Nüve Forum

Nüve Forum > akademik > Tıp Fakültesi > Psikiyatri > Kleptomani (Patolojik Çalma)

Psikiyatri hakkinda Kleptomani (Patolojik Çalma) ile ilgili bilgiler


Bu yazıda karşı konulamaz çalma dürtülerinden kaynaklanan ve gereksinim duyulmayan ya da değersiz nesneleri çalma eylemleri ile karakterize bir klinik tablo olan kleptomaninin tanımı, kısa tarihçesi, epidemiyolojisi, etiyolojisi, tanı ve

Psikiyatri Modern Psikiyatri, Ruh Sağlığı, Toplum Sağlığı, Ruh Hekimliği

Like Tree2Likes
  • 2 Post By Busra

Cevapla

 

LinkBack Seçenekler Stil
  #1  
Alt 24.04.11, 15:03
Araştırma Görevlisi
 
Üyelik tarihi: Jul 2006
İletiler: 3.382
Busra öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!Busra öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!Busra öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!Busra öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!Busra öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!Busra öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!Busra öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!Busra öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!Busra öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!Busra öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!Busra öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!
Standart Kleptomani (Patolojik Çalma)

Bu yazıda karşı konulamaz çalma dürtülerinden kaynaklanan ve gereksinim duyulmayan ya da değersiz nesneleri çalma eylemleri ile karakterize bir klinik tablo olan kleptomaninin tanımı, kısa tarihçesi, epidemiyolojisi, etiyolojisi, tanı ve ayırıcı tanısı, seyri ve tedavisi ile ilgili bilgi aktarımının yanısıra bir dürtü kontrol bozukluğu olan kleptomaniye eşlik eden diğer komorbid durumların ele alınması amaçlanmıştır.
Kleptomani.jpg
Keptomani terimi parasal değeriyle ilişkisiz biçimde ve gereksinim duyulmadığı halde tekrarlayıcı biçimde nesneleri çalma dürtüsünün engellenememesini ifade eder. 19. yüzyılın başlarından beri hırsızlıkların belirli bir alt grubunda yasal olarak kolayca edinilebilecek değersiz veya gereksinim duyulmayan nesnelerin dürtüsel olarak çalınması olgusu dikkati çekmiştir. Bu durum ilk kez 1816'da Matthey tarafından "kloptomani" olarak adlandırılmış, ancak bu terim Marc ve Esquirol tarafından 1838'de "kleptomani" olarak değiştirilmiştir. 150 yıldan daha uzun bir zamandır bilinmesine karşın kleptomaniye özgü kapsamlı bir çalışma yapılmamıştır.
Kleptomani Amerikan psikiyatrik sınıflandırma sistemi olan DSM-IV'de "Başka türlü sınıflandırılmayan dürtü kontrol bozuklukları" grubunda yer almaktadır. DSM-IV sınıflandırmasında kleptomani veya patolojik çalma olarak isimlendirilen bu kategori için tanı ölçütleri şu şekilde belirtilmiştir:
A. Kişisel kullanım için gereksinim duyulmayan ve parasal değeriyle ilişkisiz biçimde nesneleri çalma dürtüsüne karşı tekrarlayan biçimde karşı koyama- ma,
B. Bireyin tanımladığı yoğun çalma hissinin varlığı, çalma eyleminden hemen önce gerginliği,
C. Çalma sırasında veya hemen sonrasında da rahatlamanın hissedilmesi,
D. Çalma dürtülerinin hezeyan ya da halusinasyonlardan kaynaklanmaması ve bu eyleme öfke, intikam alma gibi duyguların eşlik etmemesi,
E. Çalma eyleminin bir antisosyal kişilik bozukluğu, manik hecme, çocuk ve ergenlerde hal ve gidiş bozuklukları ile daha iyi açıklanamaması. Çalma olayı fetişizmde olduğu cinsel dürtülerden kaynaklanıyorsa kleptomani tanısı konmaz.
Çalışmaların yetersizliği nedeniyle kleptomanın epidemiyolojisi ile ilgili bilgiler son derece sınırlıdır. Genel nüfus içinde her 1000 kişiden 6'sının kleptomanik olduğu tahmin edilmektedir. DSM-IV'e göre dükkanlardan mal aşıranların %5'inden daha az bir kısmı kleptomanik olarak nitelendirilebilir. Ancak bu verilerin kleptomaninin gerçek sıklığını göstermediği, gerçek sayıların daha fazla olduğu düşünülmektedir. Engellenemeyen çalma dürtüsü yakınması ile hekime başvuru sayısı hastaların bu durumdan utanmaları nedeniyle yok denecek kadar azdır. Tanı konulan olgular genellikle mahkemelerce incelenmek üzere gönderilen kişilerdir. Ayrıca başka yakınmalarla başvuran hastalarda komorbid olarak kleptomani tanısı konulabilmektedir. Olgu bildirimi olarak yayınlanan literatürde kadınların çoğunlukta olması dikkat çekicidir. Bu durumun kadınların psikiyatrik değerlendirme için daha çok başvurması veya erkek kleptomaniklerin çoğunlukla cezaevine konulması ile de açıklanabileceği ileri sürülmüştür. Kleptomanide semptomların başlangıcı ile doktora başvuru arasındaki süre genellikle on yıldan uzundur. Tipik olarak erkeklerde ortalama başvuru yaşı 50'ler, kadınlar için ise 35 yaşı civarındadır.
Etiyolojik açıdan kleptomaniye yol açan etkenler tam olarak bilinmemektedir. Psikodinamik kuramlar patolojik çalmanın bastırılmış bilinçaltı yasak dürtü, çatışma veya ihtiyaçlara karşı bir savunma olduğu üzerinde durur. Çoğu çalışmada, kleptomaniklerin fırtınalı ve huzursuz çocukluk dönemi olduğuna işaret edilerek, patolojik çalmanın çocukluktaki kayıpları telafi etmeye yönelik olduğu ileri sürülmektedir. Fenomenolojik kuramlar kleptomaninin daha geniş bir spektrum bozukluğunun bir parçası olduğunu iddia eder. Yapılan çalışmalar kleptomani ile mizaç bozuklukları (hem major depresyon, hem de bipolar bozukluk) arasında yüksek oranda komorbiditenin varlığını göstermektedir. Bu kişilerin ailelerinde de mizaç bozukluklarının daha yüksek oranda görülmesi patolojik çalmanın affektif bozukluklar spektrumu içinde değerlendirilebileceğine işaret eder. Bu kuramı savunan ve kleptomanlarla ilgili en ciddi çalışmaları yapan araştırmacılardan Mc Elroy patolojik çalma ile yeme bozuklukları ilişkisine de değinmiştir. Gerçekten de patolojik çalma ile yüksek oranda komorbidite gösteren diğer bir hastalık grubu yeme bozukluklarıdır (özellikle tıkınır- casına yeme atakları ile karakterize bir bozukluk olan bulimia nervoza). Yine pek çok kleptomanikte aşırı el yıkama, biriktirme, dürtüsel alışveriş, kontrol etme gibi obsesif ve kompulsif semptomların görülmesi dikkat çekicidir. Bir çalışmada 20 kleptomanik hastanın birinci derecede biyolojik akrabalarının %7'sinin obsesif-kompulsif bozukluk tanı ölçütlerini karşıladığı gösterilmiştir. Bu veriler patolojik çalmanın bir obsesif kompulsif spektrum bozukluğu olduğu düşüncesini destekler niteliktedir. Obsesif kompulsif bozukluk tedavisinde etkili olan serotoninerjik ilaçların kleptomanide de en azından kısmen etkili olabilmesi de bu tezi destekleyen diğer bir unsurdur.
Kleptomanik hastalar çalma etkinliğinin olumsuz sonuçlarını bildikleri ve daha sonra bu davranışlarından dolayı sıkıntı, utanç ve rahatsızlık duydukları halde dürtülerine karşı koyamamaktan yakınırlar. Çalma eyleminden duydukları yoğun gerginlik ve sıkıntı hissini ancak eylemi gerçekleştirdikten sonra atıp, rahatlayabilirler. Kleptomanikler çaldıkları ve çoğu kere değersiz veya ucuz olan nesneleri birik- tirebilir, çaldıktan sonra atabilir, çaldığı yere bırakabilir veya sahiplerine tekrar geri verebilir. Bazıları suçluluk duygularından kurtulmak ve olası kurbanlarını korumak için hedef işyerlerini uyarmak, daha sonra gidip çaldıkları malların parasını ödemek veya çaldıkları şeyleri hayır kurumlarına bağışlamak yoluna gidebilir. Bu kişiler çalma dürtüsü hissettikleri yerlere gitmekten hatta alışveriş yapmaktan tamamen uzaklaşabilirler. Genel olarak çoğu kleptoman sorunlarını ailesi ve arkadaşlarıyla paylaşamaz.
Kleptomaninin ayırıcı tanısında sıradan hırsızlığın yanı sıra hal ve gidiş bozuklukları, antisosyal kişilik bozuklukları ve manik hecmeler düşünülmelidir.
Kleptomani genellikle geç ergenlik döneminde başlayan ve uzun yıllar boyunca devam eden bir bozukluktur. Spontan remisyon oranı ve uzun dönemli prognozu ile ilgili yeterli veri yoktur.
Kleptomaninin tedavisi konusunda kontrollü çalışmalar yoktur. Psikodinamik yaklaşımlar, davranış tedavileri denenmiş, değişken sonuçlar bildirilmiştir. Bilişsel davranışçı tekniklerin yararlı olabileceğini gösteren çeşitli olgu bildirimleri mevcuttur. Bazı olgularda elektrokonvulzif tedavinin (EKT) yararlı olduğu bildirilmiştir. Günümüzde temel tedavi yaklaşımı antidepresan özelliklerin yanısıra antikompulsif nitelikleri de içeren bir antidepresan grubu olan serotonin geri alım inhibitörlerinin (SSRI) kullanılmasıdır. SSRI'lar diğer dürtü kontrol bozukluklarında olduğu gibi patolojik çalmanın tedavisinde de olumlu sonuçlar verebilmektedir. Genel olarak patolojinin
kompulsif niteliği göz önünde bulundurularak, tedavi dozunun obsesif kompulsif bozukluklarda kullanılan düzeyde (depresyon tedavi dozunun iki katı kadar) belirlenmesi uygun olacaktır.

Doç. Dr. Ercan ÖZMEN
PSİKİYATRİ DÜNYASI 2001;5:59-61
ÖZMEN E.
Eklenmiş Dosya
Dosya tipi: pdf 51.pdf (32,9 KB (Kilobyte), 0x kez indirilmiştir)
__________________
http://nevart.net/
Güzel Sanatlar Fakültesi/Lisesi Yetenek Sınavlarına Hazırlık Kursu
Resim Yağlı Boya Hobi Kursu
Hızlı ve Etkili Okuma Kursu
Çocuklar için Hızlı Okuma Kursu
Çocuklar için Resim Kursu
Diksiyon Kursu
Nefes Teknikleri Kursu
Kişisel Gelişim Kursları[/CENTER]
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Tags
(patolojik, çalma), kleptomani

Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
You may not post new threads
You may not post replies
You may not post attachments
You may not edit your posts

BB code is Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık



Bütün zaman ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu anki saat: 02:27 .