Nüve Forum

Nüve Forum > akademik > Tıp Fakültesi > Psikiyatri > İlköğretim öğrencilerinde olası öğrenme bozuklukları

Psikiyatri hakkinda İlköğretim öğrencilerinde olası öğrenme bozuklukları ile ilgili bilgiler


[coverattach=1]İlköğretim öğrencilerinde olası öğrenme bozuklukları: Bir ön çalışma-The probable learning disorders in primary school students: A preliminary study gerçek yaygınlık oranları bilinmez ve veriler geniş bir aralıktadır. Bu araştırmada, Silver***8217;ın

Psikiyatri Modern Psikiyatri, Ruh Sağlığı, Toplum Sağlığı, Ruh Hekimliği

Like Tree1Likes
  • 1 Post By Busra

Cevapla

 

LinkBack Seçenekler Stil
  #1  
Alt 20.11.10, 09:52
Araştırma Görevlisi
 
Üyelik tarihi: Jul 2006
İletiler: 3.382
Busra öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!Busra öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!Busra öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!Busra öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!Busra öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!Busra öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!Busra öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!Busra öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!Busra öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!Busra öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!Busra öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!
Standart İlköğretim öğrencilerinde olası öğrenme bozuklukları

[coverattach=1]İlköğretim öğrencilerinde olası öğrenme bozuklukları: Bir ön çalışma-The probable learning disorders in primary school students: A preliminary study
gerçek yaygınlık oranları bilinmez ve veriler geniş bir aralıktadır. Bu araştırmada, Silver***8217;ın tanı ölçütlerine göre Sivas il merkezindeki ilköğretim öğrencilerinde olası ÖB***8217;lerin oranının belirlenmesi amaçlanmıştır. Yöntem: Araştırmanın evrenini Sivas il merkezindeki ilköğretim okullarının birinci kademesindeki (1.-5. sınıf) tüm öğrenciler oluşturdu; 65 ilköğretim okulunda 26843 öğrenci vardı. Örneklemi, seçilen dokuz okuldaki 7-12 yaşları arasındaki 1340 öğrenci oluşturdu. İl merkezindeki okullar alt alta sıralandı, rasgele yöntemle dokuz okul seçildi. Sınıflar da rasgele yöntemle seçildi. Öğrencilerin öğretmenlerine ve anne-babalarına anket formu verildi. Bu formda demografik bilgiler ve Silver***8217;ın önerdiği öğrenme bozuklukları tanı ölçütleri vardı. Ölçütlerin yarıdan çoğuna olumsuz yanıt verilen öğrenci ***8220;öğrenme bozukluğu olasılığı var***8221; olarak değerlendirildi. Hem öğretmenlerin, hem de annebabaların doldurduğu formlar değerlendirildi. İki formun da doldurulduğu öğrenci sayısı 845, yanıt oranı %63.06 idi. Verilerin istatistiksel değerlendirmesinde ki-kare testi kullanıldı. Öğrencilerin anne-babalarından yazılı aydınlatılmış onam alındı. Bulgular: Olası ÖB***8217;lerin oranı öğretmen değerlendirmelerine göre %36.8, anne-baba değerlendirmelerine göre %37.9 olarak bulundu. Öğretmen değerlendirmelerine göre olası okuma bozukluğunun oranı %18.8, olası yazma bozukluğunun %18.0, olası matematik bozukluğunun %24.1; anne-baba değerlendirmelerine göre sırasıyla %26.5, %6.0, %21.5 olarak bulundu. Olası okuma ve yazma bozuklukları arasındaki fark istatistiksel yönden anlamlıydı (sırasıyla ***967;2=14.25, p<0.001; ***967;2=57.11, p=0.000). Öğretmen ve anne-baba değerlendirmelerinde olası okuma bozukluğu erkeklerde kızlardan anlamlı düzeyde daha yüksek bulundu (sırasıyla ***967;2=18.07, p=0.000; ***967;2=17.41, p=0.000). Öğretmen ve anne-baba değerlendirmelerinde olası ÖB en yüksek oranda yedi yaşında ve birinci sınıfta bulunmuştur. Fakat öğretmen değerlendirmelerinde oran anne-baba değerlendirmelerinden yaklaşık iki kat daha yüksektir. Tartışma: Bulduğumuz olası ÖB oranları literatürdeki ÖB oranlarından yüksektir. Literatürde verilen oranlar ÖB, bizim oranlarımız olası ÖB ile ilgilidir. Tek bir ölçekle tanı konamayacağı için, sonuçlarımızı literatürle karşılaştırmak doğru olmaz. ÖB***8217;lerin açık tanımı ve standart, geçerli, güvenilir tanı ölçütleri ve ölçekler geliştirilerek geniş örneklemlerle yaygınlık çalışmalarının yapılması önerilir. (Anadolu Psikiyatri Dergisi 2009; 10:62-70)

Objective: The diagnostic criteria to determine the prevalence of learning disorders (LD) via a scale are not clear.
Therefore, the true prevalence rates of LD are not known. The aim of this research was to determine the ratio of probable LD in primary school students according to Silver***8217;s diagnostic criteria for LD, in Sivas province.
Methods: The research population included all of the first level of primary school students (first to fifth grade) in Sivas province; there were 26843 students at 65 primary schools. The sample was made up of 1340 students between 7 and 12 years old in the nine schools that were chosen. The schools in Sivas province were listed in order one under the other, and were selected for the study at random. Then, the classes were also selected randomly. The teachers and parents of the students were given questionnaire form. This form had demographic characteristics and Silver***8217;s diagnostic criteria for LD. A student was evaluated, as ***8220;there is a probable learning disorder***8221; if more than half of the answers to questions is negative. The forms were evaluated if both the teachers and parents completed the form fully. The number of evaluated forms was 845 and response rate 63.06%. Chisquare test was used to evaluate the data by SPSS 13.0 for Windows package program. Written informed consent to participate in the study was obtained from the parents of all respondents. Results: The ratio of probable LD (pLD) was found to be 36.8% according to the evaluations of teachers, 37.9% according to the evaluations of parents. The ratio of probable reading disorder (pRD) according to the evaluations of teachers was found to be 18.8%, 18.0% for probable written expression disorder (pWED), 24.1% for probable mathematics disorder according to the evaluations of teachers; and according to the evaluations of parents 26.5%, 6.0%, 21.5%, respectively. The difference between the ratio of pRD and pWED was statistically significant. In the evaluations of teachers and parents, the ratio of pRD was found higher in boys than girls. The highest rate of pLD was found in seven years olds and first graders at both evaluations of teachers and parents. However, the ratio of teachers was higher almost two-fold than those of parents. Discussion: The ratio of pLD in this research was higher than the ratio of LD in literature. The ratios given in literature are related to LD, but pLD our ratios. The clear definition of LD and diagnostic criteria should be establihed to develope a standard, valid, and reliable scale that could be used in the prevalence studies with larger samples. (Anatolian Journal of Psychiatry 2009; 10:62- 70)
GİRİŞ
Okul başarısızlığı ve çeşitli alanlardaki öğrenme sorunları özellikle ilköğretim çağı yaş grubunda önemli bir sorundur. 19. yy.ın ikinci yarısıyla 20.
yy.ın ilk yarısında görme ve konuşma sorunu olmayan, entelektüel kapasitesi yeterli olan bazı çocukların okuma, yazma, matematik alanlarında yaşadıkları güçlükler beyin hasarına ve beynin işlev bozukluğuna bağlanmıştır.1,2 1963***8217;te Kirk, duyusal sorunlara veya zeka geriliğine bağlı olmayan dil, konuşma, okuma ve iletişim becerilerinde bozukluk olan çocukları tanımlamak için özgül öğrenme yetersizliği (specific learning disability) terimini kullanmıştır.3
Son 40-50 yılda öğrenme bozukluklarıyla (ÖB) ilgili görüşler, çalışmalar ve veriler hızla artmaktadır.
DSM-III***8217;te öğrenme bozuklukları özgül gelişimsel bozukluklar başlığında yer almıştır.
DSM-III-R***8217;de eksen II bozukluklarından özgül gelişimsel bozukluklar başlığı altında akademik beceri bozuklukları adıyla yer almıştır.4,5 Gelişimsel öğrenme bozuklukları DSM-IV ve DSMIV- TR***8217;de eksen II***8217;de yer almıştır. DSM-IVTR***8217;ye göre bu bozukluklar özgül akademik, dil, konuşma ve motor becerilerin yetersiz gelişmesiyle belirlidir; gösterilebilen fiziksel veya nörolojik bozukluklara, bir yaygın gelişimsel bozukluğa, zeka geriliğine veya eğitim olanaklarının yetersizliğine bağlı değildir. Öğrenme bozukluklarının üç alt grubu vardır: Okuma bozukluğu (OB), matematik bozukluğu (MB), yazılı anlatım (yazma) bozukluğu (YB); bunlara başka türlü adlandırılamayan öğrenme bozukluğu da eklenmiştir.
ICD-10***8217;da öğrenme bozuklukları ruhsal gelişim bozuklukları başlığında yer alır.6
Sınıflandırmalarda ÖB***8217;nin tanı koydurucu ölçütleri belirtilmekle birlikte, ÖB***8217;nin yaygınlığını geçerli, güvenilir ve standart ölçeklerle saptamak olası değildir. ÖB tanısı açısından önemli olan, bir kişinin kronolojik yaşı, ölçülen zeka katsayısı ve yaşına uygun eğitimle kapasitesine uygun performansın ortaya konamamasıdır.1
ÖB yaygınlığı için klinisyeni dışlayan, geçerli, güvenilir ve standart ölçeklerin olmayışı, araştırmacıları tanı koydurucu ölçekler bulmaya yöneltmiştir. Silver ÖB olan çocukların temel olarak davranış bozuklukları nedeniyle değerlendirme için gönderildiğini öne sürer. Davranışsal sorunlar ÖB***8217;nin nedeni veya sonucu olabileceğinden, böyle çocukların tüm yönleriyle değerlendirilmesini önerir: Klinisyen emosyonel, sosyal, aile sorunlarını ve akademik güçlükleri gözden geçirmelidir.7 Klinik öykünün öğrenme yetersizliği kuşkusunda yardımcı olacağını düşünen Silver, klinisyenler için her akademik alanla ilgili yeteneklerle okul performansını değerlendirebilecekleri ölçütler geliştirmiştir.8
ÖB için ortak tanı ölçütleriyle veya ölçeklerle yapılmış yaygınlık çalışmaları yoktur. Bununla birlikte, ÖB***8217;nin görece sık olduğu ve yeterince tanınmadığı kabul edilir. ÖB***8217;nin yaygınlık oranı en geniş aralıkta %1-33 olarak verilmektedir.1,9 Son yıllarda artan sayıdaki çalışmalar, ÖB***8217;nin sanılandan daha yaygın olduğunu göstermekte ve gerçek oranların daha yüksek olduğunu öne sürmektedir.10
Çeşitli çalışmalar ÖB***8217;nin başka psikiyatrik bozukluklarla birlikte görülme oranının yüksek olduğunu belirtmektedir.11,12 ÖB***8217;nin en sık birlikte görüldüğü bozukluk dikkat eksikliği hiperaktivite bozukluğudur (DEHB).13-16,22,38,39 Depresyon17- 19 ve anksiyete bozuklukları12,17,20 da ÖB ile birlikte görülebilmektedir. Çeşitli tıbbi durumlar, kronik hastalıklar, ilaçlar öğrenme becerisini etkileyebileceğinden ayırıcı tanı dikkatli yapılmalıdır. 7,12,21 ÖB içinde en yüksek oranda görülen OB***8217;dir, tüm ÖB***8217;nin %50-80***8217;ini oluşturur.3 OB ve MB görece daha düşük orandadır. ÖB***8217;nin genel olarak erkeklerde kızlardan daha yüksek oranda görüldüğü kabul edilmekle birlikte,1,4,5,22 bunun yan tutmayla ilgili olduğunu ve cinsiyete göre fark olmadığını öne sürenler de vardır.23-27 Konuşma bozukluğunun okul çağında yaygınlığının %4 oranında olduğu kabul edilir28 ve ÖB ile birlikte görülme oranı yüksektir.29
Bu çalışma, Sivas il merkezindeki ilköğretim 1.- 5. sınıf öğrencilerinde Silver***8217;in ölçütlerine göre olası okuma, yazma, matematik bozukluğunun oranları ve bazı sosyodemografik özelliklerle ilişkisinin araştırılmasını amaçlayan bir pilot çalışmadır.
YÖNTEM
Örneklem Araştırma Mayıs-Haziran 2008***8217;de Sivas il merkezinde gerçekleştirildi. Sivas il merkezinin 2007 yılı nüfusu 294000 olup nüfusun yaklaşık %40***8217;ı 18 yaş ve altındadır. Araştırmanın evrenini Sivas il merkezindeki tüm ilköğretim okullarının birinci kademesi (1.-5. sınıflar) oluşturdu.
Sivas***8217;taki 65 ilköğretim okulunun birinci kademesindeki öğrenci sayısı 26843***8217;tü; bunların %48.82***8217;si (13104) kız, %51.18***8217;i (13739) erkekti.
Örneklemin evrenin %5***8217;inden oluşması planlandı.
Bunun için okullar bulundukları bölgelerin sosyoekonomik düzeylerine göre sıralandı.
Öğrenci sayılarına göre düşük sosyoekonomik düzeyden (SED) üç, orta SED***8217;den dört, yüksek SED***8217;den rasgele iki okul alındı. Bu okullardan 1,2,3,4,5. sınıflar rasgele örnekleme yöntemiyle belirlendi. Buna göre 1345 öğrencinin annebabaları için ve bu sınıfların öğretmenlerine anket formu dağıtıldı. Daha sonra formlar toplandı. Öğrencilerle ilgili hem anne-baba, hem de öğretmen formu tam olanlar değerlendirmeye alındı. İki formun da tamamlandığı öğrenci sayısı 845***8217;ti (%63.06).
Formların uygulanması için İl Milli Eğitim Müdürlüğünden izin alındı. Teknik ve eleman yönünden araştırmanın yapıldığı ilde 1345 öğrenciye zeka testi uygulanması olası olmadığından, Rehberlik ve Araştırma Merkezinden, seçilen okullardaki öğrenciler arasında zeka geriliği olup olmadığı öğrenildi. Öğrencilerin anne-babalarının yazılı onayı alındı.
Araştırmaya fiziksel veya nörolojik hastalığı olanlar, zeka geriliği olanlar, işitme ve konuşma bozukluğu olanlar alınmadı.

Orhan DOĞAN,1 E. Erdal ERŞAN,2 Selma DOĞAN3
1 Prof.Dr., Cumhuriyet Üniversitesi Tıp Fakültesi Psikiyatri Anabilim Dalı, Sivas
2 Uzm.Dr., Numune Hastanesi Psikiyatri Kliniği, Sivas
3 Prof.Dr., Cumhuriyet Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Hemşirelik Bölümü, Sivas
Eklenmiş Resim
Dosya tipi: jpeg learning disorders.jpeg (33,1 KB (Kilobyte), 8x kez indirilmiştir)
Eklenmiş Dosya
Dosya tipi: pdf index1.pdf (273,5 KB (Kilobyte), 15x kez indirilmiştir)
__________________
http://nevart.net/
Güzel Sanatlar Fakültesi/Lisesi Yetenek Sınavlarına Hazırlık Kursu
Resim Yağlı Boya Hobi Kursu
Hızlı ve Etkili Okuma Kursu
Çocuklar için Hızlı Okuma Kursu
Çocuklar için Resim Kursu
Diksiyon Kursu
Nefes Teknikleri Kursu
Kişisel Gelişim Kursları[/CENTER]
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Tags
bozuklukları, olası, öğrencilerinde, öğrenme, ılköğretim

Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
You may not post new threads
You may not post replies
You may not post attachments
You may not edit your posts

BB code is Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık



Bütün zaman ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu anki saat: 05:08 .