Nüve Forum

Nüve Forum > akademik > İletişim Fakültesi > Halkla İlişkiler ve Tanıtım > Gümüş Bromür'den Görüntünün Sayısallaştırılmasına

Halkla İlişkiler ve Tanıtım hakkinda Gümüş Bromür'den Görüntünün Sayısallaştırılmasına ile ilgili bilgiler


[coverattach=1]Gümüş Bromür'den Görüntünün Sayısallaştırılmasına-From The Silver Bromide To The Digitization Of The Image Fotoğraf günümüzde birçok sanat dalı gibi teknolojik gelişimden ziyadesi ile etkilenmiş ve bunun doğal bir sonucu olarak

Halkla İlişkiler ve Tanıtım Halkla İlişkiler ve Tanıtım Bölümü, bu alanda yetişmiş işgücü sağlamak ve araştırmalar yapmak amacıyla oluşturulmuştur. Bölüm, gelişen iletişim ortamında önem kazanan halkla ilişkiler, tanıtım, reklamcılık, kamuoyu araştırmaları konularında verdiği eğitimle bu alanlara katkıda bulunmaktadır.

Like Tree1Likes
  • 1 Post By grafx

Cevapla

 

LinkBack Seçenekler Stil
  #1  
Alt 11.10.10, 16:46
Atılgan
 
Üyelik tarihi: Feb 2008
İletiler: 450
grafx artık çok görkemli biri.grafx artık çok görkemli biri.grafx artık çok görkemli biri.grafx artık çok görkemli biri.grafx artık çok görkemli biri.grafx artık çok görkemli biri.grafx artık çok görkemli biri.grafx artık çok görkemli biri.grafx artık çok görkemli biri.
Standart Gümüş Bromür'den Görüntünün Sayısallaştırılmasına

[coverattach=1]Gümüş Bromür'den Görüntünün Sayısallaştırılmasına-From The Silver Bromide To The Digitization Of The Image
Fotoğraf günümüzde birçok sanat dalı gibi teknolojik gelişimden ziyadesi ile etkilenmiş ve bunun doğal bir sonucu olarak oldschool tabir edebileceğimiz eski yöntemleri savunan ve dijital fotoğraf makineleri ile çekilerek dijital görüntü işleme uygulamaları ile işlenen çalışmaların fotoğraf ola¬mayacağını iddia eden bir kitlenin de ortaya çıkmasına neden olmuştur. Eskiden görüntünün iki boyutlu ortamda oluşması yani film duyarkatı üzerinde görüntünün belirlenmesi kimyasal bir süreçti. Kimyasal bileşiklere ait atomların ışığa verdikleri tepki ile yansıttığı ışık skalasının de¬ğişmesine dayanan kimyasal metodun mantığı, kimya mühendislerinin dışında öyle herkesin anla¬yabileceği, manipüle edebileceği bir süreç değildi. Oysa görüntülerin sayısallaştırılarak iki bo¬yutlu hale gelmesi durumu artık bilgi çağında bilgisayar teknolojisine meraklı herkesin bolca kaynak ile bilgi edinebileceği bir konu haline gelmiştir. Fotoğraf optik düzeneklerin, ışığa duyarlı kimyasal yüzeylerin ya da ışık sensörlerinin oluşturduğu düzeneklerin üzerinde bir şeydir ve tanı¬mı kullanılan araçlar ile sınırlandırılamaz.

Like the many arts, photography has been influenced by the technological developments at the present day. Naturally, a group of people, called themselves as the old school, have defended still the old techniques in the photography. This group also have claimed that new digital photography was not a real photography. In the past it was a chemical process that the formation of the image in a two-chemical engineerings, a few people can understand this period that is the chemical method based on the changing of the light scale by the reaction of the atoms belonging to the chemical compound against the light. However, tech-sawy persons can easily understand the dig¬itization of the images by using the computer and can get the a lot of knowledge about the photog¬raphy. Photograph is thing which is on the optic mechanism, or on the photosensitive chemical levels or on the mechanisms forming the light sensors. It cannot be limited its definition by the tools being used.

GİRİŞ
Yirminci yüzyılın insanı doğduğu günden baş¬layarak, kendini fotoğrafın büyülü dünyası içinde bulmuştur. Bu çağın insanları içinde fotoğrafla tanışmamış olanı neredeyse yok gibidir. Fotoğrafın büyülü dünyası denildiğin¬de, fotoğraf makinesini kullanarak, insanların, nesnelerin görüntülerini kayıt edenleri hatırla¬mak gerekir. Yani fotoğrafın tekniğiyle uğra¬şanları. Bu anlamda, fotoğraf makinesinden başlayarak kâğıt üzerindeki fotoğrafa kadar, uzun bir karmaşık süreçten söz etmek gerekir. (Kılıç 2002: 9)
SİYAH-BEYAZ FOTOĞRAF TARİHİ
1100'lü yıllarda karanlık kutu (camera obscura) önündeki deliğin büyüklüğünün öne¬mini açıklayan Arap matematikçi Hassan İbn Hassan ve bu kutuyu daha kolay ve perspektifi daha düzgün çizimler yapmak için kullanan Leonardo da Vinci gibi öncülerin ilkel kamera öngörülerindeki fiziksel çalışmalarının yanın¬da, simyacıların aydınlıkta bırakılan gümüş tuzlarının ışığın etkisiyle karardığını gözlem¬lemeleri ve diğer kimyasal deneyleri birçok buluşun olduğu gibi fotoğrafçılığın da öncü çalışmalarını oluşturmuşlardır. (Prinet 1976: 18)
İnsanoğlu 1800'lü yılların ortalarında ışığı ve ışığa karşı duyarlı bir yüzeyi kullanarak nes¬nelerin görüntülerini, yüzey üzerine kayıt ede¬rek sabitleştirme tekniğini bulmuştur. Yüzeyi pozlayarak kullanan bu yeni buluş fotoğraftır. Fotoğraf tekniği açısından, fizik ve kimya bilimleriyle ilgilidir. Tarih olarak iki temel konu vardır. Birincisi yüzey üzerindeki bir nesnenin görüntüsünün elde edilmesinin tarihi¬dir. İkincisi ise bir nesnenin görüntüsünün bir yüzey üzerine sabitlenmesinin tarihidir.
Sekizinci yüzyılda Cabir İbni Hayyam adında bir Arap gümüş nitratın karardığını keşfetmiş, ancak bu kararmanın neden ileri geldiği 1727 yılına kadar tam olarak anlaşılamamıştır. Bu tarihte Johann Henrich Schultz gümüşteki kararmanın ışık tesiriyle olduğunu meydana çıkarmıştır. Johann Henrich Schultz ilk defa gümüş kloritli bir satıh üzerinde makine kul¬lanmadan bir hayal meydana getirmiştir. Ancak bu hayal sabit olmayıp kararma devam ederek hayali ortadan kaldırdığı için Schultz'u fotoğ¬rafın kâşifi saymamak gerekir. Schultz fotoğra¬fın keşfi için birçok çalışmalar yapmış, kendin¬den sonra gelenlere zemin hazırlamıştır. (Frizot 1996:19) Schultz'un açmış olduğu yolda yürü¬yen ve onun tecrübelerinden istifade ederek çalışan İngiliz Thomas Wedgewood ve Humpry Davy 1800 yılında makine kullanmak suretiyle gümüş kloritli kâğıt üzerinde görüntü oluşturmaya muvaffak olmuşlar, fakat görün¬tüler uzun süreli devamlı olamamıştır. (Marien 1997: 26)
İlk devamlı görüntüler Fransız Joseph Nicephore Niepce tarafından 1826 yılında elde edilmiştir. İlaçların çok yavaş olması bu siste¬min en eksik tarafıydı. Niepce'nin son yılların¬da kendisi ile beraber çalışan Jacques Mande Daguerre daha evvel Niepce'nin keşfettiği sistemin gelişmesi için çalışmalarda bulun¬muştur. Bu çalışmanın neticesi daha çok portre fotoğrafları için elverişli olmuştu. Daha öncele¬rine nazaran daha kısa poz müddeti ile meyda¬na getirilen görüntüler banyo ile meydana çıka¬rılıyor ve kuvvetlendiriliyordu. (Goldberg 1981: 28)
Nihayet 1839 yılında İngiliz Fox Talbot Daguerre, çalışmalarını geliştirerek ışıkla o¬luşturduğu baskılara fotogram adını verdi ve ilk negatif görüntüyü elde etti. Bu fotoğrafçılık alanında bir devrimdi. Artık tek bir negatiften istenildiği kadar pozitif kopya basmak müm¬kün olacaktı. Kâğıdını gümüş nitrat yanında potasyum bromüre batırarak ışığa karşı duyar¬lılığını fazlalaştırdı. 1871 yılında R.L. Maddox adındaki bir İngiliz kolodyum yerine jelatin, iyot yerine de gümüş bromür kullanarak bu¬günkü fotoğraf camlarını elde etti. Böylece hem saniyenin 1/25'inde enstanteneler çekili¬yor hem de bu levhalar makineye kuru olarak yerleştirilebiliyordu. (Gökgöz 1977: 20).
Fotoğrafçılığın ilk yarım asrı fotoğraf makine¬si, objektifler ve diğer aksam bakımından bir devler çağı idi. Bu zamanda kullanılan 680 kilogramlık fotoğraf makinesi, çeyrek cam, şasiler ve 280 cm odak uzaklıklı objektiflerdi. Bu da devler çağı hakkında bizlere bir fikir verebilmektedir. (Eryılmaz 1968: 4)
19. yy. sonlarına doğru fotoğraf makineleri ile beraber merceklerde de büyük ilerlemeler kay¬dedildi. Yani anastigmat mercekler eskilerinin yerine geçti. 19. yüzyılın sonunda modern fotoğrafçılık iyice yerleşmişti. 20. yüzyılda en büyük gelişme renkler ve merceklerde oldu. Mercekler öylesine gelişti ki her görülebilen şeyin fotoğrafını çekmek mümkün oldu. Bu merceklerle orta boy ve minyatür fotoğraf makineleri piyasaya çıktı. Bu gelişmeler sonu¬cunda ışığın etkisinden kurtularak elverişli, bütün ışıklarda fotoğraf çekmeyi tercih eden 75x100 cm büyütecek olanaklar elde edildi ve negatif filmler rahatça harcanabilecek kadar ucuzladı. (Gökgöz 1977: 21)
Siyah-beyaz fotoğrafta diğer bir gelişme suni ışıklandırmadır. Suni ışıklandırma 19. yy. or¬talarına kadar gider. Önceleri kokulu dumanlı magnezyum flaşı kullanılıyordu. 1929'da Ostermeier Alüminyum telle dolu flaş ampulle¬ri kullanmaya başladı. Daha sonraları elektro¬nik pozometre ve flaşmetreler kullanılmıştır.

Faruk Uğurlu
Yrd. Doç. Dr., Anadolu Üniversitesi Eğitim Fakültesi
Eklenmiş Resim
Dosya tipi: jpg SLC library moving books1.jpg (45,2 KB (Kilobyte), 9x kez indirilmiştir)
Eklenmiş Dosya
Dosya tipi: pdf Untitled14.pdf (2,91 MB (Megabyte), 12x kez indirilmiştir)
__________________
[CENTER][URL="http://www.nevart.net/"][IMG]http://www.nuveforum.net/galeri/data/500/2602.jpg[/img][/url]
Güzel Sanatlar Fakültesi/Lisesi Yetenek Sınavlarına Hazırlık Kursu
Resim Yağlı Boya Hobi Kursu
Hızlı ve Etkili Okuma Kursu
Çocuklar için Hızlı Okuma Kursu
Çocuklar için Resim Kursu
Diksiyon Kursu
Nefes Teknikleri Kursu
Kişisel Gelişim Kursları[/CENTER]
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Tags
bromür'den, görüntünün, gümüş, sayısallaştırılmasına

Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
You may not post new threads
You may not post replies
You may not post attachments
You may not edit your posts

BB code is Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık



Bütün zaman ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu anki saat: 18:15 .