|
#1
|
Bunlara Baktınız mı?
26.08.08, 04:43
Cinsel sağlık (cs) ve üreme sağlığı (üs) nedir - Cinsellik - Üreme | Cinsel Fonksiyonlar - Cinsel Doyum Yaşamak - Üreme ve Neslin Devamı - Cinsel Davranış | Cinsel istismar, Cinsel taciz, Cinsel Tecavüz, Seks İşçiliği ve İstismarı | Cinsel sorunlar - Cinsel isteksizlik - Vajinismus - cinsel uyarı bozukluğu | Mitler | Cinsel ifade ve davranış insan yaşamının ayrılmaz bir parçasıdır. Cinselliğin çağrıştırdıkları ise; haz, arzu, üreme, aşk, ilişki veya yakınlıktır. Aşk ve cinsel yakınlık, düşünsel, duygusal ve davranışsal boyutlarıyla iki insan arasında bir etkileşimdir. Düşünsel (bilişsel) boyut, kendini bir başkasına açma kararını vermektir. Bunlar, geçmiş, bugün ve gelecekle ilgili duygular, ümitler, değerler, korkular ve savunmalar olabilir. Duygusal boyutta, bir başkasına sevgi duyma, onu koruma, ona güvenme, onu çok düşünme ve merak etme, benzerlik ve farklılıklarını keşfetme arzusu vardır. Davranışsal boyutunda da, fiziksel yakınlaşma, dokunma, bakma, gülümseme, gibi yüz iletişimi, sarılma, öpme, ve sevişme isteği öne çıkar. Görüldüğü gibi, yakınlık kurmak insanın kendisini, duygu,düşünce ve hatta bedenini, iç dünyasını bir başkasına açmasıdır. İlişkiler ve cinsellik, insana sevilmeye değer olduğu duygusunu yaşatır. Bu, bir açıdan kadınlığın ve erkekliğin onaylanmasıdır. İster kadın ister erkek olsun insan çoğu zaman, düzenli, paylaşımlı yakın ilişki içinde olmak ister.(1) Kernberg, cinsellikle aşkın sıkı ilişkisinin tartışılmaz olduğuna işaret etmiş, cinsel heyecanın duygular arasında çok özel bir yeri olduğu, fakat öfke, sevinç, üzüntü, nefret duygularında olduğu kadar erken gelişmediğini ve dışa vurulmalarının onlara benzemediğini belirtmiştir. Bilişsel ve öznel yapılanması içinde gurur, utanç, suçluluk ve rezil olma gibi karmaşık duygulara benzetmiştir/2' Doğumdan ölüme kadar bir yaşam dürtüsü olarak süren insan cinsel davranışı tek bir biçime uymaz. İnsanlar cinsel dürtü, güç, ve tercih ettikleri cinsel anlatım ve doyum açısından farklıdır. Bireyin toplum içindeki ilişkileri, yaşam koşulları, içinde bulunduğu kültür ortamı, kadın veya erkek oluşu, yaşı, yaşamı boyunca cinsel deneyimlerini ne kadar geliştirdiği gibi çeşitli etkenler bu farkları belirler. Cinsel bir yakınmanın tedavisini üstlenen kişinin bu farklılıkları bilmesi, kendi değer yargılarını karşısındakine yüklememesi açısından önemlidir'1'. Cinsel uyarılma ve onun son noktası olan cinsel davranış, fizyolojik, psikolojik ve kültürel etkenlerin bir ağıdır(3). Cinsellik, salt biyolojik dürtülerin ürünü olmaktan çok, sosyalizasyon sürecidir. Cinselliğimizi, üreme ile biyolojik yönümüz tayin eder, fakat nasıl cinsel olduğumuz -nerede, ne zaman, ne sıklıkta, kiminle, ve neden-, kültürel çevre içinde anlamların aktarılması ile oluşur. Cinsellik kültürden kültüre değiştiği gibi zaman içinde, aynı kültürde ve her birimizin yaşam dönemi içinde de değişir. Cinsellik de, kültür içinde diğer herşey nasıl öğreniliyorsa öyle öğrenilir. Çocukluk, ergenlik ve yetişkinlik süresince, bireyde ne olduğu ve ne olması gerektiğine dair bir düşünce gelişir. Cinsel uyum, insan etkileşimi içnide kazanılır. Cinsellik sosyal olarak yapılanacaksa, belki de yapının en anlamlı unsuru cinselliğimizi üzerine kurduğumuz temel cinsiyettir. Cinselliğimiz aracılığı ile cinsiyet, kimliğimizin “kadınlık veya erkeklik” yapısının nasıl olduğunu anlarız. Cinsiyet, cinselliği bilgilendirir, cinsellik de cinsiyeti tayin eder. Örneğin; erkeklerde cinsel sorun olduğunda erkek olarak kendilik imajı bozulur/4' » Nüve Forum » akademik » Tıp Fakültesi » Psikiyatri »
__________________ Başarı Sadece Elde Ettikleriyle Değil Kim Olduklarıyla Ölçülür... ![]() |
| Sponsorlar |
| |
|
#2
| ||||
| ||||
| Cinsel Roller ve Cinsel Mitler Mit veya sözlük karşılığı olarak efsane, ağızdan ağıza, kulaktan kulağa dolaşarak yayılan, çoğu zaman kaynağı gerçek olmayan olağanüstü özellikler içeren bir kavramı aklımıza getirir. Cinsel mitler denildiğinde de kastedilen, kişilerin cinsel konularda doğru olduğunu düşündükleri, çoğu zaman abartılı, yanlış, bilimsel değeri bulunmayan inanışlardır. Toplumda yerleşik mitler, sosyalizasyon sürecinde cinsel rollerimizin ortaya çıkışını etkilerler. Kız ve erkek çocukların, doğduğu günden itibaren ayrı şemalar içinde cinsel rollerine göre yetiştirilmeleri kadın ve erkeklerin yaşayış, kavrayış biçimlerini, yönelimlerini, beklentilerini ve yaşamlarının her boyutunda ayrılıkları arttırıcı olmaktadır.'51 Bireyin eğilimlerinin, inanışlarının, düşüncesinde yanlış oluşmuş kavramların cinsel işlev bozukluğunun oluşumunda ve devamında yeri olduğu yazarların dikkatini çekmiş-tir.(678) Zilbergeld, çağdaş batı toplumunda yaygın görülen cinsellikle ilgili bazı inanışları (mitler) vurgulamıştır. Bu inanışların en belirgin örnekleri, özellikle cinsellikle ilgili espiri-lerde, fıkralarda, günlük basında ve pornografik yayınlarda sergilenir. Birçok insanın cinsel eğitimi yetersizdir veya hiç yoktur. Cinsellikle ilgili bilgi eksikliği ve cinsel olan herhangi birşeye olan duyarlılık kişileri değişik kaynaklardan, özellikle basın-yayın organlarından veya aynı derecede bilgisiz yaşıtlarından gelen mesajlara duyarlı kılar. Zilbergeld, bütün bu mesajların “gerçek” erkeğin nasıl düşünmesi ve davranması gerektiğini telkin eden bir kalıp oluşturduklarınra işaret etmiştir. Özellikle belirlediği 9 mitin erkek mutsuzluğuna ve cinsel işlev bozukluğuna neden olduğunu vurgulamıştır.(69) Cinsel sorunlarla başvuran hastalarımızın, özellikle erkeklerin, cinsel tedavilerinde bu mitlerin dünüştürül-mesi, cinsellik içindeki cinsiyet rollerinin etkisinin azaltılması, tedavinin odak noktasını oluşturmaktadır. Çoğu toplumda cinsellik hakkında ortak ve yaygın olan bazı mitleri186' tartışmaya geçerken amaç; bu bilgilerin danışan hastalarda kullanılması ve daha önemlisi tedavicilerin kendilerini de gözden geçirme fırsatını bulmasıdır. » Nüve Forum » akademik » Tıp Fakültesi » Psikiyatri »
__________________ Başarı Sadece Elde Ettikleriyle Değil Kim Olduklarıyla Ölçülür... ![]() |
|
#3
| ||||
| ||||
| Şimdi üstteki kalıp yargılara açıklık getirelim: Yaygın bazı cinsel mitler şunlardır: 1- Erkek cinsel ilişkiye her zaman ister ve buna her zaman hazırdır. 2- Başka şeylerde olduğu gibi, cinsellikte de başarıya ulaşmak çok önemlidir. 3- Erkek cinsel ilişkinin sorumluluğunu üstlenmek ve yönetmek zorundadır. 4- Sevişmeyi başlatan kadın ahlaksızdır. 5- Sevişme cinsel birleşme demektir; onun dışındakiler önemli değildir. 6- Erkeğin penisi sertleştiğinde en yakın zamanda boşalmalıdır. 7- Sevişme her zaman doğal ve kendiliğinden olmalıdır: Sevişme hakkında konuşmak veya düşünmek onu bozar. 8- Tüm fiziksel yakınlaşmalar cinsel birleşmeye gitmelidir. 9- Erkekler bazı duygularını belli etmelidir (ağlamak gibi). 10- Her erkek her kadına nasıl zevk vereceğini bilmelidir. 11-Sevişme ancak iki tarafın birlikte orgazm olması ile güzeldir. 12- Eşler birbirlerini sevdikleri takdirde sevişmekten nasıl zevk alabileceklerini de bilirler. 13- Sevişmek cinsel organda sertleşmeyi gerektirir. 14- İyi bir sevişme heyecanlanmanın sürekli tırmanması ve orgazmla sonlan-ması demektir. 15- Mastürbasyon kirli ve zararlıdır. 16-Cinsel ilişki sırasında müstürbasyon yanlıştır 17- Erkeğin penisinde sertleşmenin kaybı eşini çekici bulmadığı anlamına gelir. 18- Cinsel birleşme sırasında fantazi (hayal) kurmak yanlıştır. 19- Erkek veya kadın sevişmeye hayır diyemez. 20- Sevişmede neyin normal olduğuna ilişkin belirli ve kesin kurallar vardır. » Nüve Forum » akademik » Tıp Fakültesi » Psikiyatri »
__________________ Başarı Sadece Elde Ettikleriyle Değil Kim Olduklarıyla Ölçülür... ![]() |
|
#4
| ||||
| ||||
| 1- Erkek cinsel ilişkiyi ister ve buna her zaman hazırdır. Erkekler zaman, yer veya duygusal etkenler göz önünde tutulmadan her zaman cinsel olarak yanıt verebileceklerini düşünürler. Çok doğal olarak birçok erkek, böyle bir cinsel başarı beklentisine cinsel işlev bozukluğu ile tepki verir. 2- Başka şeylerde olduğu gibi ,cinsellikte de başarıya ulaşmak çok önemlidir. Cinsellik sınav gibi başarılacak birşey değildir. Öte yandan, erkekler için cinsellikte başarıya ulaşmak, cinsel birleşme ve orgazmın hedeflenmesidir. Öncelikle, cinsellikte “başarı” kelimesini bizim kullanmamamız gerekir. 3- Erkek cinsel ilişkinin sorumluluğunu üstlenmek ve yönetmek zorundadır. Bu mit erkeklik için iki nedenle gereklidir, yöneten ve aktif rol alan erkek olmalıdır. Erkeğin kadından öğreneceği birşey yoktur, uyarılmaya gereksinimi olmaz, olsa da çok az olur.(6) 4- Sevişmeyi başlatan kadın ahlaksızdır. Kadın sevişme eylemlerinde edilgen olmalıdır. Kadın sevişmeyi başlatıyorsa, istekli demektir bu da ahlaksızlık demektir. 5- Sevişmek cinsel birleşme demektir: onun dışındakiler önemli değildir. Bu erkek cinsel şemasının en zarar verici yanlarından biridir. Çünkü cinsel birleşme gereksinimi diğer cinsel ifade tarzlarını sınırlar ve peniste sertleşme gerektirir. Sertleşme olmaması panik duygusu yaşatır. Klinik olarak, penisde sertleşme zorluğuna en çok etkisi olan bu mittir. Cinsel birleşme uğruna erkeğin diğer zevkli uyarılmaları keşfetmesi engellenir. 6- Erkeğin penisi sertleştiğinde, en yakın zamanda boşalmalıdır. Orgazmı hedefleyen cinsel ilişki anlayışında, boşalma ne kadar çabuk olursa o kadar iyidir. Cinsel tedaviler sırasında erkek sevişmede boşalmadan da haz aldığını görür. 7- Sevişme her zaman doğal ve kendiliğinden olmalıdır: sevişme hakkında konuşmak veya düşünmek onu bozar. Sevişme sırasında çiftlerin birbirine geri bildirim vermesi, sevişmeyi öğrenmenin en güzel yoludur. 8- Tüm fiziksel yakınlaşmalar cinsel birleşmeye gitmelidir. Birçok erkek sevişmeye gitmeyecekse fiziksel yakınlaşmaları geri çevirir. Erkeklere sarılma, öpme, okşama, veya diğer duygu türlerinin uygun olmadığı öğretilmiştir. Bu erkeklerin ve eşlerinin cinsel iletişim içinde duygusal yakınlıklarını sınırlar. 9- Erkekler bazı duygularını belli etmelidir. Erkeklerin bazı duyguları olmamalıdır veya en azından bunları ifade etmemelidir. Erkekler için sadece bazı duygulara izin verilmiştir; saldırganlık, rekabet, kızgınlık ve kontrollü olma gibi. Dolayısı ile, destek gereksinimi, fiziksel sevgi, yumuşaklık, ağlamak ve sevildiğini bilme isteği pek erkeklik sayılmaz. 10- Her erkek her kadına nasıl zevk vereceğini bilmelidir. Kadınlar, cinsel deneyimleri olmadığı için, kendilerini cinsel ilişkiye yabancı bulurken, yalnızca birkaç paralı ilişkisi olmuş eşlerini ise herşeyi biliyor kabul eder. Erkekler de bu durumu sessizce kabullenir. 11- Sevişme ancak iki tarafın birlikte orgazm olması ile güzeldir. Kadın ve erkek fizyolojisindeki bazı farklarla bu mit gelişmektedir. Örneğin, genelde erkeğin kadına oranla daha çabuk uyarılması, cinsel birleşme ile kadınların orgazm olamamasının anorgazmi sayılmaması, kadında orgazm için en duyarlı bölgenin klitorisin olması gibi.(10) Ayrıca kadın veya erkeğin orgazm sorununun olması, çiftin henüz ahenkli bir ilişki sağlayacak deneyimde olmaması, gebelikten korunma kaygısının olması gibi durumları düşündüğümüzde çiftin aynı anda orgazm olması zordur. Böyle ideal bir beklenti, her iki tarafta performans endişesi yaratır, bu da orgazm taklitlerine, yetersizlik duygularına ve evlilik sorunlarına yol açabilir. 12- Eşler birbirlerini sevdikleri takdirde sevişmekten nasıl zevk alabileceklerini de bilirler. Sevgi insana mutluluk veren bir duygudur. Sevişme de savunmaların bir yana bırakıldığı en özgür alanlardan biridir. Birlikte olma duygusu özellikle kadınlara cinsel mutluluk yaşatır, ancak çiftler, karşılıklı haz alarak nasıl sevişeceklerini birlikte ve birbirlerinden öğrenirler. 13- Sevişmek cinsel organda sertleşmeyi gerektirir. Bu mit, erkekler üzerinde büyük bir baskı oluşturur ve kırılganlaştırır. Bu mitlerin etkisi ilk itemler gibidir. 14- İyi bir sevişme heyecanlanmanın sürekli tırmanması ve orgazmla sonlanması demektir. Orgazmın hedeflenmesi sevişme sürecinin önemini azaltmakta, sevişme biçimine kurallar getirmektedir. Daha çok erkek bakışı açısından onaylanan bir mittir. Örneğin; tam sevişme olmayacaksa, cinsel dokunmalardan da kaçınılır. Ayrıca bu anlayış, orgazm zorluğu olan kadınlara da baskı getirmektedir. 15- Mastürbasyon kirli ve zararlıdır. Ergenlikle beraber kendini uyarma özelliği değişir. Sıklıkla erotik fantazilerle birlikte, mastürbasyon artan cinsel gerilime elverişli bir boşalma sağlar. Yine de geleneksel olarak mastürbasyon, korku ve ayıbı çağrıştırır. Ailevi, dini veya kültürel baskıdan veya bu davranışın fiziksel veya ruhsal bozukluklara yol açabileceği mitinden dolayı ne yazık ki, bu tür duygular gelişimsel olarak normal ve güvenli olan bu ifade biçiminin reddedilmesine yol açabilir. Leitenberg ve arkadaşları ergenlik sonunda, erkeklerin %90’ından fazlasının ve kadınların %50 kadarının mastürbasyon yapmış olduklarını belirtmişlerdir.'11121 Kinsey’in ileri sürdüğü, mastürbasyon yapmış kadınların sevişmede daha kolay orgazm olduğu görüşünü Leitenberg ve arkadaşları da desteklemişlerdir.'1312) 16- Cinsel ilişki sırasında mastürbasyon yanlıştır. Mastürbasyon, cinsel tedavilerde yararlandığımız bir cinsel tedavi yöntemidir. Çiftin ortak görüşüne bağlı olarak, gerektiğinde se- vişme sırasında uygulanmasının yanlış bir yanı yoktur. Mastürbasyon, sürekliliği olan bir ilişki kurulduktan sonra bile, eşin yokluğu veya hastalığı halinde, ona yakınlık duyulmadığında, hatta eşten bağımsız olarak sağlıklı bir cinsel eylem olarak yaşam boyu sürebilir. 17- Erkeğin penisinde sertleşmenin kaybı eşini çekici bulmadığı anlamına gelir. Sertleşme olmamasının çeşitli nedenleri arasında, ancak bir tanesi erkeğin eşini çekici bulmaması olabilir. 18- Cinsel birleşme sırasında fantazi kurmak yanlıştır. Bireyin aklından geçenler sevişme konsantrasyonunu bozmuyorsa ve paylaşılmak istenen fantazi diğer eşe de hitap ediyorsa burada bir sorun yoktur. 19- Erkek veya kadın sevişmeye hayır diyemez. Vazife anlayışı ile sevişmek her iki cins için de baskı yaratan bir unsurdur. İsteksiz sevişmelerin cinsel işlev bozukluklarına neden olduğu da yarı bir gerçektir. 20- Sevişmede neyin normal olduğuna ilişkin belirli ve kesin kurallar vardır. Çeşitli zamanlarda ve farklı insanlarla, aynı insanın cinsel ilgi ve performans sınırları o kadar geniştir ki, “normal” deyimi, insan cinselliğinde neyin normal sayılacağı sorusunu akla getirir. Ayrıca insanda tedavi gerektirecek bir cinsel sorun olup olmadığı yargısında; bireyin kendisinde bir cinsel sorunun varlığını algılaması veya eşinin öyle düşünmesi de önemlidir. Neyin normal cinsel ilişki olduğu ve dolayısı ile neyin yetersizlik veya “anormallik” olduğu, o iki kişinin beklentisi veya anlaşması ile ilgilidir. Örneğin; oral sevişme, birçok çift için doğal olsa da bu tür bir sevişmeyi tercih etmeyen bireyler de vardır. Ancak böyle bir tutum belki de normal, anormal tartışmasından kaynaklanmaktadır.'11 » Nüve Forum » akademik » Tıp Fakültesi » Psikiyatri »
__________________ Başarı Sadece Elde Ettikleriyle Değil Kim Olduklarıyla Ölçülür... ![]() |
|
#5
| ||||
| ||||
| istanbul Üniversitesi İstanbul Tıp Fakültesi Psikiyatri Anabilim Dalı, Nevroz ve Psikoterapi Birimi’nde yapılan mitlerle ilgili bazı çalışma bulgularımızı özetlersek: Erkek cinsel işlev grubu hastalarımızda cinsel sorun başvurusu olmayan gruba oranla literatürde belirtildiği gibi cinsel mitlere inanma oranı yüksek bulundu.(97) Cinsel sorun başvurusu olan, nörotik yakınmayla başvuran ve Psikiyatri başvurusu olmayan üç kadın grubuna cinsel mit skalası uygulandı. “Sevişme, ancak iki tarafın birlikte orgazm olması ile güzeldir”, “sevişme her zaman doğal ve kendiliğinden olmalıdır” ifadeleri ilk bakışta olumsuzluk barındırmamakta ve bir inanıştan çok ‘olması istenene özlem’ niteliği taşır görünmektedir. Bu yüzden, her üç kadın grubunda en yüksek puanları aldı. “Erkek her zaman seks ister ve sekse hazırdır” ifadesi kadınlardan üçüncü yüksek puanı alarak, toplumda bu inancın kadınlarca da pekiştirdiğini sergilemektedir.(14) Bir diğer çalışmaya özellikle tıp eğitimi görmekte olan, “cinsellik ve cinsel işlev bozukluğu dersi” almış 5. ve 6. sınıf öğrenrcileri alındı. 170 kişilik grubun yarısı az veya çok cinsel mitlere katıldıklarını belirttiler. Üstteki ikinci çalışmada olan ve diğer benzeri temlerde, “yanlışlık bunların neresinde?” diyerek fikirlerini ısrarla savundular ancak “deneyimimiz artarsa belki o zaman düşüncelerimiz değişir” demeyi de ihmal etmediler/5' Yaygın cinsel mitlere dahil edebileceğimiz kendi kültürümüze özgü bazı kalıp yargılamalar vardır. Ancak birçoğu gelenek ve göreneklerimizin ürünleri olarak ortaya çıkmaktadır. Bazı örnekler; kanlı çarşaf gösteremeyenin bakire/erkeğin de erkekliğinin olmadığı, vajinismusu olan kadınların çokluğuna bakılırsa neredeyse, penisin vajinaya sığmayacaığı görüşleri olabilir. Özetlersek; cinsel mitler, kalıp yargılar cinselliğin yaşanmasını sınırlayan inanışlardır. Erkek cinsel şemaları cinsel iletişimleri erkeğin kontrol etmesi ve yönetmesini, her zaman ilişkiye hazır olmayı, penisin sert olmasını, cinsellik sırasında duygusal ihtiyaçların olmamasını ve her zaman cinsel ilişkiye ihtiyaç duymayı gerektirir. Bu şemanın kontrol ve performans yönelimine dikkat edildiğinde, cinselliği büyük bir baskı altında tamamlanan fiziksel bir eylemle sınırlı tutar. Kadınlar için çok önemli olan kişilerarası ilişki kısmına erkekler az yer vermiştir.05' Yeterli bir cinsel işlev, erkekliğin ispatıdır, dolayısı ile cinsel sorun erkek cinsiyet kimliğini zedeler. Bunun içindir ki, cinsel sorun tedavisi erkeklerde cinsiyet kimliğinin tedavisi işine dönüşür ve yerleşik, yanlış cinsel inanışların dönüştürülmesine çalışır, erkeğe sevişme içinde edilgen olması önerilir/4' Kadın cinsel şemaları, “iyi kız”olma, cinsellikte pasif olma ve eşinin onu uyarmasını ve orgazma götürmesini beklemeyi gerektirir. Kadınlar arasında, ilişkilerinden hoşnut olmalarının cinsel işlevlerde önemli bir etken olduğu görülüyor. Cinsel performans, cinsel birleşmenin sıklıığı, orgazmın olup olmadığı, sevişmekten zevk alma ve doyumla ilgili ölçüler yakınlık duygularından uzak değerlendirilir. Kaplan; erkeğe oranla kadının cinsel yanıtının sevdiği insanla olan ilişkisinin niteliğine daha çok bağlı olduğuna işaret eder. Kadın eşini olumsuz değerlendiriyor veya fiziksel olarak ondan kor-kuyorsa ona cinsel yanıt vermede zorlanacaktır.0015' Son olarak; cinsel sorunlar klinisyenin kişisel duygularını ve tepkilerini etkiler. Tedavi yaklaşımına girişen kişinin, hastanın sorunu ile ilgili olarak kendisinin ne durumda olduğunu gözden geçirmesi iyi olur. Çünkü kendi görüşümüze göre, hastalara yüksek veya alçak standartlar koyabiliriz. Örneğin; kadına, “orgazm olmasanız da olur” veya erkeğe, “sevişme sıklığınız az” demek gibi,06' Nihayet, etik olan bir klinisyenin tarifini VVylie şöyle yapar: “dürüst, güvenilir, duyarlı, bilgi, cesur, açık fikirli, ve sade bir insan."07' » Nüve Forum » akademik » Tıp Fakültesi » Psikiyatri » kaynakpdf
__________________ Başarı Sadece Elde Ettikleriyle Değil Kim Olduklarıyla Ölçülür... ![]() |
| Sponsorlar |
| |