iconBütün zaman ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu anki saat: 14:12 . | Nüve Foruma Hoşgeldiniz! Forumumuzdan yararlanmak için lütfen Üye Olun !

» Nüve Forum » akademik » Tıp Fakültesi » Psikiyatri » Ölüm Kaygısı Ölçeğinin Uyarlanması - Adaptation of Death Anxiety Scale (DAS)

Psikiyatri Modern Psikiyatri, Ruh Sağlığı, Toplum Sağlığı, Ruh Hekimliği

Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Stil
  #1  
Alt 04.10.08, 00:16
Standart Ölüm Kaygısı Ölçeğinin Uyarlanması - Adaptation of Death Anxiety Scale (DAS)

04.10.08, 00:16



Ölüm Yarışı - Death Race | Death Race - Ölüm Yarışı | Anksiyete bozukluklarında koruma ve önleme-Prevention/protection of anxiety disorders | Sınav Kaygısı | Sınav Kaygısı |

Ölüm Kaygısı Ölçeğinin Uyarlanması: Geçerlik ve Güvenirlik Çalışması Adaptation of Death Anxiety Scale (DAS): Validity and Reliability Studies

Amaç: Bu çalışmanın temel amacı, Templer ve ark. tarafından geliştirilmiş olan "Ölüm Kaygısı Ölçeğinin" (ÖKÖ) Türkçe çevirisinin Türk normlarındaki farklı gruplarda tekrar gözden geçirilerek geçerlik ve güvenirliğini araştırmaktır. Yöntem: ÖKÖ'nün örneklemini, 25'i kanser, 42'si diyaliz, 39'u cerrahi tedavi gören ve 55'i polikliniklerde tedavi için başvuran 171 hasta ile normal grupta 185 kişiden oluşan toplam 356 kişiden oluşmaktadır. Ölçeğin, Şenol (1989) tarafından Türkçeye çevrilerek hazırlanmış olan formu ile orijinal form uzmanlarca değerlendirilerek, ölçeğe son biçimi verilmiş ve farklı oturumlarda uygulanmıştır. Sağlık sorunu olmayan 142 üniversite öğrencisine ölçek iki hafta arayla iki kez uygulanmıştır. Bulgular: Yapılan faktör analizinde 15 ölçek maddesi orijinal ölçekle örtüşen şekilde bilişsel ve duyuşsal, fiziksel değişmeler, zamanın geçmesi, hastalık ve ağrı boyutları olmak üzere dört faktöre ayrılmıştır. Cinsiyet değişkeni açısından ölüm kaygısı puan ortalaması kadınlarda (9.06) erkeklerden (6.90) daha fazla bul-gulanmıştır. Hastalık değişkeni açısından, hasta grubundan elde edilen ölüm kaygısı ortalama puan (9.25), normal gruptan elde edilen puan (6.96) bulunmuştur. Ölçeğin kararlık anlamında test tekrar test güvenirliği .79 bulunmuş, KR-20 formülü ile elde edilen güvenirlik kanıtı ise .75 bulunmuştur. Sonuç: Sonuçlar ölçeğin Türk örneklemindeki psikometrik özelliklerinin uygunluğunu desteklemektedir. Ölçeğin Türkçe formunun psikometrik özellikleri ilgili literatür ışığında tartışılmıştır.

Objective: The purpose of this study is to investigate the validity and reliability of the Turkish version of Templer's "Death Anxiety Scale" by revising it with various groups in Turkish norms. Method: Participants were 356 peo-ple; 185 normal (doğrusu healthy) people and 171 patients: 25 cancer sufferers, 42 dialysis patients, 39 hav-ing had operations (doğrusu surgical patients), 55 out-patients. The Turkish version (Şenol;1989) and the origi-nal version of the scale were evaluated by the experts, and the final form of the scale was applied to the peo-ple in separate sessions. The scale was applied to 142 healty university students twice at a two-week interval. Results: Similar to the original structure of the scale, 15 items were separated to four factors as; cognitive and sensitive, physical changes, time passed, illness and pain dimensions. As regards to the variable of gender, it was seen that women were more anxious about death (9,06) than men (6,90). In respect of the illness variable, the average point of the patient group (9.25) and was the normal group (6.96) were found. Test-retest reliability of the scale and KR-20 reliability were found. 79 and .75. respectively. Conclusion: Results supported the accura-cy of the scale's psychometric features in the Turkish sample. Psychometric features of the scale's Turkish ver-sion were discussed in the light of related literature.

» Nüve Forum » akademik » Tıp Fakültesi » Psikiyatri »
__________________
Başarı Sadece Elde Ettikleriyle Değil Kim Olduklarıyla Ölçülür...
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
Busra kullanıcısının bu bilgilendirici iletisine teşekkür eden üye :
CiwCiw (04.10.08)
Sponsorlar
  #2  
Alt 04.10.08, 00:18
Busra - ait kullanıcı resmi (Avatar)
Güvenilir
Üyelik tarihi: Jul 2006
İletiler: 1.637
Ettiği Teşekkür: 349
375 tane iletisine 541 kere teşekkür edilmiş
Busra ... O'nu tanımayan yok ki.Busra ... O'nu tanımayan yok ki.Busra ... O'nu tanımayan yok ki.Busra ... O'nu tanımayan yok ki.Busra ... O'nu tanımayan yok ki.Busra ... O'nu tanımayan yok ki.Busra ... O'nu tanımayan yok ki.Busra ... O'nu tanımayan yok ki.
  Send PM
Standart Ölüm Kaygısı Ölçeğinin Uyarlanması - Adaptation of Death Anxiety Scale (DAS)

Ölüm korkusu, günümüzde üzerinde en çok araştırma yapılan konulardan biri olmasına rağmen bir o kadar da en az açıklığa kavuşan alanlardan biri olmuştur. Yalom (2000), "Ölüm korkusu her zaman ve her yerde bulunur ve ölüm korkusu o kadar büyüktür ki, hayat enerjisinin büyük bir bölümü ölümün inkarında harcanır" der. Bu alandaki çalışmaların tarihi belki de bu nedenle oldukça eskilere dayanır. Filozoflar, "varoluşun kırılganlığından", "olmama" korkusundan "daha öte bir olasılığın olanaksızlığından", ontolojik anksiye-teden söz etmişlerdir (Yalom 2000). Ölüm kaygısı kavramı, psikoloji alanında, özellikle 1930'lu yıllardan sonra bilimsel çalışmalara daha da fazla girmeye başlamıştır (Yaparel 1998).
Türkiye'de ölüm kaygısını psikolojik sayılabilecek bir açıdan ele alan ilk çalışmalardan biri, Ünver (1938) tarafından yapılmıştır. Ünver, çalışmasında daha çok ölümle ilgili tutumlar üzerinde durmuştur. Araştırmada, mezar taşı yazılarından hareketle bireylerin ölüm konusunda hissetmiş olduğu duygular üzerinde durmuş, ele alınan kitabelerden, Türk kültüründe ölümden fazla korkulmadığı ve Türk insanının ölümü kolay kabul edebildiği sonucuna ulaşılmıştır.
Kubler-Ross (1997), ölümün psikolojik yönünü anlamaya çalışmak için ölmekte olan farklı yaşlardaki 200'den fazla insanla görüşmüş ve ölümlerini bekleyen bu kişilerin beş ardışık dönemden geçtikleri sonucuna varmıştır. Bunlar; reddetme, öfke, pazarlık, depresyon ve kabul etmedir. Kübler-Ross'a göre, Amerikalılar, diğer kültürlerdeki insanlara göre ölümden daha fazla korktukları ve ölümü reddettikleri için ölümle baş etmede daha fazla problem yaşamaktadırlar. Kübler-Ross bu çalışmasında, bazı kültürlerin ölümün kabullenici yanının, yeni nesillerin ölümden daha az kaygı duyan bireyler haline gelmelerindeki rolüne değinir (Morris 2002).
Farklı kültürlerde ölüm, ölüm kaygısı, ile ilişkili kavramların değişik yaş, meslek, hastalık gruplarıyla çalışıldığı ile ilgili sayısız çalışmaya rastlanmaktadır (Templer 1970, Lester ve Castromayor 1992, Abdel-Khalek ve Tomas-Sabado 2003).
Ölüm kaygısı konusundaki literatür tarandığında son yıllarda ön plana çıkan isimlerden birisi olan
Templer (1970), ölüm kaygısı ile çalışmaya başladıkları 1960'ların ortalarında ölüm konusunun, hem davranış bilimciler hem de sağlıkla ilgili uzmanlar tarafından tabu olarak nitelendirildiğine değinmiştir ve bu konudaki açığın onu "Ölüm Kaygısı Ölçeği" (ÖKÖ) geliştirmesine neden olduğundan bahsetmiştir.
Templer (1970) tarafından geliştirilen ÖKÖ, kadın ve erkek gruplarında, farklı yaştaki gruplarda, hasta ve normal gruplarda ve farklı meslek gruplarında uygulanmıştır. Örneklemden elde edilen kaygı puan ortalamasının 4.5-7.0 arasında değiştiği, kadın ve hasta gruplarında diğer gruplara göre daha yüksek puanların elde edildiği görülmüştür. Yaş değişkenine göre oluşturulan gruplarda ise, gençlerde kaygı ortalaması 7.5 olarak bulunmuş, yaş ilerledikçe kaygı puanlarının düştüğü gözlemlenmiştir. Ölçeğin iç tutarlık anlamında güvenirlik katsayıları Kuder-Richardson formülü ile bulunmuş ve bu değer .76 olarak hesaplanmıştır. Aynı zamanda ölçeğin kararlılık anlamında güvenirlik katsayısı üç haftalık zaman aralığı ile test tekrar test yöntemi ile .83 olarak bulunmuştur. Ölçeğin geçerlik çalışması ölçüt geçerliği yöntemi ile bulunmuştur. Ölçek, Ölüm Korkusu Ölçeği (Fear of Death Scale) ile .74'lük bir korelasyon göstermiştir. Ayrıca ölçek psikiyatrik hastalar ve normal grup olmak üzere iki gruba uygulanmış ve her iki grupta kaygıyı belirgin biçimde ayırt ettiği gözlemlenmiştir (Templer ve Ruff 1971).
Ölçeğin geçerlik ve güvenirlik çalışmaları Templer'den (1970) sonra da devam etmiştir. Lonetto, Fleming ve Mercer 1979 yılında ölçeğin faktör yapısı ile ilgili çalışmışlardır. Yaptıkları çalışmada ölçeği Kanada (N=225), Kuzey İrlanda'da (N=315) farklı gruplara uygulamışlar ve ölçeğin dört boyut içerdiğini ortaya koymuşlardır. Faktör analizi sonucunda maddeler dört farklı boyut altında toplanmış, bu boyutlar (1) bilişsel ve duyuşsal boyut, (2) fiziksel değişmeler boyutu, (3) zamanın geçmesi boyutu ve (4) stres ve acı boyutlarıdır.
Kline ve Saggino 1996 yılında ölçeği İtalyan diline uyarlamıştır. Ölçek 257 kişiye uygulanmış ve bu çalışmada elde edilen veriler özdeğer grafiği testi ile incelenmiş ve özdeğeri 1'den büyük üç faktörün olduğu ortaya konmuştur. Bu boyutlar (1) ölüm ve ölmek, (2) zamanın geçişi ve (3) ölüm korkusu ve ameliyatlar olarak adlandırılmıştır. Sonuç olarak ölçeğin çok boyutlu yapısı bu çalışmada da ortaya konmuştur.
Tomas-Sabado ve Gomez_Benito (2003), ÖKÖ'nün İspanya örneklemin de yapmış oldukları çalışmada, test-tekrar test korelasyon değeri .87 bulunmuştur. Faktör analizi ile elde edilen dört faktör; bilişsel-duyuşsal, ağrı ve hastalık, ölümü hatırlatan uyarıcılar ve zamanın geçmesine yönelik farkın-dalık olarak isimlendirilmiştir.
Collet ve Lester (1969), ölüme ilişkin kaygı ve korkuları ölçen araçların 1) Kendinin ölümüne, 2) Kendinin ölüm riski bulunan durumlara, 3) Başkalarının ölümüne, 4) Başkalarının ölüm riski olan durumlara ilişkin kaygı ve korkuları ölçtüğünü belirtmektedir. Her ölçme aracı bu dört boyuttan ya birine ya da birkaçına ağırlık vermektedir. Bu nedenle araçların birbirleriyle olan ilişkileri değişik düzeylerde bulunmaktadır. Bu açıklamalar doğrultuda ÖKÖ, kendinin ölümü ve kendinin ölüm riski olan durumlarla ilişkili kaygı ve korkuları ölçmektedir (Templer 1970). Örneğin 1. madde; "ölümden çok korkuyorum", kendinin ölümünden duyulan korkuyu ölçerken, 3. madde, "ameliyat olmak zorunda kalmak düşüncesi beni korkutur", kendinin ölüm riski olan durumlara ilişkin korkuyu ölçmektedir. Filipinli öğrencilerle yapılan bir çalışmada bireyin kendi ölümü ile başkalarının ölümü ile ilişkilendirirken anlamlı sonuçların (p<.001) ortaya çıkmasında değerlendirme aracı olarak ÖKÖ'nün kullanıldığı görülmektedir (Lester ve Castromayor 1992).
Şenol (1989) tarafından yapılan çalışmada, yaşlılarda ölüme ilişkin kaygı ve korku kavramları üzerinde durulmuştur. Çalışmasında Templer (1970) tarafından geliştirilen 15 maddelik "Ölüm Kaygısı Ölçeği"ni dilimize çevirdikten sonra, görünüm geçerliği ve test-tekrar test teknikleriyle güvenirlik ve geçerlik hesaplamaları yapmış ve ÖKÖ için test-tekrar test tekniğiyle hesapladığı güvenirlik katsayısının r=.86 (p<.001) olduğunu rapor etmiştir. Araştırmada elde edilen verilerden, araştırma kapsamına giren yaşlıların ölüme ilişkin kaygı ve korkularının orta düzeyde olduğu, ölümle ilgili kaygının yaş gruplarına göre farklılıklar gösterdiği görülmüştür. Şenol (1989) bu çalışmasında, 60-64 yaş grubunun en yüksek düzeyde ölüm kaygısı gösterdiği, 70 yaş ve yukarısının ise daha düşük bir ölüm kaygısına sahip oldukları tespit edilmiştir.
Yaparel ve Yıldız (1998) gerçekleştirdikleri bir çalışmada, ÖKÖ ile Beck Depresyon Ölçeği, Templer Ölüme İlişkin Depresyon Ölçeği ve Spielberger Durumluluk Kaygı-Sürekli Kaygı Ölçekleri arasındaki korelasyon (Pearson momentler çarpımı katsayısı) katsayıları hesaplanmış ve ÖKÖ ile sözü edilen ölçekler arasındaki anlamlı değerler saptanmıştır.
Literatürden takip edildiği üzere gerek Türkiye gerek dünya literatüründe, Templer'in (1970) geliştirmiş olduğu ölçeğin pek çok alanda sıklıkla kullanılan ölçeklerden biri olduğu görülmektedir. Ölçeğin bu yaygın kullanımının en önemli nedenleri arasında, kısa ve kolay anlaşılması, yaş, cinsiyet, fiziksel ve ruhsal rahatsızlık, kültür farklılıkları açısından çok geniş bir alanda kullanılabilir olması sayılabilir.
Bu çalışmanın amacı ilk olarak Templer (1970) tarafından geliştirilen, Türkiye'de ise Şenol (1989) tarafından Türkçe'ye uyarlaması yapılan Ölüm Kaygısı Ölçeği'nin (Death Anxiety Scale) psikometrik özelliklerini farklı gruplarda araştırmaktır. Bu genel amaç doğrultusunda, ölçeğin gösterdiği faktör yapısı, orijinal formu ile aynı yapıyı gösterip göstermediği ortaya konacaktır.

» Nüve Forum » akademik » Tıp Fakültesi » Psikiyatri »
__________________
Başarı Sadece Elde Ettikleriyle Değil Kim Olduklarıyla Ölçülür...
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
Busra kullanıcısının bu bilgilendirici iletisine teşekkür eden üye :
CiwCiw (04.10.08)
  #3  
Alt 04.10.08, 00:19
Busra - ait kullanıcı resmi (Avatar)
Güvenilir
Üyelik tarihi: Jul 2006
İletiler: 1.637
Ettiği Teşekkür: 349
375 tane iletisine 541 kere teşekkür edilmiş
Busra ... O'nu tanımayan yok ki.Busra ... O'nu tanımayan yok ki.Busra ... O'nu tanımayan yok ki.Busra ... O'nu tanımayan yok ki.Busra ... O'nu tanımayan yok ki.Busra ... O'nu tanımayan yok ki.Busra ... O'nu tanımayan yok ki.Busra ... O'nu tanımayan yok ki.
  Send PM
Standart Ölüm Kaygısı Ölçeğinin Uyarlanması - Adaptation of Death Anxiety Scale (DAS)

GEREÇ VE YÖNTEM
Araştırma, gruplar arası karşılaştırmayı da içeren ölçek geçerlik ve güvenirliği üzerine bir çalışmadır.
Örneklem
ÖKÖ'nün örneklemini, 25'i kanser, 42'si diyaliz, 39'u cerrahi tedavi gören ve 55'i polikliniklerde tedavi için başvuran 171 hasta ile normal grupta 185 kişiden oluşan toplam 356 kişi oluşmaktadır. Sağlık sorunu olmayan 142 üniversite öğrencisine ölçek iki hafta arayla iki kez uygulanmıştır. Araştırmaya katılanların cinsiyet, yaş, belli bir hastalığa sahip olup olmama değişkenine göre dağılımları Tablo 1'de gösterilmektedir. Araştırmaya katılan denekleri yaş değişkenine göre gruplara dengeli dağıtmak amacı ile 0-34 yaş arası gruba orta yaş altı ve 35 ve üstü gruba ise orta yaş üstü olmak üzere iki grup oluşturulmuştur.
Veri toplama araçları
Ölüm Kaygısı Ölçeği (ÖKÖ): Ölüm Kaygısı Ölçeği Templer (1970) tarafından geliştirilmiş ve Türkiye'de Şenol (1989) tarafından Türkçeye uyarlaması yapılmıştır. Ölçek 15 maddeden oluşmakta olup, doğru- yanlış şeklinde ikili likert ölçeği olarak düzenlenmiştir. Doğru yanıtlara 1 puan verilirken, yanlış yanıtlar puanlanmaya alınmamaktadırlar. Puan Aralığı 0-15 arasında olan testte, puanlar bu aralıkta yükseldikçe ölüm kaygısı açısından da yükselme olduğu şeklinde yorumlama yapılmaktadır. Bu aralıkta, ortalama puan olan 7 ve yukarısı değerlerde toplam puan alanlar kişilerin ölüm kaygısının da yüksek olduğu şeklinde değerlendirme yapılabilir.
İşlem
Veri toplama işlemi, Aksaray Devlet Hastanesi'nde cerrahide yatarak tedavi gören hastalar, onkoloji hastanesinde kanser tedavisi gören hastalar, polikliniklerde tedavi için bekleyen hastalar ve normal olarak nitelendirilen kişilerden oluşmaktadır. Araştırmaya gönüllülük esası içinde katılan kişilere, bu araştırmada ölüm kaygısını değerlendiren bir ölçek üzerinde çalışıldığı ön bilgisi verilmiş ve kişilerden sosyo-demografik bilgi formu ve ÖKÖ'yü içeren ölçek formunu doldurmaları istenmiştir. Tekrar test uygulaması amacıyla ilk uygulamadan iki hafta sonra sağlıklı gruptan tesadüfi olarak belirlenen 142 kişiye ÖKÖ ikinci kez tekrar uygulanmıştır. Araştırmaya grubunun farklı değişkenlere göre dağılımı ve kaygı düzeyleri Tablo 1'de verilmiştir.

» Nüve Forum » akademik » Tıp Fakültesi » Psikiyatri »
__________________
Başarı Sadece Elde Ettikleriyle Değil Kim Olduklarıyla Ölçülür...
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
  #4  
Alt 04.10.08, 00:21
Busra - ait kullanıcı resmi (Avatar)
Güvenilir
Üyelik tarihi: Jul 2006
İletiler: 1.637
Ettiği Teşekkür: 349
375 tane iletisine 541 kere teşekkür edilmiş
Busra ... O'nu tanımayan yok ki.Busra ... O'nu tanımayan yok ki.Busra ... O'nu tanımayan yok ki.Busra ... O'nu tanımayan yok ki.Busra ... O'nu tanımayan yok ki.Busra ... O'nu tanımayan yok ki.Busra ... O'nu tanımayan yok ki.Busra ... O'nu tanımayan yok ki.
  Send PM
Standart Ölüm Kaygısı Ölçeğinin Uyarlanması - Adaptation of Death Anxiety Scale (DAS)

Verilerin Analizi
Araştırma verilerinin analizinde istatistik ölçülerinin hesaplanmasının yanında, araştırmanın amaçlarına ulaşmak üzere faktör analizi tekniğinden yararlanılmıştır. Ölçeğin faktör yapısı açım-layıcı faktör analizi (exploratory factor analysis), madde faktör ilişkileri ve faktörler arası ilişki ise, doğrulayıcı faktör analizi (confirmatory factor analysis) tekniği ile incelenmiştir. Faktör analizi çoğunlukla psikolojik ölçme aracı geliştirmek veya ölçme aracının temel aldığı varsayılan yapıyı test etmek amacıyla kullanılan bir analiz türüdür. Bu analiz türü, bir grup değişkenin kendi aralarındaki ilişkileri analiz eden ve daha az sayıdaki, faktör denilen, hipotetik değişkenlerin oluşturulmasını amaçlayan ve bu amaçları gerçekleştirmek için içinde birçok yöntemi barındıran genel bir tekniktir (Stapleton 1997). Kısaca faktör analizi geçerlik ile ilgili soruların cevap arandığı analiz türüdür (Akt; Roberts 1999). Araştırmacılar faktör analizi tekniklerini teori geliştirme (açımlayıcı faktör analizi) ve teori test etme (doğrulayıcı faktör analizi) amacı ile kullanabilir (Rennie 1997). İki tür faktör analizi tekniği bulunmaktadır. Bunlar açımlayıcı faktör analizi ve doğrulayıcı faktör analizidir. Açımlayıcı ve doğrulayıcı faktör analizi arasındaki temel fark veri analizindeki amaca dayanmaktadır (Gillaspy 1996). Açımlayıcı faktör analizi, araştırmacının ölçme aracının ölçtüğü faktörlerin sayısı hakkında bir bilgisinin olmadığı, belli bir hipotezi sınamak yerine, ölçme aracıyla ölçülen faktörlerin doğası hakkında bir bilgi edinmeye çalıştığı inceleme türüdür (Crocker ve Algina 1986).
Ölçeğin faktör yapısının çeşitli değişkenlere göre değişkenlik gösterip göstermediği ise doğrulayıcı faktör analizi tekniği (confirmatory factor analysis) kullanılarak belirlenmiştir. Doğrulayıcı faktör analizi, açımlayıcı faktör analizi tekniğine göre daha karmaşık bir teknik olup, örtük değişkenler hakkındaki bir kuramın test edilmesi için, araştırmaların ileri aşamalarında kullanılan bir tekniktir (Tabachnick ve Fidell 2001).
Toplanan Verilerin Modele Uygunluğunun Değerlendirilmesi
Yapısal eşitlik modellerinin en önemli özelliği, sınanmaya çalışılan model ya da modellerin, o model için toplanmış olan veriler için ne derecede uygun olduğuna ilişkin değerlendirme ölçütleri sunabilmesidir. Verilerin modele uyumunun test edilmesi için birçok analiz çeşidi bulunmaktadır. Yapısal eşitlik modelleri ve doğrulayıcı faktör analizler için hangi uyum testlerinin yapılmasının daha doğru olacağı sorusu günümüzde hala güncelliğini korumaktadır (Roberts 1999). Ancak yaygın olarak kullanılan uyum iyiliği indeksleri ve kriterleri şunlardır:
X2, gözlenen korelasyon matrisinin, kuramsal korelasyon matrisinden ne derecede uzaklaştığının ölçüsünü verir. Düşük X2 değeri model ile verinin iyi uyum gösterdiğinin bir ölçüsüdür.
X2 /sd, oranın 5 veya daha azı olması model ile verinin uyumunun iyi olduğunu göstermektedir (Gillaspy 1996). Bunların dışında uyum iyiliği (GFI) olarak bilinen diğer uyum indeksi de vardır. GFI 0.00 ile 1.00 arasında değişen değerler almaktadır. Negatif değerler kuramsal olarak anlamsız değer taşımaktadır. GFI'nin .95 ve üzeri değerler alması verilerin modele uyumunun mükemmel olduğunu göstermektedir. Bununla birlikte GFI'nin .85 ve üzerinde olması, model-veri uyumu için yeterli kabul edilmektedir (Marsh ve Balla 1992, Frias ve Dixon 2005, Sümer 2000).
Bentler'in karşılaştırmalı uyum indeksi (the Bentler's comparative index) olarak da bilinen karşılaştırmalı uyum indeksi (comparative fit index-CFI), 0.00 ile 1.00 arasında değişen değerler almaktadır. .90 ve üzeri değerler modeli kabul edebileceğimiz değerlerdir. İndeksin .90 ve üzerinde çıkması veri grubundaki %90 oranındaki kovaryans, önerilen model ile açıklanabileceğini ifade eder. Diğer bir uyum indeksi de yaklaştırmanın ortalama karekök değeri (Root mean square of approxima-tion-RMSEA) ve yaklaştırmanın standart ortalama karekök değeridir (SRMR). RMSEA ve SRMR'nin .05 ve daha düşük değerler alması iyi uyumun göstergesidir. Ancak .08 ve daha küçük değerlerin de model-veri uyumu için kabul edilebileceği bildirilmektedir (Marsh ve Balla 1992, Frias ve Dixon 2005, Sümer 2000).
Veri grubu ile model arasındaki uyumu test etmek için hangi uyum hesaplama indeks ve kurallarını uygulanacağı konusunda eğitim araştırmacıları birden fazla uyum indeksi kullanmanın daha geçerli sonuçlar vereceklerini ifade etmişlerdir (Byrne ve ark. 1989, Marsh ve Balla 1992, Roberts 1999, Taub 2001).
Araştırmada veriler bilgisayar ortamında aktarılarak, açımlayıcı faktör analizi için SPSS 13.0 ve doğrulayıcı faktör analizi tekniği için LİSREL 8.51 programı kullanılmıştır. Anlamlılık düzeyi .05 olarak alınmıştır.

» Nüve Forum » akademik » Tıp Fakültesi » Psikiyatri »
__________________
Başarı Sadece Elde Ettikleriyle Değil Kim Olduklarıyla Ölçülür...
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
  #5  
Alt 04.10.08, 00:25
Busra - ait kullanıcı resmi (Avatar)
Güvenilir
Üyelik tarihi: Jul 2006
İletiler: 1.637
Ettiği Teşekkür: 349
375 tane iletisine 541 kere teşekkür edilmiş
Busra ... O'nu tanımayan yok ki.Busra ... O'nu tanımayan yok ki.Busra ... O'nu tanımayan yok ki.Busra ... O'nu tanımayan yok ki.Busra ... O'nu tanımayan yok ki.Busra ... O'nu tanımayan yok ki.Busra ... O'nu tanımayan yok ki.Busra ... O'nu tanımayan yok ki.
  Send PM
Standart Ölüm Kaygısı Ölçeğinin Uyarlanması - Adaptation of Death Anxiety Scale (DAS)

BULGULAR
Genel Bulgular
ÖKÖ'nün betimsel istatistik değerleri incelendiğinde maddelerin basıklık ve çarpıklık değerlerinin sırası ile -1.415 ile 0.512 arasında çarpıklık, -2.011 ile -0.031 arasında değişen basıklık değerlerini aldığını, bunun da verilerin normal dağılmadığı görülmektedir. Ayrıca ölçeğin ortalama puanının 8.06, standart sapmanın 3.30 çıkması deneklerin orta düzeyde kaygılı olduklarına işaret etmektedir. (Puan Aralığı: 0-15) Araştırmaya katılan deneklerin ölüme ilişkin kaygı düzeyleri ise Tablo 1'deki gibidir. Templer'e (1970) göre ölçekten alınan yüksek puanlar yüksek düzeyde kaygıya, orta derecede alınan kaygılar orta düzeyde kaygıya, düşük puanlar ise düşük düzeyde kaygıya işaret etmektedir. Tablo 1 incelendiğinde araştırmaya katılan deneklerin yaş ortalaması büyük olanlar, küçük olanlardan, kadınlar erkeklerden ve ciddi bir hastalığa sahip olanların normal kişilere göre ölüme ilişkin kaygı düzeylerinin daha yüksek olduğu belirlenmiştir. Bu bulgular testin ölçmek istediği özelliği ölçtüğüne önemli kanıtlar sağlamaktadır.
Güvenirlik çalışması ile ilgili bulgular
Ölçeğin kararlık anlamında test tekrar test güvenirliği .79, Kuder-Richardson formülü ile hesaplanan güvenirlik katsayısı ise .75 bulunmuştur.
Geçerlik çalışması ile ilgili bulgular
Ölüm kaygısı ölçeğinin faktör yapısını belirlemek amacı ile ölçekten elde edilen veriler faktör analizine tabi tutulmuştur. Faktör analizi, tüm veri yapıları için uygun olmayabilir. Verilerin, faktör analizi için uygunluğu Kaiser-Meyer-Olkin (KMO) katsayısı ile bulunur. Barlett küresellik testinin aldığı değer ve onun anlamlılığı ise; değişkenlerin birbirleri ile korelasyon gösterip göstermediklerini sınar. KMO'nun .60'dan yüksek, Bartlett testinin anlamlı çıkması verilerin faktör analizi için uygun olduğunu gösterir (Büyüköztürk 2002). Sonuçlar (KMO=0.77; X2 = 916.57; p= 0.00), veri grubunun faktör analizine uygun olduğunu göstermiştir. ÖKÖ'nin verileri daha sonra açımlayıcı faktör analizine (exploratory factor analysis) tabi tutulmuştur. Temel bileşenler (principal components) analizi ve varimax döndürme yöntemi ile elde edilen faktör yapısı Tablo 2'de gösterilmiştir.
Faktör analizinin en önemli aşamalarından biri de faktör sayısına karar vermektir. Faktör sayısına karar vermede farklı yöntemler olmakla beraber sıklıkla kullanılan Kaisers' ölçütü ve özdeğer grafiği (Scree plot) yöntemleridir. Kaisers' ölçütüne göre özdeğeri (eigenvalue) 1.00'a eşit veya daha büyük olan faktörler analizde kalır (Howard ve ark. 1987). Tablo 3'den de görüldüğü üzere özdeğeri 1.00'den büyük dört faktör çıkmıştır. Özdeğer grafiği, analiz sonucunda ortaya çıkan gerçek ve hata faktörlerini gösteren bir grafiktir. Her iki faktör sayısına karar verme kuralının güçlü ve zayıf yanlarının olduğu gerçeğinden hareketle, faktör analizi çalışmalarında çoklu kriterler kullanılmalıdır (Kahn 2006). Veri grubuna uygulanan öz değer grafiği (Şekil 1) sonuçlarına bakıldığında maddelerin dört boyutlu bir özelliği ölçtüğünü desteklenmektedir.
Tablo 2 incelendiğinde ölçeğin dört faktörlü bir yapısının olduğu, ilk faktörün toplam açıklanan varyansın %22.603'ünü tek başına açıkladığı görülmektedir. Ortaya çıkan dört faktör, toplam değişkenliğin yarısından fazlasını yani %50.15'ini açıklamıştır. Maddelerin faktör yükleri. 38 ile .85 arasında değişmektedir. Ölçekteki maddelerden 1,2, 3, 5, 7 ve 10. maddelerin 1. boyut altında toplandığı görülmektedir. Bu boyut bilişsel duyuşsal boyuttur. Ölçek maddeleri incelendiğinde gerçekten de maddelerin ölçtüğü özellikler ile örtük
değişkenin açıkladığı özelliğin uyumlu olduğu görülmektedir. Ölçekteki 6, 9, 11 ve 13. maddelerin ise ikinci boyut altında toplandığı görülmüş, bu boyutun da hastalık ve ağrı boyutu olduğu belirlenmiştir. Yine bu maddelerin ölçtüğü özellik ile uyumlu olduğu görülmektedir. Ölçekteki 4 ve 14. maddeler ise üçüncü boyut altında toplanmış, bu
boyut da fiziksel değişimler olarak adlandırılmıştır.
Ölçekteki 8, 12 ve 15. maddelerin ise dördüncü boyut altında toplandığı görülmektedir. Bu boyutda zamanın geçmesi olarak tanımlanmaktadır.
Ölçek diğer ülkelerdeki uygulamaları ile karşılaştırıldığında farklı bir faktör yapısının ortaya çıktığı görülmektedir. Elde edilen faktör yapısı Lonetto ve ark.'nın (1979) çalışmasındaki faktör yapısına benzemektedir. Söz konusu çalışmada 1, 2,3,5, 7, 10 ve 15. maddelerin 1. boyut altında, 6, 9,11 ve 13. maddelerin ikinci boyut altında, 4 ve 14.maddelerin üçüncü boyut altında, 8 ve 12. maddelerin ise dördüncü boyut altında toplandığı görülmüştür. Mevcut çalışmada faktör yapısı Lnetto ve ark.'nın (1979) çalışma sonuçlarıyla benzeşmekte ise de 15. madde farklı bir boyut altında yer almıştır. Ölüm kaygısı ölçeği çalışılan her ülkede farklı psikometrik özellikler göstermektedir. Bunun nedeni ölçülmek istenen ölüm kaygısı özelliğinin farklı ülkelerin, farklı kültürlerinde, farklı dinlere mensup insanlarında farklı algılan-masındandır. Araştırmada 15. madde olan "Gelecekte korkmamı gerektirecek hiçbir şey olmadığını hissediyorum." ifadesinin zamanın geçmesindeki farkındalık boyutu ile ilgili olduğu göz önüne alındığında elde edilen faktör yapısının kabul edilebilir bir yapı olduğu söylenebilir.
lendiğinde ölçeğin farklı kültürlerde farklı yapılar gösterdiği bilinmektedir. Ölçeğin gösterdiği faktör yapısının gerçekten orijinal ölçeğin faktör yapısından farklı olup olmadığını ortaya koymak için ölçeğin orijinal yapısı doğrulayıcı faktör analizine tabi tutulmuştur. Doğrulanmak istenen yapı a-pri-ori (kuramsal) olarak analize sokulabilmektedir. Ölçeğin orijinal yapısı doğrulayıcı faktör analizi ile incelenmiş ve Tablo 3'de özetlenen sonuçlar elde edilmiştir.
Tablo 3 incelendiğinde ölçeğin orijinal yapısının doğrulanmadığı ortaya konmuştur. Bu sonuç ölçeğin Türkiye'de bu araştırma grubunda elde edilen yapısının farklılık gösterdiğini desteklemektedir

» Nüve Forum » akademik » Tıp Fakültesi » Psikiyatri »
__________________
Başarı Sadece Elde Ettikleriyle Değil Kim Olduklarıyla Ölçülür...
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
  #6  
Alt 04.10.08, 00:31
Busra - ait kullanıcı resmi (Avatar)
Güvenilir
Üyelik tarihi: Jul 2006
İletiler: 1.637
Ettiği Teşekkür: 349
375 tane iletisine 541 kere teşekkür edilmiş
Busra ... O'nu tanımayan yok ki.Busra ... O'nu tanımayan yok ki.Busra ... O'nu tanımayan yok ki.Busra ... O'nu tanımayan yok ki.Busra ... O'nu tanımayan yok ki.Busra ... O'nu tanımayan yok ki.Busra ... O'nu tanımayan yok ki.Busra ... O'nu tanımayan yok ki.
  Send PM
Standart Ölüm Kaygısı Ölçeğinin Uyarlanması - Adaptation of Death Anxiety Scale (DAS)

TARTIŞMA
ÖKÖ'nün geçerlik ve güvenirliğinin değerlendirilmesinin amaçlandığı bu çalışmada, Türk örnekleminden elde edilen faktör yapısının diğer kültürlerle benzerlik gösterdiği belirlenmiştir. Diğer kültürlerde yapılan çalışmalarda olduğu gibi ÖKÖ'nün alt ölçekleri, ölüme ilişkin bilişsel-duyuşsal kaygılar, ölümün ağrı/acı ve hastalıkla ilişkilendirilmesi, ölümle ilişkilendirilen uyarıcı (ameliyat, ceset görme gibi) faktörlere ilişkin kaygılar ve zamanın geçmesine yönelik algılarla ortaya çıkan ölüme ilişkin kaygılar şeklinde dört faktöre indirgenmiştir. (Tomas-Sabado ve Gomez-Benito 2003, Saggino ve Kline 1996, Lonetto ve diğ. 1979). Ölçülmek istenen ölüm kaygısı, özelliğinin farklı kültür, etnik yapı, din gibi değişkenler altında farklı algılanmasının kabul edilebilirliğinden hareketle, ölçeğin psikometrik özelliklerinin değerlendirildiği her ülkede ölçeğin farklı bir faktör yapısı göstermesi doğal karşılanabilir (Saggino ve Kline 1996). Elde edilen yapının, doğrulayıcı faktör analizi ile sınanan orijinal yapıdan farklılık göstermesi bu durumun önemli bir kanıtıdır.
ÖKÖ'nin tüm gruplardan alınan ortalama ölüm kaygısı puanı 8.06 olarak bulunmuştur. Bu değer hasta grubunda X=9.25 normal grupta ise X=6.96 olarak bulunmuştur. Bu bulguların, ağır hastalık olarak nitelendirilen kanser, diyaliz hastası olma, cerrahi operasyon geçirme, fiziksel hastalık tanısı alma korkusu gibi değişkenlerle artacağı öngörülmektedir. Bu çalışmadan elde edilen bulgular ışığında, ÖKÖ'nün bunu tespit etme gücü ortaya çıkmaktadır. Cella ve Tross (1987), kanser hastalarıyla yaptıkları çalışmada ölüm kaygısının bu grupta psikiyatrik örneklemden daha yüksek olarak bulunduğunu kaydetmişlerdir.
Ölçeğin uygulanmasından elde edilen betimsel istatistik değerleri incelendiğinde kadınların erkeklere göre ölüm kaygısı puanlarının daha yüksek olduğu tespit edilmiştir. Bu, Templer ve ark.'nın (1970) çalışmalarında bulunan sonuçları destekler niteliktedir. Kaygı bozuklukları ve depresyonun kadınlarda erkeklerden iki kat daha fazla görülmesinin nedenlerinin rapor edildiği bir çalışmada, bu fark kadınların yaşamlarının düşük gelir, yanlı yaşantılara maruz kalma ve fiziksel ve cinsel istismarı da içeren olumsuz ve stresli yönlerine bağlanmıştır (Morris 2002).
Araştırmadan elde edilen bulgulardan birisi de yaş değişkenine bağlı olarak ölüm kaygılarının orta yaşın üstündeki grupta (X=8.34) daha yüksek bulunmasıdır (normal grup X = 7.76). Yaş ile psikolojik olgunluk arasında ölüm kaygısı değişkeni açısından fark olup olmadığını araştırdıkları çalışmada Rasmussen ve Brems (1996), aralarındaki ilişkinin negatif yönlü ve anlamlı olduğunu bulgulamışlardır. Şenol (1989) kurumda yaşayan yaşlılarla yapmış olduğu çalışmasında, ölüm kaygısının yüksek olarak bulgulandığını ancak ileri yaşlara (80 ve yukarısı) doğru bu kaygıda azalma olduğunu bulmuştur.
Ölçeğin kararlık anlamında test tekrar test güvenirliği .79 v Kurder-Richardson formülü ile hesaplanan güvenirliği .75 bulunmuştur. Bu bulgu
Templer'in (1970), orijinal çalışmasındakine yakın bir sonuç (.83) ve (.76) olarak nitelendirilebilir.
Tüm bu bulgulardan hareketle ölçeğin ölüm kaygısı düzeyini ortaya koymayı amaçlayan araştırmalar için geçerli ve güvenilir bir ölçme aracı olduğu söylenebilir. Kadınların erkeklere göre kaygı düzeyinin yüksekliğinin madde yanlılığı ile açıklanıp açıklanamayacağının ortaya konması ile, farklı kültür, meslek grupları ve etnik gruplarda ve daha büyük örneklemlerde araştırılarak daha ileriye götürülebilir.

» Nüve Forum » akademik » Tıp Fakültesi » Psikiyatri »

Kaynakpdf
Eklenmiş Dosya
Dosya tipi: pdf journals-1-422-pdf.pdf (149,4 KB (Kilobyte), 1x kez indirilmiştir)
__________________
Başarı Sadece Elde Ettikleriyle Değil Kim Olduklarıyla Ölçülür...
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
Sponsorlar
Cevapla

Tags
adaptation, anxiety, das, death, kaygısı, Ölçeğinin, Ölüm, scale, uyarlanması

Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
You may post new threads
You may post replies
You may post attachments
You may not edit your posts

BB code is Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık
Gitmek istediğiniz klasörü seçiniz