iconBütün zaman ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu anki saat: 06:50 . | Nüve Foruma Hoşgeldiniz! Forumumuzdan yararlanmak için lütfen Üye Olun !

» Nüve Forum » akademik » İletişim Fakültesi » Gazetecilik » İçerik analiz çalışmalarında örneklem sorunu The sampling problem in content analysis

Gazetecilik Gazetecilik Bölümü, haber medyasında çalışacak gençlere genel kültür kazandırmayı, iletişim ve kitle iletişimi kuramlarındaki çağdaş gelişmeleri aktarmayı ve bu bilgiler ışığında öğrencilerin çeşitli uygulamalar gerçekleştirmesini amaçlamaktadır.

Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Stil
  #1  
Alt 19.05.08, 02:42
Standart İçerik analiz çalışmalarında örneklem sorunu The sampling problem in content analysis

19.05.08, 02:42




İÇERİK ANALİZİ ÇALIŞMALARINDA ÖRNEKLEM SORUNU - THE SAMPLING PROBLEM IN CONTENT ANALYSIS STUDIES

ÖZET
Günümüzde, diğer araştırma yöntemlerinde olduğu gibi içerik analizinde de temel soru(n)lardan
birisi, örneklemedir. Örneklem sorununa nasıl yaklaşılacağı belirsizlikler içerebilir. Ancak, araştırma
sorusunun ortaya atılmasıyla birlikte, araştırmanın hemen her evresine ait sorunlar açıklığa
kavuşacağı gibi, örnekleme ait belirsizlikler de ortadan kalkacaktır. Araştırma sürecinin herhangi
bir evresinde verilen kararlar, ilk evrelerde verilen kararlardan bağımsız değildir. Bir başka deyişle,
araştırma sorusu tanımlandığı anda örneklem tasarımı da kısmen belirlenmiş olur. Dolayısıyla,
örneklem tasarımı bir sorun olmaktan çok, araştırmacıya elde ettiği bulguları değerlendirebileceği
istatistik yöntemleri sunan ve böylece bulguların kalitesini daha da artıran bir çerçevedir.

ABSTRACT
One of the main problems in content analysis studies as in other research studies is sampling. The
way of approaching to sampling problem contains some ambiguousness. However, with the formulation
of research question, the ambiguousness of sample will disappear as the problems of
each steps of the research will be enlightened. The decisions made in any phase of the research
process are not independent of the decisions of the early phases. In other words, when the research
question is completed, the sampling design is partly determined. So, the sampling design is
a frame that provides the researcher with the statistical methods to evaluate the data and thus
promotes the data quality.

KaynakPDF
__________________

Asla Başkalarının Umudunu Kırma, Belki Sahip Olduğu Tek Şey Odur..
BOL BOL TEBESSÜM ET GÜLÜMSE
Hem Maliyeti Ucuzdur Hem De Değerine Paha Biçilmez...

Corel Draw-Flash-Photoshop
Photoshop Dersleri Linki
Corel Draw Dersleri Linki
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
Sponsorlar
  #2  
Alt 19.05.08, 02:42
CiwCiw - ait kullanıcı resmi (Avatar)
Administrator
Üyelik tarihi: Aug 2006
İletiler: 9.766
Ettiği Teşekkür: 9.734
2.746 tane iletisine 4.752 kere teşekkür edilmiş
CiwCiw isimli üye tecrübe puanını kapatmıştır.
  Send PM
Standart Cevap: İçerik analiz çalışmalarında örneklem sorunu The sampling problem in content a

GİRİŞ
“Yazdığın son mektup şu an elimde
Okuyup ağlıyorum her kelimede
Demek ki yalanmış aşkın sevgin de
Mutlu ol diyorsun sensiz olur mu?
Ayrılsak da mutluluk dilerim sana
Katlanmak zorundayım göz yaşlarıma
Yazdığın haberin her satırına
Ecelimi kazsan da şu son mektupla (1)”
Sözcükler ve cümleler insanoğlunun kendi
eliyle yarattığı önemli eserlerdir; dolayısıyla
onun yazdıkları ve söyledikleri kişisel ve sosyal
gelişimin temel kaynağıdır. Örneğin, bir
psikolog elindeki mürekkep kartlarını göstererek
karşıdakinin orada ne gördüğünü tanımlamasını,
bir kamuoyu araştırmacısı sorduklarının
yanıtını almayı, bir sosyolog odak grup
çalışması sonucu kayıt ettiği konuşmaların
deşifresini ve bir politik araştırmacı diplomatik
notlar toplamayı ister. Ama her defasında, veri
birbirinin aynısıdır: sözcükler ve cümleler.
Gündelik hayatın hemen her anında, yapılan
tüm konuşmalarda, söylevlerde, şarkılarda,
manilerde, atasözlerinde kabaca olsa da bir
takım analizlere rastlamak mümkündür. Dolayısıyla,
gündelik hayatın yansıması olan böylesi
bir veri, inanılmaz düzeyde zengin ve değişkendir;
fikirleri, duyguları ve tutumları yansıtır,
bazen bir kişiye özgü bazen de bir kültürün
yansımasıdır.
Ancak, sözcüklerin ve cümlelerin bu sonsuz
çeşitliliğinden nasıl olur da güvenilir ve bilimsel
bir sonuç çıkarılabilir? Bu sorunu ortadan
kaldırmak ve metinlerden (2) açık, objektif,
güvenilir sonuçlar çıkarmak üzere sosyal bilimciler
içerik analizi diye bilinen bir dizi prosedür
ortaya koymuşlardır (Stone ve ark. 1966:
3-5). İçerik analizinin tanımı, zaman içinde
yeni tekniklerin ve uygulamaların da ortaya
konulmasıyla değişim göstermiştir. Bu tanımlardan
bazıları aşağıda verilmiştir;
İçerik analizi politik söylemin istatiksel anlambilimidir
(Kaplan 1943: 230)
İçerik analizi; a. işaretlerin sınıflanması ve, b.
bu işaretlerin hangi yargıları içerdiğini ortaya
koymak için, c. açıkça formüle edilmiş kurallar
ışığında, d. araştırmacının ortaya koyduğu
yargıların bilimsel rapor olarak değerlendirilmesini
sağlar (Janis 1949: 425).
İçerik analizi, iletişimin sunulan içeriğinin
tarafsız, sistematik ve niceliksel tanımıdır
(Berelson 1952: 17).
“İçerik analizi” ve “kodlamayı” birbiri yerine
kullanarak herhangi bir sembolik davranışın
tarafsız, sistematik ve niceliksel tanımlamasını
yapmayı öngörüyoruz (Cartwright 1953: 421).
İçerik analizi burada, mesajın bilimsel analizi
anlamına gelmektedir (Barcus 1959: 72).
İçerik analizi, metin içinde tanımlanan belirli
karakterlerden sistematik ve tarafsız sonuçlar
çıkarmak için kullanılan bir araştırma tekniğidir
(Stone ve ark. 1966: 213).
İçerik analizi veriden onun içeriğine ilişkin
tekrarlanabilir ve geçerli sonuçlar çıkarmak
üzere kullanılan bir araştırma tekniğidir
(Krippendorff 1980: 25).
İçerik analizi, metinden çıkarılan geçerli yorumların
bir dizi işlem sonucu ortaya konulduğu
bir araştırma tekniğidir. Bu yorumlar, mesajın
göndereni, mesajın kendisi ve mesajın
alıcısı hakkındadır (Weber: 1989: 5).
Yukarıda sunulan tanımların üzerinde anlaştığı
ortak özellik, içerik analizinin, farklı disiplinlerde
(3) birçok araştırma sorusuna yanıt aramak
üzere kullanılan temel bir araştırma aracı
olduğudur. Ayrıca, içerik analizine ilişkin birbirinden
farklı tanımlar yapılsa da, hepsinin
vurguladığı iki önemli konu, yöntemin “sistematik”
ve “tarafsız” olması gerektiğidir.
İçerik analizi, her ne kadar metne ilişkin tarafsız
ve sistematik bilgi sunmayı hedefleyen bir
araştırma yöntemi olsa da, tıpkı diğer yöntemler
gibi, avantajlarının yanı sıra sorunlarının
olduğu da açıktır. İlerleyen bölümde, bu makalenin
de konusunu oluşturan sorunlardan
birisi -belki en önemlisi- olan örneklem sorunu
üzerinde durulacaktır.
__________________

Asla Başkalarının Umudunu Kırma, Belki Sahip Olduğu Tek Şey Odur..
BOL BOL TEBESSÜM ET GÜLÜMSE
Hem Maliyeti Ucuzdur Hem De Değerine Paha Biçilmez...

Corel Draw-Flash-Photoshop
Photoshop Dersleri Linki
Corel Draw Dersleri Linki
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
  #3  
Alt 19.05.08, 02:43
CiwCiw - ait kullanıcı resmi (Avatar)
Administrator
Üyelik tarihi: Aug 2006
İletiler: 9.766
Ettiği Teşekkür: 9.734
2.746 tane iletisine 4.752 kere teşekkür edilmiş
CiwCiw isimli üye tecrübe puanını kapatmıştır.
  Send PM
Standart Cevap: İçerik analiz çalışmalarında örneklem sorunu The sampling problem in content a

İÇERİK ANALİZİNDE ÖRNEKLEM
SORUNU
Örnekleme, sadece içerik analizi için değil,
diğer tüm yöntemler için üzerinde önemle
durulması gereken ve sosyal bilimlerde geçmişte
olduğu kadar günümüzde de hala en çok
konuşulan/tartışılan konulardan biridir. Bu
hassas konu, araştırmacıya/uygulayıcıya sonuç
çıkarma ve politika geliştirme açısından inanılmaz
güçler verebileceği gibi örnekleme
sürecinde yapılacak küçük bir hata, olmadık
sonuçlara, planlama hatalarına, eksik ya da
yanlış yatırımlara ve ekonomik ve sosyal çıkmazlara
yol açabilir. İnsanlığın geçmişi, geleceği
öngörmek ve planlamak üzere yapılan
araştırmalar ve bunlara rağmen isabetsiz öngörüler
ve planlama hatalarıyla doludur. Bugüne
bakıldığında ise, yapılan araştırmalara dayanılarak,
ancak bir takım tahminler ileri sürüldüğü
görülmektedir. Sosyal ve ekonomik ortam bu
anlamda “karmakarışıktır” (4). Tüm bu (ve
burada sayılamayan (5)) nedenlerden dolayı,
araştırmacılar için, hangi yöntemi kullanırlarsa
kullansınlar, sosyal ve ekonomik dünyanın yanı
sıra, bu tartışmada konu edilen, akademik ortamın
daha fazla karışmaması için örneklem
konusuna özel bir önem verilmesi gerektiği
açıktır. Örneklem, sorunlardan birisi, belki en
önemlisi (6) olarak, içerik analizinde de karşımıza
çıkmaktadır. Ancak, bu makalede, kapsamlı
bir örneklem tartışmasından çok içerik
analizinde örneklem sorunu üzerinde durulmaya
çalışılacaktır.
İçerik analizi yöntemi, sorunun sistematik ve
tarafsız bir biçimde sunumunu hedefler. Ancak,
yine de araştırmanın özel amacı ve hangi disiplinde
uygulandığına bağlı olmaksızın bir
takım sorunlar araştırmacının karşısına çıkmaktadır:
Araştırma evreni nedir ve buradan ne
kadar bir örneklem seçilmelidir? Tekraren
yapılacak araştırmalar tutarlı sonuçları verebilecek
midir ve dolayısıyla araştırma tekrar
edilebilir nitelikte midir? Öngörülenler ölçülebilmiş
midir? Bu ve benzeri sorular, her araştırmanın
yanıtlamak zorunda olduğu sorulardan
bir kaçını oluşturmaktadır (Holsti 1969: 117-
23).
Tam da bu noktada can alıcı soruyu sormak
yerinde olacaktır: Örneklemin, içerik analizi
çalışmalarında ne tür bir etkisi olabilir? Ya da,
daha akademik bir ifadeyle, örneklem tasarımı,
içerik analizinde neden önemlidir? Bu soruya
yanıt verilebilmesi için, içerik analizinin kullanılmaya
başlandığı 20. yüzyılın başlarında
yapılan ve kısmen de olsa hala üzerinde durulan
sorunlardan birini biraz tartışmak gereklidir
ve bu tartışma, örneklem tasarımının, içerik
analizinde neden önemli olduğu sorusunu da
açıklığa kavuşturabilir.
Önceki bölümde bahsedildiği üzere, farklı
disiplinlere ait ayrı ayrı içerik analizi tanımları
olsa da, üzerinde oylaşım sağlanan konu içerik
analizinin sistematik ve tarafsız olması gerektiğidir.
Ek olarak, araştırmanın “bilimsel” olabilmesi
için analiz sonucu elde edilen bulguların
ve yapılan çıkarımların genellenebilir olması
gereklidir. İşte, işin içine bu sistematik, tarafsız
bilgi ve genelleme girdiği anda üzerinde
bir türlü anlaşılamayan iki önemli noktayı
tartışmak gerekmektedir; ilki, içerik analizi
kantitatif olmalı mıdır? İkincisi, analiz görünen/
açık içerikle sınırlı mı olmalıdır, yoksa
sözün atındaki gizli/örtük anlamlar da incelenmeli
midir?
__________________

Asla Başkalarının Umudunu Kırma, Belki Sahip Olduğu Tek Şey Odur..
BOL BOL TEBESSÜM ET GÜLÜMSE
Hem Maliyeti Ucuzdur Hem De Değerine Paha Biçilmez...

Corel Draw-Flash-Photoshop
Photoshop Dersleri Linki
Corel Draw Dersleri Linki
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
  #4  
Alt 19.05.08, 02:43
CiwCiw - ait kullanıcı resmi (Avatar)
Administrator
Üyelik tarihi: Aug 2006
İletiler: 9.766
Ettiği Teşekkür: 9.734
2.746 tane iletisine 4.752 kere teşekkür edilmiş
CiwCiw isimli üye tecrübe puanını kapatmıştır.
  Send PM
Standart Cevap: İçerik analiz çalışmalarında örneklem sorunu The sampling problem in content a

ANLAM
Analizin görünen/açık içerikle sınırlı olması ya
da metnin atındaki gizli/örtük anlamların da
incelenmesi, daha az örneklem ile ancak daha
çok analizin “tarafsız” olması ve kalitatifkantitatif
(7) tartışmasıyla ilgilidir. İkincisi,
aşağıda tartışılmaktadır. Burada tarafsızlık
üzerinde durmak yeterli olacaktır.
Açık ki, görünen içerik (metnin yüzeysel anlamı)
araştırmacıya, sorunun altında yatan nedenleri
ve sorunun çözümüne ilişkin bilgileri,
kısacası soruna ilişkin mutlak bulguları elde
etme olanağını kesin olarak sunmayacaktır.
Dolayısıyla, metnin içindeki gizli/örtük anlamların
analiziyle elde edilecek sonuçlardan
yoksun kalınacaktır. Ne var ki, böylesi bir
analizin, metnin içindeki gizli motivasyonların
gün ışığına çıkarılma çabasının, araştırmacıyı
“tarafsızlık” ilkesiyle de karşı karşıya getirdiği
söylenebilir; çünkü böylesi bir çaba bir “niyet
analizi” olarak görülebilir. Ancak bu görüntü
bir yanılsamadır ve bu çaba bizi hiç bir biçimde
tarafsızlık ilkesiyle karşı karşıya getirmez.
Tersine, bu yanılsama tarafsızlık meselesinin
açıklanmasını olanaklı kılar. Metnin içindeki
sembollerin taşıdığı mesajın özelliklerini, sistematik
ve tarafsız olarak tanımlamaya çalışan
içerik analizi, aslında, kendisi bu tanımıyla
soruya açıklık getirmektedir. Buna göre, görünen/
açık içerikle birlikte gizli/örtük anlamlar
da değerlendirilebilir, ancak sonuçlar/bulgular
analiz edene değil yönteme bağlı olmalıdır (8).
Tartışmanın burasında, “yönteme bağlılığın”
altını çizmek gerekir. Buna göre, aynı içeriğe
ilişkin aynı kodlamayla tekrarlanan araştırmanın
sonuçlarının aynı olması gerekir (9). Ancak,
sonuçların yorumlarının bir araştırmacıdan
diğerine farklılık göstermesi mümkündür. Bir
araştırmacının, elde edilen sonuçlardan doğru
yorumu yaptığını söylemesi diğerlerinin de
aynı bakış açısıyla sonuçları değerlendirmesini
gerektirmez. Tersine, tarafsızlıktan kastedilen,
bulguların/sonuçların yönteme bağlı olmasıdır.
Değişkenlik gösteren, ancak bu bulguların
yorumlanması olabilir. Kısacası, yöntemin
objektif olması gerekliliği ile bulguların yorumunun
subjektif olması, birbirinden ayrı konulardır.
__________________

Asla Başkalarının Umudunu Kırma, Belki Sahip Olduğu Tek Şey Odur..
BOL BOL TEBESSÜM ET GÜLÜMSE
Hem Maliyeti Ucuzdur Hem De Değerine Paha Biçilmez...

Corel Draw-Flash-Photoshop
Photoshop Dersleri Linki
Corel Draw Dersleri Linki
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
  #5  
Alt 19.05.08, 02:44
CiwCiw - ait kullanıcı resmi (Avatar)
Administrator
Üyelik tarihi: Aug 2006
İletiler: 9.766
Ettiği Teşekkür: 9.734
2.746 tane iletisine 4.752 kere teşekkür edilmiş
CiwCiw isimli üye tecrübe puanını kapatmıştır.
  Send PM
Standart Cevap: İçerik analiz çalışmalarında örneklem sorunu The sampling problem in content a

İÇERİK ANALİZİ KANTİTATİF
OLMALI MIDIR?
İçerik analizinin kantitatif/niceliksel ya da
kalitatif/niteliksel olması gerektiğini ileri sürenler
arasındaki tartışma sürmektedir (10).
Hatta bazılarına göre (Lasswell ve ark 1952),
analiz sonucu verilen yanıtlar kantitatif olmayacaksa
içerik analizi yapmaya dahi gerek
yoktur. Konu tam böyle bir noktaya getirilince,
“kantitatif” demekle ne kastedildiği de tartışma
konusu olmaktadır. Burada, durumu içinden
daha da çıkılmaz yapacak böylesi bir tartışmaya
(11) girmeden bu kantitatif ya da kalitatif
olma gerekliliğinin, araştırmacıyı içerik analizinde
nasıl örneklem sorununa götürdüğü incelenmeye
çalışılacaktır.
İlk başlarda, içerik analizinin kullanımı, ya da
ilk tanımları (Janis 1943) “sayma”yı kaçınılmaz
kılmaktaydı. Metnin içinde geçen semboller,
kelimeler ya da cümleler sayılmazsa
içerik analizi yapılmış olmazdı. Bu sorun, sonraki
yıllarda yapılan uygulamalarla aşıldı; saymayla,
frekans alma teknikleriyle, frekans
kullanmadan yapılan analizler birleştirildi (12).
Günümüzde ise “sayma” bir araştırma için
gerekliliklerden sadece biridir. Böylece bulgu
lar hala niceliksel (kantitatif) olarak sunulsa da,
hazırlanan tablolarla tüm konuya ilişkin niteliksel
(kalitatif) bir yargı sunulmasını mümkün
kılmaktadır. Bu anlamda nicel değerlendirmeler
olmaksızın tek başına yapılacak niteliksel
yorumlar çok da anlamlı olmayacaktır. Böylesi
değerlendirmeler, “neredeyse hepsi”, “çoğu”,
“bir kısmı”, “bazıları” gibi yargıları içerecek ve
bunlar “bilimsellik” taşımayacaktır.
İstatistiğin daha sık olarak kullanılmasını, günümüz
sosyal araştırmalarının ayırt edici bir
özelliği olarak görmekten çok, araştırma tekniklerinin
güvenilirliğini ve kesinliğini artırmak
ve kanıtlamayı bir standarda kavuşturmak
için onun hemen her alanda daha zengin olarak
kullanıldığını (13) söylemek yerinde olacaktır
(Goode ve Hatt 1952: 34-41). Bununla birlikte,
nitel değerlendirmeleri dışlamayan niceliksel
yaklaşım (14) araştırmacıya, elde edilen bulguların
kesin değerlendirmesini yapacak güçlü
araçları içeren istatistik yöntemleri verecek ve
böylece bulguların kalitesini daha da artıracaktır.
Bu istatistiksel yöntemler, doğrulamayı ya
da yanlışlama olasılığını araştırmacıya sunacak,
sistematik ve tarafsız veriler ışığında bilimselliğin
olmazsa olmazını, örnekleme dayanarak
genellemeler yapmayı, olanaklı kılacaktır.
İşte tam burada, her ne kadar içerik analizinin
salt nicel ya da nitel olması gerektiği yönünde
tartışmalar sürse de, evrene ilişkin genellemeler
yapılması söz konusu olduğunda,
örneklem artık kaçınılmaz olarak içerik analizine
dahil olmaktadır.
__________________

Asla Başkalarının Umudunu Kırma, Belki Sahip Olduğu Tek Şey Odur..
BOL BOL TEBESSÜM ET GÜLÜMSE
Hem Maliyeti Ucuzdur Hem De Değerine Paha Biçilmez...

Corel Draw-Flash-Photoshop
Photoshop Dersleri Linki
Corel Draw Dersleri Linki
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
  #6  
Alt 19.05.08, 02:45
CiwCiw - ait kullanıcı resmi (Avatar)
Administrator
Üyelik tarihi: Aug 2006
İletiler: 9.766
Ettiği Teşekkür: 9.734
2.746 tane iletisine 4.752 kere teşekkür edilmiş
CiwCiw isimli üye tecrübe puanını kapatmıştır.
  Send PM
Standart Cevap: İçerik analiz çalışmalarında örneklem sorunu The sampling problem in content a

ÖRNEKLEM SORUNU
İçerik analizi yapmak isteyen kişi dört önemli
yöntemsel sorunla uğraşmak zorundadır: Analiz
biriminin seçilmesi, analiz edilecek kategorilerin
tanımlanması, geçerlilik-güvenilirlik ve
örnekleme sorunu. Bu makalede bunlardan en
sonuncusu tartışılmaktır.
İçerik analizinde örneklem, bir çok açıdan saha
çalışmalarındaki örneklemden farklılık göstermez.
Asıl mesele, eğer evrene ilişkin genelleme
yapılacaksa evrendeki her bir birimin
örneklemde eşit seçilme hakkına sahip olmasıdır.
Her iki durumda da, örneklem evreni temsil
etmelidir. O halde, içerik analizinde evren
nedir ve neleri kapsar?
Kabaca, içerik analizi, iletişim eylemlerinin
değerlendirilmesiyle ilgilenir. Dolayısıyla,
evren, tüm bu iletişim eylemlerini kapsamaktadır.
Bir başka deyişle, içerik analizinde genel
olarak evren, araştırma sorusunun kapsamında,
araştırmacının zamanı ve kaynaklarıyla sınırlı
olmasına karşın, gazeteler, dergiler, kitaplar,
hükümet belgeleri, konuşmalar, mektuplar ve
bunlara benzer diğer doküman ve metinlerden
oluşabilir. Ancak, bir araştırma için evrenin
sınırlanması/belirlenmesi kaçınılmazdır. İçerik
analizinde evren, dört temel yaklaşımla sınırlanabilir;
nerede (New York), ne zaman (2001),
hangi aracıyla (günlük gazeteler) ve hangi
konuda (11 Eylül olayları). Evrenin tamamının
değerlendirmeye alınması ya da bunun içinden
bir örneklemin seçilmesi, evrenin büyüklüğüne,
genelleme yapılması gerekliliğine, bulguların
kesin, geçerli ve güvenilir olması gibi ögelere
bağlıdır. Bu durumda, elde edilecek bulguların
evrene genellenebilmesi için araştırmacının
karşısında iki önemli seçenek vardır: ilki, veriyi
bu evrenden bir örneklem çekerek toplamak;
diğeri ise hiçbir biçimde herhangi bir veri toplamamak
(Holsti 1969: 79).
Araştırma sürecinin herhangi bir evresinde
verilen kararlar onun ilk evrelerinde verilen
kararlardan bağımsız değildir. Bir başka deyişle,
araştırma sorusu açıkça tanımlandığı
anda örneklem tasarımı kısmen belirlenmiş
olacaktır (Holsti 1969: 87). Örneğin, bir seçim
kampanyasına ilişkin haberlerin medyaya yansıması
üzerine çalışma yapılacaksa, ya kampanya
süreci tamamen araştırmaya dahil edilecek
ya da tanımlanan kampanya süreci içindeki
bazı günler örneklem olarak seçilecektir (15).
Buradaki temel ilke, kampanya sürecindeki her
günün örneklemde eşit seçilme şansının olmasıdır.
Araştırmacı, örneğin, “Asya depreminin
Türkiye yazılı basınında yansıması” konusunu
çalışmaya başladığında zaten onun toplayacağı
veri zamana, kaynaklara ve kullanacağı doküman
tipine göre sınırlanmış olacaktır. Ancak,
örneklemeye ilişkin araştırmacının vermesi
gereken kararlar bununla bitmez. “Türkiye
yazılı basını” derken ne kastedilmektedir?
Dergilerin mi kullanılması gerekir, yoksa gazetelerin
mi? Bunlar ulusal gazeteler mi olacaktır
yoksa yerel gazeteler mi? Ya da dergiler
aylık mı yoksa 3 aylık mı olacaktır? Gazetelerin
(ya da dergilerin) hepsi mi alınacaktır, yoksa
bunlardan bir kaçı mı seçilecektir? Bu seçim
nasıl yapılacaktır? Gazetelerin (ya da dergilerin)
tamamı mı incelenecektir yoksa sadece
köşe yazıları, ya da ilk sayfaları mı? Bu ve
benzeri soruların yanıtları ortaya konduğunda,
kısmen de olsa örneklem tasarımı belirlenmiş
olacaktır.
Daha önce bahsedildiği üzere, temel olarak
içerik analizindeki örneklem sosyal bilimlerdeki
diğer örnekleme türlerinden farklılık göstermez.
Bu anlamda, örnekleme türleri iki ana
gruba ayrılabilir: İlki, olasılığa dayalı örneklemeler,
diğer ise olasılık dışı örnekleme türleridir.
Olasılığa dayalı örnekleme üç ana grupta toplanabilir;
Basit tesadüfi örnekleme evrendeki birimlerin
(case) listelenmesini içerir. Daha sonra, listesi
hazırlanan birimlerin hangilerinin örnekleme
alınacağına tesadüfi olarak karar verilir. Her bir
birim örnekleme girmede eşit şansa sahiptir ve
birinin örnekleme girmesi diğerinin seçilme
şansını etkilemez. Ancak, basit tesadüfi
örneklem evrendeki tüm birimlerin listesinin
bulunduğu durumlarda uygulanabilir. Dolayısıyla,
hazırlanan ya da varolan listenin içeriği
ve birimlerin dizilişi, tarafsız örneklem çekmek
için oldukça önemlidir. Bir gazetenin son iki
yılda yayınlanan köşe yazılarına ait tarama
sonucu hazırlanan liste, sistemli dönüşler ve
düzenlemeler içerirse ve yapılan seçimlerde
sürekli bu sistemli düzenlemelere uyan birimler
seçilirse tarafsızlık ilkesine uyulduğu söylenemez
(Balcı 2001: 52-117). Örneğin, spor yazılarını
analiz etmek için toplam 100 köşe yazısından
oluşan bir listeden 50 köşe yazısı seçilecek
olsun. Eğer, sıralamada her iki yazıdan biri
futbolla ilgiliyse, birer atlayarak yapılan seçimler
hep futbolla ilgili yazılara rast gelecektir.
Bu durumda, sadece futbolla ilgili yazılar
seçilmiş olacak ve o zaman çekilen örneklemenin
tarafsız olması mümkün olmayacaktır.
Tabakalı örnekleme, tesadüfi örneklemenin bir
takım alt gruplara ayrılmasından oluşur ve alt
grupların örneklemde temsil edilmelerinin
garanti altına alınmasını sağlar. Evren, amaca
uygun olarak iki ya da daha çok alt gruba ayrılabilir.
Alt gruplardan tesadüfi olarak örneklem
alınır ve bunlar daha sonra birleştirilerek toplam
örnekleme ulaşılır (Aziz 1990: 43-52).
Yukarıdaki örneği sürdürecek olursak, köşe
yazıları kendi içinde iki ya da daha fazla gruba
ayrılabilir. Gruplar, örneğin, ekonomiyle,
sporla ve günlük politikayla ilgili olan köşe
yazılarından oluşabilir. Böylece, seçilen
örneklemin temsil kabiliyeti arttırılabilir ve
araştırmacıya alt gruplar arasında karşılaştırma
yapabilme olanağı verir. Burada dikkat edilecek
nokta, alt gruplardan seçilen birim sayısının
evrene orantılı olması gerektiğidir. Aksi
durumda, bir alt grup diğerlerinden daha fazla
temsil edilebilir ki, bu elde edilecek bulguların
yanlı olmasına yol açabilir.
Küme örneklemesi, özellikle örnekleme girmesi
gereken birimlerin listelenmesinin zor olduğu
durumlarda, benzerlik gösteren birimler bir
araya getirilerek kümeler oluşturulmasıyla
belirlenir (Balcı 2001: 52-117). Daha sonra, bu
kümelerden, toplam örnekleme ulaşmak için
birimler seçilir. Yeniden örneğimize dönecek
olursak, bütün köşe yazılarının tek tek okunup
konuya göre ayrılması mümkün olmadığı durumlarda,
yazının yayınlandığı sayfaya göre
kümeler oluşturulabilir. Böylece, ekonomi
sayfasında ya da diyelim üçüncü sayfada yayınlanan
yazılar bir küme, spor sayfasında
yayınlanan yazılar bir başka kümeyi oluşturabilir.
Ancak, bu tür örneklemede, önemli bazı
kümelerin analizde temsil edilememe tehlikesi
dikkate alınmalıdır.
Olasılık dışı örnekleme, olasılık kuramına dayalı
hesapların yapılmasının mümkün olmadığı
durumlarda kullanılır. Bunlar evreni kestirme
imkanı da sunmazlar. Bu nedenle, bu gruptaki
örnekleme türlerinin, evrene genellemenin
önemli olmadığı durumlar için kullanılması
daha doğru olabilir. Bu tip örneklemler, birimlerin
yansız olarak seçilmesi kuralından çok
onların bir takım karakteristik özellikleri bünyesinde
taşımasının gerektirir (Balcı 2001: 52-
117). Kota örnekleme, bu grupta yer alan
örneklem türlerinden biridir. Kota örnekleme
yöntemiyle, evrendeki her grup ağırlığına göre
örneklemde temsil edilir. Örneğin, bir gazetede
köşe yazılarının %80’i ekonomiyle ve geri
kalan %20’lik kısmı politikayla ilgiliyse, ve
kota örnekleme uygulanacaksa seçilecek
örneklemde bu oranların aynı olması gerekir.
Örneklemdeki birimler, tarafsızlık ilkesine
uygun ve tesadüfi olarak değil, evrendeki özelliklerine
göre seçilecektir. Bu grupta yer alan
bir diğer örneklem türü, amaçlı örneklemedir.
Buna göre, araştırmacı örneklem için hangi
birimlerin seçileceğine kendisi karar verir.
Araştırmacının uygun gördüğü kümeler, gruplar,
birimler araştırmanın amacına da uygun
olarak belirlenir. Bu nedenle, bu tip örneklemeye
yargısal örnekleme de denilir. Örneğin,
içerik analizini yapan bir araştırmacı, araştırmanın
amacına da uygun olarak, yazılı basında
yapılan bir polemiğin taraflarından bir yada bir
kaçının yazdığı köşe yazılarını, kendi yargıları
ve geçmiş tecrübelerine dayanarak seçebilir.
__________________

Asla Başkalarının Umudunu Kırma, Belki Sahip Olduğu Tek Şey Odur..
BOL BOL TEBESSÜM ET GÜLÜMSE
Hem Maliyeti Ucuzdur Hem De Değerine Paha Biçilmez...

Corel Draw-Flash-Photoshop
Photoshop Dersleri Linki
Corel Draw Dersleri Linki
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
  #7  
Alt 19.05.08, 02:45
CiwCiw - ait kullanıcı resmi (Avatar)
Administrator
Üyelik tarihi: Aug 2006
İletiler: 9.766
Ettiği Teşekkür: 9.734
2.746 tane iletisine 4.752 kere teşekkür edilmiş
CiwCiw isimli üye tecrübe puanını kapatmıştır.
  Send PM
Standart Cevap: İçerik analiz çalışmalarında örneklem sorunu The sampling problem in content a

SONUÇ
Saha çalışması örnekleminde olduğu gibi, içerik
analizi için seçilen örneklemde de araştırmacı
evrene ilişkin ne tür çıkarımlar yapacağını
aklında tutmalıdır. İçerik analizinde genel olarak
üç tip evren birbirinden ayırt edilebilir (16).
İletişim kaynakları (örneğin, gazete çeşitleri,
romanlar, konuşmalar), dokümanlar (örneğin,
köşe yazıları) ve doküman içindeki metinler
(örneğin, sayfalar) (Singleton ve ark. 1988:
66-89). Sözgelimi, bir haber analizi için
örneklemin çekilmesi, seçilen gazetelerin sayfa
sayılarının belirlenmesiyle başlayabilir.
Ancak, sayfa sayıları, haftanın ortasında, başında
ya da haftanın sonunda farklılık gösterebilir.
Hatta, gazetenin satıldığı bölgedeki bazı
şartlara göre de değişkenlik gösterebilir. Her
durumda, aslında sayfa sayısının değişkenliği
gazetenin alacağı reklam düzeyindeki farklılıktan
kaynaklanabilir. Böylesi bir durum,
haftanın günlerinin eşit olarak belirlenmesini
gerekli kılar. Örneğin, seçilen gün sayısı 24
olarak belirlenmişse, tesadüfi olarak 4 Pazartesi,
4 Salı, 4 Çarşamba, 4 Perşembe, 4 Cuma ve
4 Cumartesi seçilebilir. Pazar baskılarında -ve
hatta bazen Cumartesi günleri- sayfa sayıları
farklılık gösterebilir; bazı gazeteler ek verirken
bazıları vermeyebilir. Bu nedenle bazı içerik
analizlerinde bu Pazar baskıları analize dahil
edilmeyebilir. Bu durum çoğu zaman bir sorun
olarak karşımıza çıkar. Eğer Pazar, ya da Cumartesi
baskıları analize dahil edilecekse, o
zaman Pazar eki verenlerle diğerlerinin birbirinden
ayırt edilmesi gerekebilir. Eğer radyo ya
da televizyon çalışılacaksa, yine haftanın günleri
bir sorun olarak araştırmacının karşısına
çıkabilir. Bu kez sorun, radyo veya televizyondaki
haberlere ayrılan süreyle ilgilidir. Haftanın
bazı günlerinde verilen haber süreleri diğer
günlere göre değişiklik gösterebilir. Bu durumda,
örneklemin temel ilkesine göre, her günün
eşit seçilebilme şansı olması gerekliliğine karşın,
verilen haber sürelerindeki değişkenlikten
dolayı hangi günlerin analize dahil edileceği
belirsizliği ortaya çıkabilir.
Tüm bu ve benzeri sorunlar, araştırmacının,
araştırma sorusunu açık bir şekilde belirlemesi
ve evrene ya da araştıracağı konuya ait ne tür
çıkarımlar yapmak istediğini ortaya koymasıyla
kısmen aşılacaktır. Bundan sonra, araştırmacının
atacağı adımlar, onun bu ilk kararına bağımlı
olacaktır. Eğer evrene ilişkin kesin sonuçları
değerlendirmek istiyorsa, olasılıklı
örneklem seçme zorunluluğu karşısında durmaktadır.
Eğer tersi söz konusuysa, bu anlamda
herhangi bir veri toplaması uygun olmayacaktır.
Evrene ilişkin herhangi bir çıkarımda bulunmayacak
olan araştırmacı, amacına uygun
olarak olasılık dışı örnekleme yöntemlerinden
birini ya da bir kaçını birden kullanabilir. Yine
de, hangi yöntemi seçerse seçsin, araştırma
sürecinde seçtiği yönteme bağlı olarak bir takım
olumsuzluklar olacaktır. Tüm bu olumsuzluklar,
seçtiği yöntemin zayıf ve güçlü
yanlarını bilen ve amacını açık olarak belirleyen
araştırmacı için aşılması mümkün olan
sorunlardır. İçerik analizi, kullandığı sistematik
yöntem gereği birden fazla tekniği bünyesinde
taşıyan ve bunların hep bir arada kullanılmasına
olanak veren bir araştırma yöntemidir.
Araştırma tekniklerinin güvenilirliğini ve kesinliğini
artırmak ve kanıtlamayı bir standarda
kavuşturmak için, hemen her alanda daha zengin
olarak kullanılması ve bununla birlikte,
nitel değerlendirmeleri dışlamayan niceliksel
yaklaşımların araştırmacıya, elde edilen bulguların
kesin değerlendirmesini yapacak güçlü
araçları içeren istatistik yöntemlerini sunması
ve içerik analizine ilişkin yeni bilgisayar programlarının
geliştirilmesi, bulguların kalitesini
daha da artıracaktır ve bu analizin sosyal bilimlerde
daha yaygın, sorunsuz ve güvenli
uygulamasını sağlayacaktır.
__________________

Asla Başkalarının Umudunu Kırma, Belki Sahip Olduğu Tek Şey Odur..
BOL BOL TEBESSÜM ET GÜLÜMSE
Hem Maliyeti Ucuzdur Hem De Değerine Paha Biçilmez...

Corel Draw-Flash-Photoshop
Photoshop Dersleri Linki
Corel Draw Dersleri Linki
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
  #8  
Alt 19.05.08, 02:48
CiwCiw - ait kullanıcı resmi (Avatar)
Administrator
Üyelik tarihi: Aug 2006
İletiler: 9.766
Ettiği Teşekkür: 9.734
2.746 tane iletisine 4.752 kere teşekkür edilmiş
CiwCiw isimli üye tecrübe puanını kapatmıştır.
  Send PM
Standart Cevap: İçerik analiz çalışmalarında örneklem sorunu The sampling problem in content a

SONNOTLAR
(1) Hakkı Bulut. Şiirdeki kahraman kabaca –
sistematik ve tarafsız olmasa da- içerik analizi
yapmaktadır. İlkin kelimeleri daha sonra ise
satırları değerlendirmekte ve buna göre elde
ettiği bulguları yorumlayıp bir yargıya varmaktadır.
(2) Burada, sözü edilen metin (text) bir kitap,
bir gazete yazısı, bir makale, bir röportaj, tarihsel
bir doküman, karşılıklı konuşmalar, reklamlar,
bir tiyatro oyunu, iletişimi sağlayan bir
dil... vs. olabilir. Bundan sonraki bölümlerde
de bu anlamda kullanılacaktır.
(3) İçerik analizinin farklı disiplinlerde nasıl
kullanıldığına ilişkin ayrıntılı bilgi için bakınız
(Stone ve ark, 1966) ve ayrıca içerik analizin
kullanım amaçlarına ilişkin bir tartışma için
ayrıca bakınız (Goode ve Hatt 1952).
(4) Bu “karmaşayla” ilgili tartışmalar için bakınız
(Williams 1989) ve (Huff 1954).
(5) Teknik olarak, istatistikte örnekleme için
ayrıca bakınız (Cochran 1977), (Lin 1976) ve
ölçmenin genel sorunları için bakınız (Selltiz
ve ark. 1976).
(6) İçerik analizinde çok tartışılan diğer iki
konu ise güvenilirlik (reliability) ve geçerliliktir
(validity). Eğer araştırmacı tarafsızlık ilkesini
tatmin edici düzeyde uygulamak istiyorsa o
zaman yaptığı ölçme ve prosedürler güvenilir
olmak zorundadır. Güvenilirlik, aynı araçla
yapılacak tekrar araştırmalarında, örneklem
verisinin araştırmacıya aynı sonuçları sağlamasını
gerektirir. Bu gereklilikten dolayıdır ki,
ölçme ve diğer uygulanan prosedürler güvenilir
olmak zorundadır. Geçerlilik ise, bilhassa ölçmede
kullanılan aracın, ölçülmek istenilen
konuyu ölçme yeteneği olup olmadığını sorgular.
Geçerli sonuçların elde edilmesi/
ölçülebilmesi araştırmanın tasarımıyla doğrudan
ilintilidir. Dahası, bir araştırmanın geçerliliği
kaçınılmaz biçimde onun örnekleme
tasarımı ve güvenilirliğiyle iç içe ilişkilidir.
İçerik analizinde geçerlilik ve güvenilirlik
sorunlarını ele alan çalışmalar için bakınız
(Holsti 1969, Weber 1989, Stone ve ark. 1966).
(7) Açıklık-gizlilik sorunu ve analizin kalitatif
ya da kantitatif olması konusuyla ilgili tartışmaları
için bakınız (Cartwright 1953, (Barcus
1959, Pool 1959).
(8) Bununla birlikte, tarafsızlık sorunu, araştırmacının,
metnin içindeki gizli motivasyonları
gün ışığına çıkarma çabası içindeyken, varsa
dahi, önyargılarını analiz sürecine dahil ederek
tartışılabilir. Açık ki, araştırmacı tamamen
değer yargısız olamaz. Konuyu seçerken dahi
bir takım değer yargıları olabilir. Bunları da,
araştırmaya dahil etmek suretiyle tarafsızlık
meselesi ve değer yargıları tartışılabilir.
(9) Bakınız “geçerlilik-güvenilirlik” tartışmaları.
(10) Bu tartışma için bakınız (Manning ve
Cullum-Swan 1994).
(11) Bu tip bir tartışma için bakınız (Holsti
1969) ve pozitivizmdeki içerik analizine ilişkin
yapısal tartışmalar için ayrıca bakınız (Fiske
1994).
(12) Ayrıntılı bilgi için RADIR çalışmalarına
bakınız (Lasswell, Lerner ve Pool 1952) ve
ayrıca (Osgood 1959).
(13) Yinede, istatistiğin “yanlı(ş)” kullanımına
ilişkin betimleyici bir tartışma için bakınız
(Huff 1954).
(14) Bu ikisi arasında öylesi bir ilişki vardır ki,
böylece her biri yeni bakış açılarını diğerinin
beslediği temel üzerine inşa etmektedir (Pool
1959).
(15) Örneklemenin öncelikli amacı araştırmacı
için evrendeki tüm verinin boyutunu uğraşılabilir
bir düzeye indirgemektir. Ancak, örneklemenin
sadece ve kabaca veri indirgeme işlemi
olarak tanımlanamayacağı gözden kaçırılmamalıdır.
(16) Bu durumda, genellikle, örneklem tek bir
kaynaktan seçilir; örneğin 1960 ve 1990 yılları
arasında, Türkiye’de basılmış tüm romanların
tesadüfi seçimi, ya da amaçsal olarak belirlenen
üç büyük gazetenin seçimi gibi.

devamı KaynakPdf
__________________

Asla Başkalarının Umudunu Kırma, Belki Sahip Olduğu Tek Şey Odur..
BOL BOL TEBESSÜM ET GÜLÜMSE
Hem Maliyeti Ucuzdur Hem De Değerine Paha Biçilmez...

Corel Draw-Flash-Photoshop
Photoshop Dersleri Linki
Corel Draw Dersleri Linki
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
Sponsorlar
Cevapla

Tags
content analysis, icerik analizi, orneklem sorunu, sampling problem

Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
You may post new threads
You may post replies
You may post attachments
You may not edit your posts

BB code is Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık
Gitmek istediğiniz klasörü seçiniz