Nüve Forum

Nüve Forum > akademik > Mühendislik Fakültesi > Ziraat Fakültesi > Böceklerin insektisidlere karşı dayanıklılığı

Ziraat Fakültesi hakkinda Böceklerin insektisidlere karşı dayanıklılığı ile ilgili bilgiler


İkinci dünya savaşından bu yana zararlı böceklere karşı organik sentetik insektisidler geniş bir uygulama alanı bulmuştur. Fakat zamanla bunlara karşı dayanıklı ırklar ortaya çıkmış ve halen de çıkmağa devam etmektedir.

Cevapla

 

LinkBack Seçenekler Stil
  #1  
Alt 22.11.09, 13:47
Meraklı
 
Üyelik tarihi: May 2008
İletiler: 182
ziraat.müh. olağanüstü bir gizeme sahip!ziraat.müh. olağanüstü bir gizeme sahip!ziraat.müh. olağanüstü bir gizeme sahip!
Standart Böceklerin insektisidlere karşı dayanıklılığı

İkinci dünya savaşından bu yana zararlı böceklere karşı organik sentetik insektisidler geniş bir uygulama alanı bulmuştur. Fakat zamanla bunlara karşı dayanıklı ırklar ortaya çıkmış ve halen de çıkmağa devam etmektedir. Bu nedenle de yapılan kimyasal savaş beklenen ölçüde başarılı olamamaktadır.
Bu makalede bitki koruma alanında ciddi bir sorun olarak karşımızda duran böceklerin insektisidlere dayanıklılığı, bunun saptanması, değerlendirilmesi, nedenleri, değişik tipleri, biyokimyasal ve genetik mekanizması açıklanmıştır. Ayrıca dayanıklılığın ortaya çıkmasını veya daha fazla gelişmesini önlemeğe yarıyacak başlıca pratik çareler üzerinde de durulmuştur.
biyopest1.jpg
Giriş
İnsan, evcil hayvan ve kültür bitkilerinin zararlılarından olan böceklerin, bunlara karşı savaşta kullanılan insektisid dediğimiz böcek öldürücü zehirli kimyasal bileşiklere karşı zamanla dayanıklı hale geldiği günümüzde üzerinde en çok durulan ciddi konu ve sorunlardan biridir. Bunun için önce, dayanıklılığın anlamını daha açık bilmek gerekecektir. Bir uygulamacı veya yetiştiriciye göre dayanıklılık, herhangi bir zararlı böceğe karşı kullanılan bir ilacın daha önceki etkili durumunu devam ettirmemesi yani etkisiz kalması manasını ifade eder. Bilimsel olarak ise, bir zararlı böcek türü bireylerinden yavrularına kalıtsal olarak geçmiş ve zehirli kimyasal bileşiğe karşı koyabilme yeteneğinin kazanılmış olmasıdır diye de tarif edebiliriz. Bu durum türler içerisinde dayanıklı ırklar olarak ortaya çıkar.
Tarımsal savaş alanında bir ilaca dayanıklılık ilk defa 1908 yılında A. B.D.'de Quadraspidiotus perniciosus (Comst.) (Homoptera: Diaspididae)'a karşı kükürt ve kireç bulamacı uygulanan elma bahçelerinde saptanmıştır. Yine aynı ülkede daha sonraları 1916 yılında Aonidiella aurantii (Mask.) (Homoptera : Diaspididae)'nin hidrojen siyanür gazına ve 1928 yılında Laspeyresia pomonella L. (Lepidoptera: Tortricidae)'nın arsenikli ilâçlara dayanıklı hale geldiği ortaya konulmuştur (Gunther and Jeppson, 1960). Fakat II. Dünya savaşından zamanımıza kadar çok değişik bileşik ve yapıda organik sentetik ilâçların bulunması ve bunların zararlılara karşı geniş oranda kullanılması böceklerde bu ilâçlara karşı olan dayanıklılığı daha da arttırmıştır. Nitekim bu ilâçlardan ilki olan DDT'ye dayanıklılık ilk olarak ev sineği dediğimiz Musca domestica L. (Diptera: Muscidae)'da görülmüştür. Daha sonraları da bu ve diğer organik sentetik ilâçlara karşı bir çok böcek türlerinde dayanıklılık ortaya çıkmıştır. Kısaca belirtmek gerekirse Cherrett et al. (1971)'e göre halihazırda dünyanın değişik ülkelerinde 150-200 böcek türü, en az bir insektiside karşı dayanıklılık kazanmış durumdadır.
Yurdumuzda ise bitki koruma alanında kullanılan insektisidlerin zararlı böceklerde yaratmakta olduğu dayanıklılık sorununa araştırıcılarca son yıllarda gereken önem verilmeğe başlanılmıştır. Bu konuda yapılan çalışmalarla da Güney Anadolu'da başta gelen pamuk zararlılarından Spodoptera littoralis (Boisd.) (Lepidoptera: Noctuidae)'in bazı organik fosforlu ilâçlara ve Doğu Karadeniz bölgesinde önemli bir fındık zararlısı olan Balaninus nucum L. (Coleoptera: Curculionidae)'un carbamate grubundan olan insektisidlerden carbaryl ve methiocarb bileşiminde olan ilâçlara dayanıklılıkları Öden et al. (1975 a,b) tarafından saptanmış bulunmaktadır. Ege bölgesi tütün dikim alanlarında yetiştiricilerce devamlı bir şikâyet konusu olan bitki bitlerinden Myzus persicae (Sulz.) (Homoptera : Aphididae)'de bazı organik fosforlu ilâçların dayanıklık meydana getirip getirmediği durumu da halen araştırılmaktadır (Zümreoğlu, 1976)

Hasan Giray
E.Ü. Ziraat Fakültesi Entomoloji ve Zirai Zooloji Kürsüsü Bornova-lzmir
__________________
[CENTER][URL="http://www.nevart.net/"][IMG]http://www.nuveforum.net/galeri/data/500/2602.jpg[/img][/url]
Güzel Sanatlar Fakültesi/Lisesi Yetenek Sınavlarına Hazırlık Kursu
Resim Yağlı Boya Hobi Kursu
Hızlı ve Etkili Okuma Kursu
Çocuklar için Hızlı Okuma Kursu
Çocuklar için Resim Kursu
Diksiyon Kursu
Nefes Teknikleri Kursu
Kişisel Gelişim Kursları[/CENTER]
Alıntı ile Cevapla
  #2  
Alt 22.11.09, 13:47
Meraklı
 
Üyelik tarihi: May 2008
İletiler: 182
ziraat.müh. olağanüstü bir gizeme sahip!ziraat.müh. olağanüstü bir gizeme sahip!ziraat.müh. olağanüstü bir gizeme sahip!
Standart Böceklerin insektisidlere karşı dayanıklılığı

Dayanıklılığın Saptanması ve Değerlendirilmesi Yöntemleri
Belirli yerde herhangi bir böcek türünde bir ilâca karşı kalıtsal bir dayanıklılığın olup olmadığını belirlemek için aynı türün ilâca duyarlı po-pulâsyonlarından alınacak temsilcileri ile birlikte aynı laboratuvar koşul¬larında ilaç denemeleri yapılması tjerekir. Fakat burada en önemli husus ele alınacak türde gerçek bir dayanıklılığın bulunmasıdır. Zira bazı durum¬larda zararlı için kullanılan ilâcın eksik atılışı, ilaçlamanın elverişsiz hava koşulları veya zararlının duyarlı dönemine uygun düşmeyen bir zamanda yapılması gibi nedenlerle bazen yanılgıya düşülüp dayanıklılık olduğu ka¬bul olunabilinir. Bu gibi olasılıkları yok edebilmek için doğa koşullarında gözlemleri bitkilerin birkaç yetişme mevsimi boyunca dikkatlice yapmalı, gerekirse bir böceğin değişik dönemlerinde çeşitli ilâç dozlarıyla deneme¬ler yaptıktan sonra dayanıklılık hakkında bir karar verilmelidir.
Dayanıklılıkla ilgili laboratuvar denemelerinin yapılabilmesi için, ön¬ce teste tabi tutulacak insektisidin etkili maddesi değişik konsantrasyon¬larda yani dozlarda aseton ve yağ gibi eritkenlerde eritilerek solüsyonları hazırlanır. Hazırlanmış olan bu solüsyonlar Bonnemaison (İ969) ve Busvin (1971)'in bildirdiğine göre aşağıdaki yöntemlerden birine göre test için uygulanır.
1. Aseton, yağ veya aseton ve yağ karışımında bulunan zehirli eriyik, mikroenjektör yardımıyle denemeye alınan böcekler üzerine belirli stan¬dartlara göre birer damlacık olmak üzere bırakılır. Yurdumuzda Öden et al. (1975 a,b) tarafından S. littoralis ve B. nucum'a karşı yapılan dayanık¬lılık denemelerinde bu yöntem kullanılmıştır.
2. Yine yağ veya aseton içerisinde hazırlanmış solüsyona yaprak, yap¬rak parçacıkları veya meyveler daldırılır. Bundan sonra böcekler salınır. Böylece ilâç kalıntısı doğal bir ortam üzerinde bulunduğundan bu yön¬temle yapılan dayanıklılık testleri oldukça fazladır.
3. Uçucu olmayan yağlardan biri içerisinde eritilmiş olan zehirli kim¬yasal bileşik, petri ve benzeri cam kaplara konularak çalkalanır. Bu suret¬le ilacın bir tabaka halinde yayılıp yapışması sağlanır. Daha sonra da tür¬lere göre değişebilecek sürede böcekler kaplar içersine bırakılarak ilâçlı yüzey ile temasa gelmeleri sağlanır. Başlangıçta bu yöntemden ev sinek¬lerinde meydana gelen dayanıklılığın saptanmasında çok yararlanılmıştır. Daha sonraları da kültür bitkilerinde zararlı böceklere karşı dayanıklılık testlerinde de uygulanmaya başlanmıştır. Bunların arasında Jassidae (Ho-moptera) türleri de bulunmaktadır.
4. Bir yağ içerisinde eritilerek hazırlanmış her hangi bir insektisid em¬me yeteneği yüksek kâğıtlara emdirilir. Aynı şekilde türlere bağlı olmak üzere belirli süre böceklerin ilâçlı kâğıtla temasa gelmeleri sağlanır. Bu yöntemde daha çok insan ve evcil hayvanların zararlılarından sivrisinek ve tahta kurusu gibi böceklere ait dayanıklılık testleri yapılır. Ayrıca ta¬rımsal alanda lahana sineği (Hylemyia brassicae Bouché) ve soğan sineği (H. antiqua Meig.) (Diptera: Muscidae)'ne karşı dayanıklılık denemele¬rinde de yararlanılmaktadır. Anbarlanmış ürünlerin zararlı böceklerine ait bu konudaki testlerde üzerlerinde kuru ilaç kalıntısı bulunan filtre kâğıt¬ları ile gerçekleştirilmektedir.
Bir ilâcın değişik dozlarından denemeye alınan böceklerde meydana getirdiği yüzde ölüm oranlarının bulunmasına ait değişik formüller varsa da standart hale getirilmiş dayanıklılık denemelerinde genellikle Abbott formülü kullanılmakta ve öğütlenmektedir.
Denemelerin sonuçlarına göre elde olunan çeşitli ilâç dozları ile yüzde ölüm oranı arasındaki ilişkiden yararlanılarak dayanıklılığın belirlenme¬sinde önemli olan HDS0 ve LD
__________________
[CENTER][URL="http://www.nevart.net/"][IMG]http://www.nuveforum.net/galeri/data/500/2602.jpg[/img][/url]
Güzel Sanatlar Fakültesi/Lisesi Yetenek Sınavlarına Hazırlık Kursu
Resim Yağlı Boya Hobi Kursu
Hızlı ve Etkili Okuma Kursu
Çocuklar için Hızlı Okuma Kursu
Çocuklar için Resim Kursu
Diksiyon Kursu
Nefes Teknikleri Kursu
Kişisel Gelişim Kursları[/CENTER]
Alıntı ile Cevapla
  #3  
Alt 22.11.09, 13:48
Meraklı
 
Üyelik tarihi: May 2008
İletiler: 182
ziraat.müh. olağanüstü bir gizeme sahip!ziraat.müh. olağanüstü bir gizeme sahip!ziraat.müh. olağanüstü bir gizeme sahip!
Standart Böceklerin insektisidlere karşı dayanıklılığı

Dayanıklılığın Gelişmesi ve Ayrımı
Bir zararlı böceğe karşı insektisid veya grubunun uzun zaman devam¬lı olarak kullanılması halinde seleksiyon veya mutasyon yoluyla o böcekte ilâca karşı bir dayanıklılık ortaya çıkabilir. Yapılan araştırmalarla böcek, akar ve kemirgenlerden pestisidlere dayanıklı ırkların daha çok bir selek¬siyon sonunda meydana geldiği görülmekte ve kabul edilmektedir (Cher-rett et al., 1971). Bilindiği gibi böcekler heterozigot bir genetik yapıya sa¬hiptirler. Bu duruma göre de bir böcek türünün geniş bir populasyonu için yapılan ilaçlamalarda sayıları başlangıçta az da olsa bazı bireyler daya¬nıklı genlere sahip genotip yapıları nedeniyle ilâcın öldürücü dozundan etkilenmeyerek hayatta kalırlar. Aynı ilâcın tekrar tekrar uygulanması halinde, dayanıklı bireylerin sayısı ileriki döllerde gittikçe artarak daya¬nıklı ırk populasyon içinde böylece çoğunluk kazanır. Bu şekilde önceden var olan dayanıklı genler seleksiyona yani seçmeye tabi olarak dayanıklılık da ortaya çıkmış olur.
Jones and Jöne s\(1974) 'a göre şurası da bir gerçektir ki döl verme sü¬resi kısa olan bir böcek ve akar türlerine karşı ilaçlamaların sık sık yapıl¬dığı yerlerde populasyon içinde dayanıklı ırkın genetik saflığı kısa bir sü¬rede gittikçe artar ve daha sonra da bunlar populasyönun en büyük kıs¬mını oluştururlar. Diğer taraftan bunun aksine olarak döl verme süresi uzun böceklere karşı savaşta zayıf etkili ilâçlar aralıklı zamanlarda kulla¬nıldığı takdirde dayanıklı ırkların meydana gelme olasılığı daha az ola¬bilmektedir. Bu açıklamalardan da anlaşılacağı üzere dayanıklılığın çabuk olarak gelişmesinde kuvvetli ve devamlı bir seleksiyon olması gereklidir. Bu bakımdan ev sineği ve sivrisinek gibi türlerin bulunduğu yerlerde kuvvetli ve sık sık yapılan ilaçlamalar sonunda kültür bitkileri zararlı bö¬ceklerine oranla neden daha çabuk dayanıklı ırkların geliştiği ve ortaya çıktığı kolaylıkla kendiliğinden anlaşılabilmektedir.
Böceklerde ilâçlara dayanıklılığın meydana gelişinin mutasyon dedi¬ğimiz genler üzerindeki kalıtsal değişmelerle de ortaya çıkabildiğine daha önce değinmiştik. Bu tarzdaki dayanıklılığın seleksiyona oranla çok daha az oluşabileceği üzerinde araştırıcılar birleşmektedirler. Bu yolla gelişen dayanıklılıkta insektisidler mutagenetik bir etmen olarak yol oynamakta, böylece normal genleri ilâçlara dayanıklı gelecek gen haline değiştirmek¬te, zamanla da bir böcek populasyonunun ileriki döllerinde ilaçlara daya¬nıklı genlere sahip bireyler populasyonda hakim duruma geçmektedir.
Böceklerde dayanıklılığın kazanılmasına olanak sağlayan nedenler aynı zamanda değişik tipte dayanıklılıkların ortaya çıkmasını sağlarlar. Bunları Bonnemaison (1969) ve Jones and Jones (1974)'dan yararlanıla¬rak ayrı ayrı özetlemeğe çalışalım.
__________________
[CENTER][URL="http://www.nevart.net/"][IMG]http://www.nuveforum.net/galeri/data/500/2602.jpg[/img][/url]
Güzel Sanatlar Fakültesi/Lisesi Yetenek Sınavlarına Hazırlık Kursu
Resim Yağlı Boya Hobi Kursu
Hızlı ve Etkili Okuma Kursu
Çocuklar için Hızlı Okuma Kursu
Çocuklar için Resim Kursu
Diksiyon Kursu
Nefes Teknikleri Kursu
Kişisel Gelişim Kursları[/CENTER]
Alıntı ile Cevapla
  #4  
Alt 22.11.09, 13:48
Meraklı
 
Üyelik tarihi: May 2008
İletiler: 182
ziraat.müh. olağanüstü bir gizeme sahip!ziraat.müh. olağanüstü bir gizeme sahip!ziraat.müh. olağanüstü bir gizeme sahip!
Standart Böceklerin insektisidlere karşı dayanıklılığı

1. Davranışa ait Dayanıklılık
İnsektisid böceğin davranışında bir değişiklik yapar. Böylece bu dav¬ranışıyla böcek ilâçla temas etmekten kaçınır veyahutta çok kısa bir süre temas eder. Örneğin kurşun arseniyata dayanıklı hale gelmiş L. pomonella larvaları yumurtadan çıkıp meyvenin iç kısmına girerken meyve kabuğu¬nu kemirirler. Fakat kabuk kısmı ilâçlı olduğundan yutmayarak dışarı fır¬latırlar. Böylece mide yoluyla etki gösteren bu ilâcın zehir etkisinden ko¬runmuş olurlar. DDT ile devamlı olarak ilaçlanmış yerlere Güney Ameri¬ka'da bazı sivrisinek türlerinin gelip konmaması da bu tipteki dayanıklılı¬ğa verilecek en belirgin bir örnektir.

2. Böceklerin İç ve Dış Yapısına bağlı Dayanıklılık
Böcek herhangi bir ilâca karşı tepki göstermez. Fakat vücudunun üze- " rinin tüylü veya derisinin kalın olması nedeniyle zehir vücudunun duyar¬lı kısmına ulaşıp etkili olmaz. Veyahut da vücudu tarafından öldürücü miktarda ilâç alınmaz. Bu durum özellikle yağ dokularında eriyerek sinir sistemine etki yapan kontakt etkili DDT gibi ilâçlarda görülür.

3. Fizyolojik Dayanıklılık
Organik sentetik ilâçlara karşı böceklerde görülen genel bir dayanık¬lılık şeklidir. Bir böceğe karşı savaşta kullanılan bir ilâç böceğin duyarlı dokularına kadar ulaşır ve bunların içine girebilir. Çok düşük dozları bir türün bazı bireylerini kolaylıkla öldürebildiği halde, aynı ilâcın yüksek dozları dahi aynı türün bazı bireylerini öldüremez. Çünkü böcekler salgı¬ları, enzimleri, işe yaramayan yağ dokuları kalıntılarında zehirli bileşiği depolama, ilâcın etkisini bozma veya kâfi miktarda deriden ilâcın geçme¬sine engel olma gibi özel metabolizma yani fizyolojik faaliyetleri ile ilâç¬ların zehir etikisinden korunmuş ve bu etkiyi azaltmış olarak dayanıklı hale gelirler.
__________________
[CENTER][URL="http://www.nevart.net/"][IMG]http://www.nuveforum.net/galeri/data/500/2602.jpg[/img][/url]
Güzel Sanatlar Fakültesi/Lisesi Yetenek Sınavlarına Hazırlık Kursu
Resim Yağlı Boya Hobi Kursu
Hızlı ve Etkili Okuma Kursu
Çocuklar için Hızlı Okuma Kursu
Çocuklar için Resim Kursu
Diksiyon Kursu
Nefes Teknikleri Kursu
Kişisel Gelişim Kursları[/CENTER]
Alıntı ile Cevapla
  #5  
Alt 22.11.09, 13:49
Meraklı
 
Üyelik tarihi: May 2008
İletiler: 182
ziraat.müh. olağanüstü bir gizeme sahip!ziraat.müh. olağanüstü bir gizeme sahip!ziraat.müh. olağanüstü bir gizeme sahip!
Standart Böceklerin insektisidlere karşı dayanıklılığı

Organik Sentetik İnsektisid Gruplarına Göre Dayanıklılığın Biyokimyasal ve Genetik Mekanizması
1. Klorlandırılmış Hidrokarbonlar
Yapılan araştırmalara göre böceklerde klorlandırılmış hidrokarbon¬lardan olan insektisidlere karşı iki tip dayanıklılığın ortaya çıktığı saptan¬mıştır (Jones and Jones, 1974). Bunlardan birincisi DDT'ye dayanıklılık¬tır ki bunun içinde DDT'ye yakın olan DDE ve methoxychlore gibi bile¬şikler de yer almaktadır. İkincisi ise dieldrin'e karşı olan dayanıklılıktır. Burada da BHC, aldrin, heptaclor, toxaphane ve chlordane gibi insekti-sidler ayrıca bulunmaktadır. Bu yolla bir ilaca karşı dayanıklı hale gelmiş bir zararlı türü ırkının bu ilaca yakın veya diğer gruptakilere dayanıklı hale gelmesine «melez dayanıklılık Ev sinekleri üzerinde DDT ile yapılan birçok araştırmalar sonunda dayanıklılığın biyokimyasal ve genetik mekanizması bu ilâç üzerinde ilk defa etraflı olarak açıklanmıştır. Şöyle ki; DDT'ye dayanıklı ırklarda DDT-dehydrochlorinase adında bir enzim bulunduğu halde, DDT'ye duyarlı bö¬ceklerde hemen hemen yok gibidir. Bu enzim DDT'yi katolize ederek aşa¬ğıdaki formülde olduğu gibi onun molekülünden klorlu hidrojenin ayrıl¬masını sağlar.
Böylece DDT biyokimyasal olay sonunda 2,2 bis- (parachlorophenyl)-l,l dichloroethylene ve kısaca DDE ile simgelenen zehirsiz bir bileşiğe dönüş¬müş olur.
Dieldrin tipine giren insektisidlere karşı dayanıklılığın meydana ge¬lişi yine bazılarında enzimler sayesinde olabilmektedir. Diğer bazılarında ise bir böcek türü bireyleri içerisinde sinir sistemi yapısında ilâçlara karşı doğuştan var olan duyarlılık farklarından dolayı dayanıklılığın ortaya çı¬kabileceği kabul olunmaktadır, (Bonnemaison, 1969).
Ev sineklerinin klorlandırılmış hidrokarbonlardan olan insektisidlere dayanıklı hale gelmiş ırklarının kendi aralarında üretilmek suretiyle da¬yanıklılığın mekanizması yani dayanıklılığı sağlayan genler belirlenmiştir. Bu genler hakkında ortaya konan araştırma sonuçları Bonnemaison (1969) ve Jones and Jones (1974)'dan yararlanılarak aşağıda özetlenmiştir.
Dayanıklılığı sağlayan genler 2,3,4 ve 5 numaralı kromozomlar üze¬rine yerleşmiş durumdadır. Bu genlerin bazıları dominant, bazıları resse-sif, diğer bazıları da bunlar arasında intermedier karakterler gösterirler. Homolog kromozomlarda bu genler aynı yerleşme yerlerinde birbirlerinin alternatifi diğer bir deyimle allel genler halinde bulunurlar. İşte allel gen gruplarına sahip farklı bireyler değişik yoğunluktaki insektisidlere daya¬nıklılık gösterebilirler. Klorlandırılmış hidrokarbonlardan olan insektisid¬lere karşı dayanıklılığı üç adet esas genin sağladığı saptanmıştır. Bunlar genetik simgeleri ile gösterebilinecek olunursa; Deh, dominant bir gen olup 2 numaralı kromozom, ressesif genlerden kdr ve kdr-o 3 numaralı kromozom ve Md ise 5 numaralı kromozom üzerinde intermedier domi¬nant karakterde olan genlerdir. Bunlardan Deh geni DDT-dehydrochlori-nase enzimini kontrol eder ve böylece bu bileşiklerde karşı böceklerde da¬yanıklılığı sağlar. Diğer taraftan kdr ve kdr-o ise sinir sisteminin, duyar¬lılığını azaltarak DDT'nin ani etkisine karşı koyma görevini yerine getir¬miş olur.

2. Organik Fosforlular
Organik fosforlu ilaçlara karşı dayanıklı hale gelmiş ev sinekleri üze¬rinde yapılan araştırmalarla dayanıklılığın bu bileşikteki ilaçlarla da na¬sıl oluşabildiği öğrenilmiştir. Duyarlı ev sineklerinde çok miktarda ali-es-terase adında bir enzim vardır. Fakat henüz daha ne görev yaptığı bilin¬memektedir (Cherret et al., 1971). Diğer taraftan dayanıklı ev sineklerin¬de bu enzim az, fakat organik fosfor bileşiklerinin zehir etkisini azaltan ve¬ya ortadan kaldıran phosphatase enzimi ise fazla oranda bulunur. Bu ara¬da yapılan araştırmalara göre de duyarlı sineklerde ali-esterase'm ve da¬yanıklı ırklarda phosphatase'ın kalıtsallığı ile ilgili bir faktör aynı kro¬mozomda ve aynı yerdedir. Bu nedenle hassas sineklerde ali-esterase11 kontrol eden gen bir mutasyona uğradığında çok az farklı molekül yapısı¬na sahip phosphatase enzimi sentezine imkân verebilecek bir gen haline geçer. Böylece dayanıklı ırklarda bu enzim, böceğin vücuduna alınan ze¬hirli bileşiği yok etme yeteneğini kazanmış olur.

3. Carbamate'ler
Carbamate bileşimindeki ilâçlarda dayanıklılığın nasıl ortaya çıktığı yani bunun mekanizması üzerinde yapılmış çalışmalar elimizdeki litera¬türe göre oldukça azdır. Sadece O'Brien (1967)'in Georgion ve Metcalfe aften bildirdiğine göre Carbamate'li bir ilâç olan ve MIP olarak bilinen 3-isopropyl phenyl methylcarbamate bileşimindeki bu insektisidle yapılan ilaçlamalarda dayanıklı ev sineklerinin duyarlı olanlarından iki kez fazla miktarda vücutlarına bu ilâcı aldıklarını saptamışlardır. Diğer taraftan ilaçlamadan iki saat sonra da dayanıklı ev sineklerinde zehirin % 85'e ya¬kın kısmı metabolizma faaliyetleri sonunda kimyasal değişikliğe uğradığı halde, duyarlı sineklerde bu oran ancak % 23 oranında bulunmuştur. Siv¬risinek larvaları üzerinde Carbamate'li insektisidlerle yapılan diğer araş¬tırmalarla da dayanıklı ırklarda ilâcın zehir etkisinin metabolizma faali¬yetleri sonunda daha fazla değişikliğe uğrayarak kaybolduğu dikkati çek¬miştir. Alman bu sonuçlara göre de bu insektisidlere karşı dayanıklı ırk¬larda ilâcın zehir etkisinin giderilmesini en fazla sağlayan mekanizmanın bir hidroliz olayı olduğunu göstermektedir (Bonnemaison, 1969).
__________________
[CENTER][URL="http://www.nevart.net/"][IMG]http://www.nuveforum.net/galeri/data/500/2602.jpg[/img][/url]
Güzel Sanatlar Fakültesi/Lisesi Yetenek Sınavlarına Hazırlık Kursu
Resim Yağlı Boya Hobi Kursu
Hızlı ve Etkili Okuma Kursu
Çocuklar için Hızlı Okuma Kursu
Çocuklar için Resim Kursu
Diksiyon Kursu
Nefes Teknikleri Kursu
Kişisel Gelişim Kursları[/CENTER]
Alıntı ile Cevapla
  #6  
Alt 22.11.09, 13:53
Meraklı
 
Üyelik tarihi: May 2008
İletiler: 182
ziraat.müh. olağanüstü bir gizeme sahip!ziraat.müh. olağanüstü bir gizeme sahip!ziraat.müh. olağanüstü bir gizeme sahip!
Standart Böceklerin insektisidlere karşı dayanıklılığı

İnsektisidlere Dayanıklı Irkların Ortaya Çıkmasını veya Daha Fazla Gelişmesini Önleme Çareleri
Tarımsal savaşta yararlanılan insektisidlere karşı dayanıklı böcek ırk¬larının meydana gelme olasılığını veya bunlara olan dayanıklılığın daha fazla gelişip yayılmasını önlemek için yine kimyasal savaş yöntemi için de ne^ gibi çarelere baş vurulabileceği aşağıda kısaca özetlenmeğe çalışıl¬mıştır.
1. Zararlı böceklerin biyolojisi, ekolojisi incelenerek ve ekonomik za¬rar yapma eşikleri de dikkate alınarak gerektiğinde insektisidleri bunlara karşı kullanmalı, böylece sık sık ilaçlama yapmaktan kaçınılmalıdır.
2. Aynı gruptan olan veya aynı etkili maddeye sahip ilâçlar devamlı olarak bir zararlıya karşı uygulandığında dayanıklılığın ortaya çıkma ola¬sılığı fazla olduğundan ilaçlamalar farklı grup veya etkili maddeyi kapsa¬yan insektisidlerden biri kullanılarak yapılmalıdır.
3. Bazı durumlarda tek bir insektiside karşı çok kısa bir zamanda da¬yanıklı ırklar ortaya çıkabildiğinden, değişik etkili maddeli iki ilâcı ge¬rektiğinde birbiri ile karıştırıp uygulama yoluna da gidilmelidir. Bu su¬retle birine dayanıklı hale gelmeğe yetenek kazanmış bireyleri, diğeri ko¬laylıkla yok edebilir.
4. Aynı şekilde başarı her hangi bir ilaca sinerjistlerin karıştırılmasıy-la da sağlanabilir. Bilindiği gibi sinerjistler karıştırıldığı zehirli kimyasal bileşiğin etkisini olduğundan daha fazla arttırırlar veya ilaçlara dayanıklı hale gelmiş böceklerde, dayanıklılığın biyokimyasal mekanizmasında rol oynayan enzimlerin faaliyetlerini yavaşlatır veya engellerler. Bunlardan «WARF-antiresistant Fakat burada hemen belirtmek gerekirse önceleri dayanıklılığın ön¬lenmesi ve giderilmesinde sinerjistlere oldukça güvenilmişse de son yıl¬larda insektisid ve sinerjist karışımı formulasyonlara dayanıklı böcek ırk¬larının da oluşmağa başladığı görülmüştür. Bu nedenle de sinerjistlerin seçiminde, yenilerinin bulunup uygulamaya konulmasında bu durum dik¬kate alınmalıdır.

Sonuç
İnsanın kendisine ,evcil hayvanlara ve kültür bitkilerine zarar veren böcek ve hayvanlara karşı bulduğu savaş yöntemleri (özellikle kimyasal savaş yöntemi) ne kadar başarılı olursa olsun Darwin'in görüşüne göre de türlerin devamlılığı hiç bir zaman ortadan kaldırılamaz. Zira bir türün po-pulasyonu içersinde uygulanan savaş yöntemine karşı koyacak bireyler çıkacak, bunlar dayanıklı ırklar halinde yaşama ve üreme yeteneklerini gelecek döllere devamlı olarak intikal ettirerek türün var olmasını sağla¬yacaklardır. Hal böyle olunca bitki koruma bakımından zararlılara karşı yapılacak savaşta amaç; zararlı populasyonlarını ekonomik zarar yapa¬bilme eşiği altında tutmaya gayret etmektir. Bunun için de son yıllarda üzerinde önemle durulan ve bütün savaş yöntemlerini içeren tamamlayı¬cı (integre) savaş yöntemi en ideâl bir savaş yöntemi olarak karşımıza çıkmaktadır. Zira bu savaş yönteminin uygulanması, aynı zamanda böcek ve diğer zararlılarda pestisidlere karşı ortaya çıkan ve gittikçe yaygınlaşan dayanıklılık ve kimyasal savaşın nedeni olduğu başka sorunların çözü¬münde de yararlı sonuçlar verebildiği artık kabul edilmiş bulunmaktadır.

Summary
Resistance to insecticides
Since II. World War, the organic synthetic insecticides have been widely used in the plant protection. Due to continuous usage of them the resistant strains to insecticides have also been developed and are still oc-cured in the pest populations all over the world.
Today, the resistance of insects to insecticides is a serious question or problem for the plant protection.] In this paper, estimations, causes, dif¬ferent types, biochemical and geja/etic mechanisms of the insect resistance were discussed. Furthermore the preventive measures against to resistance were also mentioned.
Eklenmiş Dosya
Dosya tipi: pdf 1977_01_1_29-38.pdf (487,1 KB (Kilobyte), 37x kez indirilmiştir)
__________________
[CENTER][URL="http://www.nevart.net/"][IMG]http://www.nuveforum.net/galeri/data/500/2602.jpg[/img][/url]
Güzel Sanatlar Fakültesi/Lisesi Yetenek Sınavlarına Hazırlık Kursu
Resim Yağlı Boya Hobi Kursu
Hızlı ve Etkili Okuma Kursu
Çocuklar için Hızlı Okuma Kursu
Çocuklar için Resim Kursu
Diksiyon Kursu
Nefes Teknikleri Kursu
Kişisel Gelişim Kursları[/CENTER]
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Tags
böceklerin, dayanıklılığı, insektisidlere, karşı

Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
You may not post new threads
You may not post replies
You may not post attachments
You may not edit your posts

BB code is Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık



Bütün zaman ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu anki saat: 11:22 .