmaktadır.
Şapkanın giyilmemesi için propagandaya ve kendi tabirlerince mücadele ve mücahedeye giriştikleri görülmektedir.
69: Nur talebelerinin şapka giymeyerek bere giydikleri müşahede edilmiştir.
70: Şapkanın küfür alâmeti olması ve sayılması bir iman haline geldiği gibi......
---------------------------------------------------------------
Mustafa Kemal'e katıksız kafir diyor!!!!!!!!!!!!!
Şualar, Sayfa 313

-Ezcümle, bir hadiste, "âhir zamanda dehşetli bir şahıs sabah kalkar,alnında 'Hâzâ kâfirün' (katıksız kafir) yazılmış bulunur" diye hadis var deyip benden sordular.
Dedim: "Bir acîp şahıs bu milletin başına geçer ve sabah kalkar,başına şapka giyer ve giydirir."
Bu cevaptan sonra bunu sordular: "Acaba o zaman onu giyen kâfir olmaz mı?"
Dedim: "Şapka başa gelecek, secdeye gitme diyecek. Fakat, baştaki iman o şapkayı da secdeye getirecek, inşaallah Müslüman edecek."
Risale-i Nur Enstitüsü | Risale-i Nur Külliyatı
------------------------------------------------------------------------
Mustafa Kemal'e karşı Nurun tokadı ......dediği yer;
Şualar, Sayfa 334

İkinci esas: Neşriyatı gizlemesi - gizli düşmanlar yanlış mânâ verdirmesin.
Yoksa siyasete ve dünya âsâyişine temas cihetiyle değildir. Hem eski harfle teksir makinesini bir bahane bulmasınlar. Mustafa Kemal'e karşı Nurun tokadı ise HAŞİYE altı mahkeme ve Ankara makamatı bilmiş, ilişmemişler ve bize beraat verdiler ve Beşinci Şua ile beraber bütün kitaplarımızı iade ettiler. Hem onun
fenalığını göstermek, ordunun kıymetini muhafaza etmek içindir. Bir şahsı sevmemesi,orduyu muhabbetkârane senâ içindir.
Risale-i Nur Enstitüsü | Risale-i Nur Külliyatı
---------------------------------------------
Şapkaya itiraz ediyor,sarhoş kıyafeti diyor!
Şualar, Sayfa 259

Sonra o zâlim, dünyaca büyük makamlarda bulunan bedbahtlar dediler:
"Sen, yirmi senedir bir tek defa takkemizi başına koymadın.
Eski ve yeni mahkemelerin huzurunda başını açmadın, eski kıyafetinle bulundun. Halbuki on yedi milyon bu kıyafete girdi."
Ben de dedim: On yedi milyon değil, belki yedi milyon da değil, belki rızasıyla ve kalben kabulüyle ancak yedi bin Avrupa-perest sarhoşların kıyafetlerine ruhsat-ı şer'iye ve cebr-i kanunî cihetiyle girmektense, azîmet-i şer'iye ve takvâ cihetiyle, yedi milyar zatların kıyafetlerine girmeyi tercih ederim. Benim gibi yirmi beş
seneden beri hayat-ı içtimaiyeyi terkeden adama "inat ediyor,bize muhaliftir" denilmez. Haydi, inat dahi olsa, madem Mustafa Kemal o inadı kıramadı ve iki mahkeme kırmadı ve üç vilâyetin hükûmetleri onu bozmadı; siz neci oluyorsunuz ki, beyhude hem milletin, hem hükümetin zararına, o inadın kırılmasına çabalıyorsunuz?
Risale-i Nur Enstitüsü | Risale-i Nur Külliyatı
-----------------------------------------------
Dehşetli adam rakı müptelası,başkalarını da alıştıracak diyor!!!!
Şualar, Sayfa 314

Sonra dediler:
"Aynı şahıs bir su içecek, onun eli delinecek ve bu hadise ile 'Süfyan' olduğu bilinecek."
Ben de cevaben dedim: "Bir darb-ı mesel var. Çok israflı adama eli deliktir denilir. Yani elinde mal durmuyor,
akıyor, zâyi oluyor deniliyor. İşte o dehşetli adam bir su olan rakıya müptelâ olup, onunla hasta olacak ve kendisi hadsiz israfata girecek, başkalarını da alıştıracak."
Sonra birisi sordu ki: "O öldüğü zaman İstanbul'da dikili taşta şeytan dünyaya bağıracak ki, filân öldü."
O vakit ben dedim: "Telgrafla haber verilecek." Fakat bir zaman sonra,radyo çıkmış işittim. Eski cevabım
tam değilmiş bildim. Sekiz sene sonra Dârü'l-Hikmette iken dedim:
"Şeytan gibi radyoyla dünyaya işittirecek."
Risale-i Nur Enstitüsü | Risale-i Nur Külliyatı
----------------------------------------------------------
Ve yine Mustafa Kemal'e söylüyor!!!!!

Kahraman ordunun zaferi ve şerefi ona verilmez, Çünkü bütün şerefi ve mânevî ganimeti o dostuna verip, orduyu ******** bırakıyor.
Şualar sayfa 315
Beşinci Şuada sen hiç kalben nedamet etmedin mi ki, onu rakıdan ve şaraptan su tulumbası gibi tâbirlerle tezyif etmişsin?"
Ben onun bütün bütün mânâsız ve yanlış ve dostluk taassubuna mukabil derim: Kahraman ordunun zaferi ve şerefi ona verilmez,yalnız onun bir hissesi olabilir. Nasıl ki ordunun ganimeti, malları,erzakları bir kumandana verilse zulümdür, dehşetli bir haksızlıktır.
Evet nasıl o insafsız, o çok kusurlu adamı sevmemekle beni itham etti,âdeta vatan hâini yaptı. Ben de onu, orduyu sevmemekle itham ediyorum. . Hakikat ise, müsbet şeyler, haseneler, iyilikler cemaate,orduya tevzi edilir ve menfîler ve tahribat ve kusurlar başa verilir.Eski Harb-i Umumîden biraz evvel, ben Van'da iken, bazı dindar ve müttakî zatlar yanıma geldiler.
Dediler ki: "Bazı kumandanlarda dinsizlik oluyor. Gel, bize iştirak et.Biz bu reislere isyan edeceğiz."
Ben de dedim: "O fenalıklar ve o dinsizlikler,o gibi kumandanlara mahsustur. Ordu onunla mes'ul olmaz.
Bu Osmanlı ordusunda belki yüz bin evliya var. Ben bu orduya karşı kılıç çekmem ve size iştirak etmem
."
Risale-i Nur Enstitüsü | Risale-i Nur Külliyatı
----------------------------------------------------------------------------------------
İngilizler, islamı kendi elinizle bitirin diyor..
Bugün kü F.G' de aynı yolda ilerliyor!!!!! Eski Amerikan Cia şefi, Ronald Kessler'in "Cia at War" kitabında da aynısı var!
Fetullah Gülen(ya da Fethullah), Dinlerarası diyalog ve ılımlı islama öncülük ediyor.
Yabancılar , aramızdaki dostluğun tek engeli islam diyorlar, yahudi ve hristiyanlar hakkındaki sert ayetler diyorlar.
İslam'ı kendi ellerinizle bitirin diyorlar.

İşte İngilizlere hizmet eden din simsarı said nursi, işte amerikanlara hizmet eden din simsarı fetto!!!! İkisi de aynı.... Aşağıdaki sözlerini okuyunuz...

Emirdağ Lahikası, Sayfa 277

Büyük Doğu'nun yirmi dokuzuncu sayısında; "Lozan'ın İçyüzü" diye yazılan makaleden.
İngiliz murahhas heyeti reisi Lord Gürzon, nihayet en mânidar sözünü söyledi.
Dedi ki:
"Türkiye İslâmî alâkasını ve İslâmı temsil rolünü kendi eliyle çözer ve atarsa, bizimle hulûs birliği etmiş olur ve
Hıristiyan dünyasının hürmet ve minnetini kazanır; biz de kendisine dilediğini veririz."
Lozan'da Türk murahhas heyeti başkanı bulunan ve henüz hakikî kasıtları anlayamayan İsmet Paşa, bir aralık bütün Hıristiyan emellerinin Türkiye'yi mazisindeki ruh ve mukaddesat kökünden ayırmak
olduğunu sezdiği halde, şu gizli ivaz ve teminatı veriyor ve diyor ki:
"Eskiden beri kökleşmiş ve köhne engellerden, yani an'ane-i İslâmiyetten kurtulmak hususunda besledikleri-yâni İsmet'in beslediği-azmin, inkâr edilmez delilidir."
Sonra Ankara gizli meclis toplantıları... Fakat esas meselelerde daima baş başa. Mustafa Kemal ile İsmet beraber içtimaları ve karar: "Din öldürülecektir."
Lozan Konferansının ikinci sayfası: "..... Artık herşey Türkiye hesabına çantada hazırdır. Yani dini terk ile herşey yapılacak.
Yeni hizbin (Kemalizm ve İsmet hükûmeti) bundan böyle, bu millette,İslâmiyeti katletmek prensibiyle hareket etmekte,hasım dünyanın kumandanlarından, yani düşman ehl-i salip kumandanlarından, dini vurmakta daha hevesli olduğu ve örnekler vereceği ve bilhassa hudut dışı değil de,hudut içi ve millî irade yaftası altında çalışacağı şüpheden varestedir."
Nihaî Vesika Lozan Muahedesinden sonra, İngiltere Avam Kamarasında,"Türklerin istiklâlini niçin tanıdınız?" diye yükselen itirazlara,Lord Gürzon'un verdiği cevap:
"İşte asıl bundan sonraki Türkler bir daha eski satvet ve şevketlerine kavuşamayacaklardır. Zira biz onları, mâneviyat ve ruh cephelerinden öldürmüş bulunuyoruz.
Risale-i Nur Enstitüsü | Risale-i Nur Külliyatı
------------------
Mustafa Kemal ve İsmet islamiyeti öldürüyor diyor!!!!
Emirdağ Lahikası, Sayfa 278

Yani Mustafa Kemal ve İsmet'in verdikleri karar, Türk milletini İslâmiyet ve din cihetinden öldürmek kararıdır."
Artık bunun üzerine herşey ap açık anlaşılıyor, değil mi?
Gizli anlaşmanın entrikası
Türklere dinlerini ve din temsilciliğini feda ettirmek şartıyla, sun'î istiklâl işinde gizli anlaşmanın müessiri, tek kelime ile,Yahudiliktir. Buna memur-u müşahhas kimse de, şimdi Mısır Hahambaşısı bulunan Hayim Naum'dur. Bu Hayim Naum, bu korkunç teşebbüse evvelâ Amerika'da Türkler lehinde bir seri konferans vermek ve emperyalizma şeflerine, Türkün maddesini serbest bırakmaları, buna mukabil ruhunu,tâ içinden ve kendi öz adamlarına yıktırmaları fikrini telkin etmek suretiyle başlamıştır. Yani, masonluk hasebiyle Kur'ân'ın ahkâmını kaldırmak, milleti dinsiz yapmak. Hayim Naum müthiş plânının zeminini Amerika'da hazırladıktan sonra İngiltere'ye geçmiş ve hâlis Yahudi olan Lord Gürzon ile temas ederek şu teklifte bulunmuştur:
"Siz Türkiye'nin mülkî tamamiyetini kabul ediniz. Onlara ben İslâmiyeti ve İslâmî temsilciliklerini ayaklar altında çiğnetmeyi taahhüt ediyorum."
Aynı Hayim Naum Türk murahhaslar heyetine müşavir sıfatıyla sokulmanın da yolunu bulmuş, yani Mustafa Kemal ve İsmet'i kendine dost bulmuş.
Onun için üçü birleşmiş. Ve artık arada santralın intizamla işlemesine hiçbir mâni kalmamıştır.
Hayim Naum o sırada Ankara'ya kadar da uzanarak plânın muvaffakiyeti için gereken en mühim ve merkezî şahıs nezdinde-yani Mustafa Kemal yanında-emin bulunduğu tesirinin derecesini ölçmek istemiştir.
Öyle ki, bu tesir, mahut mevzuda Hayim Naum'dan daha heveskâr ve gayretli bir İslâmiyet düşmanına tesadüf etmekle muradına ermiş ve artık Türkü içinden vurmanın plânını gerçekleştirmek için her unsur
tamamlanmıştır.
İşte bu ehemmiyetli vesika, tam tamına Risale-i Nur tercümanının kırk küsur sene evvel hadis-i şerifin ihbarına dair beyan ettiği hadiseyi tasdik ettiği gibi; ve Şeriat-ı Ahmediyeye ihanet eden o dehşetli
şahsın mühim bir kuvveti Yahudi olduğu, Yahudi olan Lord Gürzon ile Hayim Naum o ihbarın hakikatını gösterdiklerini ve yirmi beş seneden beri Nurcuların imhasına keyfî kanunlarla dehşetli zulümlerin hikmetini tam gösteriyor.
Risale-i Nur Enstitüsü | Risale-i Nur Külliyatı
---------------
Kur'an a zararlı, ölmüş gitmiş adam, Mustafa Kemal diyor!!!!!!!
Emirdağ Lahikası, Sayfa 247

Bana hücum eden garazkarların en esaslı sebebi, Mustafa Kemal in dostluğu ve tarafgirliği vesilesiyle beni eziyorlar.
Ben de o garazkarlara derim ki:
Ölmüş gitmiş ve dünyadan ve hükumetten alakası kesilmiş bir adam hakkında otuz sene evvel bir hadis-i şerifin ihbarıyla Kur'ân a zararlı öyle bir adam çıkacak dediğimi ve sonra Mustafa Kemal o adam olduğunu zaman gösterdi.
Ben de beş yüz seneden beri kahramanlığıyla ve hakperestliğiyle dünyaya meydan okuyan kahraman bir ordunun şerefini ve zaferini hilaf-ı hakikat olarak M. Kemal e vermediğim için,garazkar dostları, beni yirmi senedir bahanelerle tazip ediyorlar.
Evet, mahkemede ispat ettiğim gibi, "şerefler, müsbet hayırlar,maddi-manevi ganimetler orduya, cemaate verilir, tevzi edilir; kusurlar, menfi icraatlar başa, reise verilir" diye bir kaide-i hakikatle, "Kahraman ordunun ve bilfiil asker ve asker başında çalışan cesur zabitlerin zaferleri ve şerefleri Mustafa Kemal e verilmez;
belki kusurlar, hatalar yalnız ona verilir" diye, beni onu sevmemekle itham edenleri, kahraman orduyu sevmemekle ve şereflerini kırmakla itham edip, onlara hain-i millet nazarıyla bakıyorum.
Risale-i Nur Enstitüsü | Risale-i Nur Külliyatı
------------
Sözde bir hadis-i şerif'te islamiyetin zararına çalışacak birinden bahsediliyormuş ve bu kişiyi Mustafa Kemal olarak kendine göre tefsir etmiş!!!!
Emirdağ Lahikası, Sayfa 248

O, beni taltif etmek ve bütün vilayat-ı şarkıyeye vaiz-i umumi yapmak için, Ankara ya istedi.
Ben oraya gittim. Bu gelen üç madde, beni, onun dostluğundan vazgeçirdi. Yirmi sene inzivada azap çektim, dünyalarına karışmadım.
Birinci madde : Bir hadis-i şerifin, ahir zamanda an anat-ı İslamiyenin zararına çalışacak diye haber verdiği adam bu olduğunu ef aliyle göstermesidir. Ben, otuz altı sene evvel o hadisi tefsir etmiştim.
Aynen bu adama manası çıkmış. Mahkemedeki müdafaatımın üçüncü esasında izahı var.
Risale-i Nur Enstitüsü | Risale-i Nur Külliyatı
--------
Reis-i Cumhura Gönderilen İstidanın Zeylidir Ki Mecbur Oldum .
"Ölmüş gitmiş dünyadan ve hükümetten alakası kesilmiş bir adam hakkında otuz sene evvel bir Hadis–i Şerif'in ihbariyle Kur'an'a zararlı bir adam çıkacak demiştim.Sonra Mustafa Kemal'in o adam olduğunu zaman gösterdi.
Emirdağ Lâhikası
Risale-i Nur Külliyatı Arama Motoru
-----------------
Risale-i nur'u herkes okuyabilir ve kimse itiraz etmez diyor!!!!
Haşiye O muhakkiklerden tek birisi Risale-i Nur'dur. Yirmi senedir en muannid filozofları ve mütemerrid
zındıkları susturan eczaları meydandadır. Herkes okuyabilir ve kimse itiraz etmez.
Risale-i Nur Külliyatı Arama Motoru
(sayfanın en altında yazıyor.)
--------------------------
Bir kepazelik olan Risale'nin,askerlikten ve kutsal savaştan üstün olduğunu söylüyor!!!
Nur' cular askere gitmiyorlar,kaçıyorlar!Gidenler ise o gözbebeğimiz TSK'yı yıkmak için ellerinden geleni yapıyorlar!!!!!!
Bakın aynen şöyle diyor;

Risale-i nur öyle değerli bir kitaptır ki ,kuranın onda yansıyan nurlarına hizmet etmek ,askerlikten ve kutsal savaştan daha üstündür.benim elimde fırsat ve param olsa, Risale –i nur hizmetinde olan değerli kardeşlerimi askerlikten kurtarmak için; bin lira karşılığında bile olsa bedeli öder ve kurtarırım onları.
Lemalar | On Altıncı Lem´a | 156

Ve ayrıca yine Atatürk'e atıfta bulunarak "başların çoğu sarhoş,okumaz. Okusa da anlamaz" diyor!!!
Diyorlar ki:
"Madem sizin elinizdeki nurdur, topuz değildir. Nura karşı muaraza edilmez ve nurdan kaçılmaz ve
nurun izharından zarar gelmez. Neden arkadaşlarınıza ihtiyatı tavsiye ediyorsunuz, çok nurlu risaleleri halklara gösterilmesini men ediyorsunuz?"
Bu suale karşı cevabın muhtasar meâli şudur ki:
Baştaki başların çoğu sarhoş, okumaz. Okusa da anlamaz, yanlış mânâ verip ilişir. İlişmemesi için, aklı başına gelinceye kadar göstermemek lâzım geliyor. Hem çok vicdansız insanlar var ki,garaz veya tamah veyahut havf cihetiyle nuru inkâr eder veya gözünü kapar. Onun için, kardeşlerime de tavsiye ediyorum
ki, ihtiyat etsinler, nâehillerin eline hakikatleri vermesinler.
Hem ehl-i dünyanın evhâmını tahrik edecek işlerde bulunmasınlar. Haşiye Risale-i Nur Külliyatı Arama Motoru
--------------------------------------------------------------------
"Risale-i nur,kalbi,ruhu,duyguları aydınlatan ve insanların her derdine ilaç olan bir kitaptır. " !!!!!! diyor!!

Lemalar | Fihrist | 365

bütün musîbetzedelere mânevî bir tiryak ve gâyet nâfi bir ilâç hükmünde bir risâledir.
Bu risâle, maddî musîbetleri, ehl-i îman için musîbetlikten çıkarıyor.
Asıl ehemmiyetli musîbet, kalbe ve rûha gelen dalâlet musîbetleri olduğunu beyân ettiği gibi, musîbetzedelerin ömür dakikaları ehl-i sabır ve şükür hakkında ibâdet saatleri hükmüne geçip, şekvâ kapısını kapar, dâimâ şükür kapısını açar bir risâledir.
Risale-i Nur Külliyatı Arama Motoru
-----------------------------------------------------
Kuranı kerimin ruhu risale-i nurun cesedine girmiştir.diyor!!!!

Emirdağ Lâhikası | Yirmi Yedinci Mektubun Lahikasının Zeyli | 74
O nurcunun sözünü aşırı bir şeymişl gibi düşündüğüm zaman , kuranın hakikatı bana bana manen şöyle seslendi:
cesede elbiseye bakma ; bana bak.O , benim hakkımda konuşturuyor.Doğru söylemiş! Kuran böyle söyleyince bende artık itiraz etmedim.
Bu zat, doğrudan doğruya hakaik-i imaniye ve Kur'âniyeyi bir şahs-ı manevi mahiyetinde, Risale-i Nur şahs-ı manevisinin cesedine girmiş ve eczalarının libasını giymiş bir tarzda, fevkalade bir sena ile ona hitap ediyor. Ben, baktıkça, birden itirazkarane hüsn-ü zannı pek ziyadedir tahattur ettiğim dakikada, hakikat-ı Kur'âniye manen dedi: "Cesede, libasa bakma; bana bak: O, benim hakkımda konuşuyor.
Doğru söylemiş." Ben daha ilişmedim.
Risale-i Nur Külliyatı Arama Motoru
---------------------------------------------------
Risale-i nur, Kuran'ın bir mucizesi imiş... miş... miş!!!
Mesnevi-i Nuriye | Katre | 71

Risale-i nur kuranın bir mucizesi olduğu için , her şeyde bir marifet penceresi açmıştır.Bu kitap kurana mahsus bir sırrı çözerek,bir yıllık işi bir saatte görecek duruma ulaşmıştır.. Risale-i nur,peygamberin asası gibi , nereye vurmuşsa su çıkarmıştır.
Kur'ân ise, bize asâ-yı Mûsâ gibi bir hakikat vermiştir ki, nerede olsam, hattâ taş üzerinde de bulunsam, asâyı vuruyorum, mâ-i hayat fışkırıyor.
Âlemin haricine giderek uzun seferlere ve su borularının kırılmaması ve parçalanmaması için muhafazaya muhtaç olmuyorum
Risale-i Nur Külliyatı Arama Motoru
------------
Kur'ân ise, bize asâ-yı Mûsâ gibi bir hakikat vermiştir ki, nerede olsam, hattâ taş üzerinde de bulunsam, asâyı vuruyorum, mâ-i hayat fışkırıyor.
Âlemin haricine giderek uzun seferlere ve su borularının kırılmaması ve parçalanmaması için muhafazaya muhtaç olmuyorum
Risale-i Nur Külliyatı Arama Motoru
----------
Çekirgeler, kuşlar bile Risale ile ilgileniyorlarmış!!!
Emirdağ Lâhikası | İkramı İzhar Mektubunun Tetimmesi | 61

Diğer yaratıklar nasıl risale-i nurla ilgileniyorlarsa,kuşlarda ,ilgilenirler elbette onunla … kuşlar risale-i nuru , başarılarından dolayı tebrik edip alkışlarlar.
risale-i nura çekirgeler , kuşlar bile ihtiyaç duyarlar .onun için risale-i nur okunurken gelir;onu dinlerler.hatta yalnızca risale-i nuru değil ;nur şakirtlerinin gelen mektupları bile dinledikleri olur bunların.
Marangoz Ahmed in gönderdiğimiz mektupları arkadaşlara gecede okumak zamanında, iki çekirge mektubun başına gelip ta bitinceye kadar dinlemelerini gördüm. Birkaç gün evvel biz mektubu yazarken,iki güvercin, mektubun makbuliyetini ve müjdeci serçe ve kuddüs kuşlarının müjdelerini tasdik ettikleri gibi, marangozun iki çekirgeleri de güvercinleri ve müjdeci kuşları tasdik ederek, "Biz dahi Risale-i Nur u tanıyoruz diye" lisan-ı halleri ifade ediyor diye latif ve manidar tevafuk olmuş.
Risale-i Nur Külliyatı Arama Motoru
----------------------------------------------------
Yağmur ve şimşek meleği,risale-i nuru alkışlıyor.
Sikke-i Tasdik-i Gaybi | Risale-i Nurdan Parlak Fıkralar ve Bir Kısım
Güzel Mektuplar | 183

Risale-i nuru sadece kuşlar değil,gökte ve kuşlar bulunan her şey de alkışlıyor.Bu kitabın kerameti,yalnızca insanlar da,hayvanlarda,uçan kuşlarda değil,cansız cisimlerde bile kendini gösteriyor.Bu keramet karşı koyuyorsa yağmur yağmıyor.Ayrıca kuraklık oluyor.Gerekli kılıyorsa yağmur yağıyor.Yağmur ve şimşek
meleği,risale-i nuru alkışlıyor.Ona saygısızlık gösterildiği,aleyhine bir iş yapıldığı zaman yeryüzü itiraz ediyor.
Bu yüzden deprem oluyor.Kainat,risale-i nurun serbest bırakılmasına sevinirken onun mahkum edilmesi toplattırılması karşısında hiddetle şidetini gösteriyor öfkeleniyor.(sikke-i tasdiki gaybi)
Risale-i Nur Külliyatı Arama Motoru
----------------------------------------------------------
2.Dünya savaşına katılmamızı Risalei nur engellemiş!!!!
Sikke-i Tasdik-i Gaybi | Risale-i Nurdan Parlak Fıkralar ve Bir Kısım Güzel Mektuplar | 180

"dünya savaşına katılmamızı önleyende risale-i nur olmuştur.
Risale-i nur kerametiyle bela ve felaketleri önlüyor.böylece risale-i nurun kerameti sadece yaratıklarda değil olaylarda da etkisini gösteriyor.anadoluya gelecek bela ve felaketlerin önüne geçmekte risale-i nuır en önemli bir rol oynuyor.
Risale-i Nur Külliyatı Arama Motoru
------------------------------------------------------
Değerli Tepki Grubu,
Sizleri,bu saçmalık,kepazelik ve şaklabanlıklarla daha fazla sıkmamak için buradan itibaren kısa kısa geçiyorum...

Risale-i nur düşmanları teslim almak zorunda bırakan elmas bir kılıçtır.(sikke-i tasdiki gaybi Ölüm hakikatının muammasını yalnızca Risale-i nur çözmüştür.(meyve risalesi) Risale-i nur said nursiye Allah tarafından verilmiş.( bediüzzaman 1960 cevap veriyor)

risale-i nurun kerameti öldürücü zehirlerin 9 kat daha tesirlisini yutan adamı bile ölümden kurtarıyor.risale-i nurun kerametiyle bu kadar tesirli ve öldürücü zehir üstada yutturulmuş ama ona tesir etmemiş.( (sikke-i tasdiki gaybi) risale-i nurun kerameti kendisine önem vermekte kusur edenlere tokat vurmak biçimindede kendini gösterir.bu tokatlardan kimileri zecr ve ceza tokatıdırlar.kimileride şefkat tokatıdırlar.Risale-i nur
tarafından vurulan tokat olaylarının sayısı 100 den fazladır.Vurulan tokatlarla bazı kimselerin işleri bozulmuş durumalrı sarsılmıştır.Bazı kimselerin sağlıkları bozulmuş hatta kalem tutan elinin parmakları kırılmıştır.Bazı kimselerin malları hatta hayatları ellerinden gitmiştir.(lemalar risalesi)

Ekmek ve suya ne kadar ihtiyaç varsa,risale-i nura da o kadar ihtiyaç vardır. .(Emirdağ lahikası)
peygamberimiz nasıl sadece kuran kerimin tercumanı idiyse üstatda risale-i nurun bir tercumanı durumundadır.( hizmet risalesi)
risale-i nur peygamberimizin risaletinin bir mirasını verir üstada.(iman hakikatlaeri)
risale-i ur bu çağda , bu tarihte bir urvetil vuska kopmayan kulptur.Kopmaz bir zincirdir.Bir Allah ipidir.Bu Allahın ipinei elinei alıp tutunan kurtulur.(meyve risalesi)
şeraite nüfuz etmenin en kısa , en hatasız en zevkli yolu ; risale-i nura bağlanmaktır.( meyve risalesi)
risale-i nur kendisine hizmet edenleri , başta talebelerini mutlaka cennete götürecek.(sikke-i tastiki gaybi)
risale-i nur , herkese ,abı hayat=hayat suyunu , yani ölmezlik suyunu içiriyor.Musa peygamberin asası,nasıl bir taştan 12 çeşme akıttıysa ve gerek musayı , gerek beraberindekileri nasıl susuzluktan kurtardıysa,risale-i nurda öyledir.bir kuran asasıdır.(miftahül imam)

Risale-i nur ve talebelerinin uğraştıkları,yeryüzündeki bütün önemli görevlerden daha önemlidir.(hizmet rehberi) risale-i nuru okumak , ona hizmet etmek bir ibadettir.Ona hizmet üç aylarda yapılan zikirlere bile tercih edilir.( meyve risalesi) risale-i nur u okumak ve yazmak , alim olmak için yeterlidir.Başka bir şey istemez. meyve risalesi) fazla değil yalnızca 1 yıl bu risaleleri ve onun verdiği dersleri okuyan kimse,bu zamanın en önemli en gerçek alimi olur.
Hatta hiç anlamasa bile,değil miki,risale-i nur talebelerinin manevi bir kişilikleri vardır.Öyleyse bu zamanın alimidir.Sizin kalemlerinizde,o manevi kişinin parmaklarıdır.Öyleyse hadiste gösterilen sevabı alırsınız.(nur meyveleri)

Risale-i nur bir elektiriğe benzer .Son derece yüksek ve derin bir ilimdir o.Öyleyken,ne tahsile,ne ders çalışmağa,hacet kalmadan,zahmet bile çekmeden herkes onu anlayabilir.(sikkeyi tasdiki gaybi)

Nur medreseleri eski medreselerden farklıdır.Eski medreselerde 5-10 yıl okumaya karşılık,risale-i nur okutulan yerlerde 5-10 hafta okumak yeter.Çünkü risale-i nur , 5-10 haftada 5-10 yıllık sonucu
verebiir. (sikkeyi tasdiki gaybi)

Risale-i nura itiraz edilemez.yapılacak bir itiraz,en ulu kişilerden kutubu azamdan da gelse aldırış edilmemelidir.(hizmet rehberi)
Risale-i nur günahlara kefarettir. (sikkeyi tasdiki gaybi)

Risale-i nur,herhangi bir günahın terk edilmesinden doğacak günahı bağışlattırır.(taryak)

Risale-i nur tek başına bir ordu kadar güçlüdür.( sikkeyi tasdiki gaybi)

Risale-i nurdaki güç hiçbir cemiyette , hiçbir komitede yoktur.(sözler risalesi)
Biz Kaç Kişiyiz Tepki grubu.
__________________
http://ahmetdursun374.blogcu.com/
Bilginin arşivlendiği yer.
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
  #476  
Alt 05.06.08, 12:17
ahmetdursun - ait kullanıcı resmi (Avatar)
Çılgın
Üyelik tarihi: Feb 2007
Nereden: Türkiye
İletiler: 774
Ettiği Teşekkür: 2
62 tane iletisine 88 kere teşekkür edilmiş
ahmetdursun olağanüstü bir gizeme sahip!ahmetdursun olağanüstü bir gizeme sahip!
  Send PM
Standart Yorumlardan,Risale-i Nur denen kepazelik.

YORUMLARDAN:Rezale-ti Nar küfriyatta ayyaş atatürke deccal kafir diyorsa doğru diyor.irfanmektebi grubundan.
Haslet Mahir
----------
selamün aleyküm. RİSALE-İ NUR gibi bir ilim deryası kitaba bu sözleri sarfedemezsiniz.bu kitabın aynı bölümünü okuyupta hep yeni şeyler çıkarmak mümkündür. insanı derinlere daha fazla düşünmeye iter.o dediginiz bölüm her neresiyse kişinin ruh hali o yanlış yorumu yapmayı getirmiştir.ben külliyatı her okudgumda degişik haz alıyorum.ATATÜRKE hürmetim sonsuzdur bu arada. haklıya hakkını veririm. ama haşa ATATÜRKÜ RASÜLÜMÜN(SALLALLAHÜ ALEYHİ VESELLEM ) yerine koymaya çalışan insanlardan olmayın ALLAH(C.C) RIZASI İÇİN.esvetnur
----------
ve aleyküm elam.
Atatürk'ü hiç kimse resul yerine koymaz,koyamaz,buna imkan da yoktur.
Tabii ki samimi inanç sahipleri için bu geçerlidir.
Öyle ise şüpheye sevk olduğunuz durum nedir ki bu yazıyı kaleme alma zorunluluğu hissetiniz?
Risale-i Nur sizce ilim derysımıdır?
Öyle ise nasıl olur da hürmetim sonusz dediğiniz Atatürk'e deccal yakıştırması yapmasını eleştirmiyorsunuz?
Yoksa ben mi yanlış anladım?
Allah(cc)rızası için,allah(cc)aşkına doğru neyse söyleyiniz.
Ben yanılgı içindemiyim dersiniz?
Saygı ile...
Ahmet Dursun
---------------
Lozan'da Türk murahhas heyeti başkanı bulunan ve henüz hakikî kasıtları anlayamayan İsmet Paşa, bir aralık bütün Hıristiyan emellerinin Türkiye'yi mazisindeki ruh ve mukaddesat kökünden ayırmak
olduğunu sezdiği halde, şu gizli ivaz ve
teminatı veriyor ve diyor ki:"Eskiden beri kökleşmiş ve köhne engellerden, yani an'ane-i İslâmiyetten kurtulmak hususunda besledikleri-yâni İsmet'in beslediği-azmin, inkâr edilmez delilidir."
Sonra Ankara gizli meclis toplantıları...
Fakat esas meselelerde daima baş başa. Mustafa Kemal ile İsmet beraber içtimaları ve karar: "Din öldürülecektir."
H.Seyyidoğlu
----------
İsmet inönü.
http://ahmetdursun374.blogcu.com/5415101/
----------
İnönü hilafeti savunuyor.
http://ahmetdursun374.blogcu.com/4088939/
----------
Atatürk'ün bilinmeyen yönleri.
http://ahmetdursun374.blogcu.com/3648935/
---------
Amerikan mandası.
http://ahmetdursun374.blogcu.com/1415196/
----------
İnönü:Bütün memleketi parçalanmadan ancak bir Amerikan mandasina tevdi etmek, yasayabilmek için yegane ehven çare gibidir.
http://ahmetdursun374.blogcu.com/1721553/
----------
"RUMİ FORUM" NABIZ YOKLADI!

ABD'de yaşayan Fethullah Gülen'in onursal başkanlığını yaptığı,Rumi Forum Fonu, ABD Kongresi'nden parlamenterlerin danışmanlarını Ankara'ya getirdi.

Danışmanlar Çankaya Köşkü'nden TBMM'ye kadar pek çok yerde siyasetin önde gelen isimleriyle buluştu. Devlet Bakanı Şimşek "Kapatma ekonomiyi etkiler'" derken, AKP'li Kınıklıoğlu "Kapatılsak da bağımsız olarak yola devam edeceğiz'" dedi.

Fethullah Gülen'in onursal başkanlığını yaptığı, merkezi Washington'da bulunan Rumi Forum Fonu, ABD Kongresi'nden parlamenterlerin danışmanlarını Türkiye'ye getirdi. Danışmanlar Çankaya Köşkü'nden TBMM'ye kadar pek çok yeri ziyaret etti.
Ziyaretlerde"AKP kapatılacak mı?"sorusuna yanıt arandı.Heyette ABD Kongresi'nde görevli 12 parlamenterin danışmanı ile bazı yazar ve sanatçılar da yer aldı.

"HER DURUMDA…"
Grubun merak konularının başında AKP hakkında açılan kapatma davası yer aldı.Kongre üyelerinin danışmanlarından oluşan grup TBMM'de temaslarda bulundu.AKP Çankırı Milletvekili ve Dışişleri Komisyonu
Sözcüsü Suat Kınıklıoğlu ile görüşen danışman heyeti, Kınıkoğlu'na kapatma davası konusunda sorular sordu. Danışmanların "Partiniz kapatılacak mı?" sorusuna Kınıkoğlu, "Ya kapatılmayacak, ya kapatılacak ama kimse ceza almayacak, ya da kapatılacak ve ceza alanlar olacak. Biz her durumda bağımsız milletvekili olacağız, yola devam edeceğiz" diyerek mesaj verdi.

"EKONOMİYİ ETKİLER"
Ekonomiden Sorumlu Devlet Bakanı Mehmet Şimşek ile de görüşen heyet,Şimşek'e de aynı soruyu sordu. 5 yılda yakalanan ekonomik istikrarın önemini anlatan Bakan Şimşek, "Anayasa Mahkemesi'nin kapatma kararı ekonomik istikrarı olumsuz etkileyeceği açık. Son verilere bakıldığında enflasyondaki artış da dünyadaki artışa paralel olarak istikrarsızlığın sonucu" değerlendirmesini yaptı.

Grup daha sonra MHP Ankara Milletvekili Tuğrul Türkeş ile buluştu. Bu görüşmede daha çok Ermeni soykırım iddiaları ve Ortadoğu politikasına yönelik sorular yönelten danışmanlar, Türkeş'ten Ermeni soykırımı olmadığını, ancak ABD'nin bu yalanı kabul etmeye çalışmasının süper güç olma konumuna yakışmadığı yanıtını aldı. Türkeş, "1915'te üzücü olaylar yaşandı,ancak bu asla soykırım değildi" dedi. Türkeş, ABD'li danışmanlara, ABD'nin son yıllarda bölge politikaları nedeniyle
sokaktaki vatandaşta "ABD düşmanlığı" oluştuğunu, ancak Türkiye'de partiler arasında böyle bir şey olmadığını anlattı. ASAM'ı da ziyaret eden ve brifingler alan danışman heyeti, İstanbul'da da çeşitli
ziyaretler gerçekleştirdi. İstanbul'un tarihi ve turistik yerlerini gezen ve yetkililerden bilgi alan heyet, Yazarlar Vakfı'nı da ziyaret etti.

"GÜLEN'DEN TAVSİYE ALIRIZ"
Rumi Forum, 1999 yılından bu yana ABD'de yüksek profilli dinler ve kültürlerarası diyalog etkinlikleri gerçekleştiriyor. Forum, geçen yıl ilk kez düzenlediği "Rumi Barış ve Diyalog Ödülleri" kapsamında
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ve İspanya Başbakanı José Luis Zapatero'yu "Medeniyetler İttifakı" projesinden dolayı ödül verdi. Bu yıl İKÖ Başkanı Ekmeleddin İhsanoğlu da ödül verilecek isimler arasında yer alıyor. Rumi Forum ayrıca Amerikan Kongresi'nde düzenlediği iftar yemekleri ile her yıl Washington'da politikacı,bürokrat, büyükelçi ve din adamlarını bir araya getiriyor.

Rumi Forum Başkanı Dr. Ali Yurtsever, GazetePort'a yaptığı açıklamada, "Her sene 5-6 gezi yapıyoruz. Kanaat önderleri ve akademisyenleri Türkiye'ye getirip her gezide Türkiye hakkında yanlış kanaatleri kırmak, düzeltmek kültürlerarası köprü kurmak istiyoruz.
Her gelen Türkiye ve tarihi doğal güzellikleri ve diğer özelliklerini beğenip ayrılıyor. Bugüne kadar 150 civarında kişi geldii" dedi.
Yurtsever, Fethullah Gülen ile ilgili olarak da "Sayın Gülen, onursal başkanımızdır. Tavsiyeleri oluyor. Bu doğrultuda, dünya barışına ulaşmaya çalışıyoruz" diye konuştu.
GazetePort
*********
ABD'DE, DECCAL'A KARŞI DURAN MEHDİ,BAŞBAKANA BARIŞ ÖDÜLÜ VERDİ!!!

http://ahmetdursun374.blogcu.com/2294624/
__________________
http://ahmetdursun374.blogcu.com/
Bilginin arşivlendiği yer.

Konu ahmetdursun tarafından (05.06.08 saat 12:38 ) değiştirilmiştir.. Sebep: ilave bilgi
Digg this Post!