Đnsanın içindeki aydınlık dünyaya ulaşmasını engelleyen çeşitli faktörler vardır. Günlük hayatın küçük manevî doyumlar veren meşguliyetleri, nefsin isteklerini elde etmek için hırs, tamah, kıskançlık gibi negatif duygular, bedensel yetersizlikleri zihinsel yoldan tamamlama hissi veren temelsiz hayaller v.s. insanın içindeki bilgi ve sevgi yollarını kirletmekte, tıkamaktadır. Bu kadar engelleyici perdelere rağmen, insan gene de bazı bilgilere ulaşabiliyor. Eğer bu perdeler ve engeller kaldırılırsa, insanın bilgisi ve görüşü gerçeğe uygun bir şekilde, büyük artışlar kazanır.
Eğitimin ana görevlerinden biri de, insanın içinde bulunan ve onun öğrenmesine, düşünmesine engel olan güçlükleri ortadan kaldırarak, dış dünya ile insanın iç dünyası arasındaki bilgi ve düşünme yolunu temizlemektedir.
Bütün bilgiler, bütün hünerler; terzilik, mimarlık, marangozluk, kuyumculuk, müneccimlik, doktorluk gibi meslek ve san'atlar hep insanın içinden meydana gelmiştir . Dış dünya, sadece iç dünyaya bir hatırlatma, bir ilham vermektedir. Đnsanın dış dünyasındaki varlıklarda ve olaylarda da bilgi yoğunluğu o kadar fazladır ki, bunlar insanın iç dünyasına olduğu gibi, bozulmadan ulaşabilirlerse, orada aslı, kökü aynı olan doğru bilgileri uyandırabilirler. Doğru bilgiler de düşünmenin doğru olarak yürütülmesini sağlar. Bilginin ve düşünmenin doğru olarak yürütülebilmesi, insanın doğru hükümler verebilmesi için dış dünyanın doğru olarak algılanması gerekir. Hz. Muhammed bile Allah'a, “Bana eşyayı olduğu gibi göster”, diyerek dua etmiştir.
Tabiatta sürekli olarak, varlıkların başka şekillere dönüştüğünü görüyoruz . Su devamlı olarak buhar, su, buz dönüşümündedir. Toprak, içindeki maddelerin özelliklerine ve dıştan gelen akıl gücünün istediği şekillere göre değişip duruyor. Maddenin bu değişimini ve onun bir canlı haline gelmesini sağlayan esas güç, akıldır. Yoksa mumdan veya buzdan yapılan heykeller gibi, bir şekil olmanın ötesinde bir işe yaramaz, eridikleri zaman gene kendi asıllarına dönerler. Maddeyi şekil haline, şekli duyu organı haline getiren, akıldır. Eğer akıl olmazsa kol hareket edemez, dil konuşamaz, kulak duyamaz... Kulağın duyduğu sesleri kelimeler ve cümleler olarak algılayabilmesi için akılda bunların anlamlandırılması gerekir. Akıl olmazsa, gözün gördüğünün, kulağın işittiğinin bir değeri olmaz. Dışarda olup bitenleri algılayıp anlamlandıran, bunlara göre dışarıya çeşitli hareketlerle tepki veren, eser meydana getiren akıldır. Akıl ve bilgi olmadığı zaman insan hayatının kaba bir maddeden öte değeri yoktur.
Đnsanların hayvanlardan farkı, madde ve şeklin ötesinde duyu organlarını harekete geçiren çok güçlü bir akıl ve bilgi yığınının bulunmasıdır. Henüz bilgisi olmayan, aklı tam uyanmamış bebeğin pisi temizden, tehlikeliyi tehlikesizden, iyiyi kötüden ayırma yeteneği yoktur. Bu şekliyle insan yavrusu hayvanlardan bile aşağıdır. Daha sonra akıl uyandığında, bilgiler oluşmaya başladığında insanın her şeyi anlama, ayırma ve seçme yeteneği gelişir . Đnsanlar akıl ve bilgilerini geliştirirken genellikle eğitime müracaat ettikleri için, insanın temayüz etmesinde eğitimin değeri kendiliğinden ortaya çıkar.
Eğitimde, yetişkin kuşakların çocuklara ve gençlere bilgi, tecrübe ve kendileri için değerli bir kültürü miras bırakmaları olgusu vardır. Ancak bunun, rasyonel boyutların dışına taşınmaması gerekir. Geçmiş nesillerin yanlış bilgi ve inançlarını, günün hayat şartlarına uymayan tecrübelerini, akla ve yeni imkânlara uymayan kültürel miraslarını almanın ve onlara göre hareket etmenin bir anlamı olamaz. Babalardan kalan bozuk bir mal daha iyisi ile değiştirilir, katılımla gelen bir rahatsızlık tedavi ettirilmeye çalışılır, babadan kalan verimsiz, sağlık için tehlikeli bir yurtta yaşayıp hasta olma yerine daha verimli ve yaşamaya uygun bir yurt aranır. O halde eskiden kalan yanlış ve hastalıkları -her ne isim altında olursa olsun- savunmanın akıl ve duygu ile bağdaşması imkânsızdır.
Tanrı, her çocuğa, babasının aklından başka bir akıl, görüşünden başka bir görüş ve iyiyi kötüden ayırma kuvvetinden başka bir kuvvet vermiştir. Đnsan bunları işletmeli; yokluğa değil, doğru yola götüren bir akla uymalıdır .
Her varlık öğrendiği hüner ve sanatlarla değer kazanır. Av avlamayı öğrenen köpek, hem kendi cinsleri arasında hem de insanlar arasında değerleniyor.










Normal
