Nüve Forum

Nüve Forum > akademik > İletişim Fakültesi > Gazetecilik > Medyada İmajiner Kimliğin Kurgulanma Biçimleri

Gazetecilik hakkinda Medyada İmajiner Kimliğin Kurgulanma Biçimleri ile ilgili bilgiler


Medyada İmajiner Kimliğin Kurgulanma Biçimleri: Bir olgu modeli olarak yıldız olgusu - EDITING STYLES OF IMAGINER IDENTITY IN MASS MEDIA: STAR FACT AS A MODEL ÖZET İletişim teknolojilerinde yaşanan hızlı

Gazetecilik Gazetecilik Bölümü, haber medyasında çalışacak gençlere genel kültür kazandırmayı, iletişim ve kitle iletişimi kuramlarındaki çağdaş gelişmeleri aktarmayı ve bu bilgiler ışığında öğrencilerin çeşitli uygulamalar gerçekleştirmesini amaçlamaktadır.

Cevapla

 

LinkBack Seçenekler Stil
  #1  
Alt 05.07.08, 13:37
Administrator
 
Üyelik tarihi: Aug 2006
İletiler: 21.463
Blog Başlıkları: 13
CiwCiw öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!CiwCiw öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!CiwCiw öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!CiwCiw öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!CiwCiw öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!CiwCiw öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!CiwCiw öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!CiwCiw öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!CiwCiw öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!CiwCiw öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!CiwCiw öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!
Standart Medyada İmajiner Kimliğin Kurgulanma Biçimleri

Medyada İmajiner Kimliğin Kurgulanma Biçimleri: Bir olgu modeli olarak yıldız olgusu -
EDITING STYLES OF IMAGINER IDENTITY IN MASS MEDIA: STAR FACT AS A MODEL

ÖZET
İletişim teknolojilerinde yaşanan hızlı ve sürekli gelişmeler, toplumsal anlam ve değer sistemlerin*de de karşılık bulmaktadır. Toplumların giderek daha fazla kitle iletişim araçlarına tabi kaldığı günümüzde, bu araçlarda yer alan sunumlar her ne kadar gerçek anlamda toplumda var olanın temsilleri olmasa da öyleymiş gibi algılanmakta ve bu temsiller araçlara tabi olanın anlam harita-sını önemli ölçüde biçimlendirmektedir. Böyle bir iklimde en yaygın kullanım oranına sahip bir medyum olarak kendine özgü formatıyla kültürel bir olgu olan televizyon, temsillerin evrilmesinde etkin bir rol oynamıştır. Bu temsil biçimlerinin en belli başlıcası ***8220;yıldız***8221; olgusudur. Değerini diğeri sayesinde diğerinin bakışında bulan imajiner temsil olarak yıldız; temsil ettiği değer, duygu veya uzlaşım alanlarını kendi bağlamlarında dönüştürerek yeniden inşa eden özneler için çeşitli ***8220;kimlik***8221; model ve önerileri sunmaktadır. Çalışmada görüntü uygarlığının etkisine maruz kalmış toplumlarda kimlik kurgulama aracı olarak ***8220;yıldız***8221; olmanın çok katmanlı sosyal psikolojik sü*reçleri dikkate alınarak, yıldız olgusunu biçimleyen süreçler popüler örnekler üzerinden açıklan-maktadır.

ABSTRACT
Rapid and constant improvements seen in communication technologies find their places in public***8217;s value and meaning systems as well. People encounter more and more mass media today when, although the representations in these media are not the presentations of those exist in real world, they are perceived as so, and these presentations significantly form the meaning map of those subject to the media. The cultural fact with its very own format, television, as a medium that has the commonest usage ratio in such climate, played an effective role in the evolution of the presen-tations. The most well-known style of these presentations is the ***8220;star***8221; fact. Star -the imaginer presentation which finds its own value via the other at the glance of the other- presents various ***8220;identity***8221; models or proposals for the subjects who rebuild the value, sense and convention fields which they represent by recycling within their own context. In this study, the processes forming the star fact are explained with popular models by considering the multi layered social psychological processes of being a ***8220;star***8221; as the means of identity editing in the communities that exposed to the effect of the image world.

__________________
NEVART AKADEMİ
www.nevart.net
Güzel Sanatlar Fakültesi/Lisesi Yetenek Sınavlarına Hazırlık Kursu
Resim Yağlı Boya Hobi Kursu
Hızlı ve Etkili Okuma Kursu
Çocuklar için Hızlı Okuma Kursu
Çocuklar için Resim Kursu
Disleksi Eğitimi
Okuma Güçlüğü
Alıntı ile Cevapla
  #2  
Alt 05.07.08, 13:39
Administrator
 
Üyelik tarihi: Aug 2006
İletiler: 21.463
Blog Başlıkları: 13
CiwCiw öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!CiwCiw öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!CiwCiw öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!CiwCiw öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!CiwCiw öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!CiwCiw öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!CiwCiw öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!CiwCiw öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!CiwCiw öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!CiwCiw öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!CiwCiw öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!
Standart Cevap: Medyada İmajiner Kimliğin Kurgulanma Biçimleri

Giriş;

Günümüzde iletişim teknolojilerinin gelişmesi toplumların hayatlarında köklü değişikliklere neden olmuştur. Geleneksel toplumlarda insanın kimliği, içinde bulunduğu toplumun kültürleme biçimiyle oluşurken; günümüzde iletişim teknolojileri sayesinde aidiyet gruplarının çoğalmasıyla birlikte çok kimliklilik ile karşı karşıyayız. Bu çoğulcu yapı içinde insanın belirli bir yerde kendini konumlandırması artık mümkün görünmemektedir. Bu sonuçta şüphesiz, iletişim teknolojilerinin mekan ve zaman algılamasını dönüşüme uğratması etkili olmuştur. Sürekli gelişme gösteren iletişim teknolojileri toplumları daha fazla medyaya tabi kılmıştır. Televizyon ise bu ortamda en yaygın kullanım oranına sahip ve her vakit açık olması dolayısı ile kılavuz medya olarak kendine özgü formatıyla kültürel bir olgu olmuş-tur. Televizyon kültürel bir biçim olarak görsel medyada temsillerin evrilmesinde etkin bir rol oynamıştır. Bu temsil biçimlerinin en belli başlıcası yıldız olgusudur.
Yıldız olgusu farklı mecralarda değişik süreçler içinde oluşum göstermektedir. Sinemada yıldız olabilmek için en azından fiziksel güzellik, çekiciliğe dayanan bir karizma gereklidir. Klasık sinemada yıldızlar güzellik değerleri ya da karizmatik kimlik temsilleriyle sıradan insandan farklı, gizemlilik haresiyle çevrili ilahi bir konumdadır. Televizyonun egemenliğinin hüküm sürdüğü günümüzde ise bu anlayıştan ödün verilmek durumunda kalınmıştır. Günlük hayatta arkadaşlık ve akrabalık ilişkilerinden doğan sohbet konularının yerini televizyon içerikleri almıştır. Artık televizyon görüntüsüyle kendi vücudumuz ve etrafımızdaki bütün bir evren bir kontrol ekranı haline gelmiştir. Görüntü medeniyetinin gündelik hayatımızı işgal ettiği bu dönem aynı zamanda sıradan insanın tarih sahnesinde yükseldiği dönem olmuştur. ***8220;Gözetleme evleri***8221; tarzı programlar aracılığıyla sıradan insanların yıldızlık haresine ulaşıyormuş ya da ulaşmış gibi yaptığı, oyuna özgü bir alan söz konusu olmuştur. Bu bağlamda kimin yıldız, kimin yıldız olmadığı sorgulanır olmuştur. Aslında gözetleme evlerinin günü birlik yıldızları yıldız olgusunun ortaya çıkışındaki erişilmezlik miti ile koşut olarak gizemi dışlamıştır. Bir anlamda bu programlarda gizemden feragat edebilmeyi yıldız olmanın ön koşulu ve bedeli olarak tanımlanmaktadır (24 saat kameraların önünde bir yıldızlığın tarihini yazmak ve o gözlerin kendilerinin her anına karışan tanıklığından hiç kurtulamamak). Yıl-dız yaratımındaki bu çeşitlenmeyle birlikte kimin yıldız olup olmadığı konusunda popüler kültür içinde başlayan tartışmalar da bizzat yıldız yaratma stratejileri veya olgusunun bir sistem olarak devamlılığına hizmet etmektedir. Bu çalışma görüntü medeniyetinin etkisine maruz kalmış toplumlarda kimlik kurgulama aracı olarak yıldız olmanın çok katmanlı sosyal psikolojik süreçlerini dikkate alarak yıldız olgusunu biçimleyen süreçleri betimlemeyi hedeflemektedir.
__________________
NEVART AKADEMİ
www.nevart.net
Güzel Sanatlar Fakültesi/Lisesi Yetenek Sınavlarına Hazırlık Kursu
Resim Yağlı Boya Hobi Kursu
Hızlı ve Etkili Okuma Kursu
Çocuklar için Hızlı Okuma Kursu
Çocuklar için Resim Kursu
Disleksi Eğitimi
Okuma Güçlüğü
Alıntı ile Cevapla
  #3  
Alt 05.07.08, 13:44
Administrator
 
Üyelik tarihi: Aug 2006
İletiler: 21.463
Blog Başlıkları: 13
CiwCiw öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!CiwCiw öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!CiwCiw öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!CiwCiw öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!CiwCiw öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!CiwCiw öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!CiwCiw öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!CiwCiw öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!CiwCiw öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!CiwCiw öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!CiwCiw öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!
Standart Cevap: Medyada İmajiner Kimliğin Kurgulanma Biçimleri

ÖRNEK TEMSİL BİÇİMLERİ OLARAK YILDIZLAR
İnsanlar sosyal yaşamı anlamlandırma pratiği içinde, diğerlerinin eylemlerini anlamak ve açıklamak isterler. Bu bir çeşit insiyaktır ve insanın kendisi için anlamlı bir diğerinin gözlemlenmesine ve tartışılmasına yol açar. Zira imajiner temsil, değerini diğeri sayesinde diğerinin bakışında bulur. Çocuğun görüntüsel imgesiyle özdeşleşmesi diğerinin (anne) bunu tanıması ve desteklemesi ile kabullendiği ayna aşaması(1) bu diyalektiği başlatan süreçtir. Yani özne, diğerinin gözünde kendine ait imgenin onayını bulur.
Yıldız da toplumun gözünde kendi yansımasının onayını bulur ve örnek temsiller olarak gösteri toplumunda yerini alır. Örnek temsil olarak yıldızın davranışları üzerine bireyler yorum getirerek aynı durumla karşılaştıklarında ne şekilde davranacaklarını öğrenirler ve yıldızların karşılaştıkları durumları kendi geleceklerinde tasarlayarak önceden olası çözüm yolları üretirler. Böylelikle de yıldızlar bireyler için bir nevi yol gösterici ve günlük yaşantılarında karşılaşabilecekleri sorunlar karşısında verebilecekleri tepkilerin öncüleri, yani rol modeller olarak nitelendirilebilirler. Bu bağlamda yıldızların da zayıf yönleri ve başarısızlıkları bulunmalıdır. Çünkü bireyler yıldızların her zaman için ***8220;bir dirsek***8221; boyu uzaklıkta olmalarını isterler. Böylece istedikleri zaman hayranlık duydukları yıldıza yakınlaşabilir, istedikleri zaman da uzaklaşabilirler. Bireyler ancak bu ilişkiyi böyle kurabildiğinde yıldızla özdeşleşebilirler (Charlton 1994: 29). Özdeşleşmede bireyin başkasında gözlemleyip hoşa giden davranışları yinelediği yalın bir taklitten öte bireyin kendini bir başkasıyla ***8216;eş duruma getirme***8217;, ona kendisini benzetmesi söz konusudur. Freud, çocuğun karşı cinsten olan ebeveynine karşı cinsel duyguları simgeleyen Oidipus kompleksinin çözümünü, onun aynı cinsten ebeveyniyle kurduğu özdeşleşmesi ile açıklar. Ona göre ***8220;çocuk yalnız anne ve baba-sıyla değil, toplumsal ilişkilerinde anne ve baba yerine konabilecek, onların sahip olduğu yetkiyi temsil edebilecek kişilerle de bazı yönlerden özdeşleşebilir. Bu kişiler öğretmenler, akrabalar, siyasal liderler, sinema oyuncusu gibi uzaktan tanınan, hatta bir romandaki kahraman gibi gerçekte var olmayan karakterlerle de olabilir. Psikanalitik yaklaşıma göre çocuk, kendi ***8216;ego***8217;sunu bu kişilerinki gibi biçimlendirerek onlara benzer ve onlarla özdeşleşir (İsen ve Batmaz 2002: 36). Sosyal kimlik teorisi kimlik oluşumunu, bireyin özgünlüğünü anlatan kişisel kimliği ile grup aidiyetine dayalı gelişen toplumsal kimlik etrafında ele almaktadır (Tajfel 1981). Sosyal kimlik teorisinde bireyin toplumsal dünyası bir takım sosyal kategorilere/gruplara ayrışır. Kişi kendi benlik imajını dahil olduğu gruplara göre tanımlar. Aidiyet grubunun ve dolayısıyla o grubun üyelerinin (yani iç-grup) özelliklerini ve eylemlerini genelde olumlu olarak değer-lendirmek suretiyle bir anlamda kendini de olumlamakta, böylelikle özsaygısını yükseltmektedir. Bir diğer ifadeyle bu yaklaşıma göre insanın diğer gruplara kıyasla kendi grubunu üstün görme eğilimi, pozitif bir kimlik ihtiyacından ziyade pozitif bir öz değerlendirme ihtiyacıdır. ***8220;Bireyler grup sayesinde yüceltilmekte, başka bir deyişle bireyin pozitif bir farka ulaşmasının yolunun aidiyet grubu lehine sonuçlanan gruplar arası kıyaslamadan geçtiği varsayılır***8221; (Bilgin 1999: 82). Buna göre grup içinde karşılıklı bir sosyal çekim söz konusudur. Aidiyet grubuyla özdeşleşen birey, edindiği sosyal kimlik sayesinde de diğer gruplardan ayrışır.
Söz konusu süreç, yıldız olgusuna uyarlanabilir. Yıldızlar, bir grubun ve onun üyelerinin belirlediği ortak değerleri taşırlar. Yıldıza atfedilen değer sayesinde yıldız, grup içinde ulaşılmak istenen ideal tip konumuna getirilir. Ulaşılmak istenen ideal durumun prototipi olan yıldız, grup üyeleri için model alınması gereken bir güç kaynağıdır. Dolayısı ile yıldıza bir takım güç ve haklar verilir. Söz konusu güç ve haklar sayesinde de yıldız paradoksal bir şekilde grup normlarından ayrılabilir. Bu bağlamda Türk Sineması***8217;ndan örnekler vermek gerekirse 60***8217;lı, 70***8217;li yılların yıldızları Türkan Şoray, Fatma Girik gibi kadın oyuncular, evlilik öncesi ilişkiyi onaylamayan, o dönemin toplumsal değerleri ve ahlak anlayışına uygun roller ile filmlerde boy gösterirken, özel hayatlarında toplum normlarının dışında kalabilmekte, sözgelimi evlilik dışı ilişki yaşayabilmektedirler.
__________________
NEVART AKADEMİ
www.nevart.net
Güzel Sanatlar Fakültesi/Lisesi Yetenek Sınavlarına Hazırlık Kursu
Resim Yağlı Boya Hobi Kursu
Hızlı ve Etkili Okuma Kursu
Çocuklar için Hızlı Okuma Kursu
Çocuklar için Resim Kursu
Disleksi Eğitimi
Okuma Güçlüğü
Alıntı ile Cevapla
  #4  
Alt 05.07.08, 13:49
Administrator
 
Üyelik tarihi: Aug 2006
İletiler: 21.463
Blog Başlıkları: 13
CiwCiw öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!CiwCiw öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!CiwCiw öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!CiwCiw öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!CiwCiw öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!CiwCiw öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!CiwCiw öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!CiwCiw öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!CiwCiw öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!CiwCiw öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!CiwCiw öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!
Standart Cevap: Medyada İmajiner Kimliğin Kurgulanma Biçimleri

Günlük yaşamında ahlaki değerlere dayalı yaptırımların bedelini töre cinayetleri ile ödemek durumunda olan genç kızların hem bastırılmış duygularının temsilcisi olmuşlar, hem de oynadıkları rollerdeki temsilleri ile özdeşleşme kurdukları kişilikler olmuşlardır. Yine sahnedeki traversti alkışlanırken, sokaktakine falçata atılması bu olgu çerçevesinde değerlendirilebilir. Bir anlamda, içgrup üyesi olan bir yıldızın farklılaşması (örneğin norm dışına çıkması) kabul edilebilirken, aynı kabuledilebilirlik grubun sıradan bir üyesi için söz konusu olmamaktadır. Bu süreçte yıldız, insanın aynı anda farklı (otantik) ve benzer (aidiyet içinde) olma eğilimlerinin her ikisine de cevap verme kapasitesine sahiptir. Onlardan biridir, yani benzerdir; aynı zamanda sıra dışı ya da norm dışı davranabilmektedir, yani farklılığı temsil etme gücünü elinde bulundurur. Sosyal psikolojik çalışmalar ***8220;bireyler arasında algılanan benzerliğin fazla olmasının, onları bundan kurtulmaya ittiğini, insanların farklılaşma yönünde de çaba harcadığını ortaya koymaktadır. Monteil***8217;e göre tekil, sosyal olarak görünür olmak, normlar bakımından diğerinden farklı-laşmayı gerektirir. Var olmak, bir bakıma normdan ayrılmak, farklı olmak demektir ve üstünlük duygusu durumunda bireylerin daha geniş bir farklılaşma özgürlüğü hissettiklerini deneylerle ortaya koyar***8221; (aktaran Bilgin 1999: 58). Kısacası ideal bir tip olarak güç ve haklar edinmiş yıldız ile bireyler özdeşleşme arzusu içindedirler. Zira birey bir yandan farklılık duygusu, diğer yandan tutarlılık ve süreklilik duygusunu benliğinde taşır. Günlük hayatın tutarlık ve sürekliliği içinde aynılıktan sıyrılarak farklılaşma arzularını yıldıza özenme ve onunla özdeşlik kurma yolu ile tatmin etmeye çalışırlar. Dolayısıyla da gözlerinde idealleştirdikleri yıldızların sadece kendilerine ait olmasını, onlar tarafından sevilmeyi ve ne şekilde olursa olsun onlara benzemeyi isterler. Bu benzeme duygusunu kendi yaşamlarıyla yıldı-zın özelliklerini ilişkilendirerek yaşarlar. Örneğin Madonna olgusu farklı kesimler için farklı semboller taşır. Özellikle çalışan genç kadınlar ve feministler için Madonna, kendi bilinciyle kendi yaşam tarzını belirleyen olarak seçkin bir yer kazanır. Aynı zamanda farklı akademik tartışmalarda yıldız olarak Madonna***8217;nın farklı farklı okuma biçimleri tespit edilmiştir. Madonna metni yalnızca onun müziği, filmlerinde ya da videolarındaki rolleri ile tespit edilmez; bilakis onun görünümü, yaşam stili ve fikirleriyle de bağlantılıdır. Winkler, Madonna***8217;yı ***8220;metinler dizisi***8221; olarak tanımlar. Birincil metin Madonna***8217;nın kendisidir; ikincil metinler reklamlar, basın haberleri, eleştirilerdir; üçüncül metinler olarak sohbetler, Madonna***8217;nın hareketlerine ve giyim tarzı vb. üzerinden metinler arası değerlendirmeler gibi*dir (Winkler 1992: 110). Diğer bir ifadeyle Madonna olgusu farklı kesimler için farklı anlamlar taşır. Kimi feministler açısından ataerkil değerlerin yeniden kazınması, kimi erkekler açısından teşhirci hazzın bir nesnesi, birçok kadın hayran açısındansa güç kazanma ve özgürleşme aktörü işlevini görür. Madonna bir metin olarak hatta bir metinler dizisi olarak toplumsal dolaşıma girene dek tamamlanmamıştır. Çelişkilerle doludur. Kadın cinselliğinin ataerkil anlamlarını içerdiği gibi, bu anlamlara direnen, kendi cinselliğinin kendisine ait olduğunu, onu dilediği gibi kullanabileceğini, bunun için de erkek onayına ihtiyaç duymadığını belirten anlamları da içerir. Sonuçta Madonna***8217;ya ilişkin tüm metinler yetersiz ve eksiktir. Madonna yalnızca kendi anlamlarının ve hazlarının metinler arası dolaşımıdır; Madonna metni birçok okuma tarzına bağlı olarak açıklık kazanır. Bu bağlamda Madonna ne bir metin, ne de bir kişidir, bilakis işleme konulmuş anlamlar dizisidir (Fiske 1999: 153-154). Bu anlamda Madonna***8217;nın farklı okuma türleri ve anlamları kültür ve yaşanan çevre bağlamında kendi resmi ve onun sübjektif algılanma biçimleri ile uygunluk gösterir. Sommer (1997), yıldız ile özdeşleşme sürecini ***8216;Kimlik Yapılanma Aracı Olarak Yıldız***8217; isimli makalesinde üç farklı perspektiften inceler:
Bireysel perspektif: Toplumsal yaşamda birey birçok sosyal gruba aynı anda ait olabilir. Dolayısıyla da birden fazla yıldıza hayranlık duyabilir. Birey bir yandan arabesk müzik tutkunu olarak Orhan Gencebay hayranıyken, diğer yanda bir futbol fanatiği olarak Tanju Çolak***8217;a da hayranlık duyabilir.
Grup içi perspektif: Farklı sosyal gruplar farklı idollere hayranlık duyar. Ancak, her grup kendine özgü bir sosyal yapılandırmaya sahip olduğu için aynı idol farklı gruplarda farklı bir imaja sahip olabilir. Örneğin Küba Lideri Fidel Castro sol görüşü benimseyenler için idolleştirilmiş bir devrimci iken, sağ görüşlü ya da liberal guruplarca ülkesini sıkıntıya sokan anarşist olarak algılanabilmektedir. Sommer, grup içi perspektif farklılığını rock yıldızı Jim Morrison***8217;un mezarı başında iki hayran grubun tartışması örneği üzerinden açıklamaktadır. Morrison***8217;un yaşlı kuşak hayranları ve genç kuşak hayranları, idolleri hakkında hippilik, sıra dışı ve asilik kavramlarının doğruluğu üzerine hararetli bir tartışmaya girişmişlerdir. Yaşlılar birinci ve asıl gerçek fan grubu olduklarını hak iddia ederken (çünkü idollerini canlı olarak tanımışlardır), gençler, Morrison***8217;un imajını gençlik sembolleri üzerinden çizmişler ve kesinlikle yaşlansaydı o moruklar gibi olmak istemeyeceğini savunmuşlardır (Sommer 1997: 120-121).
Zamansal perspektif: Zaman içinde grup içi değerler ve normlar değişebildiği için hayranlık duyulan idoller de bu değişime ayak uydurmak zorundadırlar. Her dönemin kendi toplumsal koşullarına uygun idolleri vardır. Türkiye***8217;de 70***8217;li yılların sol devrimci gençliğinin duygularını yaptığı müzikle harekete geçirmekte ve onların ideolojik dünyalarını kurmakta önemli bir yer edinen Cem Karaca, Türkiye***8217;ye döndükten sonra 90***8217;lı yıllarda dönemin toplumsal ve ideolojik koşullarının değişimi içinde ideolojik olarak üstlendiği ***8216;idollük***8217; misyonunu yitirmiş, yalnızca meşhur pop sanatçıları kategorisi içinde varlığını sürdürmüştür. Yine de pop müzik ya da başka olgular açısından genç nesiller için bir alt kültür söz konusudur. Koşullar değişse de Karaca***8217;nın eski ve yeni şarkıları genç nesillerce de ilgi görmekte, fantazi müziğin önemli yorumcularından Mahsun Kırmızıgül de onunla düet yaparak onun müziğinin ve kendisinin geçmişte sahip olduğu özlemli aurasından yararlanarak, yaptığı müziği beslemek istemiştir. Cem Karaca, Sezen Aksu gibi sanatçıların Türk pop müziğinin alt kültürünün olmasında önemli katkıları yadsınamaz ve onların yorumları geçmişten günümüze toplumsal değer dönüşümlerin izini sürmek açısından ayrı bir araştırma konusudur.
Sommer***8217;e göre günümüz toplumunda gençler bir yandan geleneksel ebeveyn değerlerinden olan bir meslek edinme ile endüstri sonrası toplumun yeni beklentileri olan esneklik ve hareketlik arasındaki gerilim içinde kendilerine özgü bir kimlik oluşturmak durumundadır.
__________________
NEVART AKADEMİ
www.nevart.net
Güzel Sanatlar Fakültesi/Lisesi Yetenek Sınavlarına Hazırlık Kursu
Resim Yağlı Boya Hobi Kursu
Hızlı ve Etkili Okuma Kursu
Çocuklar için Hızlı Okuma Kursu
Çocuklar için Resim Kursu
Disleksi Eğitimi
Okuma Güçlüğü
Alıntı ile Cevapla
  #5  
Alt 05.07.08, 13:52
Administrator
 
Üyelik tarihi: Aug 2006
İletiler: 21.463
Blog Başlıkları: 13
CiwCiw öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!CiwCiw öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!CiwCiw öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!CiwCiw öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!CiwCiw öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!CiwCiw öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!CiwCiw öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!CiwCiw öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!CiwCiw öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!CiwCiw öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!CiwCiw öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!
Standart Cevap: Medyada İmajiner Kimliğin Kurgulanma Biçimleri

Bu süreçte yeni kimlikler ve grup biçimleri ve onlara uygun yeni tip idoller ortaya çıkar. Söz konusu yeni kimlik biçimleri birçok genç tarafından yaygın bir biçimde benimsenir. Bu yeni biçimler belirli şartlar ve dönüşümler sonucu geleneksel grupların yaşam biçimlerini de etkiler, zira yakın bir gelecekte tüm toplumlar için geçerli olacak toplumsal değerler etkilerini hissettirir. Bu etkilerin yerleşmesinde yıldızların önemli bir rolü vardır. Gündelik hayatta değerlerin dışında negatif olarak kabul edilen tabu yıkıcılık, asilik gibi aykırı değerler eğlence ve sanat dünyasında özgün bir biçim olarak daha kolay kabul görebilir. Bu anlamda, bireyselleşmede yıldızlığın önemli bir katkısı vardır.Günümüzün bireyi kamusal alanın merkezi bir değeri olarak karşımıza çıkar. Mesleki ve toplumsal statü kişisel niteliklerin bir aynası olarak görülür (Sennett 1983). Bunun anlamı ise yukarıda anlatılan alt kültüre ait değerleri taşıyan bireylerin kendi kişiliklerini kültürleme ve gösterme ihtiyacı olduğudur. Günümüzün göreceli zayıf ve çok yönlü biçim verici örnekleri sayesinde bireyin kişiliği ve gelişim yönünün biçimini tayin edici kesin örnekler bulmak zordur. Dolayısıyla örnek alınacak kişi ihtiyacı, daha doğrusu otantik kişiliklere duyulan ihtiyaç yükselmiştir. Bu bir sendrom olarak TV kanallarında yer alan kişi hakkında kulise bir bakış sunan, Talk Show, Gözetleme Evleri gibi program yapıları ile değerlendirilebilir.
Ünlüler çiftliği gibi programlar yıldızın rol imajının arkasında saklı duran gerçek kişiliğe duyulan ilgi ve meraktan kaynaklanır. Bu gibi programlarla yıldızın özel hayatının seyir nesnesine dönüştürülmesi aynı zamanda yıldız olgusunun temelini oluşturan gizemlilik olgusunun da sonunu getireceği düşünülse de aslın-da durumun böyle olmadığı görülür: Her ne kadar görülen gerçek gibi lanse edilse de kurmacadan öteye gitmez. Tıpkı kurmacalarda olduğu gibi yıldızın özel hayatı da belli rol imajları çerçevesinde kurgulanarak gösterilir. Her ne kadar özel hayata dair imaj televizyon yapımcıları ve yönetmenler sayesinde bilinçli olarak kurgulanmıyorsa da, yıldızın kendisinin zaten, bilinçli ya da bilinçsiz, imajına uygun özel hayatını yaşayacağı var sayılır. Örneğin ***8216;Ünlüler Çiftliği***8217; programına katılan sinema oyuncusu Banu Alkan, çiftlikte bulunduğu süreç içinde kendi yıldız rol imajına uygun giyim ve davranış kalıplarından taviz vermeksizin yıldız imajını özel hayatında da yaşadığını göstermeye çalışarak, imajını bir kez daha gerçekçi kılmıştır. Bu tarz programlar yıldızın her an bir kamera karşısında (gizli kamera mikrofon v.s.) olabileceği varsayımıyla, onun zaten medyaya uygun bir biçimde davranacağını düşündürür. Medyanın özel yaşam alanlarımıza da sirayet ettiği bu çağda yıldız ve izler kitle arasındaki fark bir biçimde aynı düzeye çekildiği için yıldız için geçerli olan gündelik hayatın şovlaştırılması sıradan vatandaş için de geçerli olabilir. (sende her an bir kamera şakasının konuğu olabilirsin gündüz kuşağında gerçek insanların yer aldığı onların dramlarını anlattığı, gerçek gözyaşı dökülen ***8216;Serap Ezgü ile Biz Bize***8217; ***8216;Kadının Sesi***8217; gibi kadın programlarının konuğu olabilirsin). Bu tarz programlarda insanlara nasıl medyaya uygun davranışlar geliştireceklerini, özellikle yatak odasına ya da özel alana ait olan durumlarda ne şekilde davranmaları gerektiği gösterilmektedir. Böylelikle de kişiye günlük hayatta göstereceği davranışlarda kendisine örnek alacağı şablonlar verilir. Bu tarz programlarda Sommer***8217;e göre her ne kadar örnek verilen şablonlar gerçek olarak gösterilse de aslında belirli medya yasalarına göre kurgulanmıştır. Dolayısıyla günlük hayatın kendisi de bu medya yasalarına göre uyumlaştırılır: Sorunlar ve çatışmalar ebeveynlerin çözdüğü gibi değil de bu tarz programların çözüm biçimlerine göre çözümlenir. Sonuç olarak yıldızlar için tipik bir problem olan medya yasasına göre özel hayatını biçimleme sorunu, sıradan vatandaş için de geçerlilik kazanır. Bu ise yıldızlara olan ilgiyi güçlendirir.
__________________
NEVART AKADEMİ
www.nevart.net
Güzel Sanatlar Fakültesi/Lisesi Yetenek Sınavlarına Hazırlık Kursu
Resim Yağlı Boya Hobi Kursu
Hızlı ve Etkili Okuma Kursu
Çocuklar için Hızlı Okuma Kursu
Çocuklar için Resim Kursu
Disleksi Eğitimi
Okuma Güçlüğü
Alıntı ile Cevapla
  #6  
Alt 05.07.08, 13:54
Administrator
 
Üyelik tarihi: Aug 2006
İletiler: 21.463
Blog Başlıkları: 13
CiwCiw öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!CiwCiw öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!CiwCiw öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!CiwCiw öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!CiwCiw öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!CiwCiw öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!CiwCiw öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!CiwCiw öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!CiwCiw öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!CiwCiw öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!CiwCiw öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!
Standart Cevap: Medyada İmajiner Kimliğin Kurgulanma Biçimleri

KÜLTÜREL REFERANS SİSTEMİ OLAN YILDIZ VE İDOL
Yıldız olgusunun iki yönü vardır. İlki klasik tanımıyla kişiye aşina olan yıldızdır, diğeri ise ***8220;idol***8221;dur. Yıldız ve idol kavramları gerçek kişilik ile rol imajı arasındaki bağlantı ve ayrıca kitle ile olan ilişki dolayımında ayrışır. Kla**** anlamda yıldız kavramı altında oyuncu şarkıcı yıldız anlarız. Oyuncu şarkıcı yıldız ustalıkla birçok rolün üstünden gelebilmekte ve bu rollere kendi kişiliğinden bir şeyler katabil*mektedir. Marlon Brando, Merly Streep, John Travolta gibi oyunculara hayranlık duyulması-nın sırrı ise onların yeteneği ve özel bir auraya sahip kişilik olmasıdır. İdol tipinin yıldız tipin*den ayrıldığı nokta ise daha çok oyuncunun rol imajına dayanmasıdır. İdol hayranlar için sade*ce bir rolü oynar ve o rolün ta kendisidir. Ger*çek kişiliği göz ardı edilir. Trajik bir şekilde hayata veda eden James Dean gibi idoller ise, en uzun yaşayan idollerdir. Bunun nedeni, yaşarken oluşturdukları mitsel imgeyi bir ölü olarak insani zayıflıklarla artık mahvedemeye-cekleri gerçeğinde saklıdır (Sommer 1997: 115).
İnsanlık tarihi sayısız kahraman ve idoller yaratmıştır. Antik kahramanlardan günümüzün sinema ve televizyonunun kitle idollerine ka*dar.
Önceden şöhret için gerekli olan sıra dışılıktı, bugün ise sıradan bir kabiliyeti yıldız yapabil*mek için ustalıkla düzenlenmiş bir tanıtım söz konusudur. Tanıtım stratejileri sayesinde boş zaman endüstrisinin haz evreninde kısa süreli de olsa parlamak mümkündür. Yıldızlar gelir ve giderler; öte yandan çok azı unutulmazlar listesine girebilmeyi başarmıştır. Zaman eko*nomi ve siyaset kahramanlarının zamanı değil, sinema, TV ve spor dünyasının yıldızlarının zamanıdır. Yıldız anlayışındaki değişimi Mikos (1991) ***8220;İdoller ve Yıldızlar***8221; isimli makalesinde ***8216;üretimin idolleri***8217;nden ***8216;tüketimin idoller***8217;ne geçiş olgusuyla açıklar. Buna göre 20***8217;li yıllarda üretime yönelik olarak idoller hüküm sürer. 30 ve 40***8217;lı yıllarda boş zamanı biçimlemeyle ilişkili olarak tüketimin idolleri ilgi odağı olur. Bunlar sinema, basketbol, fut*bol ya da gece kulübünden gelen yıldızlardır. Aynı zamanda yeni biyografi kahramanları artık kariyer idealleri için çabalayanlar değil, bilakis başarı sahibi oldukları için başarılı olan edilgin ürünlerdir.
Gabbard ve Gabbard ise 1920 ve 1930***8217;lu yıl-lardan beri ünlüleri idealleştirme gereksinmesi açısından pek değişmediğimizi öne sürer:
***8220;Çığlık atan binlerce gencin sahnede kan saçan ve araba patlatan rock yıldızlarına taptığı, gözü pek insanların kanunlara karşın ve televizyon kame*raları önünde gökdelenlere tırmandığı, sıradan insanların özel hayatlarından vazgeçtikleri ve televizyonda talkshowlara çıkmak için birbirini itip kalktıkları bir çağda yaşıyoruz. Bu in*sanların çoğuna hayranlık duyulmasının sebebi, izleyici kitlelerin sıradanlığa ve ***8216;hiç kimse***8217; olmaya hazır olmamasıdır.***8221;
__________________
NEVART AKADEMİ
www.nevart.net
Güzel Sanatlar Fakültesi/Lisesi Yetenek Sınavlarına Hazırlık Kursu
Resim Yağlı Boya Hobi Kursu
Hızlı ve Etkili Okuma Kursu
Çocuklar için Hızlı Okuma Kursu
Çocuklar için Resim Kursu
Disleksi Eğitimi
Okuma Güçlüğü
Alıntı ile Cevapla
  #7  
Alt 05.07.08, 13:55
Administrator
 
Üyelik tarihi: Aug 2006
İletiler: 21.463
Blog Başlıkları: 13
CiwCiw öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!CiwCiw öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!CiwCiw öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!CiwCiw öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!CiwCiw öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!CiwCiw öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!CiwCiw öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!CiwCiw öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!CiwCiw öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!CiwCiw öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!CiwCiw öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!
Standart Cevap: Medyada İmajiner Kimliğin Kurgulanma Biçimleri

YILDIZ VE MİT
Mitler yıldız imajının kurulmasında izleyicinin bildik olanı yeniden tanıma hazzını etkinleş-tirme rolü oynar. Bu imaj, izleyenin özgün bağlamı ve anlam dünyasındaki dinamik öğele*rin (kültürel kodlar, mitler, duygular vb) etkileşimlerinde kurulur. Örneğin Türk melodram sinemasında pavyona düşse bile el değmemiş bakire olarak kalan kadını temsil eden, yıllarca filmlerde öpüşmekten kaçınan Türkan Şoray, ***8220;Bakire Meryem***8221;(2) mitinin de bir temsilci*siyken, Neriman Köksal***8217;ın canlandırdığı ***8220;femme fatale***8221; kadın tiplemesi cinselliğini doyasıya utanmadan yaşayan içimizdeki fahi*şeyi temsil eden Madonna(3) arketipine bir göndermedir. Melodram sineması içinde yıldız olarak Şoray ve Köksal figürleri Barthes***8217;ın (Barthes 1974) deyimiyle, herkes tarafından bilinen ancak kökenin nereden geldiği bilinme*yen özel işlenmiş bir figür şemasıdır. Kökenin bilinmemesinden kaynaklanan gizemliliğin iki şekli bulunur: Birincisi mitin çıkış tarihidir, diğeri ise ***8216;bu fani nasıl olur da söz konusu mitin yeniden doğuşu olur?***8217; sorusudur. Bu soru da izleyicinin yeniden üretilen imgeler aracılığıyla kendi gündelik yaşamı arasında ilinti kurmasına vesile olur, çünkü ***8216;bir fani bir miti yeniden canlandırarak yıldız olabiliyorsa, bir fani olarak ben neden olmayayım, bir gün belki, bende***8230;***8217; umuduna dayanan düşünceyi yeşertmesinde etken olur.
__________________
NEVART AKADEMİ
www.nevart.net
Güzel Sanatlar Fakültesi/Lisesi Yetenek Sınavlarına Hazırlık Kursu
Resim Yağlı Boya Hobi Kursu
Hızlı ve Etkili Okuma Kursu
Çocuklar için Hızlı Okuma Kursu
Çocuklar için Resim Kursu
Disleksi Eğitimi
Okuma Güçlüğü
Alıntı ile Cevapla
  #8  
Alt 05.07.08, 13:57
Administrator
 
Üyelik tarihi: Aug 2006
İletiler: 21.463
Blog Başlıkları: 13
CiwCiw öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!CiwCiw öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!CiwCiw öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!CiwCiw öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!CiwCiw öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!CiwCiw öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!CiwCiw öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!CiwCiw öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!CiwCiw öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!CiwCiw öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!CiwCiw öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!
Standart Cevap: Medyada İmajiner Kimliğin Kurgulanma Biçimleri

FİLM YILDIZI NASIL OLUNUR?
Yıldız olmak için eğitim ve yetenek bir üstün*lük sağlasa da yıldız olmanın güvencesi değil*dir. Yıldız olgusunu besleyen diğer bir koşul da ekonomik refahtır. İzleyici yıldızın filmlerini izleme, konserine gitme, kasetlerini alabilme gibi isteklerini karşılayabilecek ekonomik güce sahip olmalıdır; fakat yıldızın hayranları ile birebir ilişkisi olamaz, onun özel hayatı kitle*seldir. İzleyici yıldızın hayranı olarak ayrıca-lıklı bir konuma sahip olduğu hissini yaşamak için onun özel hayatına dair bilgilere ulaşmak ister. Bu noktada yıldızla ilgili dedikodu ve söylentiler devreye girer. Bu dedikodu ve söy*lentiler yıldızın dozu iyi ayarlanmış gizemine dayanmalıdır. Zira saydamlık yıldızı öldürür; yıldız bir dost değildir. Tam bir gizlilik de onu aynı derecede tüketir. Dyer***8217;e (1986) göre bir yıldızın imajı görsel, işitsel, ruhsal olanın bü-tünselliğinden oluşur. Bu imaj belirli bir top*lumsal statü ile bağlantılı olarak, hedeflenen izleyicinin dikkate alındığı belirli giysi dona*nımının da söz konusu olduğu bir tanıtımdır. Bu tanıtımı oluşturucu zorlu çaba izleyicinin gözünde çoğu zaman yıldızın büyüsü ve yete*neğinin arkasında görünmezleşir. Tanıtımda özel hayat hedeflenerek seçilen bilgiler bir toplumsal tipin sunumu olarak yıldızın resmine uygun olmalıdır. Başka bir deyişle yıldız gi*zemli olmanın yanı sıra, onun özel hayatına ilişkin anekdotlar da onun yıldız imajına uygun düşmelidir. Bu konuda magazin basını çok sayıda örnekler ile doludur. Dedikodu vasıta*sıyla yıldız sözlü kültürde farklı kitlelerde konulaştırılır, resimleri elde edilir ve bunların yaşamları, popüler kültürün tüketim dünyasın-da yorum ve etkileşim örneği olarak önemli bir yer edinir.
Başka bir anlatımla yıldız olgusunu bir medya metni olarak kabul edersek, bu metnin oluşu*munu sağlayan popüler anlamlar Fiske***8217;in (1999) de belirttiği gibi metin ile gündelik yaşam arasındaki ilintilerden yola çıkılarak kurulur. Yıldız karmaşık bir metindir, çünkü farklı izleyiciler metinle kendi toplumsal iliş-kileri arasında çok sayıda değişik kesişme noktaları üretirler. Bu tarz metinler gizemlilik kavramı altında izleyicilerin onun üzerine ken*di anlamlarını yazmalarına ve kültürlerini kur*malarına izin veren gediklerle dolu bir metin*dir. Yıldız, ***8216;söylemek***8217; yerine ***8216;gösterilme***8217;nin yeğlendiği, ayrıntılı açıklamalar yerine genel*lemelerle aktarılan ve çeşitli toplumsal ilişkile*re açık bir metindir. ***8216;Yıldızın bir gizemi olma-lıdır***8217; fikrini besleyen izleyicinin onun hakkın-da fikir üretip, dedikodu yapabilmesinin de bir koşuludur. Bu, izleyicinin yıldız hakkında yaratıcılığı ya da yapımcılık etkinliğidir. Fiske, popüler metinlerin hayranlarının yaratıcılığını şöyle yorumlar:
***8220;Bu yaratıcılığın öteki yüzü kuşkusuz geriye dönük yeniden yazımdır ***8216;eğer öyle olsaydı ne olurdu senaryosu***8217;-, en az ön görüye dayalı olan kadar üret*kendir. Hayran dedikodusu bu yolla metindeki boşlukları doldurur. Bizzat metnin kendisi tarafından ihmal edil-miş ya da gizlenmiş güdüleri ve so*nuçları açığa vurur, alternatif ya da genişletilmiş iç görüler önerir, bunları yeniden yorumlar, yeniden sunar, ye*niden üretirler.***8221; (Fiske 1999: 181).
Bu bağlamda yıldız, özgün bir metin olarak kendisinden sayısız metnin oluşturulduğu kül*türel bir kaynaktır.
Yıldıza karşı halkın yakınlık ve uzaklık anlayı*şı medyaya özgü görünüşün spesifik sunum tarzını üretir. Sıklıkla kullanılan yakın çekimler sayesinde yıldızın dış koruma zırhı parçalanır ve seyircinin onun samimi jest ve mimiklerine katılmasına izin verilir. Aynı zamanda beyaz perdenin görüntü boyutu seyirciye bir uzaklık duygusu verir. Perdedeki yakın çekim yıldızı izleyicinin yakın bir dostu olarak gösterirken, yıldızı aynı zamanda erişilmez kılar. Diğer bir ifadeyle film, bir yanda özdeşleşme sağlarken, diğer yanda karizma da ister. Max Weber, karizmayı kişiliğin sıradan olmayan özelliği olarak tanımlar. Ona göre tanrı tarafından yol-landığına inanılan veya örnek bir değer olarak beğenilen ve önder olma özelliğini kişiliğinde barındırabilen bireyler karizmatik kişidir (Weber 1987: 53). Moscovici ise karizmayı psikolojik anlamda bir iç güven ve diğerlerini cezp edici bir manyetik güç olarak tanımlar (aktaran Bilgin 1999: 42). Yıldızın bu niteliği onun spesifik, medyaya özgü karizmatik gö*rüntüsünün yansımasıdır.
Belli bir karizmatik görünümle izleyiciden ayrışan yıldız, aynı zamanda da toplumun ge*reksinimlerinin, dürtülerinin ve düşlerinin doğrudan ya da dolaylı yansıtıcısıdır. Yıldızın gücünün asıl kaynağı toplumsal ve kültürel olarak benimsenmiş güzellik ve yakışıklılık kalıplarına uygunluğudur. Toplumsal yapı değiştikçe güzellik ve çekicilik kalıpları de*ğişmektedir. Örneğin 30***8217;li yıllarda Türk sine-masının ilk yıldızlarından Cahide Sonku ile Hülya Avşar arasında fiziksel görünüm açısın-dan uçurum vardır. Yine toplumsal dönüşüm-lerle birlikte yıldızın toplumun beklentilerine göre değişimini Tarık Akan örneği üzerinden anlayabiliriz. Akan, melodram sineması içinde
parlak delikanlı Ferit rolleriyle yakışıklılığı ile yıldızlaşırken, 70***8217;li yılların sonu ve 80 sonrası dönüşümlerle birlikte ***8220;Sürü***8221;, ***8220;Pehlivan***8221; gibi toplumsal gerçekçi filmlerde rol alarak bir önceki dönemdeki fiziki görünümüne dayanan yıldız imajı ile taban tabana zıt, daha çok ka*rizmaya dayalı bir yıldız olarak kendini yeni*den üretmiştir.
Bütün bunların yanı sıra yıldız olgusunu besle*yen pek çok farklı etken bulunur. Toplumsal refah ve hareketlilik, gelişmiş bir kitle iletişim teknolojisi, endüstriyel yoğunluk ve buna bağlı olarak film endüstrisi, insanların çalışma ve dinlenme saatlerinin kesin biçimde ayrılması, yıldızı var eden niteliklerdir. Kitle iletişim araçları yıldızın yaygın biçimde tanınmasını ve olası hayran kitlesine ulaşması için gerekli ortamı hazırlar. Örneğin Hülya Avşar yaptığı işlerin yanında, kendi yıldız imajının devamlı-lığı için sürekli magazinin içinde de yer alma*nın gerekliliğini savunarak, buna uygun davra*nır. Yine Zuhal Olcay kitle iletişim araçlarının kendi tanınırlığı için önemini şu sözlerle vur*gular: ***8220;Yazık ki, bu işler için gündemde kal-malısınız. Televizyonda yoksanız insanlar sizi unutuyor***8221; (Milliyet, 4 Mayıs 2005). Popüler kültürün bir parçası olarak yıldız, çabuk be*nimsenen, çabuk yüceltilen ve çabuk unutula*bilecek bir üründür; yani modern toplum bire*yinin tükettiği diğer metalardan farklı değildir.
__________________
NEVART AKADEMİ
www.nevart.net
Güzel Sanatlar Fakültesi/Lisesi Yetenek Sınavlarına Hazırlık Kursu
Resim Yağlı Boya Hobi Kursu
Hızlı ve Etkili Okuma Kursu
Çocuklar için Hızlı Okuma Kursu
Çocuklar için Resim Kursu
Disleksi Eğitimi
Okuma Güçlüğü
Alıntı ile Cevapla
  #9  
Alt 05.07.08, 14:00
Administrator
 
Üyelik tarihi: Aug 2006
İletiler: 21.463
Blog Başlıkları: 13
CiwCiw öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!CiwCiw öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!CiwCiw öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!CiwCiw öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!CiwCiw öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!CiwCiw öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!CiwCiw öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!CiwCiw öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!CiwCiw öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!CiwCiw öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!CiwCiw öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!
Standart Cevap: Medyada İmajiner Kimliğin Kurgulanma Biçimleri

YILDIZIN SENARYOLAŞTIRILMASIN-DA SANAT VE MEDYAYA ÖZGÜ GÖSTERGELER
Medyaya özgü yıldız sunumu, aracın nitelikle*rine göre yıldızın konumunu belirler. Bunlar tiyatro sahnesi, sinema perdesi, monitör ya da fotoğraf karesidir. Bu araçsal niteliklere uygun olarak yıldızın kendi görüntüsünün seyircinin görüş alanına odaklanması ve yıldızın belli bir tarzda görünür biçimde görsel estetiğe uygun olarak etki alanının kurgulanması gerekir. Öyle ki görüntülerde yıldız, karanlıktan ışık aracılı-ğıyla biraz öne çıkarılırken, kurgulanmış nite*likleri ile gündelik hayatın tarzından farklılaştırılır. Seyirci kitlesinden onu ayıracak sahne gibi bir sınıra ihtiyacı vardır. Örneğin klasik Hollywood filmlerinde sıklıkla yıldız merdiven ya da kulistedir. Kısacası yıldızın izleyicileri ve kendisi arasında bir mesafe olmalıdır, fakat bu mesafe ulaşılmaz bir yakınlık da içermelidir.
***8216;Yakınlık***8217; olgusu yıldız algılamasındaki kar*maşık duygusal sürecin bir diğer parçasıdır: Yıldız duygusal açıdan seyircide arzu uyandırmalı, onların gönlünü hoş edici bir görünüşe sahip olmalıdır. Yakınlık ve uzaklık, vaatkarlık ve reddedicilik yıldız ve izleyicileri arasındaki gerilimde temel kutuplardır. Bu oldukça kar*maşık ve duygusal bir diyalog tarzıdır. Yakınlık ve uzaklık hem canlı sahneye çıkışın gerçek mekansal tecrübesi için, hem de medyaya özgü kurgulanan sahneye çıkışın kurucu unsurudur. Yakın ve uzak çekim teknikleri sayesinde farklı bir mekansal deneyim yaşanır ve bu çekimler yıldızın sahneye konulma biçiminde vazgeçil*mez tekniklerdir. Sinema izleyici ve yıldızı hem ayırır, hem de kaynaştırır. Başka bir de*yişle sinema, yakınlık duygusunu, uzak ve yakın çekimleri arka arkaya kurgulayarak, kamera hareketleri ile yaklaşarak, yakın çe*kimlerle sağlar. Bu bağlamda kameranın teknik nitelikleri yıldızın duygusal niteliklerini açığa çıkartır. Sinema salonundaki izleyici yıldıza tiksinerek ya da heyecanlanarak yaklaşır. Onun bakışı kameranın bakışıdır. Karanlık salonda yıldız seyircinin hayallerine gerçek olmayan bir yakınlıktadır, imajinasyonun gücünü bir süreliğine ödünç almıştır.
Özetle sinemada tiyatro ve diğer sanatlardan farklı olarak sahneye özgü mekansal ayrım ortadan kalkar. Zira sinema estetik bir biçimde idealleştirmeye dayanan bir sahneye koyma sanatıdır. Sözgelimi sinema kamerası yıldızı hafif alt açıdan görüntülemeyi öncelikle tercih eder ve bu klasikleşmiş bir kamera açısıdır. Çünkü yıldızın yüksek ve heybetli gösterilmesi istenir. Aydınlatma sayesinde yıldız, hayali bir üstünlük içeren sunum biçimiyle sunulabilir (Thiele 1997). Kısacası yıldızın beden dili ile kamera hareketleri birbirine bağımlı olarak bütünsel bir etki oluşturur, yıldızı gizler ya da açığa çıkartır.
__________________
NEVART AKADEMİ
www.nevart.net
Güzel Sanatlar Fakültesi/Lisesi Yetenek Sınavlarına Hazırlık Kursu
Resim Yağlı Boya Hobi Kursu
Hızlı ve Etkili Okuma Kursu
Çocuklar için Hızlı Okuma Kursu
Çocuklar için Resim Kursu
Disleksi Eğitimi
Okuma Güçlüğü
Alıntı ile Cevapla
  #10  
Alt 05.07.08, 14:02
Administrator
 
Üyelik tarihi: Aug 2006
İletiler: 21.463
Blog Başlıkları: 13
CiwCiw öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!CiwCiw öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!CiwCiw öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!CiwCiw öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!CiwCiw öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!CiwCiw öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!CiwCiw öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!CiwCiw öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!CiwCiw öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!CiwCiw öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!CiwCiw öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!
Standart Cevap: Medyada İmajiner Kimliğin Kurgulanma Biçimleri

TELEVİZYON YILDIZLIĞI
Yıldız olgusu televizyon bağlamında, sinema ve pop dünyasından farklı bir görünüm sergi*ler. Altmışlı yılların başlarında John Langer (1981) film yıldızları ile karşılaştırılabilecek televizyon yıldızlarının neden olmadığını araş-tırmıştır. Langer, televizyonun sistematik ola*rak kişiselleştirmeye eğilimi olduğunu açıklar. Kişiselleştirme yalnızca karakterler için öykülerin kurulduğu kurmaca alanında değildir, bilakis kurmaca olmayan belgesel ve haberler gibi güncel programlar yoluyla da gerçekleş-mektedir. Kesintisiz bir akış içinde sunulan programlar ev ortamı içinde alımlanır. Televiz*yon izlemek gündelik hayatın ailesel edimidir. Televizyon medyası oturma odasındaki yegane dost durumuna gelmiştir ve ***8216;televizyon aile-si***8217;nin merkezi olarak kendini sahneye koyar. Televizyon kesintisiz program akışı içinde, yaptıkları belirli programlarla tanınarak demir atmış kadın ya da erkek sunucular üzerinden çeşitli kişilikler sunar (Uğur Dündar, Mehmet Ali Birand, Serap Ezgü, Savaş Ay vb). Tele*vizyonun samimi ve ailesel bir atmosfer oluş-turması izleyicilere direkt bir hitap biçimini gerektirir. Böylece medyaya özgü sahneye koyma biçimine hayali izleyici de dahil edile*rek, medya kişiliği güven verici bir anlayış içinde sunulur. Bu tarz sunum film yıldızlarına uygun değildir. Zira yayının içeriği değişse de televizyon kişiliği daima aynı kalır. Örneğin Mehmet Ali Erbil ***8216;Çarkıfelek***8217;, ***8216;Ah Kalbim***8217;, ***8216;Passaparola***8217; ya da başka bir programı sunsa da daima kendi yarattığı gösteri adamı kişiliği ile tanınmaktadır. Onun seyirciler tarafından tanınırlığı programın içeriğinden çok kendi kişisel imajı ile oluşmuştur.
Kurmaca yayınlarda özellikle dizilerde gerçek kişiler ve karakterler arasında sınırlar bulanık-laşır. Örneğin ***8220;Kurtlar Vadisi***8221; dizisinde yer alan ***8216;Çakır***8217; karakteri ile Oktay Kaynarca izle*yiciler tarafından özdeş görülmüş, oyuncunun gerçek kişiliği de dizideki karakterle birlikte değerlendirilmiştir. Aynı biçimde dizi olarak çekilmiş sinema filmlerinde de oyuncuların gerçek kişiliği karakterin arkasında kalmaktadır (Sylvester Stallone***8217;nin Rambo olması gibi). Bu dizi kahramanları sadece kişisel ve psikolojik taraflarıyla gerçek kişi olarak görülemezler, aksine bu kahramanlar televizyon metniyle yapısal olarak ilişkilendirildikleri için aynı zamanda sosyal, ekonomik ve siyasi yaşam şartlarının ve sıra dışı norm ve değerlerin can-landırılması olarak görülmelidir.
Burton***8217;a (1995) göre televizyon dizilerinde rol alan ünlü kişileri yıldız olarak değerlendirmek tartışmalıdır. Yıldız olgusu bağlamında sinema ve televizyon açısından bir ayrım yapmak ge*rekirse, bu ayrımın saygı ve samimiyet açısından yapılabileceğini söyler. Ona göre film yıldızları erişilmez ve dokunulmazdır.
***8220;Rolleri de genellikle bizim günlük yaşamımızdan alınmamıştır; ama tele*vizyondaki konulu filmlerin yıldızları-nın çoğu bizim hayat tecrübemizin i*çinden çıkan rollere sahiptir. Kahra*man değillerdir. Popülaritelerini artır-mak ve değerlendirmek için toplum i*çinde görünürler. Bu televizyon yıl-dızları, genel olarak, sunuculara ben*zer bir şekilde, bizimle konuşmadıkla-rı halde, program ve izleyici arasında yakın bildik bir ilişki kurar***8221; (Burton 1995: 118-119).
Dizilerin kurmaca kahramanları seyircilerin eksik deneyimlerine ve tatmin edilmemiş ihti*yaçlarına atıfta bulunur ve sürekli yinelemeler sayesinde gündelik hayatın aktivitesi olarak televizyon iletişim ritüeli içinde güvenilir bir komşu, arkadaş, akraba olarak, izleyicinin de içinde olduğu ***8216;büyük televizyon ailesine***8217; ait olur. Dizi kahramanlarının anlamları alımla-mayla birlikte oluşurken ortak bir gerçeklik alanını paylaşan ve yeniden üreten ***8216;televizyon halkı***8217; aracılığıyla daha kolay benimsenir. Kurmaca televizyon karakterleri toplum içinde toplumsal tipler olarak toplum ve üyeleri ara-sında sembolik uzlaşımı sağlarlar, ancak edebi kahramanların (Madame Bovary gibi) büyüle*yici haresini yakalayamazlar. Bu kahramanlar toplumsal dönüşüm dönemlerinde somut lider ya da kişiliklerin olmadığı zamanlarda daha çok ilgi görmekte ve referans sistemi olarak işlev gördükleri için daha çok sevilmektedir. Toplumsal uyum açısından televizyon kahra*manları gerçeğin sözcüsü gibi görülen ve gös*terilen, gerçeğin temsilcisi olduğu gerçeğine izleyiciyi inandıran haber spikeri gibi kişilikler yol göstericidir. Talk Show***8217;cular ise televizyon tüketiminden eğlence ve haz aldırmayı vaat ederler. İzleyiciler yarışma, eğlence, program*larına katılarak bir günlük kahraman olurlar, fakat televizyonun sonsuz program akışı içinde çabuk unutulurlar. Bu akış içinde siyasi liderler birer yıldız değil de medya kişilikleri olarak kamusal bilince sunulurlar. Televizyonun şov dünyasıyla bütünleşemezler.
Bütün bunların yanı sıra televizyon yıldızları izleyiciyi kendisine çekerek, araç ve onun anlaşılma biçimi üzerinde belirleyici bir rol oynarken, TV ürünlerinde ticari bir unsur nite*liği de kazanmaktadır.


devamı kaynakpdf
__________________
NEVART AKADEMİ
www.nevart.net
Güzel Sanatlar Fakültesi/Lisesi Yetenek Sınavlarına Hazırlık Kursu
Resim Yağlı Boya Hobi Kursu
Hızlı ve Etkili Okuma Kursu
Çocuklar için Hızlı Okuma Kursu
Çocuklar için Resim Kursu
Disleksi Eğitimi
Okuma Güçlüğü
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Tags
biçimleri, kimliğin, kurgulanma, medyada, ımajiner

Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
You may not post new threads
You may not post replies
You may not post attachments
You may not edit your posts

BB code is Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık



Bütün zaman ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu anki saat: 12:56 .