Nüve Forum

Nüve Forum > akademik > Tıp Fakültesi > Psikiyatri > Huzurevinde Yaşayan Bireylerde Depresyon Düzeyi, Ölüm Kaygısı ve Günlük Yaşam İşlevlerinin Belirlenmesi

Psikiyatri hakkinda Huzurevinde Yaşayan Bireylerde Depresyon Düzeyi, Ölüm Kaygısı ve Günlük Yaşam İşlevlerinin Belirlenmesi ile ilgili bilgiler


[coverattach=1]Huzurevinde Yaşayan Bireylerde Depresyon Düzeyi, Ölüm Kaygısı ve Günlük Yaşam İşlevlerinin Belirlenmesi-Depression, Death Anxiety and Daily Life Functioning in the Elderly Living in Nursing Home Amaç: Araştırma; huzurevinde yaşayan bireylerin

Psikiyatri Modern Psikiyatri, Ruh Sağlığı, Toplum Sağlığı, Ruh Hekimliği

Like Tree1Likes
  • 1 Post By Busra

Cevapla

 

LinkBack Seçenekler Stil
  #1  
Alt 23.12.10, 09:19
Araştırma Görevlisi
 
Üyelik tarihi: Jul 2006
İletiler: 3.382
Busra öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!Busra öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!Busra öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!Busra öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!Busra öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!Busra öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!Busra öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!Busra öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!Busra öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!Busra öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!Busra öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!
Standart Huzurevinde Yaşayan Bireylerde Depresyon Düzeyi, Ölüm Kaygısı ve Günlük Yaşam İşlevlerinin Belirlenmesi

[coverattach=1]Huzurevinde Yaşayan Bireylerde Depresyon Düzeyi, Ölüm Kaygısı ve Günlük Yaşam İşlevlerinin Belirlenmesi-Depression, Death Anxiety and Daily Life Functioning in the Elderly Living in Nursing Home
Amaç: Araştırma; huzurevinde yaşayan bireylerin depresyon düzeyleri, ölüm kaygısı ve günlük yaşam işlev¬lerinin belirlenmesi amacıyla yapılmıştır. Yöntem: Araştırma tanımlayıcı nitelikte olup, Aralık 2009 tari¬hinde Ordu Huzurevinde yapılmıştır. Araştırmada veri toplama aracı olarak bireylerin sosyodemografik değişkenlerini, tanıtıcı bilgileri ve yaşamlarına ilişkin algılarının neler olduğuna yönelik soruları içeren 25 soru¬dan oluşan kişisel bilgi formu, Geriatrik Depresyon Ölçeği (GDÖ), Ölüm Kaygı Ölçeği (ÖKÖ), Barthel indeksi kul¬lanılmıştır. Veriler bilgisayar ortamında değer¬lendirilmiştir. Bulgular: Araştırmaya katılan bireylerin %27.2'si (n = 22) kadın, %72.8'si (n = 59) erkektir. Bireylerin %46.9'u (n=38) 60-74, %53.1'i (n=43 ) 75 ve üzeri yaş grubundadır. Bireylerin %50.6'si (n = 41) sağlığını orta düzeyde algıladığını, %95.1'i (n = 77) sağlığının fiziksel hareketlerini etkilediğini, %55,6'sı (n=45) kronik hastalığı olduğunu ve %97.5'i (n=79) ilaç kullandığını belirtmiştir. GDÖ ortalaması 15.56±5.065 (2-29), ÖKÖ ortalaması 9.01±2.857 (2-14), Bi ortalaması 71.36±25.642 (5-100) olarak bulunmuştur. Bireylerin depresyon düzeyleri ve cinsiyetleri arasındaki ilişkinin anlamlı olduğu bulunmuştur (t=2.648 p<.05). Ölüm kaygısı ve bağımlılık düzeyleri ile cinsiyet arasındaki ilişkinin p>0.05 düzeyinde anlamlı olmadığı, depresyon ve bağımlılık düzeyleri ile yaş arasındaki ilişkinin anlamlı olduğu bulunmuştur (t=-2.550 P<.05, t=2.990 p<.05). Sonuç: Bireylerin büyük çoğunluğu kesin depresyon ve orta düzeyde ölüm kaygısı yaşamaktadır, ayrıca; büyük çoğunluğu orta derecede bağımlıdır.

Objective: Research was carried out to determine the levels of depression, death anxiety and daily life func¬tioning in the elderly living in nursing home. Methods: The study was made in Nursing Home in Ordu, December, 2009. As a data collecting tool, sosiodemo- graphic variables of humans, personal information form consisted of 25 questions, including the identifying information and perception of life relating to what has been happening, Geriatric Depression Scale (GDS), Death Anxiety Scale (DAS), Barthel Index was used. The data were evaluated via computer. Results: 27.2% (n=22) of the elders were female, 72.8% were male. 46.9% (n=38) of them were in 60-74 years group, 53.1% (n=43) were 75 years old and over. 50.6% had perceived their health status in the middle level. 95.1% expressed state of health affects their physical activities. 55.6% had a chronical disease and 97.5% of elders expressed taking medicine. Average of GDS is 15.56 ± 5.065 (at least 2 up to 29), Average of DAS is 9.01 ± 2.857 (at least 2 up to 14), Average of BI is 71.36 ± 25.642 (at least 5 up to 100). Levels of depression were found significantly related to gender (t=2,648 p<.05). Death anxiety and level of dependence were not found significantly related to gender. Levels of depression and dependence were found significantly related to age (t=-2.550 p<.05, t=2.990 p<.05). Conclusion: The vast majority of indi¬viduals had depression and death anxiety, and the major¬ity was dependent.
Giriş
Yaşam sürecinin gelişimsel bir dönemi olan yaşlılık, kronolojik yaşın ilerlemesiyle birlikte, biyolojik, psikolojik ve sosyolojik boyutları olan bir süreç olup, bakıma ve tıbbi yardıma gereksinimi olan gelişim dönemleri arasında en yüksek oranı oluş¬turmaktadır (Konak ve Çiğdem 2005).
Ülkemizde hızlı nüfus artışı, endüstrileşme ve kentleşme, iç ve dış göçler nedeniyle çekirdek aile¬ye dönüşüm, ekonomik sorunların varlığı, kadın¬ların çalışma yaşamına katılması sonucunda konut¬ların küçülmesi nedeniyle yaşlılar için uygun ve yeterli olmaması, gençlerin yaşlılığa bakış açısı, kuşaklararası iletişim bozuklukları, sağlığın bozul¬ması ve bağımlılık yaşlıların evde bakımını güçleştirmekte ve yaşlılar aile ortamından farklı olan kurumlara (huzurevleri) yerleştirilmektedirler (Bahar 2005, Turan 2001).
Huzurevinde yaşayan bireylerde, yaşanan ölüm kaygı/korkusu ve depresyon kişinin günlük yaşamını olumsuz etkilemektedir.
Ölüm korkusu, yok olma, tükenme ile eş anlamlı ve çaresizlik içinde kadercilikle karşılanan bir duygudur. Bir taraftan benimseme, diğer taraftan ölümün zorluğu kolaylığı, kabir azabı, öte dünyada¬ki sınavlar, cennet-cehennem belirsizliği gibi söylemler yaşlıları etkilemektedir (Gülseren ve ark. 2000).
Yapılan araştırmalarda, kurumda yaşayan birey¬lerin ölüme ilişkin kaygıları orta düzeyde bulunurken; bu düzeyin yaş grupları, cinsiyet, eğitim durumu, medeni durum, kurumda kalma süresi, kurumdan memnuniyet derecesi, sağlık durumu, dindarlık, ziyaret edilme sıklığı gibi birçok faktörden etkilenebileceği belirtilmektedir (Özen 2008, Erdoğdu ve Özkan 2007).
Yaşlanmayla birlikte algılamada ve yaratıcı yeteneklerde azalma, dikkatsizlik, düşünme hızında yavaşlama gibi değişimler sonucunda da, üretkenlik işlevinden uzaklaşan, işe yaramazlık duygusu yaşayan, zihinsel işlevleri gerileyen, çevreye ilgisi azalan, yeni durumlara yanıt vermede geciken ya da veremeyen, yakın bellek zayıflığı olan, alıngan, benmerkezci, zaman zaman kuşkucu, günlük yaşamını sürdürebilmek için başkalarının yardımı¬na gereksinimi olan bireyin yalnız kalması ve çevre¬den soyutlanması depresyon yaşamasına neden olmaktadır (Yıldız 2001, Abrams ve ark. 1992, Fessman ve Lester 2000).
Depresyon tüm yaşam evrelerinde üzerinde durul¬ması gereken önemli bir duygusal problem olmakla beraber yaşlılık döneminde yaşlılık evresinin diğer evrelerden farkından dolayı kendine özgü karmaşık bir tabloyla kendini göstermektedir. Tüm bu yaşan¬tılarla birlikte, kişide farklı derecelerde ve farklı şekillerde ölüm kaygısı görülebilmektedir (Turan 2001).
Yaşlı insan, kendini ölüme daha yakın hissetmekte¬dir. Her gün, her saat, onu ölüme biraz daha yak¬laştırmaktadır. Eski fizik gücünden çok şey yitirmiş, yaşlı bir bedenin beraberinde getirdiği hastalıklarla rahatsız, verimli ve üretken bir işten yoksun ve her an ölüme yaklaştığının farkında olan bir yaşlı, ken¬dini çok zayıf hissetmektedir (Koç 2002). Aşırı, ölçüsüz, patolojik şekilde ortaya çıkan bu ölüm düşüncesi, insanın psikolojisini olumsuz etkileye¬bilir ve depresyona sebep olabilir (Karaca 2000). Bu nedenle, ölüm düşüncesinin sınırlarını belir¬lemek önemlidir. Aksi takdirde, insanın kaygı düzeyi artar ruhsal dengesi bozulur (Tanhan ve Arı 2006). Dolayısıyla da, kişi beslenme, banyo, giyim, hareket vb. gibi, her gün yerine getirilmesi gereken günlük temel işlevlerini sürdürmekte güçlük yasayabilir, çevresine bağımlı hale gelebilir. Çeşitli derecelerde yaşanan ölüm kaygısı ile birlikte kişinin yaşama gücü, sevinci ve arzusu azalır (Topbaş ve ark. 2004). Bu durum beraberinde depresyonu da getirir. Böylece kişi, yaşamını sürdürebilmesi için gerekli olan bazı temel gereksinimlerini kendi başı¬na yerine getirmede sorunlar yaşayabilir.
Araştırma, huzurevinde yaşayan bireylerin depres¬yon düzeylerinin, ölüm kaygısının ve günlük yaşam işlevlerinin belirlenmesi amacıyla tanımlayıcı nite¬likte yapılmıştır.

Fadime Üstüner Top1, Ayşe Saraç1, Gülsüm Yaşar1
1Dr., Giresun Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi, Giresun
Eklenmiş Resim
Dosya tipi: jpg nursing home.jpg (295,7 KB (Kilobyte), 10x kez indirilmiştir)
Eklenmiş Dosya
Dosya tipi: pdf 2221.pdf (113,1 KB (Kilobyte), 16x kez indirilmiştir)
__________________
http://nevart.net/
Güzel Sanatlar Fakültesi/Lisesi Yetenek Sınavlarına Hazırlık Kursu
Resim Yağlı Boya Hobi Kursu
Hızlı ve Etkili Okuma Kursu
Çocuklar için Hızlı Okuma Kursu
Çocuklar için Resim Kursu
Diksiyon Kursu
Nefes Teknikleri Kursu
Kişisel Gelişim Kursları[/CENTER]
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Tags
belirlenmesi, bireylerde, depresyon, düzeyi, günlük, huzurevinde, kaygısı, ölüm, yaşam, yaşayan, ışlevlerinin

Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
You may not post new threads
You may not post replies
You may not post attachments
You may not edit your posts

BB code is Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık



Bütün zaman ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu anki saat: 09:17 .