Nüve Forum


Diğer Dersler hakkinda orman yangınları genel bilgiler ile ilgili bilgiler


ORMAN YANGINLARI HAKKINDA GENEL BİLGİLER Genel tanımıyla ifade edecek olursak; serbest yayılma eğiliminde olan ve ormanda yaşama birliğine katılan canlı ve cansız bütün yanabilir varlıkları yakıp yok edebilen ateşe "orman

Cevapla

 

LinkBack Seçenekler Stil
  #1  
Alt 01.12.07, 23:05
nuvekolik
Ziyaretçi
 
İletiler: n/a
Standart orman yangınları genel bilgiler

ORMAN YANGINLARI HAKKINDA GENEL BİLGİLER


Genel tanımıyla ifade edecek olursak; serbest yayılma eğiliminde olan ve ormanda yaşama birliğine katılan canlı ve cansız bütün yanabilir varlıkları yakıp yok edebilen ateşe "orman yangını" denmektedir...


Dünyanın bir çok ülkesinde olduğu gibi ülkemizde de orman varlığını tehdit eden faktörlerin başında orman yangınları gelmektedir. Orman yangınlarının çıkış sebeplerine baktığımızda, yıldırım gibi doğal nedenlerin % 5-6 oranında kaldığını, diğer bütün yangınların çıkış sebebinin insan olduğunu görmekteyiz... Dolayısıyla ülkemiz ormanları için en tehlikeli varlığın "İNSAN" olduğunu söylemek yanlış olmaz.. Bu nedenle orman yangının çıkmasına engel olmak veya çıkacak yangınların sayılarını olabildiğince azaltmak için insanlarımızı bilgilendirmek ve eğitmek zorundayız..


Bu bölümde; orman yangınlarıyla ilgili olarak herkes tarafından bilinmesi gereken konulara yer verdik..

- Orman Yangını Tanım ve Terimler Sözlüğü
- Yanma olayı ve Yangın Üçgeni
- Orman Yangını ve Yol Açtığı Zararlar
- Yangın Çıkış Sebepleri
- Orman Yangını Türleri
- Yangın yayılış modeli ve yanma tipleri
- Orman yangınlarını etkileyen faktörler
- Orman yangınlarıyla ilgili yasal mevzuat
- Orman yangınlarında meteorolojik faktörler
- Yangın söndürme malzemeleri el aletleri
- Yangın söndürme araçları, iş makineleri
- Yangın söndürmede kullanılan kimyasal maddeler
- Yangın Söndürme Metodları
- Orman Yangınlarında Telsiz Haberleşmesi
- Orman Yangınlarında Uçak ve Helikopter Kullanımı

YANGIN ÇIKIŞ SEBEPLERİ
Dikkatsizlik ve ihmal örnekleri; Ormana sönmemiş sigara, kibrit atılması,
Anız yakılması, zeytin altındaki otların yakılması gibi tarım alanlarında istenmeyen otların yakılarak temizlenmesi sırasında,
Çocukların ormanda ateşle oynamaları,
Orman içinde ve kenarında çöplerin yakılarak imha edilmesi sırasında,
Ormana sönmemiş sigara, kibrit atılması,
Arı kovanlarının tütsülenmesinde kullanılan ateşin ormana söndürülmeden atılması,
Piknik amacıyla, yemek pişirmek su ısıtmak amacıyla yakılan ve terk edilen ateşlerden,
PVC boruların ateş yakılarak ısıtılması sırasında,
Ateşli silah tatbikatları sırasında, havai fişeklerin ormana düşmesiyle,
Elektrik tellerinin kopmasıyla, bakımsız trafoların çıkardığı kıvılcımlardan,
Yol ve benzeri inşaatlarda patlayıcı maddeleri ateşleyecek fitilin otları tutuşturmasıyla,
Kireç ve kömür ocaklarının yakılması sırasında,
Trafik kazalarında yanan araçlardan,

Kasıt Örnekleri;
Terör amacıyla ormanların yakılması,
Yerleşim yeri, tarla otlak kazanmak gayesiyle,
Orman idaresine kızgınlık,
Ormanda yapılan kanunsuz işleri ört bas etmek,
Başka tarla sahibini zor durumda bırakmak,
Yabani hayvanları uzaklaştırmak,
İş temin etmek amacıyla (üretim, ağaçlandırma)
Yol Yaptırmak amacıyla,
Yazı: Sedat Kalem Fotoğraflar:

Orman yangınlarına ilişkin istatistlikler Orman Kanunu'nun kabul edildiği 1937'de başlıyor. O tarihten günümüze 74.294 orman yangını çıktı ve 1.630.046 hektar alan yandı. Sadece 2003 yılında 1978 yangın yaşadık ve 6246 hektar -Büyükada yüzölçümünün 12 katı- ormanlık alanımızı yitirdik.

Dergide okuyacağınız ilginç öyküye dair ipuçlarını bu alıntıda bulabilirsiniz.


Aşağı Kayı tipik bir orman köyüydü. Ilgaz Dağları'nın karşı yamaçlarında, ahşap iskeletleri balıksırtı şeklinde ker*** veya tuğlalarla örülü, genellikle iki katlı 500 kadar şirin evin bir arada bulunduğu binlerce orman köyünden biri. Devrez Çayı boyunca uzanan çeltik tarlaları ile dar vadilerin dibindeki dere boylarına sıkışıp kalmış mütevazı bağ ve bahçeler, köylüleri beslemeye ancak yeterdi. Orman içinde açılmış tarlalarda ekilen buğday dağlardan akan köpüklü derelerin döndürdüğü değirmenlerde un olur, köylülerin işten arta kalan günlerde ormandan topladıkları bir eşek yükü odun soğuk kış gecelerini ısıtırdı. 1960'ların sonlarında gelen elektrik ile canlanan doğramacılık kısa sürede yaygınlaştı ve köyde oturan üç aileden birinin ana geçim kaynağı oldu. Kısacası orman Anadolu'nun 17 bin orman köyünde yaşayan 7,5 milyon insan için olduğu gibi Kayılılar için de barınma, beslenme, ısınma; yani her şey demekti.

Çocukluğumda yaz tatillerini geçirmekten büyük zevk aldığım bu köy içimde taşıdığım doğa aşkının ilk tohumlarının atıldığı yerdi. Ormanları, dağları, ovaları ve çayları ile doğa benim ilk ekoloji okulum oldu. Çekirgelerin yaşamını tarlalarda koşarken gözledim. Reçinenin dayanılmaz kokusunu marangoz atölyelerinin talaş yığınlarında hissettim. Yüzmeyi öğrendiğim Devrez Çayı aynı zamanda ilk tuttuğum balığı söğüt çubuğuna taktığım yerdi.

Orman köylüleri için yangın özellikle yaz aylarında günlük yaşamın bir parçası gibiydi. Kimi gün bir sap yığını ardında gizlenerek içtiği sigarayı unutan yaramaz bir çocuğun marifetiydi. Bir başka gün anızların ya da biçilmiş tarlalara gelişigüzel boşaltılarak yakılan talaşların sıçramasıyla ahşap ev ve samanlıklar kolayca tutuşurdu. Ancak ormanın içlerine doğru ilerlemeden kısa zamanda dayanışma içinde söndürülmesi yangınları sıradanlaştırırdı. Cami hoparlöründen sık sık, “Dikkat, dikkaaat! Duyduk, duymadık demeyiiiin. Yangın vaaaar. Bütün komşular, kazma kürekleriyle hemen köy meydanında toplansııın!” uyarısı gelirdi. Orman İdaresi'ne ya da köylülerin deyişiyle “ormancı”ya kendince bir nedenden kaynaklanan öfkesi ile söndürmekten kaçınan birkaç kişi dışında tüm köy ortak düşmana karşı kahramanca bir dayanışma sergilerdi.



2.15. Orman Yangınları
Orman yangınlarının etkileri, orman örtüsünün tabiatına ve yangının şiddetine bağlıdır. Orman yangınları, küçük zararlardan tutun da, ormanın hem koruyucu ve hem de iktisadi faydalarını gelecek nesillere taşıyacak şekilde tamamen tahribine kadar büyük zararlar meydana getirebilir. Orman yangınlarının çoğuna insanlar bilerek veya bilmeyerek neden olur: Hava şartları ise yangınlarda önemli bir çevre ve tetik faktörüdür. Her yıl yıldırımların sebep olduğu yangınlar, Türkiye’de yaklaşık olarak 140 hektarlık ormanı tahrip eder.
Nedenleri %98.8 gibi büyük bir oranda kasıtlı veya kasıtsız insan etkisine bağlı olsa da, orman yangınlarının oluşum yerlerine dikkat edecek olursak, meteorolojik şartların etkisini açıkça görebiliriz. Meteoroloji parametrelerinin yanıcı madde (yakıt) üzerinde meydana getirdiği nem değişimleri hem yangın riski açısından, hem de yangın çıktıktan sonra hareket yönünün belirlenmesinde çok büyük bir öneme sahiptir. Yakıt nemi, havanın bağıl nemi ve sıcaklığına bağlı olarak gün içerisinde değişim göstermektedir. Ülkemizdeki yangınların %83.3’ü Haziran - Ekim ayları arasında meydana gelmekte, ayrıca çıkan yangınların %32 gibi önemli bir kısmı 12:00 - 15:00 saatleri arasında yani yakıt nem kapsamının en düşük olduğu dönemde meydana gelmektedir.

Öneriler:
Yangın tehlike sistemleri uygulanarak bulunan yangın tehlike riskinin bilinmesi, yangınla savaşta büyük bir yardımcıdır. Fakat, bugüne dek yurdumuzda bu konuda ciddi bir çalışma yapılmamıştır. Bunun en önemli nedenleri, ülkemiz şartlarına uygun, hassas bir sistemin oluşturulması ve uygulanması aşamalarında indeks değerlerini hesaplamada ve kalibre etmede kullanılabilecek verilerin yetersizliğidir. Orman yangınlarının genellikle, dağlık ve kırsal alanlarda ortaya çıkması ve mevcut meteoroloji şebekesinin bu alanları temsil edebilecek yeterlikte olmaması, ayrıca çok önemli bir veri olan yakıt nemi ölçümlerinin yapılmayışı da bu konuda çok büyük eksikliklerdir. Oysa gelişmiş ülkelerde olduğu gibi , yangınla mücadele çalışmaları çerçevesinde dağlık alanlardaki meteorolojik verileri de yansıtacak biçimde sabit ve seyyar meteorolojik gözlem ağlarını geliştirmeliyiz.
Orman yangınları ile mücadelede erken müdahale esastır. Bunun için, güvenilir ve uzun vadeli özel hava tahminleri ile değişik bölgelerdeki yangın söndürme ekiplerinin, özel meteorolojik indeksler ile belirlenecek olan, yangın potansiyeli ve olasılığının yüksek olduğu yerlere önceden gönderilebilmesi ve bazı önlemlerin alınması yoluna gidilmelidir. Orman yangını esnasında, rüzgarın yönü ve şiddetindeki anlık değişimlerin meteorologlar tarafından tespit edilmesi, yangın söndürme çalışmalarını yönlendirmede hayati önem taşır. Bu nedenle noktasal rüzgar tahminleri için bilinen yangın bölgelerinin, kompleks arazi simülasyon ve model çalışmalarına da önem verilmelidir.
Ayrıca orman yangınları ile erken mücadele edebilmek için, ormanlara yaklaşan yıldırımlı fırtınaları takip edebilen, bunların ormanlarda çarptığı noktaları otomatik olarak belirleyip gösterebilen “Yıldırım Detektörleri” ağının, Türkiye’de de en azından Ege ve Akdeniz Bölgelerinde kurulup işletilmesi gerekir.
Meteorolojik teknoloji ve bilginin en etkili bir şekilde kullanılabilmesi için itfaiyeciler, ormancılar ile meteoroloji mühendislerinin daha yakın bir işbirliğine girmesi gereklidir. Bu nedenle, gelişmiş ülkelerin orman teşkilatlarında olduğu gibi T.C. Orman Genel Müdürlüğü’nde de meteoroloji mühendislerinden oluşan özel bir meteoroloji analiz ve değerlendirme biriminin kurulup işletilmesi şarttır.
Ülkemizde, bu konuda bilimsel çalışmaların yapılabilmesi için DMİ ve Orman Genel Müdürlüğü, bir “Orman Yangınları Veri Tabanı” oluşturulup tüm araştırmacılara ücretsiz sunmalıdır.
Gelişmiş ülkelerdeki gibi ülkemizde de gerektiğinde 2-aşamalı ve yerel Orman Yangını Bülteni ve İhbarları (sırasıyla “Yangın Gözetleme ve Yangın Uyarısı”) ile insanlarımız bilgilendirilme yoluna gidilebilmesi için, gerekli kadro ve teknoloji temin edilmeli, organizasyon ve hazırlıklar bir an önce yapılmalıdır.
Ayrıca günümüzde süre giden küresel ısınma ile birlikte ülkemizin kuru kesimlerde yüksek sıcaklıklar ile birlikte orman yangını mevsimi ve sayısında artışlar olabilecektir. Kuru kesimlerde yüksek sıcaklıklar ile birlikte orman yangınları ve tarımsal hastalık ve böcek zararlılarında büyük artışlar görülür. Bu nedenle, muhtemel iklim değişikliği ve ozon gazı seyrelmesinin ormanlarımıza olası etkileri de bilimsel olarak araştırılmalıdır.
Modern Hava Durumu programları ile orman yangınları mevsimlerinde yüksek sıcaklık ve düşük nemin bir arada yaşandığı yerler hakkında orman köylüsüne de sürekli olarak bilgi verilmelidir.


Böylece, dünya genelinde konu ele alınınca, doğal afetlerin büyük bir kısmını meteorolojik afetlerin oluşturduğu görülür. Yine bu tabloya göre dünyadaki doğal afetlerin en önemli üçünü de meteorolojik afetlerin oluşturduğu görülmektedir. Doğal afetlerin çeşitleri ve önem sıraları ülkeden ülkeye de değişmektedir. Örneğin, Güney Avrupa ve Akdeniz ülkelerinde doğal afetlerin önem sırası Tablo 2’de olduğu gibidir.

Tablo 2. Akdeniz ülkelerinde doğal afetlerin önem sırası (DeParatesi, 1989).

Hızlı Gelişen Yavaş Gelişen

Deprem 1. Ormansızlaşma
Seller ve Taşkınlar 2. Kuraklık
Orman Yangınları 3. Heyelan
Dolu Fırtınaları
Çığlar
Donlar

---
__________________
Orman Yangınlarını Önleme Şube Müdürlüğü

6831 sayılı Orman Kanunu’nun 68-76 ncı maddeleri “Orman Yangınlarının Önlenmesi ve Söndürülmesi” ile ilgilidir.
09.10.1976 tarih ve 7/ 12520 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile “Orman Yangınlarının Önlenmesi ve Söndürülmesinde Görevlilerin Görecekleri İşler Hakkında Yönetmelik ” yayınlanmıştır.
Orman yangınlarının önlenmesi ve söndürülmesi; Orman Genel Müdürlüğü’nün IV-1427 Tasnif nolu 285 sayılı Tebliği “Orman Yangınlarının Önlenmesi ve Söndürülmesinde Uygulama Esasları” na göre yürütülmektedir.

Görevleri;
Yangın sezonu öncesi mevcut bulunan araç-gereçlerin tamir-bakımlarının yapılmasını kontrol etmek
Yangın mevsimi öncesi gözetleme kulelerinin ve haberleşme merkezlerinin yangın mevsimine hazır hale getirilmesini sağlamak ve kontrol etmek
Çıkan yangınlarının kayıtlarını tutmak ve tehlikeli ve büyüme eğilimi gösteren yangınlara destek sağlamak,
Yangın sezonu öncesi teknik elemanlara yangın konusunda eğitim verilmesini temin etmek
Orman yangınları konusunda kamu kurum ve kuruluşları ile Genel Müdürlüğümüzü ilgilendiren konularda iş ve işlemleri yapmak,
Orman yangınları konusunda ilgili yıla ait Değerlendirme raporu ve takip eden yıla ait Eylem planı hazırlamak
Yangın sezonunda 24 saat esasına göre görev bölümünü düzenlemek ve uygulamak,
Yangın sezonunda Bölge Müdürlüklerinde çalışan yangın işçilerinin ödemeleri ile ilgili ödenek dağılımlarını yapmak,
Verilecek benzeri görevleri ve işlemleri yapmaktır.


Yüzyıllar boyu süre gelen doğal kaynakların tahribi sonucu doğanın dengesi bozulmakta ve çevre sorunları çığ gibi büyümektedir. İçinde bulunduğumuz yüzyılda hızlı nüfus artışı ve yoğun sanayileşme sonucu tahribe maruz kalan tüm doğal kaynaklar “ Dünya Değerleri” olarak kabul edilmektedir. Bu konuda karar vericiler gelecek nesiller için çevre problemlerini tüm dünya boyutunda değerlendirerek çözmeye çalışmaktadırlar. Çevre sorunları ulusal nitelikten çıkıp uluslararası nitelik kazanmaktadır. Doğal kaynakların korunması bu düzeyde ele alınmalıdır.

Bilindiği üzere, dünyada son çeyrek yüzyılda sosyal, ekonomik, politik ve teknolojik alanlarda bir takım değişmeler meydana gelmiştir. Kuşkusuz bu değişme ve gelişmelerden tüm doğal kaynaklar ve onun önemli bir parçası olan ormanlar da etkilenmiş ve halen etkilenmektedir. Bunun tabi sonucu olarak doğal kaynak yönetimi ve ormancılık etkinliklerinde de önemli değişmeler kaçınılmaz olmaktadır.

Yıllar boyunca insan orman ilişkisi devam ede gelmiş ve günümüzde de yoğunluğundan bir şey kaybetmemiştir. Ancak bu yoğun ilişki dengede tutulamadığından sonuçta kaybeden hep ormanlar olmaktadır.

Dünya; insanların ellerinin altında inanılmaz bir şekilde yeniden oluşmaktadır. Kendimize daha fazla bir şeyler koparabilmek sevdasıyla , dünyanın yaşama destek olan her türlü kapasitesini gitgide azaltmamız üzücü bir gerçektir. Yaşadığımız çevrenin, doğal kapasitesinin sınırlarına ulaşmış olduğunun işaretlerini sürekli almaktayız.

Oysa doğal kaynakların başında gelen ormanlar iklimi düzenler, su kaynaklarını dengeye sokar, gezegendeki biyolojik zenginlikleri muhafaza ederler. Sağlıklı bir orman eko sistemi; biyolojik çeşitliliğin ana kaynağı ve bu çeşitliliğin sürekliliğin garantisidir. Orman eko - sistemlerinin sahip oldukları bu çok zengin biyolojik çeşitlilik; tarıma, turizme, kent ve köy yaşamına, inşaat, tıp ve eczacılığa, enerji üretimine, madenciliğe kısaca ekonomik ve sosyal yaşantıya doğrudan ve dolaylı yollarla katkıda bulunmaktadır. Bu nedenle yenilenebilir doğal kaynakların korunması, yok etmeden ve sürdürülebilir kullanım ilkesi çerçevesinde devamlılığının sağlanması ve geliştirilmesi dünya boyutunda büyük önem arz etmektedir.

Dünya kara yüzeyinin yaklaşık olarak 1/3 ünü kaplayan ve yer yüzündeki biyolojik kütlenin ¾ ünden fazlasını oluşturan ormanlar, başta biyolojik çeşitlilik olmak üzere korunması gerekli çevresel değerlerin başında gelmektedir.
Bir haftada Çıkan 245 Orman Yangınında 2027 Hektar Orman Alanı Yandı

Ülkemizde çıkan orman yangınlarının (20/27.08.2006) tarihleri arasındaki durumu aşağıdaki gibidir.

20.08.2006 42 yangın çıkmış olup, 676 hektar alan yanmıştır.
21.08.2006 44 yangın çıkmış olup, 900 hektar alan yanmıştır.
22.08.2006 21 yangın çıkmış olup, 30 hektar alan yanmıştır.
23.08.2006 22 yangın çıkmış olup, 110 hektar alan yanmıştır.
24.08.2006 18 yangın çıkmış olup, 10 hektar alan yanmıştır.
25.08.2006 16 yangın çıkmış olup, 38 hektar alan yanmıştır.
26.08.2006 29 yangın çıkmış olup, 33 hektar alan yanmıştır.
27.08.2006 19 yangın çıkmış olup, 230 hektar alan yanmıştır.

(20/27.08.2006) tarihleri arasında toplam 245 adet orman yangını çıkmış olup 2027hektar orman alanı yanmıştır.
(01.01-28.08.2006) tarihleri arasında toplam 1627 adet orman yangını çıkmış olup 4618 hektar orman alanı yanmıştır.

İzmir-Bayındır-Selçuk Yangını
İzmir Orman Bölge Müdürlüğü, Bayındır İşletme Müdürlüğü, Selçuk İşletme Şefliği Meryemana Mevkiinde 20.08.2006 tarihinde saat 14:40 ta çıkmıştır.
Yangına 10 helikopter, 2amfibik uçak, 5 THK uçağı, 2 Ogm helikopteri, 103 arozöz, 18 dozer, 1000 işçi, 40 teknik eleman, 60memur, 200 mükellef katılmıştır.
Yangında 350 Hektar alan zarar görmüştür.

Muğla-Milas Yangını
Muğla Orman Bölge Müdürlüğü, Milas İşletmesi, Karacahisar şefliğinde 21.08.2006 tarihinde saat 13:20 de çıkmıştır. Yangına 7 helikopter, 51 arazöz, 16 dozer, 600 işçi ,40 teknik eleman ve 250 mükellef katılmıştır.
Yangında 700 Hektar alan zarar görmüştür.

Antalya-Kaş Yangını
Antalya Orman Bölge Müdürlüğü, Kaş Orman İşletme Müdürlüğü, Kasaba İşletme Şefliğinde 19.08.2006 tarihinde saat 00:30 da çıkmıştır. Yangın söndürme çalışmalarına 2 amfibik uçak, 6 helikopter, 55 arazöz, 15 dozer, 550 işçi, 20 teknik eleman, 100 mükellef katılmıştır.
Yangında 350 Hektar alan zarar görmüştür.

Bolu-Mudurnu Yangını
27.08.2006 günü saat 13:20 de Bolu Orman Bölge Müdürlüğü, Mudurnu Orman İşletme Müdürlüğü, Sarpuncuk Orman İşletme Şefliği’nde orman yangını çıkmıştır. Yangına; Orman Genel Müdürlüğüne ait 4 Helikopter, 16 Arazöz, 6 Dozer, 10 Teknik eleman, 20 Memur, 120 İşçi ve 50 mükellef ile müdahale edilmektedir. Yangın 200 hektar bozuk ve normal karaçam ormanında etkili olmuştur. Yangın büyük ölçüde kontrol altına alınmıştır.
__________________

Alıntı ile Cevapla
  #2  
Alt 19.05.08, 11:59
Nüvekolik
Ziyaretçi
 
İletiler: n/a
Smile Cevap: orman yangınları genel bilgiler

saol yaa çok teşekkürler bende kaç gündür bunu arıyordum saol
Alıntı ile Cevapla
  #3  
Alt 26.04.10, 15:31
Nüvekolik
Ziyaretçi
 
İletiler: n/a
Smile Cevap: orman yangınları genel bilgiler

saollllllllllllllllun kardeşş
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Tags
bilgiler, genel, orman, yangınları

Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
You may not post new threads
You may not post replies
You may not post attachments
You may not edit your posts

BB code is Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık



Bütün zaman ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu anki saat: 14:58 .