Nüve Forum

Nüve Forum > akademik > Tıp Fakültesi > Psikiyatri > Ergenlerde Psikolojik Etkenler - Psychological Factors In Adolescent

Psikiyatri hakkinda Ergenlerde Psikolojik Etkenler - Psychological Factors In Adolescent ile ilgili bilgiler


Aşırı Dozda İlaç Alımıyla İntihar Girişiminde Bulunan Ergenlerde Psikolojik Etkenler - PSYCHOLOGICAL FACTORS IN ADOLESCENT DRUG OVERDOSERS Amaç : Erişkin hastalarda yapılan çalışmalar umutsuzluk ile intihar girişimi arasında ilişki bulmuşlardır.

Psikiyatri Modern Psikiyatri, Ruh Sağlığı, Toplum Sağlığı, Ruh Hekimliği

Cevapla

 

LinkBack Seçenekler Stil
  #1  
Alt 30.04.08, 07:58
world - ait kullanıcı resmi (Avatar)
Çılgın
 
Üyelik tarihi: Feb 2007
İletiler: 911
world artık çok görkemli biri.world artık çok görkemli biri.world artık çok görkemli biri.world artık çok görkemli biri.world artık çok görkemli biri.world artık çok görkemli biri.world artık çok görkemli biri.world artık çok görkemli biri.world artık çok görkemli biri.world artık çok görkemli biri.world artık çok görkemli biri.
Standart Ergenlerde Psikolojik Etkenler - Psychological Factors In Adolescent

Aşırı Dozda İlaç Alımıyla İntihar Girişiminde Bulunan Ergenlerde Psikolojik Etkenler - PSYCHOLOGICAL FACTORS IN ADOLESCENT DRUG OVERDOSERS

Amaç : Erişkin hastalarda yapılan çalışmalar umutsuzluk ile intihar girişimi arasında ilişki bulmuşlardır. Erişkin çalışmalarında intihar giriimlerinin ölümcüllüğünün psikolojik değişkenlerden bağımsız olduğu gösterilmiştir. Ergen nüfusun klinik açıdan erişkinlerden farklı özellikler gösterdiği ve intihar girişimleriyle umutsuzluk arasında farklı bir ilişki olabileceği dile getirilmiştir.
Bu çalışmanın amacı aşırı dozda ilaç alımıyla intihar girişiminde bulunan ergen deneklerde, intihar niyetini ve intihar girişiminin ölümcüllüğünü etkileyen psikolojik etkenleri araştırmaktır.
Yöntem : Bu çalışmada Vakıf Gureba Eğitim Hastanesi acil servisine aşırı dozda ilaç alarak intihar girişiminde bulunan 33 ergen hasta çeşitli psikometrik ölçeklerle değerlendirilmiş, intihar niyetinin ve intihar girişiminin ölümcüllüğünün diğer psikolojik ve demografik değişkenlerle ilişkisi araştırılmıştır.
Sonuçlar : İntihar girişiminde bulunan ergenler arasında kızların sayısı belirgin ölçüde fazladır ve kızlarda intihar girişimleri daha ölümcül bulunmuştur. Toronto Aleksitimi Ölçeği'nin duyguların ifade edilmesiyle ilgili alt boyutu yineleyici intihar davranışıyla ilişkilidir. Ergenlerde, yetişkin hastalarda olduğu gibi, intihar niyetiyle umutsuzluk puanları arasında ilişki olduğu saptanmıştır. İntihar niyetiyle depresyon puanları arasında ilişki bulunmamıştır.
Tartışma : Bu çalışmanın bulguları umutsuzluğun depresyondan bağımsız olarak intihar niyetini etkilediğini düşündürmektedir. Duygularını ifade etmekte zorlanan ergenler, alternatif bir rahatlama ve iletişim biçimi olarak intihar davranışına yönelebilmektedir

Objective: Adult studies show a correlation between hopelessness
and suicide attempts. The lethality of suicide attempts was
found to be independent of other psychological variables in
adult studies. It was supposed that adolescents display different
clinical characteristics than adults and hence there may not be
an association between hopelessness and suicide attempts in
the adolescent population. The aim of this study was to investigate
the psychological correlates of suicide intent and the
lethality of the suicide attempt in adolescent drug overdosers.
Method : Thirty-three adolescents who were brought to the
emergency department of Vak***8250;f Gureba Training Hospital after
suicide attempts with drug overdose were assessed with various
psychometric scales. The relationship of suicide intent and
the lethality of suicide attempt with other psychometric and
demographic variables were looked for.
Results : The girls outweighed boys in number and the lethality
of the attempt was higher in the girls. Inability to express feelings
was found to be associated with repetitive suicide
attempts. Similar to adults, hopelessness was found to be correlated
with suicide intent. There was no association between
suicide intent and depression.
Conclusion: This shows that hopelessness influences the suicidal
intent in adolescent suicide attempters, independent of
depression. Those adolescents who have difficulty in expressing
their feelings may prefer drug to ingestion as a suicidal behavior,
which may be regarded as an alternative relief and communication
method.

akademik
Eklenmiş Resim
Dosya tipi: jpg psikolojik factor.jpg (4,8 KB (Kilobyte), 32x kez indirilmiştir)
Alıntı ile Cevapla
  #2  
Alt 30.04.08, 08:00
world - ait kullanıcı resmi (Avatar)
Çılgın
 
Üyelik tarihi: Feb 2007
İletiler: 911
world artık çok görkemli biri.world artık çok görkemli biri.world artık çok görkemli biri.world artık çok görkemli biri.world artık çok görkemli biri.world artık çok görkemli biri.world artık çok görkemli biri.world artık çok görkemli biri.world artık çok görkemli biri.world artık çok görkemli biri.world artık çok görkemli biri.
Standart Cevap: Ergenlerde Psikolojik Etkenler - Psychological Factors In Adolescent

GİRİŞ

Ergenlik döneminde intihar davranışı için risk
etkenlerini araştıran çalışmalar, önceki intihar
girişimleri, hastalık, aile içi şiddet, sıkıntı verici yaşam
olayları ve kötü madde kullanımı gibi bir dizi etken
üzerinde durmaktadırlar. Boşanma, işsizlik ya da göç
gibi etkenler toplumsal bağları bozarak intihar
davranışına zemin hazırlayabilir. Farklı ortam ve
toplumlarda yürütülen çalışmalar , aile bağlarının
gevşemesi ya da kopmasının genç insanlar arasında
intihar yaygınlığını etkileyen önemli etkenler
arasında olduğunu bildirmektedirler (1).
Depresyonun erişkinlerde olduğu gibi ergenlerde de
intihar davranışıyla ilişkili olduğu gösterilmiştir (2).
Beck, depresyonun umutsuzluk ve karamsarlık gibi
belirli bazı bilişsel yönlerinin, intiharla daha yakından
ilişkili olduğunu öne sürmüştür. Erişkin hastalarda
yürütülen çalışmalarda, umutsuzluk, depresyondan
bağımsız olarak intihar davranışıyla ilişkili bulunmuştur
(3). Ergen kişiler üzerinde aynı sonuç
araştırıldığında, umutsuzluk ve intihar davranışı
arasında yine bir bağ bulunmuş, ancak depresyon
kontrol edildiğinde bu ilişki istatistik olarak
anlamsızlaşmıştır. Bu sonucun intihar davranışı
gösteren ergenlerde cinsler arası farklılığa bağlanabileceği
ileri sürülmüştür (4). Bettes ve Walker
intihar girişiminde bulunan kızların depresyon,
anksiyete ya da içe kapanma şeklinde 'içe-dönük'
bulgular sergilerken, intihar girişiminde bulunan
erkek ergenlerin öfke, saldırganlık ve ajitasyon gibi
'dışa-dönük' bulgular sergilediklerini bildirmektedirler.
Dolayısıyla intihar davranışıyla ilgili etkenler
her iki cins arasında farklılık gösterebilir (5). Bir
çalışmada, erkek lise öğrencilerinde umutsuzluk ile
intihar davranışı arasında ilişki bulunmazken,
depresyon kontrol edildiğinde kız öğrenciler için
hafif bir ilişki olduğu görülmüştür (6). Kazdin ve ark.
çocuklarda umutsuzluğun depresyonun şiddetiyle
pozitif, özgüven ile negatif ilişki gösterdiğini
bildirmektedirler. Yazarlara göre intihar niyetiyle
umutsuzluk arasında güçlü bir ilişki vardır ve
depresyon kontrol edildiğinde bu güçlü ilişki
sürmektedir (7). Erişkin hastalarda yapılan bazı
çalışmalar intihar girişiminin ölümcüllüğü ile intihar
niyeti, depresyon ya da umutsuzluk arasında herhangi
bir ilişki bulamamışlardır. İntihar girişiminin nasıl
yapıldığı ve ne ölçüde öldürücü olduğu, intihar
niyeti, depresyon ve umutsuzluğun şiddetinden
bağımsız bulunmuştur (8). Duygularını tanıyıp ifade
edemeyen, dışadönük düşünen ve kısıtlı bir düşlem
yaşantıları olan insanların aleksitimik kişilik
özelliğine sahip olduğu dile getirilmiştir. Son yıllarda
intihar girişiminde bulunan erişkin hastalarda aleksitimi
yaygınlığını araştıran yayınlar göze çarpmaktadır.
İntihar girişiminde bulunan kişilerde yüksek
aleksitimi düzeyleri bildiren yayınların yanı sıra, intihar
riski ve aleksitimi düzeyleri arasında anlamlı bir
ilişki bulamayan yayınlar da vardır (9,10,11).
Bu çalışmada, tümü aşırı dozda ilaç alarak intihar
girişiminde bulunmuş olan ergenlerde umutsuzluk,
depresyon, aleksitimi, intihar niyeti ile intihar
girişiminin ölümcüllüğü arasındaki ilişkinin
araştırılması amaçlanmıştır.
Alıntı ile Cevapla
  #3  
Alt 30.04.08, 08:02
world - ait kullanıcı resmi (Avatar)
Çılgın
 
Üyelik tarihi: Feb 2007
İletiler: 911
world artık çok görkemli biri.world artık çok görkemli biri.world artık çok görkemli biri.world artık çok görkemli biri.world artık çok görkemli biri.world artık çok görkemli biri.world artık çok görkemli biri.world artık çok görkemli biri.world artık çok görkemli biri.world artık çok görkemli biri.world artık çok görkemli biri.
Standart Cevap: Ergenlerde Psikolojik Etkenler - Psychological Factors In Adolescent

YÖNTEM :

Vakıf Gureba Eğitim Hastanesi acil servisine intihar
girişimi nedeniyle 1 Nisan 1997-1 Ocak 1999
tarihleri arasında getirilen 33 ergen ( yaş aralığı :15-
18) çalışmaya alınmıştır. Hastalar intihar girişiminde
bulundukları ilk 24 saat içinde, acil servis muayene
odasında bir uzman psikiyatrist tarafından görülmüş
ve psikiyatrik değerlendirmeden sonra, onayları
alınarak, bir dizi özbildirim ölçeği doldurmaları
istenmiştir. Hastaların tümü aşırı dozda ilaç alımı ile
intihar girişiminde bulunmuşlardır. Deliryum
nedeniyle yoğun bakım birimine alınan hastalarla
bilinçlerinin açılmasını izleyen gün görüşme
yapılmıştır. Psikotik ve organik mental bozukluğu
olan hastalar, çalışma dışı tutulmuştur.
Sosyodemografik veri formu doldurulduktan sonra
verilen özbildirim ölçekleri şunlardır :

Zung depresyon ölçeği : Dörtlü likert tipi
doldurulan ve 20 maddeden oluşan bir özbildirim
ölçeğidir. Ölçekten elde edilen ham puan standart bir
tablo aracılığıyla depresyonun düzeyini yüzde olarak
belirleyen bir puana dönüştürülmektedir. Depresyon
tanısından çok kişinin depresif durumunun düzeyini
göstermektedir. Ölçekten elde edilen puanların yaş,
eğitim düzeyi, cinsiyet, gelir düzeyi gibi değişkenlerden
etkilenmediği bildirilmiştir. Ölçeğin geçerliliği ve
diğer depresyon ölçekleriyle ilişkisi üzerine pek çok
veri vardır (12).

Beck Umutsuzluk Ölçeği : Bireyin geleceğe
yönelik olumsuz beklentilerini ölçmektedir. 20
maddeden oluşan, 0-1 arası puanlanan bir ölçektir.
Maddelerin 11 tanesinde evet, 9 tanesinde ise hayır
seçeneği 1 puan alır. Puan aralığı 0-20'dir. Alınan
puan yüksek olduğunda bireydeki umutsuzluğun
yüksek olduğu varsayılır. Ülkemizde geçerlik ve
güvenirlik çalışması yapılmıştır (13, 14).

Toronto Aleksitimi Ölçeği : Bir çok kez geçerlik
ve güvenirliği yapılmış, aleksitimiyi ölçen 26 maddelik
bir ölçektir (15). Özgün biçiminde maddeler 1-5
arası puanlanırken Türkçe biçimi evet/hayır olarak
düzenlenmiş ve bu biçimiyle de dilimizde geçerli ve
güvenilir olduğu gösterilmiştir. Puanların artması
aleksitiminin şiddetini göstermektedir (16). Kirmayer
ve Robbins (17) ölçeğin dört alt boyutunu şu şekilde
tanımlamışlardır : Birinci alt boyut (TAÖ 1) kişinin
duygularını ve bedensel duyumlarını ayırt edebilme
ve tanıyabilmesiyle, ikinci alt boyut (TAÖ 2) kendi iç
yaşantılarından çok dış olaylara yönelik
düşünmesiyle, üçüncü alt boyut (TAÖ 3) duygularını
söze dökebilmesiyle, dördüncü alt boyut (TAÖ 4)
hayal kurma yeteneğiyle ilgilidir .

AECOM intihar niyeti ölçeği : 16 maddelik bu
özbildirim ölçeği intihar girişiminden önce ölme
dürtüsünün ne kadar yoğun olduğunu ölçmek için
geliştirilmiştir. İntihar riskini ölçmek için geliştirilmiş
olan bir başka ölçeğin değiştirilmiş bir biçimidir.
Hastalar her soruya evet ya da hayır şeklinde cevap
verirler. Ölçeğin intihar girişimi nedeniyle hastaneye
yatan hastaları, intihar girişiminde bulunmayan
psikiyatri hastalarından ayırabildiği gösterilmiştir. İç
tutarlılığı 0.80 olarak bulunmuştur (8).

Ölümcüllük ölçeği : İntihar girişiminin ölümcüllük
derecesini belirlemeye yönelik olarak geliştirilmiş
bir ölçektir. Hastalar dört soruya evet ya da hayır
biçiminde cevap verir. Toplam puan değerlendirmeye
alınır. İç tutarlılığı 0.59 olarak bulunmuştur (8).
İntihar girişiminde bulunan denekler psikopatoloji
düzeylerinin karşılaştırılması amacıyla ilk kez
girişimde bulunan ve birden çok girişimde bulunan,
ayrıca erkek ve kız olmak üzere ikiye ayrılmışlardır.
Veriler SPSS for windows programında, nicel veriler
için Mann-Whitney-U testi ve bağıntı analizi için
Pearson korelasyon analizi yöntemleri kullanılarak
incelenmiştir.

BULGULAR
İntihar girişimi nedeniyle VGEH acil servisine
getirilen ergen kişilerin 28'i kadın (%85) ve 5'i (%15)
erkektir. Deneklerin ortalama yaşı 17±1.2 ve yaş
aralığı 15-18'dir. 33 deneğin ikisi evli ve 31'i
bekardır. Deneklerin tümü aşırı dozda ilaç alımı ile
acil servise getirilmişlerdir. Deneklerin 15'i ilkokul
mezunu (%45), 7'si ortaokul mezunu (%21), 10'u
lise mezunu ya da öğrencisi (%30) ve 1'i (%3) yüksek
okul öğrencisidir. İntihar girişiminde bulunan
deneklerin 7'si (%21) daha önce bir kez intihar
girişiminde bulunmuştur. 5 deneğin (%15) ailesinde
intihar girişimi öyküsü vardır. 33 deneğin dördünde
(%12) geçirilmiş psikiyatrik hastalık öyküsü bulunmaktadır.
İntihar girişimine yol açan tetikleyici
etkenler şu şekilde sıralanmaktadır : Aile içi sorunlar
(%45), erkek ya da kız arkadaşla ilgili sorunlar
( %24), okulla ilgili sorunlar (%12), iş yaşantısıyla
ilgili sorunlar (%9). Bir kişi (%3) yoğun karamsarlık
duyguları, bir kişi de ilgi çekmek amacıyla intihar
girişiminde bulunduğunu belirtmiştir.
Kadın ve erkek denekler psikometrik ölçümler
açısından karşılaştırıldığında, intihar girişiminin
ölümcüllüğü kadın deneklerde anlamlı ölçüde yüksek
bulunmuştur ( kadın : 3.3±1.1, erkek: 2.2±0.4, z:
2.248, p<0.05). Kadın deneklerde daha yüksek
bulunmakla birlikte bu değerler hafif-orta şiddette
bir ölümcüllük düzeyine işaret etmektedir. Diğer
psikometrik ölçümlerde erkek ve kadın denekler
arasında anlamlı bir farklılık yoktur.
Birden çok kez intihar girişiminde bulunmuş
deneklerle ilk kez intihar girişiminde bulunan denekler
karşılaştırıldığında, yineleyici girişimde bulunan
ergen deneklerin TAÖ'nin üçüncü alt boyutunda
anlamlı ölçüde yüksek puan aldıkları saptanmıştır .
TAÖ-3 değerleri ilk kez ve iki ve daha çok kez intihar
girişiminde bulunan denekler için sırasıyla, ilk kez :
1.4 ± 1.1, çok kez : 3.0 ± 1.5 şeklindedir (z: 2.426,
p<0.05). TAÖ-3 duyguların sözel olarak ifade
edilebilme yeteneğini değerlendirir ve bu alt ölçekten
yüksek puan alan bireylerin, duygularını kolaylıkla
ifade edemediği düşünülür.
Bağıntı analizi yapıldığında intihar niyetinin
umutsuzluk puanlarıyla ilişkili olduğu görülmüştür (
r: 0,346 p<0.05). İntiharın ölümcüllüğü ise depresyon,
umutsuzluk, aleksitimi ya da intihar niyeti
puanlarıyla ilişkili bulunmamıştır. Öte yandan umutsuzluk
ile depresyon ( r:0,750, p<0.01), umutsuzluk
ile aleksitimi ( r:0,476 p<0.01) ve depresyon ile aleksitimi
( r:0,466 p<0.01) arasında anlamlı ilişki saptanmıştır.
TAÖ'nin alt boyutları açısından yapılan
incelemede, duyguları tanıma ve ayırt edebilme yoksunluğunu
ölçen TAÖ-1 ile intihar niyeti arasında
anlamlı bir ilişki bulunmuştur ( r: 0,653 p<0.05).
Düşlem yoksunluğunu ölçen TAÖ-4 ile intihar niyeti
arasında anlamlı bir negatif ilişki saptanmıştır ( r= -
0,531 p<0.01).
Alıntı ile Cevapla
  #4  
Alt 30.04.08, 08:02
world - ait kullanıcı resmi (Avatar)
Çılgın
 
Üyelik tarihi: Feb 2007
İletiler: 911
world artık çok görkemli biri.world artık çok görkemli biri.world artık çok görkemli biri.world artık çok görkemli biri.world artık çok görkemli biri.world artık çok görkemli biri.world artık çok görkemli biri.world artık çok görkemli biri.world artık çok görkemli biri.world artık çok görkemli biri.world artık çok görkemli biri.
Standart Cevap: Ergenlerde Psikolojik Etkenler - Psychological Factors In Adolescent

TARTIŞMA

Kadın deneklerde intihar girişimlerinin erkek
deneklere göre daha fazla ve aradaki farkın anlamlı
olduğu görülmektedir. Ergen intiharlarıyla ilgili
çeşitli yayınlarda tamamlanmış intihar oranlarının
erkeklerde daha fazla görüldüğü, intihar
girişimlerinin ise kadınlarda daha yaygın olduğu
bildirilmiştir. Kız ve erkek oranları çeşitli çalışmalarda
3/1 ile 9/1 arasında değişmektedir. Türkiye'de değişik
çalışmalarda bu oran 4/1 ve 3/1 olarak bildirilmiştir.
Bizim çalışmamızda da 6/1 gibi bir oran görünmektedir.
Kızların erkeklere oranla daha az ölümcül yön-
temlere başvurduğu, erkeklere oranla daha gizli
yardım isteme yöntemlerini yeğlediği ve puberte sonrası
kızlarda duygulanım bozukluklarının daha
yaygın olduğu gibi bir dizi neden, bu yaygınlığı
açıklamak için öne sürülmüştür (18). Deneklerin
%21'i daha önce bir kez intihar girişiminde bulunmuştur
ve %15'inin ailesinde intihar öyküsü vardır.
İntihar girişiminde bulunan kişilerle intihar eden
kişilerin ayrı iki popülasyon olduğu bildirilmiştir.
Girişimde bulunanların çoğu kızdır ve ancak %10'u
daha sonra tamamlanmış intihara yönelmektedir.
Ancak her iki grupta da yüksek oranda psikiyatrik
bozukluk, daha önce intihar davranışı, aile psikopatolojisi
ve uyumsuzluğu vardır (1). İntihar girişiminde
bulunan kişilerde normal nüfusa göre intihar riski
100 ile 1000 kat artmaktadır. İntihar girişiminde
bulunan ergenlerin ailelerinde yüksek oranlarda intihar
davranışı, alkol ya da madde kullanımı ve
duygulanım bozukluğu olduğu bildirilmiştir. Aile
psikopatolojisine ek olarak, aile uyumsuzluğu ve
bozulmasının da intihar davranışına zemin hazırlayabileceği
bildirilmiştir. İntihar girişiminde bulunan
ergenlerin diğer tıbbi veya psikiyatrik kontrollere
göre bir ebeveyn kaybını (boşanma ya da ölümle)
daha fazla bildirdikleri bulunmuştur. İntihar
davranışı gösteren ergen ailelerinin daha az destekleyici
ve daha fazla çatışmacı olduğu, düşmanca
tutumların ön plana çıktığı bildirilmiştir (1). Bizim
çalışmamızda da deneklerin yaklaşık yarısı intihar
girişimini tetikleyici etken olarak aile sorunlarını
göstermiştir. Ergen kişinin yaşamında çok önemli bir
yer tutan arkadaş ilişkilerindeki aksaklıkların da bu
dönemde tetikleyici olabileceği bildirilmiştir. İntihar
davranışı gösteren kızların daha çok erkek arkadaş
kaybı ve okul değişikliklerinden, erkeklerin ise daha
çok aile içindeki saldırgan tutumlar ve kardeşlerin
intihara yönelik davranışlarından etkilendiklerini saptanmıştır.
Çalışmamızda ikinci yaygın tetikleyici
neden olarak arkadaş ilişkilerindeki bozulma ve kopmalar
gösterilmiştir. İntihar girişimi olan ergenleri
nörotik ve kontrol gruplarıyla karşılaştıran bir
çalışmada intihar girişimi olanlarda yaşam olaylarının
ortalama olarak diğer iki gruptan fazlalık gösterdiği;
yakın bir arkadaştan ayrılma, 'çıkmaya başlama', yeni
bir okula başlama ve anne ya da baba ile tartışmanın
bu grubu diğer iki gruptan ayıran en önemli olaylar
olduğunu saptanmıştır (19).
Çalışmamızın literatürden ayrılan önemli bir bulgusu,
kızlarda intihar girişiminin daha ölümcül
olarak saptanmasıdır. Ama bunun görece bir değer
olduğunu ve tümü aşırı dozda ilaç alımı ile gelen
deneklerin aslında hafif ve orta şiddette bir ölümcüllük
düzeyi gösterdiklerini hatırda tutmamız gerekir.
Aşırı dozda ilaç alımı ile gelen denekler arasında
kızlar daha tehlikeli ilaçları, daha yüksek dozlarda
almıştır. Ancak intihar niyeti açısından kız ve erkek
ergenler arasında anlamlı bir fark bulunmamıştır.
Ergenler arasında en yaygın intihar girişimi yönteminin
bilinçli aşırı ilaç alımı olduğu bildirilmiştir.
Ergen kişiler çoğu zaman kullandıkları yöntemin ne
derecede ölümcül olduğunu bilemeyebilirler. Özellikle
ilaç aşırı alımlarında, ergen kişinin hangi ilacın ne
ölçüde zarar verebileceği önceden bilmemesi
doğaldır. Bazen çok güçlü intihar niyeti olan bir
ergen, bilmeksizin kendisine en az zarar verecek yöntemi
yeğleyebilir. Ergen intihar girişimlerinin yaklaşık
üçte ikisinin ölme arzusundan farklı güdülerle
gerçekleştirildiği bildirilmiştir. Ergenlik dönemindeki
pek çok intihar girişimi dürtüsel özellik gösterebilir
ve hayatı pek az tehdit edebilir. Çoğu zaman asıl
motivasyon başkalarını etkilemek, dikkat çekmek,
sevgi ve nefreti iletmek ya da hoşnutsuz bir durumdan
kaçmaktır (1). Bizim çalışma grubumuzu
oluşturan ergenlerin tümü aşırı dozda ilaç alımı ile
gelmiştir ve ölümcüllük puanları hafif ve orta şiddettedir.
Bu da bize bu intihar girişimlerinin de ölme
arzusundan çok farklı motivasyonlara bağlı olabileceğini
düşündürmektedir. Ancak yine de, kız
ergenlerde erkek ergenlere göre daha fazla ölümcüllük
saptanması ve bunun depresyon, umutsuzluk ya
da intihar niyeti puanlarından bağımsız olması
dikkate değer bir bulgudur.
Toronto Aleksitimi Ölçeği'nin duyguların ifade
edilmesiyle ilgili alt boyutu ( TAÖ-3) yineleyici intihar
davranışıyla ilgili bulunmuştur. Bu bulgu daha
önceki bir çalışmamızın bulgularıyla uyumludur (10).
Bu çalışmada intihar girişiminde bulunan kişilerde
sağlıklı kontrollere göre anlamlı ölçüde yüksek aleksitimi
saptanmıştır. Duyguların söze dökülememesi
intihar girişimini bir kendini ifade yöntemi olarak
öne çıkarmaktadır. Söze dökülmeyen çatışma ve düş
kırıklıkları intihar girişimi ile açığa çıkmakta ve kişi
bunları böylece çevresine duyurmuş olmaktadır.
Burada dikkat çekici olan yineleyici girişimlerin
depresyon, intihar niyeti ya da umutsuzluk puanıyla
değil de duyguların söze dökülememesini yansıtan
bir aleksitimi alt boyutuyla ilişkili bulunmasıdır. İntihar
girişiminin bir 'imdat çığlığı' olduğu düşüncesi
söz konusu bulguyla pekişmektedir.
Ergen intihar girişimcileri umutsuzluk, dürtüsel-
lik, dış kontrol odağı, zayıf kişiler arası sorun çözme
ve zayıf sosyal beceriler gibi bir dizi psikososyal işlev
bozukluğu göstermektedirler. Özellikle umutsuzluğun
intihar girişiminin ciddiyetiyle yakından
ilişkili olduğu ve gelecek girişimleri öngördüğü bilinmektedir
(1). Yetişkin çalışmaları umutsuzluk ile intihar
niyeti arasında ilişki bulurken; ergenlerde yapılan
bir çalışmada, intihar niyetiyle umutsuzluğun değil
depresyonun ilişkili olduğu gösterilmiştir (20). Bizim
çalışmamızın bulguları ergenlerde, yetişkin hastalarda
olduğu gibi, intihar niyetiyle umutsuzluk puanları
arasında ilişki olduğunu göstermektedir. İntihar
niyetiyle depresyon puanları arasında ilişki bulunmamıştır.
Bu da umutsuzluğun depresyondan
bağımsız olarak intihar niyetini etkilediğini
düşündürmektedir. Duygularını ve bedensel duyumlarını
tanıma yeteneğini ölçen aleksitimi alt boyutu
(TAÖ 1) intihar niyetiyle ilişkili bulunmuştur.
Duygularını tanıma ve tanımlama zorluğu çeken
bireylerde intihar niyeti daha fazladır. Duygularını
tanıma zorluğu çeken bireylerin intiharı bir çare
olarak gördüğü düşünülebilir. İlgi çekici bir bulgu da
intihar niyetinin düşlem yaşamındaki fakirlik (TAÖ 4)
ile negatif bağıntı göstermesidir. Hayal kurma
yeteneği yüksek olan kişilerde intihar niyeti daha
yüksek olarak bulunmuştur. İntihar girişiminin ölümcüllüğü
hiçbir psikometrik ölçüm ile bağıntı göstermemiştir.
Bu bulgu Plutchik ve ark.nın bulgularıyla
uyumludur (8). Bu çalışmada da intihar niyeti ile
intihar girişiminin ölümcüllüğü arasında bir ilişki
bulunmamıştır. Linehan ve ark. da ölme niyeti ile
girişimde kullanılan yöntemin ölümcüllüğü arasında
bir ilişki bulmamışlardır (21). Örneklem grubumuzda
intihar girişiminde kullanılan yöntemin aşırı ilaç
alımı olduğu düşünüldüğünde bu sonuç anlaşılabilir
olmaktadır. Ergen bireylerin hangi ilacın ne ölçüde
ölümcül olduğunu bilmeleri beklenmeyebilir. Daha
önce de tartıştığımız gibi ergen kişiler intihar
girişimini çevrelerine bir çekidüzen verme çabası
olarak da kullanabilirler. Dolayısıyla intihar
girişiminin ardındaki motivasyon, ölme arzusunun
kendisinden çok, bir yardım isteği ya da çevreye bir
uyarı olabilir.
Alıntı ile Cevapla
  #5  
Alt 30.04.08, 08:03
world - ait kullanıcı resmi (Avatar)
Çılgın
 
Üyelik tarihi: Feb 2007
İletiler: 911
world artık çok görkemli biri.world artık çok görkemli biri.world artık çok görkemli biri.world artık çok görkemli biri.world artık çok görkemli biri.world artık çok görkemli biri.world artık çok görkemli biri.world artık çok görkemli biri.world artık çok görkemli biri.world artık çok görkemli biri.world artık çok görkemli biri.
Standart Cevap: Ergenlerde Psikolojik Etkenler - Psychological Factors In Adolescent

SONUÇ

Aşırı dozda ilaç alımıyla intihar girişiminde bulunan
ergenler arasında kızların sayısı belirgin ölçüde
fazladır. Kızlarda intihar girişimleri daha ölümcül
bulunmuştur. Toronto Aleksitimi Ölçeği'nin duyguların
ifade edilmesiyle ilgili alt boyutu ( TAÖ-3) yineleyici
intihar davranışıyla ilişkilidir. Bizim
çalışmamızın bulguları ergenlerde, yetişkin hastalarda
olduğu gibi, intihar niyetiyle umutsuzluk puanları
arasında ilişki olduğunu göstermektedir. İntihar
niyetiyle depresyon puanları arasında ilişki bulunmamıştır.
Bu da umutsuzluğun depresyondan
bağımsız olarak intihar niyetini etkilediğini
düşündürmektedir.

Kaynak pdf
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Tags
adolescent, ergenlerde, etkenler, factors, psikolojik, psychological

Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
You may not post new threads
You may not post replies
You may not post attachments
You may not edit your posts

BB code is Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık



Bütün zaman ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu anki saat: 14:41 .