iconBütün zaman ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu anki saat: 14:51 . | Nüve Foruma Hoşgeldiniz! Forumumuzdan yararlanmak için lütfen Üye Olun !

» Nüve Forum » akademik » İletişim Fakültesi » Radyo Televizyon Sinema » Teknoloji gelişimi kitle ilerişim araçları ve okul

Radyo Televizyon Sinema Radyo Televizyon Sinema Bölümü 1965 yılından bu yana görsel işitsel medyaya nitelikli mezunlar kazandırmanın ötesinde, Türkiye’deki medya çalışmaları alanına öncülük etmektedir.

Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Stil
  #11  
Alt 09.05.08, 10:25
kanlica - ait kullanıcı resmi (Avatar)
Yaratıcı
Üyelik tarihi: May 2006
İletiler: 1.448
Ettiği Teşekkür: 499
326 tane iletisine 550 kere teşekkür edilmiş
kanlica ... O'nu tanımayan yok ki.kanlica ... O'nu tanımayan yok ki.kanlica ... O'nu tanımayan yok ki.kanlica ... O'nu tanımayan yok ki.kanlica ... O'nu tanımayan yok ki.kanlica ... O'nu tanımayan yok ki.kanlica ... O'nu tanımayan yok ki.kanlica ... O'nu tanımayan yok ki.kanlica ... O'nu tanımayan yok ki.
  Send PM
Standart Cevap: Teknoloji gelişimi kitle ilerişim araçları ve okul

ıKıNCı BÖLÜM
YÖNTEM
Degişen ve hareket içindeki dış dünya ile hareketsiz kalan okul arasında bir
yakınlaşma mümkün müdür? Ögreneıı merkezli ögretimde ögrenci kimdir, ne istemektedir.
beklentileri neleJdit'l Ölreımen dış dünya ile okul arasında çalışırken ne tip
güçlüklerle karşılaşmakta ve bu~e içinde iletişimsizlik sorunuçekmekte midir?
Ögretmenin rakibi televizyon, basın, reklam gibi kitle iletişim araçları hangi
özellikleri ile ögrenciyi kendilerineçekmektedirIer'?
Bütün bu sorulara yanıt araken, mevcut araştırmayı yürütmek için kullanılmak
üzere betimlerne yönteminden yararlanılmıştır. Çünkü araştırma sonunda elde edilmek
istenen, ögretmen! ögrencil okul (öntem) üçlüsününmevcut durumlarının,zaaflarını
ve özelliklerini oldugu gibi ortaya koyarak aralarındaki iletişim sürecini
saglıklı bir raya oturtmakiçin öneriler getirmeye çalışmaktır.
Olayları, objeleri, varlıkları, kurumları ve grupları iyi anlayabilme, gruplayabilme
ve aralarındaki ilişkileri saptayabilme araştırmanınamaçları arasında bulunmaktadır.
Betimleme yönteminin seçilmesinin bir nedeni de araştırmanıniçinde bulunulan
zamana ait olması geregidiroŞimdiki zamanda keşfedilecek özeııikler,_ilişkiler
dogal olarak gelecegi aydınlatmayayaracaktır.
Araştırma genelolarak tarama tipi bir araştırma şeklinde gerçekleştirilmiş ve genellikle
anket ve görüşme teknikleri kullanılmıştır.
__________________
Kendi omuzuna tırman. Başka nasıl yükselebilirsin ki !
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
Sponsorlar
  #12  
Alt 09.05.08, 10:27
kanlica - ait kullanıcı resmi (Avatar)
Yaratıcı
Üyelik tarihi: May 2006
İletiler: 1.448
Ettiği Teşekkür: 499
326 tane iletisine 550 kere teşekkür edilmiş
kanlica ... O'nu tanımayan yok ki.kanlica ... O'nu tanımayan yok ki.kanlica ... O'nu tanımayan yok ki.kanlica ... O'nu tanımayan yok ki.kanlica ... O'nu tanımayan yok ki.kanlica ... O'nu tanımayan yok ki.kanlica ... O'nu tanımayan yok ki.kanlica ... O'nu tanımayan yok ki.kanlica ... O'nu tanımayan yok ki.
  Send PM
Standart Cevap: Teknoloji gelişimi kitle ilerişim araçları ve okul

EVREN, ÖRNEKLEM VE SINIRLAMALAR:
tlk olarak araştırmanın evrenini saptamakla işe başlamak gerektigi düşünülerek
genel evrenin saptanması yapılmış ve ögretmenler ile ögrenciler, evrenin temel iki
elemanı olarak kabul edilmişlerdir.
Yalnız bu iki önemli unsurdan önce, ögretim ortamının içinde gerçekleştigi ve
bir bütün halinde ele alındılInda çok daha geniş kapsamlı araştırmalarkaynak teşkil
edebilecekOkuVYöntemüzerindedurmakgerekmektedir.
.
Bu araştırmanınevrenini TUrlciye'dekiokulları türkögretmenleriı türk ögrencileri
teşkil etmektedir.
Kitle iletişim araçlarının etkinligini her geçen gün arttırdıgı bu dış dünya
karşısında Okull Yöntem, bu degişiklige ayak uydurabHip etkinligini
sürdürebilmektemidir'?
Okul dışındaki dünyada görsellik, hareket, renk, ses, göze ve kulaga aynı anda
sesleniş önemli bir yer. tutmaktadır. Görsel uyarıların her açıdan diger uyarılara,
özellikle de kulala seslenen uyarılardandaha etkileyici oldu~ artık herkesçe kabul
edilen bir gerçektir.
Çagımız insanı, özellikle de genç bireyi, kendisine sunulanmesajda tanıdık gelen
şeyleri seçiyor ve benimsiyor, tanımadıklarını da dikkate almayıp unutuyor. Bu
seçiciligi belirleyen faktörler de yaş, cinsiyet, zekat egitim düzeyi ve Y~ alanına
göre degişiyor.
Okul kitaplarının ögrenciye sundugu ortam ile ögrencinin okul dışındaki kendi
gerçek dünyası arasında çelişki bulunması halinde. okul programlarının kitap
aracılıgıyla iletmek istediği mesaj öğrenciye ulaşmamaktadır.
Oysa. kitle iletişim araçlarınınmesaj iletmedeki başarılarının en önemli unsuru.
bu araçların. mesajlarının kitlenin gerçek yaşamda içinde bulundugu ortama uyarlanmış
biçimde sunmalarıdır.
Neticede. okul programlarındakibu dış dünya ile kopukluk, sadece mesaj iletmede
başarısız olmakla kalmayıp. aynı zamaI!da gençleri kitle iletişim araçlarının yarattıgı
dünyaya dogru itmektedir.
Dolayısıyla7kitle kültürü karşısında okul kültürü. genç kuşagı destekleyememekte
ve bir alternatif oluşturamamaktadır.
Gözlenen davranışın dinlenilen sözden daha etkili oldugununen güzel kanıtı televizyondur.
Televizyon genç bireylerde taklit yoluyla çeşitli becerileri kazanma yolunu
açmaktadır.Ve insanınaynı biçimde davr;ınmayakarşı gösterdiği direnmeyi ve denetimi
zayıflatmaktadır. Evde aileden biri sayılan ve dış dünyayı olduğu gibi gözler
önüne seren etkisi gözardı edilemeyecek denli büyük olan televizyon aygıtı günde ortalama
on saat açık tutulmaktadır. Bu bakımdan televizyon kitle iletişim araçları
içinde okulun (yöntemin) en büyük rakibi sayılmaktadır.
Aslında incelenirse televizyonun içeriğinin saglık1ı bir biçimde algılanması için
konuşmayı. yazmayı. okumayı ögrenmek gibi insanın görsel imajları çözümlerneyi
de ögrenmesi gerekmektedir. Aksi takdirdebilinçsizce gelişen bir etki ve istenmedik
ögrenmelere yol açan bir iletişim aracı olarak televizyon, bir sorun haline gelecektir.
Okulun (yöntemin) bu etki karşısında yaptığı bir hareket "okul televizyonu"
programı geliştirmek olmuştur. Klasik tutumundanvazgeçmeden bu tür bir yanım.
ya okula sokup belirli merkezlerde hazırlanmışprogramlarınıkapalı devre biçiminde
göstermiş. ya da kamu televizyonunda belirli saatlerde yayınlamakla yetinmiştir.
Bu yayınların en büyük sorunları yine mesajın geçmemesi ve can sıkıcılıgı
olmuştur. Çünkü okul (yöntem). yeni bilgi alanı keşfetmek yerine, geleneksel
öğretirnin konularını görsel işitsel biçime dönüştürmekle sınırlı kalmıştır. aracı
bilinçler kullanmamış. mesajı oldugundandaha da zor anlaşılır hale sokmuştur.
Bu programların hazırlayıcıları görsel işetsel mesajın özgünlüğünü kavrayamamışlardır.
Bu belki de geleneksel eğitim sisteminin değişime direnmesine
bağlanabilir: Yeni teknikler girse bile sistemdeki degişim yüzeyde kalmakta ve geleneksel
anlayışlar degişmemektcdirler
Okulun (yöntemin) tutucu gücü, çagdaş dünyayı, kendi geleneksel degerlerine
feda ederek yok saymaktadır. Dolayısıyla, gençler için kötü bir televizyon dizisi, iyi
bir okul televizyonu programından daha çekici olmaktadır. Halbuki okul (yöntem),
televizyonun tehlikeli ama aynı ölçüde güzel ve çekici oldugunu unutmamalıve onu
herhangi bir araç gibi kullanmak yerine onu tanımaya yönelmeli televizyon ile kendisi
arasındabir bag kurmaya çalışmalıdır.
Televizyonun gençlere sundugu kahramanlar, okulda gördüklerinin tersine,
tanıdık çehreli, zaman içinde kendini yenileyen ve ilginç görüntülerdir.Bu yüzden televizyon,
gelccege dönük, yaratıcılıgı kışkırtan, güncelligi gözler önüne seren ve
açıklayıcı mesajlarla insariıetkilemektedir.
Bunun karşısında okul (Yöntem), tanımadık, geçmişte kalmış, statik ve geleneksel
bilgileri yüklemekle yetinmektedir.
Birbirinden bunca kopuk iki dünya arasında ögrenci dengesizlik içinde kalmakta
ve dogal olarak daha ilginç olanına yönelmektedir. Bu sonuçtan zararlı Çıkan her
zaman okul (Yöntem) olmakta ve bu sonucun'sorumlulugunu ögrencilere ve onları
tembellige, ilgisizlige iten kitle iletişim araçlarına yüklemektedir.
Bu alanda bazı sonuçlara ulaşmak, belirli karanlık kalan noktaları aydınlatmak
için on soruluk bir anket hazırlanmış ve yüz kadar ögrenci üzerinde uygulanmıştır.
Televizyondan etkilenen en önemli yaş dilimi olarak ortaokul çagı kabul edilmiş ve
tesadüfi olarak, oldukça degişik çevrelerdeki okullardanseçilen ögrencilere, hazırlanan
sorular yöneltilmiştir. Her sosyo-ekonomik kesimin temsil edilmiş olmasına çaba
gösterilerek, ömeklem sınırlı tutulmaya çalışılmıştır.
~nket soruları televiziyon- okul (Yöntem) farkılılıgı üzerinde
yogunlaştırılmıştır. Anketin geçerliligi için başvurulan kaynak Pierre
BOURD1EU'nün yaptıgı anketler olmuş ve karşılaştırmalar, Yavuz
ÇETİNKAY A'mn Sanat Olayı dergisinde çıkan tClevizyon ve okul adlı makalesindeki
sonuçlar ile yapılmıştır. Sonuçların güvenirliligi için aynı anket üç yıl arka arkaya
uygulanmış ve degerlendirmelerde hemen hemen hep aynı sonuçlara rastlanmıştır.
Anket sonucunda (Anket metni ve sonuçların degerlendirilmeleri için Ekler No:
1'e bakınız), gençlerin Türkiye'deki biçimiyle okulu (Yöntemi) çagın gerisinde
gördükleri ortaya çıkmıştır. Bilgilenmelerinde en etkili araç olarak televizyonu seçen
çocuklar hemen onun arkasından okulu işaretlemişlerdir. Bu anlamlı bir sonuçtur.
Okul (Yöntem), tutumunu degiştirdigi takdirde en önemli bilgi saynagı olarak
ögrenciyeilgınçgelebilecektir. .
Gençler en çoktelevizyon ve arkadaşlarınındüşündüklerindenetkilenmekteolduklar ını
belirtmişler ve okulun etkisindenpek söz etmemişlerdir. Bu da, okulun bundan
önceki bölümlerdeortaya konandurumunudogrulamaktadır.
__________________
Kendi omuzuna tırman. Başka nasıl yükselebilirsin ki !
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
  #13  
Alt 09.05.08, 10:29
kanlica - ait kullanıcı resmi (Avatar)
Yaratıcı
Üyelik tarihi: May 2006
İletiler: 1.448
Ettiği Teşekkür: 499
326 tane iletisine 550 kere teşekkür edilmiş
kanlica ... O'nu tanımayan yok ki.kanlica ... O'nu tanımayan yok ki.kanlica ... O'nu tanımayan yok ki.kanlica ... O'nu tanımayan yok ki.kanlica ... O'nu tanımayan yok ki.kanlica ... O'nu tanımayan yok ki.kanlica ... O'nu tanımayan yok ki.kanlica ... O'nu tanımayan yok ki.kanlica ... O'nu tanımayan yok ki.
  Send PM
Standart Cevap: Teknoloji gelişimi kitle ilerişim araçları ve okul

Ö~etmenleriniz televizyon programlarını izlemenizi öneriyorlar mı? sorusuna
büyük bir ço~unlukla "Hayır" demişler ve okuldaki televizyona olan karşıt tutumun
süregeldi~inido~lamışlardır.
Sonuç olarak gençler. okulu ça~ın gerisinde. ciddi ve sıkıcı bulmakta. buna
karşın televizyonu modem. ilginç ve yine ciddi bulmaktadırlar.
Bu sonuçlardan sonra akla gelen bir soru da: "Okuldaki derslerin can sıkıcılı~ı,
so~uklu~uve renksizli~i gençleri daha fazla mı televizyona itmektedir?" olmaktadır.
Okul (Yöntem) kendini yeniledi~i, görsel. işitsel olanaklardanyararlanmasınıbilgidi,
ezbercili~e karşı çıkan bir sistem geliştirdi~i, uygulamalı bir e~itim verdi~i
ölçüde ilginç olabilecektir. Böylelikle bilgi kayna~ı olarak gördü~ü okula gelen
genç, okulda dış dünyaya benzer gerçek ortamlarve gerçek yaşam kesitleriyle, isteyerek
ö~enmeye ve bilinçlenmeye başlıyacaktır.
Kitle iletişim araçlarıyla arasında bir balt kurabilen okul (Yöntem), ö~encilere
kitle iletişim araçlarını nasıl kullanmaları gerekti~i konusunda da bilgiler vererek,
kitle iletişim araçlarının bir amaç olarak de~ilde bir araç niteliginde. insanın hizmetinde
olmasına katkı sa~layabilecektir.
Okul, kitle iletişim araçları birbirlerini tamamlar şekilde düşünülüpokulun programı
ve kitaplan üzerinde vakit geçirilmeden güncelleştirme çabalarına girişilmelidir.
Böylelikle rekabet ortamı yerine, paylaşılarak gerçekleştirilen bir çalışma ortamı
oluşturulabilecektir. Bu şekilde gelecek nesillerin sa~lıklı bir biçimde okul- kitle
kültürü ile biçimlenmesi, gençlerin teknolojik gelişmelerden maksimum yararı.
sa~lamasıiçin gerekli ortamınhazırlanmasındaönemli bir adım aulabilecektir.
Araştırma evreninin. ikinci bölümünü ö~reneiler oluşturmaktadır. Degişen ve
yeni kuramsal bilgilerle geliştirilen ö~etim durumlarıbugün, sadece dinlemekle yetinmeyip
derse kaulan ö~encilere gereksinim .duymakta ve sistem içinde başarı
ancak bu şartlaralunda sa~lanabilmektedir.Ö~etim, ö~reneimerkezli oldu~unagöre
e~itim, ö~encinin beklentileri ve ihtiyaçları do~ltusunda geliştirilmelidir. Böyle
bir yaklaşım da ö~reneiyi yakından tanımayı zorunlu kılar. Türk ö~eneisini
yakından tanımak amacıyla ömeklem olarak ortaokul- lise çagı ö~eı:1eilerin seçip
Ankara'ya ba~lı çeşitli ortaokul ve liselerde bir anket çalışması gerçekleştirilmiştir.
Anket çalışmalarını yapmadan önce bir ön-anket ile esas anket sorularına zemin
hazırlanmış açık- yanıtlı sorular sorulmuştur. Onu izleyen esas ankette ise çoktan
seçmeli kapalı yanıtlı sorular sorulmuştur.Seksen yedi ö~rencininkırk tanesi kişisel
olarak. digerleri de yedi veya on kişilik gruplar halinde alınarak uygulanmıştır. Yaş
kriteri esas alınmış diger kriterler serbest bırakılmışur.
Anketten elde edilen ilgi çeken konu listeleri ve ögreneilerin bekentilerini
<?luşturanö~etim ortamları onların günlük yaşamıanndan öltrenilmeye ve belirlen
meye çalışılmış ve bu konuda çok fazla dagılmamak için sınırlı sayıda soru sorulmuştur.
Verilerin geçerligi konusunda başvurulan kaynak ProLDr. Robert GALISSON'nun
psiko-sosyal konulu anketi olmuş ve güvenirliligi anketin iki kez aynı
gruba farklı yıllarda sorularak saglanmıştır. (Anket soruları ve sonuçları için Ekler
No: 21yebakınız.)
Sonuçta ögrencilerin en çok ilgilerini çeken konuların "aşk", "kız erkek arkadaşlıgı",
"spor", "moda", "güncel yaşantı" ve "fıkralar" oldugu görülmüştür.
Ögrenciler bu tip metinleri birbirini izleyen konular halinde yani bir süreklilik içinde
ve "begenrnek", "aşık olmak", "karşılaşıp tanışmak", "~üncel sorunları ve gönül
problemlerini arkadaşlarla tartışmak", "yıldız fallarını okumak", "yalnızlık ve
kıskançlık çekmek" v~s. tipi durumlarda görmek istemektedirler. Çünkü onların
günlük yaşantılarını bunlar oluşturmaktadır. Kendi yaşantılarında ayrıca "şimdiki
zaman" ile "gelecege dönükzamana" yer verdiklerini belirtmekte ve sohbetlerinipastabaneler,
okul kantinleri,arkadaşpartilerindeyapmaktadırlar.
Gençler kendi dünyalarında, kız erkek arkadaşlıgını yogun bir biçimde duygusal
bir boyutta yaşamaktadırlar. Evlerinde birçok problemleri olan gençler için ev
dışındaki arkadaşlık ortamındakendileri ile aynı dünyayı paylaşanlarla yapılan sohbetleri
tercih etmektedirler.
Bu sonuçtan hareketle ayrı olarak bir de dökümantasyonaraştırması yapılmış ve
biri fransız dili ögretimindedigeri ortaokullariçin Fransa'da'kullanılan yurttaşlıkders
kitabı üzerinde içerik çözümlemesi çalışması gerçekleştirilmiştir. Bu iki kitap ilginç
yaklaşımları, yeni yöntemleri ve neşeli gö~nüşleri nedeniyle seçilmişlerdir.
Sonunda her iki araçta gençlerin güncel yaşantılarınaçok yakın bulunmuş ve konuları,
işleniş biçimi, kullandıgı yöntem ve teknikler ve ilginç sayfa düzenlemeleri
ile öneri kaynagı olabilecekleri sonucuna varılmıştır. (Çözümleme sonuçları için
ekler No: 3 ve 4'e bakınız.)
Araştırma evreninin bu son aşamasını da ögretirninen önemli unsurukabul edilen
ögretmenler oluşturmaktadırlar.Ömeklem ortaokul ve lise ögrencileri arasından
seçilerek oluşturulmuştur.
Örneklernin seçilmesinde roloynayan ilk kriter yaygınlık ve çeşitlilik olmuştur.
Üç yıl üst üste yapılan hizmet içi programlarına katılan Yabancı dil ögretmenleri
Türkiye'nin çok çeşitli yerlerinden geldiklerindenömeklem olarak alınmışlardır.ikinci
önemli faktör ise yabancı dil ögretmenlerinin mesleklerinde en fazla kitleiletişim
araçlarına ihtiyaç duyan ve kitle kültüründenen çok etkilenmeye açık kişiler olarak
kabul edilmeleridir.
Bir yabancı kültürün ögretilmesi güç bir görevdir ve kitle kültürünü zorunlu
kılar. Bu branşın ögretmenleri, kitle kültüründen haberdar olmalı ve araç gereçleri
sınıflarına vakit geçirmeden Bokmalıdırlar.Bu tafz hareket dış dünyaya açık olmak
demek.tir ve dış dünyaya kapalı bir biçimde dış dünyanın dili ögretilemez.
ögretmenIere uygulanan ahket kitle kültüründenne derece etkilendiklerini görmek.
amacıyla hazırlanmıştır. Başvuru kaynagı Pierre BOURDlEU'nün araştırmaları
olmuştur, geçerliligi bu kaynaktan saglanan anketler, güvenirlilikleri için üç yıl üst
üste hizmet içi programlan sırasında uygulanmışur. Kabul edilen kriterler ise aynı
baranştanolmaları, yaşadıkları yerler açısındançeşitlilikleri ve tecrübeli olmalarıdır.
Ögretmenlere yöneltilen anketlerde ençok üzerinde durulankonular kitle kültürü
içinde ne derece var olabildiklerinisaptamayayönelik olmaktadır.
Ankette sorulan sorular önce kişisel durumları ile ilgili tanıma soruları olmuş
sonrada evlerinde, okuldışındakiyaşamlarındakitle iletişim araçlarındanne derece etkilemiikteri
saptanmaya çalışılmıştır. (Anket metin ve sonuçlan için Ekler No: 5'e
bakınız.)
Sonuçlara bakıldıgtnda ögretmenlerinbüyük çogunlugununevlerinde televizyon,
radyo ve teyplerinin oldugu, bir kısmının telefonu ve fotograf makinası oldugu ama
otomobil, video ve müzik setine sahip ögretmenlerin çok az sayıda bulundugu
görülmüştür; Dolayısıyla, ögretmenlerin kitle iletişim araçlarındanen çok televizyonunetkisinde
oldukları ve bu noktadaögrenciler ile ortak özellige sahip bulundukları
görülmüştür.
Ögretmenler, mesleki hayatları dışında kalan vakitlerini ev işleri yaparak, televizyon
seyrederek ve kitap okuyarak geçirmektedirier.Televizyon seyretme alışkanlıgı
açısından ögretmenlerle ögrenciler benzerlik 'gösterirken en önemli farklılık
ögretmenlerin kitap okumaya verdikleri önemde ortaya çıkmaktadır. Okul dışındaki
dünyaya pek açılamadıkları izlenen ögretmenlerin çevre ile olan ilişkilerinde en
önemli yeri arkadaş, aile ve akraba ziyaretleri tutmaktadır. Ögrenciler gibi
ögretmenlerin yaşamında da arkadaşlarıylaberaber olma önemli bir faktörolarak ortaya
çıkarken, aralarındaen çok gelecege yönelik sohbetlerinyapıldıgt, ülke sorunları
ile dünya ile ilgili genel sorunlar üzerinde tartışmalara yer verildigi görülmektedir.
Bu ilişkiler çerçevesinde kadın erkek farklılıgının en belirgin oldugu konununerkek
ögretmenlerin sohbetlerinde spora verdikleri önem oldugu izlenmektedir, kadın
ögretmenlerise aralarındaspordanhiç söz etmemektedirler.Ögretmenlerinögrencileri
ile sohbetlerinde ise genelde notlar, sınavlar ve disiplin sorunları öncelik almakta,
konu okul dışı yaşama taşmamaktadır.
Ögretmenler kitap okumaya önem verirken klasik eserleri tercih etmektedirler.
Ayrıca duygusal konulara ve şiire olan egilimleri de ögretmenlerin ögrencileriyle bir
başka ortak noktalarını teşkil etmektedir. Böyle olmakla birlikte ögretmenler
ögrencileriyle duygusal konularda sohbet etmemekte, bu yaklaşım tarzı da onların
geleneksel düşünmelerindenkaynaklanmaktadır.
__________________
Kendi omuzuna tırman. Başka nasıl yükselebilirsin ki !
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
  #14  
Alt 09.05.08, 10:30
kanlica - ait kullanıcı resmi (Avatar)
Yaratıcı
Üyelik tarihi: May 2006
İletiler: 1.448
Ettiği Teşekkür: 499
326 tane iletisine 550 kere teşekkür edilmiş
kanlica ... O'nu tanımayan yok ki.kanlica ... O'nu tanımayan yok ki.kanlica ... O'nu tanımayan yok ki.kanlica ... O'nu tanımayan yok ki.kanlica ... O'nu tanımayan yok ki.kanlica ... O'nu tanımayan yok ki.kanlica ... O'nu tanımayan yok ki.kanlica ... O'nu tanımayan yok ki.kanlica ... O'nu tanımayan yok ki.
  Send PM
Standart Cevap: Teknoloji gelişimi kitle ilerişim araçları ve okul

SONUÇ
Çagımızda yaşanan baş döndürücüteknolojik gelişmeyle birlikte meydana gelen
sosyal ve kültürel degişim, okul dışında, ayrı bir kültür egitimi- oluşturmaktadır.
Çok çeşitli kitle iletişim araçları ile yayılan bu yeni tarz egitim, egitim süreci içinde
hiç şüphe yok ki ögretmen ve ögrenciyi de etkisi aluna almakta, yeni çehreli sosyolojik
problemler ortaya koymaktadır.
Zamanla çagından kopan ve klasik bir yaklaşım içinde, yeni gelişmelere ayak uyduramayanOkul
ise kitle kültürünüyok sayamadıgı gibi kontrol de edememektedir.
Bu durumkarşısında hızla, bir yol ayrımına dogru ilerleyen okul, nasıl bir yol izleyecektir?
Teknolojik gelişmenin ortaya çıkardıgı bu olguyu rakibi sayarak umutsuz
bir mücadeleye mi girecektir? Yoksa, belirli bir uzlaşma arayarak akılcı bir tutumla,
çagına ayak uydurarak, bu gelişmeden en iyi şekilde yararlanıp, bireyi kitle iletişim
araçlarınaegemen kılabilecek bir yaklaşım tarzınımı benimseyecektir?
Bu çerçeve içinde okul- ögretmen- ögrenci zincirini dikkate aldıgımızda
yaptıgımız araşUrmaşu sonuçları ortaya koymaktadır.
Ögrenci, kendi yaşanUsına,kendi gerçek dünyasına uzak gördügü okul kültürünü
benimsemezken, iç içe yaşadıgı kitle iletişim araçlarından yansıyan kitle kültürünü
büyük ölçüde kendisine yakın bularak benimsemektedir. Bu noktadan hareketle o,
okul kültürü- kitle kültürü çauşmasını dahi yaşamamakta, kendi gerçekleriyle ortak
noktalar bulamadıgı, can sıkıcı, statik ve çagın gerisinde buldugu okul kültürünü
dogrudanreddetmektedir;dolayısıyla okul, yaşamdankopuk bir zorunlulukolmaktan
öteye gidememektedir. Bunun karşısında kitle kültürü, kendi dünyasına daha yakın
bir içerikle sunuldugundan, ilgi çekici olmasının yanı sıra, sürekli bir degişim ve
gelişme gösterdiginden ögrenci, kesin bir tercih yaparak, okulun kendisine bıraktıgı
zamanlarda büyük bir istekle kitle iletişim araçlarına yönelmektedir. Bu yönüyle
Okul, ögrencinin ilgisini çekemedigi gibi bir bakıma ögrenciyi kitle kültürüne dogru
itmektedir. Ögrenci ise neticede kitle kültürünü benimseyip, okul kültürünü yok
saymaktadır.
Ögretmen, ögrencinin tam tersine kitle kültürü- okul kültürü çauşmasını yogun
bir biçimde yaşamaktadır. Ögretmen de, kitle kültürü ile mesleginin dışında ilişki
içine girmekte ve ondan etkilenmekte, bu olgudankaçmak mümkün olmamaktadır.
Ögretmenin, ögrenciden farkı onun zaten mesleki bilgi ve kültür oluşumunda, okul
kültürünün var olmasıdır. Daha önceden benimsedigi ve edindigi okul kültürü onda
yer etmiş bulunmaktadır. Okul içinde güven ortamı, otoriter tutumu ve geleneksel
kararları ile rahattır. Bu yüzden dış dünyayı ve ondan önemli bir biçimde etkilenen
ögrcnciyi anlayamamaktadır.Bu durumda,belkiyorucu, zorlayıcı ve oldukça güç bir
çabanın içine 'girip ögrenciyi tanıyarak, kitle iletişim araçlarını kendi amacına
yönelik biçimde kullanmayı denemek yerine, onları kötüleyip, kitle kültürünü
eleştİrmekte, okul kültürünü yüceltmektedir. Bu bir anlamda kendisinin geliştirdigi
bir savunma mekanizmasıdır. Ancak, mevcut sistem, yetişme tarzı ve içinde bulunduğu
koşullar dikkate alındıgında, öğretmenden daha farklı bir tutum beklemek de
gerçekçi olmayacakur.
Araştırma sonunda ortaya çıkan veriler doğrultusunda bir öneride bulunabilmek
için, Okul (yöntem)- Öğretmen- Öğrenci zincirini, bir bütün olarak ve bir sistem
içerisinde beraberce dikkatealmak gerektiği gözden uzak tutulmamalıdır.
Öğrenci, eğitim seviyesi, yönelimleri, kültürü, içinde bulunduğu ortam açısından
çok iyi tanınmalı, hedef kitle çok iyi belirlenmelidir. Bu noktadan hareketle, amaca
uygun bir öğretim sistemi meydana getirebilmek için, öğretim programları, aynntılı
bir şekilde incelenmeli, içerik, sunuş ve işleniş açısındangünümüz öğrencisinin kendisine
yakın, dinamik ve ilginç bulacagı bir hale getirilmelidir. Bu işlev yerine getirilirken
de teknolojik gelişme ve kitle iletişim araçlan çok yakından izlenmeli, bu
araçlardan en fazla nasıl yararlanılabileceğinin yanı sıra, bireyin, bu araçların tutsağı
olmadan bu gelişmeyi en rasyoncl bir şekilde nasıl kontrol altına alabileceği ortaya
konmalıdır.
Bu şekildeki bir yöntem ve içerik çalışmasının arkasından,öğretmenlerin nitelikleri
belirlenerek, öğretmen kitlesi iyice tanınarak!kendilerine gerekli eğitim ve araç
desteği verilmelidir.
Unutmamak ~erekirki böylesine bir uygulamanın içinde öğretmenin yükleneceği
rol, son derece önemlidir. uygulayıcı olarak sistemin başarıya ulaşma sorumluluğunu
üstlenenöğretmen, aynı zamanda sistemdeki aksaklıkları tespit edecek, uygulamada
ortaya çıkan sonuçlara bakarak öneriler geliştirecek, gÖzlemleri ile öğrenci
kitlesindeki gelişme ve değişmeleri ve izleyecektir. Bu yönüyle öğretmen sistemin
geliştirilmesi ve yeni durumlaraadapte olmasını sağlayacak en önemli unsurdur.
Ancak böyle bir sistemin işlerlik kazanabilmesi için, baştan beri üzerinde
durduğumuzOkul- Öğretmen- Öğrenci zincirinde tam anlamıyla bir koordinasyonun
sağlanması için Milli Eğitim Bakanlığı Bünyesinde Öğretmen Destekleme ve Hizmetiçine
dönük bir merkezin oluşturularak, bu yaklaşımın kurumsallaştınlmasında
yarar görülmektedir.
Bu merkez, öğretimin özellikleri, uygulanan yöntemler, öğrenci kitlelerinin
özellikleri V.s. gibi mesleki spesifik bilgiyi hizmet içi programları ile mevcut
tecrübelere dayanarak veren, her türlü materyalolanağa sahip bir merkez olmalıdır.
Öğretmeni göreve başladığı andanitibaren izleyen, destekleyen ve öğretmenle sürekli
ilişki içinde olan bilgi alışverişini mümkün kılan bu merkez öğretmenin edineceği
tecrübelerdende yararlanmalıdır.
Bu merkezin görevleri arasında,değişik derslerde çeşitli seviyelerde mesleki bilgi
sunmak, öğretmenlere pedagojik, psikolojik, sosyolojik destek programları sunmak,
ögretim alanında yeni yapılan araştırmaları izley~rek bir bilgi bankası oluşturmak,
ülkeçapında çeşitli branşögretmenlerininmerkezle ve kendi aralarındakoordinasyonlarını
saglamak, dış ülkelerle ilişki kurarak ögretmenlere her yeniligi anında aktarmak
konuları yer almalıdır.
Kendi içinde bir bütünlük gösterecek ve gelişmelereaçık olacak olan bu merkez
Milli Egitim Bakanhgı içinde en saghkh yardımcı kuruluş haline gelmeyi
amaçlamalıdır.
Okul- Ögretmen- Ögtenci zincirinin birbiriyle koordineli bir bütün halinde dış
dünya ile ilişkiyi koparmadan ve kitle iletişim araçlarından bilinçli bir şekilde en
fazla yararı saglayarak dinamik bir işleyişe kavuşması bu araştırmanın amacını
oluşturmaktadır.
-Önerilen yaklaşım benimsendigi takdirde, Okulun dış dünyadankopukluguna bir
çözüm getirmek üzere, önemli bir adımın atılmış olacagı düşünülmektedir.

Kaynak Pdf
__________________
Kendi omuzuna tırman. Başka nasıl yükselebilirsin ki !
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
Sponsorlar
Cevapla

Tags
okul, teknoloji, marshall mc luhan, kitle turu, kitle iletisim araclari, kitle iletisim, kitle, degisen dunya, turkiyedeki durum

Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
You may post new threads
You may post replies
You may post attachments
You may not edit your posts

BB code is Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık
Gitmek istediğiniz klasörü seçiniz