FİZYOLOJİ
Prostat glandı içeriğinde sitrat, çinko, kalsiyum, kolesterol, spermin, asit fosfataz ve
başka bazı proteazlar içeren ince, süt görünümünde, alkalen bir sıvı salgılar (19,20). Emisyon
sırasında vaz deferensteki kasılmalarla birlikte prostat kapsülünde de kasılmalar oluşur ve bu
sıvı semen sıvısına katılır. Prostat salgısı 3-3.5 ml’lik ejakülatın yaklaşık 0.5 ml’sini oluşturur
ve prostat salgısının alkalen yapısı fertilizasyonda önemli görev taşır (19). Vaz deferenslerin
içindeki sıvı sperm metabolizması artıkları ile asidik bir hal alır ve bu asit ortamda motilite
inhibe olur. Vajinal sekresyonlar da yapı olarak asidik karakterdedir. Spermin optimal
motilitesini kazanması için ise çevre pH’sının yaklaşık 6-6.5 kadar olması gereklidir (20).
Prostat salgısındaki diğer elemanların yapısı çok kesin olmamakla birlikte işlevleri konusunda
çeşitli öneriler mevcuttur. Örneğin sitrat ozmotik dengenin sağlanmasında rol oynar ve metal
iyon şelatörü işlevinde önemli bir rolü olabilir. Çinko birçok metallo-enzimin yapısında yer
alır ve ayrıca serbest çinkonun bakteriostatik bir işlevi olduğu düşünülmektedir. PAF’ın
semendeki görevi net olarak bilinmemekle birlikte metastatik prostat kanseri hücreleri bu
enzimi kana salgıladıkları için klinik önemi vardır. PSA prostatik epitelyumdan salgılanan ve
ejakülatın seminal plazmasında bulunan bir proteinaz olup molekül ağırlığı yaklaşık 29
kilodaltondur. PSA hem tripsin benzeri hem de kimotripsin benzeri enzimatik etkiye sahiptir
(21). Seminal koagulumun pıhtılaşmasını sağlayan yapısal protein olan semenogelinin
PSA’nın ejakülattaki fizyolojik substratı olabileceği bildirilmiştir (22). PSA’nın biyolojik
işlevi ejakülat pıhtısını eritmek ise de bu mekanizmanın üreme fizyolojisindeki önemi tam
olarak anlaşılabilmiş değildir (14). PSA günümüzde prostat kanseri tanı, tedavisi ve izleminde
yaygın olarak kullanılan çok önemli bir belirteçtir (21,23).
Prostat bezi androjen metabolizmasında da önemli rolü olan bir organdır. Plazmadaki
serbest testosteron prostatik hücrelere difüzyon yolu ile girdikten sonra prostatik enzimler
aracılığı ile hızla diğer steroidlere metabolize olur. Testosteronun çok büyük bir kısmı 5 alfaredüktaz
enzimi ve nikotinamid adenin dinükleotid fosfat (NADPH) tarafından en önemli
prostatik androjen olan dihidro-testosterona (DHT) geri dönüşümsüz olarak çevrilir (14).
DHT prostatın embriyolojik gelişiminde önemli bir etkiye sahiptir ve erkek dış genital
organlarının farklılaşmasını sağlar. DHT ayrıca kellik, hirsutizm ve akne gibi patolojilerin ve
benign prostat hiperplazisinin (BPH) etyolojisinde önemli role sahiptir (5,14).












Normal
