iconBütün zaman ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu anki saat: 07:23 . | Nüve Foruma Hoşgeldiniz! Forumumuzdan yararlanmak için lütfen Üye Olun !

» Nüve Forum » akademik » İletişim Fakültesi » Gazetecilik » İstihdam sorunu bağlamında Türkiye’de iletişim eğitimi ve öğrenci yerleştirme

Gazetecilik Gazetecilik Bölümü, haber medyasında çalışacak gençlere genel kültür kazandırmayı, iletişim ve kitle iletişimi kuramlarındaki çağdaş gelişmeleri aktarmayı ve bu bilgiler ışığında öğrencilerin çeşitli uygulamalar gerçekleştirmesini amaçlamaktadır.

Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Stil
  #1  
Alt 04.06.08, 13:14
Standart İstihdam sorunu bağlamında Türkiye’de iletişim eğitimi ve öğrenci yerleştirme

04.06.08, 13:14




İstihdam sorunu bağlamında Türkiye’de iletişim eğitimi ve öğrenci yerleştirme - A study of communication education and student allocation in Turkey in term of employment problem
Özet: Bu makale Türkiye’deki iletişim eğitimi ve öğrenci yerleştirmeyi istihdam sorunu bağlamında irdelemek için tasarlandı. ÖSYM’nin 2007 yılı için hazırladığı Yüksek-öğretim Programları ve Kontenjanları Kılavuzu’ndaki verilerden yararlanılarak, iletişim eğitimi veren lisans ve önlisans programları, kontenjanlar bazında incelendi. İnceleme iletişim eğitimi kontenjanları ile istihdam arasında dengesizlik olduğunu ve iletişim eğitimindeki bölüm ayrımlanmasından yola çıkılarak iletişim eğitiminin yapılanmasının medya endüstrilerinin çıkarlarına artan bir şekilde bütünleştiğini buldu.

Abstract: This study was designed to investigate the employment problem in communication in Turkey. Faculty programmes and two-year vocational training schools in the communication discipline were examined in terms of quotas. Necessary data was collected from the Guide of Higher Education Programmes and Quotas for 2007 by Student Selection And Placement Center. The study found the existence of serious imbalance between quotas of communication education and employment and increasing integration of structure of communication education into the interests of the media industries.

» Nüve Forum » akademik » İletişim Fakültesi » Gazetecilik
Eklenmiş Dosya
Dosya tipi: pdf 5ruhdan.pdf (372,6 KB (Kilobyte), 2x kez indirilmiştir)
__________________
Kendi omuzuna tırman. Başka nasıl yükselebilirsin ki !
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
Sponsorlar
  #2  
Alt 04.06.08, 13:14
kanlica - ait kullanıcı resmi (Avatar)
Yaratıcı
Üyelik tarihi: May 2006
İletiler: 1.448
Ettiği Teşekkür: 499
326 tane iletisine 552 kere teşekkür edilmiş
kanlica ... O'nu tanımayan yok ki.kanlica ... O'nu tanımayan yok ki.kanlica ... O'nu tanımayan yok ki.kanlica ... O'nu tanımayan yok ki.kanlica ... O'nu tanımayan yok ki.kanlica ... O'nu tanımayan yok ki.kanlica ... O'nu tanımayan yok ki.kanlica ... O'nu tanımayan yok ki.kanlica ... O'nu tanımayan yok ki.
  Send PM
Standart Cevap: İstihdam sorunu bağlamında Türkiye’de iletişim eğitimi ve öğrenci yerleştirme

GİRİŞ
Türkiye’de genelde eğitim, özelde ise iletişim eğitimi tartışmalı ve sorunlu bir konudur. Bunda iletişim alanının son derece dinamik bir sektör olmasının payı büyüktür. Endüstrinin hızla gelişip çeşitlenmesi, gazeteciliğin değişime uğraması, sürekli yeni beceriler gerektiren bir meslek haline gelmesi, bunun yanında reklamcılık ve halkla ilişkiler gibi sektörlerin gelişmesi gibi olgular iletişim eğitimine de yansımaktadır. Sürekli gelişen bir alanda nasıl bir eğitim verileceği tartışma konusu olurken, sayıları giderek artan iletişim fakülteleri mezunlarının istihdam sorunu da giderek artmaktadır.
Günümüzde medya sektörünün iletişim eğitimini denetlemek istediği, buna karşılık iletişim fakültelerinin üniversiter yapı içinde kurulmuş olmaları dolayısıyla (Mutlu, 1992:138-139) bu denetime karşı direnç gösterdikleri bilinmektedir. Medya çalışanları arasındaki alaylı/mektepli ayrımı, zaman içinde mektepliler yönünde evrim geçirse de medya sektörü, üniversite düzeyinde verilen iletişim eğitimini tartışmakta, genellikle de olumsuz eleştiriler yöneltmektedir (bkz. Özkök:2001, Gürkan:2001, Eğin:2007). Söz konusu eleştiriler, sektörün iletişim eğitimini denetlemek istediğinin ancak, henüz bu isteğini gerçekleştiremediğinin bir yansıması olarak değerlendirilebilir. Sektörün gereksinim duyduğu meslek adamlarının yetiştirilmesinin üniversite eğitiminin niteliğiyle nasıl bağdaştırılacağı konusu, iletişim fakültelerinin ders programlarının belirlenmesine yönelik tartışmalara da yansımaktadır (Dağtaş, 2003). Ders programlarının hazırlanmasında kuramsal derslerle meslek uygulamalarına yönelik derslerin nasıl dengeleneceği sorusunun temelinde, iletişim eğitiminin sektörün mü yoksa üniversitenin mi denetiminde olacağı sorusu yatmaktadır. Tartışmalarda, kuram/uygulama ayrılığının fetişleştirilmesi ise asıl soruyu gözden kaçırmak anlamına gelmektedir. Kuram ve uygulamanın birbirine zıt olmadığı, kuramın sosyal pratiğin açıklaması olduğu; kuramın pratikte yapılanın nedenlerinin ve sonuçlarının sistemli, güvenilir ve geçerli açıklamasını sunmayı gerektirdiği (Erdoğan, 2003: 98) göz önünde tutulursa, sektörün iletişim eğitiminin eleştirel niteliğinden rahatsızlık duyduğunun işaretleri görülebilir.
1980’li yıllardan itibaren medya sektörünün büyümesi ve iletişim teknolojisindeki gelişmelerin teknik personel ve meslek adamı taleplerini artırmasına karşın, iletişim eğitimi almış herkese sektörde iş olanağı bulunmamaktadır. Tekelleşme olgusu, Türkiye’de alternatif medyanın
gelişmesini engellerken, medya grupları, izleyici sayılarını artırmak için daha nitelikli bir habercilik ve kamusal yayıncılık anlayışını benimsemek yerine; büyük paralarla transfer edilen “popüler” gazetecilerle yayınlarını sürdürmektedir (Dağtaş, 2003:153).
Üniversite düzeyinde iletişim eğitimi almış mezunlar işe alınmak için ya kişisel ilişki kanallarını kullanmak ya da başka alanlarda iş aramak zorunda kalmaktadır. İletişim alanında bir iş bulduklarında ise çok düşük ücretlerle ve sosyal güvenceden yoksun olarak çalıştırılmaktadırlar. Sık sık yaşanan krizler sonucu işten çıkarılanlar yanında işsiz olanların sayısı da giderek artmaktadır (Medyada İstihdam, 2007).
Bütün bu sorunları artıran bir başka öğe de iletişim alanında çalışmak için mutlaka iletişim eğitimi almış olma zorunluluğunun bulunmamasıdır. Gazetecilik, televizyonculuk, reklamcılık, halkla ilişkiler gibi mesleklere girişin hemen herkese açık olması, hatta bu mesleklerin meslek olup olmadığı yönündeki tartışmaların da sürmesi (Bertrand, 2000:23; Belsey, 1998:8), iletişim alanında eğitim görenlerin istihdam sorununu artırmaktadır. İletişim eğitimi alan ancak kendi alanında istihdam olanağı bulamayanlar, başka mesleklere giriş koşullarını karşılayamadıkları için sıkıntı yaşarken, çok farklı meslek eğitimi almış kişiler iletişim mesleklerinde istihdam edilebilmektedir (Medyada İstihdam, 2007).
__________________
Kendi omuzuna tırman. Başka nasıl yükselebilirsin ki !
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
  #3  
Alt 04.06.08, 13:15
kanlica - ait kullanıcı resmi (Avatar)
Yaratıcı
Üyelik tarihi: May 2006
İletiler: 1.448
Ettiği Teşekkür: 499
326 tane iletisine 552 kere teşekkür edilmiş
kanlica ... O'nu tanımayan yok ki.kanlica ... O'nu tanımayan yok ki.kanlica ... O'nu tanımayan yok ki.kanlica ... O'nu tanımayan yok ki.kanlica ... O'nu tanımayan yok ki.kanlica ... O'nu tanımayan yok ki.kanlica ... O'nu tanımayan yok ki.kanlica ... O'nu tanımayan yok ki.kanlica ... O'nu tanımayan yok ki.
  Send PM
Standart Cevap: İstihdam sorunu bağlamında Türkiye’de iletişim eğitimi ve öğrenci yerleştirme

YÖNTEM
İletişim alanında eğitim ve istihdam politikalarının uyumlaştırılması ve tarafları hoşnut edecek gerçekçi politikaların oluşturulması, sektörün acil gereksinimleri arasındadır. Bu yönde atılacak adımların ise önce mevcut durumun belirlenmesiyle sağlamlaştırılacağı açıktır. Bu çalışma, önlisans ve lisans düzeyinde verilen iletişim eğitiminin genel yapısını ortaya koymayı amaçlamaktadır. Böylelikle endüstriyel yapının eğitim alanındaki kurumsal yansımalarını belirleme olanağı doğacaktır. Bu amaçla, önce Türkiye’deki iletişim eğitiminin kısa tarihi özetlenmiş, ardından Öğrenci Seçme ve Yerleştirme Merkezi’nin 2007 yılı için hazırladığı Yükseköğretim Programları ve Kontenjanları Kılavuzu’ndaki verilerden yararlanılarak, iletişim eğitimi veren programlar, kontenjanlar bazında incelenmiştir. Böylece iletişim eğitimi kontenjanları ile istihdam arasındaki dengesizliğin ortaya konması hedeflenmiştir. Bunun yanında iletişim eğitimindeki bölüm ayrımlanmasından yola çıkılarak iletişim eğitiminin yapılanmasının sektörün gelişmesiyle bağlantısı incelenmiş; iletişim eğitimi konusundaki tartışmalara katkıda bulunmak amaçlanmıştır. Bunun için Yükseköğretim Programları ve Kontenjanları Kılavuzu’ndaki veriler kullanılmıştır. Kılavuz’da yer alan iletişim alanında eğitim veren fakülte ve yüksek okul bölümleri sınıflandırılmış, her bölüme ayrılan öğrenci kontenjanı üniversitelerin sahiplik yapıları bazında belirlenmiş ve tablolar biçiminde sunulmuştur.
Türkiye’de üniversite düzeyinde iletişim eğitimi önlisans, lisans ve yüksek lisans programları aracılığıyla yürütülmektedir. Bu çalışmada yalnızca lisans ve önlisans programları incelenmiştir. Ayrıca, iletişim eğitimi hem devlet üniversitelerinde hem de vakıf üniversitelerinde verilmektedir. Merkezi yerleştirmeyle öğrenci alan KKTC ve yurtdışındaki bazı üniversiteler de çalışmaya dahil edilmiştir. Yeni kurulan ve henüz öğrenci kontenjanı bulunmayan iletişim fakülteleri ve bölümleri ise çalışma kapsamı dışında bırakılmıştır.
__________________
Kendi omuzuna tırman. Başka nasıl yükselebilirsin ki !
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
  #4  
Alt 04.06.08, 13:16
kanlica - ait kullanıcı resmi (Avatar)
Yaratıcı
Üyelik tarihi: May 2006
İletiler: 1.448
Ettiği Teşekkür: 499
326 tane iletisine 552 kere teşekkür edilmiş
kanlica ... O'nu tanımayan yok ki.kanlica ... O'nu tanımayan yok ki.kanlica ... O'nu tanımayan yok ki.kanlica ... O'nu tanımayan yok ki.kanlica ... O'nu tanımayan yok ki.kanlica ... O'nu tanımayan yok ki.kanlica ... O'nu tanımayan yok ki.kanlica ... O'nu tanımayan yok ki.kanlica ... O'nu tanımayan yok ki.
  Send PM
Standart Cevap: İstihdam sorunu bağlamında Türkiye’de iletişim eğitimi ve öğrenci yerleştirme

ANALİZ VE DEĞERLENDİRME
Türkiye’de İletişim eğitimi
İletişim eğitimi, tarihsel süreç içinde önce basının ortaya çıkıp bir endüstri haline gelmesi sonucu ilk olarak gazetecilik eğitimi biçiminde belirmiştir. İlk gazetecilik eğitimi ise 1908 yılında ABD’de Missouri Üniversitesi’nde kurulan gazetecilik okulunda başlamıştır. 20. yüzyılın ortalarına gelindiğinde, endüstrinin gelişmesine koşut olarak ABD’de profesyonel düzeyde eğitim veren gazetecilik okulu sayısı 100’e ulaştı. 1970-1990 yılları arasında ABD’de iletişim mezunlarının sayısı % 35 oranında artış gösterdi. (Mutlu, 1994:165, Mutlu, 2000:245).
Türkiye’de ise gazetecilik eğitimi ile ilgili fikirler Gazeteci Ahmet Rasim tarafından ortaya atılmış, fakat Türkiye Cumhuriyeti kurulduğunda gazetecilik eğitimi bakımından Osmanlıdan bir miras devralınmamıştı (Topuz, 1973:115). 1931’de çıkarılan Cumhuriyet döneminin ilk Basın Yasası gazetecilik yapanların ve özellikle sorumlu konumda olanların eğitimiyle ilgili bazı koşulları yerine getirmeleri konusunda birikimlere sahipti. Bu yasanın ilgili hükmü 1933’de kaldırılınca, çalışmalar da durdu (Alemdar, 1981:2-3).
Türkiye’de ilk özel gazetecilik okulu 1948’de Müderris Fehmi Yahya tarafından açılan İstanbul Özel Gazetecilik Okulu’dur. Üniversite düzeyinde bir eğitim kurumu olan okul, basın dünyasına ve iş hayatına hazırlıklı eleman yetiştirmek amacıyla kuruldu. Okul, biri ortaokul üzerine 3 yıllık, diğeri ise lise üzerine bir yıllık eğitim veren iki devreden oluşuyordu. Okulun eğitimine 1963 yılında ara verildi (İnuğur, 1988:155-157).
__________________
Kendi omuzuna tırman. Başka nasıl yükselebilirsin ki !
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
  #5  
Alt 04.06.08, 13:16
kanlica - ait kullanıcı resmi (Avatar)
Yaratıcı
Üyelik tarihi: May 2006
İletiler: 1.448
Ettiği Teşekkür: 499
326 tane iletisine 552 kere teşekkür edilmiş
kanlica ... O'nu tanımayan yok ki.kanlica ... O'nu tanımayan yok ki.kanlica ... O'nu tanımayan yok ki.kanlica ... O'nu tanımayan yok ki.kanlica ... O'nu tanımayan yok ki.kanlica ... O'nu tanımayan yok ki.kanlica ... O'nu tanımayan yok ki.kanlica ... O'nu tanımayan yok ki.kanlica ... O'nu tanımayan yok ki.
  Send PM
Standart Cevap: İstihdam sorunu bağlamında Türkiye’de iletişim eğitimi ve öğrenci yerleştirme

1949 yılında, İstanbul Üniversitesi Senatosu İktisat Fakültesi’nde bir gazetecilik enstitüsü kurulmasına karar verdi (Abadan-Unat, 1972: 68). 1950 yılı güz döneminde Gazetecilik Enstitüsü’ne iki yıllık eğitim için öğrenci alındı. Enstitüye hem lise mezunları hem de Enstitü Yönetmeliğinin geçici maddesi gereği olarak iki yıl fiilen gazetecilik yapmış olan kişiler, öğrenim durumlarına bakılmaksızın öğrenci olarak kabul edildi. Enstitüde İktisat Fakültesi öğretim üyeleri yanında tanınmış gazeteciler de ders verdi.
Öğrenci Derneği 1960’da eğitimin üç yıla çıkarılması için istekte bulunmuştur. Bunun üzerine eğitim süresi önce üç yıla daha sonraları da dört yıla çıkarılarak Enstitünün adı İstanbul Üniversitesi Gazetecilik Halkla İlişkiler Yüksek Okulu’na dönüştürüldü.
Gazetecilik Enstitüsü’nün basını dar anlamda ele alması, kitle iletişim araçlarının tümünü kapsayacak biçimde eğitim veren bir eğitim kurumu gereksinimini doğurmuştu. Ankara Gazeteciler Cemiyeti, toplumsal gelişmenin iletişim, tanıtma ve etkileşimle birlikte gerçekleşebileceği bilinciyle, 1960 sonrası lisans düzeyinde yeni bir yüksek okulun kurulmasını gündeme getirdi. İletişim alanında eğitim verecek bir okul kurulması hakkındaki istek, Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi’ne iletildi. Siyasal Bilgiler Fakültesi Profesörler Kurulu 1962’de “Haberleşme Enstitüsü”nün kurulmasını ilke olarak kabul etti.
Okulun kuruluşu ile ilgili sorunların UNESCO Genel Merkezinden gönderilecek bir uzman tarafından incelenmesi gündeme geldi. Bu amaçla görevlendirilen Brüksel Üniversitesi Gazetecilik Profesörü Roger Clausse, çalışmalar yaparak bir rapor hazırladı.
Raporda, Siyasal Bilgiler Fakültesi bünyesinde kurulacak okulun dar anlamda sadece gazeteciliği değil, televizyon, radyo, sinema, halkla ilişkiler kavramlarını kapsaması gerektiği, üniversite eğitimi hedeflenirken onun yanında uygulamaya da önem verilmesi ve meslek çevreleriyle ilişkilerin güçlendirilmesi gerektiği vurgulanıyordu. Siyasal Bilgiler Fakültesi’nin Clausse’un raporu ışığında okulun kurulması için hazırladığı yönetmelik, 1964’te Ankara Üniversitesi Senatosunca kabul edildi. Bu kararla okulun adı Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi Basın Yayın Yüksek Okulu oldu (Abadan-Unat, 1972:70-76; Tokgöz, 1975:117-118; Altun, 1995:107-109). 1965 yılında eğitim vermeye başlayan okula, üniversite giriş sınavıyla lise mezunları ile yine yapılan sınavı kazanmış 5 yıl meslekte çalışmış lise mezunları arasından öğrenci alındı. Başlangıçta Basın, Halkla İlişkiler, Radyo-Televizyon olmak üzere üç bölüme sahip olan Okulun bölüm sayısı, 1968’de yapılan bir değişiklikle Basın ve Halkla İlişkiler bölümlerinin birleştirilmesiyle ikiye indirildi. Bu durum 1988 yılında Gazetecilik ve Halkla İlişkiler bölümlerinin birbirinden ayrılmasına kadar sürdü (Tokgöz, 2003:22).
__________________
Kendi omuzuna tırman. Başka nasıl yükselebilirsin ki !
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
  #6  
Alt 04.06.08, 13:17
kanlica - ait kullanıcı resmi (Avatar)
Yaratıcı
Üyelik tarihi: May 2006
İletiler: 1.448
Ettiği Teşekkür: 499
326 tane iletisine 552 kere teşekkür edilmiş
kanlica ... O'nu tanımayan yok ki.kanlica ... O'nu tanımayan yok ki.kanlica ... O'nu tanımayan yok ki.kanlica ... O'nu tanımayan yok ki.kanlica ... O'nu tanımayan yok ki.kanlica ... O'nu tanımayan yok ki.kanlica ... O'nu tanımayan yok ki.kanlica ... O'nu tanımayan yok ki.kanlica ... O'nu tanımayan yok ki.
  Send PM
Standart Cevap: İstihdam sorunu bağlamında Türkiye’de iletişim eğitimi ve öğrenci yerleştirme

1965’te, 625 sayılı Özel Öğretim Kurumları Kanunu ile Türkiye’de özel yüksek okulların açılabilmesine olanak tanınınca, gazetecilik eğitiminde özel yüksek okullar dönemi başladı. 1966’da İstanbul Özel Gazetecilik Yüksek Okulu, 1967’de Ankara’da Başkent Özel Gazetecilik Yüksek Okulu, 1968’de İzmir’de İzmir Karataş Özel Gazetecilik Okulu hizmete açıldı (Altun, 1995: 110). Bu okullar yapılan şikayetler üzerine incelemeye alındı ve 1971 yılında çıkarılan bir yasa ile devletleştirilerek akademilere bağlandı (Tokgöz, 2003:23).
1970’li yıllarda Eskişehir’de Eskişehir İktisadi ve Ticari İlimler Akademisi, bir televizyon istasyonu kurma girişimlerine başladı. Bu girişim 1972’de Televizyon ile Eğitim Enstitüsü’ne televizyonun bağlanmasıyla kurumsal bir nitelik kazandı. 1975’te Enstitü Sinema ve Televizyon Yüksek Okulu’na dönüştü. Sinema ve Televizyon Yüksek Okulu 1979’da Televizyon ile Öğretim ve Eğitim Fakültesi adını aldı, fakülteye basın-yayın bölümü de eklenerek 1980’de Fakültenin adı İletişim Bilimleri Fakültesi olarak değiştirildi (Altun, 1995:113).
2547 sayılı yasa ile Yüksek Öğretim Kurulunun kurulmasıyla birlikte, tüm mevcut devlet üniversitelerinde eğitim ve öğretim bakımından yeni düzenlemeler yapılması gündeme geldi. Bu düzenlemelerle birlikte, yüksek öğretim kurumlarının teşkilatı 1982 yılında 41 sayılı kanun hükmündeki kararname ile tekrar düzenlendi. Bu kararname ile gazetecilik alanında eğitim veren okullar, Ankara, İstanbul, Marmara, Ege ve Gazi Üniversiteleri Basın Yayın Yüksek Okulları adı altında bu üniversitelerin rektörlüklerine bağlandı.
1992’de ise 3837 sayılı yasa ile 2908 sayılı yüksek öğretim kurumları yasasında değişiklik yapılarak, mevcut bulunan beş Basın-Yayın Yüksek Okulu, İletişim Fakültelerine dönüştürüldü. Ayrıca, bu yasa ile Konya’da Selçuk Üniversitesi’ne bağlı İletişim Fakültesi ile Eskişehir’de Anadolu Üniversitesi’ne bağlı İletişim Bilimleri Fakültesi kuruldu.
Devlet üniversiteleri içinde iletişim fakültelerinin sayısı artarken, 1997 yılından itibaren vakıf üniversitelerinin kurulmasının yolu açılınca, vakıf üniversiteleri içinde de iletişim fakülteleri açıldı.
__________________
Kendi omuzuna tırman. Başka nasıl yükselebilirsin ki !
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
  #7  
Alt 04.06.08, 13:17
kanlica - ait kullanıcı resmi (Avatar)
Yaratıcı
Üyelik tarihi: May 2006
İletiler: 1.448
Ettiği Teşekkür: 499
326 tane iletisine 552 kere teşekkür edilmiş
kanlica ... O'nu tanımayan yok ki.kanlica ... O'nu tanımayan yok ki.kanlica ... O'nu tanımayan yok ki.kanlica ... O'nu tanımayan yok ki.kanlica ... O'nu tanımayan yok ki.kanlica ... O'nu tanımayan yok ki.kanlica ... O'nu tanımayan yok ki.kanlica ... O'nu tanımayan yok ki.kanlica ... O'nu tanımayan yok ki.
  Send PM
Standart Cevap: İstihdam sorunu bağlamında Türkiye’de iletişim eğitimi ve öğrenci yerleştirme

Bunların yanında, devlet üniversitelerinin ya da vakıf üniversitelerinin güzel sanatlar fakülteleri içinde iletişimle ilgili lisans programları açılmaya başlandı. Bu süreçte, meslek yüksek okullarında da iletişim, halkla ilişkiler, radyo ve televizyon yayıncılığı, fotoğrafçılık gibi bölümler oluşturuldu.
İletişim eğitimindeki sorunları “Türkiye’deki iletişim disiplininin kimlik bunalımı” olarak nitelendiren Mutlu’ya (1992:138-139) göre, iletişim eğitiminin başlama gerekçesi Lazarsfeld geleneği çerçevesinde, sadece medya personelinin yetiştirilmesine duyulan gereksinimdir:
“Basın sektörünün SBF Basın ve Yayın Yüksekokulu’nun kuruluşundaki etkin katılımı ve talepleri bu gerekçenin somut bir kanıtıdır. Ne var ki endüstriyle Basın ve Yayın Yüksekokulları arasındaki ilişki başlangıcından bugüne kadar Lazarsfeld’in Amerika için amaçladığı verimlilik ve işbirliği düzeyine de ulaşamamıştır. Basın endüstrisinin sık sık bu okullardaki mesleki eğitimi yetersizlikle eleştirmesi bu durumun somut bir göstergesidir. İlginçtir ki, okullar da bu eleştiriler karşısında, ne açık bir karşı eleştiri geliştirmekte, ne de kuruluşların ardındaki gerekçeyi tartışıp kendileri için yeni bir zemin arama çabası göstermektedirler.”
Günümüzde iletişim fakülteleri, misyonlarını belirlerken iletişim eğitiminin niteliğini irdelemekte, ders programlarının hazırlanmasından, ders verecek kadroların oluşturulmasına varıncaya kadar çeşitli başlıklar altında iletişim eğitiminin amacını tartışmaktadır. Ancak, iletişim fakültelerinin öncelikleri konusundaki tartışma henüz sonuçlanmış değildir.
__________________
Kendi omuzuna tırman. Başka nasıl yükselebilirsin ki !
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
  #8  
Alt 04.06.08, 13:18
kanlica - ait kullanıcı resmi (Avatar)
Yaratıcı
Üyelik tarihi: May 2006
İletiler: 1.448
Ettiği Teşekkür: 499
326 tane iletisine 552 kere teşekkür edilmiş
kanlica ... O'nu tanımayan yok ki.kanlica ... O'nu tanımayan yok ki.kanlica ... O'nu tanımayan yok ki.kanlica ... O'nu tanımayan yok ki.kanlica ... O'nu tanımayan yok ki.kanlica ... O'nu tanımayan yok ki.kanlica ... O'nu tanımayan yok ki.kanlica ... O'nu tanımayan yok ki.kanlica ... O'nu tanımayan yok ki.
  Send PM
Standart Cevap: İstihdam sorunu bağlamında Türkiye’de iletişim eğitimi ve öğrenci yerleştirme

İletişim eğitimi veren üniversite, fakülte ve yüksekokullar
Türkiye’de üniversiteye giriş sınavlarını düzenlemekle de yetkili olan Öğrenci Seçme ve Yerleştirme Merkezi’nin bu amaçla düzenlediği kılavuzda 143 üniversite yer almaktadır. Bunların 108’i Türkiye’de 35’i ise Türkiye dışındadır (Tablo.1). 143 üniversiteden 42 (% 29.37) vakıf ve devlet üniversitesinde iletişim eğitimi verilmektedir. Bunların 9’u Türkiye dışında 33’ü Türkiye’dedir. Türkiye’de iletişim eğitimi veren 33 üniversitenin 16’sı ise vakıf üniversitesidir.
Türkiye’de önlisans için ayrılan 236.213 kişilik toplam kontenjanın 4953’ü (% 2,09) iletişim alanında eğitim vermek üzere ayrılmıştır (Tablo-2). Lisans eğitimi için ayrılan 180.027 kişilik kontenjanın ise 6659’u (% 3,70) iletişim alanına ayrılmıştır. . İletişim eğitimi verilen lisans ve önlisans programlarına ayrılan kontenjan ise toplam kontenjanın yüzde 2,68’ini oluşturmaktadır.
İletişim eğitimi veren fakülte ve yüksekokulların toplam kontenjanı ise 11.612 kişidir (bkz.Tablo.2). Bu kontenjanın yüzde 42, 65’i yüksekokullara, yüzde 57,35’i ise fakültelere aittir.
İletişim eğitimine ayrılan lisans eğitimi kontenjanların üniversitelerin sahiplik yapısına göre dağılımına bakıldığında, en fazla kontenjan 2580 ile (%38.74) devlet üniversitelerine ayrılmıştır (Tablo.3). İkinci sırada 2318 kişilik (%34.81) toplam kontenjanla vakıf üniversiteleri gelmektedir. Yurtdışındaki üniversitelerde ise iletişim eğitimi için 1761 kişilik (%26.45) kontenjan ayrılmıştır.
Türkiye içinde 108 üniversite bulunmaktadır ve bunların 25’i vakıf üniversitesi, 83’ü ise devlet üniversitesi statüsündedir. İletişim eğitimi veren devlet üniversitelerinin toplam devlet üniversitelerine oranı yüzde 20.5’dir. Diğer yandan, iletişim eğitimi veren vakıf üniversitelerinin toplam vakıf üniversitelerine oranı ise yüzde 64’tür. İletişim eğitimi veren üniversitelerin toplam üniversite sayısına oranı ise yüzde 30.5 olmaktadır. İletişim eğitiminin vakıf üniversiteleri için daha popüler olduğu veya yapıldığı görülmektedir.
__________________
Kendi omuzuna tırman. Başka nasıl yükselebilirsin ki !
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
  #9  
Alt 04.06.08, 13:19
kanlica - ait kullanıcı resmi (Avatar)
Yaratıcı
Üyelik tarihi: May 2006
İletiler: 1.448
Ettiği Teşekkür: 499
326 tane iletisine 552 kere teşekkür edilmiş
kanlica ... O'nu tanımayan yok ki.kanlica ... O'nu tanımayan yok ki.kanlica ... O'nu tanımayan yok ki.kanlica ... O'nu tanımayan yok ki.kanlica ... O'nu tanımayan yok ki.kanlica ... O'nu tanımayan yok ki.kanlica ... O'nu tanımayan yok ki.kanlica ... O'nu tanımayan yok ki.kanlica ... O'nu tanımayan yok ki.
  Send PM
Standart Cevap: İstihdam sorunu bağlamında Türkiye’de iletişim eğitimi ve öğrenci yerleştirme

İletişim eğitimi veren fakülteler ve bölümleri
Fakülte bazında bakıldığında, toplam 45 fakültede iletişim eğitimi verilmektedir (Tablo 4). Bunların 36’sı Türkiye’de, 9’u Türkiye dışındadır. İletişim eğitimi verilen fakültelerin genel kontenjanı ise 6659 kişidir. Bu rakam genel kontenjanın yüzde 3,70’ini oluşturmaktadır. Lisans düzeyinde iletişim eğitimi, 30 iletişim fakültesi, 9 güzel sanatlar fakültesi ile 1 işletme fakültesi (Atılım Üniversitesi), 1 iktisadi ve idari bilimler fakültesi (Çağ Üniversitesi), Fen-Edebiyat fakültesi (Doğuş Üniversitesi), 1 Uygulamalı Bilimler Yüksekokulu (Okan Üniversitesi), 1 Türkoloji ve Yabancı Filolojiler Fakültesi (Hoca Ahmet Yesevi Uluslararası Türk-Kazak Üniversitesi) ve 1 Filoloji Fakültesi’nde (I.I.Mechnikov Odessa Milli Üniversitesi) verilmektedir.
Gazetecilik eğitimi, 20 üniversitede, yalnızca iletişim fakülteleri ile iletişim bilimleri fakültelerinde verilmektedir (Tablo 5). Bölüm adı, iki üniversitede (Anadolu Üniversitesi ve Girne Amerikan Üniversitesi) Basın ve Yayın, diğer üniversitelerde ise gazeteciliktir.
Radyo, televizyon ve sinema eğitimi, 30 üniversitede verilmektedir. Bu eğitim, hem güzel sanatlar fakülteleri hem de iletişim fakülteleri içinde yer almaktadır. 7 Güzel Sanatlar ve 25 iletişim fakültesi radyo, televizyon ve sinema konularında eğitim vermektedir. Bölüm adı genellikle, iletişim fakültelerinde “Radyo Sinema ve Televizyon” olarak geçerken, güzel sanatlar fakültelerinde, “Sinema” ya da “Sinema ve Televizyon” olarak geçmektedir. İstanbul Bilgi Üniversitesi İletişim Fakültesi’nde Sinema ve Televizyon bölümünün yanı sıra Televizyon Haberciliği ve Programcılığı bölümü vardır.
Halkla ilişkiler, reklamcılık ve tanıtım eğitimi ise 28 üniversitede, 25 iletişim fakültesinde, 1 işletme fakültesinde, 1 iktisadi ve idari bilimler fakültesinde 1 de Uygulamalı Bilimler Yüksekokulu’nda verilmektedir. Mersin’de Çağ Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi’nde Halkla İlişkiler bölümü, Ankara’da Atılım Üniversitesi İşletme Fakültesi’nde Halkla İlişkiler ve Reklamcılık bölümü, İstanbul’da Okan Üniversitesi Uygulamalı Bilimler Yüksekokulu’nda ise Halkla İlişkiler ve Reklamcılık bölümü bulunmaktadır. Halkla ilişkiler, tanıtım ve reklamcılık konusunda eğitim veren bölümlerin adları “Halkla İlişkiler”, “Halkla İlişkiler ve Tanıtım”, “Halkla İlişkiler ve Reklamcılık” olarak geçmektedir. Bazı fakültelerde ise reklamcılık halkla ilişkilerden ayrılarak farklı bir bölüm haline gelmiştir. Reklamcılık bölümleri, diğer bölümlerden farklı olarak EA puan türüyle öğrenci almaktadır. İstanbul’da Yeditepe Üniversitesi İletişim Fakültesi’nde ise Reklam Tasarımı ve İletişimi bölümü oluşturulmuştur.
Diğer bölümler ise “İletişim”, “Bilgi ve Belge Yönetimi”, “İletişim Tasarımı”, “İletişim Bilimleri”, “Kültür Yönetimi”, “Medya ve İletişim Sistemleri”, “Sanat Yönetimi”, “İletişim Sanatları”, “Medya ve İletişim” bölümleridir. İletişim Bilimleri bölümü, diğer bölümlerden farklı olarak İstanbul’da Doğuş Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi içinde yer almaktadır.
İletişim eğitimine ayrılan kontenjanların bölümlere dağılımına bakıldığında (Tablo 6) ilk sırayı 2564 kişi (% 38,51) ile halkla ilişkiler, reklamcılık ve tanıtım eğitimi veren bölümlerin aldığı görülmektedir. İkinci sırayı 2005 kişilik (% 30,11) kontenjanla radyo, sinema ve televizyon eğitimi veren bölümler almaktadır. Gazetecilik eğitimi veren bölümler, 1412 kişilik (% 21,20) kontenjanla üçüncü sırada yer almaktadır. Diğer bölümlere ayrılan kontenjan ise 678 kişi ile toplam kontenjanın yüzde 10.18’ini oluşturmaktadır.
__________________
Kendi omuzuna tırman. Başka nasıl yükselebilirsin ki !
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
  #10  
Alt 04.06.08, 13:19
kanlica - ait kullanıcı resmi (Avatar)
Yaratıcı
Üyelik tarihi: May 2006
İletiler: 1.448
Ettiği Teşekkür: 499
326 tane iletisine 552 kere teşekkür edilmiş
kanlica ... O'nu tanımayan yok ki.kanlica ... O'nu tanımayan yok ki.kanlica ... O'nu tanımayan yok ki.kanlica ... O'nu tanımayan yok ki.kanlica ... O'nu tanımayan yok ki.kanlica ... O'nu tanımayan yok ki.kanlica ... O'nu tanımayan yok ki.kanlica ... O'nu tanımayan yok ki.kanlica ... O'nu tanımayan yok ki.
  Send PM
Standart Cevap: İstihdam sorunu bağlamında Türkiye’de iletişim eğitimi ve öğrenci yerleştirme

Türkiye içindeki üniversitelerin sahiplik yapısına göre bölüm kontenjanlarının dağılımına bakıldığında (Tablo 7), gazetecilik eğitimi devlet üniversitelerinde iletişim eğitimi alanındaki kontenjanın yüzde 32,56’sini (840 kişi)oluştururken, vakıf üniversitelerinde bu oran yüzde 1,72’ye (40 kişi) düşmektedir. Radyo Sinema Televizyon alanındaki eğitim kontenjanı devlet üniversitelerinde yüzde 35,85 (925 kişi) olurken, vakıf üniversitelerinde yüzde 25,63’tür (594 kişi). Halkla ilişkiler, tanıtım ve reklamcılık alanında verilen eğitim için devlet üniversitelerinde yüzde 29,26 oranında (755 kişi) bir kontenjan ayrılmıştır. Buna karşılık vakıf üniversiteleri söz konusu kontenjan için yüzde 45,99 oranında (1066 kişi) bir kontenjan ayırmaktadır. Diğer bölümler için devlet üniversiteleri yüzde 2,33 oranında (60 kişi) bir kontenjan ayırırken, vakıf üniversitelerinin yüzde 26,66 oranında (618 kişi) bir kontenjan ayırdığı görülmektedir.
Söz konusu veriler, gazetecilik eğitiminin vakıf üniversiteleri için çekicilik taşımadığını, bu üniversitelerin son yıllarda sektörün gelişmesine paralel olarak halkla ilişkiler, tanıtım, reklamcılık gibi alanlardaki eğitime yöneldiğini göstermektedir. İletişim tasarımı, iletişim sanatları gibi yeni açılan bölümler de devlet üniversitelerinde yeni yeni varolmaya başlarken, vakıf üniversitelerindeki kontenjanların dörtte birinden fazlasını oluşturmaktadır.
__________________
Kendi omuzuna tırman. Başka nasıl yükselebilirsin ki !
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
Sponsorlar
Cevapla

Tags
communication, communication education, egitimin endustriye butunlesmesi, employment, iletisim, iletisim egitimi, industrial integration, istihdam

Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
You may post new threads
You may post replies
You may post attachments
You may not edit your posts

BB code is Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık
Gitmek istediğiniz klasörü seçiniz