Nüve Forum

Nüve Forum > akademik > Tıp Fakültesi > Psikiyatri > Cinsel işlev bozuklukları ve disiplinler arası ilişkiler

Psikiyatri hakkinda Cinsel işlev bozuklukları ve disiplinler arası ilişkiler ile ilgili bilgiler


Cinsel işlev bozukluklarının tedavisi herhangi bir tıp meslek grubunun tekeli altına alınamaz. Cinsel sorunu olan birey ve çiftler, sorunlarına çözüm ararken, doğal olarak jine-koloji, üroloji ve psikiyatri gibi birbirinden oldukça

Psikiyatri Modern Psikiyatri, Ruh Sağlığı, Toplum Sağlığı, Ruh Hekimliği

Cevapla

 

LinkBack Seçenekler Stil
  #1  
Alt 11.08.08, 15:07
Araştırma Görevlisi
 
Üyelik tarihi: Jul 2006
İletiler: 3.382
Busra öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!Busra öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!Busra öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!Busra öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!Busra öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!Busra öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!Busra öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!Busra öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!Busra öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!Busra öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!Busra öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!
Standart Cinsel işlev bozuklukları ve disiplinler arası ilişkiler

Cinsel işlev bozukluklarının tedavisi herhangi bir tıp meslek grubunun tekeli altına alınamaz. Cinsel sorunu olan birey ve çiftler, sorunlarına çözüm ararken, doğal olarak jine-koloji, üroloji ve psikiyatri gibi birbirinden oldukça farklı disiplinlere başvuracaklardır. Ancak; değişik meslek grubunda çalışan profesyoneller kendilerine başvuran birey ve çiftleri öncelikle kendi alanlarını ilgilendiren bozukluklar yönünden incelemekte, eğer kendilerini doğrudan ilgilendiren bir bozukluk sapta-yamazlarsa aynı birey ve çiftler bir sonraki aşamada kime ve nereye başvuracaklarını bilememektedirler. Böylelikle çiftler bazen aynı meslek grubundan birden fazla profesyonele danışmakta, birbirlerinden farklı birçok tetkik altına girmekte ve böylelikle hem zaman hem de ekonomik yönden kayba uğramakta, daha da kötüsü geleceğe yönelik bir çaresizlik ve umutsuzluk içine girebilmekte-dirler.(1) Bu durum zaman zaman disiplinler arası kutuplaşmaya neden olabilmektedir. Pek çok olguda mevcut öykü ile organik-fonksiyonel ayrımını yapmak mümkün olamamaktadır. Cinsel işlev bozukluğuna eşlik eden psikiyatrik bozuklukların varlığı veya yan etki olarak cinsel işlev bozuklukları oluşturabilecek bir ilacın yakın geçmişte yada halen kullanılıyor olması gibi durumlar, bu ayrımı daha da güçleştirmektedir. Örneğin erektil işlev bozukluğundan yakınan bazı olgularda bu ayrım oldukça güç yapılmakta ve değişik disiplinlerde çalışan profesyoneller birbirlerinin yaptıklarından habersiz olduklarından, hastanın değerlendirilmesinde bütüncül bir yaklaşım oluşturulamamaktadır. Böylelikle aynı olgular psikolog/psikiyatrisler ile üro-log/androloglar arasında gidip gelmektedirler. Oysa önemli olan kime veya nereye başvurulduğu değil, başvuruyu izleyerek bu olgulara nasıl yardımcı olunduğudur. Gelişmeler önümüzdeki yıllarda cinsel işlev bozukluklarının değerlendirme ve tedavisinde yer alan değişik disiplinler arasında daha iyi bir işbirliği gereğine işaret etmektedir. Cinsel işlev bozuklukları alanında çalışan değişik disiplinlerden profesyonellerin temel hedeflerinden biri cinsel işlev bozukluklarından yakınan birey ve çiftlere yönelik standart bir değerlendirme konusunda fikir birliği oluşturmak olmalıdır. Ancak böylesi bir standart değerlendirme sonucunda cinsel işlev bozuklukları olan birey ve çiftlere en çok yararlanacakları yolu göstermek mümkün olabilir. Öykü ve mevcut değerlendirme yöntemlerinin (Dopler Ultrasonografi, Vizuel Seksüel Sti-mülasyon, Nokturnal Penis Tumesans gibi) kullanılmasına karşın, erektil işlev bozukluklarından yakınan olguların % 17***8217; sinde kesin bir ayırıcı tanının yapılamaması, disiplinler arası işbirliğinin önemini daha da çok ortaya koymaktadır. Kaldı ki pek çok olguda organik ve fonksiyonel etkenler birlikte rol oynamakta, bu olgularda organik ya da fonksiyonel etkenler yalnız başlarına mevcut patolojiyi açıklamakta yetersiz kalmakta, ancak birlikte düşünüldüklerinde açıklayıcı olabilmektedirler.

__________________
http://nevart.net/
Güzel Sanatlar Fakültesi/Lisesi Yetenek Sınavlarına Hazırlık Kursu
Resim Yağlı Boya Hobi Kursu
Hızlı ve Etkili Okuma Kursu
Çocuklar için Hızlı Okuma Kursu
Çocuklar için Resim Kursu
Diksiyon Kursu
Nefes Teknikleri Kursu
Kişisel Gelişim Kursları[/CENTER]
Alıntı ile Cevapla
  #2  
Alt 11.08.08, 15:09
Araştırma Görevlisi
 
Üyelik tarihi: Jul 2006
İletiler: 3.382
Busra öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!Busra öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!Busra öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!Busra öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!Busra öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!Busra öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!Busra öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!Busra öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!Busra öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!Busra öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!Busra öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!
Standart Cinsel işlev bozuklukları ve disiplinler arası ilişkiler

Bu gerçek; farklı disiplinlerin birbirlerinin seçeneği olmak yerine, birbirlerinin tamamlayıcısı olmaları gerektiğini bir kez daha önemle ortaya koymaktadır. Ancak böylesi bir bütünleşme sayesinde, cinsel sorunu olan birey ve çiftler tek bir disiplinden sağlayacakları yararın ötesinde, entegratif bir yaklaşımdan yararlanma olanağına kavuşacaklardır.(2)
Ülkemizde vajinismus yakınması olan pek çok olgunun öncelikle jinekoloji alanında çalışan profesyonellere başvurması yanısıra infertilite konusunun önemi ve gerek cinsel işlev bozukluklarının infertilite, gerekse infer-tilitenin cinsel işlev bozukluklarının oluşumundaki rolü, seks terapistlerinin ürologların yanısıra jinekologlarla da işbirliği içinde çalışmaları gerektiğini ortaya koymaktadır.
Ülkemizde psikiyatri, üroloji ve kadın hastalıkları ve doğum anabilim dallarının cinsel işlev bozukluklarının değerlendirme ve tedavisi konusunda yeterince işbirliği içinde çalıştıklarını söylemek zordur. Bu tür ortak çalışmalar bazı büyük illerde ve sınırlı sayıda merkezde kısmen sağlanmış olmakla birlikte işbirliğinin sistematik bir biçimde yürüdüğünü söylemek mümkün değildir. 1996 yılında Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi tarafından düzenlenen ***8220;Cinsel İşlev Bozukluklarının değerlendirilmesinde disiplinler arası standardi-zasyona doğru***8221; temalı sempozyum, işbirliği yönünde atılmış önemli bir adımdır.(1) 1999 yılında ikincisi düzenlenecek olan, bu tür toplantıların gelenekselleştirilmesinin amaca yönelik değerli katkıları olacağı açıktır.
insanın cinsel işlevlerinin çeşitli fizyolojik, psikososyal ve davranışsal boyutları olduğu düşünüldüğünde bu işbirliğinin yanlızca değerlendirme aşamasında değil, tedavi aşamasında da devam etmesi gerektiği ortaya çıkar. Cinsel sorunlar ne kadar derinlemesine incelenirse o kadar fazla normal dışı organik ve psişik bozukluklar ortaya çıkacaktır. Ancak normal dışı bir etkenin bulunması her zaman semptomun altında yatan temel nedeni saptamış olmak anlamına gelmeyebilir. Erek-til İşlev Bozuklukları bunun en güzel örneğidir. Yirmi yıl öncesine kadar Erektil İşlev Bozukluklarının %90***8217;ının psikojen kökenli olduğu düşünülürken gelişen tıp ve teknoloji olanakları bugün Erektil İşlev Bozukluklarının %90***8217;ının kökeninde organik patoloji olduğunu düşündürmektedir.(3) Buna karşın kökeninde organik patoloji olduğu belirtilen pek çok olgu, hiçbir medikal tedavi olmadan, yanlızca seks terapileri ile tedavi edilebilmektedir. Bu durum iki biçimde yorumlanabilir:
A) Etiyoloji de organik ve psikojen nedenler birlikte rol oynamaktadır.
B) saptanan organik patoloji cinsel işlev bozukluklarının nedeni değil yanlızca rastlantısal bir bulgudur.(4) Bu nedenle cinsel işlev bozukluklarının kapsamlı değerlendirilmesi çok önemlidir. Havvton, erkek cinsel işlev bozukluklarının değerlendirilmesinde entegre yaklaşımların önemini vurgulamakta ve değerlendirme aşamasında değişik disiplinlerden profesyonellerin birlikte çalışması gerektiğini belirtmekte-dir.(5) Ne var ki tıp kökenli olan ve olmayan terapistler birbirlerine tamamen kutup olabilecek koşullarda çalışmaktadırlar. Eğitimleri ve deneyimleri gereği bazıları fizyolojik, bazıları psikososyal, bazıları da davranışsal boyutlara ağırlık vermektedirler. Cinsel sorunu olan birey ve çiftlerin de aynen danıştıkları profesyoneller gibi farklı tedavi beklentileri (ilaç tedavisi veya seks terapisi gibi) içinde olmaları sorunu daha da karmaşık bir biçime sokmak-tadır.(4)

__________________
http://nevart.net/
Güzel Sanatlar Fakültesi/Lisesi Yetenek Sınavlarına Hazırlık Kursu
Resim Yağlı Boya Hobi Kursu
Hızlı ve Etkili Okuma Kursu
Çocuklar için Hızlı Okuma Kursu
Çocuklar için Resim Kursu
Diksiyon Kursu
Nefes Teknikleri Kursu
Kişisel Gelişim Kursları[/CENTER]
Alıntı ile Cevapla
  #3  
Alt 11.08.08, 15:12
Araştırma Görevlisi
 
Üyelik tarihi: Jul 2006
İletiler: 3.382
Busra öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!Busra öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!Busra öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!Busra öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!Busra öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!Busra öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!Busra öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!Busra öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!Busra öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!Busra öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!Busra öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!
Standart Cinsel işlev bozuklukları ve disiplinler arası ilişkiler

Bazı profesyoneller yalnızca özgül bir fizyolojik işlevin (ereksiyonun), ***8220;hızlı tamiri***8221; amacına yönelmekte ve mevcut sorunun kökeninde veya alevlenmesinde partnerler arasındaki ilişkinin veya psikojen etkenlerin önemini gözardı etmekte, seks terapilerine gereksinme olmadığını düşünmektedirler. Cinsel işlev bozuklukları olan bireylerin herhangi bir psikolojik yaklaşımdan çok farmokolojik bir tedavi beklentisi içinde olmaları pek de şaşırtıcı değildir. Nereye gideceği belirli olmayan seks terapileri yerine, etkinlikleri geniş serili çalışmalarla gösterilmiş bir ilacın (silde-nafil gibi) ilişkiden yarım veya bir saat kadar önce alınmasının çekiciliği tartışılmazdır. Ancak fizyolojik işlevi hızlı tamir veya restore etmeye yönelik bu tür yaklaşımlar, restore edilmiş yeni fonksiyonların anlamlı ve doyurucu bir cinsel davranış repertuvarı içinde kullanılmasına engel olabilecek intrapsişik ve inter-personal çatışmaları görmezlikten gelmemelidir. Hatta resmin tamamını görmeden, yalnızca fizyolojik işlevlerin tamir edilmesi, mevcut sorunla birlikte uzunca bir süre yaşama sonucu kurulan psikolojik dengenin, erkek lehine hızlı biçimde bozulmasına ve çiftin ilişkisinin dinamiklerinin olumsuz etkilenmesine neden olabilir.'41
Ayrıca kökeninde organik nedenler bulunsa bile, her organik kökene psikojenik komponentin eşlik ettiği unutulmamalıdır. Başka bir deyişle; ***8220;işlevi restore edilmiş penis kimin penisidir?***8221; Erektil işlev bozukluklarında çoğu kez var olan performans kaygısı, yetersizlik duyguları ve erkeklik kaybı duyguları nasıl ele alı nacaktı r?(6)
Erektil işlev bozuklukları olgularının eşlerinde cinsel işlev bozukluklarının görülme oranları %60 civarında seyretmektedir. Bu çiftlerde terapi gerektirecek düzeyde evlilik içi çatışma görülme oranı ise %40 civarında seyretmektedir.(7) Evlilik yaşamı, cinsel yaşamdan, cinsel yaşam ise evlilik ilişkisinden izole düşünülemeyeceğine göre, ereksiyon sağlamaya yönelik medikal tedaviler evlilik içi çatışmaları ortadan kaldırabilecek midir? Tüm çabalarına karşın eşini uyarmayı başaramayan bir kadının, eşi tarafından alınan bir hapın kendisinin yıllar boyunca başaramadığını başardığını görmesi onu nasıl etkileyecektir?
Sonuç olarak erkeğe yalnızca ereksiyon-larını geri vermenin yeterli olmayacağı açıktır. İnsanı ve işlevlerini holistik bir yaklaşım çerçevesinde bir bütün olarak gören profesyoneller, cinsel işlev bozukluklarının tedavisi konusunda işbirliği yapmak durumundadırlar. insan var olduğu müddetçe psikolojik tedaviler de var olacaktır. Gelişen tıp ve teknoloji sayesinde her geçen gün gündeme gelen ve yaşamı kolaylaştıran çeşitli ilaçları reddetmek ne kadar yanlışsa, insanın karmaşık doğası içinde bozulan fonksiyonlarının tek bir ilaçla düzelebileceğini beklemek de o kadar yanlış olur.
Önümüzdeki yıllarda seks terapisi ile etkili medikal tedavilerin iyi entegrasyonu yanı-sıra, cinsel işlev bozukluklarının tedavisiyle uğraşan değişik disiplinlerden profesyonellerin daha iyi bir işbirliği ve iletişim içinde olmaları gerekmektedir.


kaynakPDF
Eklenmiş Dosya
Dosya tipi: pdf 2.3.pdf (66,3 KB (Kilobyte), 34x kez indirilmiştir)
__________________
http://nevart.net/
Güzel Sanatlar Fakültesi/Lisesi Yetenek Sınavlarına Hazırlık Kursu
Resim Yağlı Boya Hobi Kursu
Hızlı ve Etkili Okuma Kursu
Çocuklar için Hızlı Okuma Kursu
Çocuklar için Resim Kursu
Diksiyon Kursu
Nefes Teknikleri Kursu
Kişisel Gelişim Kursları[/CENTER]
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Tags
arası, bozuklukları, cinsel, disiplinler, ilişkiler, işlev

Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
You may not post new threads
You may not post replies
You may not post attachments
You may not edit your posts

BB code is Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık



Bütün zaman ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu anki saat: 18:20 .