Nüve Forum

Nüve Forum > gazete haber ve makale yorumları > Köşe Yazarları > Naci Kaplan > İktidarların El Değiştirmesİ Ve Ekonomi ilişkisi

Naci Kaplan hakkinda İktidarların El Değiştirmesİ Ve Ekonomi ilişkisi ile ilgili bilgiler


Yönetim şekli ve uygulanan ekonomik sistem ne olursa olsun devletlerin ömürlerini belirleyen yegane olgu, yurttaşlarının ekonomik üretim ilişkileri sonucunda üretilen değerden aldıkları paydır. Bu aynı zamanda yurttaşların yaşam kalitelerinin de

Cevapla

 

LinkBack Seçenekler Stil
  #1  
Alt 25.11.07, 21:27
Naci KAPLAN - ait kullanıcı resmi (Avatar)
Çekingen
 
Üyelik tarihi: Nov 2007
Nereden: Balıkesir
İletiler: 34
Naci KAPLAN yakında çok ünlü biri olacak!Naci KAPLAN yakında çok ünlü biri olacak!
Standart İktidarların El Değiştirmesİ Ve Ekonomi ilişkisi

Yönetim şekli ve uygulanan ekonomik sistem ne olursa olsun devletlerin ömürlerini belirleyen yegane olgu, yurttaşlarının ekonomik üretim ilişkileri sonucunda üretilen değerden aldıkları paydır. Bu aynı zamanda yurttaşların yaşam kalitelerinin de belirleyicisidir.

Osmanlı devletinin tarih sahnesinden silinmesine yol açan tebasının devlete karşı başkaldırısı değildir. 16. yüzyıl sonlarına doğru başlayan çöküş tamamen Avrupa***8217; da başlayan sanayi devrimini ıskalayışın sonucudur. Birbirleri arasında din, dil, milliyet bağları bulunmayan insanlardan oluşmuş ve üç kıtaya yayılmış imparatorluğu 400 yıla yakın ayakta tutan; çağdaşı olduğu devletler arasında insanlarının daha mutlu yaşıyor olmasıydı. Duraklama ve gerileme dönemlerinde özden yoksun dış kabuğun değişimine yönelik sözüm ona Batılılaşma çabaları, reformlar, düzenlemeler ekonominin eski refah dönemi yıllarını geri getirmeye yetmeyecekti. Ekonomik bağımsızlığın yitirilip dış borçlanmaların ve bazı devletlere tanınan imtiyazların başlangıcının üzerinden geçen yaklaşık 200 yılın sonunda siyasal bağımsızlık ta kaybedilecek ve ülke fiilen işgal edilecekti.

Mustafa Kemal ne bir filozof, ne bir politika uzmanı ne de ekonomi kuramcısıdır. Yola çıkarken koyduğu tek hedef ülkesinin emperyalizmin boyunduruğundan kurtuluşuna önder olup, insanlarının diğer ulusların insanları gibi onurla yaşabilecekleri yeni bir devletin kuruluşudur. Yeni Türkiye Cumhuriyetinin kurulduğu 1923 ile yaşamının sona erdiği 1938 yılları arasında geçen on beş yılda yapılanları ve gelinen noktayı küçümsemek kimsenin haddi değildir. O hiçbir zaman ulusundan kopmamış, halkının ekonomik refah düzeyinin daha insanca bir düzeye ulaştırılabilmesine yönelik çalışmalarını son nefesine kadar sürdürmüştür.
Kendi ya da yakın çevrelerine menfaat sağlamak için yanına sokulduklarını anladıklarını anında tasfiye etmiş, çevresinden uzaklaştırmıştır.

Tüm dikkatine rağmen ilk yıllarda uygulanan devletçi politikaların sonucunda;devlet kaynaklarından yoksul halkın hakkına düşecek olanları çalarak sömüren,zengin olan parti yandaşlarına engel olunamamıştır.

Onun ölümünün ardından CHP askeri ve sivil bürokrasi, elit aydınlar, tuzu kuruların toplandığı; daha çok cumhuriyetin ekonomik nimetlerinden faydalanmayı becerenlerin partisi haline gelmiştir.Ulusal kurtuluş savaşında cephenin en ön saflarında canlarını hiçe sayıp çarpışanların ekonomik durumlarında ise padişahlık devriyle karşılaştırıldığında cumhuriyet döneminde hissedilir bir değişiklik olmamıştır.

Hani denize düşen yılana sarılır örneği gibi yoksulluktan bir türlü kurtulamayan halk 1950 seçimlerinde iktidarı CHP***8217;den üreyen türedi kasaba zengini ticaret burjuvazisinin DP***8217;sine iktidarı teslim etmiştir.

İnönü***8217;ler, Menderes***8217;ler, Demirel***8217;ler, Erbakan***8217;lar, Özal***8217;lar, Çiller***8217;ler, Yılmaz***8217;lar halkın refah düzeyinin yükseltilmesini bir görünmez yerlere koyup partilerine yandaş devletten geçinmeci asalak zengin yandaşlar ortaya çıkarmışlardır.

22 Temmuz 2007 seçimlerinin tek favorisi şu an iktidar da bulunan AKP***8217;dir. Bir zamanlar sol rüzgarların estiği büyük kentlerin köyden göçmüş insanlarının oluşturduğu varoşlar bugün din maskesi takınmış tarikat gruplarının etki alanındadır.Yıllardır insan gibi yaşayacak gelire ulaşamamış insanlar bir başörtüsü masalının içinde rol alan oyunculardır.AKP yönetimi kendisine finansal destek vererek iktidara taşıyan iç ve dış ekonomik grupların emrinde ve hizmetindedir.Kendisini oyla iktidara taşıyan varoşlar insanının başörtüsü ya da ekonomik refah durumu pek de umurlarında olmayıp umurlarındaymış gibi görünmektedirler.
Tüm sorunlarını çözmüş ! ülkemizde başörtüsü siyasal bir simge mi? Dini inançların gereği mi takılmakta? Başörtüsü bence cumhuriyet öncesi ve sonrasında toplumun ekonomik düzey olarak en altta yer alan kesiminin ekonomik sisteme ve devlet düzenine baş kaldırışıdır. Ve bu başkaldırıda arkada saklananlar, onları oyundaki aktörler olarak görenlerin en çok korktukları şey de oynadıkları oyunun gün gelip mutlaka anlaşılacağıdır. Ivırtıp kıvırtmaları da bu yüzdendir.

Hiçbir parti bir avuç yandaşının çıkarlarına hizmet yerine halkın gelir düzeyinin arttırılması, refah düzeyinin yükseltilmesi gibi bir amaç taşımaz. Vaatler ve verilen sözler sadece oyların alınmasına yöneliktir, İktidara gelindiğinde hemen unutulup bir daha asla hatırlanmamak üzere.

Bu güne kadar halkçı Atatürkçülük, milliyetçilik, vatancılık, bayrakçılık, Müslümanlık, laiklik,cumhuriyetçilik gibi değerleri kullanarak siyaset yapanlar,halkın çektiği ekonomik sıkıntılardan bir haber sırça köşklerin camlarından bakarak dışarıdan aldıkları direktiflerle sözüm ona ülke yönetmişler ve göstermelik seçimlerle sadece yer değiştirmiş.

Yıllardır nice parti iktidara gelmiş gitmiş ama her ne hikmetse o asgari ücret denen şey insanca ailece yaşanabilecek bir rakama yükseltilememiştir.

Mustafa Kemal***8217;in hayal ettiği Türkiye değildir bugünün Türkiye***8217;si, halkı mutlu ve geleceğinden umutlu değildir.

Bir tarafta başörtüsü ardına saklandıkları kafalarının içinde açlık ve yokluğu, yoksulluğu yaşamaya alışmış vakıf, tarikat, dernek müritleri kadınlarımız, kızlarımız ile arkalarında ekonomik düzene asıl başkaldıran erkekleri ve onları kullanan AKP
Diğer yanda gerçek halk kesimleriyle bağlarını çoktan koparmış, cumhuriyet ve laikliğin sofralara konulup ta aç insanların karınlarını doyurmaya yetmediğinin farkında olmayan adının içindeki halk sözcüğünden başka halktan bir haber, yoksul insanların sorunlarının çözümüne yönelik hiçbir proje üretemeyen miting CHP***8217;si.

Mustafa Kemal en gelişmiş medeniyetler düzeyini aşmayı hedef koyarken Cumhuriyetin geleceğini gençlere emanet etmiştir.

Ne din, ne halk, ne bayrağı kullanarak siyaset yapanlara ne kendilerine Atatürkçü adı veren dalkavuklara, ne tarikat müritlerine, ne cumhuriyet laiklik mitingi düzenleyicilerine, ne de askerlere değil***8230;

Yoksa, İran örneğinde olduğu gibi geriye doğru devrimle düzeni değiştirmeyi amaç edinmiş, kurtuluşu din devletinde sanan aç halkların başkaldırılarını ordular bastıramaz!
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Tags
değiştirmesı, ekonomi, ilişkisi, ıktidarların

Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
You may not post new threads
You may not post replies
You may not post attachments
You may not edit your posts

BB code is Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık



Bütün zaman ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu anki saat: 14:04 .