|
#1
|
|
14.10.07, 00:33
Merhaba.. Ömer Faruk Eryılmaz Makaleleri | Doğum gününüz kutlu olsun Ömer Faruk Eryılmaz (40) | Alem-i Faruk Fena | Faruk Türünz, ud yapımcısı | Faruk nafiz çamlıbel | 12 Eylül olmamıştı daha. Özgürlüklerimizin en güzel yıllarıydı yaşadıklarımız. Yurtlar da, bekar evlerinde kalıyor, sorumsuz günler yaşıyorduk. Omzumuzda bir türlü çalmayı öğrenemediğimiz gitarımız, koltuk altında okuyup, okumadığımızı bilmediğimiz kitaplarımız vardı. Kardeştik, arkadaştık, sevgiliydik. Ama özünde dostlardık. Mersin’den, İzmir’den, Çankırı’dan, Bursa’dan gelmiştik, Başkent Ankara’ya. Ortak paydamız üniversiteli olmak, okumaktı. Aynı yurtları, aynı evleri paylaşıyorduk. Bir de aynı siyasetin insanlarıydık. Aynı tastan yemekler yiyorduk günü geldiğinde. Aynı mekanlardı buluşma adreslerimiz. Paramız aynı cüzdan da, giysilerimiz ortaktı. Sabah erken kalkan giyerdi istediği elbiseyi. Son kalkanımızın çamaşır sepetinden çıkartıp giydiği kirli gömlekler olurdu zaman zaman. Çamaşırlarımızı plastik leğenlerde yıkar, eteklerinden asardık koridorlardaki iplere. Hiçbir zaman yeterince beyazlamayan iç çamaşırlarımızın temiz olması yeterdi bize. Hafta sonları bekar evlerinde, büyük tencereler içinde pişirdiğimiz makarnalar spesiyalitemiz olurdu. Kahvaltılarımız poğaça, öğle yemeklerimiz simit- ayran ya da tosttu. Hep kahkahalar vardı ortamlarımızda. Karanfil sokakta şarap içerdik bazı akşamlar. Kadeh değil, şişe sayardık içerken. Sarhoş olmaktan korkmadığımız, kimseye hesap vermek zorunda olmadığımız yıllar. Kaçıncı yaz tatiliydi eve gittiğimiz ve bir daha da bir türlü buluşamadığımız o ayrılık günleri. Oysa bitmez bu okullar derdik sürekli birbirimize. Bir de hep yeminler ederdik birbirimizi asla unutmayacağız diye. Oysa herkes kayboluvermişti birden. Çalan bir düdüğün sesinden korkanların dağıldıkları gibi dağılmıştı herkes başka başka yerlere. Görüşenlerimiz vardı ara sıra birbiriyle. Kırk yılda bir, bir tanıdığa rastladığımızda soruyorduk şu nerde ne yapıyor, haberin var mı gibi soruları. Çok zaman geçmedi herkesin kendi dünyasını kurması için. Evlenmeler başladı. Arkasından bugün nerdeyse yirmi beş yaşına gelmiş çocuklarımızın doğum haberleri. Ana baba olmaya başlamıştık artık. Kimsenin kimseyi arayıp soracağı da yoktu bu toz duman içinde. Kimimiz öğretmen, kimimiz mühendis, kimimiz kendi işinin başında kimimizde özel sektörde bir şeylerin uğraşı içine girmiştik. Türkiye dışına gitti sevdiklerimizden bazıları. Önceleri sık yazılan mektuplar yerini bayram kartlarına, bayram kartları iki yılda bir yazılan yılbaşı kutlama kartlarına bıraktı yerini. Daha sonraları adresler değişti, soyadlar yenilendi. O yıllarda taverna müzikleri modaydı. Ümit Besen’ler, Kurdoğlu’lar vardı Kızılay’daki, Cinnah yokuşundaki tavernalarda. Bülent Ersoy “Beddua” yı söyleyerek ünlü oluyor, hala erkek giysileri giyiyordu. Postanede saatlerce telefon bekleniyordu “evle” görüşebilmek için. Kışlar da çok sertti nedense. Kafeterya diye bir tanım yoktu henüz literatürümüzde. Okulda kantin, Karanfil sokakta birahanemiz vardı. Doğan Avcıoğlu, nun kitapları, Uğur Mumcu ile İlhan Selçuk’un köşe yazıları okunurdu. Zerrin Özer’in ablası Tülay’ın “İkimiz bir fidanız” şarkısı, Ajda’ nın “Petrol” şarkısıyla reyting savaşı verirdi gizliden gizliye. Geçen günlerde, büyüklerin ölüm, küçüklerin büyüme haberleri hiçte gecikmedi gelmekte. Her görüşme de yeni doğan bir çocuğun haberini alırken, beraberinde de ya kaybedilen bir ana baba ya da bir ortak dostun ölüm haberi ekleniveriyordu artık. Hiç olmayacak diye düşündüklerimiz, hep başkalarının başına gelecek diye beklediğimiz her şey bizimde kapımızı çalıyordu. Zaman her şey gibi bunlara da alıştırdı biz. Gün geldi birbirimizin karılarını, kocalarını tanımaz olduk. Ellerin kızları, oğulları karımız kocamız olurken, bizler el oluverdik birbirimize. Artık öğrenmiştik bir daha o günlere dönüşün olası olmadığını. Aynı ölümlerimiz gibiydi. Kötü bir Türk filmiydi işte. Birazdan okunup bitecek bu yazı, ya da filmden çıkıp dolmuşa binince unutulan konu gibi. Yazarın diğer makaleleri Konu lolipop tarafından (14.10.07 saat 01:00 ) değiştirilmiştir.. |
| 10 kullanıcı bu yararlı bilgilendirme için Ömer Faruk Eryılmaz kullancısına teşekkür ediyor : | ||
bitirim (25.12.07), CiwCiw (15.10.07), DJ_DeliRock (15.10.07), huramiral (14.10.07), Jeli (14.10.07), lolipop (14.10.07), puskullupabuc (14.10.07), SELVILV (14.10.07), SERVET77 (15.10.07), Sibel Yiğit Karaören (19.10.07) | ||
| Sponsorlar |
| |
|
#2
| ||||
| ||||
| cok hüzünlü, okuyunca bi tuhaf oldum. Tesekkürler Ömer bey..... |
| 2 kullanıcı bu yararlı bilgilendirme için deutschlehrerin kullancısına teşekkür ediyor : | ||
bitirim (25.12.07), Ömer Faruk Eryılmaz (20.10.07) | ||
|
#3
| ||||
| ||||
| Zaman her şey gibi bunlara da alıştırdı biz. Gün geldi birbirimizin karılarını, kocalarını tanımaz olduk. Ellerin kızları, oğulları karımız kocamız olurken, bizler el oluverdik birbirimize. Bence harika bir yazi gecmisimizden ders alip gelecegimizi daha guzel yasamak umuduyla.. sevgilerimle
__________________ Mankind differs from the animals only by a little, and most people throw that away.Nuve Muzemizi gezdinizmi? sanal resim galerim |
| 3 kullanıcı bu yararlı bilgilendirme için Jeli kullancısına teşekkür ediyor : | ||
|
#4
| ||||
| ||||
| Alıntı:
Yaşarken unutulan sandığımız gün gelir karşımıza çıkar hayat öyle tesadüflerle doludur ki hiç ummadığın bir zamanda ummadığın bir şehirde ummadığın biri ile karşılaşırsın.Hayatta yaşadığımız sürece hayatın bize sunduklarını asla unutamayız bu yazılanlar dahi... teşekkürler ....
__________________ ![]() Asla Başkalarının Umudunu Kırma, Belki Sahip Olduğu Tek Şey Odur.. BOL BOL TEBESSÜM ET GÜLÜMSE Hem Maliyeti Ucuzdur Hem De Değerine Paha Biçilmez... Corel Draw-Flash-Photoshop Photoshop Dersleri Linki Corel Draw Dersleri Linki |
| 2 kullanıcı bu yararlı bilgilendirme için CiwCiw kullancısına teşekkür ediyor : | ||
bitirim (25.12.07), Ömer Faruk Eryılmaz (20.10.07) | ||
|
#5
| ||||
| ||||
| Aslında o içimizdeki hüzündür bizi yaşama bağlayan.O onur duyduğumuz geçmişimizi anımsadıkca biz şanslıydık diye düşünüyorum.Çünkü; şimdilerde gençlerin çoğunun yoksun olduğu birçok duyguyu içimize sindire sindire yaşadık.Ertelediklerimiz ya da zorunlu olarak erteletildiklerimiz de var elbette ama bugün yine eskiye dönmek istermisiniz derseniz yanıtım kocaman bir EVET olur.Varlığını bilmedikleri bir şeyin yokluğunu hissedemeyecekleri için bizden sonraki kuşaklarda boşluğa düşme olmuyor.Bizdeki iflaf olmaz acı o işte! |
| 5 kullanıcı bu yararlı bilgilendirme için Sibel Yiğit Karaören kullancısına teşekkür ediyor : | ||
bitirim (25.12.07), deutschlehrerin (20.11.07), lolipop (24.12.07), Ömer Faruk Eryılmaz (20.10.07), SELVILV (19.10.07) | ||
|
#6
| |||
| |||
| Kaleme aldığınız konu bir öykü tadında olmuş.. Bende bahsettiğiniz dönemlerde üniversiteli idim..Kaldığım yurt ile okuduğum üniversite arasındaki yolun sağ tarafındaki kaldırım sağcıların sol tarafındaki kaldırım solcuların kontrolündeydi.. Ne günlerdi yaşadığımız.. Çok özel anlardı paylaştıklarımız ve çok güzel.. hani derler ya "tarih tekerrürden ibarettir" diye..Acaba öylemi.. Bu dönem yaşanan öğrencilik hayatı ve paylaşımlar o günlerin tadındamı? Tabii her yaşın ayrı güzelliği her yılın ayrı kazancı vardır ama eski dostluklar hiç unutulmuyor.. En taze anılarda öykü tadında bahsedilebilen paylaşımlarda yer alanlardır... Size teşekkür edrim kaleminize sağlık anılarımı canlandırdığınız için.. |
|
#7
| |||
| |||
| Rastlantı sonucu gördüm. Hey gidi günler hey.. Konu Jeli tarafından (19.11.07 saat 23:32 ) değiştirilmiştir.. |
|
#8
| |||
| |||
| çok teşekkürler can kardeşim gerçekten eski defterleri karıştırmış içini dökmüşsün belki yazında ama bizleride geçmişe götürdügün için sagolasın. ellerin dert görmesin,geçmişi bilmeyen ve geçmişten ders almayan, alınmadan gelecege saglıklı bakılmıyor. Teşekkürler ATA |
| 3 kullanıcı bu yararlı bilgilendirme için butoprak kullancısına teşekkür ediyor : | ||
|
#9
| ||||
| ||||
| emeğinize sağlık çok güzel bir çalışma olmuş..
__________________ _Silgi kullanmadan resim çizme sanatina hayat denilmektedir." |
| Sponsorlar |
| |
![]() |
| Tags |
| yasam |
| Seçenekler | |
| Stil | |
|
|