iconBütün zaman ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu anki saat: 20:18 . | Nüve Foruma Hoşgeldiniz! Forumumuzdan yararlanmak için lütfen Üye Olun !

» Nüve Forum » akademik » Tıp Fakültesi » Tıpça üzerine Türkçe düşünceler

Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Stil
  #1  
Alt 28.04.08, 19:46
Standart Tıpça üzerine Türkçe düşünceler

CiwCiw - ait kullanıcı resmi (Avatar)
Administrator
Üyelik tarihi: Aug 2006
İletiler: 8.645
Send PM
28.04.08, 19:46


Tıpça üzerine Türkçe düşünceler

i. “...boyun onurgasına sınmak az vaki olur, ana ekser yincilmek arız olur. Arka onurgaları dahi böyledür kaçan kim boyına bu halet hadis olsa dilesen kim alil (hasta) ölür mi ya dirilür mi bilesin. Nazar idesin; eğer iki elleri süst olup uyuşmışısa ve hareketden kalmışısa ve nesne tutmaz olmışısa ve ısırıcak ya iğne sançıcak acısın tuymazsa bilesin kim alil helak olur ve eğer iki eli tutarsa ve ısırmağı veya iğne acısını tuyursa mualece idesin ta kim kurtıla inşallahu teala şol sebebden kim onurga iliği sağdır ilaca kabildir. Eğer bu halet arka onurgalarına hadis olsa dilesen kim kurtulur mı bilesin, nazar idesin; alilün iki elinde didüğümüz alametler ayaklarında olursa, arka üzerine söykenicek dübürinden yel ya gayri nesne çıkarsa ve arkası üzerine yatıcak bevli iradetsüz giderse bilesin kim ol alil helak olur....eğer onurga sınsa kim ol onurgaya etıbba azmül-uş uş dirler ol irikmik gemügidür, anın tarik-i ilacı oldur kim sol elinin orta barmağını alilün makadesine (anüs) sokasun mümkin oldukça gemügi yirine iletesin, andan sonra üzerine yaku urasın, dahi üzerine tahta urasın bağlayasın. Eğer bunda dahi gemük ufakı sezersen üzerin yarasın, çıkarasın, andan sonra ilaç idesin.” Şerefeddin Sabuncuoğlu, Cerrahiyetü’l- Haniyye, 1460, Amasya)

II. “...kellenin içi .... sulu kan ve sümük gibi... şeylerle dolu olup beyninin zarı yanında kurşun kırmızı kana bulaşmış durur. Amma üzerinde bir kalın deriden zarfı, yani bir beyaz zarı var. Herifin beyni yanından bir çifte ile kurşunu alup, bir sarı sünger gibi şeyle uyuşuk kanları ve sarı cerahatleri alup, süngeri şarap ile yıkayup kafa içini ve beynin etrafını pak ve teşmiz silüp, acele ile kafayı yerine koyup tepesinden ve çene altından yassı kayışlarla sıkı sı- kı sarup...” (Evliya Çelebi, Seyahatname, 1667-1670)
III. “İyodoformlu bir gaz ile kuvvetli olarak derun-i ceriha tampona edildi.... Nezfin munkatı olmasından ve hararette tezayüd görülmediğinden pansuman on gün terkedildi. Kaidei kalpte mevcut nefehat ve araz-i mebsuta-i saireden unukta eviye-i kebirenin afetzede olduğu deveran-ı şiryani ile veridi beyninde bir iştiraki mütemadi tehassul ettiği ve asab-ı ri’evi-i midevi yahutta bir şubesinin cerh edildiği...” (Dr. Rıza Nur)
IV. “Nevzaddaki iltihabat-ı sunduka-i tabliyede nezlat-ı basitede olduğu gibi hafif tefellüsat-ı muhati-i sathiyeden ta irtişah-ı beyne’l hücevreviyeye kadar ale’d-derecat tegayyurat meşhud olur ve daima musli, koyu ve ekseriya sıvışkan ve hüceyrat-ı kayhiye ile karışık ifrazat husule gelir.” (Muallim Ziya Nuri, 1909)
V. “...bunların yerine fibrositler kaim olur. Retikulin traveleri kalınlaşır ve kollajen liflere inkılap eder. Bu, fibröz devredir. Bununla beraber, fazla bir skleroz içerisinde granülomatöz adacıklar baki kalır.” (B.Turhan)
VI. “Yağsalımsal deri yangısı derideki yağ bezlerinin aşırı salgısından ileri gelen bir hastalıktır.” (C. Mıhçıoğlu, Türk hekimlik dili, 1997 Ankara S.130)
VII. “Batar öntanısı alan sayrının ışınyazısı incelendiğinde öykensel gezertelerti tıkanımı olduğu anlaşıldı. Batar’a genellikle minidiriler yol açarken, öykensel gezertelerti tıkanımına daha çok tıkaçlar neden olur.
Kolka kapakçığı darlığında sol karıncık irileşimi oluşur.” (kendi kurgum)
(Pnömoni öntanısı alan hastanın radyogramı (röntgen filmi) incelendiğinde pulmoner tromboemboli olduğu anlaşıldı. Pnömoniye genellikle mikroorganizmalar yol açarken, pulmoner tromboemboliye daha çok emboliler neden olur.
Aort kapakçık darlığında sol karıncık büyür.)

VIII. “Perkütan transhepatik kolanjiyografinin evaluasyonunda primer (inisiyal) kriter duktusların opasifikasyonudur. Parametrelerden kontur irregülaritesi, striktürler, inhomojenite ve defektler sayılabilir. Klinik diagnoz, diğer radyolojik diagnostik metodlarla konfirme edilmelidir.” (Kendi kurgum)
(Deriden karaciğer geçişli (transhepatik) safrayolları görüntülemesinin (kolanjiyografinin) değerlendirilmesinde birincil ölçüt kanalların opaklaşması dır. Bulgular arasında kenar düzensizliği, darlıklar, yoğunluk farklılıkları ve doluş eksiklikleri sayılabilir. Klinik tanı, diğer görüntüleme yöntemleriyle de doğrulanmalıdır.)
Bu metinlerdeki dillerden hangisini seçer veya önerirsiniz? Evliya Çelebi’yi tıpçı olmadığı için hariç tutarsak, ben en rahat ilk ve son (I. ve VIII.) metin parçalarını anlıyorum. İlk metin oldukça Türkçe, ancak en son parçada 25 kelimenin sadece 4’ü Türkçe, diğerleri de bir biçimde Avrupa dillerine ait Türkçeleşmiş kelimelerdir. Biz hekimler olarak, Tıpça diyebileceğimiz bu dille çok rahat anlaşıyoruz ama halk yani hekimlik işinin iki şartından biri olan hastalar için bu metin tam bir yabancı dilde yazılmıştır.
İnsanlar ana dillerinde düşünürler. Yabancı dildeki bir kavramı hazmetmesi kendi dilindeki bir kavramın sindirilmesine göre çok daha uzun zaman alır. O sözcüğü kavrasa bile düşünürken onun kendi dilindeki karşılığıyla düşünür. Örneğin oskültasyonla ilgili bir düşünmede, zihnimizde “dinleme” olarak belirir bu yabancı sözcük. Radyopasite derken film üzerindeki beyazlı k öne çıkar. Bu gerçek, her devirde tıp bilimiyle uğraşanların karşısına çıkmıştır.
Osmanlı döneminde Türkçe tıbbi metinlerin varlığına rağmen, bilim dilinin Arapça veya Farsça olması, ek olarak Osmanlıcanın Arapça, Farsça ve Türkçeden oluşması tıp dilinin Türkçe olmasını engellemiştir. 1460’- da Şerefeddin Sabuncuoğlu Cerrahiyetü’l- Haniyye’yi Türkçe yazmasının nedenini şu sözlerle açıklamaktadır:
“Bu kitabı Türki yazdım. Türki yazduğum şol ecilden oldu kim kavm-i Rum Türki dilin söylerler ve bu asrun dahi cerrahlarınun ekseri ümmilerdir ve okıyanları dahi Türki kitaplar okurlar çün ki bu kitaba mütalaa ideler. Çok dürlü müşkilleri hall olup her işün aslı n bilüp gendüler hatadan, aliller beladan kurtulalar.” Sultan II. Mahmut ise, 1839’da açılan Mekteb-i Tıbbiye’de öğretim dilinin Fransızca olması nın nedenini şöyle açıklamaktadır:
“Burada fransızca olarak fenn-i tıbbı tahsil edeceksiniz.... bizim lisanımızda ve bizim kitaplarımızda fenn-i tıp yok mudur ki ecnebi lisanı üzere okumaklı ğı ihtiyar edelim...Ancak fenn-i tıbbı öğretip refte refte kendi lisanımıza almaktı r. Ve andan sonra memleketin her bir tarafına Türkçe olmak üzere neşreylemektir.... İşte bu adamdan ve sair hocalarınızdan ilm-i tababeti tahsile çalışın ve tedricen Türkçeye alıp lisanımız üzere tedavülüne sayeyleyin.”(*) Ancak, Sultan Mahmud’un beklediğinin tersine, öğrenciler Fransızca öğretimden yeterince yararlanmadıkları gibi kendileri de beklenen yararı gösteremeyince, öğretim dilinin Türkçeye döndürülmesi tartışmaları başladı. Şerefeddin Sabuncuoğlu’nun 400 yıl önce söylediği gibi “hekimlerin hatadan, hastaların beladan kurtulmaları” için 1870 yılında Kırımlı Dr. Aziz İdris ve arkadaşlarının çabaları sonucu Fransızca öğretime son verildi. Cemiyet-i Tıbbıye-i Osmaniye 1873’te Dr. Pierre-Hubert Nysten’in tıp sözlüğünün Türkçe çevirisini Lügat-ı Tıbbiye adıyla yayımladı.
Arapça, Farsça, Fransızca’dan sonra ikinci dünya savaşı sıralarında Almanca ve Hacettepe Tıp Fakültesinin ilk öğretim üyelerinin Amerikada uzmanlık eğitimi almalarıyla başlayan İngilizce. Sonunda İngilizce diliyle Tıp öğretimi. Bu karışıklıkta, yazım ve gramer hataları diz boyunu elbette aşacak; tanımlanamaz ve sınıflanamaz bir dil ortaya çıkacaktır: “Günümüz Türk Tıpçası.”
Eklenmiş Resim
Dosya tipi: jpg tip.jpg (77,2 KB (Kilobyte), 8x kez indirilmiştir)
__________________

Asla Başkalarının Umudunu Kırma, Belki Sahip Olduğu Tek Şey Odur..
BOL BOL TEBESSÜM ET GÜLÜMSE
Hem Maliyeti Ucuzdur Hem De Değerine Paha Biçilmez...

Corel Draw-Flash-Photoshop
Photoshop Dersleri Linki
Corel Draw Dersleri Linki
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
Sponsorlar
  #2  
Alt 28.04.08, 19:47
CiwCiw - ait kullanıcı resmi (Avatar)
Administrator
Üyelik tarihi: Aug 2006
İletiler: 8.645
Ettiği Teşekkür: 5.569
2.035 tane iletisine 3.355 kere teşekkür edilmiş
CiwCiw isimli üye tecrübe puanını kapatmıştır.
  Send PM
Standart Tıpça üzerine Türkçe düşünceler

Bugünkü Tıpça’nın belli başlı özellikleri:
1. Avrupa dillerinden alınan sözcükler:
a) Yerleşmiş temel terimler: aort (ana atardamar, kolka), arter (atardamar), anomali (sapma, düzgüsüzlük, aykırılık), radyoloji (ışınbilim), röntgen filmi (ışınçekim) anjiyografi (damar ışınçekimi, damarçekim), laboratuvar, biyokimya (hayati kimya), metabolizma (özüştürüm), ultrason (sesötesi), televizyon (uzgöreç), rezonans (tınlaşım) anüs (kıç, makat) gibi. Çoğunluğu tıp dışı kimselerce de tanınan, anlaşılan ve kullanılan bu terimlerin öztürkçeleri ortaya konur, ancak yerleşmiş ve Türkçeleşmiş biçimleride kullanılmaya devam edilir. Kalan kalır, tutulmayan unutulur gider.
b) Yerleşmiş, ancak Türkçesi de tutmuş terimler: hipertansiyon (yüksek tansiyon), malign (kötü huylu/habis ur), benign (iyi huylu/selim), sensitif (duyarlı), ektazi (genişleme), dilatasyon (genişle(t)me), hiperdens (yoğun), dansite (yoğunluk), intensite (şiddet, yeğinlik) rezolüsyon (çözünürlük). Bu terimlerin Türkçelerini kullanmada özenli ve titiz davranırsak Türkçeye saygımızı göstermiş oluruz.
c) Türkçe karşılık bulunması varsa yaygınlaştırılması veya uygun biçimde Türkçeleştirilmesini zorunlu gördüğüm İngilizce terimler: localizer yazıp lokalayzır okumak, lokalayzır yazıp okumak, lokalizer yazıp öyle okumak veya yerbelirtir demek; roadmap mi yazalım, okunduğu biçimde mi yazalım: rodmep veya yol haritası ya da damarizi mi diyelim? Gantry: gentri mi? Yoksa gantri:gantri mi? Grade yazıp greyd okuyalım mı? Yoksa, okunduğu gibi mi yazalım (derece desek sorun kısa yoldan çözülmüş olmaz mı?). ossifyingssifayn/ ossifiye/kemikleşen, lokalize: yerleşmiş, oklude: tıkalı, subtraction: sabtrakşın/subtraksiyon/çıkarma. Coil (koil): sargı (radyofrekans) veya sarmal (anevrizma embolizasyonu), akuzisyon: kazanım, akümülasyon: birikim, augmentasyon (ögmentasyon): artış
Eskiden Latince veya Fransızcadan alınmış kelimelerin yazılış ve okunuşu birbirinin aynı ya da yakın olduğundan Türkçeleştirme kolay olmaktaydı. Oysa, İngilizceden alınan sözcüklerde yazma/okuma önemli bir sorun oluşturmaktadır. Aksiyon, action= ekşın, AIDS: eyds, non-ossifying fibroma=non ossifayn fibroma.
Bu sınıf sözcükler için benimsenebilecek çözüm Türkçe uygun karşılık bulunanların Türkçelerinin kullanılması, karşılık bulunmayanların da okunduğu gibi yazılmasıdır. Bu durumda, sözcüklerin Fransızcadaki halleri yazma ve okuma birliği sağlayacağı için tercih edilebilir. Örnek: subtraksiyon. Eğer özgün haliyle yazacaksak, sözcüğü “tırnak” içine almalıyız: “ossifying” gibi.
d) Herkesce bilinen, kullanılan ve anlaşılan Türkçe sözcükler yerine yabancı sözcüklerin kullanılması (**): orta: middle(midıl), orta beyin arteri (atardamarı)/orta serebral arter: midıl serebral arter, çoklu/çoğul: multipl, kesi: insizyon, yaygın: disemine, görüntü: imaj, bilgisayarlı tomografi: kompüterize tomografi, yoğunluk: dansite, bez: gland, uzama: elongasyon, kıvrımlı: tortüyoz, longitudinal: uzunlamasına, okült: gizli/saklı, kavite: oyuk/boşluk, outpatient: ayaktan . Yaygın, herkesce tanınan Türkçe yüklemler yerine İngilizce-Türkçe karışımı bir dil kullanmak. prezente olmak: sunulmak, tanınmak, protrude olmak: pırtlamak/ yumrulaşmak/ dışarı çıkmak/çıkmak, oklude: tıkalı (tıkanmak); oklude olmak: oklüzyon gelişmesi (tıkanması), elimine etmek: elemek, ekarte etmek: dışlamak, konfirme etmek: doğrulamak
__________________

Asla Başkalarının Umudunu Kırma, Belki Sahip Olduğu Tek Şey Odur..
BOL BOL TEBESSÜM ET GÜLÜMSE
Hem Maliyeti Ucuzdur Hem De Değerine Paha Biçilmez...

Corel Draw-Flash-Photoshop
Photoshop Dersleri Linki
Corel Draw Dersleri Linki
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
  #3  
Alt 28.04.08, 19:48
CiwCiw - ait kullanıcı resmi (Avatar)
Administrator
Üyelik tarihi: Aug 2006
İletiler: 8.645
Ettiği Teşekkür: 5.569
2.035 tane iletisine 3.355 kere teşekkür edilmiş
CiwCiw isimli üye tecrübe puanını kapatmıştır.
  Send PM
Standart Tıpça üzerine Türkçe düşünceler

2. Yabancı sözcüğün yanlış kullanımları
a) Yabancı terimi yanlış kullanma:, radyografi radyogram veya radyograf yerine, radyopasite radyopak yerine, lokalizasyonunda (yanlış): lokasyonunda (doğru): yerleşiminde
b) Türkçeye yerleşmiş yabancı kaynaklı terimi yanlış yazma: Özofagus yerine özefagus, duodenum yerine duedonum, sella yerine cella, sensitif yerine sensitiv, spesifisite yerine spesifite, manyetik yerine magnetik, biyokimya: biokimya, anjiyografi: anjiografi, aksiyal: aksial, trendelenburg: tlendelenburg/trandelenburg, longitudinal: longutidinal, indeks: index, koleksiyon: kolleksiyon c) Türkçeleşmiş terimlerin kısaltmalarını İngilizce- İngilizce/Türkçe karışımı yazmak ve/veya okumak. E=mc2 (em ce kare), Ca (se a) CVA (se ve a), CVH: cerebrovascular hadise, CVO: cerebrovascular olay, SVH (se ve aş) SAC: subaraknoid canama BT: bi ti. MR: em ar
__________________

Asla Başkalarının Umudunu Kırma, Belki Sahip Olduğu Tek Şey Odur..
BOL BOL TEBESSÜM ET GÜLÜMSE
Hem Maliyeti Ucuzdur Hem De Değerine Paha Biçilmez...

Corel Draw-Flash-Photoshop
Photoshop Dersleri Linki
Corel Draw Dersleri Linki
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
  #4  
Alt 28.04.08, 19:48
CiwCiw - ait kullanıcı resmi (Avatar)
Administrator
Üyelik tarihi: Aug 2006
İletiler: 8.645
Ettiği Teşekkür: 5.569
2.035 tane iletisine 3.355 kere teşekkür edilmiş
CiwCiw isimli üye tecrübe puanını kapatmıştır.
  Send PM
Standart Tıpça üzerine Türkçe düşünceler

3. Farklı yazılımlarıyla yaygınlaşmış, hatta sözlüklere girmiş terimler: lenfoma: limfoma, infeksiyon: enfeksiyon, anjiografi: anjiyografi, inflamatuar: enflamatuvar/enflamatuar, injeksiyon: enjeksiyon, indikasyon: endikasyon –tersine- endikatör: indikatör, patojenez: patogenez, parotid: parotis, karotid: karotis, homogen: homojen, malign: malin, benign: benin, indeks: endeks, genital: jenital. (İtalik yazılan biçimlerinin daha doğru olduğu kanısında olanlar çoğunluktadır.)
__________________

Asla Başkalarının Umudunu Kırma, Belki Sahip Olduğu Tek Şey Odur..
BOL BOL TEBESSÜM ET GÜLÜMSE
Hem Maliyeti Ucuzdur Hem De Değerine Paha Biçilmez...

Corel Draw-Flash-Photoshop
Photoshop Dersleri Linki
Corel Draw Dersleri Linki
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
  #5  
Alt 28.04.08, 19:49
CiwCiw - ait kullanıcı resmi (Avatar)
Administrator
Üyelik tarihi: Aug 2006
İletiler: 8.645
Ettiği Teşekkür: 5.569
2.035 tane iletisine 3.355 kere teşekkür edilmiş
CiwCiw isimli üye tecrübe puanını kapatmıştır.
  Send PM
Standart Tıpça üzerine Türkçe düşünceler

4. Öztürkçe olmayan ama “Türkçe” terimler: hasta (sayrı), hastane (sayrılarevi), akciğer (öyken), cerrahi, kalp (yürek), karaciğer: karabağır/bağır, mide, hücre (göze), pıhtı (telerti) Nasıl ki, İngilizce ve Fransızcada sözükler büyük oranda Latince kaynaklıysa, Türkçede de en çok Arapça ve Farsçadan olmak üzere imparatorluk sınırları içindeki bir çok dilden alınmış ve dışlayamayacağımız derecede benimsenmiş, özümsenmiş sözcükler bulunmaktadır. Bazı örnekler: Farsça: perde, pencere, pençe, perşembe, peynir, pergel, perhiz, Arapça: sandal, sandık, sandalye. Şimdi sandalyenin yerine önerilebilecek oturak, koltuk gibi sözcükler bize farklı oturacak eşyaları anlatmaktadır. “Arkalıklı oturacak” ise uzun ve zorlama bir çaba olmaktadır. Diğer yandan, dilimize yeni sokulan sözcükler tutulduğunda, çoğunlukla yerine konduğu sözcükle arasında anlam bakımından ufak bir farklılık oluşmaktadır. Örnek: sahip/ıs. “Sahipsiz” dediğimizde kimseye ait olmayan bir canlı ya da nesne anlatılırken, “ıssız” sözcüğü bize kimsenin bulunmadığı bir mekanı anlatmaktadır. “Hakikat” yerine konan “gerçek” sözcüğü daha somut, güncel gerçeklikleri anlatırken, “hakikat” sözcüğü ise daha çok evrensel, zamanüstü, manevi gerçeklikleri çağrıştırmaktadır. “Ahmetle Ayhan çok samimi oldular”, “hocam bana çok içten davrandı.” Eşanlamlı olan “samimi” ve “içten” sözcükleri bu cümlelerde bir diğerine göre çok daha uygun ve tabir yerindeyse “cuk” oturmuş durmaktadır. Bu çeşitliliğe hoşgörülü yaklaşmak dilimizi zenginleştirmektedir.
__________________

Asla Başkalarının Umudunu Kırma, Belki Sahip Olduğu Tek Şey Odur..
BOL BOL TEBESSÜM ET GÜLÜMSE
Hem Maliyeti Ucuzdur Hem De Değerine Paha Biçilmez...

Corel Draw-Flash-Photoshop
Photoshop Dersleri Linki
Corel Draw Dersleri Linki
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
  #6  
Alt 28.04.08, 19:52
CiwCiw - ait kullanıcı resmi (Avatar)
Administrator
Üyelik tarihi: Aug 2006
İletiler: 8.645
Ettiği Teşekkür: 5.569
2.035 tane iletisine 3.355 kere teşekkür edilmiş
CiwCiw isimli üye tecrübe puanını kapatmıştır.
  Send PM
Standart Tıpça üzerine Türkçe düşünceler

5. Türkçeyi yanlış kullanmak. Burada gramer veya yazım (imla) hatalarından söz etmiyorum. Çok basit bir yanlışı işaret etmek istiyorum. Örneğin: takip etmek, seyretmek anlamlarında olan ve bir sürekliliği, hareketi gerektiren “izlemek” sözcüğünün edilgen hali olan “izlenmek”i yazılarımızda ve konuşmalarımızda yanlış olarak “görülmek”, “görüntülenmek”, “gözlenmek”, “elde edilmek”, “ var olmak”, “saptanmak”, “dikkati çekmek”, “seçilmek”, “hissedilmek”, “duyulmak”, “ele gelmek” gibi bir çok yüklemin yerine kullanılmakta böylece dil fakirliğimiz ortaya konmaktadır. Örnek: Hastanın muayenesinde karnında sert, büyük bir kitle izlendi (ele geldi). Son üç gündür hastada yüksek ateş ve yüksek tansiyon izlenmişti (vardı, gözlenmişti). Bu cümlede doğru olarak “izlenmişti” yüklemini kullandığımızda, üç gün boyunca hastanın ateş ve tansiyonunun takip edildiğini anlatmak istiyoruz demektir. BT görüntüsünde kanama izlendi (saptandı). Doğru kullanım: Skopide özofagusta tersiyer hareket izlendi. Ultrason incelemesinde karaciğerde hiperekoik lezyon izlendi. Ultrason görüntüsünde (filminde) karaciğerde hiperekoik lezyon saptandı/görüldü.
Hastanede yattığı sürece beden ısısı ve kan basıncı izlendi.
“İndirme, azaltma” yerine “indirgeme” yükleminin kullanılması. Örneğin, “olası tanı sayısını beşe indirgedik” cümlesinde doğru yüklem “indirdik” dir. Çünkü, “indirgemek” güç ve yük olarak eksiltmektir, yani zayıflatmaktır (redüksiyon’a da karşılık gelir).
“İntervention”ın anlamı müdahale, karışma, katılma, el atmadır, girişim değildir. Girişim= teşebbüs; enterprise, initiative, attempt, starting. Dolayı sıyla “girişimsel” terimi gerçekte “interventional”ın karşılığı değildir. Ancak, yanlış da olsa bu şekilde benimsenmiş ve dilimize yerleşmiştir. Meşhur deyimde söylendiği gibi “galat-ı meşhur, lügat-ı sahihden yeğdir”. Yani, yaygın bir yanlış, sözlükteki gerçek halinden önceliklidir. Örnek: hoşaf yanlış bir söyleyiş olduğu halde, doğru biçimi olan “hoşab”a tercih edilmiştir. (hoş ab; güzel, hoş su).
Sonuç olarak; bu çorba çok su kaldırır. Bu alanda yazılacakların sonu yoktur. Ancak, yazıyı bitirmek ve bitirirken de bazı çıkarımlar sunmak gerekir:
- Türkçemize saygı duyalım, sözcüklerimizi sevelim. Yaşayan, çoğunlukça anlaşılan sözcükleri yabancı olanlara tercih edelim. Dilin canlı kalması için zorunlu koşul kullanılmasıdır.
- Türkçeyi doğru yazıp konuşalım. Sade ve kısa cümleler işimizi kolaylaştırır. - Kökleşmiş ve yaygın kullanılan/anlaşılan Türkçeleşmiş yabancı sözcükleri reddetmeyelim, kendi malımız olarak benimseyelim ama, doğru yazıp okuyalım.

Kaynak
__________________

Asla Başkalarının Umudunu Kırma, Belki Sahip Olduğu Tek Şey Odur..
BOL BOL TEBESSÜM ET GÜLÜMSE
Hem Maliyeti Ucuzdur Hem De Değerine Paha Biçilmez...

Corel Draw-Flash-Photoshop
Photoshop Dersleri Linki
Corel Draw Dersleri Linki
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
Sponsorlar
Cevapla

Tags
cerrahiyetul, haniyye

Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
You may post new threads
You may post replies
You may not post attachments
You may not edit your posts

BB code is Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık
Gitmek istediğiniz klasörü seçiniz