iconBütün zaman ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu anki saat: 15:57 . | Nüve Foruma Hoşgeldiniz! Forumumuzdan yararlanmak için lütfen Üye Olun !

» Nüve Forum » akademik » Tıp Fakültesi » Psikiyatri » Ruh sağlığı ve bozukluklarının sosyolojisi

Psikiyatri Modern Psikiyatri, Ruh Sağlığı, Toplum Sağlığı, Ruh Hekimliği

Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Stil
  #21  
Alt 28.05.08, 08:28
Busra - ait kullanıcı resmi (Avatar)
Güvenilir
Üyelik tarihi: Jul 2006
İletiler: 1.637
Ettiği Teşekkür: 349
375 tane iletisine 541 kere teşekkür edilmiş
Busra ... O'nu tanımayan yok ki.Busra ... O'nu tanımayan yok ki.Busra ... O'nu tanımayan yok ki.Busra ... O'nu tanımayan yok ki.Busra ... O'nu tanımayan yok ki.Busra ... O'nu tanımayan yok ki.Busra ... O'nu tanımayan yok ki.Busra ... O'nu tanımayan yok ki.
  Send PM
Standart Cevap: Ruh sağlığı ve bozukluklarının sosyolojisi

Sosyal yeterlilik: Erişkinlikte toplumun beklen­tilerine, kurallarına, normlarına uygun düşünül­mesi ve davranılması beklenir. Ancak ruhsal bozukluklar davranış ve düşünce üzerinde olumsuz etkilere sahiptir. Bir hastanın sosyal yönden yeterliliği kültürle, ruhsal bozukluklara bakış açısıyla yakından ilgilidir.

» Nüve Forum » akademik » Tıp Fakültesi » Psikiyatri
__________________
Başarı Sadece Elde Ettikleriyle Değil Kim Olduklarıyla Ölçülür...

Konu Busra tarafından (28.05.08 saat 08:46 ) değiştirilmiştir..
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
Sponsorlar
  #22  
Alt 28.05.08, 08:29
Busra - ait kullanıcı resmi (Avatar)
Güvenilir
Üyelik tarihi: Jul 2006
İletiler: 1.637
Ettiği Teşekkür: 349
375 tane iletisine 541 kere teşekkür edilmiş
Busra ... O'nu tanımayan yok ki.Busra ... O'nu tanımayan yok ki.Busra ... O'nu tanımayan yok ki.Busra ... O'nu tanımayan yok ki.Busra ... O'nu tanımayan yok ki.Busra ... O'nu tanımayan yok ki.Busra ... O'nu tanımayan yok ki.Busra ... O'nu tanımayan yok ki.
  Send PM
Standart Cevap: Ruh sağlığı ve bozukluklarının sosyolojisi

Yaşlılık: Bireyin ileri yaşlarında, önceki yıllarına göre sosyal yeterliliğindeki azalma ve bozulma miktarıönemlidir. Nörolojik bozukluğu olmayan, bilişsel sorunlu birçok yaşlı hasta vardır. Bunları fiziksel tehlikelerden korumak ve yaş** kalite­lerini artırmak için sosyal destek gereklidir.
Yaşlılarda depresyon bunamadan daha yaygın­dır. Birçok yaşlı, depresyonu bir psikiyatrik bozukluk olarak görmez.51 Birden çok hastalığı olan yaşlıların kullandıkları ilaçlar depresif duygu durumu artırabilir, bunlarda intihar oran­ları da yüksektir. Fakat yaş ilerledikçe, bunama oranı artar.5 Toplumdaki yaşlılarda depresyon oranlarının yüksek olmasıçeşitli nedenlere bağlı olabilir:
* Yaşla birlikte artan fiziksel hastalıklar yaşlıları depresyona daha duyarlı yapabilir.
* Yaşlılar eşlerini, arkadaşlarını, çocuklarını kaybetmiş olabilir. Yaşlılarda depresyon, yas ya da onun bir parçası olarak düşünülebilir.
* Maddi güçlükler yoksul yaşlıları depresyona daha eğilimli yapar.
* Güvenli ve oturmuş ilişki eksikliği/yokluğu depresyona duyarlılığı artırır.
* Kötüye kullanılma (bakım) ve ihmal %8-17 arasındadır ve depresyona temel hazırlar.
__________________
Başarı Sadece Elde Ettikleriyle Değil Kim Olduklarıyla Ölçülür...
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
  #23  
Alt 28.05.08, 08:29
Busra - ait kullanıcı resmi (Avatar)
Güvenilir
Üyelik tarihi: Jul 2006
İletiler: 1.637
Ettiği Teşekkür: 349
375 tane iletisine 541 kere teşekkür edilmiş
Busra ... O'nu tanımayan yok ki.Busra ... O'nu tanımayan yok ki.Busra ... O'nu tanımayan yok ki.Busra ... O'nu tanımayan yok ki.Busra ... O'nu tanımayan yok ki.Busra ... O'nu tanımayan yok ki.Busra ... O'nu tanımayan yok ki.Busra ... O'nu tanımayan yok ki.
  Send PM
Standart Cevap: Ruh sağlığı ve bozukluklarının sosyolojisi

Psikiyatrik Tedavi
Psikiyatrik tedavinin kısa sosyal tarihçesi:
Eski Romada duygusal yönden acıçekenlerin bedenleri araştırılırken, bir yandan da iyi danış­manlık hizmeti verilmeye çalışılmış;52 18. yüzyıl­da biyolojik tedaviler ya da bazı ruhsal tedaviler ayrı ayrı, ya da birlikte kullanılmış; 19. ve 20. yüzyılda ruhsal bozuklukları beynin bozuklukları olarak kabul edildiği için tedavi buna göre yapıl­mıştır. Bu dönemde ruhsal tedavilere ilgi yoktu, ya da çok azdı.53
Birinci Dünya Savaşı ile savaş nevrozunun ve daha sonra travma sonrası stres bozukluğunun ortaya çıkması ruhsal tedaviye ilgiyi artırmıştır.5 Fakat II. Dünya Savaşı’ndan sonra ruhsal etkenlerin etiyolojik rolü göz ardı edilmiştir.
1950li yıllarda antipsikotikler hastane kapılarını açarak hastaların toplumda tedavisini ve bakı­mını kolaylaştırmıştır. Günümüzde de biyolojik tedaviler daha çok uygulanmaktadır.54
Psikiyatrik tedavinin eleştirisi: Son zaman­larda ruhsal bozukluklar daha geniş sosyal ve kültürel etkenlere bağlanmış, bunun ardından tedaviyle ilgili eleştiriler de artmıştır:5
* Biyolojik tedaviler ve psikoterapiler arasında hala geniş ve çözümlenmemiş bir gerginlik vardır. Biyolojik tedavilerin üstün tutulması, bazı hastalarda hoşnutsuzluğa yol açmıştır.
* İlaçların yan etkileri önemlidir.
* Her yaklaşım, sıkıntıyı azaltmada ilaçların tek başına yetersiz olduğunu öne sürmüştür.
Biyolojik tedaviler neden daha üstündür?
Hastaların %98ine biyolojik tedaviler uygulanır­ken, psikoterapiler salt %60’ına uygulanmakta­dır. Bu konuyla ilgili özellikler şöyle özetlene-bilir:27
1. On dokuzuncu yüzyılda ruhsal bozuklukların tıbbileştirilmesi biyolojik vurguyu güçlendirdi. Biyolojik tedavilerin kullanılması biyodetermi-nistik etiyolojik kuramla uyumludur. Böyle bir yaklaşım inandırıcı değilse, o zaman ruhsal hastalık gerçekte sosyal, eğitimsel ya da var
oluşçu bir sorundur. Bunun bir göstergesi psikanalizdir.
2. 1960lı yıllarda ruh hastalıkları hastaneleri yoğun saldırılara uğradı. Bu durum servis modelini doğurdu.
3. Biyolojik tedaviler meşrulaştırılmakta ve kazanç dürtüsüyle desteklenmektedir.55
4. Yüksek harcamalara karşın, ilaç tedavisi hala ucuz bir seçenektir.
5. Yıkıcı davranışlarda bulunan ve işbirliği yap­mayan hastalarda biyolojik tedaviler uygundur, dirençli hastalarda uygulanması daha kolaydır; sosyal kontrol için grup tedavisi uygundur.
6. Nöropsikiyatrik hastalığı olanlarda pahalı
teknoloji uygulanması biyolojik indirgemeciliği destekler.56
__________________
Başarı Sadece Elde Ettikleriyle Değil Kim Olduklarıyla Ölçülür...
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
  #24  
Alt 28.05.08, 08:33
Busra - ait kullanıcı resmi (Avatar)
Güvenilir
Üyelik tarihi: Jul 2006
İletiler: 1.637
Ettiği Teşekkür: 349
375 tane iletisine 541 kere teşekkür edilmiş
Busra ... O'nu tanımayan yok ki.Busra ... O'nu tanımayan yok ki.Busra ... O'nu tanımayan yok ki.Busra ... O'nu tanımayan yok ki.Busra ... O'nu tanımayan yok ki.Busra ... O'nu tanımayan yok ki.Busra ... O'nu tanımayan yok ki.Busra ... O'nu tanımayan yok ki.
  Send PM
Standart Cevap: Ruh sağlığı ve bozukluklarının sosyolojisi

Antianksiyete ilaçlar: Bağımlılık, sedasyon yapma, çekilme belirtileri yaşlılarda konfüzyon, epileptik nöbet gibi yan etkileri vardır.57 Sosyo­loglar özellikle benzodiyazepinlerin kabul edile­bilirliği ve kullanılmasındaki süreçleri, kurumları,
sosyal etkilerin önemini ve rolünü aydınlatmış-lardır.58

Antipsikotikler: Bazı antipsikotiklerin ekstra-piramidal sistem belirtileri, ölüm gibi ciddi tehli­keleri sosyolojik ilgi içindedir. Antipsikotiklerin tehlikelerine karşın, değişmeye mesleksel bir direnç vardır. Antipsikotiklerin kullanılmasında mesleksel üstünlük duygusu ve damgalama önemli sorunlardır.59 İkisi de hastaların sosyal durumlarının güçsüz olmasına dayanır. Sonuçta psikiyatristler, hastaların yan etki yakınmalarına dikkat etmeyip ilaçların etkinliğiyle ilgilenme eğilimindedirler; yan etkileri hastalık belirtile­rinden daha az sıkıntı verici bulurlar.5,60
Yan etkiler dışında, antipsikotiklere uyumun sosyolojik önemi vardır. Psikiyatri hastalarında ilaca uyumsuzluk önemli bir sosyal sorun olarak ortaya çıkar. İlaçlar, toplum için tehdit olarak görülen hastaların ele alınmasında ve kontrol edilmesinde değerli bir araç olarak görülür. Ancak ilaç tedavisine aşırı güven, biyolojik teda­vinin sonuçlarının klinisyenlerce yadsınması, ya da mantıksallaştırılmasıyla ilgili sorunlara da neden olabilmektedir.
Depo hastanelerin kapatılması ve hastaların toplumda bakılması, antipsikotiklerin kabul edi­len etkinliğini doğrulamıştır. Günümüzde daha güvenli antipsikotikler vardır.

Antidepresanlar: Yan etkileri çok olan trisiklik antidepresanların yerini günümüzde seçici sero-tonin gerialım önleyicileri ve diğer yeni kuşak antidepresanlar almıştır. Psikoterapiyle birlikte ya da tek başına kullanılabilirler
__________________
Başarı Sadece Elde Ettikleriyle Değil Kim Olduklarıyla Ölçülür...
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
  #25  
Alt 28.05.08, 08:34
Busra - ait kullanıcı resmi (Avatar)
Güvenilir
Üyelik tarihi: Jul 2006
İletiler: 1.637
Ettiği Teşekkür: 349
375 tane iletisine 541 kere teşekkür edilmiş
Busra ... O'nu tanımayan yok ki.Busra ... O'nu tanımayan yok ki.Busra ... O'nu tanımayan yok ki.Busra ... O'nu tanımayan yok ki.Busra ... O'nu tanımayan yok ki.Busra ... O'nu tanımayan yok ki.Busra ... O'nu tanımayan yok ki.Busra ... O'nu tanımayan yok ki.
  Send PM
Standart Cevap: Ruh sağlığı ve bozukluklarının sosyolojisi

Ruhsal tedaviler: Psikoterapilerde iki iatrojenik sorun ortaya çıkar: Deteryorasyon etkisi ve terapistler tarafından cinsel kötüye kullanma.61 Deteryorasyon etkisi, tedavinin normal gidişi sırasında belirtilerin kötüye gitmesidir ve psiko-tik hastalarda daha sık görülür.62 Bu durumda terapötik gerileme görülebilir. Psikoterapi birey­sel bir tedavi biçimidir.
İlaçların, psikoterapinin ve davranış tedavileri­nin etkinliğiyle ilgili çeşitli eleştiriler vardır.5,63,64

Tedavinin ahlaksal yönleri: Psikiyatri hizme­tini vermenin bir ucunda zorla tutulan ve zorla tedavi uygulanan, diğer ucunda tedavi olanak­larından yararlanmak için isteyerek başvuran ayaktan hastalar vardır. Bu iki ucu ayıran şey özgür seçimdir.

Psikiyatri kliniklerinde aydınlatıl­mış onayın olup olmadığını anlamak için beş soru sorulmalıdır:65
1. Hasta kendisi hakkında karar vermede yeterli mi?
2. Kendilerinin farkında olduklarını kabul ettikleri profesyoneller ve akrabaları, hastaya karşı ahlaksal olarak davranmış mı?
3. Profesyoneller hastaya kapsamlı ve anlaşılır bilgi vermiş mi?
4. Hastalara psikiyatrik tedavi uygulanırken baskı ya da zorlama olmuş mu?
5. Profesyoneller sağladıkları belirlenmiş davra­nışlar için onay almış mı?
Bu soruların yanıtı için tek tek gözden geçirmek uygun olur.
İçgörü: İçgörü, bir anlamda hastanın hekimiyle aynı görüşte olmasıdır. Profesyoneller hastanın içgörüsünün olmadığına inanırsa, tedavi için hastadan onay almayabilir. Ruhsal bozukluklar profesyoneller tarafından epizodik olarak kabul edilir. Profesyoneller içgörüsü yetersiz olan hastaların bazı konularda yeterli olabileceğine inanır. Bu durumda hekim hastanın durumunun farkında olduğundan, ya da olmadığından nasıl emin olacaktır? Zayıf içgörüyle bilişsel bozuk­luklar arasında bir ilişki olduğu saptanmıştır.66
Psikiyatristler hastaların duyarlılıklarına ve gereksinmelerine uygun olarak etik davranma­yabilirler. Antipsikotiklerin yan etkileri konusu ve terapistlerin hastaları kötüye kullanma olasılık­ları bunun örneklerindendir. ABDde hastaların %60-70i verilen bilgiden hoşnut değildir. Bu hoşnutsuzluk ilaç, elektro-konvulzif tedavi (EKT) ya da psikoterapiyle ilgili olabilir.27
İngilterede hastaların çok azı zorla tutulur. Fakat bu hastalara istekleri dışında enjeksiyon, EKT ya da psikoşirürji uygulanabilir zorlanabilir.
Kliniklerdeki tüm etkinlikler ve girişimler hasta­nenin politikalarıyla belirlenir. Biyolojik yönelimli psikiyatristler ilaçlar, psikoterapistler teknikleri hakkındaki sorulardan kaçınabilir. Hastalardan alınacak bilgilendirilmiş onay genel değil, teda­vinin tüm bileşenleri için ayrı ayrı