iconBütün zaman ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu anki saat: 16:31 . | Nüve Foruma Hoşgeldiniz! Forumumuzdan yararlanmak için lütfen Üye Olun !

» Nüve Forum » akademik » Fen Edebiyat Fakültesi » Türk Dili Ve Edebiyatı » Türkçe sözlük'te batı kökenli kelimelere dair-about the wordswith western origin

Türk Dili Ve Edebiyatı Çağdaş Türk Lehçeleri, Eski Türk Edebiyatı, Türkiye Türkçesi, Türk Diline Giriş, Osmanlı Türkçesi, Temel Bilgi Teknolojisi

Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Stil
  #1  
Alt 29.04.08, 10:15
Standart Türkçe sözlük'te batı kökenli kelimelere dair-about the wordswith western origin

29.04.08, 10:15


TÜRKÇE SÖZLÜK’ÜN İLK VE SON BASKISINDAKİ
BATI KÖKENLİ KELİMELERE DAİR

Gün geçtikçe Batı kültürü ve Batı kökenli kelimelerle daha yakından
tanışmaktayız. Bu çalışmada, Türkçemize giren kelimelerin durumu, ‘Türkçe Sözlük’ün ilk ve son baskısındaki şekillerine göre incelenmiştir. İlk ve son baskıda geçen yabancı kelimelerin sayısı, giriş dönemleri ve giriş şekilleri göz önüne alınarak karşılaştırma yöntemiyle genel bir yargıya ulaşılmaya çalışılmıştır.

ABOUT THE WORDS WITH WESTERN ORIGIN
IN THE FIRST AND THE LAST PUBLICATION OF TURKISH DICTIONARY
As time goes we get more acquainted with western culture and western
originated words. In this study, the situation of the words which entered in Turkish, was analyzed according to their forms in the first and the last publication of Turkish Dictionary. It is tried to reach a general conclusion by comparison method taking into consideration of the number of the foreign words, their introduction time, and the way of introduction in the first and the last publications.

Giriş
Yeryüzündeki bütün dillerin dün olduğu gibi bugün de büyük problemlerinden biri olan yabancı kelime girişi, araştırmacıları bu sorunun çözümü konusunda arayışlara yönlendirmiştir. Batıda 16. yüzyıla kadar inen bu çözüm arayışları, ilk dil kurumlarının doğmasına zemin hazırlamıştır. Akademi adı altında kurulan bu kurumlar yalnız “dilin arındırılması” amacını gütmüştür. Türkiye’de ise 1932’de kurulan Türk Dil Kurumu bu amaç dahilinde çalışmalarına başlamıştır. Türk Dil
Kurumunun 1939’da başladığı sözlük çalışmaları, 1945’te ‘Türkçe Sözlük’ün basılmasıyla ilk meyvesini verir ve (1955, 1959, 1966,1969, 1974, 1983, 1988...) 1998’e kadar dokuz baskıyla devam eder.
Sözlükler, barındırdığı kelime hazinesi sebebiyle bir milletin aynasıdır. Çünkü bu kelimeler, o milletin hayat tarzı, duyuş düşünüşü ve diğer milletlerle olan etkileşimleri hakkında ipuçları verir. Türk dili de uzun tarihî geçmişinde etkileşimde bulunduğu milletlerle kelime alış verişinde bulunmuştur. Bu kelime alış verişinin en somut şekilde gözlemlendiği eserler, şüphesiz sözlüklerdir. Bu gerçekten hareketle, bu çalışmamızda, Türk Dil Kurumu tarafından 1945 yılında yayınlanan ‘Türkçe Sözlük’ün ilk baskısı ve 1998 yılında yayınlanan son baskısını
esas alarak, adı geçen yıllarda ve öncesinde Türkçeye giren yabancı kelimelerin durumunu incelemeye çalıştık. Bunu yaparken, ‘Türkçe Sözlük’ün her iki baskısında geçen kelimelerin sayısını çıkartarak bu kelimeleri, ilk baskıda geçen Batı kökenli kelimeler, her iki baskıda da geçen Batı kökenli kelimeler ve son baskıda geçen Batı kökenli kelimeler olmak üzere üç grupta topladık. Kelimelerin ilk baskıda, her iki baskıda ve son baskıda yer alışına göre çıkan sonuçlarla Türkçeye giriş dönemleri ve giriş şekillerini ortaya koymaya çalıştık.


kaynak pdf
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
Sponsorlar
  #2  
Alt 29.04.08, 10:21
world - ait kullanıcı resmi (Avatar)
Atılgan
Üyelik tarihi: Feb 2007
İletiler: 575
Ettiği Teşekkür: 241
178 tane iletisine 269 kere teşekkür edilmiş
world gerçekten çok iyi biri.world gerçekten çok iyi biri.world gerçekten çok iyi biri.world gerçekten çok iyi biri.world gerçekten çok iyi biri.world gerçekten çok iyi biri.
  Send PM
Standart Türkçenin Söz Varlığında Yabancı Kelimelerin Seyri

Bilindiği gibi Türkçeye yabancı kelime girişi bir hayli geçmişe dayanmaktadır. Türk dilinin ilk yazılı belgeleri olan Orhun Abidelerinde dilimize girmiş sadece birkaç yabancı kelimeye rastlarız. Bu dönemde Türk diline Çinceden kunçuy ‘prens’, señün ‘general’, totok ‘askerî vali’, taluy ’deniz’ gibi kelimeler girmiştir. Bu kelimeler arasında bazı yer adları da bulunmaktadır.
Uygur Türkçesi döneminde dilimize giren yabancı kelimelerin sayısındaki artışı, Türklerin kabul ettikleri yeni dinin etkisiyle gelişen tercüme edebiyatına bağlayabiliriz. Zeynep KORKMAZ, “Uygur Türklerinin kabullendikleri Budizm, Manihaizm, Brahmanizm ve Nesturilik gibi dinler, Türkçeye bu dinlerin giriş yollarına göre Sanskrit, Sogot, Çin ve Tibet dillerinden bir hayli yabancı kelime ve terimin girmesine, dolayısıyla dilde yabancı kelimeler sorununa yol
açmıştır”demektedir.

Yukarıda belirttiğimiz genel sebeplerle Uygur döneminde dilimize girmeye başlayan yabancı kelimeler sonraları da sayıca artarak devam etmiştir. Orta Türkçe döneminde benimsenen dinin etkisiyle Türk diline yoğun bir şekilde Arapça kelimeler girmiş; fakat bu kelimelere karşılık bulma veya bu kelimeleri Türkçeleştirme kaygısı güdülmemiştir. Karma medeniyetin etkisi altında kalan ve yeni oluşmaya başlayan sahanın yazı ve edebî dili, başlangıçta hafifçe yabancı dil tesirine uğramıştır. Bu baskı bilhassa Karahanlı devleti içinde kalıntısı bulunan İran dili ve edebiyatı tarafından gelmiştir. Bu edebiyat, aynı zamanda ve dolayısıyla, hem Karluk-Uygur Türkçesinin, yani Doğu Türkçesinin hem de daha sonraları Harezmde tutunan Oğuz-Kıpçak Türkçesinin kuruluşunda da etkili
olmuştur. Bu yüzden her iki (Karluk-Uygur, Oğuz-Kıpçak) edebiyatın yapısında Arap ve Fars dillerinin kelime ve kurallarına rastlanmaktadır.
18. yüzyılda ise Avrupa ile siyasal ilişkilerin yoğunlaşması Avrupa dillerinden dilimize kelime girmesine yol açar. Sait Paşa, Gazeteci Lisanı adlı eserinde Batıdan alınan ilk kelimenin, 1789 savaşından sonraki barış görüşmelerinde kayda geçirilen “statuquo” kelimesinin olduğunu kaydeder. Sait Paşa yine aynı eserde, “statuquo” kelimesinden 50 yıl sonra “politique” ve “diplomatie” kelimeleriyle birlikte maliyeyle ilgili “empirant” ve “avance” gibi kelimelerin Türk
diline girdiğini belirtir.
Tanzimat hareketiyle kültürde başlayan başkalaşım doğal olarak eğitimde de kendini göstermiştir. Bu dönemde başlayan yabancı dille eğitim problemi günümüzde de devam etmektedir. O dönemde Fransızca eğitim veren Mekteb-i Tıbbiye, daha sonraları Türkçe eğitime döndüğünde iki sonuç ortaya çıkmıştır : İlki Türk gençleri akın akın Tıbbiyeye girerek hem parlak bir başarı elde etmişler, hem de memleket bu gençlerden yararlanmıştır. İkincisi bilim terimlerinin Türkçeye çevrilme zorunluluğu görüldüğünden, o zamana kadar tıp dili olmayan
Türkçenin tıp dili olabileceği görülmüştür.
Ancak daha sonraki yıllarda da yabancı dille eğitim devam etmiştir. 1950 yılında NATO’ya girişimizle başlayan, 1980’li yıllarda büyük ivme kazanan ve bizzat
devlet eliyle başlatılan Fransızca yerine İngilizce; Fransız kültürü yerine İngiliz kültürünü benimsenme fikri; Türk dili için pahalıya mal olmuştur.
Bu tarihten itibaren İngilizcenin ve İngiliz-Amerikan kültürünün topyekûn bir hücumuna uğrayan Türkçemiz, yeni bir emperyalizmin ve onun dilinin karşısında –her zaman olduğu gibi- savunmasız bırakılmıştır.
Türkçenin bünyesine aldığı yabancı kelime oranları dönemlere göre değişmektedir. Doğan AKSAN, Uygurlardan günümüze gelen metinlerde Çin, Sogot, Sanskrit dilleri gibi birçok yabancı dilden Türkçeye giren kelimelerin oranını %2 ile %5 arasında göstermektedir.
Yine 11. yüzyıla ait Kutadgu Bilig’de bu oran %1,9 dolayındadır. Kutadgu Bilig’den 150-200 yıl sonra yazıldığı anlaşılan Atebetü’l Hakayık’ta yabancı kelime oranının yükseldiğini ve %20’ye, bazı yerlerde %26’ya çıktığını görüyoruz. Eski Anadolu Türkçesine gelindiğinde ise yabancı kelime oranları Yunus Emre’de %13, Aşık Paşa’nın Garibnâmesi’nde %20, Ahmet Fakih’in Çarhnâmesi’nde %28’dir. 15. yüzyıl sonları ve 16. yüzyılın başlarında başlayan Yeni Türkçe döneminde Arapça ve Farsça kelimeler Türk dilinde ağırlık
kazanmıştır. Bu dönemde yabancı kelimeler Bâkî’de %65, Nef‘î’de %60
ve Nâbî’de %54’e yükselir. Tanzimat döneminde ise Namık Kemal’de
%62, Şemsettin Sami’de %64, Ahmet Mithat’ta %57 düzeyindedir. Bu
oranlar 1965’e kadar %25’e düşmüştür.
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
2 kullanıcı bu yararlı bilgilendirme için world kullancısına teşekkür ediyor :
CiwCiw (29.04.08), oguzgolcik (29.04.08)
Sponsorlar
Cevapla

Tags
bati kokenli yabanci, bilim, foreign words, kelimeler, language, lexicology, originated, sozluk, turk dili, turkce, turkish, turkish dictionary, western

Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
You may post new threads
You may post replies
You may not post attachments
You may not edit your posts

BB code is Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık
Gitmek istediğiniz klasörü seçiniz