| Radyo Televizyon Sinema Radyo Televizyon Sinema Bölümü 1965 yılından bu yana görsel işitsel medyaya nitelikli mezunlar kazandırmanın ötesinde, Türkiye’deki medya çalışmaları alanına öncülük etmektedir. |
![]() |
| | LinkBack | Seçenekler | Stil |
|
#1
|
|
22.06.08, 01:41
GELİŞEN TEKNOLOJİLER, ÖĞRENEN ÖRGÜTLER VE HALKLA İLİŞKİLER ÖZET Değişim,‘Bir birey, sistem ve çevre arasında meydana gelen, karşılıklı etkileşim olayıdır ve her gün her alanda varlığını ve önemini hissettirmektedir. “Toplumsal yaşamı etkileyen tüm değişimler halkla ilişkiler alanında çalışan herkesi ilgilendirmektedir. Değişimin başlıca nedenleri ara-sında küreselleşme, teknolojiden yararlanılarak enformasyonun hız kazanması, iletişimin medya aracılığıyla kitlesel olarak yaygınlaşması, işletme içi iletişim sistem ve yöntemlerinin gelişimi, kitle iletişim araçlarının yaygınlaşması sayılabilir. Gelişen teknolojilerin, halkla ilişkiler hizmetlerinin sunumuna hız kazandırdığı, daha geniş kitlelere daha çabuk ulaşarak daha kalıcı biçimde etkileme ve geri dönüt olanağı sağladığı bir gerçektir. Yeni teknoloji kullanımı, toplumun tüm kesimlerini etkilediği gibi sosyal bir sistem olan örgütlerin yapısını, faaliyet alanlarını, işleyiş biçimlerini mal ve hizmet üretim anlayışlarını da büyük ölçüde etkiler ve değiştirir. Tüm bu değişimlere direnen örgütlerin uzun vadedeki başarısızlıkları gözlemlenirken, yeni yöntem ve teknolojileri kullanan ve bunları geliştiren, yaratıcı ve yenilikleri benimseyen “öğrenen örgütler”in başarıya ulaşmaları kaçınılmazdır. 21. Yüzyılda, teknolojik gelişmeleri izleyen ve hedef kitlelerin eğilim ve özelliklerine uygun olarak yararlanmayı amaçlayan “Tekno-Halkla İlişkiler” faaliyetlerinden söz edilecektir. DEVELOPING TECHNOLOGIES, LEARNING ORGANIZATIONS AND PUBLIC RELATIONS ABSTRACT Change is described as a both way interaction that takes place between an actor, a system and the environment and its importance can easily be observed in every field of life. Every single change that affects community life is also related to the ones who are somehow in the Public Relations field. Some of the main reasons for change are globalization, using technology to speed up infor-mation, using means of media to communicate and interact with public, improving methods and systems for in and out of company communications. It is a fact that improving technologies play an important role in presenting services in Public relations, reaching the target community faster and more affectively as well as getting feedback from them. Besides affecting every part of a society, use of new technology also affects organiza-tions that are already a social system and their work field, the way they operate and their under-standing of producing and presenting. As the long term failures of the organizations which are resisting to all these developments are being observed, the success of “learning organization”, which are using new methods and technologies and continuously improving them, creative and open the innovations, is inevitable. In the 21st Century, “Techno-Public Relations” which follow the technological developments and aim to get benefit from them proper for the tendencies and characteristics of the target communities will be talked about. Nüve Forum » akademik » İletişim Fakültesi » Radyo Televizyon Sinema
__________________ "Just My Imagination" ' Very Special Thanks To Pain' |
| Unrealseptic kullanıcısının bu bilgilendirici iletisine teşekkür eden üye : | ||
CiwCiw (22.06.08) | ||
| Sponsorlar |
| |
|
#2
| ||||
| ||||
| GİRİŞ Geçen yüzyılın en belirgin özelliklerinden birisi, teknolojinin çok hızlı bir değişim gös-termiş olmasıdır. Uzay çalışmaları, silah sanayi, tıp, mikro biyoloji, telekomünikasyon, otomotiv, iletişim, uzaktan eğitim, bilgisayar alanındaki baş döndürücü gelişmeler; fen bilimlerinin bütün alanlarını etkilediği gibi sosyal bilimleri de etkilemiştir. Günümüzdeki, bilginin yayılma hızıyla, geçmişteki yayılma hızı karşılaştırılamayacak kadar büyük bir gelişme göstermiş, bu anlamda dünya binlerce kat küçülmüş, mesafe kavramı tamamıyla ortadan kalkmıştır, denilebilir. Dünyanın herhangi bir yerinde meydana gelen bir olay bütün ayrıntıla-rıyla anında, hatta naklen, dünyanın her yanına görüntüleri ile birlikte iletilebilmektedir. Bir dergide yayınlanan bir makale, internet aracılı-ğıyla bütün dünyaya aynı anda ulaşmakta, yine internet ortamında istenen dile aynı anda çevrilebilmekte ve hedef kitlelerin bilgilerine sunulabilmektedir. Teknolojik gelişmelere her gün bir yenisi eklenmekte, gelecekte de bu hız artarak devam edeceğe benzemektedir. Bütün bu gelişmeler, üretim ve yönetim alanında “Taylorcu Yönetim Anlayışının” aksine, uzmanlaşmış olmak için uzmanlaşma yerine, sentezci bir uzmanlaşmanın zorunlu olduğunu ortaya koymaktadır (Erengül 1997: 18). Buna, küreselleşme ve uluslar arası işletmecilik alanındaki gelişmeler, her geçen gün firma sayısının artmasının bir sonucu olarak tam rekabet piyasa koşullarının gerçekleşmesi de eklenince, sosyal bilimler alanındaki bazı yerleşik görüşlerin, gözden geçirilmesi ihtiyacı hissedilmektedir. Belirtilen bu hususlar, bütün faaliyet alanlarını etkilemektedir. Ancak, kitle iletişim araçlarının teknolojik gelişmelerden olağanüstü bir biçimde etkilenmesi, halkla ilişkiler faaliyetlerini, daha çok etkilemektedir. Bu bağlamda, halkla ilişkilerin anlamı, içeriği, amaçları, yöntemleri, yararlandığı araçlar büyük bir değişime uğra-maktadır. Bu değişim sonucu, E-Halkla İliş-kiler (E-Public Relations) olarak da ifade edebileceğimiz yeni bir alan ortaya çıkmış bulunmaktadır. Bu sayede, daha hızlı ulaşıla-bilen, daha kolay ve daha yoğun depolanan bilgiler, hedef kitlelerin kullanımına elektronik ortamda daha düşük bir maliyetle sunulabilmektedir. Bu bakımdan, halkla ilişkiler alanın-da çalışanlar, sosyal bilimlerin diğer alanlarına nazaran, teknolojik gelişmelerden daha fazla etkilendiklerinden veya etkilenme zorunda olduklarından; teknolojik gelişmeleri daha yakından izlemek, bunların etki derecelerini değerlendirmek ve mümkün olan en kısa zamanda, bunlardan yararlanmak durumuyla karşı karşıya kalmaktadırlar. Bu anlamda, halkla ilişkilerin, klasik yöntemlerden yararlanan halkla ilişkiler olmaktan öte bir içerik kazandığını ifade etmek için, belki “Tekno Halkla İlişkiler” kavramını kullanmanın daha uygun olacağını söyleyebiliriz. Bu anlamıyla, “Tekno Halkla İlişkiler” kavramının, yeni teknolojilerin, hangi alanlarda, nasıl, ne ölçüde, en etkin bir biçimde kullanılmasının araştırıl-masını ve en uygun olanından, en uygun koşullarda yararlanılmasını ifade etmek için uygun bir kavram olabileceğini düşünüyoruz. Bu teknolojik gelişmelere paralel olarak, bütün kuruluşlar on yıl öncesinde hiç örneği bilinmeyen yeni bir uygulamaya başlayarak, kurumların WEB sayfasını oluşturmuşlardır. Bugün, bütün kamu ve özel kuruluşların WEB sayfaları birer halkla ilişkiler aracı olarak kullanılmakta-dır. Kurumla ilgili bilgiler, sunulan hizmetler, hedef kitlelere WEB sayfası yoluyla ulaştırıl-mak istenmektedir. Bu bağlamda, WEB Sayfa-sı Tasarımı, kurum kültürünü, kurum imajını ve kurum kimliğini yansıtan önemli bir araç olarak kabul edilmektedir. Nüve Forum » akademik » İletişim Fakültesi » Radyo Televizyon Sinema
__________________ "Just My Imagination" ' Very Special Thanks To Pain' |
|
#3
| ||||
| ||||
| TEKNOLOJİK GELİŞMELER, İLETİŞİM VE LİDERLİK Günümüzde iletişim çok önemlidir. Geçmişte, iletişim yetenekleri sonuca yönelik değildi. Ama gelecekte, iletişim becerilerinin, tamamıyla alınacak sonuca ve elde edilecek başarı-ya bağlı olacağı anlaşılmaktadır. Öyle ki, “Galip gelen haklı”, “Başarılı olan yeteneklidir” anlayışı, spordan siyasete, ekonomiden ticarete, uluslar arası ilişkilerden, sanata bütün alanları kapsamakta ve genel kabul gören bir anlayış haline dönüşmektedir. Böyle bir eğilim, “İleti-şimci Liderlik” kavramını gündeme getirmekte ve iletişim kavramının içerik bakımından yeniden gözden geçirilmesi gerektiğini gündeme getirmektedir. Bu anlamda, iletişimle ilgili olarak, yapılan bir değerlendirmede, iletişimin yarısının ifade; yani; konuşmak, yazmak, hareket veya performans durumunda bir sanat olduğu; diğer yarısının ise, kabul etmek, yani; dinlemek, okumak ve seyretmek olduğu belirtilmektedir. Her iki parçanın zorunlu olarak, fikir, duygu ve deneyimi, içerdiği vurgulan-maktadır (Bender 2000: 187). Ayrıca, örgütlerde liderlere iktidarlarını pekiştirmek için örgütsel yapıyı değiştirmeleri, enformasyona en kısa zamanda ve en kapsamlı bir şekilde ulaşmalarını sağlayacak bir yapıyı benimsemeleri önerilmektedir (Pfeffer 1992: 301). Bu da enformasyonun güç sağlayan rolünü ortaya koyması bakımından büyük önem taşımaktadır. ÖrgütselGelişen Teknolojiler, Öğrenen Örgütler ve Halkla İlişkiler değişim sürecinin istenen sonuçları vermesi için, değişim sürecindeki örgütlerin liderlik tarzının, diğer liderlik tarzlarından farklı olarak, bazı özellikler taşıdığı belirtilmektedir. Bu özellikler arasında yer alan unsurlar şu şekilde sıralanmaktadır: Liderlik insan içindir. Liderlik, asıl kendi liderliğinizi yapmaktır. Liderlik içsel bir motivasyondur. Liderlik, aczini kabullenerek mükemmel için çalışmaktır. Liderlik, değişimdir. Liderlik, güvendir. Liderlik, büyümektir. Liderlik, enerji dolu olmaktır. Liderlik, pozitif bir tecrübe üretimidir. Liderlik, istikrar üzere sonuçlar üretmektir. Liderlik, korkuyu azaltmak, umudu çoğalt-maktır. Nüve Forum » akademik » İletişim Fakültesi » Radyo Televizyon Sinema
__________________ "Just My Imagination" ' Very Special Thanks To Pain' |
|
#4
| ||||
| ||||
| TEKNOLOJİK GELİŞMELERİN ÖRGÜTSEL BAŞARIYA ETKİSİ Kamu yönetiminde örgüt içi iletişimi engelleyen en önemli engeller arasında bürokrasi ve hiyerarşi yer almaktadır. Ancak, “İletişimde hiyerarşi yoktur” (İzgören 1999: 12) ifadesi, halkla ilişkilerde başarının ön koşullarından birisinin, iletişim kanallarını tıkayan her türlü unsurun ortadan kaldırılması gereğini ortaya koymaktadır. Başarı için kaçınılmaz bir formül olarak ifade edilen, “Doğru kişi + yer + zaman” (İzgören 1999: 160) formülü, insan kaynakları yönetiminin, kurumsal başarıda çok etkili olduğunu ortaya koyması yanında, halkla ilişkiler gibi, insana yönelik ve insanlar tarafından yerine getirilmesi gereken faaliyetler bakımından, bunun daha da önemli olduğunu söylemek yanlış olmayacaktır. Örgütsel başarının sağlanması için yoğun çaba gösterilmekte, örgüt varlığı ile örgütsel başarı arasında doğru bir orantı bulunduğu varsayımı ile, bu iki kavram arasında bir ilişki kurularak, değişik görüşler ortaya atılmaktadır. Örgüt doğasının analizi için farklı bir bakış açısını yansıtmak amacıyla kullanılan, “Örgüt Sağlı-ğı”(Altun 2001: 7) ve “Kurum Vatandaşlığı” kuruma aidiyetin önemini vurgulamak, örgüt uygulamalarının meşruiye-tinin altını çizmek ve kurumsal kimlik oluştur-mak amacıyla ortaya atılan kavramlar; kuruma ve kurumda çalışanlara, alışılagelmişten farklı bir bakış açısıyla bakılmasını, kuruma yeni bir boyut kazandırılmasını hedefleyen ve bütün bu alanlara özel vurgu yapılmasına işaret eden kavramlar olarak değerlendirilebilir. Ayrıca, “Kurumsal Kültür”, “Kurum Kimliği”, “Kurum İmajı” gibi kavramlar da, örgütle, örgütte çalışanların özdeşleşmesi gereğini vurgulamak için kullanılan kavramlar arasında yer almaktadır (Okay 2000: 40). Burada vurgulanmak istenen husus, kurum ile kurumun insan kaynakları potansiyelinin birlikte hareket ederek bir sinerji yaratmaları, sistem yaklaşımının temel kavramlarından biri olan ve bireysel güçlerin bir araya getirilmesi, bu güçlerin matematiksel toplamından daha büyük olacağını ifade etmek için kullanılan, “Holizm” kavramının bu alanda da etkili sonuç verebileceğine dikkat çekilerek, “Toplam Kalite Yönetimine” atıfta bulunulmak istenmektedir. Gerçekten, halkla ilişkiler alanında etkili sonuçlar alınabilmesi, büyük ölçüde yapılacak bütün halkla ilişkiler faaliyetlerinin, örgütle örgütün insan kaynakları potansiyelinin bir uyum içerisinde, yukarıda belirtilen kavramlarla ilişkilendirilerek harekete geçirilmesine bağlı olacağı söylenebilir. Dünyanın çeşitli endüstri dallarında faaliyet gösteren başarılı işletmelerin beş ortak özelli-ğinin olduğu ve bunların da; devamlı gelişim, dürüstlük, hayran müşteriler, gönüllü ve yetkin personel ile finansal başarı şeklinde sıralandığı ifade edilmektedir (Blanchard ve Waghorn 1997: 53). Bu özelliklerin, halkla ilişkiler bakımından da önemli olduğu hatırlanacak olursa, halkla ilişkiler alanında başarılı olmanın ip uçları niteliği taşıdığı söylenebilir Nüve Forum » akademik » İletişim Fakültesi » Radyo Televizyon Sinema
__________________ "Just My Imagination" ' Very Special Thanks To Pain' |
|
#5
| ||||
| ||||
| TEKNOLOJİK GELİŞMELER VE ENFORMASYON TEKNOLOJİSİ Son yıllarda enformasyon teknolojisi kavramı kamu ve özel kuruluş ayrımı yapılmaksızın bütün kuruluşları yakından ilgilendiren bir kavram olarak karşımıza çıkmaktadır. Enformasyon teknolojisi, “Bir kuruluşun bilgisayar ve iletişim teknolojisine yaptığı toplam yatırım olarak” tanımlanmaktadır. Bu tanım kapsamına, donanım, yazılım, telekomünikasyon, veri toplama ve gösterme araçları, süpermarketlerdeki satış noktası araçları, bankamatikler, elektronik olarak saklanan bütün veriler, bunlara ait araç gereç ve yedek parçalar, bu alandaki teknolojik gelişme için yapılan bütün Ar-Ge harcamaları girmektedir. Günümüzde elektronik ticaretin giderek yaygınlaşması ve yakın bir gelecekte, bütün ülkelerin ticaret hacimlerinin büyük bir kısmını kapsayacağı da dikkate alınacak olursa, enformasyon teknolojisinin ne denli bir önem taşıdığı daha kolay anlaşılacaktır. Enformasyon teknolojileri içerisinde özellikle, kuruluşların halkla ilişkilerinin gelişmesi bakımından önem taşıyan; yerel ağlar, satış nok-tası cihazları, görüntü işleme sistemleri, kişisel bilgisayarlar, tarayıcılar, veritabanları, internet web siteleri, güvenlik kameraları, kelime işlem yazılımları, integre uygulama paketleri, bilgisayar disketleri, faks, CD Rom alanlarında yatırım yapmanın maliyet düşürme, ya da üst düzey yöneticilere anında enformasyon sağlama ve kurumun hedef kitlelerine kurum ile ilgili sağlıklı ve düzenli bilgi sağlama amaç-lanmaktadır (Weill ve Broadbent 1999: 27). Ayrıca teknoloji ortamının iletişim araçları olarak, internet surf, web sayfaları, elektronik posta, CD Rom, chat odaları, sayılırken (Kadıbeşegil 1998: 89-90) teknolojik ortamlar arasında, kendi web sayfanız, faksınız, elektronik posta sisteminiz, chat odanız, intranet ortamınız, extranet ortamınız, on line bağlantılar, CD Rom ve bilgisayar disketleri yer almaktadır. Nüve Forum » akademik » İletişim Fakültesi » Radyo Televizyon Sinema
__________________ "Just My Imagination" ' Very Special Thanks To Pain' |
|
#6
| ||||
| ||||
| TEKNOLOJİK GELİŞMELER VE DEĞİŞİM Değişim, “Bir aktör, bir sistem ve bir çevre arasında meydana gelen, karşılıklı etkileşim olayıdır” şeklinde tanım-lanmaktadır. Değişim 20. yüzyılın, 21. yüzyıla bıraktığı en önemli mirastır. Bu bağlamda, 21. yüzyıla damgasını vuracak önemli anahtar kavramlardan birisi olarak değerlendirilebilir. Değişim bir zorunluluk haline gelmiştir. Bunu ifade etmek için, “Değişmeyen tek şey değişimdir” sloganı yaygın biçimde kullanılmaktadır. “Toplumsal yaşamı etkileyen tüm değişimler Halkla İlişkiler mesleğini icra edenlerin ilgi alanına girer” şeklinde yapılan bir değerlendirmeden de anlaşılabile-ceği gibi, halkla ilişkilerin değişime daha du-yarlı olma zorunluluğu vardır. Bunun nedeni, hedef kitleyi etkilemenin tek yolu, hedef kitlenin duyarlı olduğu alanlarda ve algılayabileceği yöntemle hareket etmektir. 1990’lı yıllarda, hem anlam, hem içerik, hem de hız kazanarak farklı bir boyut kazanan değişimin nedenleri, dışsal nedenler ve içsel nedenler şeklinde ikiye ayrılarak açıklanmaktadır. Nüve Forum » akademik » İletişim Fakültesi » Radyo Televizyon Sinema
__________________ "Just My Imagination" ' Very Special Thanks To Pain' |
|
#7
| ||||
| ||||
| DEĞİŞİMİN DIŞSAL NEDENLERİ Değişim ile ilgili olarak, çok farklı alanlarda, çok farklı görüşler ortaya atılmıştır. Bu farklı görüşlerin tamamının ortak noktası, değişimin kaçınılmaz olduğudur. O zaman yapılması gereken bu toplumsal olgunun nedenlerinin belirlenerek, değişimi kendi haline bırakma yerine, yönetilebilir bir değişim süreci yaşanması için çaba göstermemiz gerekir. Bu bağlamda, değişimin nedenleri ikili bir sınıf-landırma yapılarak dışsal nedenler ve içsel nedenler olarak şu şekilde belirtilmektedir: Küreselleşme Demokratik değerlerin yaygınlaşarak kabul görmesi Uluslararası örgütlerin daha etkin konuma gelmesi Uluslararası kamuoyunun etkisinin giderek artması Refah düzeyinin göreceli olarak artması Bilgi üretimine giderek daha fazla kaynak ayrılması Enformasyonun hız kazanması Kalite anlayışının gelişmesi Verimlilik ve etkililik kavramlarının değişimi Piyasa ekonomisinin küresel hakimiyet kazanması Gelişen Teknolojiler, Öğrenen Örgütler ve Halkla İlişkiler Dikkate alınması gereken ekonomik ve politik faktörlerin çoğalması ve çeşitlenmesi Bilgi patlaması Konjonktürel faktörlerdeki dengesizlik ve belirsizliklerin artması Her türlü kaynaktaki artış ve çeşitlenmeler Kültürel ve sosyal bilinçlenme ve sorunların artması Ekolojik bilinçlenme Teknolojik gelişmeler Tüketici ve müşteri odaklılığa geçiş İletişimin medyalar aracılığıyla kitlesel olarak yaygınlaşması Nüve Forum » akademik » İletişim Fakültesi » Radyo Televizyon Sinema
__________________ "Just My Imagination" ' Very Special Thanks To Pain' |
|
#8
| ||||
| ||||
| DEĞİŞİMİN İÇSEL NEDENLERİ İşlerin içeriği ve tanımlardaki gelişmeler Profesyonel anlayışın gelişimi Daha fazla sorumluluk ve otonomi talep eden işgücü Yönetim anlayış ve yaklaşımlarındaki gelişmeler Daha organik yapılara geçiş Ekip çalışması yöntemlerinin yaygınlaşması İşletme içi iletişim sistem ve yöntemlerinin gelişimi Refah toplumuna geçiş özlemi Tüketim kalıplarının değişmesi Motive edici faktörlerin yeni boyut kazanması Kitle iletişim araçlarının yaygınlaşması Eğitimin giderek yaygınlaşması Demokratik değerlerin gelişmesi ve yaygınlaşması Bireysel özgürlüklerin yeni bir boyut kazanması Nüve Forum » akademik » İletişim Fakültesi » Radyo Televizyon Sinema
__________________ "Just My Imagination" ' Very Special Thanks To Pain' |
|
#9
| ||||
| ||||
| 21. YÜZYILDA GELİŞEN TEKNOLOJİLER VE ÖĞRENEN ÖRGÜTLER 20. Yüzyılın son çeyreğinde, dünyanın her tarafında pek çok kamu ve özel kuruluşun sorumsuzca davranmaları yüzünden, pek çok kişi doğrudan veya dolaylı olarak zarar gör-müştür. Çoğu zaman bu zararların telafisi mümkün olamamıştır. Ayrıca bu konu üzerinde de yeteri kadar durulduğu söylenemez. Özellikle, son 25 yıl içerisinde Toplam kalite Yönetimi çerçevesinde “Kalite” kavramına yapı-lan vurgu ile “Sorumluluk” kavramına yapılan vurgu karşılaştırıldığında, arada inanılmaz derecede büyük bir farklılık olduğunu söyleyebiliriz. Son yıllarda, “Sorumluluk” kavramına vurgu yapmak amacıyla “Total Responsibility Management: TRM” (Toplam Sorumluluk Yönetimi) kavramı ortaya atılmıştır (Waddock ve ark. 2002: 1). Böylece, kamu ve özel örgütler bakımından, sorumluluğun vazgeçilemez bir unsur olduğuna vurgu yapılmak istenmektedir. Ayrıca, hem “Toplam Kalite Yönetimi”nin, hem de “Toplam Sorumluluk Yönetimi”nin, öğrenen örgütler bakımından önemli olması, 21. yüzyılda örgütlenme modeli olarak öğrenen örgütlerin daha da önem kazanacağına dikkat çekilmektedir (Waddock ve ark. 2002: 4). Öğrenen örgütlerlerin beş disiplini olarak ifade edilen, Sistem Düşüncesi, Kişisel Hakimiyet, Zihni Modeller, Paylaşılan Görme Gücünün Oluşturulması ve Takım Halinde Öğrenme, Senge tarafından ortaya atılan ve yaygın kabul gören, yeni bir yaklaşımdır (Senge 2002: 15-19). Senge, örgütsel öğrenmeyi hızlandırmak amacıyla üzerinde çalışılan bazı önemli konuları şu şekilde sıralamaktadır (Senge 2002: 358-361) : Mikrodünyalarla Gerçek Dünyaları Bütünleştirme Zamanı Hızlandırma ve Yavaşlatma Alanı Daraltmak Değişkenlerin İzolasyonu Deneysel Yönelim Düşünmek İçin Ara Teoriye Dayalı Strateji Nüve Forum » akademik » İletişim Fakültesi » Radyo Televizyon Sinema
__________________ "Just My Imagination" ' Very Special Thanks To Pain' |
|
#10
| ||||
| ||||
| Kurumsal Bellek Öğrenen örgütlerin yeni yöntemleri ve yeni teknolojileri kullanmaları, hatta yeni yöntemler ve yeni teknolojiler geliştirmeleri en ayırt edici özellikleri olarak söylenebilir. “Ya buluş yapacak, ya geri kalacaksın” anlayışı, yenilikçiliğin ve öğrenme-nin önemini vurgulamak için kullanılan, dikkat çekici bir slogandır. Öğrenen örgütlerin dışa açık, gelişmeleri izleyen, hatta çoğu zaman yönlendiren bir özellik taşımaları gerekmektedir. Yaratıcı, yenilikçi ve rekabetçi bir anlayışı benimsemeden, öğrenen örgüt olma veya böyle bir konuma gelme mümkün olmayacaktır. Bu özelliklerinden dolayı, öğrenen örgütlerin Halkla İlişkiler faaliyetlerinin başarılı sonuç vermesi için çok uygun bir ortam oluşturabile-cekleri söylenebilir. Öğrenen Örgütler için, stratejik liderlik türü bir liderliğin gerekli olduğu, her şeyin uzun vadeli öngörülmesinin bir zorunluluk olduğu kabul edilmektedir. Aynı şekilde, Öğrenen Örgütlerde, Halkla İlişkiler faaliyetlerinin de uzun vadeli düşünülmesi gerektiği üzerinde durularak, Halkla İlişkiler faaliyetlerinin hem uygulanmasının daha kolay olacağı ve aynı zamanda başarı şansının daha yüksek olacağı öne sürülmektedir. Teknolojik gelişmelerin örgütsel yapıyı büyük ölçüde etkilediği bilinmektedir. Burada söylemek istediğimiz, teknolojik gelişmelerin sadece örgütsel yapıyı etkilemekten öte, örgütün niteliğini de etkilediğinin çok açık bir biçimde vurgulanmasıdır. Artık, örgütün klasik anlamda “Entropiye” karşı direnen, varlığını devam ettirmek için çaba gösteren bir yapıdan, yeni-likçiliği benimseyen, rekabetçi, yaratıcı özelliklerini ön plana çıkaran “Öğrenen Örgüt” konumuna ulaşması gerekir. İçerisinde yaşadığımız yüzyılda, örgütlerin “Öğrenen Örgüt” durumuna dönüşmeleri sonucuna bağlı olarak, örgütlerin “Halkla İlişkiler Hizmet Yelpazesinde” de bazı değişikliklerin olduğu gözlemlenmektedir. Halkla ilişkiler hizmet yelpazesinin iki yönlü olarak incelenebileceği söylenebilir. Bunlardan birincisi uzmanlık alanları, ikincisi de hizmet yelpa-zesidir. En sık rastlanan uzmanlık alanları şu şekilde sıralanmaktadır: İletişim teknolojileri Sağlık sektörü Endüstriyel ilişkiler Yatırımcı ilişkileri Çalışanlarla ilişkiler Kriz yönetimi Reklamcılık Propaganda Tanıtım Kamuoyunu aydınlatma Kamusal ilişkiler Lobicilik Uluslar arası halkla ilişkiler Tüketici ilişkileri Halkla ilişkiler hizmet yelpazesinde yer alan konular ise şu şekilde sıralanabilir: Stratejik planlama ve danışmanlık Medya ilişkileri Yönetimin medya eğitimi Grafik tasarım Fuar ve sergi düzenlemeleri Açılış ve yıldönümü kutlamaları Özel etkinliklerin yönetimi Yeni medya üretimi ve kullanımı Basın ve halkla ilişkiler 21. Yüzyılın ilk yılları, teknolojik gelişmelerin artarak devam edeceğine işaret etmektedir. Bir kaynakta, 20. yüzyıl örgütleri ile 21. yüzyıl örgütleri çeşitli açılardan karşılaştırılarak, aşağıda belirtilen değerlendirmeler yapılmaktadır: 21. yüzyılın örgütlerinin temel özelliği bu örgütlerin “Öğrenen Örgütler” olmasıdır. Öğ-renen örgütlerin odak noktasını, örgütün, liderlik, kültür, insanları birer varlık olarak yönetme, yapılar ve süreçlerden oluşan, dört alandaki örgütün davranış biçimi oluşturmaktadır. Öğrenen örgütlerle ilgili ilk düşüncenin 1940’lı yıllarda Revans tarafından ortaya atıldığı belir. Gelişen Teknolojiler, Öğrenen Örgütler ve Halkla İlişkiler öretilmektedir. Ayrıca, Revans, öğrenen örgütler kavramını sistem yaklaşımı ile de ilişkilendirerek bu alanda çalışan diğer bilim adamlarına da öncülük etmiştir. Daha sonra, öğrenen örgütlerkavramı ile yönetimi geliştirme kavramı ara-sında da ilişki kurularak, konunun sadece örgüt çalışanlarının belirli bir konuda bilgilerini artırmaktan ibaret olmadığına özellikle dikkat çekilmek istenmiştir. Nüve Forum » akademik » İletişim Fakültesi » Radyo Televizyon Sinema
__________________ "Just My Imagination" ' Very Special Thanks To Pain' |