Nüve Forum

Nüve Forum > akademik > İletişim Fakültesi > Radyo Televizyon Sinema > Kurtlar Vadisi Irak filminin bilişsel yapısı

Radyo Televizyon Sinema hakkinda Kurtlar Vadisi Irak filminin bilişsel yapısı ile ilgili bilgiler


[coverattach=1] Kültürel üretim süreçleri ideolojiktir. Bu süreç içerisinde özne konumları oluşmaktadır. Özne ve kimlik inşası sembolsel, ikonsal ve indeksel anlatılardan geçerek oluşturulur ve tutulur. Bu anlatılar içinde olumlu ve olumsuz

Radyo Televizyon Sinema Radyo Televizyon Sinema Bölümü 1965 yılından bu yana görsel işitsel medyaya nitelikli mezunlar kazandırmanın ötesinde, Türkiye’deki medya çalışmaları alanına öncülük etmektedir.

Like Tree1Likes
  • 1 Post By grafx

Cevapla

 

LinkBack Seçenekler Stil
  #1  
Alt 19.10.10, 09:37
Atılgan
 
Üyelik tarihi: Feb 2008
İletiler: 450
grafx artık çok görkemli biri.grafx artık çok görkemli biri.grafx artık çok görkemli biri.grafx artık çok görkemli biri.grafx artık çok görkemli biri.grafx artık çok görkemli biri.grafx artık çok görkemli biri.grafx artık çok görkemli biri.grafx artık çok görkemli biri.
Standart Kurtlar Vadisi Irak filminin bilişsel yapısı

[coverattach=1] Kültürel üretim süreçleri ideolojiktir. Bu süreç içerisinde özne konumları oluşmaktadır. Özne ve kimlik inşası sembolsel, ikonsal ve indeksel anlatılardan geçerek oluşturulur ve tutulur. Bu anlatılar içinde olumlu ve olumsuz kimlik konumları yaratılır ve özneler bu konumlara yerleştirilir. Olumlu ve olumsuz kimlik konumlarında yaratılan dahil etme ve dışarıda bırakma ile özneler tanımlanır ve bilişsel yapının temel unsurları olarak işlenir.
Bilişsel yapının yeniden üretimi için kimlikleri anlatı içinde konumlandırmak gerekmektedir. Anlatılar farklı araç ve formatta olabilir. Sinema da ideolojik bir araç olarak, bu yapının yeniden üretildiği bir alandır. Bu çalışma "Kurtlar Vadisi Irak" filminde bilişsel yapıları incelemektedir. Amaç bu yapıların neler olduğunu belirlemek ve irdeleyerek var olan bilgiye katkıda bulunmaktır. Bu bağlamda, Kurtlar Vadisi Irak filminin içeriği bilişsel yapı inşası çerçevesi içinde incelendi. Bulgular kuramsal çerçeveyi destekledi.
Cultural production processes are ideological. In this process, subject locations are constituted. The constructuion of subject and identity are formed and maintanined through sembolic, iconic and indexial narrations. Positive and negative identity positions are created by these narrations and subjects are placed in these positions. Identities should be positioned within the narrative in order to reproduce the congnitive surtucture. Narratives can be in different media and format. Cinema as a medium of ideological apparatus, is a representational field of activity that reproduces this structure. This study researches the constructions of cognitive structures in the "Kurtlar Vadisi Irak" (Valley of Wolves in Irak). To do so, selected content of the Valey of Wolves Irak movie were examined. Findings of the study provided support for the theoretical framework.
ÇALIŞMANIN KONUSU VE AMACI
Bu makale, dünyayı anlamlandırdığımız bilişsel yapının, sinema filmi gibi ürünlerle nasıl üretildiğini "Kurtlar Vadisi Irak" filmi üzerinden analiz etmek amacıyla yazılmıştır. Dünyayı anlamlandırdığımız bilişsel haritalar ile mevcut egemenlik ve iktidar ilişkilerinin nasıl kurulduğu veya sorgulandığı bu çalışmanın alanını oluşturmaktadır. Kurtlar Vadisi Irak ile ilgili basında yer alan tartışmalar, bu bağlamda Amerika karşıtı bir bilincin mümkün olup olmaması ile sınıflandırılabilir. Tartışmalara konu veya taraf olan yazılardan bir kısmı Amerikan karşıtı bir bilinç veya içeriğin üretilemeyeceğini, bu içeriğin Amerikan karşıtı tepkileri ortadan kaldırmak için üretildiğini savunmuştur. Bu yazılarda tepkinin ortadan kaldırılmasını ise "gazını almak" olarak tanımladıkları süreç içinde tepki gösteremeyenlerin filmi izleyerek gerilimlerini attıkları ima edilmektedir. Filme yüklenen işlev, Amerikan karşıtı tepkinin giderilmesi veya hafifletilmesi ve psikolojik rahatlama sağlanmasıdır. Ama bu analiz bilişsel yapılarda filmin bir değişiklik yapıp yapmaması ile ilgili noktayı gözden kaçırmaktadır. Bilişsel yapının, Amerika ve diğer kimliklerin olumlu ve olumsuz kimlik kategorilerinde konumlanışını belirlediği göz önüne alınırsa anlatı içinde bilişin yeniden üretilip üretilmediğine bakmak gerekmektedir. Bu çalışmada anlatının nasıl kurgulandığı, nasıl bir biliş yapısı sunulduğu analiz edilmektedir.
Siyaset bilimi ve anayasa hukuku kitapları, bir iktidarın sadece güç kullanarak varlığını sürdüremeyeceğini yönetilenlerin de yönetenlerin yönetme hakkı olduğuna iktidarın meşru iktidar olduğuna, inanmaları gerektiğini belirtir. Bu nedenle siyasal iktidarlar varlıklarını yönetilenlerin rızasına dayandırırlar. Rıza çoğu zaman yönetenlerin veya temsili kurumların kimlerden oluştuğu kadar, siyasal sistem ile ilgili bir kavramdır. Bu rızanın nasıl üretildiği ise bilinç ve ideoloji kuramlarınca açıklanmaktadır. Burke'e göre "hiçbir yönetim sadece güç kullanarak ayakta kalamaz. İletişim, iktidarı meşrulaştıran imajı yaratan anlamı sağlar."(Stacks-Hill-Hickson, 1991: 119) Burke göre Retorik insanlığı biçimlendiren sembollerle biçimlenir ve bağlamı oluşturur. Retorik, bu bağlamı üç şekilde oluşturur: "1-Kendimizi ve ait olduğumuz topluluğu tanımlar. 2-Sembolin yorumlanması anlamın doğasını oluşturur. 3-güdüleri ve eylemleri anlamlandırır. "(Herrick, 2004: 224) Sembollerden oluşan süreç ise ideolojiktir.
İdeoloji, bireylerin varoluş koşullarıyla aralarındaki hayali ilişkilerini temsil eder." (Althusser, 1989: 43) Bu temsil, maddi dünyanın nasıl
anlamlandırılacağının bir toplumsal üretim olduğunu gösterir. Bu nedenle "ideolojinin varoluşu maddidir." (Althusser, 1989: 46) Althusser'in tanımında, varoluşu maddi, yarattığı biliş ise gerçekle örtüşmeyen ideolojinin diğer gündelik pratikler gibi kültürel ürünler içinde nasıl işlediği bu çalışmada anlatı içinde oluşan kimlik kategorileri üzerinden incelenecektir.
YÖNTEM
Araştırmanın kuramsal çerçevesi özne, bilinç ve ideoloji bağı üzerine oluşmaktadır. Çalışmanın amacını oluşturan bilişsel yapının ideolojik bir üretim olduğu ve bu üretimin de sinema filmi gibi kültürel ürünler içinde üretildiği çalışmanın temel varsayımlarıdır. Eagleton'a göre (1996: 41) "İdeoloji, insani varlıkları birer toplumsal özne olarak kuran ve bu özneleri bir toplumdaki egemen üretim ilişkilerine bağlayan yaşanan (lived) ilişkileri üreten anlamlandırma pratiklerini düzenlemenin belli bir yoludur." Başka bir deyişle ideoloji olumlu ve olumsuz kimlik kategorilerinin oluşumunun yanı sıra bize kim olduğumuz veya olmadığımız, biz olmayanın veya diğerinin kim olduğunun üretildiği süreçlerdir. Bu süreci belirleyen ilk unsur, maddi gerçekliğin bilgisinin üretilirken maddi gerçeklikten uzaklaştığıdır. Bu yüzden ideoloji kavramı çoğu kere yabancılaşma, "camera obscura", yanlış bilinç gibi kavramlarla birlikte anılır. Marks ve Engels'e göre "İnsanlar ve sahip oldukları ilişkiler tüm ideolojilerinde sanki "camera obscura"daymış gibi başaşağı çevrilmiş biçimde görülüyorsa, nesnelerin gözün ağtabakası üzerinde ters durmalarının onların dolaysız fiziksel yaşam süreçlerinin yansıması olması gibi, bu olguda da, insanların tarihsel yaşam süreçlerine aynı şeyin olmasından ileri gelmektedir."(Marks ve Engels, 1992: 42) Yabancılaşma ise insanın kendi emeğinin doğasına yabancılaşması ile başlar. Bottigelli'nin (1993: 65) belirttiği gibi:
İnsan ilkin, emeğinin tözünün ta kendisi olan doğaya yabancılaşır. Ama bu yabancılaşma aracılığıyla doğa üzerindeki, onu örgensel olmayan bedeni duruma getirecek egemenliğini hazırlar. İnsan, onda artık cinsin temsilcisini değil bireyi, hasmı gördüğü öteki insana yabancılaştırır.
Bu sürecin ikinci unsuru ise insanların bu sürecin içinde iken içinde oldukları süreci algılayamamalarıdır. "İdeolojinin içinde yer alan kişiler kendilerini tanım gereği ideolojinin dışında sanırlar: ideoloji aracılığıyla, ideolojinin ideolojik karakterinin fiili yadsıması ideolojinin etkilerindendir." (Althusser, 1989: 54) "ideolojinin araçlarda (apparatuses), ritüellerde ve pratikte nesnel bir varlığı bulunmaktadır; bu manevi veya düşünsel değildir, öznel değil, nesnel ve dışsaldır; o toplumun nesnel bir yüzüdür, toplumsal bütünlüğün talebidir; hiçbir özne tarafından üretilmeyen, ama özneyi şekillendirip, oluşturan kendini tekrar edecek tarzda yapılanmış bir olgudur."(Larrain, 1994: 91) Althusser ideolojiyi maddi gerçeklik olarak tanımlarken, bu pratiğin oluşumunun devletin ideolojik aygıtları içinde gerçekleştiğini belirtmiştir. Devletin İdeolojik Aygıtları (DİA), Dini DİA (değişik kiliseler sistemi), Öğretimsel DİA (değişik, özel ve devlet okulları sistemi), Aile DİA'sı, Hukuki DİA, Siyasal DİA (değişik partileri de içeren sistem), Sendikal DİA, Haberleşme DİA'sı (basın, radyo-televizyon v.b.), Kültürel DİA (edebiyat, güzel sanatlar, spor v.b.) gibi muhtelif aygıtlardan oluşabilir. Althusser'e göre, üretim ilişkilerini yeniden üretimi, "hukuki- siyasal ve ideolojik üstyapı yoluyla sağlanır." (Althusser, 1989: 32) İdeolojinin maddi pratiği ekonomiden ayrılan ayrı bir düzeydir. Kerteler veya düzeyler arasında ilişkiyi görece özerk olarak tanımlayan Althusser, ekonominin son kertede belirleme ilişkisinde olduğunu söyler. Toplumsal öznenin oluşumu ideolojinin alanıdır. "Althusser toplumsal bütünlüğü ve tarihi öznesiz süreçler olarak algılamıştır."(Larrain, 1994: 95) Althusser'de özne toplumsal eylemin faili değil, toplumsalla belirlenme ilişkisi içinde ideolojinin nesnesidir. "Özne kategorisinin işleyişiyle, her ideoloji somut bireyleri somut özneler olarak çağırır ve adlandırır." (Althusser, 1989: 53) Althusser'in ideoloji kuramından İdeolojinin özne ve kimlik kategorilerini oluşturduğunu; özne kategorilerini oluşturan ideolojik süreçlerin somut pratikler olduğunu; öznenin oluşumun bilişsel bir süreç olduğunu çıkarabiliriz.
Althuser'in özne kuramı, yapısal kuramlarla paralellik göstermektedir. Althusser'in ideoloji kuramı ile yapısal kuram arasında temel fark, ideoloji olarak tanımlanan şeyin yapısalcı kuram içinde kültür olarak tanımlanmasıdır. Kültür ise göstergelerle çalışmaktadır. Yapısalcı kuramda maddi gerçeklik ile maddi gerçekliğin bilgisi arasındaki ayrım doğa-kültür karşıtlığı ile tanımlanmaktadır. Sembolik alana giren veya dili kullanan, toplumsal birey olarak özne konumunu kabul etmiş olur. Bu, sadece öznenin kendi kimliğinin değil, toplumsal ilişkiler içinde diğer insanların da kim olduklarının kabulüdür. Bu süreçte özne, toplumsal olarak belirlenmiş kim olduğunun bilgisini simgesel alanda elde eder. Bu öznenin toplumsal belirlenimidir.
Saussure'a göre anlamın üretildiği alan dildir. "Dil sosyal bir kurumdur."(Bayrav, 1998: 41) "Dil bireyin değil, toplumun ortak aracıdır.
Belli kuralları vardır. O kurallara uymadığımız takdirde meramımızı anlatamayız. Bu bakımdan dil bizim dışımızda olan, bize baskı yapan bir kuvvettir." (Bayrav, 1998:.42) "Dil bir sözleşme, bir uzlaşımdır ve üstünde anlaşmaya varılan göstergenin öz niteliği önemsizdir." (Saussure, 1998: 39) Dil ise göstergelerden oluşur. Saussure'a göstergenin "zihinsel bir kavramdan oluştuğunu ve bu kavramın, dış dünyanın bir kavranışı olduğunu söyler. Gösterge gerçeklikle yalnızca onu kullanan insanların kavramları aracılığıyla ilişkilenir." (Fiske, 1990: 64) "Saussure, göstergenin sistemdeki diğer göstergelerle ilişkisine değer adını verir. Saussure'a göre anlamı belirleyen aslında değerdir." (Fiske, 1990: 69).
Lévi-Strauss'a göre "...özne varlığının farkında bile olmadığı bir yapı tarafından inşa edilir. ...Özne yapının ve yapının dönüşümlerinin nesnesidir."(Coward ve Ellis, 1985: 41) Lévi-Strauss'a göre dil gibi toplum da göstergeler dizgesidir. "Claude Lévi-Strauss da dilbilimsel yöntemi olduğu gibi budunbilime aktarmaya kalkmaz, ancak onun belirli ilkelerinden, belirli yöntemlerinden yararlanır. Toplumsal yapıyla dilsel yapının belirli özellikleri de böyle bir yararlanmayı geçerli kılar: her iki yapı da bu ortak yapının işlevidir."(Yücel 1999: 58) Özne konumları bu toplumsal yapı içinde üretilir. Lévi-Strauss yapının çözümlemesi için üç ilke önerir:
A) her yapı, birbirlerine değişim yasalarıyla bağlı, belirli bir bağıntılar bütünüdür. B) her yapı kendi oluşturucu birimleri olan özgül öğelerin bir birleşimidir ve bu nedenle bir yapıyı öbürüne indirgemek ya da bir yapıyı başka bir yapı aracılığıyla ortadan kaldırmak olanaksızdır. C) aynı dizgenin içinde yer alan farklı yapılar arasında -yasaların araştırması gereken- bir bağdaşım ilişkisi vardır, fakat bunun doğal çevreye uyum sağlama sürecinin başarıya ulaşması için zorunlu bir ayıklanma düzeneğinin sonucu olduğunu sanmak yanlıştır. (Lévi- Strauss, 1983: 129)
"Claude Lévi-Strauss'un çabası, antropolojinin inceleme alanına giren toplumların gözleminden çıkardığı genel gerçeklik ile insanın doğal olandan kültürel olana geçişini, doğal olmayanın durumunu doğallaştırmasını ve bu süreç içinde öznenin konumlanışını deşifre etmek olmuştur." (Yaşın, 2002: 60) Bu makalede, yapısal analiz tekniğinin öncelikle filmin başat karakterlerinin bütün içindeki karşıt konumlanışları tespit edilecek. İkinci aşamada ise filmin anlatısı içindeki Polat Alemdar, Sam William Marshall, Şeyh Abdurrahman Kerkuki gibi başat karakterlerin anlatıları içinde kimliklerin kuruluşu incelenecektir.
Araştırma'da veri toplama birimi olarak başat karakterlerin ikili diyalogları ele alınacaktır. Bu diyaloglar dörtlü bir katman olarak değerlendirilecektir. Bunlar inanç kimliği (Müslümanlık), etnik kimlik, ulusal kimlik (ulus devlet boyutu) ve dünya sistemidir. Senaryo içinde bu üç kavram birbiriyle yer değiştirerek kullanılmaktadır. Bu yer değiştirme kimlikleri tanımlayan bilişsel yapıların yeniden üretildiği alanı oluşturmaktadır. Seçilen diyaloglar, Polat ve Sam'ın konuşmaları, Şeyh Abdurrahman Kerkuki'nin kızı Leyla ve müritleri arasında geçenlerdir. Buna ek olarak Polat'ın Leyla ve diğer arkadaşları arasındaki konuşmalardan ve Sam'ın Yahudi doktor ile konuşması ve ibadet ederken söylediklerinden de faydalanılmıştır.

Cem Yaşın
Yard. Doç. Dr., Gazi Üniversitesi İletişim Fakültesi
Eklenmiş Resim
Dosya tipi: jpg Cognitive structure.jpg (101,6 KB (Kilobyte), 9x kez indirilmiştir)
Eklenmiş Dosya
Dosya tipi: pdf 6.pdf (428,2 KB (Kilobyte), 29x kez indirilmiştir)
__________________
[CENTER][URL="http://www.nevart.net/"][IMG]http://www.nuveforum.net/galeri/data/500/2602.jpg[/img][/url]
Güzel Sanatlar Fakültesi/Lisesi Yetenek Sınavlarına Hazırlık Kursu
Resim Yağlı Boya Hobi Kursu
Hızlı ve Etkili Okuma Kursu
Çocuklar için Hızlı Okuma Kursu
Çocuklar için Resim Kursu
Diksiyon Kursu
Nefes Teknikleri Kursu
Kişisel Gelişim Kursları[/CENTER]
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Tags
bilişsel, filminin, irak, kurtlar, vadisi, yapısı

Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
You may not post new threads
You may not post replies
You may not post attachments
You may not edit your posts

BB code is Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık



Bütün zaman ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu anki saat: 20:46 .