Nüve Forum

Nüve Forum > akademik > İletişim Fakültesi > Halkla İlişkiler ve Tanıtım > Siyasi Lider İmajlarının Seçimlerde Etkisi

Halkla İlişkiler ve Tanıtım hakkinda Siyasi Lider İmajlarının Seçimlerde Etkisi ile ilgili bilgiler


[coverattach=1]Siyasi Lider İmajlarının Seçimlerde Etkisi-The Effect of The Images of The Political Leaders on Elections Günümüz dünyasının anlayışları ve tüketimleri imajlara dayanmaktadır. Hayatın her alanında ve her döneminde karşılaşılan bir

Halkla İlişkiler ve Tanıtım Halkla İlişkiler ve Tanıtım Bölümü, bu alanda yetişmiş işgücü sağlamak ve araştırmalar yapmak amacıyla oluşturulmuştur. Bölüm, gelişen iletişim ortamında önem kazanan halkla ilişkiler, tanıtım, reklamcılık, kamuoyu araştırmaları konularında verdiği eğitimle bu alanlara katkıda bulunmaktadır.

Cevapla

 

LinkBack Seçenekler Stil
  #1  
Alt 16.01.10, 09:00
world - ait kullanıcı resmi (Avatar)
Çılgın
 
Üyelik tarihi: Feb 2007
İletiler: 911
world artık çok görkemli biri.world artık çok görkemli biri.world artık çok görkemli biri.world artık çok görkemli biri.world artık çok görkemli biri.world artık çok görkemli biri.world artık çok görkemli biri.world artık çok görkemli biri.world artık çok görkemli biri.world artık çok görkemli biri.world artık çok görkemli biri.
Standart Siyasi Lider İmajlarının Seçimlerde Etkisi

[coverattach=1]Siyasi Lider İmajlarının Seçimlerde Etkisi-The Effect of The Images of The Political Leaders on Elections
Günümüz dünyasının anlayışları ve tüketimleri imajlara dayanmaktadır. Hayatın her alanında ve her döneminde karşılaşılan bir kavram olan imajın oluşmasında kitle iletişim araçlarının etkisi ile .farklı yerlerde yaşayan farklı yapıdaki kitlelere ulaşabilme imkanı doğmuştur. İmajın oluşmasında ve oluşan imajın yönlendirilmesinde etkili olan medyanın kullanımı önem kazanmıştır. Ancak pek çok argüma¬nın bir araya gelmesi ile oluşan imajın, siyasi arenada seçmenler üzerinde ikna edici etkisi salt medya aracılığı ile olmamaktadır. Medyanın imaj oluşturmada ve imajın biçimlenmesinde kullandığı renkler skalası insan zihninde kalıcı olmasını sağlamaktadır. Hedef kitleye bağlı olarak, imajlar hazırlanmakta ve bu başarılı bir yaklaşım olarak görülmektedir. Bu siyasi liderler söz konusu olduğunda da aynıdır. Beklentiler ve liderlik tipleri değiştikçe, aynı şekilde imajlar da değişmektedir. Politik söylev aynı za¬manda aktör olan liderler yaramaktadır. Türk siyasi tarihinde, liderlerinin imajları mensubu oldukları partilerin imajlarının önüne geçmiş örneklere rastlanmaktadır. Liderleri ile bütünleşen partilerin liderlerinin siyasi arenadan çekilmeleri sonucunda seçmenlerin oylarının kaybına yol açtığı gözlem¬lenmektedir. Karizmatik liderlik nitelikleri, günümüz toplumu içerisinde çok daha fazla önem kazan-mıştır.Bu makale, liderlik kavramını ve liderlere atfedilen değerleri tartışmaktadır. Bu noktada, 'lider imajlarının siyasi seçimlerde etkisi nedir?' tartışmasından yola çıkarak siyasi liderlerin imajlarının oluşumunda etkili olan dinamikleri ortaya koymak, varolan liderlik ve siyasi imaj literatürünü genel bir bakışla gözden geçirmek amaçlanmıştır.

The perception and consumptions of today's world rely on images. With the impact of mass communication tools in the formation of image which is a concept encountered in every area and every period of life, it has become possible to reach masses of various structures living in various places. The use of media which is effective in the formation of image and directing the formed image has gained significance However, the persuasive impact of image which is formed with the assembly of many arguments on the electoral body is not exclusively through the media. The color scale used by the media in the creation of image and its formation allow it to be permanent in the human mind. Images are being prepared in association with the target mass, and this is considered to be a successful approach. This is also the same when political leaders are in question. Images too change in the same way as expectations and types of leadership change. Political address creates leaders who are also actors There are examples in the history of Turkish politics where the images of the leaders have surpassed the image of the party they are members of.It is observed that leaders of parties who become integrated with their leaders withdrawing from the political arena causes the loss of the votes of the electoral body Charismatic leadership qualities have gained a lot more significance within the community of today This article debates the concept of leadership and the values referred to leaders. At this point, taking off from the debate of 'what effect does the image of leaders have on political elections?' the objective is to put forward the dynamics that are effective in the formation of the images of political leaders and to review the existing literature of leadership and political image with an overview.

Meltem ÜNAL ERZEN
Yrd. Doç. Dr., İstanbul Üniversitesi İletişim Fakültesi, Halkla İlişkiler ve Tanıtım Bölümü
Eklenmiş Resim
Dosya tipi: jpg Political image.jpg (49,0 KB (Kilobyte), 36x kez indirilmiştir)
__________________
[CENTER][URL="http://www.nevart.net/"][IMG]http://www.nuveforum.net/galeri/data/500/2602.jpg[/img][/url]
Güzel Sanatlar Fakültesi/Lisesi Yetenek Sınavlarına Hazırlık Kursu
Resim Yağlı Boya Hobi Kursu
Hızlı ve Etkili Okuma Kursu
Çocuklar için Hızlı Okuma Kursu
Çocuklar için Resim Kursu
Diksiyon Kursu
Nefes Teknikleri Kursu
Kişisel Gelişim Kursları[/CENTER]
Alıntı ile Cevapla
  #2  
Alt 16.01.10, 09:00
world - ait kullanıcı resmi (Avatar)
Çılgın
 
Üyelik tarihi: Feb 2007
İletiler: 911
world artık çok görkemli biri.world artık çok görkemli biri.world artık çok görkemli biri.world artık çok görkemli biri.world artık çok görkemli biri.world artık çok görkemli biri.world artık çok görkemli biri.world artık çok görkemli biri.world artık çok görkemli biri.world artık çok görkemli biri.world artık çok görkemli biri.
Standart Siyasi Lider İmajlarının Seçimlerde Etkisi

GİRİŞ
Yaşadığımız çağ, kişilerin nasıl göründük¬leri, kendilerini ve başkalarını nasıl algıla¬dıkları hangi özelliklerin ilk önce dikkat çektiği üzerine kurgulandı. Kısacası 'imaj' adı altında toplanan, bireyi diğerlerinin nasıl algıladığı ve bireyin onları nasıl algı¬ladığı noktası, iletişim bilimleri alanında önemli bir araştırma alanını kapsamaya başladı. Kağıtçıbaşı (2004: 360) imaj kavra¬mının benlik yani kişilik kavramından ayrı olamayacağı vurgusunu yaparak "Benliği¬mizin yapısı, dünyayı ve kendimizi nasıl görüp algıladığımızı belirler, var oluşumu¬zun temelini oluşturur ve her tür duygu, düşünce ve davranışımızı etkiler" demek¬tedir. Benliğin yani kişiliğin önemli bir göstergesi olarak kendini bulan 'imaj kav¬ramı' karşı tarafta istenen etkiyi bıraka¬bilme mucizesi olarak kendine bir iş alanı yaratarak, imaj yönetimi başlığında, özel¬likle reklamcılık, marka oluşumu ve siyasal arenada kendine yer bulmuştur.

Günümüzde birçok unsurun değişmesi ile birlikte, liderlerin taşıması gereken özel¬likler, liderlerin davranışları ve tutumları da değişime uğradı. Bu noktada siyasi li¬derlerin yardımına 'imaj' yetişmektedir. İmaj, toplum üzerinde bir etki oluşturmak için siyasi liderler tarafından bir silah gibi kullanılmaktadır. Hitap ettiği topluluklara uygun imaj tasarlayan ve yönetim gerçek¬leştiren siyasi liderler o topluluklar tarafın¬dan daha çok tercih edilmektedirler. Bu ne¬denle adaylar kişisel imajlarına dikkat etmek durumundadırlar. Fiziksel özellikler, karak¬ter, mizaç, yürüyüş, duruş biçimi, eğitim, giyim tarzı gibi simgeler kişinin imajını oluşturmada etkili faktörlerdir. Bu doğrul¬tuda siyasi liderlerin kullandıkları aksesu¬arları imaj oluşturmada ön plana çıkabil¬mektedirler. Türk siyasi tarihinde kimi li¬derler aksesuarlarıyla hatırlanmaktadırlar. Süleyman Demirel'in kalabalıklara salladığı şapka, Bülent Ecevit'in mavi gömleği ve kasketi, Necmettin Erbakan'ın parlak kra¬vatları, Mesut Yılmaz'ın beyaz yakalı göm¬lekleri, Tansu Çiller'in fuları, Cem Uzan'ın seçim kampanyası boyunca beyaz gömlek giymesi gibi kullanılan aksesuarlar ve öz¬deşleştirilen renkler siyasileri diğer adaylar¬dan ayıran ve seçmenin hafızasında kolay¬lıkla kalabilecek sembollerdir (Kırlı ve Ünal, 2004: 58-59) .

Siyasal söylemde bulunan vericiler, bulun¬dukları, ait oldukları kümenin, örgütün a¬maçları, ilke ve kuralları çerçevesinde hare¬ket etmek, iletişimde bulunmakla yükümlü¬dürler. İnsanlar çeşitli nedenlerden dolayı bir gruba bağlı olma ihtiyacı hissederler. Bu grubu oluşturan bir grup lideri vardır. Grup üyeleri belirli amaçlar dahilinde lider tarafından bir çatı altında birleştirilir. Bu noktadan hareketle liderliğin insanları etki¬leme ve belirli hedefler dahilinde birleştirme sanatı olduğunu söylenilebilir (Akiş, 2004: 35). Liderlik basit anlamda, belirli şartlar altında kişisel veya grup amaçlarını gerçek¬leştirmek üzere bir kimsenin, başkalarının faaliyetlerini etkilemesi ve yönlendirmesi süreci olarak tanımlanabilir. Liderlik, lide¬rin yaptıklarıyla ilgili bir süreçtir. Lider ise başkalarını belirli amaçlar doğrultusunda davranışa sevk eden bir kişidir. Liderliğin temelinde ise başkalarını etkileme vardır (Sabuncuoğlu ve Tüz, 2005: 204). Günümüz siyasetinde renkli liderlerin çoğunlukta ol¬ması, etkileyici gücünü kişilik özelliklerin¬den ve duruşundan alan 'Karizmatik lider¬lik' kavramının seçmen üzerinde yaratacağı etkinin gücü, yapılacak imaj çalışmalarının önemli belirleyici arasında yerini almış du¬rumdadır.

Günlük hayatta sık kullanılan imaj olgusu, siyasi arenada özellikle seçmen üzerinde istenilen algı düzeyini oluşturmak için, profesyonel çalışmayı gerektiren, tesadüf¬lere bırakılmaması gerekilen bir dizi he¬defler bütünü olarak karşımıza çıkmakta¬dır. Siyasi liderler, parti programları kadar, kendi hedef kitlesinin zihinlerinde oluştu¬rulacak, kendi temsili resimlerini olumlu görüntülere dönüştürebilme çabası içinde, profesyonel siyasi imaj çalışmalarına baş¬vurmaktadırlar. Bu noktada 'lider imajları¬nın siyasi seçimlerde etkisi nedir?' sorusu tartışılması ve araştırılması gereken bir an¬lam yüklenerek karşımıza çıkmaktadır. Bu makalede bu sorudan yola çıkarak, siyasi li¬derlerin imajlarının oluşumunda, etkili olan dinamikleri ortaya koymak, varolan liderlik ve siyasi imaj literatürünü genel bir bakışla gözden geçirmek amaçlanmaktadır. Bu genel amaç doğrultusunda konu liderlik literatü¬ründen imaj kavramı açıklayıcılarına gelen bir bakışla aktarılmış ve seçmen dav¬ranışının etkileyicileri noktasında siyası imaj çalışmaları boyutunda tartışmaya sunul¬muştur.

Liderlik Kavramına Genel Bir Bakış Liderlik Özellikleri
Lider bağlı bulunduğu grubun amaçlarını belirleyen ve bu amaçlar doğrultusunda grup üyelerini etkileyen ve davranışa sü¬rükleyen kişidir. Lider, grup üyeleri tara¬fından hissedilen ancak açıklığa kavuşma¬mış olan ortak düşünce ve arzuları, benim¬senir bir amaç biçiminde ortaya koyan ve grup üyelerinin potansiyel güçlerini bu amaç etrafında faaliyete geçiren kimsedir. Lider içinde bulunduğu gruptan doğar ve aynı grubu davranışa yöneltir (Sabuncuoğ-lu ve Tüz, 2005: 204-205). Bu nedenden dolayı lider, içinde bulunduğu grubu/ toplumu iyi tanımalı, onların gerçek talep¬lerini bilmeli, duygularına hitap ede¬bilmelidir. Bu yüzden içinde bulundukları toplumdan doğan liderler daha başarılı olurlar. Liderler, değişimin kaçınılmaz ol¬duğu toplumun karşısında kendini sürekli yenilemelidir.

O halde lider nasıl olmalıdır? Başarılı bir liderin vizyonu olmalıdır, geleceği görebil¬meli, ufkunu geniş tutmalıdır. Başarıya o¬daklanmış lider, hedeflerine ulaşmak için yol almış olur (James ve Eden, 2001: 37). Ayrıca lider, kişileri sürekli motive ede¬bilme becerisine sahip olmalı, gösterdiği hedefe nasıl ulaşılacağı konusunda yol gös¬terici olmalıdır. Hedefe ulaşıldıktan sonra ise lider, liderlik ettiği kişilere sahip çıkmalıdır.

Akiş'in (2004; 13) Doğan Cüceloğlu'ndan aktardığına göre lider, öncelikle insanın anlam dünyasının onun tek gerçeği olduğu¬nu, en güçlü ve kalıcı değişim ve motivas¬yonun da kişinin anlam dünyasından kay¬naklandığını bilir. Lider olaylara farklı kişilerin gözüyle bakabilir. Liderlik etmek ise grupla ilgili hadisedir ve liderin iletişim kanallarını açık tutmasını gerektirir. İyi bir lider, takipçileriyle paylaştığı vizyonun ö¬nemi ile gücünü kavramıştır. Çünkü o viz¬yonu paylaştığı andan itibaren aynı zemin¬den bakıldığını ve aynı anlamın verildiğini bilir.

Lider gerçekten arkasında onu takip eden insanlar olduğunda lider olur. İnsan hayatı¬nın hemen hemen her bölümünde bir gruba veya birlikteliğe katılma ihtiyacı hisseder. Grup üyeleri grup lideri tarafından yönlendi¬rilerek liderin öngördüğü davranış kalıpları çerçevesinde hareket ederler, onu takip eder¬ler. Sonuç olarak iyi bir liderde olması gere¬ken özellikler Akiş (2004: 62-63) tarafından şöyle sıralanmaktadır:
...Vizyon sahibi olması, bilgi sahibi olması, tutkulu ve fedakar olması, inançlı, kararlı ve tutarlı olması, örnek teşkil etmesi, gü¬ven vermesi, motive etmesi, beklentileri vizyonla bütünleştirmesi, ilham vermesi, gelişim odaklı olması, adalet duygusunun olması, mütevazı olması, iyi bir dinleyici olması, açık iletişim kurması, insanlara karşı duyarlı olması, durumlara karşı du¬yarlı olması, yenilikçi olması, hızlı ve etkin karar vermesi, esnek olabilmesi, zamanı etkin kullanması, sinerji yaratabilecek ta¬kım kurabilmesi ...

Liderlik üzerine yapılan çalışma ve araştır¬malarda, bir liderin taşıması gereken so¬rumluluklar belli başlı yedi kategoride top¬lanmıştır (Eylem: 2007):

Öz-Güven: Kendi yeteneklerinin ve de¬ğerinin bilincinde olan, başkalarının takdiri¬ni beklemeyen, kibirli ve saldırgan olmayan sakin fakat kararlı bir öz-güven başkalarının güvenini de kazanmak için çok etkilidir. Öz¬güven aynı zamanda öz-disiplin ve irade anlamına da gelmektedir. Bunların eksikliği insanları hataya ve başarısızlığa götürece¬ğinden, kişinin öz-güveninin de oluşumunu engelleyecektir.

Tutarlı Kişilik: Kişiyi diğerlerinden ayı¬ran özellik erdemlerinin mükemmelliği de¬ğil, bu erdemler ile insanı zaaflarının karışı¬mından oluşan tutarlı kişiliğidir. Gerçek bir liderin mükemmel bir kişiliği olması bek¬lenmemelidir. Beğeni ve saygı toplayan kali¬telerinin yanında kendisini izleyenlere bağ¬layan insanı kusurları da liderliğini etkile¬meyecektir. Kendi üstünlüklerinin ve zaafla¬rının bilincinde olan ve bunları savunma mekanizmaları ile gizlemeye çalışmayan bir lider, sorunların üzerine enerji ve kararlılık ile gidebilmekte, vaktini ve enerjisini kendini savunma mekanizmaları geliştirmeye harca¬mamaktadır. İzleyenlerin güvenini sağlayan özellik liderlerin üstün yetenekleri değil kendileri ile barışık ve tutarlı olmalarıdır.

Samimiyet: Etkin bir lider bu dünyanın insanı olduğu görünümünü verir izleyenler¬den üstün olduğu görünümü vermeyen mü¬tevazı bir yaklaşımı vardır. İnsanlara sevgi ve anlayışla yaklaşır, duygu ve sorunlarını paylaşır. Farklı sosyal yapı ve eğitim düze¬yinde olan insanlarla ilişki kurmakta güçlük çekmez. Bu insanlarla ilişki kurarken statü kazandığı veya kaybettiği anlayışına girmez.

Canlılık: Bu özellik başkaları ile liderin enerji alışverişini kolaylaştırır. Gerçek lider¬ler etraflarına enerji ve canlılık aşılayan bir kaynak gibidir. Kendisine yaklaşan çivi ve iğneleri de kendine çeken bir mıknatıs gibi¬dirler. Bu özellikleri izleyenlerin davaya bağlılıklarını, aksiliklerden yılmamalarını sağlar. Ayrıca bu canlılık liderin dava dışın¬daki konulara da yoğun ilgi duymasını ve bu şekilde yeni görüş ve fikirlerle yeni heye¬canlar edinmesini ve etrafa yaymasını sağlar.
Canlı ve yaratıcı bir zeka: Liderler ge¬nelde çevrelerindeki olguları algılama ve yorumlamada ve bunlara uygun tavırlar almada aktif ve tarayıcı bir zekaya sahip olduklarını gösterirler. Zeka ve yaratıcılık liderlere ilgilerini ve enerjilerini daha anlam¬lı, ekonomik ve karizmatik olarak kullana¬bilme olanağı sağlar. Belki de liderlere do¬ğuştan gelme bir yetenek görünümü veren ve eğitimle geliştirilmesi güç olan kapasite budur.

Sağduyu: Sağduyu liderin temel ve an¬lamlı olguları , ayrıntı ve sıradan olgulardan ayırabilmesini, bütün ve parçalar arasındaki ilişkileri görebilmesini sağlayan kapasitedir. Diğer kapasitelerle birleştiği zaman lider sağduyusunu yaşadığı sınırlı deneyimlere dayanarak ta olsa hızla geliştirebilmektedir. Bunun bir kısmı ise estetik ve filozofik ref¬lekslerden kaynaklanan doğuştan içgüdüsel bir özelliktir fakat liderler bunu liderlikleri doğrultusunda geliştirebilirler.

İnsanları Anlama ve Haberleşebilme: Li¬derlerin görüşlerin ve talimatların sözlü ve yazılı haberleşilmesinde eylemi ve etkinliği geliştiren bir becerileri olduğu gözlenmekte¬dir. Liderler haberleşmeyi etkili bir motivas¬yon mekanizması olarak kullanabilmektedir.
__________________
[CENTER][URL="http://www.nevart.net/"][IMG]http://www.nuveforum.net/galeri/data/500/2602.jpg[/img][/url]
Güzel Sanatlar Fakültesi/Lisesi Yetenek Sınavlarına Hazırlık Kursu
Resim Yağlı Boya Hobi Kursu
Hızlı ve Etkili Okuma Kursu
Çocuklar için Hızlı Okuma Kursu
Çocuklar için Resim Kursu
Diksiyon Kursu
Nefes Teknikleri Kursu
Kişisel Gelişim Kursları[/CENTER]
Alıntı ile Cevapla
  #3  
Alt 16.01.10, 09:01
world - ait kullanıcı resmi (Avatar)
Çılgın
 
Üyelik tarihi: Feb 2007
İletiler: 911
world artık çok görkemli biri.world artık çok görkemli biri.world artık çok görkemli biri.world artık çok görkemli biri.world artık çok görkemli biri.world artık çok görkemli biri.world artık çok görkemli biri.world artık çok görkemli biri.world artık çok görkemli biri.world artık çok görkemli biri.world artık çok görkemli biri.
Standart Siyasi Lider İmajlarının Seçimlerde Etkisi

Liderlik Yaklaşımları:
Liderliğin doğasında birçok disiplini barın¬dırması, bu olguya içerik zenginliği sağladığı gibi, liderlik konusuna da bir sanat biçimi olarak yaklaşılmasına da imkan tanımakta¬dır. Liderlik kavramı toplumbilimciler ve davranış bilimciler tarafından incelendiğin¬de, liderliğin birçok özelliği ve biçimi olduğu yıllar içinde anlaşılmış bulunuyor. Bir za¬manlar yalın ve basit bir olgu olarak ele alı¬nan liderlik kavramı, günümüzde sosyal alandaki en karmaşık kavramlar arasında kabul edilmektedir.
Geçtiğimiz yüzyılda yapılan liderlik araştır¬malarını dört grupta toplamak mümkündür; -Kişisel özellikleri araştıran liderlik yaklaşım¬ları,
-Davranış özelliklerini ve tarzlarını araştıran liderlik yaklaşımları,
-Lider ve takipçileri arasındaki ilişkileri durumsal olarak değerlendiren liderlik yaklaşımları,

Liderin takipçileriyle olan ilişkilerini etki¬leşim süreci olarak değerlendiren yaklaşım¬lar ve takipçilerin lideri kabul etmelerinde belirleyici olan, liderin takipçiler tarafından algılanma süreçlerini araştıran ilişkisel yakla¬şımlar. Liderlikle ilgili yaklaşımların topladığı başlıkların açılımı şöyledir (Akiş,2004:14):

Kişisel Özellik Yaklaşımları: Liderliğe kişisel özellikler olarak yaklaşan teorilerin öncesinde bir 'üstün insan lider' teori döne¬mi mevcuttu. 'Üstün insan' teorileri 1920'li yılların başından itibaren yerini liderlikte kişisel özellik yaklaşımlarına bıraktı. Bu yaklaşım ile fiziksel özelliklerin ve zeka yada özgüven gibi kişilik özelliklerinin liderlik üzerindeki etkisi ölçülüyordu.

1940'lardan itibaren yapılan çalışmalar lider¬lerin fiziksel durumlarını, kişilik özellikleri¬ni, sosyal özeliklerini ve kişisel yeteneklerini ölçmüştür. Yapılan çalışmaların ölçtüğü özellikler şöyle sıralanabilir; -Fiziksel özellikler: Boy,kilo, fiziksel duruş, dış görünüş,
-Kişilik özellikleri: İçedönüklük- dışadönük-
lük, üstünlük, kendine güven, duygusal
denge veya kontrol, bağımsızlık,
-Sosyal özellikler: İşbirliğine yatkınlık, insan
ilişkilerinde beceriler,girginlik, nezaket ve
diplomasi,
-Kişisel yetenekler: Zeka, yargı gücü, bilgi, konuşmanın akıcılığı,
Daha sonra bu özellikler liderliği açıklamada yetersiz kaldığı için iki özellik daha tanım¬lanmıştır:
-Davranışsal esneklik,
-Sosyal duyarlılık, etkileme gücü ihtiyacı.

Davranışsal Yaklaşımlar: Davranış yaklaşımında liderin sahip olduğu özel¬liklerin değil, liderin davranışları üzerin¬de durulur. Davranış teorileri, liderlik araş¬tırmalarını özellik ve nitelik teorilerinden daha öteye taşımıştır. Araştırmalar sayesin¬de liderliğin belli bir ölçüde öğrenilebileceği kanıtlanmış oldu. Bu teoriler iyi liderlik yapmak isteyenlerin hangi davranışları sergilemesi gerektiği konusunda atılan ilk bilim¬sel adımlar oldular. Ancak evrensel liderlik dav¬ranışlarını belirleme çabası tıpkı özellik ve nitelik yaklaşımlarında olduğu gibi olumlu sonuçlanmadı. Araştırmalar sonunda yine farklı durumların farklı liderlik davranış¬ları gerektirdiği, her duruma uygun 'ideal lider'i yaratmak için genel geçer bir tarif olmadığı ortaya çıkmıştır.
Durumsal Yaklaşımlar: Durumsal yak¬laşımlar, liderlerin yaklaşım yada davranışla¬rını şart ve durumlara göre farklılaştırmala¬rını önerir. Kiminin lider olarak çıkacağını koşullar belirler. Lider durumun bir ürü¬nüdür. Durumsal teoriler liderlik davra¬nışının bir vakumda açıklanamayacağını vurgular; durumun öğelerinin dahil edil¬mesi gerekir.

İlişkisel Yaklaşımlar: Etkileşimsel lider¬lik olarak da adlandırılan bu durumda, lider ve takipçileri arasında etkileşimsel bir ilişki vardır. Para ve statü ödüller arasındadır.

Modern Liderlik Tarzları
Literatüre göz attığımızda çağdaş, demokra¬tik toplumlarda liderlik özelliklerinin üç ana başlık altında toplandığı görülmektedir

Etki Teorileri
Karizmatik Liderlik Teorileri: Karizmatik liderlik terimi, örgüt üyelerinin beklentileri ve davranışlarında büyük değişimler yarat¬ma ve örgütün yeni görev ve hedeflere u¬yum sağlama süreciyle eşdeğer anlam¬larda ifade edilmektedir. Karizma-tik liderliğe olan ilgi öncelikle, bir kriz duru¬munda ya da sorunları çözmek için olağa¬nüstü bir vizyon sergilemesi neticesinde liderin ortaya çıkmasıyla birlikte siyasi, sos¬yal ve dini hareketlerde doğmuştur. Kariz¬ma liderlere genellikle takipçileri tarafından atfedilir ve takipçiler duygular ile liderin niteliklerine, koşullara ve gruptaki bireylerin ihtiyaçlarına dayanır.

İlişkisel Liderlik Teorileri: Bu teoriler hem liderin, hem de takipçilerinin ortak amaç ve güdülerini vurgulamış, liderlik sü¬recinde takipçilerin önem ve yerini ön plana çıkarmıştır. Liderlik, liderleri ve takipçilerini anlamlı bir şekilde birbirine bağlayan, taraf¬ların katılımlarına değer yükleyen, güç ve yetkiyi liderler ve katılımcılar arasında paylaştıran ve liderliği içsel bir aktivite olarak gören süreçtir.

Dönüştürücü Liderlik Teorisi: Dönüş¬türücü liderlik, liderliğin, takipçilerin ihtiyaç ve amaçlarından ayrılamayacağı varsayımı¬na dayanır. Otorite gücü, manipülasyon yada suiistimal amacıyla değil, ortak hedef¬leri ve amaçları gerçekleştirmek için kullanı¬lır. Dönüştürücü liderlik teorisinin benzersiz yanı, ahlaki öğesidir.

Hizmetkar Liderlik Teorisi: Hizmetkar liderlik teorisi, lideri bir hizmetkar (önce¬likle diğerlerine hizmet etmek isteyen kişi) olarak görmekle başlar. Hizmetkar, diğer¬lerinin ve kurumun birincil ihtiyaçlarına odaklanarak kendini bir lidere dönüştü¬rür. Hizmetkar lider, bir farklılık yarata¬bilmek için diğerlerine hizmet etmek ama¬cıyla bir şirkete, kulübe, cemiyete yada sos¬yal harekete katılan ve öncülük eden kişidir (Akiş,2004:33,39). Özellik ve niteliksel yakla¬şımlarla ilgili yapılan diğer araştırmalar ve araştırmacıların elde ettiği sonuçlar tarihleri¬ne göre kısaca tabloda sunulmuştur.

Liderlikte Duygusal Zeka
Duygusal zeka, kendimizin ve başkalarının hislerini tanıma, kendimizi motive etme, içimizdeki ve ilişkilerimizdeki duyguları iyi yönetme yetisidir. Duygusal zeka teorisine göre; bireyin IQ katsayısı ne kadar yük¬sek olursa olsun EQ (Duygusal Zeka) kat¬sayısı düşükse toplumla olan ilişkilerinde başarılı olması beklenemez. Daniel Goleman (1990: 50) Duygusal Zeka adlı kitabında "A¬ramızdaki en zeki insanlar gem vuramadık¬ları tutkuların, söz geçiremedikleri dürtüle¬rin esiri olabiliyor; yüksek IQ'lu kişiler özel yaşamlarını hayret edilecek ölçü¬de kötü yönetebiliyorlar" demektedir. Duy¬gusal zekası yüksek olan kişiler şu ortak özellikleri taşıyorlar demektir (Doğan, 2005: 123):
-Özdisiplin sahibidirler -Sözlerini yerine getirirler -Kendilerini ve ilişkilerini kontrol edebilirler -Her zaman daha iyisini yapmak isterler -Başkalarıyla uyum içerisinde çalışırlar -Başkalarını etkileme ve ikna yetileri yüksek¬tir.

İyi bir lider olmanın olmazsa olmaz şartla¬rından birisi de EQ düzeyinin yüksek olma¬sıdır. Çünkü liderler duygularını en iyi şe¬kilde ifade etmek zorundadırlar. Liderin IQ oranı ne kadar yüksek olursa olsun duygu¬larını iyi ifade edemiyor, insanların duygu¬larına, ruhuna hitap edemiyorsa o liderin başarılı bir yönetim sergilediğinden bahsedi-lememektedir. Çünkü bu liderin söyleyecek¬leri diğer insanlar tarafından kodlanamaya-cak, dolayısıyla söylenenler havada kalacak¬tır. Duygusal zekada bir diğer unsur da kont¬rollü olmaktır. Lider duygularına hakim olmak zorundadır ve doğru zamanda doğru şekilde davranmalıdır (Goleman, 1998: 65).
Etkin liderler şimdi ve gelecekte, başarılı olan liderlerdir. Etkin liderlerin sahip oldukları özel¬liklerden bazılarını şu şekilde sıralayabiliriz; vizyon oluşturup gruba açıklarlar, kısa vadeli görevleri uzun vadeli görevlere göre dönüştü¬rürler, riske girmeye hazırdırlar, sorunlarla ve çatışmalarla başa çıkabilirler, kararlarında deği¬şime açıktırlar, her türlü engele rağmen karar ve vizyonlarını gerçekleştirmek için kararlıdır¬lar, başarılı iletişimcidirler, kaynak ve destekle¬rin sağlamayı bilirler, soğukkanlıdırlar, kendi duygu ve davranışlarının farkındadırlar, baş¬kalarının gereksinim ve hedefleriyle ilgilenirler, gerilim anında mizah yeteneklerin ortaya ko¬yabilirler (Blair, 2007: 25-26)

Siyasi Liderlik
Her örgüt kendini yönetecek bir lidere ihti¬yaç duyar. Halkın temsilcisi olan ve halkın adına yönetimi sağlayan siyasi partilerin de bir liderleri vardır. Siyaset, ekonomik kay¬nakların dağıtımı, uzlaşma, hükümet etme sanatı, bunları yönlendirecek güce ulaşma ve bu iktidarı devam ettirme mücadelesi olarak tanımlanır. Siyaset tutku, hırs, hakka¬niyet, adalet, çalışma, para, inanç, ekipçilik, vaat, erdem, şeref, haysiyet, sabır v.b. gibi insanoğlunu yücelten veya alçaltan kavram¬ları kategorize etmeden içinde taşır. Dolayı¬sıyla siyaseti yaşamak zor olmuş, siyaset yapmak bir bilimsel çalışma halini almıştır.

Bir siyasi lider her şeyden önce içinde yaşa¬dığı toplumu her yönüyle çok iyi tanımalı, toplumun gerçek taleplerini bilmeli, kendini bu taleplerin sunucusu olarak tanıtmalı ve toplumun karşısında kendini sürekli yeni-lemeli ve güven vermelidir. Liderden başla¬yarak tüm parti ve partililer için imaj oluştu¬rulması şarttır. Kitle iletişim araçları aracı¬lığı ile her seçmene ulaşan görüntülerde, daima temiz, düzgün giysilerle görünmeli, kendilerine ve giyimlerine ihtimam göster¬melidir. Retoriği1 iyi bilmeli, anadillerine hakim olmalıdırlar.

Bir lider retoriği güçlü bile olsa, eğer sözle¬rinde doğruları barındırmıyorsa toplum tarafından dışlanmayı göze almalıdır. Barrow(2005) bunu şu şekilde açıklar:
Hepimiz bize doğruyu söyleyen dürüst politikacılar isteriz, fakat onları seçerken doğruyu söylemelerinden ve dürüst olma¬larından çok, bu liderlerin bizim algı dün¬yamızda nasıl göründüğüne daha çok önem veririz. Bu yüzden bir siyasi liderin artık doğru söylediğinden emin değilsek onun ye¬rine hemen daha güçlü bir lider aramaya ko¬yuluruz

Weber, siyasal iktidar meşruluk temeline göre sınıflandırmasında Karizmatik otorite bağlamında iktidarın meşruluğunu, bir kişi-nin(liderin) olağanüstü sayılan niteliklerine dayandırır. Halk, liderde kutsallık veya kahramanlık yada örnek alınacak üstün bir kişilik simgesi gördüğü için ona bağlanır. Bu noktada önemli olan liderin gerçekte bu nite¬liklere sahip olmamasından çok, halkın buna inanmış olmasıdır. Bu da marka kimliği dolayısıyla oluşan imajda olduğu gibi -alıcı-kitlenin belirleyici rolü olduğu yolundaki temelle benzerlik göstermektedir. Weber, karizmayı bireyi, alışılmış, sıradan, öteki insanlardan ayıran ve onu doğaüstü, insa¬nüstü yada en azından ayrıcalıklı özellikler kazanmış bir kimse olarak tanımaya yol açan bir kişilik niteliği olarak tanımlar (Uztuğ, 2002: 142).

Thomas Meyer (2002) Medya Demokrasisi adlı kitabında medyanın bir tiyatro sahne¬si olduğunu ve siyasi liderlerin de bu sah¬nede birer sanatçı olduğunu belirtmiştir. Çok sayıda kişiye ulaşmanın en kolay yolu kitle iletişim araçlarının kullanılmasıdır. Bundan dolayı medyada siyasal medya formatları oluşturulmuştur. Oluşturulan medya formatları şu şekilde çözümlenebilir: Kişiselleştirme, mitik kahramanların çatış¬maları, dram, arketip anlatılar, sözlü düello¬lar, sosyal rol dramaları, simgesel tonları olan eylemler, eğlence sahtekarlığı ve sosyal bütünleşmeyi yücelten habercilik ritüelleri.

Bu medya formatlarından 'kişiselleştirme' ele alındığında; gerçek kişileri, dilsel ve dilsel olmayan ifadelerini bir araya toplayarak, bir ülkenin siyasal kültüründe ve mitolojisinde güçlü tınısı olan niteliklerin, kuvvetlerin, eğilimlerin, programların ya da güçlerin cisimleşmesi olarak gösterir. Bu şekilde Tony Blair ile Gerhard Schröder temsil ettikleri programların fiili içeriğinden bağımsız olarak iradeli, erdemli, yenilikçi ve yapabilir ruhlu insanlar olarak yansıtıldı. Ve eski si¬nema oyuncusu Ronald Reagan, canlandır¬dığı en ünlü role dayandırılarak bir futbol kahramanı, 'Gipper' olarak yansıtıldı. Bu kişiler onları gerçek kişiler olarak oldukla¬rının hatta olabileceklerinin çok ötesinde bulunan mitik kahramanlar arasına koyan insan ötesi nitelikleri cisimleştiriyor gibi gö¬rünmektedirler. Mitik kahramanlar, çatışma sayesinde siyasal alandaki çeşitli düşünce okulları, fikirler ve çıkarlar arasındaki çe¬kişme, kahramanlar arasındaki ölümcül bir düello gibi sergilenebilmektedir (49).

Ronald Reagan "Politika tıpkı gösteriye (show business) benzer" demiştir. Ronald Reagan haklıysa o halde politikaya hangi değerler atfedilecek? Gösteri (show business), başarı fikrini tamamen dışlamamaktadır. Gene de onun asıl hedefi halkı memnun etmek, kullandığı temel araç ise becerikli olmaktır. Eğer politika gösteriye benziyorsa o halde temel fikir başarı, berraklık ya da dürüstlük peşinde koşturmak değil, sanki zaten o vasıflara sahipmiş gibi olmaktadır (Postman, 1994: 138,139).

Siyasi liderlik, dinamik bir çevrede stra¬tejik kararlar alabilmeyi ve uygulayabil¬meyi ve belirlenen misyon ile hedefler doğ¬rultusunda takipçilerini hedefe kilitleyebil-meyi içerir. Lider, hizmet ettiği topluma bağlı olmalı ve çıkar önderliğini bu toplulu¬ğa ve topluluğun geleceğine vermelidir.

Akiş'in, Tarhan' dan aktardığına göre, Siyasi Liderler (2004: 151-153):
-Çalışkandır, rahatları hep ikinci plan¬dadır. Hizmet etmekten zevk alırlar ve yorulmazlar.
-Bir fikri benimserler ve genellikle dav¬ranışları o fikir etrafındadır. Bu, belirli¬liği ve duyulan güveni artırır. Paylaş¬mayı severler ve bencil değildirler. Gü¬venilir olmaları nedeniyle onlarla işbirli¬ği yapmaktan çekinilmez. -Zamanları değerlidir, önemliyi ve ö¬nemsizi ayırt eder, buna göre davranırlar. Bunun yanında nelerin gerçekleştirilebilir ve gerçekleştirilemez olduğunun da farkı¬na varabilirler. Bu yetenekleri onları hayal¬cilikten uzaklaştırır, gerçekçiliğe çeker. -Zekidirler. Olaylara geniş perspektif¬ten bakabilirler. Kendi eksiklerini gö¬rüp bu noktaların üzerine giderler. Kendilerini geliştirirler. Bilgiye açıktır¬lar.
-Uzlaşmacı ve yakındırlar. Samimiyetleri onları rol yapmaktan uzaklaştırır. Olduk¬larından daha iyi görünmek için kendile¬rini zorlamazlar
-Hizmet ettikleri toplumun çıkarları, kendileri ve ait oldukları partinin çı¬karlarının önündedir. Devlet adamı kim¬likleri, siyasetçi kimliklerinin önüne ge¬çer.
-Yanlarında çalışanlarla iletişim halinde¬dirler. Onların duygu ve düşüncelerine önem verirler.
-Karar alırken takipçilerine danışırlar; birleştirici rol oynarlar. Ahlaki değer¬lere önem verir ve bunu davranışlarında da gösterirler. Adaletsizlik yapmazlar.

Aslında bu özelliklerin bütün siyasi lider¬lerde bulunması gerekmektedir. Onları diğer liderlerden farklı yapan özellikler, ge¬nelde inandıkları değerlerin sabitliği, kendi¬lerini adamışlıkları ve olaylara çok geniş perspektiften bakabilmeleridir. Ancak söz konusu özelliklere haiz çok fazla insan bu¬lunmamaktadır. Bundan dolayı da, kamu sektörü için lider gelişimi bugünün ve yarının önemli konularından birisidir
__________________
[CENTER][URL="http://www.nevart.net/"][IMG]http://www.nuveforum.net/galeri/data/500/2602.jpg[/img][/url]
Güzel Sanatlar Fakültesi/Lisesi Yetenek Sınavlarına Hazırlık Kursu
Resim Yağlı Boya Hobi Kursu
Hızlı ve Etkili Okuma Kursu
Çocuklar için Hızlı Okuma Kursu
Çocuklar için Resim Kursu
Diksiyon Kursu
Nefes Teknikleri Kursu
Kişisel Gelişim Kursları[/CENTER]
Alıntı ile Cevapla
  #4  
Alt 16.01.10, 09:02
world - ait kullanıcı resmi (Avatar)
Çılgın
 
Üyelik tarihi: Feb 2007
İletiler: 911
world artık çok görkemli biri.world artık çok görkemli biri.world artık çok görkemli biri.world artık çok görkemli biri.world artık çok görkemli biri.world artık çok görkemli biri.world artık çok görkemli biri.world artık çok görkemli biri.world artık çok görkemli biri.world artık çok görkemli biri.world artık çok görkemli biri.
Standart Siyasi Lider İmajlarının Seçimlerde Etkisi

Siyasi İmaj Kavramına Genel Bir Bakış İmaj Kavramı
Meyer (2002)' e göre imaj; etik alanında bir sahte olay, kişileştirme olarak bir sahte ey¬lemdir. İmaj terimi dikkatle tasarlanmış, sahte eylemlerden oluşan sahnelenmiş bir yapay ürüne işaret eder (82). Kişiler gördük¬lerine ve duyduklarına inanma eğilimi içerisindedirler. Bu eğilim sezgilerin dev¬reye girmesiyle hareket kazanır. Başka bir deyişle insanlar, aldatıcı olabilen duydukları ve gördüklerini, sonucunda sezgileriyle de¬ğerlendireceklerdir.
Kuşkusuz imaj, hayatın hemen her döne¬minde karşılaşılan bir kavramdır. İmajın oluşmasında medyanın etkisi göz ardı edi¬lemez. Kişiler bazen medya tarafından belir¬lenen trende uyum sağlamak için çaba sarf ederler. İmajlarını medya tarafından belirle¬nen ölçütlere göre hazırlarlar. Başka bir de¬yişle, bu durumun oluşmasında kitle ileti¬şim araçlarının önemi bulunmaktadır. Gü¬nümüzde teknoloji çağında çok çeşitli kitle iletişim araçları farklı yerlerde yaşayan kitle¬lere ulaşabilmektedir. İmaj, siyasetten ma¬gazine ve iş hayatına kadar çok çeşitli alan¬larda kullanılmaktadır. 'İmaj yapmak', 'imaj yaratmak' terimleri toplum içinde, günlük hayatta kişilerin dillerine yerleşmiş du¬rumdadır. Medya, halkın anlayabileceği şekilde olaylar, karşılaşmalar, durumlar ve dekorlar mozaiği oluşturarak bu terimlerin insan zihninde kalmasını sağlamaktadır.

Propagandanın İletişimsel Nitelikleri Bağ¬lamında Yaratılan İmaj
Propaganda teriminin ilk kez 1622 yılında Roma Katolik kilisesi tarafından kullanıldığı bilinmektedir. Protestan kiliselerinin ortaya çıkmaya başladığı zamana rastlayan bu dö¬nemde Katolik kilisesi, öğretilerine karşı gelenleri propaganda yoluyla 'yola getir¬meyi' amaçlıyordu. Galileo'nun 'dünya güneşin etrafında dönüyor' savını Katolik kilisesi öğretilerine aykırı bulunca, Galileo 1633 yılında Engizisyon mahkemesinde yargılanmış ve mahkum edilmiştir. Galileo bu bilimsel iddiasından inanmasa bile zorla vazgeçirilmiştir. Propagandanın 'doğru olmayacağı' yönündeki genel kanının köke¬ninin de buraya dayandığı ifade edilmekte¬dir (Özkan,2004:191). Katolik kilisesince ilk kez sosyolojik anlamda kullanıldığında de¬yimin bir anlamı, bu yolla meydana getiril¬miş fikirlerin yayılmasıydı. Bu fikirler kendi kendinin yerini alan fikirler değil, yetişti¬rilmiş olan ya da yapay olarak meydana getirilmiş fikirlerdi (Brown, 1992: 9,11).

Kamuoyunun oluşumunda etkili olan belli araçların çözümlenmesi, bize kamuoyunun ya doğal ya da yapay yoldan oluştuğunu göstermektedir. Kamuoyunun yapay yol¬dan oluşturulması propaganda ile sağlanır. Duruma bu açıdan bakıldığında propaganda ve imajın, her ikisinin de yapay yollardan oluşturulduğu görülebilir. Kamuoyunu etki¬lemek ve yönlendirmek isteyenler için pro¬paganda önemli bir araçtır ve doğal olarak demokratik sistemlerin siyasetçileri de onu en etkin bir şekilde kullanmaya çalışmakta¬dırlar. Siyaset ve iletişimin, günümüz de¬mokratik sistemlerinde gözlenen bu birlikte¬liği, siyasal iletişim ya da siyasal reklâmcı¬lık olarak adlandırılmaktadır. Aslında bu kavramlar, demokratik sistemlerde farklı seçenekler sunarak onların siyasal tercih¬lerini, kanaatlerini etkilemeye çalışan propaganda faaliyetlerinden başka bir şey değildir.

Propagandanın iletişimsel niteliklerinin, siyasi arenada kullanıldığında algılama¬da ne gibi büyük değişiklikler yaptığı bilinmektedir. Bogart, propagandacının mesaj gönderici niteliğini ön plana çıkarmış¬tır: Propaganda özel yetenekler gerektiren bir sanat olup, mekanik yada bilimsel ça¬lışma değildir. Davranışları etkileme; de¬neyim, saha bilgisi ve hedeflenen kitle için hangi argümanın en iyi olacağını bilme ko¬nusunda verilecek içgüdüsel yargıyı ge¬rektirir. Hiçbir el kitabı propagandacıya yol gösteremez. Onun iyi bir zihne, üstün bir yeteneğe, duyarlılığa ve hedef kitlenin nasıl düşünüp, nasıl tepki vereceği hakkında bilgiye sahip olması şarttır.

Algılamaları şekillendirme genellikle sözlü iletişim ve imajlar yardımı ile geliştirilir, ki bu da bize savaş dönemlerinde slogan, poster ve sembol kullanımının ve mimarinin neden geliştiğini açıklar. Ocak 1991 tarihinde ABD'ye bağlı kuvvetler Irak'ı işgal ettikle¬rinde askeri harekatın önceden kararlaştırı¬lan 'Çöl Kalkanı Harekatı' (Operation Desert Shield) yerine 'Çöl Fırtınası Harekatı' (Operation Desert Storm) ismiyle tanımlanması uygun görülmüştü. İfadede 'kalkan' sözcüğünün yerine 'fırtına' kelimesinin kullanılması, halkın salt bu sıfata bakarak harekatın ko¬ruma nitelikli değil de, taarruz amaçlı oldu¬ğunu anlamasını sağlamak amacıyla yapıl¬mıştı (Bektaş, 2002: 17,27).

Siyasette İmaj ve Siyasi Aday İmajı Yaratma
Thomas Meyer (2002) imaj siyasetinden bahsetmekte ve siyasetçilerin birer tiyat¬rocu gibi rol yaptıklarını belirtmektedir. Meyer'e (2002: 83) göre siyasetçiler oldukla¬rından farklı görünmekte ve halka daha yakın olmak ve onları etkilemek için farklı imaj geliştirmekte, kendilerini bu duruma zorlamaktadırlar .

Siyasetçiler arasında yaygın bir görüşe göre, siyasetin yarısı imaj oluşturma, diğer yarısı ise insanları gerçeklerden bağımsız olarak o imaja inandırma sanatıdır. Günümüzde 'imaj yaratma' kavramı, siyasal literatüre, reklam ajanslarının siyasal partilerle eşgüdümlü çalıştıkları kampanya faaliyetleri olarak girmiştir. Bu süreç içerisinde, söz konusu görüşler, koşullar da göz önüne alınarak ya pekiştirilir yada zayıflatılır. Kısaca imaj yaratımı, seçmende adayı başarıya ulaştıracak algı potansiyelini oluştura¬bilme çabasıdır.

Temel işlevi 'imaj yaratımı' olan siyasal rek¬lamcılığa getirilecek ciddi bir eleştiri, böyle¬si reklamcılığın gerçekte adayı yansıtma¬dığı, ancak onun tarafından satın alınabile¬cek reklamcılığın kalitesini gösterdiğidir.
Yansıtılan imajların bir tür gerçeklik taşıdık¬larına inanılırsa dahi bu, adayın iyi rol yap¬masından kaynaklanabilir ve yaratmaya muvaffak olunan imaj bu kişinin gerçek bilgi ve ehliyetiyle ilişkili olmayabilir. Örneğin bir aday, sınırlı tarih bilgisine karşın kendisine reklâmcı tarafından sağlanan tarihsel geliş¬melere işaret ederek izleyicileri üzerinde bu alanda derin bilgi sahibi olduğu kana¬atini uyandırabilmektedir.

Televizyon aracılığıyla yapılan siyasal rek¬lâmcılıkta, geleneksel yetenekler yerlerini iyi görünüm ve etkileyici sunum gibi göze ve kulağa hitap edici yeni niteliklere bıraktıkla¬rından, siyasal sistemin insan kadrosunda da önemli değişiklikler yaratılmıştır. Böylesine bir görevi yerine getirirken, televizyon, artık tartışmak yerine seçme nedeni olabilecek imajlar sunmaktadır. Dolayısıyla, anlamlı görünen tek çaba belirli davranış biçimleri¬nin imaj yaratmakta kullanımı olmaktadır (Bektaş, 2002: 242-243). Örneğin, Burgoon 1974'de söylemin kitle üzerindeki etkisini aktardığı yazısında ABD'de Nixon'ın seçim¬ler sırasında, televizyonda katıldığı herkesin izlediği bir tartışma programında, ekranın arka fonunu açık mavi ve kıyafetini de kont¬rast oluşturacak şekilde koyu lacivert olma¬sına dikkat ettiğini hatırlatmaktadır. Güveni¬lirliği sembolize eden mavi renk, kampanya sürecinde bir imaj stratejisi olarak belirlemiş¬tir. Bu özenli ve doğru stratejisi, onun seçim¬leri kazanmasına yardımcı olmuştur. Bu renk armonisi onun, doğru, dürüst, güveni¬lir, içten, samimi algılanmasını desteklemiş¬tir (Ertürk, 2006).

Siyasal kampanyalarda kitle iletişim araç¬larının rolü, iletişim kanallarını diğer güç merkezleriyle rekabette özerk bir güç mer¬kezi olmaya doğru değiştirmiştir. Günü¬müzde medya, siyasal liderlerin kamuoyun¬daki imajını biçimlendirmek vb. gibi konu¬larda, siyasal alandaki temel aktörler ara¬sında yer alır.

Kitle iletişim araçlarının ikna edici etkisi konusunda ileri sürülen pek çok argüman vardır. Ancak bunlar açık olarak kanıtlanmış değillerdir. Bu nedenle seçmenin oy verme kararını etkileyen çok fazla faktörün bulunması nedeniyle, bu faktörlerden biri olan medyanın temel bir rol oynadığını söy¬leyebilmek oldukça zor olmaktadır (Gürbüz ve İnal, 2004: 86-87).

Seçmenlerin Siyasetçide Aradığı Özellikler
Seçmenler oy vermeyi düşündükleri bir par¬tinin özellikleri kadar, o partide görev yapan isimlere de dikkat etmektedirler. Siyasi do¬nanımından kişilik özelliklerine ve enerjisine dek birçok nitelik göz önünde bulundurul¬maktadır.

Seçmenler bir siyasetçide; Dürüstlük, çalış¬kanlık, halktan biri olması, iyi eğitimli olma¬sı, demokrat olması, genç olması, çağdaş olması, Atatürkçü olması, uzlaşmacı-uyumlu olması, ilerici olması, milliyetçi olması, me¬deni olması, dindar olması, karizmatik ol¬ması, liberal olması, kentli olması, sosyalist olması, muhafazakar olması vb özellikleri göz önünde bulundurmaktadırlar ve bunlara göre seçimlerini yapmaktadırlar. Siyasi ileti¬şimin bir diğer boyutu da siyasetçinin özel¬liklerini doğru yansıtmaktır. Planlı iletişim stratejileri bunu kolaylaştırmaktadır (Özsoy, 2002: 117-118).

Siyasi Tercih Etmenleri
Siyasal davranışlar dahil tüm davranışlar bireysel özelliklerle ilgili olmalarından dola¬yı insanlar arasında farklılıklar göstermekte¬dir. 1990'lı yıllar sonrasında başlayan, 2000'li yıllarda ise gerçekten etkili olan 'imaj her şeydir' söyleminin, siyasi tercihleri etkile¬mesi üzerine çok sayıda araştırma yapılmak¬tadır. 'Seçmene' hitap etmek, oyunu almak isteyen siyasetçi de bu değişime ayak uy¬durmaktadır. Yeni bir yüz, yeni bir kimlik ve 'değişim' sloganı ile yola çıkan siyasetçiler, söylemleri kadar görüntülerine, bedenlerine ve hayat tarzlarına önem veriyorlar. Diğer yandan bu trend bir sorguya tabi tutulmak¬tadır. Günümüzde seçim kampanyalarının yürütülüş biçimi kamuoyunda sorgulan¬maktadır. Kampanya sırasında toplumsal talepler ve politika önerileri yerine, duygula¬ra seslenilmesi, kişi ve imajların öne çıkarıl¬ması onaylanmamaktadır. Siyaset ve pazar¬lama kavramlarının yan yana kullanılması manipülasyon kuşkusu yaratmaktadır. Kam¬panya dönemlerinde politikacıların sıkça başvurduğu reklamcıların, halkla ilişkiler uzmanlarının vb. siyaseti bir reklam söyle¬mine dönüştürdüğü düşünülmektedir. Parti liderlerinin ideolojik mesajlar yerine, sağa sola göz kırpan muğlak söylemleri hoş karşı-lanmamaktadır. Politikacıların hesapsız va¬atlerle seçmeni yanıltması tepki çekmekte¬dir. Kampanya uygulamalarıyla demokrasi¬nin gerçeklik ve rasyonalite temelinden u¬zaklaştırılarak içinin boşaltılabileceği endişe¬si ve seçmenin maniple edilmek ve aldatıl¬mak korkusu imaj çalışmalarının sorgulan¬masına yol açmaktadır (Radikal: 2002).

Türk Siyasetinde Etkili Olmuş Parti Liderleri Örnekleri
Siyasi liderler mensubu oldukları siyasi par¬tinin başında yer alan kişilerdir. Bu nedenle bazı partilerin varlıklarını sürdürebilmeleri etkin liderlerine bağlıdır. Parti bir bakıma siyasi liderin konumuyla ve liderliğiyle eş bir imaja sahiptir. Türk siyaseti kendi imajı partinin önüne geçmiş lider örnekleriyle doludur. Bu liderler var oldukları partilerle anılmışlar onların yokluğu partinin seçmen kaybına yol açmıştır. İmajları açısından bu liderlerden bazılarını örnekleyelim.

Bülent Ecevit Örneği
Bülent Ecevit 70'li yıllara kadar alışık olunan politikacıların aksine düzgün, yapmacıksız tavırları ve çok özenli kullandığı Türkçe ile kısa sürede bir idol olmayı başarmıştır. Pek çok siyasetçinin bilerek yada farkında ol¬maksızın kötü kullandığı Türkçe'den en iyi Ecevit yararlanmış ve dile katkıları olmuş¬tur. Olanak, olasılık, eşgüdüm gibi kelimele¬ri yaşayan dile katmıştır. Kelimeleri ustaca kullanmadaki bu mahareti bir avantaj sağ¬lamıştır (Özkan, 2004: 39)

N.Özkan'a (2004) göre, Bülent Ecevit 1970'li yıllara 'Karaoğlan' sembolü ile damgasını vurmuştur. 'Ortanın Solu' söyleminin muci¬di olan Bülent Ecevit, mavi renkli gömleği ve gökyüzüne uçurduğu güvercinlerle yetmişli yıllardaki barış, özgürlük ve kardeşlik ihti¬yacına cevap vermiştir (156).

Süleyman Demirel Örneği
Süleyman Demirel Türk siyasi tarihinin ö¬nemli isimlerindendir. Demirel'in Türk siya¬si yaşamına katılması ise, 1962'de Adalet Partisi'ne üye olmasıyla başlamıştır. Bu yıl¬larda Demirel, 1960'lı yılların başında ABD şirketi olan müteahhitlik firması Morrison Knudsen Inc.'in Türkiye temsilciliğini yap¬mıştır. Bu dönemde Demirel adı, Morrison adı ile çok fazla anılır olduğu için Demirel, 'Morrison Süleyman' lâkâbı ile anılmaya başlamıştır. Bu lâkabına karşı, özellikle 1970'li yılların başında kendisince de benim¬senip onaylanan yakıştırma ise 'Çoban Sülü'dür. Bu yakıştırma daha çok, Demirel'i destekleyen yayın organlarınca onun 'halk¬tan biri' olduğunu vurgulamak için takılmış bir lâkâptır. Ayrıca, Demirel'in sürekli Ana¬dolu şivesi ile konuşması da onun 'Çoban Sülü' lakabını pekiştirici bir unsur olmuştur (Akdeniz: 2007). 'Morrison Süleyman'dan 'Çoban Sülü'lüğe, 'Beyefendi'den 'Bir Bilen'e seyreden Demirel'in imajı 'Baba' ile doruğa çıkmıştır (Özkan, 2004: 129).

Turgut Özal Örneği
Turgut Özal devlette ve özel sektörde yetiş¬miştir. Uzmanlığa inanan ve uzmanlara ö¬nem veren bir liderdir. Kişi olarak da sakin, iletişimde rahattır. İknada tecrübelidir. Başta ekonomi olmak üzere konularına hakimdir (Özkan, 2004: 66). Özal, özelleştirmeye bü¬yük önem vermiştir. Bürokrasiye savaş aç¬mış, devleti hantal yapısından kurtarmak için sert tedbirler almıştır. Açık sözlülüğüyle tanınmıştır. Romanya'ya gittiğinde 'Eğer böyle giderseniz batarsınız' demekte tered¬düt etmemiştir. Pekin'de 'Eğer bu fiyatla metro taşımacılığı yaparsanız Çin biter' sö¬zünün sahibidir. O zamanki komünist lider¬lere 'saçmalıyorsunuz' diyecek kadar özgü¬vene ve güçlü bir iradeye sahiptir (Netpano: 2007).

Turgut Özal'ın seçim kampanyasını birlikte yürüttüğü reklam ajansının dikkatini, dene¬me çekimlerinde, Özal'ın el hareketlerinin neredeyse yüzünün tamamını kapattığı fark edildiğinde elinde bir kalem tutması uygun görülür. Bu kalem sadece bu dezavantajı ortadan kaldırmakla kalmamıştır, hesap-kitap bilen, işine hakim imajını da pekiştir¬miştir (Özkan, 2004: 68).

Tansu Çiller Örneği
DYP Genel Başkanı Tansu Çiller'in Türki¬ye'de tek kadın lider ve başbakanlık yap¬mış ilk kadındır. Çiller genellikle giydiği beyaz kıyafetleri ile dikkat çekmiştir. Çiller merdivenleri hızlı çıkarak "Bu şekilde di¬namik olduğunun imajını vermek istiyordu. Güler yüzlüdür ve Türk halkının değer yar¬gıları ile ilgili söylemleri bulunmaktadır. Kürsüye iki eli ile yaslanması erkeksi bir imaj vermektedir. Dil sürçmeleri ile dikkat çekerken ilginç göndermelerde bulunmakta¬dır" (habervitrini: 2002). Unutulmayan imaj nesnesi, eşarbıdır. Erkeksi üslubu, beden dilini erkeksi kullanımı (ellerini kürsünün kenarlarına koyarak konuşma yapması gi¬bi...) hafızalardadır.

Deniz Baykal Örneği
Baykal, sportmen görüntüsü ile ön plana çıkmaktadır. Hareketlerinde, yürüyüş ve konuşmalarında genç ve aktif olduğu mesa¬jını vermektedir. Siyasi deneyimini ve biri¬kimini net olarak söylemlerinde ortaya ko¬yan Baykal'ın, hitabet gücünün yüksek ol¬duğu pek çok çevrelerce kabul görmüştür.

TARTIŞMA VE SONUÇ
Yazının çıkış noktası olan 'lider imajlarının siyasi seçimlerde etkisi nedir?' sorusu, siyasi liderlerin imajlarının oluşumunda etkili olan dinamikleri ve varolan liderlik literatürü genel bir bakışla gözden geçirilmiştir. Bu noktada tartışılması gereken seçmen davra¬nışının etkileyicileri bağlamında siyasi imaj çalışmalarının etkisi ve kullanımı olmalıdır. Demokrasi ile yönetilen toplumlarda, yöne¬tim işlevini siyasi partiler ve onların liderleri almaktadırlar. Siyasi kişiler bir toplumun yönetme kararını alan yada kararların alın¬masına katılmayı, etkili olmayı isteyen kişi¬lerdir. Siyasal liderlik boyutları, uluslar ara¬sı, ulusal veya yerel yönetimler düzeyinde¬dir. Tüm yönetim düzeylerinde siyasi lider¬lerin imaj çalışmalarına ihtiyaçları vardır. Siyasi liderin imajı ile kişiliği birbirine uyum göstermelidir. Günümüzde profesyonel yar¬dım alınarak tasarlanan imajın, uzun vadeli olması gerekmektedir ve bir plan dahilinde sürdürülmelidir. Bülent Ecevit'in 'Halkçı' ve 'Karaoğlan', Süleyman Demirel'in 'Fötr Şapkalı' ve 'Baba' imajları ve halkın bu durumu kabul etmesi, uzun bir süreç sonunda ortaya çık¬mıştır.
Günümüzde, imaj oluşturan profesyonel kurumlar, siyasi liderlerin imajlarını tasar¬larken, siyasal reklamcılığın stratejik iletişim planlaması ve kreatif uygulamalar gibi tüm öğeleri göz önünde bulundurmaktadırlar. Kişiler/seçmen, siyasi liderleri değerlendirir¬ken, söylemlerin dışında, başka bazı bilgilere de başvurmaktadırlar. Bu bilgiler genellikle sözsüz iletişim ile verilmektedir. Seçmenler için, yüz yüze iletişimde ses tonunun, retori¬ğinin, ana diline hakimiyetinin yanı sıra, giyim tarzı, takılar, aksesuarlar, bedenin duruşu, ellerin kullanımı, bakışlar gibi söz¬süz iletişim değeri taşıyan her simge imaj oluşturan unsur olmaktadır.

Seçmenler tarafından sözel olmayan unsur¬lar, siyasi lider sunumunda, sözel mesajlar¬dan daha akılda kalıcı, inandırıcı ve ikna edici bulunmaktadır. Sözsüz iletişim ile oluş¬turulan imaj, siyasi liderin geliştirmesi gere¬ken bir beceriler bütünüdür. Günümüzde profesyonel yardım alınarak oluşturulan imaj tasarlanırken, kişinin/adayın tüm nite¬likleri göz önünde tutulmalıdır. Yaratılan imaj ile kişilik özellikleri çelişki arz ettiği takdirde, inandırıcılığı sağlanamamakta, hedef kitleye doğal ve samimi gelmemekte¬dir. Oluşturulan başarılı bir imaj, hafızalarda kalabilmeli, tüm nitelikler birbiri ile uyumlu olmalıdır. Yaratılan imaj kişilik gerçekliğin¬den uzaklaşarak, adeta maske takarak oluş¬turulmamalıdır. Aksi takdirde kişinin hiç olmayacağı kadar iyi gösterilen/yaratılan imajı, gerçekler ortaya çıktığında telafi edil¬mesi oldukça güç kayıplara yol açmaktadır.

Bireylerin siyasal tutumları ile yaş, ırk eğitim ve cinsiyet gibi değişik toplumsal etmenler arasındaki ilişkiyi incelemek kamuoyu araş¬tırmalarının temel işlevleri arasında olduğu¬nu belirten Milburn (1998:49)'e göre; "Bu etmenler bireylerin yaşam deneyimlerinin nasıl farklılaştığının göstergeleri ve bu ne¬denle de, insanlar arasındaki siyasi tutum farklılıklarının gizli güç olarak siyasi yordayıcılarıdır.. her bir değişken kontrol altına alınmalı ve yeni etkiler ölçümlenmeli-dir". Bu bakıştan yola çıkıldığında 'siyasi lider imajının' seçmen üzerindeki etkisi de araştırılması gereken önemli bir değişken olarak karşımıza çıkmaktadır. Seçmenin siyasal davranışını belirleyen faktörler üze¬rinde yoğunlaşan çalışmaların doğrudan doğruya seçmen davranışını konu etmeleri eleştirilmesi gereken bir noktadır. Liderin imajını belirlemede seçmen davranışının yön vericiliği araştırmalarla araştırılmalı ve açık¬lanmalıdır. Özellikle ülkemizde bu konudaki araştırmaların yetersizliği görülmektedir. Amprik çalışmalarla bu eksiklik giderilmeye çalışılmalıdır.

Sonnotlar
1 Retorik Türk Dil Kurumu tanımına göre retorik:1. Güzel söz söyleme, hitabet sanatı,2. Söz sanatlarını inceleyen bilim dalı, belagat.
Eklenmiş Dosya
Dosya tipi: pdf index4.pdf (393,6 KB (Kilobyte), 114x kez indirilmiştir)
__________________
[CENTER][URL="http://www.nevart.net/"][IMG]http://www.nuveforum.net/galeri/data/500/2602.jpg[/img][/url]
Güzel Sanatlar Fakültesi/Lisesi Yetenek Sınavlarına Hazırlık Kursu
Resim Yağlı Boya Hobi Kursu
Hızlı ve Etkili Okuma Kursu
Çocuklar için Hızlı Okuma Kursu
Çocuklar için Resim Kursu
Diksiyon Kursu
Nefes Teknikleri Kursu
Kişisel Gelişim Kursları[/CENTER]
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Tags
etkisi, lider, seçimlerde, siyasi, ımajlarının

Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
You may not post new threads
You may not post replies
You may not post attachments
You may not edit your posts

BB code is Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık



Bütün zaman ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu anki saat: 18:56 .