iconBütün zaman ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu anki saat: 06:42 . | Nüve Foruma Hoşgeldiniz! Forumumuzdan yararlanmak için lütfen Üye Olun !

» Nüve Forum » akademik » İletişim Fakültesi » Halkla İlişkiler ve Tanıtım » lisan düzeyi üzerinde halkla ilişkiler eğitimi - The article aims to examine public

Halkla İlişkiler ve Tanıtım Halkla İlişkiler ve Tanıtım Bölümü, bu alanda yetişmiş işgücü sağlamak ve araştırmalar yapmak amacıyla oluşturulmuştur. Bölüm, gelişen iletişim ortamında önem kazanan halkla ilişkiler, tanıtım, reklamcılık, kamuoyu araştırmaları konularında verdiği eğitimle bu alanlara katkıda bulunmaktadır.

Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Stil
  #1  
Alt 29.04.08, 18:47
Standart lisan düzeyi üzerinde halkla ilişkiler eğitimi - The article aims to examine public

29.04.08, 18:47


Türkiye’deki lisan düzeyi üzerinde halkla ilişkiler eğitimini incelenmesi - The article aims to examine public relations education on the graduate level in Turkey

Özet
Makale, Türkiye’deki lisan düzeyi üzerinde halkla ilişkiler eğitimini incelemeyi amaçlamaktadır. Eğitsel süreç tipik olarak dört unsura ayrılabilir; arzulanın sonuçların alınması, bu sonuçların dolaşıma sokulması için müfredat geliştirilmesi, müfredat eğitiminde pedagojinin kullanılması ve öğrencinin öğrendiklerinin değerlendirilmesi.
Halkla ilişkiler eğitimcileri çoğunlukla sonuçlar ve müfredat üzerine odaklanmışlardır.
Halkla ilişkiler uygulamasının faaliyet alanının giderek gelişmesiyle birlikte halkla ilişkiler yönetiminde gelişen literatür, halkla ilişkiler müfredatının geliştirilmesi için tartışmalar yürütmektedir.

Geçtiğimiz 20 yılda halkla ilişkiler uygulaması ve eğitimi şaşırtıcı bir
biçimde gelişmiş ve değişmiştir. Bununla birlikte mevcut araştırmalar incelendiğinde, eğitsel uygulama ve ilgilere yönelik araştırmaların parçalı olduğu ve genellikle ya uygulamacıların ya da eğitimcilerin spesifik bir ilgi alanı üzerine odaklandığı görülmektedir.

Bu makale Türkiye’deki halkla ilişkiler eğitimini, bu eğitimin mevcut programlarını ve onun gelecekteki yönelimlerini incelemektedir. Makalenin birinci bölümü halkla ilişkiler eğitimi üzerine çalışan uluslararası kurulların, halkla ilişkiler eğitiminin giderek artan bir biçimde önemli bir parçası olmaya başlamasına ilişkin kısa bir açıklamayla başlamaktadır. Makalenin ikinci bölümü Türkiye’deki halkla ilişikler eğitiminin gelişimini gözden geçirmekte ve 17
üniversitedeki (onbiri kamu, yedisi özel) lisans programları ve eğitimindeki halkla ilişkiler müfredatı ve derslerini incelemektedir. Bu bölüm ayrıca üniversitelerde halkla ilişkiler eğitimi veren çeşitli fakülte üyeleriyle yapılan derinlemesine mülakatlardan elde edilen sonuçları da sunmaktadır.

Abstract
The article aims to examine public relations education on the graduate level in Turkey.The educational process typically is divided into four elements: etermination of desired out comes, development of cirriculum to deliver those outcomes, use of pedagogy to provide instruction for the curriculum and assessment of student learning. Public relations educators have focused most of their attention on outcomes and curriculum.

The growing scope of public relations practice as well as a developing literature in public relations management argue for expanding the public relations curriculum.
Over the past 20 years public relations practice and education have grown and changed prodigiously. A review of extant research, however, finds that research into educational practices and concerns has been fragmented and generally focused on the needs of either practitioners or educators or on a specific area of concern.
This article examines the development of public relations education in Turkey, its current programs, and its future directions. The first part of the essay begins with a short explanation of international commissions studying on public relations education is becoming an increasingly important part of public relations education. The second part of the essay reviews the development of public relations education in Turkey, the public relations curricula and course content at seventeen universities (eleven public, seven private), graduate programs and instruction. In addition, this part reports findings from the in-depth interviews with several faculty members teaching public relations at universities.
Eklenmiş Resim
Dosya tipi: gif halkla iliskiler.gif (10,4 KB (Kilobyte), 20x kez indirilmiştir)
__________________
Kendi omuzuna tırman. Başka nasıl yükselebilirsin ki !

Konu Nicomedia tarafından (02.05.08 saat 18:38 ) değiştirilmiştir..
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
Sponsorlar
  #2  
Alt 29.04.08, 18:48
kanlica - ait kullanıcı resmi (Avatar)
Yaratıcı
Üyelik tarihi: May 2006
İletiler: 1.319
Ettiği Teşekkür: 422
233 tane iletisine 396 kere teşekkür edilmiş
kanlica karanlıkta yolumuzu bulmamızı sağlayan bir ışık.kanlica karanlıkta yolumuzu bulmamızı sağlayan bir ışık.kanlica karanlıkta yolumuzu bulmamızı sağlayan bir ışık.kanlica karanlıkta yolumuzu bulmamızı sağlayan bir ışık.kanlica karanlıkta yolumuzu bulmamızı sağlayan bir ışık.kanlica karanlıkta yolumuzu bulmamızı sağlayan bir ışık.kanlica karanlıkta yolumuzu bulmamızı sağlayan bir ışık.
  Send PM
Standart lisan düzeyi üzerinde halkla ilişkiler eğitimi - The article aims to examine p

Giriş

Bu bildirinin amacı; Türkiye’deki kamu ve özel üniversitelerde lisans düzeyindeki halkla
ilişkiler ders programlarını, uluslararası düzeyde, halkla ilişkiler ders programları üzerine
çalışmalar yapan kurulların belirledikleri ideal çerçevelerle eşleştirmek ve Türkiye’deki
lisans halkla ilişkiler programlarının izlemesi gereken yolu göstermeye çalışmaktır.
Ülkemizde halkla ilişkiler alanı gün geçtikçe popülerleşmekte, popülerleştikçe de
üniversitelerde açılan halkla ilişkiler bölümleri çoğalmaktadır. Bu durum halkla ilişkiler
eğitimi alanını yeni sorunsallarla karşı karşıya bırakmaktadır. Bu sorunsalları şu şekilde
sıralayabiliriz:
• Halkla ilişkiler ders kitaplarının nitelikleri,
• Halkla ilişkiler alanında eğitim veren akademisyen ve uygulamacıların donanım
düzeyleri,
• Uygulamacıların profesyonel standartları
• Mesleki açıdan örgütlenme sorunları,
• Uygulanan pedagojik yöntemler (geleneksel/modern),
• Lisans, yüksek lisans ve doktora düzeylerinde ders programlarının içeriği,
• Yeni iletişim teknolojilerinin eğitim alanına yansımaları,
• Staj dönemlerinde öğrencilerin karşı karşıya kaldığı sorunlar,
• Öğrencinin başarısını ölçme ve değerlendirmedeki sorunlar,
• Halkla ilişkiler eğitiminin piyasanın ihtiyaçlarına yanıt verebilme düzeyi,
• Üniversiteler dışında piyasada açılan halkla ilişkiler sertifikası veren kurslar,
• Halkla ilişkiler eğitiminin sonuçlarının ölçülmesi,
• Eğitimde yabancı dil sorunu,
• Socrates-Erasmus programlarına uyumlu ders programlarının yenilenmesi
girişimlerinin analizi.
Bunlar ve hala üzerinde çalışılmamış pek çok konu bu sorunsallardan yalnızca bazılarıdır.
__________________
Kendi omuzuna tırman. Başka nasıl yükselebilirsin ki !
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
  #3  
Alt 29.04.08, 18:50
kanlica - ait kullanıcı resmi (Avatar)
Yaratıcı
Üyelik tarihi: May 2006
İletiler: 1.319
Ettiği Teşekkür: 422
233 tane iletisine 396 kere teşekkür edilmiş
kanlica karanlıkta yolumuzu bulmamızı sağlayan bir ışık.kanlica karanlıkta yolumuzu bulmamızı sağlayan bir ışık.kanlica karanlıkta yolumuzu bulmamızı sağlayan bir ışık.kanlica karanlıkta yolumuzu bulmamızı sağlayan bir ışık.kanlica karanlıkta yolumuzu bulmamızı sağlayan bir ışık.kanlica karanlıkta yolumuzu bulmamızı sağlayan bir ışık.kanlica karanlıkta yolumuzu bulmamızı sağlayan bir ışık.
  Send PM
Standart lisan düzeyi üzerinde halkla ilişkiler eğitimi - The article aims to examine p

1. Halkla İlişkiler Eğitimiyle İlgili Kurumlar ve Çalışmalar

Bugün Dünya’da Public Relations Society of America (PRSA) ve International Association of
Business Communicators (IABC) gibi uygulamacıların oluşturduğu dernekler ve International
Communication Association (ICA), Association for Education in Journalism and Mass Communication
(AEJMC), National Communication Association (NCA) gibi akademisyenlerin oluşturduğu
dernekler, halkla ilişkiler alanı için yeni hedefler koymak ve halkla ilişkiler alanının yüzyüze
kaldığı sorunsalları aşmak için müfredat, pedagojik teknikler ve değerlendirme araçları
geliştirmek için çaba sarfetmektedirler (Turk, Botan, Morreale, 1999: 1).
1970’li yılların sonu ve 1980’li yılların başında Institute of Public Relations’ın Eğitim Komitesi
üyeleri, birkaç eğitim enstitüsüyle birlikte, lisans seviyesinde eğitim olanaklarını araştırmışlardır.
IPRA da eğitim üzerine, halkla ilişkiler eğitiminin rolü ve faaliyet alanını, uygulamanın
profesyonelleşmesiyle ilgili olarak tekrar gözden geçiren iki doküman üretmiş (Gold Paper 4
ve 7) ve bu dokümanlar, yüksek öğrenimlerin içeriği, seviyesi ve konuyu öğretenler için uygun
yeterliliklerle ilgili birçok öneride bulunmuştur. Gold Paper 7’de ortaya çıkan ana temalar,
halkla ilişkileri öğretenlerin akademik ve profesyonel standartları üzerinde kaygılar, diğer
disiplinlerden bağımsızlığın sağlanması ve sürdürülmesi, uygulamacıların eğitime katkıdaki
rolü, akademik ve uygulama çalışmaları arasındaki denge ve alanın uzmanlaşmasında
eğitimin önemi olarak özetlenebilir (L’Etang ve Pieczka, 2002: 28).
Halkla İlişkiler Eğitim Komisyonu (Commission on Public Relations Education) 1997 yılında
lisans ve lisansüstü halkla ilişkiler ders programlarını incelemek ve ideal bir program
geliştirmek üzere kurulmuştur (Russell, 1999: 2). Halkla ilişkiler eğitimiyle ilgili olarak
NCA’ın (National Communication Association) 1998 yılının yazında düzenlenen
konferansında 24 akademisyenden oluşan bir kurul halkla ilişkiler eğitimi üzerine bir
araştırma yapmıştır. Farklı üniversitelerden 24 akademisyen “ortaya çıkan sonuçlar,
müfredat, pedagoji ve değerlendirme” kriterlerini esas alarak halkla ilişkiler eğitimi
üzerinde değerlendirmeler gerçekleştirmişlerdir. Bu kurul sonuç olarak; halkla ilişkilerin
temel sosyal bilimler temelinde müfredatını geliştirmesi gerektiği sonucuna varmıştır. Kurul
üyeleri halkla ilişkiler eğitiminin geliştirilmesiyle ilgili olarak etik, çok kültürlülük,
uluslararası sorunlar ve teknolojinin kullanılmasının dikkate alınmasını önermişlerdir (Toth,
1999: 45).
Sözkonusu komisyon 1987’de “Lisans Halkla İlişkiler Eğitimi İçin Tasarı” adlı bir rapor
yayınlamış, 544 halkla ilişkiler eğitimcisi ve uygulamacısından yer alan evrenlerinde, yanıt
veren % 36’lık bir oran üzerinde yaptıkları araştırmada, halkla ilişkiler eğitimi için önemli
içerikleri saptamışlardır. 1987’deki çalışma, halkla ilişkiler eğitiminin ne olması gerektiğine
ilişkin uygulamacılar ve akademisyenler arasındaki kanaat benzerliklerini göstermiştir. Bu
raporda halkla ilişkiler müfredatının beş alanı içermesi gerektiğine yer verilmiştir (Toth,
1999: 46):
a) Halkla ilişkilerin ilkeleri, uygulamaları ve teorisi
b) Yazma, mesaj dağıtımı ve medya ağları gibi halkla ilişkiler teknikleri
c) Planlama ve değerlendirme için halkla ilişkiler araştırmaları
d) Halkla ilişkiler strateji ve uygulamaları
e) Danışmanlar çerçevesinde yürütülen halkla ilişkiler deneyimleri/stajlar
1992 yılında bu kurul, halkla ilişkiler eğitiminde uygulamacıların ve örgütlerin üst düzey
yöneticilerinin önemli bulduğu 21 konuyu değerlendirerek tartışmıştır. Araştırmaya
katılanların % 80’den fazlasının çok önemli bulduğu konular arasında; yazma yeteneği, staj ve
iş deneyimi, problem çözme yetenekleri, medya ilişkileri teknikleri, sunum/konuşma
yetenekleri ve yönetme yeteneği yer almaktadır (Toth, 1999: 46). Bu çalışmaların her ikisi de
lisans müfredatına odaklanmıştır. 1985 yılında Foundation for Public Relations Research and
Education adını taşıyan kuruluş (şimdiki adı Institute for Public Relations) 12 eğitimci ve
uygulamacının oluşturduğu kurulla birlikte şu dersleri önermişlerdir; araştırma yöntemleri,
iletişim teorisi, iletişim süreçleri, halkla ilişkiler ilkeleri, uygulama ve teori, halkla ilişkiler
yönetimi, halkla ilişkiler programlaması ve üretimi. Bu eğitimci ve uygulamacılar halkla
ilişkilerde doktora eğitimiyle ilgili olarak ise; iletişim teorileri aracılığıyla araştırma ve teori
inşa yeteneklerinin geliştirilmesi, bilim felsefesi, araştırma yöntemleri, istatistiki ve nicel
araştırma yöntemlerinin verilmesi gerektiğini belirterek, halkla ilişkiler yönetimi, örgütsel
yapı, kamu davranışları, halkla ilişkiler rolleri, kanunlar, tarih ve eylemler gibi konular
üzerine yoğunlaşılmasındaki zorunluluğu ifade etmişlerdir (Toth, 1999: 47).
Kurul halkla ilişkiler eğitiminin beş açıdan geliştirilebileceğinin altını çizmiştir. Birincisi
halkla ilişkiler eğitimi için geliştirilen modeller; teori, pratik, araştırma ve kültür alanlarıyla
ilgili olmalıdır. İkincisi modeller etik çerçeveyi savunmalıdır. Üçüncüsü eğitsel süreç içinde
teknolojiyle bütünleşmenin sağlanmasıdır. Dördüncüsü; modeller görsel okuryazarlık
alanlarının ortaya çıkışını vurgulamalıdır. Beşincisi; modeller halkla ilişkiler yaklaşımına
çokkültürlü ve uluslararası bir yaklaşım getirmelidir (Toth, 1999: 48).
Kurul içinde faaliyet gösteren bu grubun çalışmalarının yanısıra, bir başka grup da halkla
ilişkiler kariyerine hazırlanan öğrencilerin alması gereken ders içeriklerine yoğunlaşmıştır.
Bu grubun yedi varsayımı söz konusudur. Birincisi, öğrencilerin toplum, temel sosyal
bilimler, ekonomi, politika, davranış bilimleri, tarih, sanat ve kültürel, uluslararası iletişim
açısından donanımlı olarak yetişmesi gerektiğidir. İkincisi geliştirilen modellerin uygulamalı
bir bileşimi içermesi gerektiğine ilişkindir. Üçüncüsü, lisans halkla ilişkiler öğrencileri temel
sözlü ve yazılı ifade biçimlerinde, temel matematik ve bilgisayar yeteneklerinde iyi bir
düzeyde olmalıdır. Dördüncüsü, modellerin ders başlığı ya da dersin kökeninden çok
içeriğine odaklanması gereğidir. Beşincisi her bir spesifik ders içeriğinin ayrı bir ders
olmasının gerekmediği, çok sayıda ders içeriğinin bir ya da daha fazla ders adı başlığı
altında toplanabileceğidir. Altıncısı modellerin periyodik olarak değerlendirilmesi ve
güncelleştirilmesi gerektiği yönündedir. Yedincisi modeller teoriye dayalı bir bakış açısını
öğretmekte, bilişsel olarak tanımlamakta, etkili ve davranışsal bir bileşim sunmalıdır (Toth,
1999: 49).
__________________
Kendi omuzuna tırman. Başka nasıl yükselebilirsin ki !
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
  #4  
Alt 29.04.08, 18:52
kanlica - ait kullanıcı resmi (Avatar)
Yaratıcı
Üyelik tarihi: May 2006
İletiler: 1.319
Ettiği Teşekkür: 422
233 tane iletisine 396 kere teşekkür edilmiş
kanlica karanlıkta yolumuzu bulmamızı sağlayan bir ışık.kanlica karanlıkta yolumuzu bulmamızı sağlayan bir ışık.kanlica karanlıkta yolumuzu bulmamızı sağlayan bir ışık.kanlica karanlıkta yolumuzu bulmamızı sağlayan bir ışık.kanlica karanlıkta yolumuzu bulmamızı sağlayan bir ışık.kanlica karanlıkta yolumuzu bulmamızı sağlayan bir ışık.kanlica karanlıkta yolumuzu bulmamızı sağlayan bir ışık.
  Send PM
Standart lisan düzeyi üzerinde halkla ilişkiler eğitimi - The article aims to examine p

A. Lisans Halkla İlişkiler Eğitimi İçin Tasarlanan İçerik Modeli


İdeal bir halkla ilişkiler ders programında gözönüne alınması gereken ders grupları

aşağıdaki gibidir (aktaran Toth, 1999: 50):


I. Halkla ilişkiler teori ve uygulaması

a) Bilgi ve teori temeli

• Motivasyon ve ikna teorisi



• İletişim teorisi, etik ve profesyonel değerler (dürüstlük, doğruluk, etik yaklaşım,güven, itibar, sadakat, açıklık, sorumluluk, müşteriye ve topluma hizmet vs.)

• Yasal yükümlülükler ve sınırlılıklar

• İş dünyasının incelenmesi (ilkeler, bütçe ve zamanlama)

• Uluslararası/Kültürlerarası yaklaşım

• Örgütsel kültür ve iletişim, grup dinamiklerini, örgütsel politikaları içeren örgüt içi iletişim, iletişimin içsel/dışsal kanalları

b) Deneysel Alanlar

• Müşteri hizmetlerini anlama



• Staj

• Gönüllü olarak projelere katılım, uygulama ve eşgüdümlü ya da bağımsız çalışmalar

• Halkla ilişkiler klüpleri, öğrenci ajansları

• Rapor hazırlayabilmek

• Portfolyo gelişimini sürdürmek

• Kariyer seçeneklerinin avantajlı ve dezavantajlı yönlerini kavrayabilmek


II. Analiz ve Eleştirel Düşünme Dersleri

a) Analiz (alımlayıcı duyarlılığı, eleştirel düşünme, kampanya stratejisi, problem çözme,örnek olaylar, sonuçların raporlaştırılması)

b) Araştırma

• Veri toplama, nicel ve nitel (tarihsel, eleştirel)yöntemler, örneklem alma, kamuoyu yoklamaları, içerik analizi, saha araştırmaları, fokus gruplar, alan deneyimleri,araştırma tasarımı




• Araştırmanın sınırlılıkları



• Uygulama için kaydadeğer teorilerin inşaası

• Araştırma için uygulama tekniklerinin geliştirilmesi

• Endüstriyel standartlarda software araştırma bilgisi

• Yorum, analiz, araştırma sunumu bilgisi


III. İletişim süreci ve sunumu

a) Yazılı iletişim, iş mektupları, broşürler, gazeteler, konuşma metinleri, basınbültenleri, örgüte dair öyküler, editörlük işleri, kamu hizmeti duyuruları, kaset çözümlemeleri, radyo spotları, medya kitleri, rapor yazımı, reklam ve pazarlamametinleri

b) Sözlü İletişim, doğaçlama sunumlar, bireysel ve grup sunumları, sunum kitleri(PowerPoint vs.)
c) Görsel/Teknolojik İletişim Medya (video kayıtları, medya bütünleşmesi, fotoğraf, grafik animasyon, storyboard hazırlanması)Bilgisayar/Yeni teknolojiler, endüstriyel standartlarda software bilgisi, CD-ROM, Website yaratımı ve kullanımı, grafik tasarım, intranet, internet kullanımı



d) Kişilerarası ilişkiler ve grup ilişkileri, konsensus sağlama, takım olutruma, dinleme,ilişki inşa etme ve sürdürme, çalışanlarla ilişkiler.
__________________
Kendi omuzuna tırman. Başka nasıl yükselebilirsin ki !

Konu kanlica tarafından (29.04.08 saat 18:56 ) değiştirilmiştir..
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
  #5  
Alt 29.04.08, 18:58
kanlica - ait kullanıcı resmi (Avatar)
Yaratıcı
Üyelik tarihi: May 2006
İletiler: 1.319
Ettiği Teşekkür: 422
233 tane iletisine 396 kere teşekkür edilmiş
kanlica karanlıkta yolumuzu bulmamızı sağlayan bir ışık.kanlica karanlıkta yolumuzu bulmamızı sağlayan bir ışık.kanlica karanlıkta yolumuzu bulmamızı sağlayan bir ışık.kanlica karanlıkta yolumuzu bulmamızı sağlayan bir ışık.kanlica karanlıkta yolumuzu bulmamızı sağlayan bir ışık.kanlica karanlıkta yolumuzu bulmamızı sağlayan bir ışık.kanlica karanlıkta yolumuzu bulmamızı sağlayan bir ışık.
  Send PM
Standart lisan düzeyi üzerinde halkla ilişkiler eğitimi - The article aims to examine p

B.Halkla İlişkiler Eğitimi Üzerine Geliştirilen Akademik Literatür
Halkla ilişkiler eğitimine ilişkin Van Leuven de (1998: 78-79) halkla ilişkiler eğitimi
konusunda temel olarak dört paradigmadan sözedilebileceğini belirtmiştir. Birincisi, halkla
ilişkilerin iki yönlü iletişim süreci esasına dayalı bir ilişki kurma biçimi olması gerektiğine
ilişkin savunudur. Grunig ve çalışma arkadaşları, neredeyse yirmi yıldır halkla ilişkiler
uygulamalarının iki yönlü simetrik iletişim esasına dayalı olarak yürütülmesi gerektiğini
savunmaktadırlar. İkinci kavramsal çerçeve, lisans öğrencilerinin eğitiminin bütünleşik
pazarlama iletişimi esasına dayalı olarak yürütülmesi gerektiğine ilişkin düşüncedir. Bu
yaklaşım halkla ilişkiler, duyurma, reklam, doğrudan pazarlama ve tutundurma çabalarını
bütünleşik pazarlama iletişiminin alt yöntemleri olarak kabul eder. Üçüncü kavramsal çerçeve
iletişim teknolojileri ve örgütsel iletişimle ilgili bir düşünüş tarzına dayalıdır. İçsel ve dışsal
kamulara faydalı ve etkili bir şekilde ulaşmanın yolunun, yeni iletişim teknolojilerini
kullanmaktan geçtiği ve halkla ilişkilercilerin bu donanımla mezun olmaları gerektiği
üzerinde durulur. Böylelikle öğrenciler halkla ilişkiler mesajlarını yazmak ve yazılı ve görsel
medyayı etkin bir biçimde kullanmak üzere hazırlanırlar. Dördüncü paradigma örgütsel
yapıyı, stratejik planlamayı, liderliği, yönetim tarzlarını ve karar verme süreçlerini
vurgulayan işletme literatürüdür. Bu şekilde işletme literatürü bilgisinin örgütün çalışma
gereklerini daha sistematik bir biçimde algılayabileceği düşünülür.
Van Leuven (1999: 80-81) ve Miller ve Kernisky (1999: 89) böylelikle halkla ilişkiler
öğrencilerinden beklenen yeterlilikleri beş grupta toplar:
1. İlkeler, Uygulamalar, Teori, Etik: İletişim teorileri, örgütlerarası teoriler, karar
verme süreci ve işletme teorileri, çatışmalar ve çatışma çözümü teorileri bu
alanda yer almaktadır.
2. Teknikler: Yazma, Mesaj Dağıtımı, Medya Ağları: Halkla ilişkiler yazarlığı,
mesajların dağıtımı, medya kullanımı ve medya ağının tasarlanması bu alanda
yer almaktadır. Örgüt içinde ve dışında kullanılan yazılı, elektronik ve görsel
medya sözkonusu teknikler arasında sayılabilir.
3. Planlama ve Değerlendirme İçin Araştırma: Örgütsel faaliyetleri destekleyen
bir iletişim programı için,
a. Mesaj alışverişinde bulunulan çeşitli toplumsal grupların bölümlendirilmesi
ve tanımlanması (çıkar grupları, paydaşlar vs.)
b. İletişime katılan taraflar üzerine bir eylem ve bilgi sistemi geliştirmek
c. Gerçekleştirilen eylemlerin ve örgütsel faaliyetleri arzu edilen sonuçları
gözönüne alarak değerlendirmek.
4. Halkla İlişkiler Stratejileri ve Örnek Olaylar İçeren Çalışmalar: Bu türden
derslerin amacı ise; planlama ve program yönetimi için zorunlu olan yönetsel
ve karar vermeye ilişkin rolleri kazandırmaktır.
5. Staj/Uygulama: Staj deneyimi, öğrencilere çeşitli örgütlerin halkla ilişkiler
birimlerinde uygulama becerisi kazanma olanağını sunmaktadır.
Stacks, Botan ve Turk’ün (1999: 9) halkla ilişkiler eğitim yapısını beş boyutta inceleyen
(halkla ilişkiler ve eğitime yönelik genel algı, öğrenciler ve uygulamacılar için arzu edilen
eğitim sonuçları, öğrencinin ve öğrenimin değerlendirilmesi, halkla ilişkiler müfredatlarının
unsurları ve öğretim pratikleri) ve 258 halkla ilişkiler eğitimcisi üzerinde yaptıkları
araştırmalarının sonucuna göre; hem eğitimciler hem de uygulamacılar, sistematik bir
değerlendirmenin halkla ilişkiler eğitiminin en önemli unsuru olduğunu düşünmektedirler.
1992’de Schwartz, Yarbrough ve Shanka’nın yaptığı araştırma halkla ilişkilerin eğitimi
konusunda akademisyenlerin ve uygulamacıların birbirine muhalif görüşleri savunduğu
yönündedir. Ancak Stacks ve arkadaşlarının yaptığı araştırma (1999: 27) halkla ilişkiler
eğitiminin nasıl olması gerektiği yönünde akademisyenlerin ve uygulamacıların tamamen
aykırı fikirleri savunduğu mitini yanlışlamaktadır. Akademisyenler ve uygulamacılar
öğrenciler için gerekli temel yetenekler, bilgi ve kavramların neler olması gerektiğine ilişkin
halkla ilişkiler programlarına yönelik bir fikir birliği içindedirler. Akademisyenler ve
uygulamacılar arasındaki çok küçük bir farklılık, kendisini halkla ilişkiler alanının
algılanması bölümünde göstermektedir. Halkla ilişkiler müfredatının nasıl olması gerektiği
ve değerlendirmenin önemiyle ilgili olarak ise genel bir oydaşım mevcuttur. Ancak
araştırmaya katılanlar pedagojiyle ilgili olarak, hala kara tahta ya da tepegöz gibi geleneksel
yöntemlerin ağırlıklı olarak kullanıldığını göstermektedir.
Pohl ve Vandeventer’e göre (2001: 336) halkla ilişkiler, pazarlama ve reklamcılık ayrı alanlar
olarak düşünülmelidir. Halkla ilişkiler müşteriler, örgütler ve insanlar arasında karşılıklı
yarara dayalı ilişkilerin nasıl güçlendirileceğini stratejik olarak araştıran bir meslektir.
Başarılı bir halkla ilişkiler ürünlerin, hizmetlerin ve fikirlerin pazarlanmasına yardımcı olur
ve bu ürünler, hizmetler ve fikirler hakkında spesifik mesajlar yaymak için reklamcılığı
kullanır. Medya ilişkilerinin halkla ilişkilerin öncelikli fonksiyonu olduğuna inanılır.
Uygulamacılar dürüst olmalı, bütünlük kurmalı, örgütler hakkında medyayı eğitmeli,
medyaya ihtiyacı olan öyküleri verebilmelidir. Akademisyenler ve uygulamacılar halkla
ilişkiler alanına ilişkin beş konuda fikir birliği içindedirler (2001: 367):
a) Tüm halkla ilişkiler eylemleri; kampanya stratejileri geliştirilmesi, yayınlar, bütçeler,
özel olaylar vs. örgütlerin amaçlarıyla, hedefleriyle ve değerleriyle yakından
bağlantılı olmalıdır.
b) Başarılı bir halkla ilişkiler programı kriz iletişim planını, informel ve formel
araştırmayı ve stratejik planlamayı içermelidir.
c) Teknoloji günümüzün global pazarında giderek artan bir gerekliliktir. Mesajlar hızla
gönderilir ve alınır ve medyanın dağıtımı global olacaktır.
d) Etik, doğruluk ve dürüstlük olarak tanımlanır. PRSA’in Mesleki Standartlar Kodu
uygulamacıların etik sorumluluk çerçevelerini çizer.
e) Global pazarda partnerlikler inşa etmek önemlidir. Örgütler dünyanın her
tarafındaki kamuları hedeflemek ve bir dünya bakış açısı üretmek için global
örgütlerle işbirliğine girebilirler.
Tüm halkla ilişkiler öğrencilerinin yazma, konuşma, formel ve informel araştırmalar
yürütme, stratejik düşünme, örgütün fonksiyonlarını anlama, kendini disipline etme ya
bağımsız olarak ya da bir grup içinde esneklik kazanma açılarından yeterli olmaya
ihtiyaçları vardır. Profesyoneller, tasarım, dizayn ve fotoğrafla ilgili konularda teknik
yeteneklere sahip olmalıdırlar.
Halkla ilişkiler alanındaki bir uygulamacıdan (Pohl ve Vandeventer, 2001: 367);
a) Gelişmiş teknolojiyi kullanmasını ve günlük gelişmeleri takip etmesini,
b) Müşterilerle çalışırken bir strateji olarak partnerliği iyi kullanmasını,
c) Her kampanya için değerlendirme prosedürlerini geliştirmesini,
d) Alanlarını pazarlama ve reklamcılığın bir alt alanı olmaktan çıkarmaları için
çalışmalarını,
e) Bütünleşik iletişimi yeniden düşünmelerini
f) Yeni başlayan uygulamacılara sözlü ve yazılı iletişimi, stratejik düşünmeyi,
bilgisayar kullanımını (özellikle web tasarımı ve internet) öğretmeleri
beklenmektedir.
Kruckeberg (1998:237) bugün Amerika’da toplanan Halkla Eğitimi Komisyonu’nun, halkla
ilişkiler eğitimi konusunda toplumsal, teknolojik ve mesleki yenilikler bağlamında
programların güncelleştirilmesi gerektiği sonucuna vardığını belirtmektedir. Çünkü halkla
ilişkilerin rolü ve işlevleri içinde faaliyet gösterdiği toplumda yaşanan değişimlerle
yakından ilgilidir. Ulusal deneyimler yerini uluslararası, çok kültürlü ve global deneyimlere
bırakmaktadır. Teknolojik değişimler halkla ilişkilerci için hem bir dizi kamuyla etkili
iletişim kurmak için kullanacağı medya kanallarını daha iyi anlaması, hem de McLuhan’cı
bir yaklaşımla bu yeni teknolojilerin örgütün var olan ve olası kamularıyla kuracağı ilişkiyi
nasıl belirleyeceğiyle ilgili olarak bir kavrayış sağlaması açısından önemlidir. Mesleğin
Harlow’un derlediği 472 tanım dışında onlarca tanıma daha kavuşması ve örneğin halkla
ilişkilerin pazarlama iletişimi olarak tanımlanışı gibi yeni tanımların ortaya çıkışı bu
anlamda ders programlarının yenilenmesinde gözönünde bulundurulması gereken
noktalardan birine işaret etmektedir.
Amerika’da yapılan bir araştırma, halkla ilişkiler alanında çalışacak olanlarda aranan
nitelikler konusunda yaygın olarak genel kanıdan daha farklı sonuçlar ortaya
koymamaktadır. Bu araştırmaya göre, halkla ilişkiler alanında çalışacak olanlarda işverenler,
dört yıllık lisans eğitiminin yanısıra, haber bülteni yazmak, işletme ve sosyal bilimler
alanında eğitim ve deneyim, dışa dönük kişilik özellikleri, yazma yeteneği ve halkla
ilişkilerle ilgili faaliyet alanlarında deneyim aradıklarını ortaya koymaktadır. Geniş bir bilgi
birikimini zorunlu kılan halkla ilişkiler alanında başarılı olabilmek için, iletişim yöntemleri
hakkında bilgi sahibi olmak yanında, yönetim, organizasyon yeteneği, dürüstlük ve liderlik
özelliklerine sahip olmak gerekmektedir. Bu alanda da diğer alanlarda olduğu gibi, çağın
gereğinin bir sonucu olarak, medya ilişkileri, yatırım ilişkileri, sergiler, kamu olayları gibi
konularda uzmanlaşma eğilimi söz konusudur (Peltekoğlu, 1998: 99).
Önceleri bu alanda başarının, beceri ya da alınan eğitimden çok, kişisel iletişim kurabilmek
açısından değerlendirilmesi nedeniyle, çok farklı temelleri olan insanlar, halkla ilişkiler
alanında çalışabilmekteydi. Sonraki yıllarda gerekli olan niteliklerin daha çok gazetecilik
eğitimi üzerinde yoğunlaşmasının nedeni ise, medya ile ilişkilerin büyük önem
taşımasından kaynaklanmıştır. Böylece ilk örnekleri ABD’de olmak üzere, gazetecilik eğitimi
veren öğretim kurumları eğitim programlarına halkla ilişkiler derslerini ilave etmeye
başladılar. Bugün halkla ilişkilerin aslında bir yönetim işlevi olduğu, geniş bir uygulama
alanını içerdiği konusunda yoğunlaşan görüşler, halkla ilişkiler alanında çalışacak olanların,
iletişim bilgisi yanında değişimlere adaptasyon, küçük gruplarda ya da organizasyonlarda
ve sosyal olaylarda ve sosyal yapıdaki davranış biçimlerini anlayabilecek, yorumlayabilecek
düzeyde sosyal bilimlerde temel bilgilere sahip olmalarının gerekliliği üzerinde
yoğunlaşılmıştır (Peltekoğlu, 1998: 101).
Uygulamacılar ve eğitimciler örnek olaylara meslek birikiminin özetleri olarak
bakmaktadırlar. Kurumlar örnek olayları dosyalarlar, çünkü bunun kullanılan tekniklerin ve
çözümlenen problemlerin kurumsal hafızalarını koruduğuna inanırlar. Mesleki ve akademik
dergiler halkla ilişkilerin başarı ya da başarısızlığını test etmek için örnek olaylar yayınlarlar.
Kriz iletişimi gibi yeni alanlarda örnek olaylar, uygulamacının yeni bulunan uzmanlığını
göstermek ve meşrulaştırmak için kullanılır. Eğitimciler de öğrencileri eğitmek ve
toplumsallaştırmak için bu tür materyallere bağımlı hale gelmişlerdir. 1950’den bu yana ders
kitaplarında örnek olayların bazı biçimleri yer almaya başlamıştır ve günümüzdeki ders
kitaplarında da bu örnek olayların yer aldığını görebiliriz. Örnek yöntemi, özellikle Harward
Business School gibi yönetim konularıyla ilgilenen okullarda geliştirilmiş ve yine bu okullar
tarafından yaygınlaştırılmıştır. Harvard Business School’daki ortalama bir öğrenci lisans
eğitiminin sonunda 500 örnek olayı analiz etmiş olarak mezun olmaktadır. Harvard bu
örnek olayları ülke çapındaki diğer iş programlarına yayınları aracılığıyla pazarlar. Her yıl,
sınıfları için 700 yeni örnek olay üretirler ve bu örnek olayların çoğu danışmanlarının
deneyimlerine dayanmaktadır. Yönetim bölümlerinde verilen örnek olaylar aracılığıyla
çözümler değil, sorunlar ortaya konulur. Oysa halkla ilişkilerdeki örnek olaylar birinin ne
yapması gerektiğini tarif eder, yönetim bölümleri ise öğrencilerine ne yapabileceklerini
sorar. İdeal biçimiyle örnek olaylar “eğitimcinin öğrettiklerini değil”, “öğrencilerin ne
öğrendiğini sormalıdır”, (Pauly, Hutchison, 2001: 381-383).
Disiplinlerarası bir tarzda öğretilen halkla ilişkiler, akademisyenlerden ve öğrencilerden
entelektüel esneklik talep eder. Böylece halkla ilişkiler, genç mezunların bu alanda kariyer
elde etmeye karar verip vermediklerine bakmaksızın, mükemmel bir eğitim verme
potansiyeline sahip bir alan haline gelebilir. Halkla ilişkiler alanındaki akedemisyenlerin
sorumluluğu, kavramları uygulamadaki kullanımlarıyla tanımlayıp açmak ve içinde
yaşadığımız dünyaya ilişkin belirleyiciliklerini yansıtmak için düşüncelerin kaynaklarını
teşhis etmektir. Eğitimcinin rolü, tabii ki psikoloji, yönetim ve pazarlama gibi daha teknik
bazı konularda olduğu gibi etik felsefesi, epistemoloji, dil felsefesi, sosyoloji, iletişim ve
medya çalışmalarına dayanarak alana birşeyler taşımaktır (L’Etang ve Pieczka, 2002: 42-43).
__________________
Kendi omuzuna tırman. Başka nasıl yükselebilirsin ki !
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
  #6  
Alt 29.04.08, 19:04
kanlica - ait kullanıcı resmi (Avatar)
Yaratıcı
Üyelik tarihi: May 2006
İletiler: 1.319
Ettiği Teşekkür: 422
233 tane iletisine 396 kere teşekkür edilmiş
kanlica karanlıkta yolumuzu bulmamızı sağlayan bir ışık.kanlica karanlıkta yolumuzu bulmamızı sağlayan bir ışık.kanlica karanlıkta yolumuzu bulmamızı sağlayan bir ışık.kanlica karanlıkta yolumuzu bulmamızı sağlayan bir ışık.kanlica karanlıkta yolumuzu bulmamızı sağlayan bir ışık.kanlica karanlıkta yolumuzu bulmamızı sağlayan bir ışık.kanlica karanlıkta yolumuzu bulmamızı sağlayan bir ışık.
  Send PM
Standart lisan düzeyi üzerinde halkla ilişkiler eğitimi - The article aims to examine p

2. Türkiye’deki Halkla İlişkiler Eğitimi Üzerine Bazı Saptamalar
Türkiye’de halkla ilişkiler eğitiminin başlangıcı ise, 1960’lı yılların ortalarına rastlamaktadır.
İlk kez 1966 yılında Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi, Gazetecilik Yüksek
Okulu’nda halkla ilişkiler dersleri verilmeye başlanmıştır. Daha sonra halkla ilişkiler dersleri
İzmir, İstanbul, Ankara’daki Gazetecilik Yüksek Okulları’nın eğitim programlarında yerini
almış ve radyo-televizyon, gazetecilik yanında halkla ilişkiler bölümleri de oluşturulmuştur.
1992 tarihine kadar Basın Yayın Yüksek Okulu olarak eğitim veren bu kuruluşlar bugün
İletişim Fakültesi adıyla anılmaktadır (Peltekoğlu, 1998: 87).
Kazancı; Halkla İlişkiler Eğitimi Üzerine Bazı Düşünceler ve Yeni Eğitim Programı (2003: 135-136,
150) adlı makalesinde başarılı bir halkla ilişkiler programı için önce aşırıya varan ders
tekrarının önlenmesi ve gereksiz derslerin ayıklanması gerektiğini belirtmektedir. Halkla
ilişkiler gibi pratiği ağır basan uygulamalarda mutlaka pratiğin doğası, nasıl
programlanacağı, nasıl yürütülüp sonuçlandırılacağı ve bunun, varsa temel ilkeleri
öğrenciye aktarılmak zorundadır. Oysa programlar iletişim, iletişim kuramları, iletişimin
işleyişi, tarihi, doğası, sorunları gibi konularla doludur. Hiç kuşkusuz halkla ilişkiler
mesleğine hazırlanan öğrenciler için iletişim dersleri zorunludur. Ancak bu derslerin
ağırlıkta olması piyasa beklentileri ile iletişim fakültelerinin programları arasında önemli
uyuşmazlıklar doğurmaktadır. İdeal bir ders programının özelliklerinden biri; kuramla
pratiği buluşturması, bireysel becerileri açığa çıkaracak değerlendirme ve tartışma ortamları
yaratmaktır.
Ekachai ve Komolsevin’in (1998) Tayland’daki halkla ilişkiler eğitimi üzerine olan çalışması
Türkiye’deki halkla ilişikler eğitimine ilişkin sorunlar açısından iki ülke arasında bazı
benzerlikler göstermektedir. Ekachai ve Komolsevin Public Relations Education in Thailand
(1998: 219, 222, 225) adlı makalelerinde Tayland’da 21 üniversitede halkla ilişkiler eğitimi
verildiğini, üzerinde araştırma yaptıkları üçü kamu beşi özel üniversite olmak üzere toplam
sekiz üniversitedeki halkla ilişkiler bölümlerindeki akademisyenleriyle gerçekleştirdikleri
derinlemesine mülakatlar sonucunda; kamu üniversitelerindeki profesörlerin öğrencilerini
akademik olarak tam donanımlı olarak tanımladıklarını, özel üniversitelerdeki profesörlerin
ise mevcut halkla ilişkiler ders programlarının öğrencilerin gelecekteki rekabet dünyasıyla
başetmelerinde yetersiz kaldıklarını belirtmişlerdir. Ancak fakülteler, global iletişim çağında
daha iyi uygulamacılar yetiştirmek için ders müfredatlarına kişilerarası iletişim,
kültürlerarası/uluslar arası iletişim, pazarlama iletişimi ve yeni medya teknolojileri gibi
derslerin eklenmesi gerektiği konusunda hemfikirdirler. Tayland’da halkla ilişkiler eğitimi
veren üniversitelerde öğrenciler ilk yıllarında genel formasyon derslerinin yanında halkla
ilişkilere giriş, iletişime giriş, gazeteciliğe giriş, yayıncılığa giriş ve Tayland’ca ve İngilizce
yazma dersleri almaktadırlar. İkinci yıl bu derslere, ikna, halkla ilişkiler yazarlığı, duyurma
ve halkla ilişkiler araştırması dersleri eklenmektedir. Daha üst sınıflarda ise; halkla ilişkiler
planlaması, özel kuruluşlar ve kamu kuruluşlarıyla sivil toplum örgütleri için halkla ilişkiler
ve seminer dersleri almaları ve staj yapmaları gerekmektedir. Tayland’daki halkla ilişkiler
eğitimi Amerika’dakine çok benzemektedir, çünkü Tayland’da halkla ilişkiler eğitimi veren
akademisyenlerin çoğunluğu eğitimlerini Amerika’da almış ve bilgi birikimlerini Tayland’a
aktarmışlardır. Öğrencilere sıklıkla okutulan ders kitapları arasında Cutlip ve Center’ın
Effective Public Relations, Hendrix’in Public Relations Cases, Kruckeberg ve Starck’ın Public
Relations and Community, Wilcox ve Agee’nin Public Relations: Strategies and Tactics adlı
kitaplarıdır. Ancak bu durum Batılı bir bilgi birikiminin, Tayland’ın kendi bağlamı içindeki
sorunlara uyarlanmasında çeşitli zorluklarla karşılaşılmasına neden olmaktadır. Bu durum
ancak akademisyenlerin kendi ders kitaplarını yazmaları ve bu kitaplara Tayland’a özgü
örnek olay çözümleri yerleştirmeleriyle aşılabilir.
Ekachai ve Komolsevin’in Tayland’daki halkla ilişkiler eğitimine ilişkin sorunları aşmak için
önerdikleri çözüm önerileri Türkiye’deki halkla ilişkiler eğitimi için de geçerlidir. Bu alanda
ülkenin şartlarına ve sektörüne uygun özgün örneklerin ve çözüm önerilerinin yer aldığı
ders kitaplarının yazılması gerekmektedir. Çünkü ders kitaplarının önemli bir bölümünde
hala Amerika’daki halkla ilişkiler tarihi ve örnek olaylar yer almaktadır. Amerika’daki gibi
Türkiye’de de üniversitelerarası kurulların oluşturulması bu kurulların ders kitaplarının
incelenmesi, ders müfredatlarının incelenmesi ve uyumlaştırılması, sektörün ihtiyaçlarının
saptanması ve buna yönelik bir müfredatın ortaya çıkarılması, lisans, yüksek lisans ve
doktora düzeyi için bunların ayrı ayrı değerlendirilmesini sağlayacak alt kurul
çalışmalarının yapılması gerekmektedir.
Türkiye’deki üniversitelerin halkla ilişkiler bölümlerindeki öğretim üyelerinin altını çizdiği
sorunlardan biri halkla ilişkiler alanının kuramsal açıdan henüz gelişmemiş olmasıdır.
Bunun nedenleri olarak alanın uygulama yönünün daha ağır basması, yaratıcılık ve kişisel
yeteneğe açık oluşu gösterilmektedir. Analiz ve eleştirel düşünme derslerinin alan için
hayati önem taşıdığı, çünkü analiz ve eleştirinin ‘yaratıcılığın’ açığa çıkmasına ve işe yarar
hale gelmesine neden olduğu belirtilmektedir.1 Prof. Dr. Naci Bostancı’ya göre;
Alana ilişkin yapılanların sürekli meşrulaştırılması, alanın ve hayatın dinamizmine
uymaz. Bu nedenle eleştiriyi fantastik düzlemlere taşımadan yürürlüğe koymak bize
şeyler arasında ilişki kurma, göstergeleri çözümleme ve sistematize etmeye, olup
bitenlerin başka nasıl yapılabileceğine dair sürekli düşünmeye yardımcı olur. İletişim
ve sunum dersleri ise öğrencileri pratiğe hazırlamaktadır. Çünkü iletişime dair teorik
bilgi öğrenileni uygulamaya dökmek için yeterli değildir. Bu tür sunum dersleri de
insanları piyasa simülasyonu üzerinden gerçek hayata taşımaktadır.
Prof.Dr. Naci Bostancı’nın da belirttiği gibi analiz ve eleştirel düşünme dersleri öğrencilerin
neyi, nasıl yapabileceklerine ilişkin yöntemleri ve pratikleri kazanmasına neden olan, kendi
işlerine ve dünyaya eleştirel bir tarzdan bakmalarını sağlamaya yönelik derslerdir. Ancak
Türkiye’deki halkla ilişkiler bölümlerinde bu derslerin sayı ve nitelik bakımından en zayıf
ders grubu olduğunu görmekteyiz.
Halkla ilişkiler öğretim üyelerinin halkla ilişkiler eğitimine ilişkin saptadıkların diğer
sorunlar arasında bölümlere dışardan derse gelen öğretim görevlilerinin yeterlilik
düzeyleridir. Öğretim görevlililerinin özellikle özel üniversitelerdeki önemli bir kısmı,
alandaki yeterliliklerine göre değil, piyasada isim yapmış ve popüler olmalarına göre
fakültelere derse çağrılmaktadırlar. Bu durum özel üniversitelerin öğrenci kazanma
kaygısından kaynaklanmaktadır. Programları uluslararası standartlara göre uyumlaştırmak
istediğimizde ise, öğretim üyelerinin ve öğrencilerin kalitesindeki sorunlar karşımıza
çıkmaktadır.2 Doç.Dr. Aydemir Okay’a göre;
Hazırlık sınıfları öğrenciye yabancı dil öğretiminde yetersiz kalmaktadır.
Öğrencilerin ders seçimleri sırasında ise danışmanların öğrencileri yönlendirmedeki
yetersizlikleri ve öğrencinin dersten tam olarak ne beklediğini bilmemesi gibi
sorunlar karşımıza çıkmaktadır. Öğrenci ders seçerken, dersin içeriğinden çok
hocanın not verme sisteminin kolay ya da zor olmasına göre tercihte bulunmaktadır.
Halkla ilişkiler bölümlerinde ve fakülte yönetimlerinde alan formasyonuna sahip
yöneticilerin azlığı ise bir başka sorundur.
Prof. Dr. Ahmet Tolungüç ise; halkla ilişkilerin bir bilim dalı olmadığını, bu nedenle
uygulamaya dayalı bir eğitim gerektirdiğini belirtmekte, halkla ilişkiler eğitiminin kuramsal
kısmının sosyoloji üzerine inşa edilmesi gerektiğini vurgulamaktadır.3 Kuram ve uygulama
arasında hassas bir dengenin kurulması gerektiğini belirten Tolungüç, iletişim fakültelerinin
aynı zamanda sektöre teknik eleman yetiştirmek durumunda olmadığını, sektörün bu
ihtiyacını meslek liselerinden temin edebileceklerini vurgulamaktadır.
Prof. Dr. Ahmet Tolungüç’e göre;
Özel üniversitelerin çoğunluğu ticari kaygılarla kurulduğundan derslerden çok
popüler isimler sayesinde bölümlere öğrenci çekmek amaçlanmaktadır. Yeterli
kadroları olmadığı için, kamu üniversitelerinin içini boşaltmaktadırlar. Özel
üniversitelerin akademisyen yetiştirmeleri ve bu konuya yatırım yapmaları
gerekmektedir. Günümüzde sayıları otuzu aşan iletişim fakültesinden mezun olan
öğrencilerin tamamının piyasada istihdam edilemeyeceği açıktır. Alan
popülerleştikçe açılan bölümlerin sayısı artmakta, açılan bölümlerin sayısı arttıkça
da alan popülerleşmektedir. İletişim fakültelerinde bugün genel olarak bir ders
kirliliğinden sözedebiliriz. Örneğin magazin gazeteciliği, spor gazeteciliği gibi
dersler var. Oysa gazetecilik yapmanın, haber yazmanın temel kuralları bellidir,
dersler bu kadar atomize olmamalıdır. Sınavlar genellikle test usulü yapılmaktadır.
Ancak iletişim fakültelerinden mezun olan öğrencilerin Türkçe’ye iyi derecede vakıf
olmaları zorunludur. Günümüzde sektörde istihdam edilen insanların iletişim
fakültesi mezunu olmaları zorunlu değildir. Bizim alanımız tıp ya da hukuk gibi o
alanda ehliyet sahibi insanların dışında kimsenin iş yapamayacağı bir alan değil.
Böyle bir sınırlandırma doğru da değil. Hatta iletişim alanı sadece iletişimcilere
bırakılamayacak kadar da önemli bir alan. AB’ye uyum çerçevesinde geliştirilen
Socrates-Erasmus programlarında ise amaç, Avrupa kültürünü yaygınlaştırmak için
genç insanların mobilitesini sağlamak, ancak bu program çerçevesinde Türkiye’ye
yurtdışından gelen öğrenciler ağırlık olarak yurtdışında yaşayan 3. kuşak Türkler.
Programın arzu edilen amacı sağlaması için biraz daha zamanı ihtiyacı var gibi
gözüküyor.

Tüm bu söylenenleri ve 18 fakülte üzerinden yapılan değerlendirmeleri özetleyecek olursak
şunları söyleyebiliriz. Genel formasyon, halkla ilişkiler ve tanıtım/reklam teori ve
uygulamaları, iletişim süreci ve sunumu grubundaki derslerde, derslerin birbirini tekrar
etmesi sözkonusudur. Bu ders grupları altında en önemlilerinden biri olan analiz ve eleştirel
düşünme derslerinin diğer gruplara göre sayıca azlığı göze çarpmaktadır. Oysa Parkinson
ve Ekachai (2002: 167) giriş halkla ilişkiler derslerinde öğrenciler üzerinde yaptıkları ampirik
bir çalışma sonucu; Sokratik tarzdaki yani tartışmaya dayalı bir pedagojik formasyonun,
geleneksel tarzdaki bir öğretim sistemine göre öğrencilerin eleştirel düşünme ve pratik
halkla ilişkiler sorunlarını çözme yeteneklerini geliştirmeleri açısından onlara daha fazla
fırsat sunduğunu saptamışlardır. Bu nedenle bölümlerde bu grubun derslerinin
güçlendirilmesi gerekmektedir. Ayrıca bu bölümde yer alan veri toplama teknikleri
derslerinin ağırlıklı olarak nicel yöntemlere dayalı dersler olduğunu, fokus grup, örnek olay
analizi, göstergebilim, sözlü tarih çalışmaları gibi nitel yöntem derslerinin oldukça sınırlı
olduğunu görmekteyiz. Bu bulgu bize halkla ilişikler alanının hala pozitivist bilgi birikimine
dayalı bir araştırma yöntemleri dizgesini izlediğini göstermektedir.
Alanla ilgili her bir spesifik alt başlık ders adı altında müfredatlara sokulmaktadır. Ayrıca
ders adlarının çoğu kez ders içerikleriyle uyuşmadığı ya da dersin adından ne
kastedildiğinin anlaşılmadığı görülmektedir. Bu derslerin ortak noktalar taşıyanlarının
birleştirilmesi, çoğunun yeniden adlandırılması ve ders içeriğiyle uyumlu hale getirilmesi
gerekmektedir. Temel derslerde örnek olayların incelenmesi ve bu şekilde örneklerin
spesifikleştirilmesi ve yorumlanması, alt başlık niteliği taşıyan ama ayrı bir ders başlığı
olarak varlığını sürdüren konuların yarattığı kirliliğe çözüm teşkil edebilir. Özel sektördeki
üniversitelerde sosyoloji, psikoloji, ekonomi gibi genel formasyon dersleri olmasına rağmen
bu bilim dallarını bütünleştirecek nitelikte olan tek bir felsefe dersinin dahi olmadığı
görülmektedir. Kamu ve özel üniversitelerdeki en önemli derslerden biri olan Seminer
dersinin çoğunlukla iki döneme yayılması ve Seminer I, Seminer II olarak, iki ayrı ders gibi
açılması bu dersin proje ve uygulama kısmının ölçülmesi ve değerlendirilmesinde çeşitli
zorluklarla karşılaşılmasına neden olmaktadır, bu nedenle dersin tek dönemde verilmesi
daha uygun gözükmektedir. Uluslararası kurulların halkla ilişkiler eğitiminde önemle
üzerinde durdukları uluslararası ve kültürlerarası iletişim dersleri özel üniversitelerde kamu
üniversitelerine nazaran daha çok yer kaplamaktadır (bkz. Ek 2).
Toth’un aktardığı (1999:50) lisans halkla ilişkiler eğitimi için tasarlanan içerik modelinde
halkla ilişkiler teori ve uygulamasının birinci bölümü olan bilgi ve teori temelli derslerde, iş
dünyasını ilkeler, bütçe ve zamanlama konusunda inceleyen derslerin yetersiz olduğunu,
müşteri hizmetlerini anlama ve gönüllü olarak projelere katılımı sağlayan uygulamaları,
eşgüdümlü ya da bağımsız çalışmaları, rapor hazırlayabilmeyi, portfolyo gelişimini
sürdürebilmeyi ve kariyer değerlendirmesini öğretmeyi amaçlayan derslerin olmadığını
görmekteyiz. Yine benzer bir eksiklik kendini, iletişim süreci ve sunumu derslerinin alt
başlıklarından biri olan kişilerarası ilişkiler ve grup ilişkileri derslerinde göstermektedir.
Kişilerarası ilişkiler ders müfredatlarında olmasına rağmen, örgüt içi grup ilişkilerini
irdeleyen dersler yok denecek kadar azdır.
Bu kadar çok iletişim fakültesinin açılması hem mezunlara iş bulma olanağının azalmasına
hem de eğitim-öğretim kalitesinin düşmesine neden olmaktadır. Ancak bölüm olarak var
olan ancak henüz öğrencisi olmayan ve eğitim-öğretim faaliyeti yürütmeyen Atatürk,
Erciyes ve Fırat Üniversitelerinin halkla ilişkiler bölümlerinin de bir an önce faaliyete
geçirilmesi gerekir. Burada temel prensip, akademik personel ihtiyacı karşılandıktan sonra
bölümlerin açılmasıdır, bölümler açıldıktan sonra akademik personel ihtiyacının
karşılanmaya çalışılması adı olan ama kendisi olmayan bölümlerin varlığına neden
olmaktadır. İncelenen 17 fakültede tam zamanlı olarak toplam 17 profesör, 15 doçent, 49
yardımcı doçent, 84 araştırma görevlisi, 26 öğretim görevlisi, 2 uzman çalışmaktadır.
Yardımcı doçentlik kadrosundaki yığılma dikkat çekicidir (bkz. Ek 1). Doçentliğe
yükseltilme kriterlerinin karşılanamaması ya da yabancı dil sorununun bu düzeyde hala
çözülememiş olması yardımcı doçentlik kadrolarında tıkanıklığa neden olmaktadır.
Araştırma görevlilerinin ise 50/d maddesine göre burslu öğrenci statüsünde kadroya
alınmaları, doktoraları biten araştırma görevlilerinin üniversitelerin ve fakültelerin
niyetlerine göre işsiz kalmalarına neden olmaktadır. Oysa üniversitelerin öğretim
kadrolarını geliştirmek ve güçlendirmek adına araştırma görevlisi istihdam etmeleri
gerektiğinden, doktoraları bittikten sonra derse girme rüştünü kazanan araştırma
görevlilerinin bir başka kadroya aktarılarak akademik yaşamlarını sürdürmelerinin
sağlanması gerekmektedir. Araştırma görevlileri hem burslu öğrenci statüsünde istihdam
edilmeleri hem de fakültelerde “angarya” tabir edilen tüm işlerden sorumlu tutulmaları,
genç akademisyenlerin akademik çalışmalarına yeterince yoğunlaşamamalarına hem de
“mevsimlik işçi” pozisyonuna düşürülmelerine neden olmaktadır.
Fakültelerin halkla ilişkiler bölümlerindeki ders ağırlıklarına kuram-uygulama, genel
formasyon-alan formasyonu, zorun-seçmeli kriterleri çerçevesinde baktığımızda kamu
üniversitelerinde kuramsal derslerin ağırlıklarının % 76 ile % 85 oranı arasında yer aldığı
görmekteyiz. Özel üniversitelerde ise bu oran % 63 ile % 88 arasında değişmektedir. Özel
üniversitelerin uygulamalı derslere biraz daha fazla ağırlık verdiğini görmekteyiz. Dersler
genel formasyon-alan formasyonu kriterine göre gruplandırıldığında ise; kamu
üniversitelerinde genel formasyon derslerinin ağırlığının % 29 ile % 46 arasında değiştiğini
geri kalan bölümünü alan formasyonu derslerinin oluşturduğunu görmekteyiz. Özel
üniversitelerde ise genel formasyon derslerinin ağırlığı % 24 ile %50 arasında değişmektedir.
Bu kriter gözönüne alındığında kamu ve özel sektördeki genel formasyon-alan formasyonu
dağılımının hemen hemen aynı olduğunu söyleyebiliriz. Zorunlu-seçmeli dersler
kategorisinde ise kamu üniversiteleri üzerine ortalama birşeyler söylemek mümkün
değildir. Çünkü kimi üniversitelerde zorunlu derslerin oranı % 28 iken, kimi üniversitelerde
bu oran % 100’lere varmaktadır. Özel üniversitelerde ise oranlar % 53 ile % 100 arasında çok
değişken rakamlar sergilemektedirler, ancak özel üniversitelerde zorunlu derslerin oranı %
53’ün altına düşmemektedir. Hem kamu hem de özel üniversitelerin önce kendi aralarında
daha sonra da birbirleriyle yapacakları kurul çalışmalarında bu konunun üzerinde
durulmalı ve zorunlu-seçmeli derslerin oranları konusunda bir birlik sağlanmalıdır. Bu
öneri, derslerin niteliklerinde de bir homojenlik arayışı anlamına gelmemektedir. Çünkü her
bir bölümün kendi içinde farklı tercihleri olabilir. Kimi bölümlerin güzel sanatlar, kimi
bölümlerin siyaset bilimi ve hukuk, kimi halkla ilişkiler bölümlerinin ise radyo-televizyon
uygulaması ağırlıklı tercihler yaptıkları görülmektedir. Bu bölümlerin önce kendi içlerinde
çözmeleri gereken bir sorundur, ancak biz biraz daha genel anlamda yalnızca oran
dağılımları üzerinden bir homojenliğin sağlanması gerektiğinden sözediyoruz.
Sonuç olarak; müfredatlar üzerine çalışma yapacak kurulların, dersleri halkla ilişikler teori
ve uygulaması, analiz ve eleştirel düşünme dersleri ve iletişim süreci ve sunumu olmak
üzere üç grupta toplamaları gerekmektedir. Genel formasyon derslerinin azaltılması, alanla
daha dolaylı biçimde ilgili olan formasyon derslerinin müfredatlardan çıkartılmaları
önerilmektedir. Analiz ve eleştirel düşünme derslerinin sayıca artırılması öğrencinin teorik
bilgilerini pratik düzlemlere aktarmasını kolaylaştıracaktır. Ayrıca bu grubun derslerinde
alımlayıcı duyarlılığını ve tepkilerini ölçmeye dönük nitel araştırma yöntem derslerinin
artırılması gerekmektedir. Öğrencilerin rapor hazırlayabilme, varolan raporları analiz
edebilme ve araştırma sonuçlarını sunma becerilerini geliştirmeye yönelik dersler de yine bu
başlık altında organize edilebilir. İletişim süreci ve sunumu derslerindeki yeni iletişim
teknolojileri derslerinin içerikleri yeniden gözden geçirilerek, benzer konuları ela alan
dersler birkaç ders başlığı altında bütünleştirilmelidir. Halkla ilişkiler müfredatlarında
ağırlığını hissettiren özellikle gazetecilik ardından da radyo-televizyon ve sinema dersleri
alanla ilişkilendirerek verilmeli diğerleri bölüm programlarından çıkarılmalıdır. Örneğin
gazete yazarlığı, yerel gazetecilik, haber toplama ve yazma teknikleri, uzmanlaşmış
gazetecilik gibi dersler yerine halkla ilişkiler yayıncılığı ders başlığı altında broşür, dergi ya
da kurum gazetesi çıkarma teknikleri birarada anlatılabilir.
Uluslararası platformda yapılan çalışmalarda genel formasyon derslerini öğrencinin daha
önceki öğrenim yıllarında aldığı varsayılmakta ve doğrudan halkla ilişkiler alanının teori ve
uygulamasına dönük derslerle ilgili çalışmalar yapılmaktadır. Bu noktada global dünya
düzeni içinde uluslararası sermayeli ve işgücülü örgütlerin çoğalması nedeniyle,
kültürlerarası iletişim ya da uluslararası halkla ilişkiler gibi derslere yer verilmekte, yeni
iletişim teknolojilerinin alana katkılarını sağlamak amacıyla da endüstriyel standartlarda
software bilgisi sağlanmaktadır. Daha ayrıntılı dersler ise, biliminsanı yetiştirmeyi
amaçlayan yüksek lisans ve doktora eğitimindeki müfredatlarda görülmektedir. Halkla
ilişikler eğitimi ülkemizde de bütüncül bir tarzda ele alınmalı ve lisans, yükseklisans ve
doktora eğitim programlarında ders tekrarlarından kaçınılmalı ve ders içerikleri lisansta
daha basit bir düzeyden doktoraya doğru daha gelişkin bir yapıya doğru bir çizgi
izlemelidir. İletişim fakültelerinin müfredatlarında yer alan derslerin önemli bir kısmının bu
fakülteler basın-yayın yüksekokulu iken yürürlükte olan dersler olduğu görüldüğünden,
ders programlarının periyodik olarak değerlendirilmesi ve güncelleştirilmesi önemli bir
ihtiyaç olarak karşımıza çıkmaktadır. Teoriye dayalı bir bakış açısının uygulamayla denge
içinde götürülmesi gereği ise üzerinde önemle durulması gereken bir başka konudur.
Socrates-Erasmus projesi çerçevesinde üniversitelerin ders programlarını Avrupa Birliği üye
ülkeleriyle denkleştirme ve öğrenci değişimini gerçekleştirmeye dönük çabaları, ders
programlarının yenilenmesi ve güncelleştirilmesinde önemli bir adım oluşturabilecek
potansiyelde görünmektedir. Ancak bu girişimlerin üniversitelerin kendi bünyesinde
olduğu kadar, üniversitelerarası bir platformda da eşgüdüm çerçevesinde yürütülmesi arzu
edilen bütüncül standartlara ulaşmayı kolaylaştıracaktır.
__________________
Kendi omuzuna tırman. Başka nasıl yükselebilirsin ki !
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
  #7  
Alt 29.04.08, 19:05
kanlica - ait kullanıcı resmi (Avatar)
Yaratıcı
Üyelik tarihi: May 2006
İletiler: 1.319
Ettiği Teşekkür: 422
233 tane iletisine 396 kere teşekkür edilmiş
kanlica karanlıkta yolumuzu bulmamızı sağlayan bir ışık.kanlica karanlıkta yolumuzu bulmamızı sağlayan bir ışık.kanlica karanlıkta yolumuzu bulmamızı sağlayan bir ışık.kanlica karanlıkta yolumuzu bulmamızı sağlayan bir ışık.kanlica karanlıkta yolumuzu bulmamızı sağlayan bir ışık.kanlica karanlıkta yolumuzu bulmamızı sağlayan bir ışık.kanlica karanlıkta yolumuzu bulmamızı sağlayan bir ışık.
  Send PM
Standart lisan düzeyi üzerinde halkla ilişkiler eğitimi - The article aims to examine p

Ek 2. Kamu ve Özel Üniversitelerdeki Halkla İlişkiler ve Tanıtım/Reklam Bölümlerinde
Yer Alan Derslerin İdeal Ders Programı Başlıklarına Göre Sınıflandırılması

KAMU ÜNİVERSİTELERİ GENEL FORMASYON DERSLERİ

Genel Ekonomi (Ekonomi, Ekonomiye Giriş)
Türkiye’nin Ekonomik Yapısı
Türkiye’nin Sosyo-Ekonomik Tarihi
Türkiye’nin Yönetim Yapısı ( Türkiye’nin İdari Yapısı)
Türkiye’nin Güncel Sorunları
Modern Yönetim Teknikleri
Pazarlama (Pazarlama Yönetimi)
İşletmeye Giriş
Psikolojiye Giriş (Psikoloji)
Algı Psikolojisi
Sosyal Psikoloji
Siyasal Bilim ve Düşünce Tarihi (Siyaset Bilimi, Siyasal Düşünceler, Siyaset Bilimine Giriş,
Siyasal Düşünce (ler) Tarihi
20. yy. Siyasal Tarihi
Türk Siyasal Hayatı (Türk Siyasal Hayatı ve Kurumları)
Türk Dış Politikası
Siyasetin Güncel Sorunları
Siyaset Sosyolojisi
Genel Hukuk (Hukukun Temel Kavramları, Temel Hukuk)
Anayasa
Devletler Hukuku
Kültür Tarihi
Türk Kültür ve Uygarlığı (Türk Kültür Tarihi, Türk Toplum Yapısı)
Felsefeye Giriş (Felsefe)
Felsefenin Temel Sorunları
Ahlak Felsefesi
Bilim Kuramına Giriş
Sosyolojiye Giriş (Sosyoloji)
Sayısal Anlatım ve İstatistik (Sosyal Bilimler için İstatistik)
İktisat (İktisadi Doktrinler)
Uluslararası İktisat Politikası
Uluslararası Politika
Atatürk İlke ve İnkılapları I-II (YÖK)
Türk Dili I-II (YÖK)
Yabancı Dil I-II (YÖK)
İleri İngilizce
Mesleki Yabancı Dil I-II (İş Hayatı İçin Yabancı Dil)
İkinci Yabancı Dil
Yabancı Dilde Okuma ve Konuşma
Plastik Sanatlarda Temel Kavramlar
Güzel Sanatlar I-II
Sanat Tarihi
Sanat ve Estetik (Estetik)
Beden Eğitimi
Resim
Müzik
Kültürel Antropoloji
Kültürel ve Sosyal Antropoloji
Teknoloji ve Kültür
Sözlü Kültür
Dünya Edebiyatı
Uygarlık Tarihi
Sosyal Politika
Uluslararası Politika
__________________
Kendi omuzuna tırman. Başka nasıl yükselebilirsin ki !
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
  #8  
Alt 29.04.08, 19:06
kanlica - ait kullanıcı resmi (Avatar)
Yaratıcı
Üyelik tarihi: May 2006
İletiler: 1.319
Ettiği Teşekkür: 422
233 tane iletisine 396 kere teşekkür edilmiş
kanlica karanlıkta yolumuzu bulmamızı sağlayan bir ışık.kanlica karanlıkta yolumuzu bulmamızı sağlayan bir ışık.kanlica karanlıkta yolumuzu bulmamızı sağlayan bir ışık.kanlica karanlıkta yolumuzu bulmamızı sağlayan bir ışık.kanlica karanlıkta yolumuzu bulmamızı sağlayan bir ışık.kanlica karanlıkta yolumuzu bulmamızı sağlayan bir ışık.kanlica karanlıkta yolumuzu bulmamızı sağlayan bir ışık.<