Nüve Forum

Nüve Forum > akademik > Tıp Fakültesi > Vankomisin Dirençli Enterokoklar (VRE) ve Tedavisi

Tıp Fakültesi hakkinda Vankomisin Dirençli Enterokoklar (VRE) ve Tedavisi ile ilgili bilgiler


[coverattach=1]Enterokoklar nozokomiyal enfeksiyonların önde gelen etkenleridir. İnsanlarda gastrointestinal sistemin normal florasında bulunurlar. Enterokoklar, endokardit, yara enfeksiyonu ve üriner sistem enfeksiyonu ile ilişki olup, aynı zamanda nozokomiyal bakteriyemi etkenidir. Vankomisin dirençli

Cevapla

 

LinkBack Seçenekler Stil
  #1  
Alt 18.02.09, 12:34
Araştırma Görevlisi
 
Üyelik tarihi: Jul 2006
İletiler: 3.386
Busra öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!Busra öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!Busra öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!Busra öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!Busra öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!Busra öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!Busra öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!Busra öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!Busra öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!Busra öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!Busra öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!
Standart Vankomisin Dirençli Enterokoklar (VRE) ve Tedavisi

[coverattach=1]Enterokoklar nozokomiyal enfeksiyonların önde gelen etkenleridir. İnsanlarda gastrointestinal sistemin normal florasında bulunurlar. Enterokoklar, endokardit, yara enfeksiyonu ve üriner sistem enfeksiyonu ile ilişki olup, aynı zamanda nozokomiyal bakteriyemi etkenidir. Vankomisin dirençli enterokoklar (VRE) önemli bir nozokomiyal patojen olarak izole edilmektedir. Kinopristin-dalfopristin ve linezolid son zamanlarda VRE enfeksiyonlarında kullanılan ajanlardır. Tigesiklin, daptomisin, ve diğer geliştirilmekte olan antimikrobiyaller ile ilgili yeterli sayıda klinik çalışma mevcut değildir. VRE’nin hastane içinde yayılımının önlenmesi için yapılması gerekenler sırasıyla: vankomisinin akılcı kullanımı, sağlık personelinin eğitilmesi, mikrobiyoloji laboratuarının etkin kullanılması, enfeksiyon kontrol önlemlerine uyumun sağlanmasıdır.
vre.jpg
Enterococci have become a leading cause of nosocomial infection. These microorganisms are normal inhabitants of the human gastrointestinal tract. Classically associated with endocarditis, wound and urinary tract infections, increasingly they are a cause of nosocomial bacteremia. Vancomycin-resistant enterococci (VRE) have emerged as significant nosocomial pathogens. Quinupristin-dalfopristin and linezolid are among the anti-infective agents that have recently become available to treat infection caused by VRE. Preventing and controlling the spread of VRE will require coordinated, concerted efforts from all involved hospital departments and can be achived only if each of the follolwing elements is addressed: prudent vancomycin use, education of hospital personnel regarding the problem of vancomycin-resistance, effective use of the microbiology laboratory and implementation of infection control measures.
Kaynak
Solmaz Çelebi
Uludağ Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı, Çocuk Enfeksiyon Hastalıkları Bilim Dalı

Eklenmiş Resim
Dosya tipi: jpg CHROMagarTMVRE.jpg (11,7 KB (Kilobyte), 119x kez indirilmiştir)
__________________
http://nevart.net/
Güzel Sanatlar Fakültesi/Lisesi Yetenek Sınavlarına Hazırlık Kursu
Resim Yağlı Boya Hobi Kursu
Hızlı ve Etkili Okuma Kursu
Çocuklar için Hızlı Okuma Kursu
Çocuklar için Resim Kursu
Diksiyon Kursu
Nefes Teknikleri Kursu
Kişisel Gelişim Kursları[/CENTER]
Alıntı ile Cevapla
  #2  
Alt 18.02.09, 12:35
Araştırma Görevlisi
 
Üyelik tarihi: Jul 2006
İletiler: 3.386
Busra öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!Busra öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!Busra öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!Busra öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!Busra öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!Busra öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!Busra öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!Busra öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!Busra öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!Busra öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!Busra öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!
Standart Vankomisin Dirençli Enterokoklar (VRE) ve Tedavisi

Enterokoklar daha önceleri streptokok cinsi içinde yer alırken, birçok fenotipik özelliklerinin farklı olması ve tedaviye yanıt farklılıkları ile dikkati çekmişlerdir. Onyediden fazla enterokok türü tanımlanmıştır. Enterokoklar tek, çiftler halinde veya kısa zincirler halinde bulunabilen gram pozitif koklardır. Fakültatif anaerob olup %6.5 NaCl varlığında, çoğu 10 ve 450C üreyebilen, safra varlığında eskülini hidrolize edebilen mikroorganizmalardır. İnsanda enfeksiyonlardan başlıca iki tür sorumludur. Enfeksiyonların %80-90’nından Enterococcus faecalis, %5-10’undan ise Enterococcus faecium sorumludur (1). Son yıllarda E. faecium enfeksiyonlarında artış bildirilmektedir. Enterokoklar insan ve hayvanların normal gastrointestinal bulunan mikroorganizmadır. Zor çevresel koşullarda yaşamlarını sürdürebilirler. Yenidoğanların yaklaşık yarısı 1.haftada enterokok ile kolonize olmaktadır (1). Enterokoklar sıklıkla intraabdominal ve pelvik enfeksiyonlarda polimikrobiyal floranın parçası olarak izole edilmekte olup bu enfeksiyonlara katkısı tam bilinmemektedir. İlerleyen dönemlerde üriner sistem enfeksiyonu ve endokardite neden olduğu saptanmıştır. Yenidoğan, malignite, transplantasyon, yanık, immunsupresif tedavi alan ve kateterli olgularda invazif enfeksiyon yaptığı bildirilmektedir (1,2).
Enterokok enfeksiyonları yenidoğan dönemi dışında çocuklarda erişkinlerden daha az görülür. Nozokomiyal enfeksiyonların 2. ya da 3. sıklıkta etken patojeni olduğu bildirilmektedir (1). Enterokoklar düşük virulansı olan mikroorganizmalardır. Hastanede yatan olgularda izole edilen enterokokların tamamının endojen barsak flora kaynaklı olduğu düşünülmekteydi, ancak çoklu ilaç direnci gösteren enterokların artışı sonucu yapılan epidemiyolojik çalışmalar bu organizmaların nozokomiyal yayıldığını göstermektedir. Vankomisin dirençli enterokok (VRE) ve diğer enterokoklar uzun süre çevrede bulunmakta ve direkt hastadan hastaya bulaş, kolonize sağlık personelinin el teması sonucu ya da kontamine tibbi cihazlar ile yayılım olmaktadır (3,4). VRE kolonizasyon ve enfeksiyonu için altta yatan hastalığın ciddiyeti, transplantasyon, uzun süre hastanede yatış, kardiyotorasik ya da abdominal operasyon, santral venöz kateter, üriner kateter kullanımı, vankomisin, 3.kuşak sefalosporin ve anti-anaerobik antibiotik kullanımı risk faktörleridir (1,3,4). Yapılan çalışmada C. difficile enfeksiyonunda oral vankomisin kullanımının VRE enfeksiyonlarında artışa neden olduğu bildirilmiştir (5). Avrupa’da erişkinlerin %28’inde VRE kolonizasyonu bildirilmekte, Avrupa’da VRE suşlarının yaygınlaşmasının, hayvanların beslenmesinde kullanılan glikopeptid olan avoparsinle ilişkili olduğu gözlenmiştir (6-8). VRE’ların %98’ini E. faecium oluşturmaktadır (9). Enterokoklardaki vankomisin direnci streptokok ve stafilokoklara aktarılabilmektedir (10). VRE kolonizasyonu olan olguların %10’unda VRE enfeksiyonu gelişebilmektedir, bu oran hematolojik malignitesi olan olgularda %32-71’e kadar artış göstere bilmektedir (11). Erişkinlerde enterokokkal bakteriyemi yüksek mortalite ve morbidite riski taşır.

__________________
http://nevart.net/
Güzel Sanatlar Fakültesi/Lisesi Yetenek Sınavlarına Hazırlık Kursu
Resim Yağlı Boya Hobi Kursu
Hızlı ve Etkili Okuma Kursu
Çocuklar için Hızlı Okuma Kursu
Çocuklar için Resim Kursu
Diksiyon Kursu
Nefes Teknikleri Kursu
Kişisel Gelişim Kursları[/CENTER]
Alıntı ile Cevapla
  #3  
Alt 18.02.09, 12:37
Araştırma Görevlisi
 
Üyelik tarihi: Jul 2006
İletiler: 3.386
Busra öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!Busra öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!Busra öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!Busra öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!Busra öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!Busra öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!Busra öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!Busra öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!Busra öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!Busra öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!Busra öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!
Standart Vankomisin Dirençli Enterokoklar (VRE) ve Tedavisi

Üriner Sistem Enfeksiyonu
Çocuklarda enterokoklara bağlı üriner sistem enfeksiyonu çoğunlukla nozokomiyal kaynaklıdır (12,13). Üriner kateter, yapısal üriner sistem anomalisi, cerrahi girişim ve antibiotik kullanımı enterokokal üriner sistem enfeksiyonu gelişimi için risk oluşturur (14). Çocuklarda enterokokkal üriner sistem enfeksiyonda yapısal anomali, gram negatif mikroorganizmaların neden olduğu üriner sistem enfeksiyonundan daha sıktır (15,16). Üriner patojenlerin %10.3’ünde enterokoklar saptanmakatadır (17). VRE, toplum kaynaklı üriner sistem enfeksiyonunda problem oluşturmamakta ancak nozokomiyal üriner sistem enfeksiyonunda nadiren VRE izole edilmektedir.
Endokardit
Enterokoklar, streptokok ve stafilokoklardan sonra üçüncü sıklıkta endokardit nedenidir (18). Enterokoklar doğal ve prostetik kapak endokarditine yol açmaktadır. En sık etken E. faecalis suşu enfeksiyona neden olur. Çocuklarda endokarditli olguların %5’den azında enterokoklar etken patojen olarak izole edilmektedir (19). Streptokoklar gibi subakut seyir gösterir. VRE endokardit’in klinik bulguları duyarlı enterokokkal enfeksiyonla benzer. Nadiren bakteriyemi komplikasyonu gelişebilmektedir (1).
Kan Akımı Enfeksiyonu
Enterokoklar, Avrupa’da kan akımı enfeksiyonlarında 4. sıklıkta, ABD’de 3. sıklıkta izole edilmekte, yaklaşık epizodların %10’unu oluşturmaktadır (20). Enterokokkal bakteriyeminin çoğu nozokomiyal kaynaklıdır. Nozokomiyal enterokokkal bakteriyemi sıklıkla polimikrobiyal bakteriyeminin bir komponenti olarak karşılaşılmaktadır, enterokokkal bakteriyeminin %21-45’inde polimikrobiyal üreme saptanır (1,21). Çocuklarda nozokomiyal enterokokkal bakteriyemi erişkinlere göre daha düşük oranda mortalite riski taşır, mortalite oranı %7.5-12 oranında bildirilmektedir (21,22). Çocuk yoğun bakım ünitesinde yatan hastalarda görülen kan akımı enfeksiyonlarının %6.2’sine enterokokların neden olduğu bildirilmektedir (17). Bakteriyemi ve sepsis sıklıkla altta yatan ciddi hastalığı (yenidoğan, hematoloji, onkoloji, immun yetmezlik gibi) olan çocuklarda görülür (23). Erişkinlerde üriner enfeksiyon bakteriyemi odağı iken çocuklarda sıklıkla odak saptanamaz. Olguların çoğunda gastrointestinal ya da solunum yolu hastalığı vardır (1). Santral venöz kateter ilişkili bakteriyemi oranı %22-28 olarak bildirilmektedir (21). Kateterle ilişkili kan akımı enfeksiyonlarının en sık nedenlerinden biri enterokoklar olup, olguların %5’inde VRE etken patojendir (20).
Abdominal Enfeksiyonlar
Enterokokların abdominal kaynaklı sepsisde patojenik rolü tartışmalıdır (24). Sıklıkla diğer enterik organizmalarla beraber izole edilir, ancak enterokokkal tedavi verilmeksizin de diğer antibiyotiklerle klinik yanıt alınabilmektedir (25). Enterokokkal bakteriyemili çocuklarda, gastrointestinal sistem %14-16 oranında enfeksiyon odağı iken, yenidoğan bebeklerde %21- 50 kadar yüksek oranda enfeksiyon kaynağıdır. Das ve ark. (21) yaptığı çalışmada kısa barsak sendromu, konjenital gastrointestinal sistem anomalileri, ülseratif kolit ve kronik karaciğer hastalığı olguların %30’unda saptanmıştır. İmmun yetmezliği ve ağır hasta olan abdominal sepsisli olguların tedavisinde enterokoklara yönelik tedavi verilmelidir (26). Enterokoklar, spontan peritonitli ve periton dializi uygulanan olgularda gelişen abdominal enfeksiyon veya abse de pür mikroorganizma olarak izole edilebilmektedir.
Menenjit
Enterokoklar nadiren menenjite yol açar. Sıklıkla kafa travması ya da santral sinir sistemi operasyon komplikasyonu olarak gelişmektedir. Özellikle ventriküloperitoneal şantlı olgularda menenjit etkeni olarak bildirilmektedir (27). Bu olgularda vankomisin direçli E. faecium ventriküliti geliştiği ve linezolid yanıt alındığı gösterilmiştir. Etken diğer enterokok enfeksiyonlarında olduğu gibi sıklıkla E. faecalis olmakla beraber, E. faecium’a bağlı ventrikülo-peritoneal şant enfeksiyonları bildirilmektedir (28). Enterokokkal menenjit prematüre çocuklarda sık görülür. Mortalite oranı spontan menenjitte %27, postoperatif menenjitte %9 olarak bildirilmektedir (29).
Neonatal Enfeksiyonlar
Enterokoklar yenidoğan bebeklerde önemli patojendir. Yenidoğanlarda erken ve geç sepsise neden olur. Olguların %68.7’sinde nozokomiyal kaynaklı enterokokkal sepsis görülür. Enfeksiyonların çoğu (%77) kateteri olan yenidoğan bebeklerde görülür. Olguların %33’ünde nekrotizan enterokolit ve %21’inde abdominal distansiyon bildirilmektedir (1). Mortalite oranı %28 olarak bildirilmektedir, bakteriyemili olguların %64’ü polimikrobiyaldir (30). ABD’de 29 yenidoğan yoğun bakım ünitesinde 827 bebekte yapılan çalışmada enterokoklar, koagülaz stafilokok ve kandida’dan sonra üçüncü sıklıkta izole edilen nozokomiyal patojen olduğu bildirilmektedir (31). Kan akımı enfeksiyonlarının %15.5’inde enterokok etken olarak saptanmıştır. Yenidoğan yoğun bakım ünitesinde VRE’nin neden olduğu enfeksiyonlara bağlı nozokomiyal salgın bildirilmektedir (1). Enterokoklar yenidoğanlarda nadiren üriner sistem enfeksiyonuna neden olur. Yenidoğan enfeksiyonları sıklıkla E. faecalis’e bağlı gelişir, ancak E. faecium’a bağlı salgınlar görülmektedir. Enterokokkal suşların %82’si E. faecalis, %14’ü E. faecium olarak saptanmıştır (1).
Yara ve yumuşak doku enfeksiyonları

Enterokoklar nadiren selülit ve diğer doku enfeksiyonlarına yol açarlar. Sıklıkla cerrahi yara enfeksiyonları, erişkinlerde dekübitis ve diabetik ayak enfeksiyonlarında gram negatif basil, anaerob bakteriler ile birlikte izole edilebilirler (1).
Antibiotik Duyarlılık ve Direnci
Enterokoklarda özellikle nozokomiyal kaynaklı suşlarda önemli oranda artış bildirilmektedir. ‚-laktam antibiotiklere ve aminoglikozidler intrensek dirençli organizmadır. E. faecium suşları daha yüksek minimal inhibitör konsantrasyon (MİK) gösterir. Yapılan çalışmalarda hücre duvar sentezini inhibe eden antibiotikler aminoglikozidlerin enterokoklar tarafından alımını artırdığı gösterilmiştir (1,23).
Kazanılmış direnç
Enterokokların bir çok antibiotiğe karşı kazanılmış direnç mekanizmaları da bulunmaktadır. Kazanılmış direnç genellikle bir DNA mutasyonu ya da yeni bir DNA segmentinin transferi sonucunda gelişir.
ß-laktam direnci
Kismi veya tam b-laktam antibiotik direnci enterokok türlerinin karakteristik özelliğidir. E. faecalis diğer streptokok türlerine oranla 10-100 kat daha az penisiline duyarlıdır. E. faecium ise E. faecalis’e göre penisiline 4-16 kat oranla daha az duyarlıdır. Bununla birlikte enterokok türleri çok çabuk b-laktam antibiotiklere karşı tolerans geliştirebilir. Bu tolerans gelişimi düşük eşikli penisilin bağlayıcı protein (PBP) üretimi sayesinde olmaktadır. Bununla birlikte enterokoklarda b-laktamaz üretimi sık değildir. Stafilokoklarda b-laktamaz üretimi indüklenebilir, ancak enterokoklarda yapısaldır, üretimi düşük seviyeli ve inokulum bağımlıdır (1,23).
Aminoglikozid direnci
Enterokoklarda, düşük ve orta seviyeli ve yüksek direnç olduğu gösterilmiştir. Düşük ve orta seviyeli (MİK=62-500 ug/ml) direncin nedeni, azalmış streptomisin geçirgenliğidir, ve penisilin kullanılması ile önlenebilir. Yüksek streptomisin direnci (MİK>2000 ug/ml), ribosomal kaynaklı veya aminoglikozid-inaktive eden enzimler aracılığıyla olabilir. Streptomisin direnci diğer aminoglikozidler direncini yansıtmaz. Ancak gentamisin direnci tobramisin, netilmisin, amikasin ve kanamisin direnci için iyi bir belirteçtir (1).

__________________
http://nevart.net/
Güzel Sanatlar Fakültesi/Lisesi Yetenek Sınavlarına Hazırlık Kursu
Resim Yağlı Boya Hobi Kursu
Hızlı ve Etkili Okuma Kursu
Çocuklar için Hızlı Okuma Kursu
Çocuklar için Resim Kursu
Diksiyon Kursu
Nefes Teknikleri Kursu
Kişisel Gelişim Kursları[/CENTER]
Alıntı ile Cevapla
  #4  
Alt 18.02.09, 12:38
Araştırma Görevlisi
 
Üyelik tarihi: Jul 2006
İletiler: 3.386
Busra öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!Busra öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!Busra öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!Busra öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!Busra öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!Busra öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!Busra öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!Busra öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!Busra öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!Busra öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!Busra öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!
Standart Vankomisin Dirençli Enterokoklar (VRE) ve Tedavisi

Glikopeptid direnci
Enterokoklarda vankomisin direnci ilk kez 1988’de tanımlanmış ve daha sonra dirençli suşlar tüm dünyada yaygın hale gelmiştir. ‘’National Nosocomial Infections Surveillance System (NNIS)’’ verilerine göre VRE oranı 1989’da %0.3 iken 1993’te %7.9’a yükselmiştir. Son yıllarda yapılan çalışmalarda VRE oranında %31’lik bir artış olduğu bildirilmektedir (32). Hastanede yatan hastalarda VRE kolonizasyonu %1.5-32 iken, ayaktan izlenen hastalarda %1-3.5 olarak bulunmuştur (11). Avrupa’da ve ABD’de birçok merkezde nozokomiyal E. faecium izolatlarının %50’sinin VRE olduğu saptanmıştır (33). Türkiye’de vankomisin dirençli ilk E. faecium suşu 1998 yılında Akdeniz Üniversitesi’nden Vural ve ark. (34) tarafından bildirilmiştir. Bu suş, malign histiyositozis tanısı almış akciğer enfeksiyonu olan 11 aylık bir erkek çocuktan, 15 gün arayla alınmış iki ayrı plevra sıvısından izole edilmiştir (34). Bunu 1999 İstanbul Üniversitesi İstanbul Tıp Fakültesi ve Ankara Gülhane Askeri Tıp Akademisinden bildirilen suşlar izlemiştir (35). Vankomisine yüksek düzeyde (MİK≥ 64 ug/ml) teikoplanine ise duyarlıdır (MİK=0.5 ug/ml).
Vankomisin ve teikoplanin, pentapeptidin D-alanyl-D-alanine (D-ala-D-ala) terminaline yüksek bir afiniteyle bağlanarak peptidoglikan sentezini inhibe eder. Enterokoklarda glikopeptid direncinin temeli, D-ala-D-ala yerine D-ala-D-lac (Van A ve Van B) veya D-ala-D-ser (VanC) ile biten peptidoglikan prekürsörlerinin sentezlenmesine dayanır. Vankomisin ve teikoplanin bu yeni terminale yüksek afiniteyle bağlanamaz ve duvar sentezini inhibe edemez (1).
Enterokoklarda Vankomisin Direncinin Saptanması
VanA fenotipindeki dirençli enterokoklarda vankomisin direnci disk difüzyon, E-test ve otomatize buyyon mikrodilüsyon yöntemleriyle kolaylıkla belirlenir, ancak düşük düzey vankomisin direnci Mueller Hinton agarda disk difüzyon duyarlılık zon çapı ≥ 17 mm kabul edilerek belirlenmiştir (1).
VanA tipi direnç
En sık görülen direnç tipi olup VanA izolatları hem vankomisine (MİK≥ 64 ug/ml) hem de teikoplanine (MİK≥ 16 ug/ml) yüksek düzeyde dirençlidir. Bu dirençten Tn1546 transpozonu ve bu transpozonla ilişkili elemanlar üzerinde taşınan Van A gen kümesi sorumludur. VanA geni esas olarak E.faecium’da tanımlanmıştır. Ancak E. faecalis, E. durans, E. gallinarum, E. avium, E. casseliflavus ve E. raffinosis suşlarında gösterilmiştir (36,37).
VanB tipi direnç
Vankomisine değişken düzeyde direnç (MİK= 4->1000 ug/ml) teikoplanine duyarlıdır. Esas olarak E. faecium ve E. faecalis’da tanımlanmıştır. Ancak, nadiren E. gallinarum ve E. casseliflavus suşlarıda VanB gen kümesi taşıdığı bildirilmiştir.
VanC tipi direnç
Vankomisine düşük düzeyde dirençli ve teikoplanine duyarlı olmasıdır. Van C tipi direnç, E. gallinarum, E. casseliflavus ve E. flavescens suşlarında görülen intrensek bir direnç türüdür.
VanD tipi direnç
VanD, az sayıda E. faecium suşunda tanımlamış yeni bir direnç tipidir. hem vankomisine (MİK= 64-256 ug/ml) hemde teikoplanine (MİK=4-32 ug/ml) dirençlidir.
VanE tipi direnç
Bu direnç tipi ilk olarak E. faecalis suşunda tanımlanmıştır. Vankomisine yüksek düzeyde (MİK≥ 64 ug/ml) teikoplanine ise duyarlıdır (MİK=0.5 ug/ml). VanE kromozom üzerinde lokalizedir ve transfer edilemediği bilinmektedir.
VanG tipi direnç
İlk olarak E. faecalis suşunda tanımlamıştır. Vankomisine düşük düzeyde direnç (MİK= 16 ug/ml) teikoplanine ise duyarlıdır
(MİK=0.5 ug/ml). Nadir görülen bir direnç tipi olup transfer edilemez (1).
VRE için risk faktörleri olarak, kronik böbrek yetmezliği, malignite, nötropeni, diabetes mellutus, geçirilmiş abdominal cerrahi, organ transplantasyonu, uzun süreli hastanede yatış, enteral beslenme, kortikosteroid, vankomisin, metranidazol, klindamisin, imipenem, 2-3.kuşak sefalosporin kullanımı bildirilmektedir (1,3,23, 38).

__________________
http://nevart.net/
Güzel Sanatlar Fakültesi/Lisesi Yetenek Sınavlarına Hazırlık Kursu
Resim Yağlı Boya Hobi Kursu
Hızlı ve Etkili Okuma Kursu
Çocuklar için Hızlı Okuma Kursu
Çocuklar için Resim Kursu
Diksiyon Kursu
Nefes Teknikleri Kursu
Kişisel Gelişim Kursları[/CENTER]
Alıntı ile Cevapla
  #5  
Alt 18.02.09, 12:40
Araştırma Görevlisi
 
Üyelik tarihi: Jul 2006
İletiler: 3.386
Busra öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!Busra öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!Busra öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!Busra öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!Busra öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!Busra öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!Busra öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!Busra öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!Busra öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!Busra öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!Busra öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!
Standart Vankomisin Dirençli Enterokoklar (VRE) ve Tedavisi

Tedavi
Bakteriyemi veya endokardit gibi ciddi enterokokkal enfeksiyonlarda penisilin ile aminoglikozid kombinasyon tedavisi kullanılmalıdır (penisiline duyarlı ve aminoglikozid direnci yok ise). Penisilin alerjisi olanlarda veya penisilin veya ampisiline dirençli olgularda glikopeptid kullanılmalıdır. Vankomisin ile aminoglikozidlerin kombine tedavisi sinerjik etkinlik sağlar.
Kinopristin-Dalfopristin
Streptogramin grubuna üye yarı sentetik iki antibiotiğin Kinopristin ve Dalfopristinin 30:70 oranında birleşmesi sonucunda oluşur. Vankomisin dirençli E. faecium duyarlı olmasına rağmen E. faecalis dirençlidir. Bakterinin 50S ribosomal ünitesine bağlanarak protein sentezini inhibe eder. Yan etkisi artralji ve myaljidir (1).
Linezolid
Linezolid erişkinlerde gıda ilaç uygulama merkezi (FDA) tarafından onaylanan oksazolidinon antibiyotik grubunun ilk üyesidir. Linezolid kullanımı, bebek ve çocuklardaki gram pozitif enfeksiyonların tedavisinde FDA tarafından onaylanmıştır. Bakteriyel protein sentezini 50S ribosomal subunite bağlanarak inhibe eder. Linezolid kullanımı, erişkinlerde ve çocuklarda vankomisin dirençli E. faecium ya da E. fecalis, metisilin dirençli Staphylococcus aureus (MRSA), metisilin dirençli koagülaz negatif stafilokoklar ve penisilin dirençli Streptococcus pneumoniae (PRP)’ya bağlı ciddi enfeksiyonlarda onay almıştır (39). Linezolid, glikopeptide orta dirençli S. aureus, glikopeptide dirençli S. aureus ve Gram-pozitif anaerop bakterilere karşı etkilidir (40,41). Ayrıca hızla çoğalan mikobakterilere karşı etkilidir, Mycobacterium fortuitum, M. chelonae, M. tuberculosis ve Nocardia spp. etkili olduğu bildirilmektedir (41).
Bakteriostatik etkili antibiyotiktir (42). Çocuklarda linezolidin farmakokinetiğini araştırmak amacıyla planlanan bir çalışmaya yenidoğan döneminden 18 yaşına kadar 180 çocuk alınmış (43). Yenidoğan ve 12 yaşından küçük çocuklarda ilacın klirensi daha fazla bulunmuştur. Çalışmanın sonuçlarına göre; 12 yaşından küçük çocuklara 10 mg/kg/doz, günde 3 kez, 12 yaşından büyük çocuklarda 10 mg/kg/doz, günde 2 kez önerilmektedir. Prematüre bebeklere (34 haftanın altında) ilk bir hafta 10 mg/kg/doz, günde 2 kez, birinci haftadan sonra 10 mg/kg/doz, günde 3 kez verilmelidir (43). Linezolid oral alındıktan sonra hızla ve tam olarak absorbe edilir, 1-2 saat içinde plazma pik düzeyine ulaşır, biyoyararlanımı %100 olup, yarılanma süresi 4-6 saattir. İlaç %31 oranında proteine bağlanır, bütün dokulara dağılımı mevcut olup santral sinir sistemine geçişi iyidir (44). NCCLS (National Committee for Clinical Laboratory Standards) kriterlerine göre stafilokoklarda duyarlılık 4 ug/ml, enterokok ve pnömokoklarda 2 ug/ml olarak bildirilmektedir (45).
Toplum kaynaklı ve hastane kaynaklı dirençli gram pozitif organismaların bağlı gelişen enfeksiyonların artışı, linezolid tedavi endikasyonlarında artışa neden olmaktadır. Linezolid tedavi endikasyonları, MRSA’ya bağlı deri enfeksiyonları, nozokomiyal pnömoni, VRE bakteriyemisi, PRP’ye bağlı gelişen bakteriyeminin eşlik ettiği toplum kaynaklı pnömonidir (39).
MRSA ve VRE enfeksiyonu (bakteremi, endokardit, kateter ilişkili enfeksiyon, karın içi enfeksiyonlar, komplike enfeksiyonlar ve osteomiyelit) olan 796 hastada yapılan klinik çalışmalarda, linezolidin klinik etkinliği %73.3, mikrobiyolojik kür oranı %82.4 olarak bulunmuştur (46).
Linezolid, osteoartikular ve snovial sıvıya hızla penetre olur ve yüksek düzeylere ulaşır. Meningeal inflamasyon olmaksızın BOS konsantrasyonu plazma düzeyinin %70’i kadardır. Dirençli gram pozitif bakteriyal menenjitinde etkili olduğu bildirilmektedir (39). Dokuzyüzelli’den fazla çocukta yapılan çalışmada, en sık görülen yan etki, ishal, kusma, başağrısı, transaminaz yüksekliği ve döküntü (olguların %6.5-10.8) olarak bildirilmektedir (47). Erişkinlerde, geriye dönebilen trombositopeni genellikle tedavinin 2.haftasından sonra gelişmektedir. Geriye dönebilen kemik iliği supresyonu bildirilmektedir (48). Çocuklarda trombositopeni daha az oranda görülür, linezolid tedavisi verilen hastalarda haftalık kan sayımı yapılmalıdır. Monoamin oksidaz inhibitörü olması nedeniyle bazı adrenerjik ilaçların presör cevaplarını arttırabilir. Bu nedenle linezolid ile birlikte soğuk algınlığı için kullanılan fenilpropanolamin ve psödoefedrin dozları azaltılmalıdır.
Tedavi süresi pnömoni ve deri enfeksiyonlarında 10-14 gün, VRE enfeksiyonlarında 14-28 gün olarak önerilmektedir (6). Linezolid 600 mg tablet, 600 mg/100 ml ve 600 mg/ 300 ml enjeksiyon ve 100 mg/5 ml oral süspansiyon formları mevcut olup, intravenöz 30-120 dakikalık perfüzyonla uygulanmalıdır. Ülkemizde linezolidin (Zyvoxid, 600 mg 10 tablet ve 600 mg/300 ml intravenöz solusyon tek ve 10’lu kutu) şeklinde preparatı bulunmaktadır.
Daptomisin
Streptomyces roseosporus’un fermantasyon ürünü olan sikliklipopeptid olan daptomisin ilk kez 2003 yılında kullanılmaya başlanmıştır. Bakteri hücre zarı fonksiyonunu bozarak antimikrobiyal aktivitesini gösterir. İn-vitro olarak glikopeptidlere dirençli enterokoklara karşı etkin olduğu gösterilmesine rağmen klinikte kullanımı sınırlıdır (49).
Tigesiklin
Tetrasiklin benzeri antibiotiğin gram pozitif ve gram negatif aerobik ve anaerobik etkenlere karşı etkilidir. İn-vitro olarak dirençli enterokoklara karşı etkinliği gösterilmesine rağmen fazla sayıda tedaviye ait klinik veri yoktur.
Ramoplanin
Glikopeptid dirençli enterokokların gastrointestinal dekolonizasyonunda kullanılan Actinoplanes türlerinden elde edilen glikolipodepsipeptidtir. Ramoplanin vankomisinden farklı olarak bakteri duvar sentezini D-Ala-D-Ala kısmına bağlanmadan engellemektedir. Bu etkisini N-asetilglikozamil transferaz enzimini inhibe ederek göstermektedir. Ramoplanin E.faecium, E.faecalis, S.aureus, koagülaz negatif stafilokoklar ve Clostrium türlerine karşı bakterisidal etkiye sahiptir. İlaç oral alındığında gastrointestinal sistemden emilmez ve dışkıda yüksek oranda konsantre olur (50).

VRE’dan korunma ve kontrol yöntemleri

Enterokokların hastadan hastaya direkt transferinin, veya indirekt olarak kontamine eller, kontamine yüzeyler ya da tibbi cihazlar yoluyla transferinin mümkün olduğu da gösterilmiştir. VRE yayılımının önlenmesi amacıyla rehberler geliştirilmiştir. Hospital Infection Control Practices Advisory Committee (HICPAC) önerileri günümüzde en fazla kabul görmektedir (51). Uygun vankomisin kullanımı, hastane personelinin eğitimi, mikrobiyoloji laboratuarının etkin kullanımı, kontrol önlemlerinin uygulanması olarak özetlenebilir.

Kaynak
Solmaz Çelebi
Uludağ Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı, Çocuk Enfeksiyon Hastalıkları Bilim Dalı

Eklenmiş Dosya
Dosya tipi: pdf 182-186.pdf (64,6 KB (Kilobyte), 68x kez indirilmiştir)
__________________
http://nevart.net/
Güzel Sanatlar Fakültesi/Lisesi Yetenek Sınavlarına Hazırlık Kursu
Resim Yağlı Boya Hobi Kursu
Hızlı ve Etkili Okuma Kursu
Çocuklar için Hızlı Okuma Kursu
Çocuklar için Resim Kursu
Diksiyon Kursu
Nefes Teknikleri Kursu
Kişisel Gelişim Kursları[/CENTER]
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Tags
(vre), dirençli, enterokoklar, tedavisi, vankomisin

Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
You may not post new threads
You may not post replies
You may not post attachments
You may not edit your posts

BB code is Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık



Bütün zaman ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu anki saat: 07:36 .