ÖZELLİKLER
21.YÜZYIL PROTOTİPİ
GÜNÜMÜZ ÖRGÜTLERİ
Organizasyon Hiyerarşik Şebeke
Yapı Kendine Yeten Birilerine Bağımlı
Çalışanların Beklentileri Güvenlik Bireysel Gelişim
Liderlik Otokratik Paylaşmacı
İşgücü Homojen Kültürel açıdan Farklılaşmış
İş Yapma Yöntemi Bireysel Ekip Çalışması
Pazar İç Pazar Global Pazar
Avantaj Maliyetle Süratlilikle
Odaklılık Kar Müşteri
Kaynak Sermaye Bilgi
Otorite Yönetim Komiteleri Ortaklık Anlayışı
Kalite İmkan Verdiği Ölçüde Sınırsız Arayış
Öğrenen örgütlerin diğer örgütlerden farklı bir yapıda olmaları, bütün dikkatlerin bu örgütler üzerinde yoğunlaşmasına neden olmaktadır. Günümüz örgütlerinde hangi örgüt modelinin benimsenmesi gerektiği, sorusuna verilecek yanıt bakımından da, öğrenen örgütler modeli özel bir anlam taşımaktadır. Ayrıca, öğrenen örgütlerin yapı ve süreç özelliklerinin aşağıda belirtilen alanları kapsaması öğrenen örgütleri ilgi odağı haline getirmektedir:
Performansa, mevcut faaliyetlere ve en iyi pratiklere ilişkin iş enformasyonunun geniş çapta erişilebilir ve paylaşılabilir olması.
Örgütün enformasyona dayalı öğrenme fırsatlarından yararlanma konusunda insanları teşvik etmesi ve çalışma rutinlerinin buna olanak vermesi.
Enformasyon teknolojisinin eldeki bilginin hızla yayılmasını kolaylaştırması, hangi kademede ve noktada olursa olsun bütün çalışanlar arasında iletişimi ve işbirliğini daha yüksek düzeye çıkarması.
SONUÇ
Teknolojik gelişmeler; insan hayatını, toplumsal algılama düzeylerini, iş ilişkilerini, kısaca insan unsurunun yer aldığı her alanı ve her olguyu doğrudan veya dolaylı olarak etkilemektedir. Bu etkileme biçimi, toplumun bütün kesimlerinde aynı şekilde veya aynı derecede olmayacaktır. Bu yüzden, halkla ilişkiler uygulamalarının istenen sonucu verebilmesi için, daha çok araştırma zorunluluğu ortaya çık-maktadır. Bir bakıma, teknolojik gelişmeler, halkla ilişkiler hizmetlerini çeşitlendirme yanında kolaylaştırdığı şeklinde yaygın bir kanaat mevcuttur. Ancak, böyle bir yargı ilk bakışta doğru gibi gözükse de, hedef kitlelerin teknolojik gelişmelere duyarlılığı, algılama biçimi, gelişen teknolojiden yararlanma olanakları ve yoğunluğu, halkla ilişkiler hizmet yelpazesinde yer alan yöntemlerden hangisinin ne ölçüde kullanılacağının, el yordamıyla seçilmesi yerine, ciddi bir araştırma yaparak biçim ve yöntem belirleme zorunluluğunu ortaya koymakta-dır.
Gelişen teknolojilerin halkla ilişkiler hizmetlerinin sunumuna hız kazandırdığı, daha geniş kitlelere daha çabuk ulaşma ve daha kalıcı bir biçimde etkileme olanağı verdiği bir gerçektir. Ancak, bu durumda da aşırı bilgi yükleme, bilgi bombardımanı altında kalma nedeniyle, hedef kitlelerde bir bıkkınlık meydana getire-ceği, bunun bir sonucu olarak da bir ilgisizlik durumunun ortaya çıkması, hedef kitlelerin aşırı bilgi yüküyle yorgun düşmesinin, halkla ilişkiler birimlerinin bilimsel esaslara dayalı ve tam usulüne uygun olarak yaptıkları çalışmaların başarısızlıkla sonuçlanması durumu ortaya çıkabilir.
Teknolojik gelişmenin, salt teknoloji üretilmesi ve bunun geniş kitlelerin kullanımına sunumundan ibaret olmadığı, artık kesin olarak anlaşılmış durumdadır. Gelişen her teknoloji, bütün bilim dallarını yakından etkilemektedir. Yeni teknolojinin kullanım biçimi, kullanım alanları, toplumun bütün kesimlerini doğrudan veya dolaylı olarak etkilemektedir. Bu bağlamda, sosyal bir sistem olan, örgütlerin yapısını, faaliyet alanlarını, işleyiş biçimlerine, mal veya hizmet üretim anlayışlarını büyük ölçüde değiştirmektedir.
Örgütlerin, gelişen teknolojiler karşısında kendilerine yeni bir rol, yeni bir duruş belirlemeleri, bazı hallerde, değişime direnmeleri, bazı hallerde de, değişimi desteklemeleri, hatta bazı hallerde değişime yön vermeleri sıklıkla rastlanan konular arasında yer almaktadır. Ancak, uzun vadede, değişime direnen örgütlerin başarılı oldukları görülmemiştir. Bu bakımdan, örgütlerin, teknolojik gelişmelere en kısa zamanda ayak uydurmaları, değişime direnerek, boşu boşuna kaynak ve zaman kaybetmeleri yerine, teknolojik gelişmelerden en uygun koşullarda ve en etkili bir biçimde nasıl yararlanılabileceğinin araştırılmasının daha akılcı bir davranış olacağı söylenebilir.
Gelişen teknolojilerden, halkla ilişkiler hizmetlerinin sunumunda yararlanılması kaçınıl-mazdır. Bunun, gelişi güzel bir biçimde gerçekleşmesi yerine, araştırılarak, bilinçli bir şekilde, hangi alanlarda, hangi teknolojilerin kullanılmasının daha akılcı olacağının, bilimsel verilere dayandırılmasının, gerek kaynakların akılcı kullanımı açısından, gerekse örgütün insan kaynakları potansiyelinin etkili ve verimli yönetilmesi bakımından büyük önem taşımaktadır. Dünyadaki gelişmeleri doğru algıladığımız, iyi değerlendirebildiğimiz ve gerçekçi yorumladığımız taktirde, 21. yüzyılda gelişen teknolojilerin, “Halkla İlişkileri”, “Tekno Halkla İlişkilere” dönüştüreceğine ciddi kanıtların bulunduğunu söyleyebiliriz.
Kaynak :
Nüve Forum » akademik » İletişim Fakültesi » Radyo Televizyon Sinema











Normal
