|
Amaç: Şark çıbanı hastalarının saç ve kanlarında demir metabolizması ile ilgili değişiklikleri araştırmak. Yöntem: Şark çıbanı tanısı alan 18-35 yaşları arasındaki 32 hasta ile aynı bölgeden 17-32 yaşları arasındaki 30 sağlıklı bireyde saç ve serum demir konsantrasyonları ile serum ferritin, total demir bağlama kapasitesi, transferrin ve bazı hematolojik parametreler çalışıldı. Bulgular: Şark çıbanı hastalarında kontrol grubuna göre saç ve serum demir konsantrasyonları ile serum transferrini, transferrin saturasyonu, hemoglobin ve hematokrit seviyeleri düşük, ferritin seviyeleri yüksek bulundu. Total demir bağlama kapasitesi bakımından gruplar arasında önemli bir fark tespit edilemedi. Sonuç: Şark çıbanında enfeksiyona karşı konakçının geliştirdiği nonspesifik savunmaya bağlı olarak demir metabolizması değişmektedir. Bu hastalarda gözlenen hipoferremiye karşı demir suplementasyonu konakçının defans mekanizmasını bozabileceğinden enfeksiyon hipoferremisinin tedavisinden kaçınılmalıdır.
Objective: The purpose of this study was to investigate the alterations in hair and blood iron metabolism in cutaneous leishmaniasis (Oriental sore). Methods: Hair and serum iron concentrations, serum ferritin, transferrin, total iron binding capacity and some hematologic parameters were measured in 32 cutaneous leishmania patients aged 12-35 years and 30 healthy subjects aged 13-32 years in the same area. Results: İn patients hair and serum iron concentrations and serum transferrin, transferrin saturation levels, hemoglobin and hematocrit levels were significantly lower, and ferritin levels were higher than those of healthy subjects. Total iron binding capacity levels were not different in both groups. Conclusion: Our results showed that iron metabolism change in oriental sore as in other infections. It was supposed that these changes may a component of nonspecific defense mechanism of the host. Iron supplementation against hypoferremia should be avoided since it may interrupt the host defense mechanisms in the infection.
Demir metabolizması ile ilgili değişiklikleri beslenmeye bağlı primer ve hastalıklara bağlı olarak gelişen sekonder değişiklikler olarak ikiye ayırmak mümkündür. Enfeksiyon hastalıklarına bağlı hipoferremi uzun yıllardır bilinmekle birlikte, demir metabolizması ile ilgili çalışmalar derinleşerek devam etmektedir (1,2).
Bütün patojenik mikroorganizmalar optimal çoğalmaları ve virulansları için demire ihtiyaç duyar (3). Hipoferremi, enfeksiyona karşı oluşan nonspesifik savunmadan kaynaklanmaktadır (4). Mikroorganizmanın interlökin-1, interlökin-6 ve tümör nekrozis faktör-alfa gibi immunositokinleri indüksiyonu sonucunda konakçının savunma mekanizmaları aktive olmakta, transferrin, ferritin, seruloplazmin gibi akut faz poteinlerinin sentezindeki artmaya bağlı olarak hipoferremi ile sonuçlanan değişiklikler meydana gelmektedir (5). Hipoferremi, demirin retiküloendoteliyal sistem tarafından tutulması ile ortaya çıkmaktadır (6). Konakçı cevabının intrasellüler parazitlere karşı savunmada etkili olup olmadığı ise yeterince açık değildir.
Bakteri ve protozoonların endemik olduğu bölgelerde enfeksiyonun virulansını ve sıklığını düşürmede etkili bir savunma oluşturan hipoferreminin bulunduğu gösterilmiştir. İntrasellüler patojenlerin yol açtığı semptomatik enfeksiyonlar demir eksikliği tedavi edilenlerde tedavi edilmeyenere göre daha fazladır (7).
Türkiye’de, özellikle Güneydoğu Anadolu Bölgesinde yaygın olarak görülen şark çıbanının (Cutaneous leishmaniasis) etkeni olan Leishmania tropika major, monositik hücrelerin intrasellüler bir protozoonudur. Hastalık genelde deri ile sınırlı tutulum gösterir ve granülomatöz, enflamatuar tipte ve kronik bir seyir takip eder.
Daha önce yaptığımız bir çalışmada (8) şark çıbanında plazma demir seviyelerini düşük bulduk. Ancak, bu hipoferreminin nedeni hakkında kesin bir bilgimiz yoktu.
Bu çalışmada, şark çıbanında görülen hipoferreminin, konakçının nonspesifik savunma mekanizmalarına bağlı olarak gelişen sekonder bir değişiklik mi, beslenmeye bağlı primer bir değişiklik mi olduğunu araştırmayı amaçladık.
bdurrahim Koçyiğit1, Özcan Erel1, Hüseyin Vural1, Şenel Avcı1, Necmettin Aktepe1, Adnan Seyrek2
Harran Üniversitesi Tıp Fakültesi 1Biyokimya ve 2Mikrobiyoloji Anabilim Dalları, Şanlıurfa











Normal



