Allah, insanı önce topraktan, sonra nutfeden erkek ve dişiler halinde yarattığını çeşitli âyetlerinde açıklamıştır . Anne karnındaki yaratılış da çeşitli safhalardan geçerek olmaktadır ve tamamen Allah'ın kontrolündedir. Mürselât sûresinde, insanın bayağı bir sudan yaratılıp belli bir süreye kadar sağlam bir yere yerleştirildiği belirtilirken Nûh sûresinde yaratmanın çeşitli merhalelerden geçtiği açıklanmaktadır . Bir dişinin gebe kalması ve doğurması, ancak O nun bilgisiyledir .
"Allah her dişinin neye gebe kalıp ne zaman doğuracağını ve rahimlere düşen nuftenin, muayyen vakte göre rahimde ne kadar eksik, ne kadar fazla kalacağını bilir ve indinde, her şeyin muayyen bir zamanı, mukadder bir müddeti vardır.
Zümer sûresinde de anne karnındaki (rahmindeki) yaradılışın üç karanlık içinde meydana getirildiği , Hacc sûresinde dilenilen insanın belli bir süreye kadar rahimde tutulduğu ve sonra çocuk olarak çıkartıldığı belirtilmekte; Mü'min sûresinde ise nufteden kan pıhtısına, kan pıhtısından çocuğa olan dönüşümün erginlik çağını ve yaşlılığı ayrı ayrı yaşamak için olduğu, herkesin belirli bir süre yaşayınca öldürüleceği açıklanmıştır . Đnsan sûresinde ise şöyle denmektedir;
"İnsanoğlu var edilip bahse değer bir şey olana kadar şüphesiz uzun bir zaman geçmemiş midir? Biz insanı katışık bir nufteden yaratmışızdır; onu deneriz, bu yüzden onun işitmesini ve görmesini sağlamışızdır."
Đnsanın anne rahmindeki yaratılması olayını, Mevlâna bir va'zında şöyle açıklamıştır:
"Âdemoğlu önce erlik suyuydu; sonra bir kan parçası, sonra da bir et parçası haline geldi. Yüce Tanrı, rahimler meleği denen meleği ana rahmine memur eder. 'Ey melek, onu suret ver' diye emreder. O melek, Levh-i Mahfuzdan ona verilecek şekli, sureti almıştı; ona göre rahim dışından, üstün ve ulu Tanrı'nın buyruğuna göre onu düzer. Şekli tamamlanınca, 'Ey melek, geri git, bizim onunla gizli bir işimiz var' diye buyruk gelir. Ondan sonra ona can verir. Can ne biçim şeydir, hiç kimse bilemez. Ondan sonra da rızkını yaz, kutsuz yahut kutlu olacağına göre yapacağı şeyleri yaz, diye buyruk gelir.
Tanrı, Âdem'i yaratınca cana, başına girmesini buyurdu. Can girince balçık halindeki başı, et, kemik ve deri haline döndü; başından başka tüm bedeni balçık halindeydi. Âdem, gözünü açınca, bütün lütuf ve ihsanların Tanrı'dan olduğunu bilmesi için bedenini balçık halinde gösterdi
"1
ona.
Mevlâna'nın yukarıda belirttiği hususlar, Necm sûresinde de şöyle açıklanmaktadır:
"Sizi yerden var ederken ve siz annenizin
"2
karnında cenin iken, sizleri çok iyi bilen O' dur.
» Nüve Forum » akademik » Fen Edebiyat Fakültesi » Türk Dili Ve Edebiyatı










Normal
