iconBütün zaman ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu anki saat: 07:28 . | Nüve Foruma Hoşgeldiniz! Forumumuzdan yararlanmak için lütfen Üye Olun !

» Nüve Forum » akademik » İletişim Fakültesi » Radyo Televizyon Sinema » Kamu denetim sistemi olarak ombudsman ve Türkiye'de uygulanabilirliği

Radyo Televizyon Sinema Radyo Televizyon Sinema Bölümü 1965 yılından bu yana görsel işitsel medyaya nitelikli mezunlar kazandırmanın ötesinde, Türkiye’deki medya çalışmaları alanına öncülük etmektedir.

Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Stil
  #11  
Alt 24.06.08, 00:41
kanlica - ait kullanıcı resmi (Avatar)
Yaratıcı
Üyelik tarihi: May 2006
İletiler: 1.448
Ettiği Teşekkür: 499
326 tane iletisine 552 kere teşekkür edilmiş
kanlica ... O'nu tanımayan yok ki.kanlica ... O'nu tanımayan yok ki.kanlica ... O'nu tanımayan yok ki.kanlica ... O'nu tanımayan yok ki.kanlica ... O'nu tanımayan yok ki.kanlica ... O'nu tanımayan yok ki.kanlica ... O'nu tanımayan yok ki.kanlica ... O'nu tanımayan yok ki.kanlica ... O'nu tanımayan yok ki.
  Send PM
Standart Cevap: Kamu denetim sistemi olarak ombudsman ve Türkiye'de uygulanabilirliği

A. Koruma işlevi
B. Araştırma, inceleme ve denetleme işlevi
1. Kendiliğinden (ex-officio) araştırma ve in­celeme
2. Yakınma üzerine soruşturma
C. Yönetimin gelişmesine katkı sağlama işlevi
A. Koruma İşlevi
Bu işlev, devletin müeyyide uygulama tekeline karşı bir tedbir olarak, kişilerin sahip olduğu temel hak ve özgürlüklere ilişkin muhtemel tehdit ve sınırlandırmalara karşı bir güvence sağlamayı içerir (Akıncı 1999: 284). Çünkü kişi devlet kurumları karşısında korunmasız bir konumdadır. Kurumla ya da kurumda çalışan bir kişiyle ilgili şikayetini yine kurumun başın-da bulunan veya kurumun bağlı bulunduğu üst merciye yapmak durumundadır.
Vatandaş, idareye onunla ilgili şikayette bulun­duğunda idare çoğu kez kendini haklı göster­meye çalışmakta ve bu durum vatandaşın yö­netime olan güvenini zedelemektedir. Hatta yönetim, bazen de tehdit ve şantaj gibi sindir­me yollarına giderek, kişinin haklı olduğu konularda hakkını aramasına engel olmaya dahi kalkışmaktadır. Ombudsman bu durum­larda da, kararlı bir şekilde yönetimin üzerine gidecek, halkın güvenini tesis edecek bir güçtür (Avşar t.y: 119). Toplum gözünde sahip olduğu saygınlık sayesinde, mağdur olan kişinin hak-kının elde edilmesinde büyük bir rol üstlen­mektedir.
Ombudsmanın varlığı dahi, kamu yönetimini, “mağduriyet iddiası” ve “şikayet” olasılıklarını göz önünde bulundurarak halka daha iyi mua­mele etmeye, vatandaşların işlerini hızlı ve adil bir biçimde yapmaya teşvik edecek (Avşar t.y: 118), vatandaşların yönetimin gerçekleştirdiği eylem ve işlemler karşısında korunmasını sağ-layacaktır.
B. Araştırma, İnceleme ve Denetleme İşlevi İdarenin etkin bir şekilde denetlenmesi, her şeyden önce, ombudsman kurumunun amacıdır (Keneş 1997: 795). İyi bir yönetimden bekle­nen kalite standartlarının sağlanamaması ombudsmanı harekete geçirir. Araştırma ve inceleme süreci gerçekleştirmiş olduğu işte idari makam tarafından taraf tutulduğu, ihmal, bilgisizlik, yetersizlik, art niyet, keyfilik, ge­cikme türünde kokular geliyorsa işlemeye başlar. Bu süreç, kendiliğinden olabileceği gibi, bir şikayet sonucunda da olabilir (Akıncı 1999:286-287). Araştırma, inceleme ve denetleme işlevi ombudsmanın üstlendiği görevleri layı-kıyla gerçekleştirebilmesi ve varoluş amacının gereğini yerine getirebilmesi için vazgeçilmez­dir. Çünkü yaptığı araştırmalar neticesinde, kendisine gelen şikayetlerin doğruluk ve haklı-lık derecelerini öğrenebilecek ve hakkaniyete uygun çözümler önererek, mağdur olan kimse­lerin haklarının korunmasını sağlayabilecektir.

1. Kendiliğinden (ex-officio) Araştırma ve İnceleme
Ombudsman tarafından yönetsel konuların inceleme konusu yapılabilmesi için vatandaşla-rın başvuruda bulunması şart değildir. Şahsi gözlemlerine, gerçekleştirdiği denetimlere ya da kitle iletişim araçları aracılıyla kendisine ulaşan bilgi ve belgelere dayalı olarak da ombudsman yönetimin gerçekleştirdiği eylem ve işlemleri inceleme konusu yapabilir (Altuğ 2002: 39). Yani ombudsmanlar, gerekli gör­dükleri durumlarda kendiliklerinden araştırma, soruşturma yapabilmektedirler (Avşar t.y: 69, Bereket ve Demirkol 1996: 31). Bulunduğu statü ve üstlendiği rol de bunu gerektirir.
2. Yakınma Üzerine Soruşturma
Şikayette bulunan kişilerin dinlenmesi ombuds-manın şikayetleri öğrenebilmesinin tek yolu değildir. Birçok ülkede ombudsman yazılı yakınmaları da kabul edebilir, hatta hiç şikayet beklemeden re’sen de harekete geçebilir (Keneş 1997: 792). Ancak, uygulamada, esas itibariyle ombudsman şikayette bulunulması üzerine çalışmaya başlamakta ve şikayetçi olan kimsenin ombudsmana başvurabilmesi için diğer idari çarelerin hiçbirinden sonuç alama-ması gerekmektedir (Altuğ 2002:153). Vatan­daş diğer idari yolların hiçbirinden bir netice elde edemediğinde ombudsman devreye gire­rek, vatandaşın söz konusu mağduriyetini orta­dan kaldırmaktadır.
C. Yönetimin Gelişmesine Katkı Sağlama İşlevi
İdarenin ombudsman gibi kurumlar aracılığıyla gözlenmesi neticesinde, çağdaş bir yönetimden beklenen demokratiklik, şeffaflık ve dürüstlük daha iyi biçimde gerçekleşebilmektedir (Akıncı 1999: 292). Ombudsman, uygulandığı ülkelerde, yönetimin aksayan yönlerini ortaya çıkara­rak, uygulamalarda doğruları belirleyerek, verimin ve hizmet kalitesinin artmasını, idare­nin kendine karşı duyduğu güvenin yükselme­sini sağlamaktadır (Ataman 1997: 786). Aynı zamanda, idare, ombudsman sayesinde hata yapmasını önleyen ve yaptığı hataları bir an önce düzeltmesini sağlayan bir yol göstericiye ve vatandaşla olan iletişimini en üst seviyede tutmasını sağlayan bir halkla ilişkiler uzmanına sahip olacaktır (Erhürman 1998: 100). Bu ö­zelliğiyle ombudsman kamu yönetiminin ge-lişmesine, kendini yenilemesine önemli katkı-lar sağlayacaktır. Burada amaç kamu yönetimi­nin halkla olan bağını daha da güçlendirmek ve sıcak ilişkiler geliştirilmesine katkıda bulun-maktır.
Ombudsman tarafından yapılan öneriler, ço-ğunlukla yöneticilerin kendiliğinden yapabile­cekleri, ancak sorumluluktan korkmaları nede­niyle teşebbüs dahi edemedikleri işlemlerdir. Öneriler, toplumun tamamının güvenini ka-zanmış ve yaptığı işten hiçbir çıkarının olma-yacağına inanılan ombudsman tarafından ya­pıldığı için yöneticiler gönül rahatlığıyla uy­gulayabilmektedir (Demirel 2003: 128). Om-budsman aynı zamanda kamu görevlileri için büyük bir moral kaynağı teşkil eder. Kamu görevlileri tarafsız bir makam tarafından ak-landığında, çalışma azmi ve moralleri yüksel­mekte; sahip oldukları yetkileri kullanırken daha dikkatli olmaktadırlar (Akıncı 1999: 294). Kusurlu bulunduklarında ise yaptıkları hatanın farkına varmakta ve düzeltme gayreti içerisine girmektedirler.
Ombudsman, kamu görevlilerinin yaptığı ha­taları ne kadar iyi yakalarsa, söz konusu hatala­rın tekrar etme olasılığı o kadar az olur. Ombudsman tarafından, kişiyle yönetim ara-sındaki sürtünme noktaları yağlanarak, gerek­siz türden aşınmalar engellenir (Akıncı 1999: 292), karşılıklı iyi niyet duygularının gelişme-sine katkıda bulunulur.
İnsan haklarının da teminatçısı konumunda olan ombudsman, parlamento ile arasındaki sıkı işbirliğinden dolayı, özellikle, raporlarıyla parlamento için eşi bulunmaz bir bilgi kaynağı durumundadır. Parlamentonun yürütme üzerin­de gerçekleştireceği denetimin güçlenmesinde, söz konusu bu kaynak çok önemli bir rol oynar(Avşar t.y: 118). Böylece, yürütme üzerinde gerçekleşen güçlü denetimle, yürütmenin hata yapma ihtimali de daha az olur.
__________________
Kendi omuzuna tırman. Başka nasıl yükselebilirsin ki !
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
Sponsorlar
  #12  
Alt 24.06.08, 00:44
kanlica - ait kullanıcı resmi (Avatar)
Yaratıcı
Üyelik tarihi: May 2006
İletiler: 1.448
Ettiği Teşekkür: 499
326 tane iletisine 552 kere teşekkür edilmiş
kanlica ... O'nu tanımayan yok ki.kanlica ... O'nu tanımayan yok ki.kanlica ... O'nu tanımayan yok ki.kanlica ... O'nu tanımayan yok ki.kanlica ... O'nu tanımayan yok ki.kanlica ... O'nu tanımayan yok ki.kanlica ... O'nu tanımayan yok ki.kanlica ... O'nu tanımayan yok ki.kanlica ... O'nu tanımayan yok ki.
  Send PM
Standart Cevap: Kamu denetim sistemi olarak ombudsman ve Türkiye'de uygulanabilirliği

VIII. OMBUDSMANIN TÜRKİYE’DE UYGULANABİLİRLİĞİ
Ombudsmanın Türkiye’de uygulanabilirliğini ortaya koyabilmek için konuya dört boyutta yaklaşılmasında yarar görülmüştür. Bu doğ-rultuda konunun daha net ve berrak bir biçimde açıklanabilmesi için öncelikle ombudsmanın Türkiye için neden gerekli olduğu üzerinde durulacak, bu açıklamaların ardından ombudsmanın Türkiye’de uygulanmaya baş-lanması halinde ne gibi zorluklarla karşılaşaca-ğı ve ne gibi yararlar sağlayacağı vurgulanacak ve en sonunda da ülkemizde uygulanması için nasıl bir yapılanma içerisine girmesi gerektiği ortaya konulmaya çalışılacaktır.
A.Ombudsman Türkiye İçin Neden Gerekli?
Ülkemizde hükümetlerin çoğu zaman parla­mentoda çoğunluğa sahip olması nedeniyle parlamento tarafından yapılan denetimin etkili olmadığı, özellikle söz konusu olanlar hükümet ve bakanlarsa denetimin yetersiz kaldığı, yar-gılama sürecinin uzun süren ve pahalı bir süreç olmasından dolayı, adalete ulaşılsa bile geç gerçekleşmesi nedeniyle gerekli tatmini sağla-yamadığı, idarenin kendini denetlerken taraflı davranarak kendini aklama yoluna gittiği, böyle olmasa dahi çoğu zaman sırf görevi yeri­ne getirmek amacıyla yapıldığı ve yerindelik ve hakkaniyetin aranmadığı, kamuoyunun ise yeterli derecede bilinçlenmediği, yönetim tara­fından zaman zaman kamuoyunca verilen tep­kilerin “bir kısım muhalefet”, “bir kısım med­ya”, “bir takım adamlar” şeklindeki niteleme­lerle küçümsendiği dolayısıyla söz konusu denetimin gerçekleşmediği görülmektedir (Avşar t.y: 144). Bunların yanı sıra, Türkiye’de uygulanmakta olan denetim hizmetleri, genelde şekli unsurları öne çıkarmakta ve bir tür tören-ciliğe sebebiyet vermektedir. Bürokrasinin denetiminin sağlanmasından çok, bürokratik işlemlerin çoğalmasına ve kırtasiyeciliğe neden olmakta (Eryılmaz 1993: 90), kalabalık ve yüksek ücret alan kadrolara sahip olması sebe­biyle halkın vergisini emmekte ancak pek suya sabuna dokunmamaktadır (Kazancı 2002: 310). Durum böyle olunca söz konusu kurumlar amacından sapmakta, yönetimin vatandaş gö­zünde olumlu bir imajının olmasını bir ölçüde engellemektedir.
Ülkemizde kamu yönetimiyle vatandaş arasın-da oldukça sağlıksız bir ilişki söz konusudur (Kazancı 2002: 306). Tüm dünyada hukuk ve yasalar bireyi devlete karşı korurken, ülkemiz­de devleti bireye karşı korumaktadır. Bireyi koruyacak bir mekanizmaya da ihtiyaç vardır (Kazancı 2002: 307). Bu mekanizma diğer denetim mekanizmaları gibi devletin sırtına yük olup, işlevlerini yerine getiremeyen türden bir mekanizma olmamalı, hakkaniyet ölçütüne büyük önem göstermelidir.
Çünkü, Türkiye’de ismi konulmamış bir ka­yırma sisteminin bulunduğunu belirtmek fazla abartılı olmaz (Eryılmaz 1993: 89). Ayrıca ülkemizde, idare tarafından yapılan hukuk dışı eylem ve işlemlerin artış göstermesi ve yargı organları tarafından geç karar verilmesi, hakla­rını koruma bakımından kişileri mağdur ettiği gibi, hukuk devleti ilkesine de büyük ölçüde zarar vermektedir (Arslan 1986: 172). Bunun önlenebilmesi için, diğer denetim mekanizma­larına nazaran, ucuz, basit ve pratik olan ombudsmanlığın ülkemizde de benimsenmesi yararlı ve gereklidir. Coğrafi genişlik, nüfus yoğunluğu ve bürokrasiden yakınmaların çok olması sebeplerinden ötürü, merkezi yönetim, yerel yönetimler ve ordu gibi kurumlarda ayrı ayrı ve gerektiği taktirde birden çok ombuds-manların oluşturulması yoluna gidilebilir (Eryılmaz 1993: 94). Ancak oluşturulması gereken ombudsmanın yapısı, işlevleri, statüsü, özellikleri ve görevleri nasıl yapılandırılacak-tır? konularının dikkatli bir şekilde göz önünde bulundurulması gerekmektedir.
Yapılan tüm bu açıklamalar ve değişik yazar­lardan aktardığımız görüşler özetlenecek olur­sa, ombudsmanın Türkiye için neden gerekli olduğunu 9 maddede belirtmek mümkündür:
Parlamentonun yaptığı denetimin hükümetle­rin çoğu zaman parlamentoda çoğunluğa sahip olması sebebiyle etkili olmaması.
Yargılama sürecinin uzun sürmesi ve pahalı olması.
- İdarenin kendini denetlerken kendi lehine
taraflı davranması.


Bir Kamu Denetim Sistemi Olarak Ombudsman
- Kamuoyunca verilen tepkilerin yönetim tara­
fından fazla ciddiye alınmaması.

- Uygulanmakta olan denetim hizmetlerinin
daha çok şekli unsurları öne çıkarması.

Denetim mekanizmalarının kalabalık ve yük­sek ücret alan kadroları ile büyük bir mali yük getirmesi
Kamu yönetimi ile vatandaş arasında sağlık-sız bir ilişki olması.
Bireyi koruyacak bir mekanizmaya ihtiyaç duyulması.
Adı konulmamış bir kayırma sisteminin ol-ması.
B. Ombudsmanın Türkiye’de Uygulanması Halinde Karşılaşacağı Zorluklar
Demokrasi ilkelerinin tamamıyla yerleştiği, kültür seviyesinin yüksek olduğu, İskandinav ülkelerinde ombudsmanlık kurumu başarıyla işlemektedir (Altuğ 1968: 172). Ancak ülkemiz İskandinav ülkelerinden farklı bir yapı ihtiva etmektedir. Kazancı’nın da (2002: 308) belirt­tiği gibi, ulusal sistem, değer ve alışkanlıkları-mız tarafından ombudsman reddedilmektedir. Yani bir taraftan ombudsmana büyük oranda gereksinim duyarken, diğer yandan onu dışla-maktayız. Türk yönetim sistemi yeniliklere karşı çok direnç gösteren bir yapıdadır. Söz konusu bu direnci ombudsman kurumuna karşı da gösterecektir. Diğer denetim birimlerinin var olması sebebiyle ombudsman kurumuna ihtiyacın olmadığı düşünülecektir.
Ayrıca, otorite, her zaman Türk idare gelene-ğinde önemli bir faktör olmuştur (Baylan 1978: 144). Bu yüzden, yargının ve Kazancı’nın da (2002: 306) belirttiği gibi, siyasal niteliğe sahip kişilerin kendi varoluş sebepleriyle sıkı sıkıya bağlı gördüğü ve hakikaten de öyle olan yöne-tim-halk ilişkilerindeki tekel ve egemenlikleri­ne başka bir ortak kabul etmeleri oldukça zor­dur. Bunların yanı sıra ombudsmanla aynı işlevi gördüğüne inanılan idari denetim meka­nizmaları da ombudsmanın önündeki engeller­den bir diğeridir.
Bu idari denetim mekanizmalarından biri, Ergun’un da (1978: 28) belirttiği gibi, kısmen, yönetimin gerçekleştirdiği her türlü eylem ve işlemi yargı yoluyla denetim altına alabilen anayasal bir bağımsız kuruluş olan Danış-tay’dır (1). Danıştay’ın dışında, Kazancı’nın da (2002: 309) belirttiği gibi, Devlet Denetleme Kurulu ve TBMM İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu görev ve yetkileri bakımından ombudsmanla benzerlik göstermektedir. Aynı şeyi Dilekçe Komisyonu için de belirtmek mümkündür. Denetim amacıyla oluşturulmuş bu kurul ve komisyonlar da ombudsmanın uygulanmasında karşılaşılabilecek zorluklar arasında sayılabilir (2).
Son olarak belirtilmesi gereken, belki de en önemli zorluk ülkemiz kamu yönetimindeki zihniyet sorunudur. Birçok yeniliğin önemi kavranmaksızın, ülke yapısına uygun olup olmayacağı düşünülmeksizin veya ne gibi yararlar getireceği tam anlamıyla hesaplanmak-sızın alınması ülkemiz kamu yönetiminde pekte az olmayan bir uygulamadır. Belki de, Kazancı’nın da (2002: 302-303) belirttiği gibi, her bunalım döneminde kendine kurtarıcı ola­rak bir kurum arayan veya oluşturan sistem şimdi de “ombudsman”ın peşine düşmüştür. Ülkemizde yaşanan yönetim-yönetilen sorunla­rına ombudsman uygulamasının çok önemli bir iyileştirme sağlayacağı iddia edilmektedir. Ancak bu iddianın geçerli olabilmesi için bu kurumun sırf alınmak için alınmaması, önemi­nin çok iyi bir şekilde kavranarak benimsenme­si ve hayata geçirilmesi gerekmektedir.
Bu doğrultuda, Türkiye’de ombudsmanlık kurumu ile ilgili iyimser beklentileri gölgele­yen bir takım gerçekleri de şu şekilde sıralaya-biliriz (Özden ve Gündoğan 2000: 52-53).
Devlet hizmeti ve memurluğu vatandaş naza­rında hâlâ bir hizmet aracı olarak görülmekten çok, bir üstünlük, güç ve güvence olarak algı-lanmaktadır.
Eğer ülkemizde bir ombudsman kurulacaksa, Devlet Denetleme Kurulu ve Danıştay’ın du­rumlarının yeniden gözden geçirilmesi gerekir.
Ülkemizde bürokrasi aşırı derecede kuralcı bir yapıya sahip olmakla beraber, yasal mevzu­atı ters yüz ederek iş yapmaya ve vatandaş aleyhinde neticeler çıkarmaya meyillidir.
Ne yazık ki, devlet yönetiminde görev alan kişilerde yaygınlaşan alışkanlık, yetki ve im

kanları sonuna kadar kullanma, görev ve so­rumlulukları ise mecbur kaldıkça hatırlamaktır.
Yaşanan tüm gelişmelere ve oluşan kamuo­yuna rağmen, ülkemizde henüz kuvvetler ayrı-lığı ilkesi tam anlamıyla uygulanamamaktadır.
Aşırı politize olmuş toplumsal ve kurumsal yapılarımız, adaletin sağlanması ve hak arama mücadelesinde karşımıza önemli engeller ala­rak çıkmaktadır.
Medya organları ekonomik bağımlılık nede­niyle sermaye baskısı altında kalmakta, belli kesimlerin güç elde etme aracı haline gelmekte ve asıl sorumluluk alanından uzaklaşmaktadır
__________________
Kendi omuzuna tırman. Başka nasıl yükselebilirsin ki !
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
  #13  
Alt 24.06.08, 00:46
kanlica - ait kullanıcı resmi (Avatar)
Yaratıcı
Üyelik tarihi: May 2006
İletiler: 1.448
Ettiği Teşekkür: 499
326 tane iletisine 552 kere teşekkür edilmiş
kanlica ... O'nu tanımayan yok ki.kanlica ... O'nu tanımayan yok ki.kanlica ... O'nu tanımayan yok ki.kanlica ... O'nu tanımayan yok ki.kanlica ... O'nu tanımayan yok ki.kanlica ... O'nu tanımayan yok ki.kanlica ... O'nu tanımayan yok ki.kanlica ... O'nu tanımayan yok ki.kanlica ... O'nu tanımayan yok ki.
  Send PM
Standart Cevap: Kamu denetim sistemi olarak ombudsman ve Türkiye'de uygulanabilirliği

C. Ombudsmanın Türkiye’ye Sağlayacağı Yararlar
Ciddi ve süratli, bağımsız ve re’sen harekete geçebilen nitelikte bağımsız bir denetim meka-nizmasının yokluğunun açık bir biçimde hisse­dildiği ülkemizde, ombudsman gibi bir siste­min temiz toplum, temiz idare ve temiz siyaset yönündeki yaşamsal gereksinimleri karşılaya-bileceği düşünülebilir (Keneş 1997: 792).
Ayrıca, ülkemizde, ombudsman sayesinde yeterli mevzuat bilgisine ve ekonomik güce sahip olmayan kişilerin haklı oldukları ancak haksızlığa uğrayarak mağdur edildiklerini dü­şündükleri idarenin eylem ve işlemlerine karşı mücadelede bulunmak için hukuk danışmanı, avukat tutmak, dava açmak için harç yatırmak ya da yargılama süreci sonunda dava masrafla­rını ödemek gibi birçok külfete girmeden, problemlerini ombudsmana başvurarak aktar­maları olanaklı hale gelecektir (Avşar t.y: 118-119). Aslında, mevcut yapıya bakıldığında, Türkiye’de istisnasız tüm kurumlar üzerinde yetkiye sahip bir ombudsmana şiddetle gerek­sinim duyulmaktadır (Kazancı 2002: 307). Çünkü kurumların tamamının işleyişinde ak-saklıklar ve gerçekleştirdiği eylemlerle ilgili yakınmalar bulunmaktadır.
Yetki sınırları ne olursa olsun ülkemizde ombudsmanın varlığının, hem vatandaşa du­yulan güvenin artmasına, hem kamu görevi gören kişilerin yaptıkları eylem ve işlemlerde daha dikkatli davranmalarına, vatandaşların işlerinde gerekli hassasiyet ve özeni göstererek gereken kolaylığı sağlamalarına katkı sağlaya-cağı açıktır (Avşar t.y: 145). Ombudsman sa­dece yönetilenler için değil aynı zamanda yö­netim kademesinde görev yapanlar için de işlerin düzenli bir şekilde işlemesi ve karşılıklı güvenin sağlanması noktasında yarar sağlaya-caktır.
Ülkemizde, yeterli bir denetimin olduğunu, vatandaş ile yönetim arasındaki ilişkilerin ge-liştirilmesine gereksinim olmadığını ve idari alanda hiçbir yozlaşmanın olmadığını söyle­mek mümkün değildir. Onun için ucuz, çabuk, basit ve etkili olan bir kurumun benimsenme­sinde yarar vardır (Keneş 1997: 798). Bu ku­rum sayesinde yönetsel şeffaflığın sağlanması yolunda önemli bir adım atılmış olacaktır.
Yapılan tüm bu açıklamalardan yola çıkarak ombudsmanın Türkiye’ye sağlayacağı yararları şu şekilde sıralamak mümkündür:
Temiz toplum, temiz idare ve temiz siyasetin sağlanması.
Vatandaşın hak arama noktasında çok fazla zorluk çekmesinin önüne geçilmesi.
Kamu yönetimindeki aksaklıkların giderilme­si.
Vatandaş-yönetim ilişkilerinin iyileştirilmesi.
Yönetimde şeffaflığın sağlanması.
Denetimlerde zaman kaybının önüne geçil­mesi.
Bağımsız, tarafsız ve saygın bir kurum tara­fından denetimlerin gerçekleştirilmesi.
D. Türkiye’de Ombudsman Nasıl Bir Yapı-lanma İçerisine Girmeli?
Ombudsmanın ülkemizde uygulanması nokta-sında son dönemlerde çeşitli çabalar içerisine girildiği görülmektedir. Bu çabalardan bir tane­si 2000 yılının temmuz ayında TBMM’ye gön­derilen “Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu Tasarısı”, diğeri ise 2003 yılının Aralık ayında TBMM’ye gönderilen “Kamu Yönetimi Temel Kanunu Tasarısı”dır. Söz konusu tasarılar içe­rik ve mahiyet bakımından birbirlerinden fark-lılık arz etmekle birlikte, her ikisi de yönetsel şeffaflığın sağlanması ve yönetim halk ilişkile­rinin daha iyi bir yapıya kavuşturulması nokta

sında ombudsman kurumunun kurulmasının yararlı olacağı ve ülkemiz yönetim yapısında böyle bir kurumun oluşturulmasının gerekli olduğu fikrini taşımaktadır (3).
Ancak, burada karşımıza Türkiye’de ombuds-manın olabilirliğiyle ilgili iki konu çıkmakta-dır. Bunlar, ombudsmanın hemen mi olabilece-ği, yoksa alt yapısı oluşturulduktan sonra mı olabileceğidir? (Avşar t.y: 124). Ülkemizde oluşturulacak ombudsman kurumunun başarılı olabilmesi için öncelikle gereken şey uygun bir alt yapı oluşturmaktır (Ataman 1997: 787). Türkiye’de ombudsmanın olabilmesi için alt yapısının oluşturulması gerektiğini savunanla­rın önemine işaret ettikleri nokta, idari yargı sisteminin uygulandığı ülkemizde öncelikle ombudsmanın anayasal bir kurum olarak ortaya çıkarılmasıdır (Avşar t.y: 124). Çünkü ombuds-man, anayasal bir kurum haline geldiği zaman politik yaklaşımlar sonucunda siyasallaşması-nın ve yıpranmasının önüne geçilebilecektir.
Ombudsman kurumu, ülkedeki mevcut siste­min bir yansımasıdır. Bu nedenle, ülke ger­çekleriyle bağdaşmayan bir ombudsmanlık sisteminin etkinliğinden de söz edilemez (Altuğ 2002: 153). Ombudsmanı kopya etmek yerine, ülke şartlarına uygun olacak biçimde yeniden tasarlama yoluna gidilmelidir (Altuğ 2002: 48). Sırf gösteriş amacı taşıyarak ombudsmanı ithal etmenin hiçbir manası yok­tur. Ülkemizde sıkıntı doğuran noktalar bellidir ve öncelikle ombudsman söz konusu bu nok­talar için gereklidir. Bunlardan bir tanesi yargı-dır ve hiç kimse yargıya karışamaz. Anayasal ve yasal güvencelerle kendini koruma altına alan yargının aynen İsveç, Finlandiya ve Da­nimarka’da olduğu gibi ombudsmana açılması sosyolojik olarak gerekli olsa dahi hukuki an­lamda çok zordur (Kazancı 2002: 306). Ombudsman böyle bir girişimde bulunacağı zaman önüne engel olarak yargının bağımsız olduğu sürülebilir. Ayrıca yargı mensupları sahip oldukları otoritenin ombudsman tarafın-dan gölgelenmesini veya onunla paylaşılmasını istemeyeceklerdir. Buna rağmen ombudsman hak ettiği şekilde uygulanmak isteniyorsa yar-gının da onun denetimine açılması gerekmek­tedir.
Hem bir denetim organı, hem de kamu yöneti­minin halka gülen yüzü mahiyetinde olan ombudsman uygulamasının Türkiye’de uygu­lamaya sokulabilmesi için kamuoyu desteğine ihtiyaç vardır (Avşar t.y: 146). Böyle bir destek sağlanmadan ve ombudsmanın ne olduğuyla ilgili vatandaşa ayrıntılı bir bilgi verilmeden bu kurumun kurulması hiçbir mana ifade etmeye­cektir. Çünkü vatandaş bu kurumun ne işe yaradığını bilmeyeceği için, ona hangi tür şika-yetle nasıl başvurması gerektiğini de bilmeye­cek ve bir anlamda diğer devlet kurumlarından çekindiği gibi ombudsman kurumundan da çekinecektir. Durum böyle olunca da ombudsman kurumu ülkemizde sağlıklı bir şekilde işleyemeyecektir.
Ombudsman kurumunun Türkiye’de hak ettiği şekilde uygulanması vatandaş ve kamu yöne­timi açısından oldukça iyi niteceler getirecektir. Ancak, Kazancı’nın da (2002: 310) dediği gibi, var olan kamu yönetimine yalnızca yeni ku­rumlar ilave etmek suretiyle Türkiye yönetsel sorunlarına çözüm getiremez. Öyleyse ombudsmana ülkemize yarar sağlar bir nitelik kazandırılması için;
-Öncelikle bu kurumun alt yapısı oluşturulmalı,
-Kuruma anayasal bir nitelik kazandırılarak siyasallaşmasının önüne geçilmeli,
-Diğer idari denetim mekanizmaları karşısında nerede yer aldığı net bir şekilde ortaya konul-malı,
-Dışarıdan aynen ithal etmek yerine, ülkenin sosyo-kültürel ve yönetsel yapısına uygun hale getirilerek yeniden tasarlanmalı,
-Uygulamaya geçmeden önce halka kurumla ilgili ayrıntılı bilgiler verilmeli ve halk desteği sağlanmalı,
-Kurumun başına gerçekten de orada olmayı hak eden (gerek eğitimiyle, gerekse bünyesinde taşıdığı diğer özellikleriyle), ülkede saygı du­yulan birisi geçirilmeli,
-Kurumun gerçek anlamda fonksiyonlarını yerine getirebilmesi için yetkilerinde kısıtlama yoluna gidilmemeli, bağımsızlığı ve tarafsızlığı muhafaza edilmelidir.
__________________
Kendi omuzuna tırman. Başka nasıl yükselebilirsin ki !
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
  #14  
Alt 24.06.08, 00:48
kanlica - ait kullanıcı resmi (Avatar)
Yaratıcı
Üyelik tarihi: May 2006
İletiler: 1.448
Ettiği Teşekkür: 499
326 tane iletisine 552 kere teşekkür edilmiş
kanlica ... O'nu tanımayan yok ki.kanlica ... O'nu tanımayan yok ki.kanlica ... O'nu tanımayan yok ki.kanlica ... O'nu tanımayan yok ki.kanlica ... O'nu tanımayan yok ki.kanlica ... O'nu tanımayan yok ki.kanlica ... O'nu tanımayan yok ki.kanlica ... O'nu tanımayan yok ki.kanlica ... O'nu tanımayan yok ki.
  Send PM
Standart Cevap: Kamu denetim sistemi olarak ombudsman ve Türkiye'de uygulanabilirliği

SONUÇ
Ombudsman, vatandaşın yönetime karşı olan şikayetlerini inceleyen, bu inceleme neticesin-

de elde ettiği sonuçlar doğrultusunda ilgili kişi veya kurumlara önerilerde bulunan, yaptığı önerilerde hakkaniyet ölçüsünden şaşmayan, yönetim karşısında bağımsız ve tarafsız olan bir kurumdur.
Vatandaşların hiçbir külfete girmeden kolayca ulaşabilmesi ve yönetim karşısında bağımsız bir statüde bulunması nedeniyle ombudsman, toplum gözünde oldukça saygın bir kurumdur. Bu saygın kurumda görev yapacak olan kişinin ise üstün bir hukuk bilgisine ve dürüst bir kişi­liğe sahip, siyasi bakımdan tarafsız olgun bir kimse olması gerekmektedir. Bu özellikleri bünyesinde taşımayan bir kimsenin ombudsman olarak görev yapması mümkün değildir. Uygulandığı ülkelere göre görev ve yetkilerinde farklılıklar olmasına rağmen, ombudsmanın bu temel özellikleri tüm ülkeler­de aynıdır.
Ülkemizdeki mevcut duruma baktığımızda ise ombudsman uygulamasının kamu yönetiminin işleyişindeki aksaklıklar ve yönetim ile vatan­daş arasındaki sağlıksız ilişkiler nedeniyle hemen hemen bütün kamu kurumları için ge­rekli olduğu görülmektedir. Yalnız bu demek değildir ki ombudsmanı ülkemizde güllük gülistanlık bir ortam beklemektedir. Zihniyet sorunu, kamu yönetimin yapısı ve mevcut denetim mekanizmaları başta olmak üzere ülkemizde ombudsman bir çok zorlukla karşı-laşacaktır. Ancak söz konusu zorluklar aşılıp uygulanması halinde ise gerek yönetim, gerek­se vatandaş açısından büyük yararlar sağlaya-caktır. Ombudsmanın kendisinden beklenilen yararları sağlayabilmesi ve karşılaşacağı zor­lukların üstesinden gelebilmesi için her şeyden önce ülke yapısına uygun bir biçimde ve ge­rekli alt yapı oluşturulduktan sonra yapılandı-rılması, siyasallaşmasının önüne geçilmesi, anayasal bir nitelik kazandırılması, statüsünün net bir şekilde ortaya konulması, halk tarafın-dan tanınmasının ve benimsenmesinin sağlan-ması, kurumun başına ona yaraşır nitelikte bir kişinin geçirilmesi ve hareket serbestisinin kısıtlanmaması gerekir. Bütün bunlar yapıldığı taktirde ombudsmanın ülkemiz için yarar sağ-lar bir nitelikte faaliyet göstermemesi için ö­nünde pek bir engel kalmayacaktır.
SONNOTLAR
Türkiye’de ombudsmanın uygulanabilirliği konusuna zaman zaman değinilmiş, fakat ombudsmanın yönetimin denetiminin sağlan-ması görevi ön planda tutularak Danıştay’ın bulunduğu bir ülkede idarenin haksız olarak gerçekleştirdiği eylem ve işlemlerinin deneti­minin yapılmasının mümkün olduğu, bu ne­denle ombudsmana ihtiyaç olmadığı görüşleri öne sürülmüş, söz konusu bu tartışmaların derinleşmesi ve bir sonuca varması mümkün olmamıştır (Avşar t.y: 121). Ancak burada unutulmaması gereken nokta Danıştay tarafın-dan alınan kararların hukuki yaptırımı bulun-masına rağmen, ombudsman tarafından alınan kararların herhangi bir hukuki yaptırıma sahip olmaması, sadece bir öneri niteliği taşımasıdır. Bu yönüyle ombudsman ve Danıştay birbirin­den ayrılır.
Ancak, gerek bağımsız bir nitelikte olma-ması ve yönetilenlerin başvurusuna açık olma-ması ve gerekse araştırma, inceleme ve denet­leme neticesindeki raporları kamuoyuna açık-lama imkanı vermemesi sebebiyle Devlet De­netleme Kurulu’nu ombudsman benzeri bir kurum olarak nitelendirmek mümkün değildir (Doğan 1998: 240). Bunun yanı sıra, bu kuru­mun Cumhurbaşkanlığına bağlı olması ve onun isteği üzerine denetim görevini yürütmesi ombudsmanla söz konusu bu kurumun sadece görev alanının genişliği itibariyle benzeştiğini göstermektedir (Avşar t.y: 122). Dilekçe Ko­misyonunun ya da Şikayet Komisyonunun ise mevcut olduğu ülkelerde, ombudsman farklı bir konumda yer almaktadır. Onunla karşılaştırıl-maması gerekir. Şikayet Komisyonu parla­menterlerden meydana gelmiş, parlamento içerisinde siyasi bir organdır. Komisyon üyele­rinin çoğunluğu siyasal iktidar taraftarlarıdır. Hiçbir taraf tutmadan ve etkin bir şekilde de­netim yapmaları beklenemez (Tortop 1998: 6). Bu gibi nedenlerle Şikayet Komisyonunu ombudsmanla aynı işlevi gören bir kurum ola­rak görmemek gerekir. Ombudsman dünyanın birçok yerinde faaliyet gösteren bağımsız ve tarafsız nitelikteki bir kurumdur.
Tasarıların birbirlerinden temel farklarını şu şekilde belirtmek mümkündür:

“Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu Tasarısı” adından da anlaşılacağı üzere yalnızca ombudsman kurumuna ilişkin hükümleri kap­samakta ve konuyu oldukça detaylı bir biçimde ele almaktadır. Tasarıda, ombudsman kurumu merkezi yönetim için düşünülmekte ve “Kamu Denetçiliği” adını almaktadır. Komisyonda bekleyen tasarı konuyu detaylı olarak ele alma-sına rağmen ombudsman kurumunun yapılan-masına ilişkin birtakım eksiklikleri de bünye­sinde barındırmakta, kurumun işleyişine ilişkin kimi noktaları net bir şekilde açıklamamaktadır (tasarının eksikliklerine ilişkin olarak bkz: Sezen 2001: 85-90).
“Kamu Yönetimi Temel Kanunu Tasarısı” ise ombudsman kurumuna yalnızca dördüncü kısımdaki 42. madde ile yer vermekte, konuyu detaylı bir şekilde ele almamaktadır. Bunun yanı sıra, tasarıda ombudsman kurumu mahalli idareler için düşünülmekte ve “Mahalli İdareler Halk Denetçisi” olarak isimlendirilmektedir. Tasarının, ombudsman kurumunun işleyişini detaylı ve yanlış anlamaya yol açmayacak şekilde düzenlememesi önemli bir eksiklik olmakla birlikte, merkezi bir yapıya sahip olan kamu yönetimimizde mahalli idareler için yaptığı bu düzenlemeyle önemli bir yeniliği de içermektedir.

» Nüve Forum » akademik » İletişim Fakültesi » Radyo Televizyon Sinema

kaynakpdf
__________________
Kendi omuzuna tırman. Başka nasıl yükselebilirsin ki !
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
Sponsorlar
Cevapla

Tags
kamu yonetimi, kamusal denetim, ombudsman, public administration, public control, turkey, turkiye

Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
You may post new threads
You may post replies
You may post attachments
You may not edit your posts

BB code is Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık
Gitmek istediğiniz klasörü seçiniz