| Türk Dili Ve Edebiyatı Çağdaş Türk Lehçeleri, Eski Türk Edebiyatı, Türkiye Türkçesi, Türk Diline Giriş, Osmanlı Türkçesi, Temel Bilgi Teknolojisi |
![]() |
| | LinkBack | Seçenekler | Stil |
|
#1
|
Bunlara Baktınız mı?
03.05.08, 08:26
Dedem ve Kilitli Kutu | Korkut ve yönet | Dede korkut hikayeleri | Dede korkut kitabı-indir | Efsane Subay Korkut Eken | Dedem Korkut Kitabın'da tasvir dünyası - The book of Dedem Korkut is an important masterpiece in terms of philology and history. ÖZET Dedem Korkut Kitabı, tarihi ve filolojik bakımdan son derece önemli bir dil yadigarıdır. Bu eşsiz kültür hazinesinin önemini, F. Köprülü, Ahmet B. Ercilasun, Saim Sakaoğlu gibi araştırmacılar vurgulamışlardır. Bize göre; Dede Korkut Kitabı’nda 21. yüzyıl insanına verilen evrensel mesajlar da bu eserin önemini ve değerini artırmaktadır. Bu incelemede, Dede Korkut’un Türk Destanları içindeki yeri belirtilmiş, Dede Korkut Kitabı’ndaki ve Oğuz Kağan Destanı’ndaki “Savaş Araç-Gereçleri, Hayvanlar, Dinsel Kavramlar, Doğa İle İlgili Unsurlar” için kullanılan niteleme sıfatları karşılaştırılmıştır. Konuyla ilgili olarak Orhon Yazıtları’ndan, Divan-ı Lugâti’t-Türk’ten, Manas Destanı’ndan da örnekler verilmiştir. Ayrıca Dede Korkut Kitabı’ndaki “Renk Yansımaları” ayrıntılı olarak incelenmiş Türk renk kültürünün derinliği, sistematiği ortaya konulmuştur. İncelemede; Türk Destanlarında At, Dini İnançlar, Oğuzlar/Düşmanlar (Kâfirler) için kullanılan niteleyiciler, ayrıntılı/karşılaştırmalı olarak ele alınmıştır.Çalışmanın sonunda; Ulaşılan sonuçlar/ Dede Korkut’taki evrensel mesajlar, kaynakça ve karşılaştırmalı dizinler yer almaktadır. SUMMARY The book of Dedem Korkut is an important masterpiece in terms of philology and history. Researcher like Fuat Köprülü, Ahmet B.Ercilasun, Saim Sakaoğlu emphasised the importance of this masterpiece. In my opinion, universal messages given to the 21st century people increased the value and importance of this masterpiece. In this study the place of Dede Korkut was determined, descriptive adjectives used to describe the war tools, animals, religious concepts and natural elements were compared. Besides subject related samples from Orhun inscriptions, Dlt, Manas epopee were given.The colour reflections from Dede Korkut were analysed and the width and sytem of the colour of Turkish culture was displayed. The descriptive adjectives used to describe horse, religous beliefs, Oguzlar, enemies In Turkish epopees were analysed. There are obtained results, universal messages from Dede Korkut, sources and comparative indexes at the end of the study. akademik » Fen Edebiyat Fakültesi » Türk Dili Ve Edebiyatı Konu world tarafından (03.05.08 saat 08:36 ) değiştirilmiştir.. |
| Sponsorlar |
| |
|
#2
| ||||
| ||||
| ÇALIŞMANIN YÖNTEMİ, KAPSAMI, AMACI Bilindiği gibi, Oğuzların efsanevî hükümdarı olan Oğuz Kağan’ın kişiliği, seferleri ve savaşları konusunda eski bir tarihte manzum bir destanın oluştuğu tarihî kaynaklarda kayıtlıdır. Paris’te Millî Kütüphane’de Türkçe yazmalar arasında kayıtlı olan Uygur harfli Oğuz Kağan Destanı önce Rıza Nur, daha sonra da W. Bang ve Reşit Rahmeti Arat tarafından yayınlanmıştır (Tekin 1997:101-102). Bu çalışmanın Türkçesi Arat tarafından 1936’da yayınlanmıştır (Arat 1936:69 s.). Yazısından ve dilindeki Moğolca kelimelerden anlaşıldığına göre başı ve sonu eksik olan bu mensur Oğuz Kağan Destanı Moğol döneminde, yani 13. asırda yazılmıştır. Başı ve sonu eksik bu karışık dilli Oğuz Kağan Destanı’nda yer yer bazı manzum parçalar da vardır (Tekin 1997:102). Eser bu bakımdan yarı manzum-yarı mensur özellik gösteren Dede Korkut Kitabı’ndaki hikâyelere benzetilebilir. Bu itibarla, Dede Korkut Kitabı’ndaki destanî metinlerin ve Oğuz Kağan Destanı’nın Türk destanları içinde aynı dairede değerlendirilmeleri, her iki destanın da biraz geç kalınarak, yazılı devre bir hayli ilerledikten yani destan devri tamamlandıktan sonra, kaleme alınmaları (Oğuz Kağan için yazıya geçirilmiş olsa bile elimize ulaşmadığını ayrıca belirtmeliyiz), şekil (yarı mensur-yarı manzum olmaları) ve dil itibarıyla (karışık dilli metinler olmaları) benzerlik göstermeleri dolayısıyla her iki destan “niteleyici”ler bakımından karşılaştırılmıştır. Ayrıca başta Manas Destanı olmak üzere başlıca Türk destanlarının bazılarından, Orhon Yazıtları’ndan ve Divân-ı Lugâti’t-Türk’ten de karşılaştırmamızla ilgili örnekler zikredilmiştir. Oğuz Kağan Destanı ile ilgili olarak ARAT Yayını (Arat 1987), Dede Korkut Kitabı’ndaki destanî hikâyeler ile ilgili olarak da ERGİN Yayını (Ergin 1997) esas alınmıştır. Bu çalışma 2 bölümden oluşmuştur: I. Bölümde Oğuz Kağan Destanı ve Dedem Korkut Kitabı’nda geçen ortak motifler, millî-estetik unsurlar, eğlence ve güncel hayatla ilgili kavramlar karşılaştırmalı olarak incelenmiş ve bazı niteleyiciler/nitelenmeler ayrıntılı olarak açıklanmıştır. II. Bölümde ise; her iki destandaki renk yansımaları ve bunun doğal sonucu olarak Türk renk kültürünün zenginliği, çeşitliliği, doğallığı ve sistematiği incelenmiştir. Bu bölümde ayrıca Oğuzlar ve düşmanlar (kâfirler) için kullanılan nitelemeler karşılaştırılmış ve bu iki karşıtlık için kullanılan nitelemelerin de bir sistematiği olduğu ortaya konmaya çalışılmıştır. Çalışmanın sonunda Dede Korkut Kitabı’ndaki evrensel mesajlar, ulaşılan sonuçlar, karşılaştırmalı dizinler ve kaynakça yer almıştır |
|
#3
| ||||
| ||||
| GİRİŞ Destan kelimesi dilimize, Farsça’da “Efsane ve mesel ve hikâyet-i güzeştegân” anlamında kullanılan “Dâstân” kelimesinden ses ve anlam değişikliğiyle girmiştir (Asım c. 1, s. 236). İlk defa ne zaman kullanıldığını tespit etmek mümkün olmamakla birlikte İslamiyet’in kabulünden sonraki dönemde dilimizde kullanılmaya başlandığını söyleyebiliriz (Yıldız 1995:3). Destan nedir? sorusuna Prof. Dr. Emine Gürsoy-Naskali şöyle cevap vermektedir: “Türk Edebiyatının şaheserlerinden biri olan Manas destanını parmakla göstermek ve ‘İşte destan budur ‘ diye cevap vermek gerekir. Bundan sonra Manas’ı tahlil etmek, hususiyetlerini sıralamak ve hangi eserleri bu belirleyici hususiyetler çerçevesine dahil edebileceğimizi gözden geçirmek gerekir” (Gürsoy-Naskali 1999:1). Prof. Dr. Emine Gürsoy-Naskali’ye göre destanları 3’e ayırmak mümkündür: l. Kahramanlık destanları 2. Metafizik destanlar (Şamanizm kökenli destan, Tabiat ötesi destanları, Eski destanlar ‘Kronolojik olması dolayısıyla’) 3. Yaratılış destanı (Gürsoy-Naskali 1999:6-7). Şükrü Elçin, destanı: “ Zaman ve mekân içinde toplumun iradesini ellerinde tutan kahraman-bilge şahsiyetlerin menkabevî ve hakikî hayatları etrafında oluşmuş, uzun ve didaktik eserlerdir” şeklinde tanımlamaktadır. Elçin, destanları bir boyun veya bir milletin hayatında tam estetik hüviyet kazanmamış olan efsanelerden sonra nazım şeklinde ortaya çıkan en eski halk edebiyatı ürünleri olarak değerlendirmektedir. N. Sami Banarlı’ya göre destan, “ Milletlerin din, fazilet ve millî kahramanlık maceralarının manzum hikâyeleri”dir (Banarlı 1971:1). Fuad Köprülü, destanın “Milletin maneviyatından, ruhundan, tarihî ve estetik varlığından kendi kendine doğmuş ortak verimler olduğunu” söylemektedir (Köprülü 1981:41). F. Kadri Timurtaş, destanın “ Bir milletin geçirdiği maceraları, yetiştirdiği kahramanları, tabiat, dünya ve toplum hadiseleri hakkında düşüncelerini, bunlar karşısında aldığı durumları” anlattığını belirtmektedir (Timurtaş 1990:3). Muharrem Ergin, Dede Korkut’u millî bir destan olarak ele almaktadır. Ve millî destanların taşıdıkları 12 özelliği sıralamaktadır (Ergin 1999:5-8, bk. Notlar: 1.not). Yine Muharrem Ergin, “ Bütün hikâyeler tek bir kahraman üzerinde toplanmadığı ve zincirleme bir bütün teşkil etmediği için Dede Korkut Kitabı’na bir epope gözü ile bakamayız” demektedir (Ergin 1997:29). Bütün bu tanımların ve değerlendirmelerin ışığı altında şu belirlemeleri yapmak mümkündür l. GÜRSOY-NASKALİ, kuvveti, cesareti, bilgiyi, beceriyi insanda mücessemleştiren Manas gibi, Odyssea, Beowulf, Köroğlu gibi destanları; yani kahramanlık destanlarını asıl destanlar olarak kabul etmektedir. 2. ELÇİN, destanları bir boy veya millete ait olmaları itibarıyla değerlendirmektedir. 3. BANARLI, KÖPRÜLÜ, TİMURTAŞ ve ERGİN de destanları millîlik vasfıyla ele almaktadır. Ergin, millî destanların 12 vasfı olduğunu bildirmektedir (bk. Muharrem Ergin, Dede Korkut Kitabı, Boğaziçi Yay., 20. baskı, İstanbul, 1999, s. 5-8; Notlar: 1. not). A. Bican Ercilasun’un da haklı olarak belirttiği gibi; “Her boy bağımsız bir eser gibi tek başına ele alınabilir; hem de 12 boy bir bütünlük içinde tek bir eser olarak kabul edilebilir” (Ercilasun 2001:1). |
|
#4
| ||||
| ||||
| TÜRK DESTANLARI VE DEDE KORKUT Fuad Köprülü’ye göre; Osmanlı İmparatorluğu’nun kuruluşundan sonra yazıya geçirilen Kitab-ı Dedem Korkud da Oğuz-nâme etrafında toplanmış tali menkıbelerdir (Köprülü 1981:43-44). Pertev Naili Boratav da benzer bir görüşü dile getirmektedir: “ Dördüncü destan dairesini ‘Oğuz’ menkıbeleri oluşturur. Reşidüddin ve Ebü’1-gazi Bahadır Han’ın bahsettiği bu destana ait manzum metin parçalarının bulunduğu müstakil eserler ele geçmiştir; ancak, bunlar Oğuz’un menkıbevî tarihinin özetinden başka bir şey olmayan Dede Korkud hikâyeleri ile Yazıcıoğlu’nun Şeh- nâmesi’nin başına koyduğu Türkçe metindir “ (Boratav 1939:71-87). Ali Öztürk, Dede Korkud Destanları (Oğuz Boy Destanları)’nı Şamanist Devlet Erkinden Kaynaklanan Destanlar sınıfında değerlendirmektedir (Öztürk 1986:184-185). devamı Kaynak |
| Sponsorlar |
| |
![]() |
| Tags |
| kitap tarihi, filojik, descriptive adjectives, the colour reflections, universal messages |
| Seçenekler | |
| Stil | |
|
|