Nüve Forum

Nüve Forum > akademik > Mühendislik Fakültesi > Ziraat Fakültesi > Seralarda kimyasal ve organik gübre kullanım düzeyleri ve olası çevresel etkileri

Ziraat Fakültesi hakkinda Seralarda kimyasal ve organik gübre kullanım düzeyleri ve olası çevresel etkileri ile ilgili bilgiler


Dünya, nüfusun hızla artmasının beraberinde getirdiği artan besin ihtiyacının karşılanabilmesi için, son yüzyılda yoğun şekilde kullanılan tarımsal kimyasallardan kaynaklanan çevre ve toprak kirliliği ile karşı karşıyadır. Araştırmalar tarımın gelecekte daha

Like Tree2Likes
  • 2 Post By kanlica

Cevapla

 

LinkBack Seçenekler Stil
  #1  
Alt 18.04.08, 13:35
Güvenilir
 
Üyelik tarihi: May 2006
İletiler: 1.739
kanlica için ne kadar gurur duyulsa azdır.kanlica için ne kadar gurur duyulsa azdır.kanlica için ne kadar gurur duyulsa azdır.kanlica için ne kadar gurur duyulsa azdır.kanlica için ne kadar gurur duyulsa azdır.kanlica için ne kadar gurur duyulsa azdır.kanlica için ne kadar gurur duyulsa azdır.kanlica için ne kadar gurur duyulsa azdır.kanlica için ne kadar gurur duyulsa azdır.kanlica için ne kadar gurur duyulsa azdır.kanlica için ne kadar gurur duyulsa azdır.
Standart Seralarda kimyasal ve organik gübre kullanım düzeyleri ve olası çevresel etkileri

Dünya, nüfusun hızla artmasının beraberinde getirdiği artan besin ihtiyacının karşılanabilmesi için, son yüzyılda yoğun şekilde kullanılan tarımsal
kimyasallardan kaynaklanan çevre ve toprak kirliliği ile karşı karşıyadır. Araştırmalar tarımın gelecekte daha da yoğun olarak yapılacağını işaret etmektedir.
Buna paralel olarak ortaya çevresel sorunlar çıkmaktadır. Ekolojik dengenin ve biyolojik gelişimin bozulması, tarımsal ürünlerdeki kimyasal artıklar
insan sağlığını tehdit eder hale gelmiştir. Yoğun gübre ve pestisit kullanımı genellikle insan ve çevresi için önemli tehlikelerin oluşumuna neden olmaktadır.
Ülkemiz nüfusunun yılda %2,5 oranında artması,tarım alanlarının giderek azalması nedeniyle birim alandan daha fazla ürün alınması gerekliliği ortaya
çıkmıştır. Gelişmiş ülkelerde nüfus artıış %0,5 düzeyinde iken gelişmekte olan ülkelerde bu oran %2,5'e kadar çıkabilmektedir. Gelişmekte olan ülkelerin hızlı nüfus artışı, 2000 yılında 6 milyar olan dünya nüfusunu, 2060 yılında 16 milyara yükseleceği beklenmektedir. imkanların daha sınırlı olduğu gelişmekte olan ülkelerde, artan nüfusun ihtiyaçlarını karşılamak amacıyla kimi zaman güvenlik ve çevre kirliliği gibi, etkileri uzun süre sonra ortaya çıkabilecek konular daha az dikkate alınmaktadır. Bunun sonucu olarak tarımsal alanlarda kontrolsüz gübre ve kimyasal ilaç kullanımı gündeme gelebilmektedir.
Gübre, tarımsal üretimde en önemli girdilerden biridir. Yeterli uygulanmadığında verim ve kalitede önemli kayıplara neden olmakta, buna karşın fazla uygulanması durumunda ise özellikle azot ve fosforlu gübrenin yıkanması ile taban ve yüzey sularının kirliliðine, azot oksit (NO, N2O, NO2) emisyonu ile hava kirliliğine neden olmaktadır (Güler 2004). Günümüzde, atmosferde bulunan ve sera etkisi oluşturduğu kabul edilen su buharı, arbondioksit, metan, hidrojen sülfür (H2S), klorlu florlu gazlar (CFC) ile halon gibi bu gazlarla ilişkili bileşikler ve alt katmanlardaki troposferik ozon gibi azotoksitler (NO, N2O) de sera etkisi oluşumuna neden olmaktadır. Global olarak atmosferdeki N2O düzeyi her yıl %0,2-%0,3 artmaktadır (Boyle ve Ardill 1989, Rambler ve ark. 1989). Ayrıca azotlu gübrelerin fazla kullanılması
durumunda yapraktaki nitrat miktarı özellikle yaprağı yenen sebzelerde insan sağlığını tehdit edecek düzeye ulaşmaktadır (Roorda van Eysinga 1984).
Uygulanan kimyasal gübrenin belirli bir kısmı bitkiler tarafýndan kullanılmakta, geriye kalan kısım ise yer altı ve yüzey sularına karışarak insan, bitki ve hayvan sağlığını tehdit etmektedir. Ayrıca artan gübre ihtiyacını karşılamak için kurulan üretim tesislerinden, çevreye yayılan atık sular da dikkate alındığında sorunun ne kadar ciddi boyutlarda olduğu görülmektedir. Bu gübreleri üreten tesislerin atık sularındaki amonyum azotu ve nitrat azotu yönetmelikte belirtilen miktarların çok üstünde bulunmaktadır (Anonymous 2004a). Ayrıca, tarımsal alanlara uygulanan yüksek dozdaki azotlu gübrelerin, toprakta mikroorganizmalar tarafından nitrifikasyonla nitrata
dönüştürülmeleri ve nitratın (-) yüklü olması nedeniyle toprakta yıkanarak taban suyunda önemli miktarlarda azot bulunmasına neden olmaktadır.
Uygulanan gübreden beklenen yararı elde etmek için gübrenin verilme zamanı, metodu, bitki çeşidi, toprak karakteri, iklim ve topraktaki bitki besin
maddesi miktarı gibi verileri de bilmek gerekir. Gübre üreticileri ürettikleri gübrelerin saf bitki besin elementi içeriklerini gösteren tabloları da uygulayıcıya vermektedirler. Gübreleme yöntemi ve miktarları; toprak, bitki ve çevre faktörlerine göre değişkenlik göstermektedir. Bu nedenle gübre üreticilerinin kullanım yöntemi ve miktarları ile ilgili bilgileri,
ambalaj üzerinde (besin maddesi içeriklerini yazdığı gibi) belirtmeleri pratik olarak mümkün değildir. Ancak üretici firmalar, eğitim toplantısı veya
seminerleri ile üreticilerin bilgilendirilmelerini sağlayabilirler. Gübreler genelde inorganik gübreler ve organik gübreler olarak ikiye ayrılmaktadır.
Türkiye'de 1994 yılında ortalama 84 kg/ha gübre kullanılmıştır (N+P2O5+K2O). Kullanılan gübre miktarı yıllara göre değişmekle beraber bazı yıllarda oldukça yüksek değerlere ulaşmaktadır. Ülkemizde 1997, 1998, 1999, 2000 ve 2001 yıllarına ait uygulanan gübre miktarları sırasıyla 99, 119, 121, 114 ve 91 kg/ha (N+P2O5+K2O) olarak gerçekleşmiştir (Anonymous 2002).
Türkiye'de örtü altı tarımın %87'si (377035 da) Akdeniz Bölgesi'nde yapılmaktadır. Diğer önemli bölgeler ise, Ege ve Karadeniz'dir. Ülkemizdeki
toplam örtü altı alanlarının %14'ünü cam sera, %34,7'sini plastik sera, %11,6'sını yüksek tünel ve %39,7'sini alçak tünel oluşturmaktadır (Anonymous 2001). Örtü altı yetiştiriciliğinin yoğun olduğu bölgelerde
mineral gübreler gibi kimyasal ilaçlar da yüksek miktarlarda kullanılmaktadır. GAP bölgesinde yer alan Adıyaman, Gaziantep, Mardin ve Şanlıurfa illerinde Türkiye'de kullanılan toplam pestisit miktarının yaklaşık %3'ü kullanılırken sadece Antalya ve İçel illerinde yaklaşık %30'u kullanılmaktadır (Topbaş ve ark. 1998). Akdeniz Bölgesi'ndeki toplam örtü altı alanların %34'ü, cam sera alanlarının da %84'ü Antalya ilinde bulunmaktadır (Tablo 1). Bu yüzden çalışma alanı olarak Antalya ili seçilmiş ve yörede yaygın olan sera üretiminde organik ve kimyasal gübre kullanım düzeylerini belirlemek, kullanılan bu gübrelerin uzun vadede çevre üzerine olabilecek olumsuz etkileri ve alınabilecek önlemlerin ortaya konması amaçlanmıştır.

akademik
devamı
Eklenmiş Resim
Dosya tipi: jpg Sera.jpg (71,0 KB (Kilobyte), 4216x kez indirilmiştir)
__________________
[CENTER][URL="http://www.nevart.net/"][IMG]http://www.nuveforum.net/galeri/data/500/2602.jpg[/img][/url]
Güzel Sanatlar Fakültesi/Lisesi Yetenek Sınavlarına Hazırlık Kursu
Resim Yağlı Boya Hobi Kursu
Hızlı ve Etkili Okuma Kursu
Çocuklar için Hızlı Okuma Kursu
Çocuklar için Resim Kursu
Diksiyon Kursu
Nefes Teknikleri Kursu
Kişisel Gelişim Kursları[/CENTER]

Konu lolipop tarafından (24.04.08 saat 00:33 ) değiştirilmiştir..
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Tags
çevresel, düzeyleri, etkileri, gübre, kimyasal, kullanım, olası, organik, seralarda

Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
You may not post new threads
You may not post replies
You may not post attachments
You may not edit your posts

BB code is Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık



Bütün zaman ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu anki saat: 04:57 .