iconBütün zaman ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu anki saat: 09:15 . | Nüve Foruma Hoşgeldiniz! Forumumuzdan yararlanmak için lütfen Üye Olun !

» Nüve Forum » akademik » Tıp Fakültesi » Radikal prostatektomi sonrası görülen mesane boynu darlıklarında endoskopik tedaviler

Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Stil
  #1  
Alt 05.05.08, 16:03
Standart Radikal prostatektomi sonrası görülen mesane boynu darlıklarında endoskopik tedaviler

05.05.08, 16:03


RADİKAL PROSTATEKTOMİ SONRASI GÖRÜLEN MESANE BOYNU DARLIKLARINDA ENDOSKOPİK TEDAVİLER

GİRİŞ VE AMAÇ
Prostat kanseri erkeklerde en sık tanı konulan ve akciğer kanserinden sonra en sık
ölüme sebebiyet veren kanserdir. Yaşla çok kuvvetli ilişkisi vardır. Diğer birçok organ
kanserlerinde belirli bir yaş aralığında insidens bariz olarak artarken prostat kanserinde
insidenste yaşın artışına paralel bir yükselme vardır. Özellikle 50 yaştan sonra insidens hemen
hemen katlanarak artmaktadır (1).
Prostat spesifik antijenin (PSA) prostat kanseri tanısında kullanılmaya başlanmasından
sonra 1986–1992 yılları arasında prostat kanseri insidensinde dramatik bir artış olmuş bundan
sonra da düşmeye başlamıştır (2). Bu zaman zarfında artış daha çok lokalize prostat
kanserlerinde olmuş ve metastatik prostat kanseri insidensi de 1985’den sonra azalarak son
yıllarda prostat kanseri mortalitesinde düşüş olmuştur (3).
Elli yaşındaki bir erkeğin yaşamı boyunca latent prostat kanserine (otopsi kanseri)
yakalanma riski %40 iken, manifest prostat kanseri (klinik olarak belirti veren) görülme oranı
%9,5 ve bu kanserden ölme olasılığı ise %2,9 olarak hesaplanmaktadır. Bu da göstermektedir
ki prostat kanserlerinin büyük çoğunluğu oldukça selim ve yavaş seyirli olmakla birlikte
bunların yaklaşık %20’si klinik olarak tespit edilebilmekte ve %6’sı ölümcül olmaktadır.
Prostat kanseri gelişme olasılığı 40 yaşın altında 1/10.000, 40–59 yaş arasında 1/103 ve 60–79
yaş arasında 1/8 olarak bulunmuştur (4).
Prostat kanserinin olası risklerini birçok faktörü (evre, grade, PSA düzeyi, v.s) içeren
nomogramlar ve algoritimler kullanarak tespit etmek mümkün hale gelmiştir. Böylece uygun
hasta için uygun zamanda ve olası komplikasyonlarını da düşünerek en uygun tedaviyi
uygulama imkanı doğmuştur.
Günümüzde klinik lokal evre prostat kanserinin seçkin tedavi yöntemi genel durumu
ve yaşam beklentisi uygun hastalar için radikal prostatektomi (RP) operasyonudur. Son
yıllarda ülkemizde prostat kanserlerinin erken dönemde saptanmasındaki artışa bağlı olarak
RP ameliyatlarında belirgin bir artış görülmektedir. Özellikle fonksiyonel anatominin daha iyi
anlaşılması, cerrahi tekniğin gelişmesi ve artan deneyime bağlı olarak RP’nin morbiditesinde
belirgin bir azalma olmuştur.
RP’de amaç kanserli doku bırakmamaktır. Bu nedenle tüm prostat dokusu,
periprostatik adipoz doku, veziküla seminalisler, ejakülatör kanallar ve pelvik lenf nodlarının
çıkarılması gereklidir. Ancak; empotans ve inkontinans’dan korunmak için üretral sfinkter,
mesane boynu, yeterli uzunlukta fonksiyonel üretra ve uygun olgularda sinirler korunmalıdır.
Tedavinin etkinliği ve morbiditesi arasında çok hassas bir sınır vardır. Özellikle morbiditeden

kaç
ınabilmek ve etkinliği artırmak için çok değişik modifikasyonlar olmasına karşın açık RP
tekniğinde iki temel yol vardır. Birincisi retropubik, ikincisi ise perineal yoldur. Buna ek
olarak son yıllarda popülarize olan ve esasen açık retropubik radikal prostatektomi (RRP)
prensiplerine bağlı kalınan diğer bir teknik ise laparoskopik RP’dir.
RP için hangi yöntemin seçileceği doktorun ve hastanın tercihi ile ilişkilidir. En çok
kabul gören yaklaşım RRP’dir. Olguların %90’ında RRP uygulanmaktadır. RRP’nin radikal
perineal prostatektomi’ye (RPP) göre daha çok kabul görmesinin nedenleri;
- Retropubik bölge anatomisine aşinalık,
- Daha geniş eksizyonun yapılabilmesi,
- Lenf nodu diseksiyonu için tek bir kesinin yeterli olması,
- En çok bilinen yöntem olmasıdır.
RP sonrası görülen komplikasyonlar erken ve geç dönem olmak üzere 2 grupta
incelenebilir: Erken komplikasyonlar; kanama, rektal yaralanma, derin ven trombozu,
pulmoner emboli ve ölüm olarak sayılırken, geç komplikasyonlar; inkontinans, erektil
disfonksiyon ve anastomoz darlığıdır.
RP sonrası gelişen uzun dönem komplikasyonlarından birisi vezikoüretral anastomoz
darlığıdır. Hastaların hayat kalitesini bozarak ek maliyet ile birlikte işgücü kaybına neden
olur. Çoğunlukla tekrar eden bu darlıklar ürologları klasik tedavi yöntemleri yanında yeni
tedavi alternatifleri bulmaya zorlamıştır.
Çalışmamızda amaç klinik lokal evre prostat kanseri nedeniyle RRP yaptığımız
hastalarda operasyon sonrası gelişen vezikoüretral darlıklarda endoskopik tedavi
yaklaşımlarımızı değerlendirmek ve inatçı darlıklarda tarafımızca modifiye edilen
endoüretroplasti tedavisinin başarısını incelemektir.

Eklenmiş Resimin Önizlemesi
__________________
Başarı Sadece Elde Ettikleriyle Değil Kim Olduklarıyla Ölçülür...
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
Sponsorlar
  #2  
Alt 05.05.08, 16:12
Busra - ait kullanıcı resmi (Avatar)
Yaratıcı
Üyelik tarihi: Jul 2006
İletiler: 1.421
Ettiği Teşekkür: 248
266 tane iletisine 369 kere teşekkür edilmiş
Busra karanlıkta yolumuzu bulmamızı sağlayan bir ışık.Busra karanlıkta yolumuzu bulmamızı sağlayan bir ışık.Busra karanlıkta yolumuzu bulmamızı sağlayan bir ışık.Busra karanlıkta yolumuzu bulmamızı sağlayan bir ışık.Busra karanlıkta yolumuzu bulmamızı sağlayan bir ışık.Busra karanlıkta yolumuzu bulmamızı sağlayan bir ışık.Busra karanlıkta yolumuzu bulmamızı sağlayan bir ışık.
  Send PM
Standart Radikal prostatektomi sonrası görülen mesane boynu darlıklarında endoskopik te

GENEL BİLGİLER

EMBRİYOLOJİ




Embriyonal gelişimin dördüncü ve yedinci haftaları arasında ürorektal septumkloakayı anorektal kanal ve primitif ürogenital sinüse böler. Primif ürogenital sinüs üçkısımdan oluşur. Yukarda yer alan ve en büyük kısım mesanedir. Ürogenital sinüsün pelvikparçasından erkeklerde prostatik ve membranöz üretra gelişir. Bu iki oluşum vezikoüretral

kanalı meydana getirirler. Üçüncü kısım ise ürogenital sinüsün fallik parçası olarak daadlandırılan definitif ürogenital sinüstür. Kloakanın bölünmesi sırasında mezonefrikkanalların kaudal kısımları mesane duvarı içine doğru emilir. Sonuçta, mezonefrik kanallarıntomurcukları halindeki üreterler mesaneye ayrı ayrı girerler. Böbreklerin yukarı doğruyükselmesi ile üreter orifisleri de yukarı doğru kayar. Mezoneftik kanal orifisleri de birbirine
yaklaşır, prostatik üretraya açılır ve ejakülatör kanalları meydana getirir (5,6).
Prostat embriyolojik hayatın onikinci haftasında fetal testisten salgılanan androjenikhormonların etkisi ile gelişmeye başlar (7). Bu dönemde üretradan birçok epitelyal çıkıntılargelişir. Bu epitelyal çıkıntılar müllerian tüberkülünün ve komşu ejakülatör duktusların çevresinde gelişirler (8). Bu solid tübüler çıkıntılar devamlı dallanarak karmaşık bir duktus sistemi oluştururlar. Bu yapı ürogenital sinüs çevresindeki farklılaşmakta olan mezenkimal hücreler ile karşılaşır. Bu karşılaşma sonucu mezenkimal hücreler onaltıncı haftadan itibaren tübüller çevresinde çoğalmaya başlar ve periferde sıklaşarak daha sonra kapsül yapısını oluştururlar. Yirmikinci haftada müsküler stroma oldukça gelişmiş bir hal alır ve doğuma
kadar gelişmeye devam eder (9). Otuzuncu haftada daha önce solid yapıda olan tübüller lümenli hale gelirler ve asiner yapılar oluşmaya başlar. Tübüler yapılar mezenkim dokusunun içine doğru ilerlemeye devam ettikçe lobüler kümeler halinde asinotübüler yapılar oluşur.
Prostatın glandüler epiteli invajine olan endodermal hücrelerden farklılaşır. Stroma ve düz kas lifleri mezenkimal, ejakülatör kanallar ise Wolf kanalı kaynaklıdır. Ancak prostatın santral zonunun da Wolf kanalından kaynaklanmış olabileceği iddia edilmiştir (6,10,11). Bu iddia
prostatın değişik zonlarından farklı ve belirli patolojik olayların gelişmesini açıklayabilir.
Doğumu takip eden 5-6. haftalardan itibaren prolifere olan duktal yapılarda sekresyon belirtileri görülmeye başlar ve daha sonra alveolar yapılar oluşur. Prostat bu dönemden püberteye kadar herhangi bir değişikliğe uğramadan kalır. Püberte ile birlikte 6 veya 7 yı1
içinde glandüler elemanlar hızla gelişir ve prostat erişkin boyutlarına ulaşır (10) .


__________________
Başarı Sadece Elde Ettikleriyle Değil Kim Olduklarıyla Ölçülür...
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
  #3  
Alt 05.05.08, 16:13
Busra - ait kullanıcı resmi (Avatar)
Yaratıcı
Üyelik tarihi: Jul 2006
İletiler: 1.421
Ettiği Teşekkür: 248
266 tane iletisine 369 kere teşekkür edilmiş
Busra karanlıkta yolumuzu bulmamızı sağlayan bir ışık.Busra karanlıkta yolumuzu bulmamızı sağlayan bir ışık.Busra karanlıkta yolumuzu bulmamızı sağlayan bir ışık.Busra karanlıkta yolumuzu bulmamızı sağlayan bir ışık.Busra karanlıkta yolumuzu bulmamızı sağlayan bir ışık.Busra karanlıkta yolumuzu bulmamızı sağlayan bir ışık.Busra karanlıkta yolumuzu bulmamızı sağlayan bir ışık.
  Send PM
Standart Radikal prostatektomi sonrası görülen mesane boynu darlıklarında endoskopik te

ANATOMİ
Prostat mesanenin inferior kısmında yerleşen ve erkek üretrasının proksimal kısmını
çevreleyen fibromüsküler ve glandüler bir organdır. Şekli klasik olarak ters çevrilmiş ve
sıkıştırılmış koni olarak tarif edilir (8). Anatomik olarak gerçek pelvis içerisinde simfizis
pubis ile rektumun ampüllası arasında bulunur. Erişkinde normal ağırlığı yaklaşık olarak 20
gram kadardır (12). Ters koni şeklindeki bezin tabanı mesane tabanına yaslanır ve bu yapı ile
devamlılık içindedir. Apeksi ise inferiorda, ürogenital diaframın süperior fasyası üzerine
uzanır. Prostatın posterior, anterior ve 2 adet inferolateral yüzeyi vardır. Posterior yüzey
rektum ampullası önünde bulunur ve bu yapıdan kendi kapsülü ve Denonvillier fasyası ile
ayrılır (10). Bu yüz ayrıca üst kısmında seminal veziküller ve vaz deferenslerin ampullası ile
komşuluk gösterir. Anterior yüz simfizis pubisin yaklaşık 2 cm arkasındadır ve bu iki yapı
arasında gevşek yağ dokusu ve çok zengin bir venöz pleksus bulunur. Apekse yakın kısımda
bu yüz puboprostatik ligamanlar ile pubik kemiğe bağlanmıştır. İnferolateral yüzler levator
ani kasının ön kısımları ile ilişki içindedir ve bu kas ile aralarında yine zengin venöz pleksus
yapıları vardır (8). Prostatın fibromüsküler stroması prostat içindeki kas elemanları ile,
bunlarda mesanenin kas dokusu ile devamlılık gösterir. Fibromüsküler stroma periferde
yoğunlaşarak prostat kapsülünü oluşturur. Prostat ayrıca prostat kılıfı olarak adlandırılan bir
fasya ile sarılmıştır. Prostat kılıfı fibroz doku yapısında olup içinde zengin venöz pleksuslar
taşır. Bu kılıf önde puboprostatik ligaman ile devamlılık gösterirken inferiorda transversus
perinei kasının fasyası ile birleşir. Posteriorda ise rektum ile prostatı birbirinden ayıran
Denonvillier fasyası ile birleşir. Denonvillier fasyası embriyolojik dönemde pelvik tabana
doğru ilerleyen rektovezikal peritoneal boşluğun daha sonra oblitere olması sonucu oluşur ve
prostat ile rektum arasında önemli bir cerrahi ve anatomik bariyer işlevini görür (8).
Posterior üretra prostat içinden geçer ve yaklaşık 2.5 cm uzunluktadır. Prostat içinde
apeks ve bazis arasındaki mesafenin hemen hemen tam ortasında öne doğru yaklaşık 35
derecelik bir açı yapar. Ejakülatör kanallar prostata posteriordan girerler ve oblik bir seyirle
öne ve aşağı doğru ilerleyerek eksternal (çizgili) üriner sfinkterin hemen proksimalinde
prostatik üretranın arka duvarında veru montanum içinden prostatik üretraya açılırlar (12).
__________________
Başarı Sadece Elde Ettikleriyle Değil Kim Olduklarıyla Ölçülür...
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
  #4  
Alt 05.05.08, 16:14
Busra - ait kullanıcı resmi (Avatar)
Yaratıcı
Üyelik tarihi: Jul 2006
İletiler: 1.421
Ettiği Teşekkür: 248
266 tane iletisine 369 kere teşekkür edilmiş
Busra karanlıkta yolumuzu bulmamızı sağlayan bir ışık.Busra karanlıkta yolumuzu bulmamızı sağlayan bir ışık.Busra karanlıkta yolumuzu bulmamızı sağlayan bir ışık.Busra karanlıkta yolumuzu bulmamızı sağlayan bir ışık.Busra karanlıkta yolumuzu bulmamızı sağlayan bir ışık.Busra karanlıkta yolumuzu bulmamızı sağlayan bir ışık.Busra karanlıkta yolumuzu bulmamızı sağlayan bir ışık.
  Send PM
Standart Radikal prostatektomi sonrası görülen mesane boynu darlıklarında endoskopik te

Zonal Anatomi
Günümüzde prostatın anatomik incelenmesinde McNeal tarafından üroloji literatürüne
kazandırılan zonal anatomi kavramı ve sınıflaması kullanılmaktadır. Bu sınıflamaya göre
prostat periferal zon, santral zon, transizyonel zon, anterior fibromüsküler stroma ve
preprostatik sfinkterik zondan oluşmaktadır (13,14).
Periferal zon prostat glandüler dokusunun yaklaşık %70-75’ini oluşturur. Periferal zon
baziste prostatın posterior bölümünü yapar, apekse doğru ise anteriora uzanır ve apeks
hizasında üretrayı tamamen çevreler. Periferal zon prostat kanserinin en sık köken aldığı
zondur. Santral zon ejakülatör kanalların çevresi boyunca uzanır ve prostat dokusunun
yaklaşık %25’ini oluşturur. Prostat kanseri yaklaşık %10 oranında santral zondan kaynaklanır.
Transizyonel zon, küçük periüretral bezlerin hemen periferinde yer alan daha kompleks yapılı
glandlardan oluşur. Bu zon benign prostat hiperplazisinin esas kaynaklandığı yerdir. Prostat
kanseri ise yaklaşık %10 oranında transizyonel zondan kaynaklanır. Anterior fibromüsküler
stroma kalın bir bağ dokusu kılıfı olup genellikle glandüler elemanlardan yoksundur. Prostatın
ön yüzünü tamamen kaplar ve prostat kapsülünün anterior kısmını oluşturur. Bu yapı mesane
boynundan başlayarak prostatik üretranın tüm ön yarısını sarar, apeks yakınında ise dış
sfinktere lifler verir. Böylece prostatik üretranın ön yüzünde tam olmayan bir sfinkterik yapı
oluşur. Preprostatik sfinkter veru montanumun süperiorunda üretral düz kas elemanlarının
yoğunlaşması ile oluşur ve sfinkter mekanizmasına yardımcı olur. Bu bölüm retrograd
ejakülasyonu önlemede de görev almaktadır (6,8,10,14).
__________________
Başarı Sadece Elde Ettikleriyle Değil Kim Olduklarıyla Ölçülür...
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
  #5  
Alt 05.05.08, 16:16
Busra - ait kullanıcı resmi (Avatar)
Yaratıcı
Üyelik tarihi: Jul 2006
İletiler: 1.421
Ettiği Teşekkür: 248
266 tane iletisine 369 kere teşekkür edilmiş
Busra karanlıkta yolumuzu bulmamızı sağlayan bir ışık.Busra karanlıkta yolumuzu bulmamızı sağlayan bir ışık.Busra karanlıkta yolumuzu bulmamızı sağlayan bir ışık.Busra karanlıkta yolumuzu bulmamızı sağlayan bir ışık.Busra karanlıkta yolumuzu bulmamızı sağlayan bir ışık.Busra karanlıkta yolumuzu bulmamızı sağlayan bir ışık.Busra karanlıkta yolumuzu bulmamızı sağlayan bir ışık.
  Send PM
Standart Radikal prostatektomi sonrası görülen mesane boynu darlıklarında endoskopik te

Arteryel Kanlanma
Prostat kanlanmasının büyük bir bölümü prostatovezikal arter ile olur. Bu arter
genellikle internal iliak arterin gluteopudental dalından kaynaklanmakla birlikte süperior
vezikal arter, tek bir vezikülodeferansiyal arter ve hatta internal pudental veya obturator
arterden kaynaklanabileceği de bilinmektedir. Prostatovezikal arter levator ani üzerinden
mesane tabanına doğru yaklaşarak inferior vezikal ve prostatik arter olarak iki dala ayrılır.
Prostatik arter ise prostat bazisinde iki dala ayrılır. Bunlardan posterolateral dal majör olan
daldır ve prostatın büyük bir kısmının kanlanmasını sağlar. Anterior dal ise sadece
anterolateral kısımların kanlanmasından sorumludur (8,10).
__________________
Başarı Sadece Elde Ettikleriyle Değil Kim Olduklarıyla Ölçülür...
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
  #6  
Alt 05.05.08, 16:19
Busra - ait kullanıcı resmi (Avatar)
Yaratıcı
Üyelik tarihi: Jul 2006
İletiler: 1.421
Ettiği Teşekkür: 248
266 tane iletisine 369 kere teşekkür edilmiş
Busra karanlıkta yolumuzu bulmamızı sağlayan bir ışık.Busra karanlıkta yolumuzu bulmamızı sağlayan bir ışık.Busra karanlıkta yolumuzu bulmamızı sağlayan bir ışık.Busra karanlıkta yolumuzu bulmamızı sağlayan bir ışık.Busra karanlıkta yolumuzu bulmamızı sağlayan bir ışık.Busra karanlıkta yolumuzu bulmamızı sağlayan bir ışık.Busra karanlıkta yolumuzu bulmamızı sağlayan bir ışık.
  Send PM
Standart Radikal prostatektomi sonrası görülen mesane boynu darlıklarında endoskopik te

Venöz Drenaj
Parankim içindeki venüller birleşerek prostatik venöz pleksusa (dorsal ven kompleksi)
dökülürler. Bu pleksusun yapısında kapakçıklar yoktur ve puboprostatik ligamanlar arasında
yerleşmiştir. Penisin derin dorsal veni simfizis pubis arka ve alt bölümünde bu pleksusla
birleşir. Prostatik venöz pleksusun bir kısmı vezikal venöz pleksusa ve bu yolla internal
pudental vene dökülür, büyük bir kısmı ise inferior vezikal venlere ve bu yolla internal iliak
venlere dökülür (8,10).
__________________
Başarı Sadece Elde Ettikleriyle Değil Kim Olduklarıyla Ölçülür...
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
  #7  
Alt 05.05.08, 16:19
Busra - ait kullanıcı resmi (Avatar)
Yaratıcı
Üyelik tarihi: Jul 2006
İletiler: 1.421
Ettiği Teşekkür: 248
266 tane iletisine 369 kere teşekkür edilmiş
Busra karanlıkta yolumuzu bulmamızı sağlayan bir ışık.Busra karanlıkta yolumuzu bulmamızı sağlayan bir ışık.Busra karanlıkta yolumuzu bulmamızı sağlayan bir ışık.Busra karanlıkta yolumuzu bulmamızı sağlayan bir ışık.Busra karanlıkta yolumuzu bulmamızı sağlayan bir ışık.Busra karanlıkta yolumuzu bulmamızı sağlayan bir ışık.Busra karanlıkta yolumuzu bulmamızı sağlayan bir ışık.
  Send PM
Standart Radikal prostatektomi sonrası görülen mesane boynu darlıklarında endoskopik te

Lenfatik Drenaj
Major lenf damarları prostattan prostatik artere eşlik ederek ayrılırlar. Ayrıca vezikülo
deferensiyal arter ve ejakülatör kanallara eşlik eden lenf damarları ve kapsüler lenfatik
9
sistemden kaynaklanarak diğer arterleri takip eden lenf damarları da vardır. Prostattan ayrılan
lenf damarları obturator, eksternal iliak ve internal iliak lenf ganglionlarına drene olurlar. Bu
bölgelerin drenajı ise ana iliak lenf nodları ve daha sonra preaortik lenf nodlarına olur.
Prostattan çıkan bazı az sayıda lenfatikler ise sakral ve presiyatik lenf nodlarına dökülürler
(8,10).
__________________
Başarı Sadece Elde Ettikleriyle Değil Kim Olduklarıyla Ölçülür...
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
  #8  
Alt 05.05.08, 16:31
Busra - ait kullanıcı resmi (Avatar)
Yaratıcı
Üyelik tarihi: Jul 2006
İletiler: 1.421
Ettiği Teşekkür: 248
266 tane iletisine 369 kere teşekkür edilmiş
Busra karanlıkta yolumuzu bulmamızı sağlayan bir ışık.Busra karanlıkta yolumuzu bulmamızı sağlayan bir ışık.Busra karanlıkta yolumuzu bulmamızı sağlayan bir ışık.Busra karanlıkta yolumuzu bulmamızı sağlayan bir ışık.Busra karanlıkta yolumuzu bulmamızı sağlayan bir ışık.Busra karanlıkta yolumuzu bulmamızı sağlayan bir ışık.Busra karanlıkta yolumuzu bulmamızı sağlayan bir ışık.
  Send PM
Standart Cevap: Radikal prostatektomi sonrası görülen mesane boynu darlıklarında endoskopik te

İnervasyon
Prostat hem sempatik hem de parasempatik sistem ile inerve olur. Prostat sempatik
sinirleri hem sekretuar glandları hem de preprostatik sfinkteri inerve eder. Parasempatik
sinirler ise prostat kas stromasını inerve eder ve bu müsküler stroma mesane kas yapısı ile
birleşerek prostatik üretradaki sfinkterik yapıyı oluşturur. Prostatın sempatik lifleri L1 ve L2
seviyesinden kaynaklanan ve süperior hipogastrik pleksustan geçen preganglionik sinirlerden
gelir. Prostatik kas yapısı inferior hipogastrik (pelvik) pleksus kaynaklı postganglionik
liflerledir. Parasempatik lifler ise S2, S3 ve S4 seviyelerinden kaynaklanır ve pelvik
(splanknik) sinirler ve inferior hipogastrik (pelvik) pleksus vasıtasıyla prostata ulaşırlar. Bu
preganglionik lifler prostat içinde dağılmadan önce prostatik pleksus oluşturur ve
postganglionik lifler olarak prostat dokusunu inerve ederler. Prostatın somatik sinirleri S2, S3
ve S4’den kaynaklanarak pudental sinir vasıtasıyla eksternal sfinkteri inerve ederler (8,10).
__________________
Başarı Sadece Elde Ettikleriyle Değil Kim Olduklarıyla Ölçülür...
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
  #9  
Alt 05.05.08, 16:31
Busra - ait kullanıcı resmi (Avatar)
Yaratıcı
Üyelik tarihi: Jul 2006
İletiler: 1.421
Ettiği Teşekkür: 248
266 tane iletisine 369 kere teşekkür edilmiş
Busra karanlıkta yolumuzu bulmamızı sağlayan bir ışık.Busra karanlıkta yolumuzu bulmamızı sağlayan bir ışık.Busra karanlıkta yolumuzu bulmamızı sağlayan bir ışık.Busra karanlıkta yolumuzu bulmamızı sağlayan bir ışık.Busra karanlıkta yolumuzu bulmamızı sağlayan bir ışık.Busra karanlıkta yolumuzu bulmamızı sağlayan bir ışık.Busra karanlıkta yolumuzu bulmamızı sağlayan bir ışık.
  Send PM
Standart Cevap: Radikal prostatektomi sonrası görülen mesane boynu darlıklarında endoskopik te

Nörovasküler Demet
Kavernöz sinirlerin prostat ile ilişkisi cerrahi olarak önem taşır. Prostatik pleksustan
geçtikten sonra kavernöz sinirler prostat damarları ile birlikte nörovasküler demet içinde
ilerler. Bu demet prostatın posterolateralinde ve endopelvik fasyanın medialinde
retroperitoneal bağ dokusu içinde yer alır (10)
__________________
Başarı Sadece Elde Ettikleriyle Değil Kim Olduklarıyla Ölçülür...
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
  #10  
Alt 05.05.08, 16:32
Busra - ait kullanıcı resmi (Avatar)
Yaratıcı
Üyelik tarihi: Jul 2006
İletiler: 1.421
Ettiği Teşekkür: 248
266 tane iletisine 369 kere teşekkür edilmiş
Busra karanlıkta yolumuzu bulmamızı sağlayan bir ışık.Busra karanlıkta yolumuzu bulmamızı sağlayan bir ışık.Busra karanlıkta yolumuzu bulmamızı sağlayan bir ışık.Busra karanlıkta yolumuzu bulmamızı sağlayan bir ışık.Busra karanlıkta yolumuzu bulmamızı sağlayan bir ışık.Busra karanlıkta yolumuzu bulmamızı sağlayan bir ışık.Busra karanlıkta yolumuzu bulmamızı sağlayan bir ışık.
  Send PM
Standart Cevap: Radikal prostatektomi sonrası görülen mesane boynu darlıklarında endoskopik te

HİSTOLOJİ
Prostat dokusu bağ ve kas dokularından oluşan fıbromüsküler stroma ve bu yapı ile
içiçe geçmiş olan epitelyal glandüler elemanlardan oluşur. Tubulo-alveolar yapıdaki bez
dokusu histolojik olarak bölgeleşme gösterir. Periüretral bezlerin (mukoza bezleri) etrafını bir
kas tabakası sarar ve bunları esas prostat bezlerinden ayırır. Esas prostat bezleri de,
submukoza bezleri ve asıl prostat bezleri diye periferde yerleşik bez dokularını kapsar. Bez
epiteli esas olarak tek katlı prizmatik ise de yer yer çok sıralı görünüş kazanır. Prostat
taşlarının bulunduğu hallerde izoprizmatik ve hatta yassı epitel karakterine geçer. Prostat
taşları dışarı atılamayan sekretin konsantrik yığılması neticesinde oluşmaktadır. Bez içinde
çoğu yerde epitelden lümene doğru villöz veya papiller uzantılar bulunur. Glandüler yapıların
belirgin bazal membranları vardır ve birbirlerinden fibromüsküler stroma ile ayrılmışlardır.
Kastrasyon durumlarında epitel alçalır, sayıca azalır ve salgı yapamaz. Testosteron replasmanı
ile tekrar fonksiyon kazanır (15,16,17). Bu epitelyal glandüler yapılar yaklaşık 25 adet
ekskretuar kanalla veru montanum ve mesane boynu arasındaki bölgede prostatik üretra
tabanına açılırlar (12). Periferal zona ait glandüler yapılar veru montanumun distaline, santral
zona ait olanlar ise veru montanumun proksimaline drene olurlar (10). Bu genel histolojik
özelliklere sahip olan glandüler yapının içinde 4 temel hücre grubu bulunur. Bunlar; sekretuar
hücreler, bazal hücreler, transizyonel epitel ve endokrin-parakrin hücrelerdir (14,18)
Sekretuar hücreler epitelyal hücrelerin en önemli kısmını oluştururlar. Prostatik asit
fosfataz (PAF) ve PSA sentezleyen hücrelerdir ve androjen reseptörleri içerirler. Bazal
hücreler bazal membranda bulunurlar. Sitoplazmadan fakir, iyi sınırlı küboidal veya kısa
kolumnar hücrelerdir. PAF veya PSA için boyanma göstermezler ve androjen reseptörleri
yoktur. Bazal hücrelerin lokal regülatör maddelerin salgılanmasından sorumlu oldukları
düşünülmektedir. Bazal hücrelerin sekretuar hücrelere ve ayrıca skuamöz, transizyonel ve
müsinöz epitelyuma transforme olma yetenekleri vardır. Transizyonel epitel ekskretuar
kanallarda ve üretrada bulunur. Endokrin-parakrin hücreler normal prostatta az sayıdadır.
Serotonin, kalsitonin ve somatostatin gibi çok sayıda peptidin yapılmasından sorumlu
hücrelerdir (18). Prostat stroması çeşitli lifsel ve hücresel bağ dokusu elemanları içinde
dağılmış düz kas hücrelerini içerir (15,18).
__________________
Başarı Sadece Elde Ettikleriyle Değil Kim Olduklarıyla Ölçülür...
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
Sponsorlar