1. ULUSAL VE YEREL GAZETE KAVRAMLARI
Ulusal gazeteler ülke genelinde dağıtımı yapı-lan ve faaliyet alanları itibariyle, “Dünyanın ve ülkenin her tarafından, her türlü haberlere say*falarında yer veren ve çok geniş bir okur kitle*sine dağıtım yapılacak şekilde yayın yapan gazeteler (Bodur 1997: 29)” olarak tanımlan-maktadır. Dolayısıyla, “ulusal gazeteler deni*lince her türlü siyasal, ekonomik, kültürel, sosyal haberleri, reklam ve ilanları ulusal ve uluslararası boyutta ele alan gazeteler anlaşılmaktadır (Bodur 1997: 29)”. Genel olarak, ulusal gazeteler büyük şehirlerin, büyük yerle*şim alanlarının ve merkezi konumdaki bölgele*rin sesi olma özelliğini taşımakta, nüfusun yoğunluk kazandığı yerlerde meydana gelen olaylar ulusal gazetelerde görece daha fazla yer alabilmektedir. Ulusal gazetelerin yayınladığı haberler, ağırlıklı olarak, İstanbul, Ankara ve İzmir gibi büyük il merkezleri kaynaklıdır. Fakat, Türkiye yalnızca Ankara, İstanbul ve İzmir gibi birkaç büyük kentten oluşmamaktadır ve bu durum ‘ulusal gazete nedir’ sorusunu sormamıza neden olmaktadır. Birkaç büyük kentin sorunlarının ve sosyal yaşamının yansı-tıldığı basın ortamında, sayfalarının büyük bir kısmında, belirli merkezlerin haber
içeriğini yansıtan ulusal gazeteler, büyük kentlere o*daklanmakta ve kültürel kimliği kentli olan insanlara ‘haber verme’ misyonunu üstlen*mektedir. Ulusal gazetelerin haber içeriklerinin büyük bir kısmını, ekonomi, spor, magazin ve kültür-sanat gibi haber konuları açısından en önemli merkez olan İstanbul’daki olaylarla ilgili haberler ile yasama, yürütme, yargı, sen*dikalar ve siyasi partiler gibi kaynaklardan elde edilen Ankara haberleri oluşturmaktadır. An*cak, ulusal gazetenin, yayın yaptığı ülkenin tümünü kapsaması, kavraması ve gündemleş-tirmesi gerekmektedir. Çünkü, ulusal düzeyde kamuoyu ülke geneline yayın yapan gazeteler aracılığıyla oluşmaktadır. Dolayısıyla, ulusal gazetelerin toplumun genelini ilgilendiren haberleri yayınlarken, etik ilkelere bağlı, de*mokratik, objektif ve eşitlikçi olması beklen*mektedir.
Türk kamuoyunda ‘yöresel basın’, ‘Anadolu basını’ ya da ‘taşra basını’ olarak da nitelendi*rilen yerel basın ise, İstanbul dışında yayınla-nan, haberciliği ile yayınlandığı yörenin sesini, sorunlarını yansıtabilen, kendi mahallindeki sosyal, ekonomik, kültürel ve siyasi gelişmeleri sağlıklı şekilde okurlarına aktarabilen, yöresin*de kamuoyu oluşturmada etkili olabilen yayın-lardan oluşmaktadır. Ulusal düzeyde olduğu gibi, yerel düzeyde de, siyasal süreci ve bu süreçte ortaya çıkan siyasal çatışmaları yerel gazetelerden izlemek büyük ölçüde olanaklı olabilmektedir. Yerel basın çerçevesinde de*ğerlendirilen gazeteleri ‘kent gazeteleri’ olarak nitelendirmek de mümkündür. Yerel basının faaliyetlerini sürdürdüğü kent ortamı, kentin fiziksel, kültürel, sosyal ve tarihsel özellikleri,basını doğrudan etkileyen unsurlar olarak de*ğerlendirilmekte ve bu anlamda kentin kimliği basının da kimliğini ve işlevselliğini etkileye*bilmektedir. Ayrıca, yerel gazeteler, yayınladı-ğı haberler, fotoğraflar, ele aldığı sorunlar, kentin ihtiyaçları, kentteki 24 saat kültürel ve sosyal etkinliklere ilişkin aktardığı bilgilerle, bireye ‘yaşanan yer’ duygusunu, yaşadığı yerin bir parçası olduğu düşüncesini kazandırmaktadır (Vural 2001: 120). Yerel gazeteler, okurla*rına bir yere ait olma duygusunu ve bilincini vermektedir. Ünsal Oskay’a göre (2001: 84), “yaşadıkları büyük kentte yayınlanan gazete*lerdeki haberleri okumak bu insanlara bilin*mezliklerle dolu kent ortamını biliyormuş duy*gusu kazandırmakta; kentin karşısında duy*dukları korkuyu azaltmaktadır”. Ancak, günü*müzde ‘uluslararası küresel’ olmak gibi ‘yerel’ olmanın anlamı da değişmiştir. Yerellik artık sadece belirli bir coğrafya ile sınırlı değildir. Başka bir ülkede yaşayan insanlar da, doğdukları büyüdükleri, bağlılık duydukları ilde ya da ilçede neler olup bittiğinden yeni iletişim tek*nolojilerinin onlara sağlamış olduğu imkanlar aracılığıyla haberdar olmaktadırlar. Dolayısıyla, yaşanılan yerler ile ait olunan, hakkında konuşulan yerler farklı olabilmektedir. Bununla birlikte, insanlar yaşadıkları kentte, hatta bir mahalle ötede olup biten bir şeyden habersiz olabilmektedir. Bu anlamda, ulusal gazete karşısında yerel gazete bir seçenek olarak gö*rülebilmektedir (Gencel Bek 2003: 145).