Cinsiyet ve Psikiyatrik Bozukluklar
Kadınlara özellikle anksiyete ve diğer nevrotik bozukluklar olmak üzere daha çok psikiyatrik tanı konur. Kadınların aşırı vurgulanmasının iki temel nedeni vardır:23
1. Hastane kayıtları: Psikiyatri servislerini kullananların ve yatırılanların sayısı bir kaynaktır. Kadınlar daha çok yatırılır. Bunama açısından ortalama ömür önemlidir. Çin’de ise, tersine kadınlara şizofreni tanısı daha çok konur.24
2. Toplum araştırmaları: Bu çalışmalar depresyon ve nevrotik bozuklukların kadınlarda daha yüksek oranda olduğunu gösterir. Evli kadınlarda sıkıntı yaşantısı daha yüksek orandadır.25
Bu bulgular üç biçimde kategorize edilebilir:
Sosyal nedensellik: Toplum, kadınlarda ruhsal bozuklukların daha yüksek oranda görülmesine neden olur mu? Kadının sosyal rolünün iki yönü önemlidir: Birincisi, kadınlar rollerini ve sorunlarını daha uzun ve derin düşündükleri için ruhsal sıkıntıya daha duyarlıdırlar.26 İkincisi, kadınların bakım verici rollerini yerine getirdikleri ortamlarda ruh sağlığı daha kötü bulunmuştur.
Hatalı değerlendirme: Kadının aşırı düzeyde ortaya konması bir ölçüm hatası (artefaktı) mıdır?
Evli kadınlarda ruhsal sıkıntı, evli erkeklerden daha yüksek düzeydedir. Evlilik biçimlerinde ve ilişkilerinde rol farklılaşması ve gücün payla
şılması gibi özellikler risk ya da koruyucu etken olarak etki edebilir.
Genelde bekar erkekler evli kadınlardan, ruhsal bozukluklar için evli kadınlar evli erkeklerden, psikiyatrik olmayan hastalıklar için evli erkekler evli kadınlardan daha çok hastaneye yatırılır.5
Kadınlar erkeklerden daha çok yardım arama, sağlık kurumlarını kullanma, ruh sağlıklarıyla ilgili daha çok konuşma eğilimindedir.5 Belirtilerin ortaya çıkmasından yardım aramaya kadar
geçen süre hastaların %20’sinde 1 yıldan daha uzundur.27
Sosyal damgalanma: Kadınlar erkeklerden daha çok mu damgalanır? Bazı araştırmacılara göre, kadınlar annelik ve ev hanımlığı gibi stereotipik cinsiyet rollerine uymada yetersiz kalırsa, ruh hastası olarak etiketlenmeye daha yatkın duruma gelir. Psikiyatride ve tıpta erkek üstünlüğü vardır ve feminist yazarlar bunun önemini vurgular. Kültüre bağlı olarak değişmekle birlikte, ‘sağlıklı kadın’ daha uysal, daha az bağımsız, daha kolay etkilenen, daha az saldırgan, daha az yarışmacı, görünümünde daha özsever, daha az nesnel olarak düşünülür.28
Erkek terapistlerin %70’i “kadın” kavramını negatif, %71’i “erkek” kavramını pozitif olarak değerlendirmektedir. Erkek hekimlerin erkek hastalara sempatiyle baktığı da öne sürülmektedir. Yanı sıra sosyal çalışmacıların çoğu kadın olduğu için, kadınlarda zorunlu hastaneye yatışların olmadığı düşüncesi vardır.5
» Nüve Forum » akademik » Tıp Fakültesi » Psikiyatri










