iconBütün zaman ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu anki saat: 16:20 . | Nüve Foruma Hoşgeldiniz! Forumumuzdan yararlanmak için lütfen Üye Olun !

» Nüve Forum » akademik » Fen Edebiyat Fakültesi » Türk Dili Ve Edebiyatı » Mevlanânın Hayatı ve Eserleri - Mevlâna Celâleddin Rûmî

Türk Dili Ve Edebiyatı Çağdaş Türk Lehçeleri, Eski Türk Edebiyatı, Türkiye Türkçesi, Türk Diline Giriş, Osmanlı Türkçesi, Temel Bilgi Teknolojisi

Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Stil
  #11  
Alt 01.06.08, 22:40
Ayşe Dürdane Erduran - ait kullanıcı resmi (Avatar)
Çılgın
Üyelik tarihi: Feb 2008
Nereden: Istanbul
İletiler: 781
Ettiği Teşekkür: 113
135 tane iletisine 196 kere teşekkür edilmiş
Ayşe Dürdane Erduran bir mücehver gibi özel.Ayşe Dürdane Erduran bir mücehver gibi özel.Ayşe Dürdane Erduran bir mücehver gibi özel.Ayşe Dürdane Erduran bir mücehver gibi özel.Ayşe Dürdane Erduran bir mücehver gibi özel.
  Send PM
Standart Cevap: Mevlanânın Hayatı ve Eserleri - Mevlâna Celâleddin Rûmî

5) Macâlis-i Sab'a : Mevlâna'nın Tebrizli Şems ile buluşmadan önce camilerde verdiği yedi vaz'ın kaleme alınmasından, kâtipler tarafından tutulan zabıtların Mevlâna'ya okunarak düzeltilmesinden meydana gelmiştir. Burada çeşitli konular ele alınmış; âyet, hadis ve çeşitli hikâyelerin katılmasıyla halkın anlayıp kabul edebileceği bir şekilde izah edilmiştir.
Macâlis-i Sab'a, 1937 yılında Feridun Nafiz Uzluk tarafından "Mevlâna'nın Yedi Öğüdü" adıyla ve 1965 yılında da Abdülbaki Gölpınarlı tarafından "Macâlis-i Sab'a (Yedi Meclis)" adıyla Türkçeye çevrilerek yayınlanmıştır.

» Nüve Forum » akademik » Fen Edebiyat Fakültesi » Türk Dili Ve Edebiyatı

Konu Ayşe Dürdane Erduran tarafından (02.06.08 saat 20:56 ) değiştirilmiştir..
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
Sponsorlar
  #12  
Alt 01.06.08, 22:40
Ayşe Dürdane Erduran - ait kullanıcı resmi (Avatar)
Çılgın
Üyelik tarihi: Feb 2008
Nereden: Istanbul
İletiler: 781
Ettiği Teşekkür: 113
135 tane iletisine 196 kere teşekkür edilmiş
Ayşe Dürdane Erduran bir mücehver gibi özel.Ayşe Dürdane Erduran bir mücehver gibi özel.Ayşe Dürdane Erduran bir mücehver gibi özel.Ayşe Dürdane Erduran bir mücehver gibi özel.Ayşe Dürdane Erduran bir mücehver gibi özel.
  Send PM
Standart Cevap: Mevlanânın Hayatı ve Eserleri - Mevlâna Celâleddin Rûmî

1. İNSAN
1.1. İnsanın yaratılışı
Hz. Mevlâna'nın bütün hayatında ve eserlerinde ana dayanağı hep Kur'ân-ı Kerim ve hadisler olmuştur. Bunları yorumlamış, bunlarla yoğrulmuş, sohbetleriyle çevresindekilere, eserleriyle daha sonra yaşayanlara bunları anlatmıştır. Güzel ve coşkulu bir anlatış, geçmişten ve yaşadığı günlük hayattan verdiği binlerce güzel örnek, akıl ve düşünce sahiplerine, gönül ve can sahiplerine Kur'ân ve hadisleri daha iyi anlatmak içindir.
Bu nedenle Hz. Mevlâna'da "insan" konusunu ele alıp incelerken, biz de, Kur’ân ve hadislerden hareket edeceğiz.
Đnsandan önce Allah, melekleri yaratmıştı, insan, meleklerden sonra yaratılmıştır.
"Rabbin meleklere 'Ben yeryüzünde bir halife var edeceğim' demişti. Melekler 'orada bozgunculuk edecek, kanlar akıtacak birini mi var edeceksin? Oysa biz, Seni överek yüceltiyor ve Seni devamlı takdîs ediyoruz' dediler. Allah 'Ben şüphesiz sizin
' "1
bilmediklerinizi bilirim dedi.
Bu âyette dikkat edilecek çok önemli iki husus vardır. Bunlardan birisi, insanın yeryüzünde Allah'ın halifesi olduğudur. Daha sonra da üzerinde durulacağı gibi, gerçekten de Allah insanı en güzel şekilde yaratmış, yaratılanların en şereflisi yapmış ve onu- melekler dâhil- bütün âlemlere tercih etmiştir. Allah'ın insana karşı bu özeni, bu yakınlığı ve güveni, islâm eğitiminin ve Mevlâna'nın insan anlayışının en önemli noktalarından birisidir. Bu âyette dikkat edilecek ikinci nokta, Allah'ın meleklere karşı "Ben, şüphesiz sizin bilmediklerinizi bilirim." uyarışıdır. Bu da insanın yaratılmasında, meleklerin bile bilmediği çok büyük hikmetlerin bulunması demektir.
Allah, insanı topraktan yaratmıştır, ilk yaratılan insan da Hz. Âdem'dir.
"And olsun ki, insanı kara balçıktan, işlenebilen kara topraktan yarattık Cinleri de daha önce, dumansız ateşten yarattık Rabbin meleklere: 'Ben balçıktan, işlenebilen kara topraktan bir insan yaratacağım. Onu yapıp ruhumdan üflediğimde ona secdeye kapanın' demişti. Bunun üzerine, iblis'in dışında bütün melekler hemen secde ettiler. O, secde edenlerle beraber olmaktan çekindi. Allah: 'Ey iblis! Secde

edenlerle beraber olmaktan seni alıkoyan nedir?' dedi. O: 'Balçıktan, işlenebilen kara topraktan yarattığın insana secde edemem dedi.
İnsanın pişmiş çamur gibi kuru balçıktan, cinlerin de yalın alevden yaratıldığı Rahman sûresinde de zikredilmektedir. A'râf sûresinde de iblis'in tepkisi "Beni ateşten onu çamurdan yarattın, ben ondan üstünüm" şeklinde gene belirtilmektedir . Tâ yaradılış anından başlayan İblis'in kıskançlığı ve insan ile mücâdelesi, daha sonra, Allah Âdem'e bilgisinden bir parça verdiğinde ve onu meleklerle sınava tâbi tuttuğunda da ortaya çıkmaktadır ki, bu hususlara daha sonra ayrıntılı olarak girilecektir.

Konu Ayşe Dürdane Erduran tarafından (02.06.08 saat 00:19 ) değiştirilmiştir..
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
  #13  
Alt 02.06.08, 00:21
Ayşe Dürdane Erduran - ait kullanıcı resmi (Avatar)
Çılgın
Üyelik tarihi: Feb 2008
Nereden: Istanbul
İletiler: 781
Ettiği Teşekkür: 113
135 tane iletisine 196 kere teşekkür edilmiş
Ayşe Dürdane Erduran bir mücehver gibi özel.Ayşe Dürdane Erduran bir mücehver gibi özel.Ayşe Dürdane Erduran bir mücehver gibi özel.Ayşe Dürdane Erduran bir mücehver gibi özel.Ayşe Dürdane Erduran bir mücehver gibi özel.
  Send PM
Standart Cevap: Mevlanânın Hayatı ve Eserleri - Mevlâna Celâleddin Rûmî

Varlık ve yokluk evrenlerinin sahibi yüce Allah, var olan ve yok olan her şeyin yaratıcısıdır. Her şey ondan gelir, ona gider. Dolayısıyla insanlar da, var olan diğer her şey de ondan gelir.
"İnsanların da, cinlerin de nereden geldiklerini, asıllarının ne olduğunu tanımış, bilmişsen, hepsinin de aslının bir olduğunu anlamışsındır;
tl4
peki, bu ayrılık, bu nefret nedir ki ?
Gerek ilk insanın gerek daha sonraki insanların topraktan yaratıldığına dair Kur 'ân da daha başka âyetler de vardır . T âhâ sûresinde de;
"Sizi ondan (topraktan) yarattık, oraya iade ederiz ve bir kere daha oradan çıkarırız. ”
denmektedir . Allah, topraktan yarattığı insana kendi ruhundan üflemiştir. insanı aziz kılan hususlardan birisi bu, diğeri de Allah'ın insana öğretmenlik yapmasıdır.
Allah, insanı niçin yaratmıştır? Tasavvuf çevrelerinde "Gizli bir defineydim; bilinmeyi diledim, sevdim; bilineyim diye halkı yarattım" hadisi üzerinde durulmaktadır. Mevlâna da eserlerinin çeşitli yerlerinde bu hadise dayanarak fikirlerini ve coşkularını açıklamaktadır . Allah sırlarının definesi olan insan; esas kaynağı göklerden de ötede, Allah katında olan insan, bütün evrenlerin yaratılış sebebidir. Hz. Muhammed, her şeyden daha önce yaratılmıştır ama sonra gönderilmiştir. Hattâ yüce Allah ona "Sen olmasaydın gökleri yaratmazdım" demiştir. Mevlâna da buradan hareketle "Âlemden maksat insandır; insandan maksat da o soluktur demektedir . Dîvan-ı Kebîrdeki bir gazelinde de şu dizelere rastlanmaktadır:
"Badem yağı bademden çıkar, ama can da bilir ki
der, ben o ağaçtan önceyim.
Görünüşe kapılan bile, Âdem 'e melekler secde etti der-durur; a aptal, reva görür müsün ki, şu küçücük bedenden ibaret olayım ben.
Bir zaman aşkının avucunda cıva gibi döner dururdum; bir zaman da bütün gönlümle, altın gibi, madenin kucağında kalayım.
Can gibiyim, aşk gibiyim; bedende nasıl hem görünmezler hem görünürlerse, ben de hem meydandayım hem gizli; gâh ortadayken gizliyim,
"2
gâh bedendeki kemer gibi görünmedeyim.
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
  #14  
Alt 02.06.08, 00:21
Ayşe Dürdane Erduran - ait kullanıcı resmi (Avatar)
Çılgın
Üyelik tarihi: Feb 2008
Nereden: Istanbul
İletiler: 781
Ettiği Teşekkür: 113
135 tane iletisine 196 kere teşekkür edilmiş
Ayşe Dürdane Erduran bir mücehver gibi özel.Ayşe Dürdane Erduran bir mücehver gibi özel.Ayşe Dürdane Erduran bir mücehver gibi özel.Ayşe Dürdane Erduran bir mücehver gibi özel.Ayşe Dürdane Erduran bir mücehver gibi özel.
  Send PM
Standart Cevap: Mevlanânın Hayatı ve Eserleri - Mevlâna Celâleddin Rûmî

Bir başka gazelde de, insanın basit görülmemesi hususunda şu uyarıda bulunuluyor:
"İblis gibi, Âdem'i balçık görme; bak da seyret, bir gülün ardında binlerce gül bahçem var benim.
Bu dünyada var olmadan önce, bütün canlar Allah'ın bilgi denizinde yaşıyorlardı. Ama, denizde yaşayan balığın denizi bilmemesi gibi, o canlar da bunu bilmiyorlardı. Allah, bilinmek için, onların içlerine defineler koyarak bir süre denizden uzağa attı. Ama denizden ayrı kalan balıkların hemen ölmedikleri ve denize dönmek istedikleri gibi, bu canlar da tekrar denize dönmek istiyorlar. Bu dünyaya geldiğimizde içine düştüğümüz şu beden bineği istikrarsızdır. Kimi sağlam kimi hastadır, kimi korkak kimi yiğit. Beden, hasta-sağlam bizi sürüklemektedir. Bu sınanma dünyasında, insanın içine koyduğu nuru ile, onun doğru yolu bulup Rabbine ulaşmasını, Rabbinin hazinesini tanıyıp bilmesini istemektedir .
Đnsanın gerçi güzel bir şekli vardır; fakat o, baştan başa şekil değildir; gerçi topraktan doğmuştur, toprak oğludur, fakat baştanbaşa toprak değildir. Onun duygu organları ve aklı, onu topraktan, karanlıktan, kayıtlardan kurtaracaktır . Mevlâna'dan nakledilenler arasında da onun:
"Yüce Tanrı kendi san'at ve sıfatını göstermek için dünyayı yarattı. Kendi zâtını göstermek isteyince de Âdem 'i yarattı" dediği belirtilmektedir . Mü'minûn sûresinde
"Sizi boşuna yarattığımızı ve Bize döndürül-meyeceğinizi mi sandınız?"
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
  #15  
Alt 02.06.08, 00:22
Ayşe Dürdane Erduran - ait kullanıcı resmi (Avatar)
Çılgın
Üyelik tarihi: Feb 2008
Nereden: Istanbul
İletiler: 781
Ettiği Teşekkür: 113
135 tane iletisine 196 kere teşekkür edilmiş
Ayşe Dürdane Erduran bir mücehver gibi özel.Ayşe Dürdane Erduran bir mücehver gibi özel.Ayşe Dürdane Erduran bir mücehver gibi özel.Ayşe Dürdane Erduran bir mücehver gibi özel.Ayşe Dürdane Erduran bir mücehver gibi özel.
  Send PM
Standart Cevap: Mevlanânın Hayatı ve Eserleri - Mevlâna Celâleddin Rûmî

denilmektedir . Allah, cinleri ve insanları, kendisine kulluk etsinler diye yaratmıştır . Evrendeki her şey dâima Allah'a kulluk etmekte, onu övmektedir. Buradaki "kulluk", düşünürlerce "Allah'ı bilmek, bildirmek ve kulluk etmek" şeklinde yorumlanmaktadır. Çünkü, bilmeden hiç bir şey olmaz. Allah, insanı, yaratıkların en bilgilisi yapmış ve bu dünyaya da bilmek, öğrenmek ve bildiklerine göre hareket etmek, kendine kulluk etmek üzere göndermiştir.
"İnsandan maksat, bilgidir, doğru yolu bulmaktır; ama her insanın da ayrı ayrı bir kulluk yurdu vardır.
Mesnevi'de, insanın bu dünyaya dünya sırlarını anlamak için geldiği belirtilmektedir . Mevlâna, insanın her işi yapabileceğini, fakat yaradılışındaki maksadın kulluk yapmak olduğunu; dünyada var olan her şeyin bir ihtiyaç için, bir amaç için yaratıldığını ve bu amacın dışında kullanılamayacağını belirtmektedir, (tıpkı, belli bir konuda yazılan kitabın yastık olarak kullanılamayacağı gibi). Zaten insan, daha sonra üzerinde ayrıntılı olarak durulacağı gibi, Allah'ın büyük emanetini de yüklenmiştir.
Mesnevi'de geçen ve devrinde oldukça yaygın olan inanca göre, Âdem'in bedeninin ilk yaratılışında Allah, Cebrail'e "Git yeryüzünden bir avuç toprak al!" diye buyurmuştur. Yeryüzüne inen Cebrail'e, toprak, kendisinden bir parça vermek istememiştir. Çünkü toprak, bu bir avuç toprakla yaratılacak insanın cedelleşme ve çekişmelere uğrayacağını biliyordu, toprağın yalvarmalarından utanan Cebrail, Allah katına toprağı alamadan döndü. Bunun üzerine Allah, Âdem'in bedenini yapıp yoğuracağı toprağı almak üzere Mikâîl'i gönderdi. Toprağın gözyaşları karşısında Mikâîl de eli boş döndü. Allah, bunun üzerine Sûr meleği Đsrafil'i gönderdi. Toprağın yalvarmaları karşısında Đsrafil de eli boş dönünce, Allah, işe iyi sarılan, ihtiyatla davranan Azrail'i gönderdi. Azrâil, toprağın yalvarmalarına karşı kulağını tıkayarak Allah'ın emrini
' 7
uyguladı ve Âdem in malzemesi olan toprağı Allah katına getirdi .
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
  #16  
Alt 02.06.08, 00:22
Ayşe Dürdane Erduran - ait kullanıcı resmi (Avatar)
Çılgın
Üyelik tarihi: Feb 2008
Nereden: Istanbul
İletiler: 781
Ettiği Teşekkür: 113
135 tane iletisine 196 kere teşekkür edilmiş
Ayşe Dürdane Erduran bir mücehver gibi özel.Ayşe Dürdane Erduran bir mücehver gibi özel.Ayşe Dürdane Erduran bir mücehver gibi özel.Ayşe Dürdane Erduran bir mücehver gibi özel.Ayşe Dürdane Erduran bir mücehver gibi özel.
  Send PM
Standart Cevap: Mevlanânın Hayatı ve Eserleri - Mevlâna Celâleddin Rûmî

Toprağın ötesinde, insanın yaratılış süresi hakkında da, Mevlâna'nın eserlerinde hadislere dayalı bilgiler vardır. Allah'ın "Ol" demekle her şeyi bir anda yaratmaya gücü yettiği halde, evrenin yaradılışı altı gün sürdü, Âdem'in yaradılışı da kırk sabah. Her şey Allah tarafından bir zaman içine oturtulmaktadır. Dama merdivenle basamak basamak çıkılır, ocaktaki tencere yavaş yavaş kaynar, anne karnındaki çocuk dokuz ayda doğuma hazır hale gelir . Dünyadaki her işin kendine göre bir zamanı vardır. Evrendeki düzenin en önemli ana özelliklerinden birisi budur.
Sohbetleri sırasında Mevlâna'ya sorulan sorular arasında "neden kırk gün ve niçin sabahları" sorusu da yer almaktadır. Fihi Mâfih'te Âdem'in toprak ve su ile çalışılarak yerde yaratıldığı, bu süre içinde Đblis'in, insanın içine girerek iç organlarını iyice incelediği ve gelecek için planlar yaptığı anlatılır . Ariflerin Menkıbeleri nde anlatıldığına göre de, bir derviş Mevlâna'dan, Âdem'in çamurunun niçin gece veya gündüz değil de kırk sabah yoğrulduğunu sormuştur. Mevlâna buna, "eğer bu işi geceleri yapmış olsaydı bütün yaratıklar kapkara ve ağır; gündüzleri yar atsaydı nurlu ve hafif olurlardı, insanların yarısının karanlık, kâfir, bedbaht ve âsi, yarısının da nurlu ve talihli olması için sabahleyin yarattı" diye cevap vermiştir .
Gene menkıbeler arasında, Allah'ın Adem'i yaratırken sadece su ve toprak kullandığı, başka madde katmadığı Mevlâna tarafından belirtilmiştir .
Âdem'in topraktan yaratıldığına, toprak oğlu olduğuna dâir Hz. Peygamber'in de bazı hadisleri vardır. Bütün insanların aynı kökten geldiğini ve eşitliğini vurgulamak için, bunlardan bir tanesini burada kaydediyoruz.
"Hepiniz de Âdem evladısınız. Âdem ise topraktan yaratılmıştır; artık soyla-boyla, babayla-dedeyle övünen kavmin devri bitsin; yoksa Allah katında
"5
pislik böceğinden de aşağı olursunuz.
Mevlâna, bir gazelinde,
"Meniye bak, ister zenci olsun ister Hintli, ister Kureyş boyundan olsun, yüce bir soydan gelsin, herkesin menisi aynı renktedir, aynı işe yarar.
Arazlar da, cisimler de hep topraktan ibaret, fakat mertebe bakımından bak da gör, kimisi
"6
aşağılık, kimisi yüce.demektedir.
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
  #17  
Alt 02.06.08, 00:23
Ayşe Dürdane Erduran - ait kullanıcı resmi (Avatar)
Çılgın
Üyelik tarihi: Feb 2008
Nereden: Istanbul
İletiler: 781
Ettiği Teşekkür: 113
135 tane iletisine 196 kere teşekkür edilmiş
Ayşe Dürdane Erduran bir mücehver gibi özel.Ayşe Dürdane Erduran bir mücehver gibi özel.Ayşe Dürdane Erduran bir mücehver gibi özel.Ayşe Dürdane Erduran bir mücehver gibi özel.Ayşe Dürdane Erduran bir mücehver gibi özel.
  Send PM
Standart Cevap: Mevlanânın Hayatı ve Eserleri - Mevlâna Celâleddin Rûmî

Çelebi Hüsameddin'in Mevlâna'dan dinlediğine göre, Allah, Âdem'in bedenini topraktan yaratıp kendi ruhundan ona üfledikten sonra, Cebrail'e: "Benim kudret denizimden üç tane büyük cevher al, nurdan yapılmış bir tabak içerisine koy ve onu Âdem'in önüne götürüp bunları ona göster. O, bu üç cevherden birini seçsin," buyurdu. Bunlardan biri akıl, ikincisi iman, üçüncüsü de utanma idi. Âdem, bunlardan aklı seçti. Cebrail, kalanlarla birlikte tabağı götürmek istedi; yerinden kaldıramadı. Onlar, "Biz, Allah'ın sevgilisi olan akıldan ayrılamayız, üçümüz de birbirimizden ayrılamayız" dediler. Bunun üzerine Allah Cebrail'e emretti, onlar da kaldılar. Bundan dolayı akıl Âdem'in zihninde, iman yüreğinde, utanma da yüzünde kaldı. Âdem neslinden olan her insan da bu cevherlerle süslendi .
Mevlâna, Macâlis-i Sab'a (Yedi Meclis) adlı eserinde gene insanın yaratılış amacı üzerinde durmakta ve başta belirtilen Bakara sûresinin 30. âyeti üzerine şöyle vaaz etmektedir: insandan önce yedi göğün melekleri vardı. Bunlar, Allah ne buyurduysa isyan etmezler ve emredilenleri yaparlardı . Allah'tan onlara "Sizi yeryüzünden men ettik, bu ili iktâ yoluyla Âdem'e verdik” buyruğu gelince, "Orada bozgunculuk edecek ve kan dökecek birini niye yaratacaksın? Biz sana hamd ederek noksan sıfatlardan arılığını söylemede, seni kutlamadayız dediler . Allah, o insanlardan öylesine bir hizmet meydana gelecek, onlar öylesine bir kullukta bulunacaklar ki, siz onu başaramazsınız, buyurmuştur. Meleklerin, "Bizim başaramayacağımız ve suçlara bulanmış Âdemoğlunun başaracağı hizmet nedir?" demeleri üzerine de Mevlâna'ya göre, Hz. Muhammed gösterilmiştir. Ona, Miraç gecesinde, evrenin bütün görülmemiş şeyleri gösterildiğinde, o, bunlardan hiç birisine bakmamış, gözünü Allah'ın yüzünden ayırmamıştır. Mevlâna'nın va'zında belirttiği bu olay, Necm sûresinde, Hz. Muhammed'e vahiy gelirken Sidre (Cennetin) de çok acayip şeyler vardı ama Peygamberin gözü ne oradan kaydı, ne onu aştı şeklinde kaydedilmektedir .
Đnsanın yaradılışına ait Mevlâna'nın bir başka anlatımı da şöyledir: Allah önce bir inci yaratmıştır. Ona bakınca, inci utancından su olmuştur; o su denizi meydana getirmiş, deniz içten içe coşmuş, kabarmış, köpüklenmiş, köpüğü toprak olmuş, yer olmuştur. Bu yüzden toprak da sudan doğmuştur. Bu nedenle insan toprağa, demire, altına aldanmamak, kendi aslı olan suyu ulaşmaktan, Rabbine gitmekten vazgeçmemelidir .
Đnsan yücelerden gelip yücelere gitmekte, denizden gelip denize akmaktadır, insan ne orada ne buradadır, mekânsızlık evrenindedir. Đnsan, Tanrının “çekiş”ine uyarak yokluktan varlığa gelir, elsiz-ayaksız da gider; insan, dalga gibi kendisinden baş çıkarmış gene kendisini seyretmektedir. Bu arada her an yol almada, dönüp gene ona varmadadır . Đnsanın varacağı yer gökten de, melekler katından da yücedir. Đnsan gökleri de, melekler katını da geçip ulu makamlara ulaşacaktır .
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
  #18  
Alt 02.06.08, 00:24
Ayşe Dürdane Erduran - ait kullanıcı resmi (Avatar)
Çılgın
Üyelik tarihi: Feb 2008
Nereden: Istanbul
İletiler: 781
Ettiği Teşekkür: 113
135 tane iletisine 196 kere teşekkür edilmiş
Ayşe Dürdane Erduran bir mücehver gibi özel.Ayşe Dürdane Erduran bir mücehver gibi özel.Ayşe Dürdane Erduran bir mücehver gibi özel.Ayşe Dürdane Erduran bir mücehver gibi özel.Ayşe Dürdane Erduran bir mücehver gibi özel.
  Send PM
Standart Cevap: Mevlanânın Hayatı ve Eserleri - Mevlâna Celâleddin Rûmî

Đlk insan toprak ve sudan yaratıldığı gibi, daha sonraki insanların bedenleri de topraktan ve sudan yaratılmaktadır. Anne ve baba tarafından insanın maddesi olan şeyler, anne ve babanın yedikleri ve içtikleridir; bitkilerdir, hayvanlardır, topraktaki maddelerdir, toprağa yağan yağmurdur. Bu maddelerden meydana gelen bedeni yaşatan, Allah'ın lûtfu olan ruhtur. Ruh bedenden ayrılınca da, beden gene toprak olur.
Yokluktan varlığa, varlıkların da kendi aralarındaki tabakalaşmaya ve varlıklar arasındaki geçişlere dâir, sûfilerin "devir nazariyesi "ne, Mevlâna'nın eserlerinin çeşitli yerlerinde rastlanmaktadır. Buna göre, Allah ilk önce yokluktan varlığı yaratmıştır. Varlıktan cansız maddeler (cemâd) safhasına geçilmiş, cansız madde safhasından bitkiliğe, bitkilikten hayvanlığa, hayvanlıktan insanlığa, insanlıktan melekliğe ve bundan daha sonraki safhasından geçilmektedir . Mevlâna, varlığın izlerini insanlık safhasından sonra beş duyunun ve altı yönün (sağ, sol, ön, arka, aşağı, yukarı) dışına çıkıldığı bir safhaya götürmekte; tıpkı ayak izlerinin deniz kenarına kadar gittiği gibi, bundan sonrasının
4
Allah denizinde kaybolduğunu belirtmektedir . Yokluktan varlığa, varlıktan tekrar yokluğa giden bu yol çok kısa, bir anlık bir yoldur. Allah denizindeki safhalar ve yollar ise sonsuzdur; ama onun bilgisi bize verilmemiştir.
Varlığın bu dünyadaki kısa gelip gidişi sırasında, yüzlerce durak vardır. Evrende her solukta bir kurulup bozulma vardır. Varlıklar şekilden sekile, halden hale girmekte; ateş olmakta, yel olmakta, toprak olmaktadır. Varlıkların bu devri, ilkelden mükemmele doğru bir yüceliş halindedir . Mevlâna, bu bakımdan nasıl bitkilikten hayvanlığa, hayvanlıktan insanlığa geçiş bir yüceliş ise, insanlıktan da melekliğe geçileceğini, bunun için ölümden korkmamak gerektiğini, melek
6
olduktan sonra Allah denizinde kaybolacağımızı belirtmektedir .
"Her şey yok olur gider, ancak O'nun zatidir kalan.
Mutasavvıfların "devir nazariyesi"ne göre, bir insanın meydana gelmesinde şu faktörler etkili olmaktadır:
1 - Yüce babalar (âbâ-i ulviyye): dokuz göğün aktif ve pasif kabiliyeti.
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
  #19  
Alt 02.06.08, 00:25
Ayşe Dürdane Erduran - ait kullanıcı resmi (Avatar)
Çılgın
Üyelik tarihi: Feb 2008
Nereden: Istanbul
İletiler: 781
Ettiği Teşekkür: 113
135 tane iletisine 196 kere teşekkür edilmiş
Ayşe Dürdane Erduran bir mücehver gibi özel.Ayşe Dürdane Erduran bir mücehver gibi özel.Ayşe Dürdane Erduran bir mücehver gibi özel.Ayşe Dürdane Erduran bir mücehver gibi özel.Ayşe Dürdane Erduran bir mücehver gibi özel.
  Send PM
Standart Cevap: Mevlanânın Hayatı ve Eserleri - Mevlâna Celâleddin Rûmî

2 - Aşağılık analar (ümmehât-ı süfliyye): toprak (kuruluk), su (yaşlık), hava (soğukluk) ve ateş (sıcaklık)ten meydana gelen
" " 1
dört unsur .
Bu dört unsur "üç çocuk" (mevâlid-i selâse) denen cansız maddeleri, bitkileri ve hayvanları meydana getirir. Bu dört unsur, Tanrı’nın iradesiyle sürekli dönüşüm halindedir; hiç birinde karar yoktur, sükûn yoktur. Oluş, bu dört unsurun Tanrı aşkıyla yol alışlarıdır .
Đnsan da, anne ile babanın yediği-içtiği şeylerden oluşan sperm ve yumurtadan meydana gelir. Ancak her şey Allah'ın bilgisi dahilinde cereyan eder. Bu oluş sırasında Allah; cansızlarda varlığı sürdürmek, bitkilerde gelişmek, büyümek ve ürem ek, hayvanlarda-öncekilere ek olarak- duymak ve hareket etmek özellikleri yarattığı gibi, insana da, daha aşağıdaki varlıkların bütün özelliklerine ek olarak, anlamak düşünmek, söylemek özelliklerini vermiştir.
Kendisini "göklerin tohumu" olarak gören Mevlâna, aynı bitki tohumlarının bir zaman toprak içinde kalıp sonra yeryüzüne çıktığı gibi, insanın da bir süre bu beden toprağı içinde kalacağını, "baharın adaleti" gelince bir tohum gibi yeşerip büyüyeceğini anlatmaktadır .
Mevlâna, bu aşağı halden yüksek bir hale gelmeyi cansız topraktan bitkiliğe, hayvanlığa ve insanlığa seferi (dönüşümü) "keramet" olarak adlandırmakta ve şöyle demektedir:
"İşte sen de apaçık görüyorsun ki geldin. Böylece seni daha başka, türlü türlü âlemlere de götürecekler. Bunu inkâr etme ve sana bundan haber verirlerse kabul et.
Varlıklar arasındaki bu devir, varlıklarca bilinmiyor, insan kendi varlığının daha önceki hallerini, cansız maddedeki, bitki ve hayvanlardaki durumunu bilmiyor, hatırlamıyor . Çünkü bu geçiş safhaları sırasında, hattâ aynı varlıktaki iki temel yapı arasında bir benzerlik kurmak zordur. Meyve tohuma benzer mi? Baş ağrısını meydana getiren şey, baş ağrısına benzer mi?
"Erlik suyu ekmekten meydana gelir, amma ekmek gibi midir? insan erlik suyundan olur, fakat erlik suyu gibi midir?
Cinler ateştendir, ateşe benzer mi? Bulut buhardandır, buhar gibi mi?
îsâ, Cebrail'in soluğundan meydana geldi; fakat görünüşte soluğa benzer mi, soluk gibi midir?
Âdem topraktandır, toprağa benzer mi? Hiç bir üzüm, üzüm kütüğüne benzemez.
"1
Hiç bir temel, esere benzemez...
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
  #20  
Alt 02.06.08, 00:25
Ayşe Dürdane Erduran - ait kullanıcı resmi (Avatar)
Çılgın
Üyelik tarihi: Feb 2008
Nereden: Istanbul
İletiler: 781
Ettiği Teşekkür: 113
135 tane iletisine 196 kere teşekkür edilmiş
Ayşe Dürdane Erduran bir mücehver gibi özel.Ayşe Dürdane Erduran bir mücehver gibi özel.Ayşe Dürdane Erduran bir mücehver gibi özel.Ayşe Dürdane Erduran bir mücehver gibi özel.Ayşe Dürdane Erduran bir mücehver gibi özel.
  Send PM
Standart Cevap: Mevlanânın Hayatı ve Eserleri - Mevlâna Celâleddin Rûmî

Başlangıçta ilk insanı su ve topraktan yaratan Allah, daha sonra bu yaratmayı anne ve babalarla sürdürmeye başlamıştır.
"Yarattığı her şeyi güzel yaratan, insanı başlangıçta çamurdan yaratan, sonra onun soyunu bayağı bir suyun özünden yapan, sonra
’ "3
da onu şekillendirip ruhundan üfleyen Allah tır.
Önce toprak ve sudan, yani balçıktan olan yaratılma, daha sonra annenin ve babanın bedenine, bayağı bir suyun özüne havale edilmiştir. Nisa sûresinin başında insanın tek bir nefisten yaratıldığı, ondan eşinin var edildiği ve ikisinden de pek çok erkek ve kadının meydana getirildiği belirtilmektedir . İlk insan olan Âdem'in bedeninden daha sonra eşinin yaratıldığı, Zümer süresinde de zikredilmektedir.
Anne karnındaki yaratmanın her anında da Allah insanla beraberdir, insan, annesi ile babasının beli ile göğüsleri arasından atıla gelen bir sudan yaratılmaktadır . İnsanın anne rahminde şekillendirilmesi şekillendirilmesi Allah tarafından yapılmaktadır .
Mü'minûn sûresinde, yaratmanın bu anı ile ilgili olarak şunlar vahiy edilmiştir:
"And olsun ki, biz insanı balçık mayasından yarattık Sonra onu sağlam bir karar yurdunda bir katre su haline getirdik. Sonra o bir katre suyu kan pıhtısı yaptık; derken kan pıhtısını bir parça et haline soktuk, derken ette kemikler yarattık; derken kemiklere et giydirdik; sonra da onu bir başka yaratılışla meydana getirdik. Ne yücedir sânı yaratıcıların en güzeli Allah ın.

» Nüve Forum » akademik » Fen Edebiyat Fakültesi » Türk Dili Ve Edebiyatı

Konu Ayşe Dürdane Erduran tarafından (02.06.08 saat 20:57 ) değiştirilmiştir..
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
Sponsorlar
Cevapla

Tags
mevlna celleddin rm

Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
You may post new threads
You may post replies
You may post attachments
You may not edit your posts

BB code is Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık
Gitmek istediğiniz klasörü seçiniz