Nüve Forum

Nüve Forum > akademik > Okul Öncesi Eğitim, İlköğretim ve Lise > İlköğretim 1. Kademe > İlköğretim I. Kademesinde müzik ve hareket eğitimine başlangıç için bir model önerisi

İlköğretim 1. Kademe hakkinda İlköğretim I. Kademesinde müzik ve hareket eğitimine başlangıç için bir model önerisi ile ilgili bilgiler


Orff Yaklaşımı çerçevesinde İlköğretim I. Kademesinde müzik ve hareket eğitimine başlangıç için bir model önerisi Özet Orff Yaklaşımı, elemanter müzik kavramından ortaya çıkan bir pedagojik fikirler bütünlüğüdür. Bu yönüyle, gelişime

Like Tree12Likes

Cevapla

 

LinkBack Seçenekler Stil
  #1  
Alt 03.08.08, 11:37
Şebnem - ait kullanıcı resmi (Avatar)
Profesör
 
Üyelik tarihi: Sep 2006
İletiler: 6.440
Şebnem öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!Şebnem öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!Şebnem öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!Şebnem öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!Şebnem öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!Şebnem öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!Şebnem öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!Şebnem öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!Şebnem öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!Şebnem öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!Şebnem öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!
Standart İlköğretim I. Kademesinde müzik ve hareket eğitimine başlangıç için bir model önerisi

Orff Yaklaşımı çerçevesinde İlköğretim I. Kademesinde müzik ve hareket eğitimine başlangıç için bir model önerisi

Özet
Orff Yaklaşımı, elemanter müzik kavramından ortaya çıkan bir pedagojik fikirler bütünlüğüdür. Bu yönüyle, gelişime ve değişime uygun esnek bir yapı ortaya koymaktadır. Bu yapı, yaklaşımın değişik kültürlere uyarlanmasına olanak tanır. Ancak bu noktada, öğretimde kullanılacak materyal ve yöntem sorunu ortaya çıkmaktadır. Orff Yaklaşımı ülkemizde uzun yıllardan beri bilinmesine rağmen, bir dönem sonra ***8220;Orff Çalgıları ile Müzik Eğitimi***8221; şeklini almış; esas içeriği ve uygulama şekilleri ile değerlendirilip, eğitim yaşantısı içinde ***8220;gerçek özü ve şekli***8221; ile yerini alması 1990***8217;lı yılların ortasını bulmuştur. Çalışmada, Orff Yaklaşımı***8217;nın gelişimi ve yapısı ortaya konarak, ilköğretim müzik eğitimi içinde kullanımı ile ilgili örnekler geliştirmiştir. Bu örnekler alanda uygulanıp, müzik eğitiminde kullanılabilirlikleri test edilmeye çalışılmıştır. Uygulamalar sonucunda birinci ve ikinci sınıflarla elde edilen bulgular arasında belirgin bir farklılaşma olmamasına rağmen, birinci sınıf düzeyinde ritim ve hareket eğitimi uygulamalarının ağırlık kazanmasının daha sağlıklı olacağı saptanmıştır. İkinci sınıfta, ritim ve hareket eğitimi ile ilgili çalışmaların devam etmesinin yanı sıra, ezgi çalgılarının eşlik amaçlı kullanımı ön görülmüştür. İkinci sınıfın sonundan ya da üçüncü sınıfın başından başlayıp tekerleme, sayışma, türkü ve şarkılarımızdan yararlanma yolu ile iki-üç sesten oluşan ezgilerin öğretiminde ezgi çalgılarına geçiş yapılması önerilmiştir. Dördüncü ve beşinci sınıflarda Türk müzik kültürü***8217;ne ait öğelerin; dans-müzik-hareket temelinde drama ile işbirliği yapılarak ***8220;kültür pedagojisi***8221; uygulamaları şeklinde, alanlar arası geçişe olanak tanıyan bir anlayışla yer alabileceği belirtilmiştir.

Makale yazarları
Atilla Coşkun TOKSOY*, Şehvar BEŞİROĞLU
İTÜ Sosyal Bilimler Enstitüsü, Müzik Tarihi Programı, 34437, Taşkışla, Taksim, İstanbul

Alıntı ile Cevapla
  #2  
Alt 03.08.08, 11:39
Şebnem - ait kullanıcı resmi (Avatar)
Profesör
 
Üyelik tarihi: Sep 2006
İletiler: 6.440
Şebnem öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!Şebnem öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!Şebnem öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!Şebnem öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!Şebnem öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!Şebnem öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!Şebnem öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!Şebnem öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!Şebnem öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!Şebnem öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!Şebnem öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!
Standart İlköğretim I. Kademesinde müzik ve hareket eğitimine başlangıç için bir model

Giriş
Temel müzik eğitimi, insan yaşantısının bebek-likten-olgunluğa kadar tüm evreleri için geçerli-liğini korur. 20. yüzyılda Dalcroze, Kodaly, Orff, Suzuki gibi eğitimcilerin ortaya koydukları prensipler, temel müzik eğitimine büyük ge-lişme ve yenilikler getirmiştir. Tüm bu eğitimci-lerin arasında Orff, temel müzik eğitiminde ***8220;elemanter***8221; olgusunu kendine özgü prensipler ve işleyiş içinde tanımlayarak, bugün dünyanın en yaygın/bilinen/uygulanan-uyarlanan temel müzik eğitimi anlayışı olan Orff-Schulwerk***8217;i ortaya koymuştur.
Orff-Schulwerk***8217;in geliştirilmesi için yıllar içinde çeşitli ülkelerde birçok uzmanın yaptığı çalışmalarda, bu fikirlerin ve modellerin yalnız erken eğitimde değil, gençlerin ve yetişkinlerin eğitim sürecinde de kullanılabileceği ortaya çıkmıştır. Orff-Schulwerk***8217;in sosyal pedagojide ve terapide kullanımı özellikle önem kazanmış-tır. Orff anlayışıyla müzik ve hareket eğitiminin kendine has yapısını belirleyen en önemli unsur ***8220;elemanter***8221; kavramıdır. Elemanter müzik ve dans eğitimi, her türlü müzik eğitimi sürecinin temel basamağına oturur ve her şeyden önce ***8220;insan yetiştirmeyi***8221; hedefler. Orff yaklaşımın-da müzik önce, hareket, dil, beden sesleri ve vurmalı çalgılarla ritmik düzeyde ele alınır. Ar-dından ise mırıldanma, şarkı söyleme, ses heceleri ve ezgisel çalgılar yoluyla ezgi düzeyinde müzik yapılır. Vurmalı ezgi çalgıları yolu ile de en son aşama olan armonik düzeye varılır.
1950***8211;1954 yıllarında yayımlanan ***8220;Orff-Schulwerk Musik für Kinder***8221; isimli kitaplar, Orff Yaklaşımı ile ilgili temel kaynak durumun-dadır. Bu kitapların büyük bölümünü söz ve şarkı ağırlıklı kompozisyon modelleri oluştur-maktadır. Orff-Schulwerk***8217;i bahsedilen temel kaynaklar ve bunları tamamlayacak nitelikte ek yayınlar ışığında uygulayacak olan eğitimcinin yaratıcı-zengin bir düş gücüne sahip olması kadar, profesyonel düzeyde de bir ön hazırlığının olması gerekir.
Orff-Schulwerk***8217;in önemli bir kuralı, uygulandı-ğı ülkenin kültürünü çıkış noktası olarak alma
sıdır. Günümüz itibariyle Orff-Schulwerk***8217;in (Orff Yaklaşımı) gelmiş olduğu noktaya bakıl-dığında, öğretinin tüm dünyada yaygınlık ka-zandığı ve uygulandığı her ülkenin kendi kültürel özelliklerine uyarlandığı görülür. Bugün Salzburg***8217;daki Orff Schulwerk Forum çatısı altında, dünyanın çeşitli ülkelerinde faaliyet gösteren otuzun üstünde Orff Schulwerk kuruluşu bulunmaktadır.
Orff Yaklaşımı, ülkemizde 1950***8217;li yıllardan bu yana bilinmesine, özellikle anaokulu müzik eği-timinde uygulama alanı bulmasına rağmen, konuyla ilgili bütünsel bakış açısına sahip akademik çalışma yok denecek kadar azdır. 1990***8217;lı yıllardan itibaren özellikle Ulrike Jungmair***8217;in yurdumuza verdiği çeşitli seminerlerle, Orff Yaklaşımı***8217;nın bugünkü uygulanışı ve yapısı hakkında belli bir bilgi birikimi edinilmiştir. Ayrıca, İstanbul Orff Merkezi***8217;nin kurulmasıyla kuramsal yayın eksikliği, çeviriler yoluyla kıs-men giderilmiştir. Buna rağmen, gerek eğitim fakültelerinde gerekse müzik bölümlerinde yapılan alan çalışması çok sınırlıdır.
Bu çalışmada, Orff Yaklaşımı öncelikle müzik, hareket, söz/konuşma birliğine dayanan özgün haliyle ele alınarak, ***8220;elemanter müzik***8221; yapma temelinde incelenmiştir. Bu kuramsal yapı çerçevesinde uygulama örnekleri oluşturulmuş ve alanda denenmiştir. Uygulama örneklerinde dil, müzik ve dans ile ilgili kullanılan eğitim materyalinin temel kaynağı Türk kültürü ve müzi-ği***8217;dir. Çalışılan yaş grupları göz önüne alındı-ğında, Türk kültürü ve müziği***8217;ni, ***8220;eğitim müzi-ği***8221; sınırları içinde düşünmek gerekir.

Alıntı ile Cevapla
  #3  
Alt 03.08.08, 11:40
Şebnem - ait kullanıcı resmi (Avatar)
Profesör
 
Üyelik tarihi: Sep 2006
İletiler: 6.440
Şebnem öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!Şebnem öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!Şebnem öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!Şebnem öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!Şebnem öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!Şebnem öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!Şebnem öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!Şebnem öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!Şebnem öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!Şebnem öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!Şebnem öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!
Standart İlköğretim I. Kademesinde müzik ve hareket eğitimine başlangıç için bir model

Materyal ve yöntem
Araştırmada, Orff Yaklaşımı öncelikle müzik, hareket, söz/konuşma birliğine dayanan özgün haliyle ele alınarak; Gunild Keetman***8217;ın ortaya koymuş olduğu model çerçevesinde ezgi, ritim ve hareket öğretimi açısından incelenmiştir. Bu kuramsal yapıdan yararlanarak alanda denenmek üzere ***8220;uygulama örnekleri***8221; hazırlanmıştır. Hazırlanan uygulama örneklerinin müzik eğiti-minde kullanılabilirlik ve geçerliliklerini alanda denemek üzere, bir proje geliştirilmiştir. Alan çalışması, 2005-2006 eğitim-öğretim yılı içerisinde yirmi dört hafta sürmüştür (1).
Uygulamalar genel bir plan dahilinde, üç değişik sınıf seviyesinde rastlantısal olarak seçilen birer şube ile gerçekleşmiştir. Her bir şubede yirmi dört öğrenci bulunmaktadır. Dördüncü sınıfların müzikal hazır bulunuşluk düzeyleri ve konu ile ilgili kısa da olsa bir ön çalışma geçir-miş olmaları göz önüne alınarak, birinci ve ikinci sınıflardan daha ileri seviyede bazı çalışmalar yapılabilmiştir. Birinci ve ikinci sınıflarla ise, daha temel seviyede bir çalışma düzeyi sağlana-bilmiştir.
Yapılan uygulamaların geçerliliği ve başarısı, dersin amaçları doğrultusundaki hedef davranış-lara ulaşabilme yönünden değerlendirilip, uygulamaya katılan öğrenciler araştırmacı tarafından gözlenmiş, bu amaçla uygulayıcı tarafından bir gözlem formu oluşturulmuştur. Araştırmacı, uygulamaları, tek başına gerçekleştirmiştir.
Alan çalışması sırasında kullanılmak üzere, iki adet bas ksilofon, beş adet alto ksilofon, bir adet soprano ksilofon, üç adet alto metalofon, üç adet soprano metalofon yaptırılmıştır. Ayrıca çalışılan grubun sayısına uygun şekilde el davulu (bendir), zilli tef, ritim kutusu, agogo, marakas, timbal, bongo, conga, guiro (balık tır-tır), çelik üçgen gibi ritim çalgıları edinilmiştir. Geleneksel Türk ritim çalgıları araştırmacının kendi imkânları ile sağlanmıştır. Uygulama mekânı olarak, Özel Dr. Natuk Birkan İlköğretim Oku-lu***8217;nun müzik odası kullanılmıştır.
Çalışmalarda eğitim müziği alanında kullanılan ezgiler, şarkılar, kanonlar, türküler TMM (Türk Makam Müziği) ve THM (Türk Halk Müziği) ezgi ve usulleri eğitim materyali olarak yer al-mıştır. Tekerleme, sayışma, mani, atasözleri, masal, vb. kültür ürünleri müzik ve dans öğesi dışındaki diğer kültür ürünleri için örnek teşkil etmiştir. Türk Halk Dansları ile ilgili ilköğretim seviyesine uygun figürler, Orff Yaklaşımı ile ilgili denemelerde kullanılmaya çalışılmıştır.
Uygulamaya katılan öğrencilerin hedef davranışlara ne derecede ulaştığını gözleyip kaydetmek amacıyla oluşturulan ***8220;değerlendirme ölçe-ği***8221;nde hedef davranışlara ulaşma dereceleri, ***8220;çok iyi***8221;, ***8220;iyi***8221;, ***8220;orta***8221;, ***8220;az***8221; ve ***8220;hiç***8221; olarak be-lirlenmiştir. Uygulamaya katılan çocukların durumları gözlenerek, elde edilen sonuçların değerlendirilip, betimlenmesinde basit aritmetik ortalama yöntemi kullanılmıştır. Uygulama sürecinde gözlenen bilgi ve sonuçlar, her çalışmanın sonucunda rapor haline getirilmiştir.
Yapılan alan çalışmasını sonucunda, Orff Yak-laşımı***8217;nın özüne uygun olarak ve ilköğretim müzik öğretim programı amaçları da gözetilerek ilköğretimde müzik ve hareket eğitimine baş-langıç için model önerisi sunulmaya çalışılmış-tır. Orff Yaklaşımı, her öğretmenin kendi yaratıcılığı ve birikimi doğrultusunda geliştirilmeye açık bir yapı taşıdığından, getirilen model önerisinde öncelikle temel noktaların altı çizilmeye çalışılmıştır. Bu şekilde düşünüldüğünde çalış-madaki her bir uygulama, Orff yaklaşımı anlayışı ile düzenlenecek müzik eğitim programına ışık tutacak ***8220;örnek ders modelleri***8221; olarak anla-şılabilir.

Alıntı ile Cevapla
  #4  
Alt 03.08.08, 11:44
Şebnem - ait kullanıcı resmi (Avatar)
Profesör
 
Üyelik tarihi: Sep 2006
İletiler: 6.440
Şebnem öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!Şebnem öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!Şebnem öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!Şebnem öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!Şebnem öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!Şebnem öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!Şebnem öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!Şebnem öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!Şebnem öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!Şebnem öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!Şebnem öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!
Standart İlköğretim I. Kademesinde müzik ve hareket eğitimine başlangıç için bir model

Orff Yaklaşımı
Orff-Schulwerk (Türkçe okunuşu: Orf-Şulverk) terimi Türkçeye ilk kez Zuckmayer tarafından, ***8220;Öğretici Eser***8221; (Uçan, 2003) olarak çevrilmiş-tir. Daha sonraları, ***8220;Okul Çalışmaları***8221;, ***8220;Okul Çalışmalığı***8221;, ***8220;Orff Okul Öğretisi***8221;, ***8220;Orff Metodu***8221;, ***8220;Orff Yaklaşımı***8221; gibi isimlerle de anılmış-tır. Kullanılan bütün bu adlandırmalar, taşıdıkları bakış açısı, içerik ve açıklamaları ile Orff-Schulwerk kavramını değişik yönleri ile tarif edebilmektedir. Genel anlamıyla Orff-Schulwerk, besteci Carl Orff ve dansçı Gunild Keetman tarafından geliştirilmiş müzik, hareket ve konuş-ma/söz unsurlarını bütünleştiren bir müzik eğitimi yaklaşımıdır. Bu yaklaşım, 1948 yılında başlayan bir dizi radyo yayını ile adını duyur-muş, giderek yaygınlaşarak iki temel gelişmeyle, geniş bir eğitimci kitlesi tarafından kabul görmüştür. Bu iki gelişme ise, beş ciltlik Orff-Schulwerk***8217;in ***8220;Çocuklar İçin Müzik***8221; (Music für Kinder)i yayımlanması ve ***8220;Stüdyo 49 Çalgı Fabrikası***8221;nda ksilofon ve glockenspiellerin (glokenşipil; küçük çan) üretimidir (Dawson, 1996). Orff Yaklaşımı, ***8220;Müzik ve Hareket Eğitimi***8221; olarak da tanımlanmaktadır. Bu bakış, yaklaşımın belkemiği sayılabilecek ***8220;elemanter müzik yapma***8221; kavramı ile ilgilidir. Elemanter müzik yapmanın ise, her insanda zaten var olan ritim oluşturma, ritme uyma, ritme ve müziğe bedenle ayak uydurma eğilimlerinin harekete geçirilmesine dayandığı söylenebilir (Arı, 2000). Orff Yaklaşımı çerçevesindeki ***8220;Müzik ve Hareket Eğitimi***8221;, insanın çok yönlü algısına uygun olarak, öğrenme sürecinde mümkün olduğunca fazla duyuya hitap eder. Bu noktadan hareketle, Orff Yaklaşımı ile yapılan çalışmanın amacı, bireysel yaratıcılık yolu ile estetik anla-yışın ve sosyalleşmenin geliştirilmesi olarak özetlenebilir. Orff Yaklaşımı anlayışında elemanter müzik yapmak için, bireyin özel yeteneğe sahip olması beklenmez. Önemli olan bireyin içinde var olan müziği ve müzik yapma duygusunu, en temel ve saf haliyle dışa vurabilmesidir. Bunu yapabilmek için gerekli olan ilk şey, bireyin kendi potansiyelini farkına varabilmesidir. Yapılan çalışmalar, hem bireyin potansiyelini ortaya çıkaracak ve geliştirecek, hem de bu yolla gruba katkı yapmasını sağlayacak biçimde planlanır. Bu anlayışla müzik yapma, kendi içinde taşıdığı estetik amaçlar kadar, genel eğitimin ve ***8220;insanın kendini gerçekleştirme***8221; yolundaki iler-leyişinin önemli bir aracı haline gelir.

Alıntı ile Cevapla
  #5  
Alt 03.08.08, 11:50
Şebnem - ait kullanıcı resmi (Avatar)
Profesör
 
Üyelik tarihi: Sep 2006
İletiler: 6.440
Şebnem öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!Şebnem öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!Şebnem öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!Şebnem öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!Şebnem öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!Şebnem öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!Şebnem öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!Şebnem öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!Şebnem öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!Şebnem öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!Şebnem öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!
Standart İlköğretim I. Kademesinde müzik ve hareket eğitimine başlangıç için bir model

Elemanter müzik
Orff, müziği ve müzik eğitimi anlayışını oluştu-rurken ***8220;insanı***8221; merkeze koymuştur. Burada ***8220;insanın doğası***8221;, ***8220;insanın varlığı***8221; gibi sorunlar önümüze çıkar. Orff***8217;a göre; ***8220;insanın içindeki müzik***8221; ne demektir? Yalın ve dolaysız bir gözle bakacak olursak, insanın fiziksel varlığında iki temel unsur göze çarpar. Bunlardan birincisi nefes, ikincisi ise nabızdır. İnsanın iç ritmini ve hareketini düzenleyen bu iki temel öğedir. Bu iki öğe, farklı niteliklere bürünerek yaşamımızın belirleyicileri arasında yer alırlar. Onları, dışa-vurumun temel olguları olarak sanatın çeşitli dalları olan resim, müzik ve dansta duyumsar ve keşfederiz. Bu iki olgu, hareketi yaratır, hareketten ise ***8220;ritim***8221; doğar. İşte bu en temel-elemanter dönüşüm, Orff Yaklaşımı***8217;nın çıkış noktasıdır. Bir başka deyişle; ***8220;Kendi kalp atışının ve iç ritminin belirlemesiyle müzik yapan kimse Carl Orff***8217;un anlayışına göre elemanter hareket içindeki insandır***8221; (Jungmair, 2003a). ***8220;Elemanter***8221; sözcüğü, Latince bir terim olan ***8220;elemantarius***8221; dan türetilmiştir. Çoğunlukla ***8220;öğelere ilgili olan -öğesel, ilk(s)el, temel***8221; anlamlarını ifade edecek biçimde kullanılmaktadır (Morin, 2003). Orff***8217;un eğitim anlayışını ***8220;temele ait öğeler üstünde bütünsel bir yapıyla kurduğuna***8221; (Uçan, 2003) katılınmakla beraber, elemanter kavramı-nın tam olarak anlaşılması için daha yakından incelenmesi gerektiği düşünülmektedir. Elemanter müzik yapmakla bağlantılı kullanılan ***8220;insanın içinde elemanter olan***8221; ın başlangıçtaki sözcük anlamı kendiliğinden yapılan, içten gelerek etkinleşen, kendiliğinden oluşan, gerçekleş-tirme süreci olarak tanımlanabilir (Jungmair, 2003b). Elemanter müzik, çocuklar için basite indirgenmiş, sınırlı ses malzemesi için özel çal-gıların kullanıldığı basit bir müzik değildir. Elemanter müzik, antropolojik boyuta sahiptir ve bu süreç sadece çocuklarla değil yetişkin ve yaşlılarla da yaşanabilir. Sanatsal anlamda etkin ve yaratıcı bir yapıya sahiptir. Elemanter müzi-ğin temelini müzik, dil ve hareketin birlikteliği oluşturur. Orff***8217;un kendi deyişiyle verecek olursak: ***8220;Elemanter müzik asla tek başına müzik değildir; hareket, dans ve lisanla birliktedir. Bu müziğe katılırsınız. Dinleyici olmak yetmez, mü-ziği uygulamak gerekir.***8221; (Haselbach, 2003). Elemanter müziğin diğer bir özelliği de, insanın yaşına, özel yeteneklerine veya engellerine bağlı olmayışıdır. Böyle olunca elemanter müziğe, sadece müziğe başlangıç aşamasında ilk müzik bilgi ve yaşantılarının aktarıldığı ***8220;temel müzik eğitimi***8221; başlığından ya da ***8220;müzik derslerinden***8221; daha geniş bir açıyla bakmak gerekir.
Elemanter müziğin kuramı ve uygulaması için temel oluşturacak üç boyut şöyle sıralanabilir:
***8226; Antropolojik boyut,
***8226; Pedagojik boyut,
***8226; İçerik boyutu.
Daha önce de belirtildiği gibi, elemanter müzi-ğin çıkış noktası müzik değil, bireysel ve kendine özgü nitelikleriyle insandır. Böylece müzik yapmanın merkezinde insan yer almakta; hedefler, içerik, yaklaşım ve araçlar hep bu düşünce ile düzenlenmektedir. Elemanter müziğin insana bakışını üç özelliğin belirlediği söylenebilir. Bu üç özellik, insanın toplumsal bir varlık olması, yaşadığı çevre ve diğer insanlarla ilişki kurabilme yeteneği ve yaratıcı özelliği ve bedensel varlığıdır. İnsanın yaşadığı çevresiyle ve içinde bulunduğu toplumla doğru ve düzgün ilişkiler kurması hem bireysel hem de toplumsal açıdan önemlidir. Bugün, insanın bu yeteneklerinin ge-liştirilmesi çağdaş eğitimin başlıca hedefleri arasındadır. Müzik eğitimi açısından bakıldığın-da, birlikte müzik yapmak bu yeteneklerin geliş-tirilmesi için olanaklar ve açılımlar sunabilir. Elemanter müziğin ekseninde de birlikte müzik yapmak ve birbirinden öğrenmek vardır. Oyun ortamı içinde bir araya gelen insanlar, birbirlerinin farklı ve benzer özelliklerini tanıma fırsatı bulurlar. Bu özellikler farklı yetenekler olduğu gibi, engeller de olabilir. Bu yolla değer yargıla-rını ve kültürel özelliklerini tanırlar ve etkile-şimde bulunurlar. Elemanter müzik yapma sürecinde bireyler kendi bedenlerini kullanarak yaratıcı müzik çalışmalarına katılma şansını elde ederler. Bu çalışma ile birlikte olma, birlikte hareket etme ve müzik yapmanın getirdiği olumlu yaşantılar için çeşitli olanaklar sağlanır. İnsanın yaratıcı deneyimler yaşaması ve bu yolla içindeki yaratıcı gücü keşfetmesi, kişiliğini oluşturmada ya da başka bir deyişle, kendisini gerçekleştirmesinde büyük önem taşır. Bu deneyimler insanın bütünsel ve çok yönlü yapısı dikkate alındığında, kişisel eğitimi ile bütünlük ve mükemmellik anlamındaki bireysel sağlığını koruma açısından büyük fayda sağlarlar. Bireylerin geçirdikleri yaratıcı süreçler sonucunda kazanmış oldukları olumlu izlenim ve yaşantı-lar, hayatın başka alanlarında da yaratıcılıklarını kullanmaları için uygun ortamı hazırlar. Orff Sürecinin zirvesinde ve ulaşmak istediği son noktada ***8220;doğaçlama***8221; yer almaktadır. Malzeme ve tekniği bilerek yapılan doğaçlama, yaratıcı güçlerin ortaya çıkarılması için fırsat sunar. Cubash***8217;tan bir alıntı yapacak olursak: ***8220;Bu nedenle elemanter müzikte üretmek kopya etmekten önde gelir. Bulmak ve icat etmek, tınılarla, ritimlerle, dil müzik ve hareketle, renklerle ve biçimlerle ve diğer yaratıcı araçlarla doğaçla-mak ve oluşturmak bu nedenle çok önemlidir.***8221; (Cubash, 2003).

Alıntı ile Cevapla
  #6  
Alt 03.08.08, 11:54
Şebnem - ait kullanıcı resmi (Avatar)
Profesör
 
Üyelik tarihi: Sep 2006
İletiler: 6.440
Şebnem öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!Şebnem öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!Şebnem öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!Şebnem öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!Şebnem öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!Şebnem öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!Şebnem öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!Şebnem öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!Şebnem öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!Şebnem öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!Şebnem öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!
Standart İlköğretim I. Kademesinde müzik ve hareket eğitimine başlangıç için bir model

Elemanter müzikte bedensellik kavramı ile beden, ruh, zihin bütünlüğü vurgulanmaktadır. Bilindiği üzere çağdaş eğitim yaklaşımı insanın bilişsel, duyuşsal ve devinime ilişkin süreçler üzerine kurulmuştur. İnsan duyu organları yoluyla dış dünyayı algılar, hisseder, düşünür, hareket eder, zamanı ve mekânı düzenleme yeteneğine sahiptir ve kendini ifade edebilir. Bütün bunların ön koşulu insanın bedensel var oluşu-dur. Eğitim açısından kalıcı sonuçlar ve istendik davranışların oluşturabilmesi, her türlü çalışmanın insanın bedensel varlığına dayandırılması ile mümkündür. İnsanın kendi bedensel varlığını tanıması ve bütünselliğinin farkına varması, dış dünya ile kuracağı sağlıklı ilişkilerin temel basamaklarından biridir. Kısaca değinilmeye çalışılan, antropolojik koşullardan doğan amaçlar doğrultusunda pedagojik prensipler şekillenir. Bu prensipler uygulama ile teori arasındaki somut bağlantıyı oluştururlar. Bugün elemanter müzik ve hareket eğitimi ile ilgilenen akademisyenler, pedagojik prensipleri çeşitli şekiller-de formüle etmektedirler. Bu çalışmalar arasın-da büyük farklılıklar olmadığını belirterek pedagojik prensipler hakkında şöyle bir genelleme verilebilir:
***8226; Oyun ortamında birlikte ve birbirinden öğrenme,
***8226; İnsanın bedensel varlığı ve çok boyutlu-luğu,
***8226; Dil, müzik ve hareket birlikteliği,
***8226; Araştırmak ve keşfetmek,
***8226; Kendinden sorumlu olmak,
***8226; Önkoşulsuz ve birlikte yapma,
***8226; Elemanter müzik yapmak için kullanılan çalgılar,
***8226; Doğaçlama.
Bu pedagojik prensipler ışığında içerik boyutu oluşturulur. Elemanter müziğin içerik boyutunda müzik, dil ve hareket birlikteliği odak nokta-sını oluşturur. Konu ve uygulamaların seçilmesinde bu faktörler etkili olurlar. Düzenlenecek olan etkinlik veya müzik dersi bu üç boyut göz önüne alınarak planlanır. Elemanter müzikte içerik açık olmasına rağmen, konular değişken ve izlenecek yol esnektir. Bu tamamen seçilen hedeflere, çalışılan grubun durumuna bağlı olarak değişebilir. Bu anlayışla ve bugünkü uygulama göz önüne alındığında her öğretmen veya eğitici kendine özgü yaklaşım ve teknikler uygulama özgürlüğüne sahiptir. Kimi öğretmen drama ve dil eksenli müzik çalışması yaparken, kimi öğretmen de hareket ve dansı ön plana çı-karabilir. Bu noktada ***8220;Orff-Schulwerk bir müzik eğitimi yöntemi midir?***8221; sorusuna mantıklı ve tutarlı bir cevap vermek ihtiyacı doğmakta-dır. ***8220;Music für Kinder***8221; kitaplarına bakıldığında eğitsel süreci planlamaya ve uygulamaya yönelik ışık tutacak bir yönlendirme ve yöntem bilgisine rastlanmaz. Ancak beş ciltlik eser incelendiğinde temel olarak şöyle bir sanal ***8220;yön-tem***8221;den söz edilebilir: Yalından karmaşığa doğ-ru; basit ritmik ve melodik yapı taşlarından bir bütün oluşturulur, pentatonik diziden başlayıp modal dizilerde gelişerek kadanslı armoniye ulaşılır. Ayrıca ***8220;bordun ve ostinato***8221; olarak ad-landırılan bir eşlik anlayışı da görülür. Bugünkü uygulama çerçevesi ise, bu müzikal temel esas olmak üzere çok farklı disiplinlerle içi içe geçerek oldukça genişlemiş yaratıcı bir müzik çalış-ması görüntüsü vermektedir. Bu uygulama Orff***8217;un fikirleri temelinde, yıllarca süren çalış-ma ve değişik deneyimler sonucunda ulaşılan noktadır. Orff Yaklaşımı veya Elemanter Müzik ve Hareket Eğitimi olarak adlandırdığımız uygulama günümüzde disiplinler arası yaratıcı bir sanat çalışması olma özelliği ile tüm dünyada yaygınlık kazanmıştır.

Alıntı ile Cevapla
  #7  
Alt 03.08.08, 11:58
Şebnem - ait kullanıcı resmi (Avatar)
Profesör
 
Üyelik tarihi: Sep 2006
İletiler: 6.440
Şebnem öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!Şebnem öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!Şebnem öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!Şebnem öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!Şebnem öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!Şebnem öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!Şebnem öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!Şebnem öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!Şebnem öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!Şebnem öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!Şebnem öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!
Standart İlköğretim I. Kademesinde müzik ve hareket eğitimine başlangıç için bir model

Deneysel çalışma sonuçları
Yukarıda kısaca değinilen kuramsal yapı çerçevesinde oluşturulan ve alanda denenen uygulama örneklerinde dil, müzik ve dans ile ilgili kullanılan eğitim materyalinin temel kaynağı Türk kültürü ve müziği***8217;dir. Türk kültürü ve müziği, ***8220;eğitim müziği***8221; sınırları içinde düşünülmüştür.
Uygulama örnekleri oluşturulurken ritim, ezgi ve hareket öğretimi ile ilgili hedefler saptanarak, bu hedeflere ulaşmak üzere ünite planları dü-zenlenmiştir. Her ünite planında, eğitim bilimi ders planlama kriterlerine uygun olarak; ünite süresi, öğrenci sayısı, dersin amacı, hedef davranışlar, araç ve gereçler, öğretme-öğrenme etkinlikleri, değerlendirme ve öneriler başlıkları ayrı ayrı yer almıştır.
Uygulama örnekleri sadece ritim, ezgi veya hareket öğretiminin bir tanesi ile ilgili hedefler içerebildiği gibi, çoğu kez Orff Yaklaşımı***8217;nın yapısına uygun olarak her üç alana dair hedeflere ulaşılmaya çalışılmıştır.
Ders içinde uygulamaya katılan öğrenciler, öğ-retmen tarafından gözlemlenmiş, bu amaçla oluşturulan gözlem formuna hedef davranışlara ulaşma durumları kayıt edilmiştir. Bunun dışın-daki genel gözlemler de eklenerek, her ders sonu o üniteye ait bir kısa değerlendirmeyle bir sonraki uygulamaya dair hazırlık, düzeltme ve düzenlemeler yapılmıştır.
Uygulama planı, ritmik motifler oluşturmadan başlayarak ritmik cümleleri seslendirmeye, ritmik cümlelere ve ezgilere düzenli vuruşlarla ve ostinato kalıpları ile ritmik eşlik yapmaya, öğ-renilen ritmik cümlelerle basit formlar yaratmaya doğru bir gelişim izlemiştir. Ezgi öğretimin-de ilk önce basit pedal ses ve ostinato kalıpları çalışılmış, bu kalıplar kullanılarak ezgilere eşlik edilmiştir. Daha sonra, öğrenilen ritim kalıpları-nı kullanarak düzenlenmiş ezgi alıştırmaları yer almıştır. Bilinen ve söylenen ezgiler çaldırıla-rak, çocukların öğrenilen sesler hakkında somut bir yaklaşım geliştirmeleri amaçlanmıştır. Hareket ve dans öğretimi, ritim merkezli bir anlayış-la ele alınmıştır. Uygulamalar haftada iki ders saati (40 dakika x 2) olmak üzere toplam yirmi dört haftada tamamlanmıştır.
Uygulamalar birinci ve ikinci sınıflarda eş za-manlı ve aynı plan dahilinde ilerlemiştir.
Dördüncü sınıfların daha önceden bir ön hazır-lık dönemi geçirmiş olmaları ve daha ileri düzeydeki müzik yaşantılarına hazır bulunuşluk seviyeleri göz önünde tutularak bazı denemeler daha kısa sürede gerçekleştirilmiş ya da atlan-mıştır. Bu uygulamalar yerine, değişik ölçü çe-şitlerinin (5/8, 6/8, 7/8, 9/8), daha karmaşık ritmik eşliklerin kullanıldığı denemeler yapılmış-tır.

Alıntı ile Cevapla
  #8  
Alt 03.08.08, 12:01
Şebnem - ait kullanıcı resmi (Avatar)
Profesör
 
Üyelik tarihi: Sep 2006
İletiler: 6.440
Şebnem öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!Şebnem öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!Şebnem öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!Şebnem öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!Şebnem öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!Şebnem öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!Şebnem öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!Şebnem öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!Şebnem öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!Şebnem öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!Şebnem öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!
Standart İlköğretim I. Kademesinde müzik ve hareket eğitimine başlangıç için bir model

İlköğretim 1. Sınıf öğrencileri ile yapılan denemelerden elde edilen bulgular ve yorumlamalar
İlköğretim 1. sınıf öğrencileri ile yirmi dört haf-talık bir çalışma yapılmıştır. Her hafta değişik bir uygulama gerçekleştirilmiştir. Daha önce de belirtildiği gibi devinimden, beden vurmalıya, ritmik motif oluşturmadan, ezgi çalmaya doğru bir çizgi izlenmiştir. Tüm bu çalışmalarda öncelikle bedenden yola çıkılmıştır. Çocuklar kendi bedenlerini kullanarak müzik yapma konusunda tecrübe kazanmışlardır. Ritim ve ezgi çalgıla-rında temel teknikler çalışılmış, dizinin birinci ve beşinci dereceleri ile yapılan alıştırmalardan başlanarak; la, sol, fa ve mi seslerinden oluşan küçük ezgilerin çalınmasına kadar bir gelişim çizgisi izlenmiştir. Yaklaşımın temel prensiplerine uygun olarak ezgi çalmaya, dem tutma ile başlangıç yapılmıştır. Çalışmalar mümkün olduğunca oyun kurgusu içinde yürütülmüştür.
Ritim eğitimi açısından bakıldığında öğrenciler, söz-konuşma ve ritim arasında bir bağ kurmayı başarmışlardır. Öğrenciler kendi denemeleri sonucunda değişik ritmik yapılar ve ifade biçimleri oluşturmuşlardır. Çocuklar, sözlerin ritmini devinime dönüştürme konusunda da başarılı ol-muşlardır. Çocukların tamamına yakını, ritmik motifleri hem konuşma ritmi ile, hem de beden sesleri ile başarı ile seslendirmişlerdir. Bu çalışma ile bedenlerinden değişik sesler çıkartan çocuklar ***8220;tını ve ses rengi***8221; üzerine ilk deneyimlerini kazanmışlardır. Bu deneyimlerini ritim
çalgılarına da aktarabilmişlerdir. Çocukların ritim çalgılarına karşı ilgileri çok yoğundur. Ancak başlangıçta uzun ritim kalıplarından kaçı-nılmalı, ritim kalıpları iki ölçü ile ve tam, yarım vuruşluk nota değerleri ile sınırlandırılmalıdır. Ritim kalıpları iyice öğrenilmeden daha uzun ritmik yapılar çalışılmamalıdır. Çalışmaların oyun kurgusunda gelişmesi ve devinime izin vermesi çocukların ilgisini artırmıştır. Gruplara ayrılarak çalışma, hem çocukların ilgilerinin dağılmasını önlemiş hem de her çocuğun değişik hedeflere ulaşmak için değişik görevler alması-na olanak sağlamıştır. Çocukların konuşma ritmi ile başarı ile seslendirdiği bir ritmik yapı veya cümleyi, beden vurmalı ve ritim çalgısı ile doğru seslendirememesinin başlıca sebebinin motor-kas gelişimi ile ilgili olduğu düşünülmek-tedir. Ritim kalıplarını seslendirmek için seçilen ezgisiz vurma çalgı, çocuğun ritim kalıplarını kolaylıkla ve zorlanmadan uygulayabileceği şe-kilde seçilmelidir. Başlangıçta her iki elin kullanılmasına özen gösterilmesi, özellikle sekizlik ve daha küçük değerdeki notaların çalınması için kolaylık sağlayacaktır. Bunun için davul, darbuka, bongo gibi her iki elin kullanılabilece-ği çalgılar, başlangıç çalışmaları için tercih edilmelidir. Çalışmalar ilerledikçe bu konuda da ilerleme sağlandığı gözlenmiştir. Öğrenciler öğrendikleri ritmik motiflerden, ritim cümleleri oluşturmayı, bu ritim cümleleri ile de çeşitli müzik formlarına ulaşmayı başarmışlardır. Hiç şüphesiz bu çalışmanın daha uzun süreli ve pekiştirilerek yapılması ritim duygusunun ve ritmik algının gelişmesinde çok daha etkili olacak-tır.
Ezgi eğitimi için öncelikle, çalgıdan doğru ses çıkarma ile ilgili çalışmalar yapılmıştır. Öncelikle öğrenilen ritmik motiflerin dizinin birinci ve beşinci dereceleri ile seslendirilmesi ile ilgili alıştırmalar çalışılmıştır. Bu başlangıç, yaklaşı-mın temel ilkelerine uygunluk göstermenin yanı sıra motor beceri açısından da kolaylık sağlamıştır. Öğrenciler alıştırmaları çalarken, ritmik yapıyı koruyabilmek için desteğe ihtiyaç duy-muşlardır. Ayrıca, kâğıt ksilofon, sırasını bekleyen öğrencilerin ksilofon çalma ile ilgili ön hazırlık yapmalarına fayda sağlayan bir araç olma-sına rağmen, öğrencilerin bir süre sonra ilgisini kaybetmesini engelleyememektedir. İlköğretim birinci sınıf yaş düzeyindeki öğrencilerle, büyük grupla ezgi çalışmaları yapmanın sınıf yönetimi açısından oldukça güç olduğu saptanmıştır. Böyle bir çalışmada gruptaki ideal öğrenci sayısının on- on iki olduğu düşünülmektedir. Bu noktadan hareketle daha sonraki uygulama örnekleri ses, ritim, devinim ve çalgıyı içerecek şekilde düzenlenmiştir. Dem tutma ve ostinato eşlikleri ile ilgili çalışmaların bu anlayışla yapılması ilgiyi ve katılımı artırmıştır. Dolayısıyla hedeflere ulaşmak kolaylaşmıştır. Dem tutma çalışmalarında öğrenciler tempoyu sürdürmekte zorlanmış ve desteğe ihtiyaç duymuşlardır.
Öğrencilerin, la ve sol seslerini içeren alıştırma-larda, do ve sol seslerini içeren alıştırmalara oranla motor beceri açısından zorlandıkları göz-lemlenmiştir. Bunun için yan yana tuşları çalmaya geçmeden; beşli, sekizli aralık gibi daha uzak seslerle yapılan alıştırmaların iyice pekişti-rilmesi gerektiği düşünülmektedir. Ayrıca, çocuklar ezgilerini söyledikleri alıştırmaları çok daha kolay çalmışlardır. Çocuklar, çalgı alış-tırmalarına başlangıçta aynı anda seslerini de kullanırlarsa daha başarılı olacaklardır. Ezgi çalışmalarında karşılaşılan en büyük problem çocukların çalgı için yeterli motor beceriyi sağla-yamaması ve bu sebeple tempoyu sürdüreme-meleridir. Çalışmaya çok basit dem tutma alış-tırmaları ile başlanması, bilinen bir ezginin sadece küçük bölümlerinin çalınması veya çalışı-lacak ezginin mümkün olduğunca kısa tutulması ile bu problem çözülebilir. Ancak ezgi çalmaya geçmeden evvel, ritmik algının kuvvetlendirilmesi ile ilgili ciddi bir ön hazırlık gerektiği düşünülmektedir. Grup kalabalıklaştıkça, öğret-menin öğrencilerin yanlışlarını düzeltme şansı-nın da azaldığı göz ardı edilmemelidir. Bununla beraber çocukların ezgi çalgılarına ilgileri çok yüksektir.
Bu çalışmada hareket eğitimi iki yönü ile kullanılmıştır. Birincisinde, çocuklardan belli bir ritmik yapıyı devinimle ifade etmeleri beklenmiş-tir. Bu noktada çocuklar kendi ***8220;araştırmaları***8221; sonucunda çeşitli çözümler üretmişlerdir. İkincisinde ise, ritmik eşliklere uygun yaratılan danslarla eşlik ve ritim duygusunun beden devinimi ile desteklenmesi ön görülmüştür. Çocuklar her iki yönden de oldukça başarılı olmuşlar-dır. Devinim, derslere canlılık kattığı kadar, ritmik yapıların öğrenilmesinde de büyük kolaylık sağlamıştır.

Alıntı ile Cevapla
  #9  
Alt 03.08.08, 12:03
Şebnem - ait kullanıcı resmi (Avatar)
Profesör
 
Üyelik tarihi: Sep 2006
İletiler: 6.440
Şebnem öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!Şebnem öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!Şebnem öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!Şebnem öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!Şebnem öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!Şebnem öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!Şebnem öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!Şebnem öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!Şebnem öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!Şebnem öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!Şebnem öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!
Standart İlköğretim I. Kademesinde müzik ve hareket eğitimine başlangıç için bir model

İlköğretim 2. sınıf öğrencileri ile yapılan denemelerden elde edilen bulgular ve yorumlamalar
İlköğretim ikinci sınıf öğrencileri ile yapılan çalışmada, ilköğretim birinci sınıf öğrencilerine uygulanan plan izlenmiştir. Genel olarak hedeflere ulaşmada ve başarı oranında birinci sınıflar-la belirgin bir fark gözlenmemiştir. Buna rağ-men, doğal gelişim sürecine uygun olarak ikinci sınıf öğrencilerinin konuları daha çabuk kavra-dığı, motor beceri açısından, az da olsa birinci sınıflardan daha başarılı oldukları söylenebilir. Bazı konuların oyunla verilmesi ilgiyi artırıp öğrenmeyi kolaylaştırırken, dikkati toplama, birlikte hareket edebilme, birbirini dinleme ve birbirinin ritmine uyum sağlamayı öğrenme gibi açılardan yarar sağlamıştır. Ritim ve ezgi çalış-malarında soru-cevap şeklindeki çalışmanın amacı birbirini dinleme ve birlikte çalma alış-kanlıklarının kazandırılması olup, olumlu yönde etki sağladığı gözlenmiştir. Çalışma sırasında diğer bir grubun hareket halinde olması dikkatin dağılmasını önlerken, dinleme becerilerinin ge-lişmesi, müzikle hareket edebilme ve mekânı kullanabilme açısından yararlı olmuştur. Ezgi eğitimi açısından, alıştırmaları çalmadaki başarı oranında, birinci sınıflarla ikinci sınıflar arasında belirgin bir fark olmadığı gözlenmiştir. Çocuklar ezgi eşliği yaparken çoğu kez öğret-men onlarla beraber eşliği çalarak tempoyu devam ettirmelerine yardımcı olmuştur. Bununla beraber ikinci sınıflar ezgi eşliğini çalmada, birinci sınıflara oranla daha başarılıdırlar. Ayrıca birinci sınıfların çok başarılı olduğu bir alıştır-mada, ikinci sınıfların başarı oranının çok düşe-bildiği gözlenmiştir. Bu, öğrenciler arasındaki kişisel beceri farklarının bir göstergesi olarak alınabilir. Ancak bu alıştırmaların, yeterli bir ön hazırlıkla ksilofon üzerindeki sesleri öğretmek için yararlı olabilecekleri söylenebilir.
Hareket eğitimi ile ilgili olarak, ikinci sınıf öğ-rencilerinin motor becerilerine bağlı olarak olumlu yönde bir farklılaşma ortaya çıkmıştır. Bunun yanı sıra, birinci sınıfların hareket eğitimi ilgili yapılan tüm yorumlamalar ikinci sınıf-lar için de geçerliliğini korumuştur.

Alıntı ile Cevapla
  #10  
Alt 03.08.08, 12:04
Şebnem - ait kullanıcı resmi (Avatar)
Profesör
 
Üyelik tarihi: Sep 2006
İletiler: 6.440
Şebnem öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!Şebnem öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!Şebnem öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!Şebnem öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!Şebnem öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!Şebnem öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!Şebnem öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!Şebnem öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!Şebnem öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!Şebnem öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!Şebnem öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!
Standart İlköğretim I. Kademesinde müzik ve hareket eğitimine başlangıç için bir model

İlköğretim 4. sınıf öğrencileri ile yapılan denemelerden elde edilen bulgular ve yorumlamalar
Dördüncü sınıf öğrencileri ile yapılan çalışma planı, birinci ve ikinci sınıflardan farklılık gös-termiştir. Dördüncü sınıf öğrencilerinin ritim, ezgi ve hareket eğitimi ile ilgili uygulamalarda diğer iki sınıf seviyesine göre belirgin bir başarı gösterdikleri gözlemlenmiştir. Bunun sonucu olarak, daha ileri düzeyde sayılabilecek bir takım uygulamalar yapılabilmiştir. Ritim eğitimi açısından bakıldığında, dördüncü sınıf öğrenci-lerinin hazır bulunuşluk düzeylerinin başarıları-na etkisi olduğu söylenebilir. Bu durum ezgi eğitiminde de etkili olmakla beraber, yine de bazı uygulamaların daha basit seviyede tutulma-sı gerekliliği ortaya çıkmıştır. Bu sınıf seviyesinde 5/8, 6/8, 7/8, 9/8***8217;lik geleneksel Türk ritimleri Orff Yaklaşımı ile işlenmiştir. Uygulamaların başarıya ulaştığı görülmüştür. Özellikle hareket eğitimi açısından çok iyi sonuçlar alın-mıştır. Yapılan çalışmanın çocuklarda, Türk halk danslarına karşı bir sevgi ve istek uyandır-dığı söylenebilir. Ayrıca uygulamalarda kullanı-lan şarkı ve türküler çocuklar tarafından kolayca öğrenilip, beğeni ile söylenmiştir. Çalışma çocukların bendir, kudüm, darbuka, parmak zili ve tahta kaşık gibi geleneksel ritim çalgıları ile tanışıp, bu çalgıları çalmayı öğrenmelerinde etkili olmuştur.

Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Tags
başlangıç, eğitimine, hareket, kademesinde, model, müzik, önerisi, ılköğretim

Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
You may not post new threads
You may not post replies
You may not post attachments
You may not edit your posts

BB code is Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık



Bütün zaman ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu anki saat: 03:11 .