iconBütün zaman ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu anki saat: 16:21 . | Nüve Foruma Hoşgeldiniz! Forumumuzdan yararlanmak için lütfen Üye Olun !

» Nüve Forum » akademik » Fen Edebiyat Fakültesi » Türk Dili Ve Edebiyatı » Renk Simgeciliği ve Şeyh Gâlib’in Üç Rengi

Türk Dili Ve Edebiyatı Çağdaş Türk Lehçeleri, Eski Türk Edebiyatı, Türkiye Türkçesi, Türk Diline Giriş, Osmanlı Türkçesi, Temel Bilgi Teknolojisi

Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Stil
  #11  
Alt 28.05.08, 10:31
Ayşe Dürdane Erduran - ait kullanıcı resmi (Avatar)
Çılgın
Üyelik tarihi: Feb 2008
Nereden: Istanbul
İletiler: 781
Ettiği Teşekkür: 113
135 tane iletisine 196 kere teşekkür edilmiş
Ayşe Dürdane Erduran bir mücehver gibi özel.Ayşe Dürdane Erduran bir mücehver gibi özel.Ayşe Dürdane Erduran bir mücehver gibi özel.Ayşe Dürdane Erduran bir mücehver gibi özel.Ayşe Dürdane Erduran bir mücehver gibi özel.
  Send PM
Standart Cevap: Renk Simgeciliği ve Şeyh Gâlib’in Üç Rengi

Mevlevî sema törenlerinde de her şey ayrı bir mânâya, ayrı bir güzelliğe sahiptir. Şüphesiz bu törenleri ve bu­radaki simgesel değerleri en iyi bilen­lerden biri de Şeyh Gâlib idi. Semâ edi­len, semâhane denen alanın şeklinden, üstüne oturulan postların renklerine, semâzenin giydiği her giysiden, yaptığı her harekete kadar hepsinin bir mânâsı vardır; hepsi bir sembol ifade etmekte­dir. Mesela semâhane dairevi bir alandır ve kâinatı sembolize eder. Şeyhin otur­duğu kırmızı post Mevlânâ Celâleddin-i Rumî’nin makamı sayılır ve şeyh efendi vekaleten bu makama oturur. Kırmızı renk ‘vuslat’ yani Allah’a kavuşma ren­gidir. Mevlânâ, güneş batarken Allah’a kavuşmuştur. Bilindiği gibi güneş ba­tarken de doğarken de gökyüzü kırmızı bir renk alır. İşte şeyh postunun kırmızı rengi maddi dünyadan batışı, mânevi dünyaya doğuşu temsil eder. Mevleviliğe yeni girenlerin oturduğu post siyah olur. Siyah renksizliğin rengidir, tevhidi tem­sil eder, bütün renkleri içinde barındırır. Derviş bilgilenip yol alınca beyaz renkli posta oturmaya hak kazanır.
Menkabevî hayatının anlatıldığı bir hikâyede, İbn Sînâ’nın padişaha sattığı sihirli bir mumun siyah, kırmızı ve be­yazdan oluşması dikkati çekmektedir. Sihirli mumun beyaz kısmının yanma­sı halk üzerinde bir etki yaratmazken, kırmızı kısmı yandığında halk gülmeye, siyah kısmı yandığında ise ağlamaya başlamaktadır. Mumun tamamen yan­ması sonucunda oluşan kokuyla ise halk, sabaha kadar uyumakta veya kırk yıllık hasta gibi güçlükle hareket etmektedir (Şenocak 2005: 86). Burada dinî bir sim­geden öte, daha çok kültürel motiflerle karşılaşırız. Beyaz, renk özelliğine bağlı olarak nötralize durumdadır, yani etki­si söz konusu değildir; ancak kırmızının canlı ve devingenliğine bağlı olarak in­sanları güldürmesi ve siyahın geleneksel matem özelliğine bağlı olarak insanları ağlatması söz konusudur. Bu üç renkli mum, açık bir şekilde hayatın bütününü simgelemektedir. Zira hayatın bazen be­yaz, bazen siyah, bazen de kırmızı tarafı vardır.
Siyah renk, malzemenin başarılı şekilde temel şekline ayrıştığını göste­rir. Mantık olarak Büyük İş’te görüle­cek olan ilk renk siyahtı; çünkü hiçbir sembol taşımadan mükemmel olmayanı gösterecek tek renk siyahtır. Beyaz sem­bolik olarak dişiyle özdeştir, kırmızı ise eril ile. Bu renklerin anlamı göz önüne alındığında, tüm sürecin siyah, beyaz ve kırmızıdan oluşması gerekir (Saltık 2005: 98).
Gâlib’in beyitlerine dönersek, şair bu üç rengi birbirini bütünleyici öğeler olarak kullanmıştır. Yani Allah’ın zâtı, yaratma iradesi ve varlık âlemi. Aslın­da hepsi, yani beyaz ve kırmızı (bütün renkler), siyaha mensuptur; dolayısıyla gerçek anlamda siyahın dışında renk de yoktur. Gâlib, maddî âlemde göz­lemlediğimiz “ikmâl”i, aşkın âlemdeki “mükemmel”i algılayabilme hususunda örneklendirmektedir. Yani mum, ancak yandığında vasfını tamamlar; bir gü zel, ancak yukarıda zikredilen üçlüyü kullandığında güzel olabilir; varlık âle­minin devamı devranla söz konusudur, bu da her sabah ufkun önce siyah, son­ra beyaz, daha sonra da kızıl olması ile mümkündür.

Yek-reng-i şükr-i sâye-i pür-mâye eyleye
Ârâm u cünbiş-i dem-i sihr-âferînümi (Sâkıb Mus­tafa Dede)

Tasavvuf geleneğinde bu üç renkle ilgili bir diğer anlayış da, cemâlin beyaz­la, celâlin kırmızıyla ve kemâlin (Zât-ı Ahadiyyet) ise siyahla simgelenmiş ol­masıdır. Cemâl ve celâl ise Allah’ın sıfat­larının genel adlarıdır. Mesela Allah’ın Latîf, Cemîl, Rahîm, Gafûr sıfatları ce­mâl, Cebbâr, Kahhâr, Hâlik gibi sıfatları ise celâl sıfatlarından olarak bilinmiştir. Aynı zamanda kırmızı ile simgelenen varlık âlemi, nasıl geçici ise Allah’ın celâl sıfatlarının da geçici olduğu söylen­miştir. “Tasavvufta celâl tecellisi hadd-ı zâtında yoktur. Cemâli göstermek için tasavvur edilir. Çünkü eşya zıtları ile idrak edilir. Tarikat ehli cemâl ile celâ­li birleştirirler. Onların nazarında Hak, Cemâl-i Mutlak’tır” (Tarlan 1985: 19). Zaten Allah; rahmetim gazabımı geçmiş­tir, demiştir. Bu da Allah’ın celâl tecelli­sinin geçici, cemâlinin ise daimi olduğu­nu göstermektedir.
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
Sponsorlar
  #12  
Alt 28.05.08, 10:32
Ayşe Dürdane Erduran - ait kullanıcı resmi (Avatar)
Çılgın
Üyelik tarihi: Feb 2008
Nereden: Istanbul
İletiler: 781
Ettiği Teşekkür: 113
135 tane iletisine 196 kere teşekkür edilmiş
Ayşe Dürdane Erduran bir mücehver gibi özel.Ayşe Dürdane Erduran bir mücehver gibi özel.Ayşe Dürdane Erduran bir mücehver gibi özel.Ayşe Dürdane Erduran bir mücehver gibi özel.Ayşe Dürdane Erduran bir mücehver gibi özel.
  Send PM
Standart Cevap: Renk Simgeciliği ve Şeyh Gâlib’in Üç Rengi

Sonuç:
Renkler, bu dünyada bize ‘Gizli Ha­zine’ servetine tanıklık taşımak ve onun herhangi bir olumsuz anlamda kesinlik­le ‘tekdüze’ olmadığını doğrulamak üze­re verilmişlerdir” (Lings 2003:50).Renkler, tarihin en eski dönemle­rinden beri insanlığın dikkatini çekmiş, şeyleri tarif, tasnif ve bildirme hususla­rında yardımcı unsurlar olarak kullanıl­mışlardır. Renkler, varlığın tanınmasın­da en az şekil kadar önemli olmuşlardır. Ancak renklerin sadece dış dünya ile ilgili olmadığı, insanın iç dünyası ile de çok önemli bağları olduğu keşfedilmiş­tir. İnsanların ruh dünyası ile renkler arasında bir ilgi olduğu ortaya çıkmış­tır. İnsanların iç ve dış dünyaları ile bu kadar dolu olan renklerin zaman içinde belli simgesel değerlere ulaşması kaçı­nılmazdı. Bu simgesel değerler, bütün insanlığın benimsediği ve aynı anlamda algıladığı açılımlara sahip olsa da, bazı kültürler ve geleneklerde tamamen fark­lı algılanmıştır.
Mutasavvıflar, Yaratıcı ve âlemde­ki esrarı tefekkür ederken, sıradan dilin üstünde olan simgesel dili tercih etmiş­lerdir. Simgesel dilin en güzel örnekle­rini de şiirde görürüz. Tasavvufun bu soyut ve simgesel yönü Divan şairlerinin de ilgisini çekmiş, şiirlerinin çoğunu bu konulara ayırmışlardır. Kendisi de böyle bir geleneğin içinden gelen Şeyh Gâlib’in şiirleri, derin simgeler içermektedir. İşte böyle iki gazelinde Şeyh Gâlib, redif ola­rak, “siyah, beyaz ve kırmızı”yı seçmiş ve beyitlerini bu üç renkle ilgili mazmunlar üzerine kurgulamıştır. Şiirler, bu üç rengi bir araya getiren şey ve olayları anlatıyor görünmektedir. Ancak Şeyh Gâlib’in, sadece bu yapılar üzerine, şiiri­ni söylemeyeceği de bir gerçektir. Niha­yetinde, beyitlerin görünen bu boyutları önemlidir; fakat arka planda esas veril­mek istenenin ne olduğu bizim için çok daha önem arz etmektedir. Renkler, zâ-hiri açıdan farklılığın, çokluğun, parça­lanmışlığın göstergesidir. Bâtıni açıdan ise, farklı görünen bu renklerin aslında esas bir rengin değişik tezahürleri ol­duğu anlaşılmaktadır. Bu gazellerde de kırmızının bütün renkliliği ile varlık âle­mini, beyazın Allah’ın yaratma iradesini, siyahın ise Zât’ı simgelediği, bu itibarla da siyahın dışında hakiki bir renk olma­dığı anlaşılmaktadır. Aynı şekilde Gâlib, varlıktaki kemâlin de yine bu üç renk ile olduğunu bizlere hatırlatmaktadır.

» Nüve Forum » akademik » Fen Edebiyat Fakültesi » Türk Dili Ve Edebiyatı

kaynak pdf
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
  #13  
Alt 01.06.08, 15:51
balikci3435 - ait kullanıcı resmi (Avatar)
Çekingen
Üyelik tarihi: Mar 2007
İletiler: 57
Ettiği Teşekkür: 70
34 tane iletisine 56 kere teşekkür edilmiş
balikci3435 yakında çok ünlü biri olacak!balikci3435 yakında çok ünlü biri olacak!
  Send PM
Standart Cevap: Renk Simgeciliği ve Şeyh Gâlib’in Üç Rengi

günümüz hayatlarında da farkında olmadan renkler içinde yaşayıp öldüğümüz bir geçektir..hayatımızın karmakarışıklığı bizi ordan oraya savurduğu için de farkedemiyoruz bunu..!
doğumun rengiyle ölmün rengi nedir acaba?
sevgilerimle
__________________
derdim yaradan....dermanım da yaradan..!
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
Sponsorlar
Cevapla

Tags
tasavvuf, symbol, sufism, simge, sheihk glib, seyh galib, renkler, gazel, colours

Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
You may post new threads
You may post replies
You may post attachments
You may not edit your posts

BB code is Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık
Gitmek istediğiniz klasörü seçiniz