Nüve Forum

Nüve Forum > akademik > İletişim Fakültesi > Gazetecilik > Felaket haberciliği, güven ve etik

Gazetecilik hakkinda Felaket haberciliği, güven ve etik ile ilgili bilgiler


Avustralya'da benim geldiğim bölge, ülkenin güney kıyılarında bulunuyor. Adelaide'da 1,5 milyon kişi yaşıyor. Kent Melbourne ile Perth arasında yer alıyor. Yangın bu bölgede pek çok yeşil alanın ve ormanın yok

Gazetecilik Gazetecilik Bölümü, haber medyasında çalışacak gençlere genel kültür kazandırmayı, iletişim ve kitle iletişimi kuramlarındaki çağdaş gelişmeleri aktarmayı ve bu bilgiler ışığında öğrencilerin çeşitli uygulamalar gerçekleştirmesini amaçlamaktadır.

Like Tree14Likes
  • 3 Post By CiwCiw
  • 3 Post By CiwCiw
  • 3 Post By CiwCiw
  • 3 Post By CiwCiw
  • 2 Post By oguzgolcik

Cevapla

 

LinkBack Seçenekler Stil
  #1  
Alt 11.09.08, 21:18
Administrator
 
Üyelik tarihi: Aug 2006
İletiler: 21.463
Blog Başlıkları: 13
CiwCiw öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!CiwCiw öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!CiwCiw öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!CiwCiw öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!CiwCiw öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!CiwCiw öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!CiwCiw öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!CiwCiw öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!CiwCiw öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!CiwCiw öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!CiwCiw öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!
Standart Felaket haberciliği, güven ve etik

Avustralya'da benim geldiğim bölge, ülkenin güney kıyılarında bulunuyor. Adelaide'da 1,5 milyon kişi yaşıyor. Kent Melbourne ile Perth arasında yer alıyor. Yangın bu bölgede pek çok yeşil alanın ve ormanın yok olmasına neden oluyor. Bölgede sıcaklık zaman zaman 40 derecenin üzerine çıkıyor. Sıcak rüzgarlar esiyor. Bu da bazen sıcak nedeniyle, bazen de kasıtlı olarak çıkarılan yangınlara neden oluyor.
Akademisyen olmadan önce uzun bir süre gazeteci olarak çalıştım. Ve bu tür yangınlardan biriyle ilk karşılaşmam genç bir gazeteciyken gerçekleşti. Bilgisayarımın başına geçmiş, kenti ziyaret eden bir ünlüyle yapılmış röportajı yazıya geçiriyordum. Birdenbire yazı işleri müdürü geldi, bana ve yanımdaki muhabirlere dönüp, "elinizdeki işleri hemen bırakın. Hepinizin dışarı çıkmasını ve son 50 yıldır bu bölgede meydana gelen en büyük doğal afetle ilgili haber yapmanızı istiyorum" dedi. Sözünü ettiği felaket bir orman yangınıydı. Sıradan bir orman yangını değildi, uzun zamandır gördüklerimizin en kötüsü ve etkilisiydi. Çayırlardan okaliptüs ağaçlarına, evlerden, barınaklara, Adelaide tepelerine ulaşıncaya kadar her şeyi yakıp yıkıyordu. İtfaiyecilerin dışında herkes bölgeden ayrılırken, yangına yaklaşmak oldukça korkutucuydu. Fotoğrafçı arkadaşım ve ben arka yollardan giderek, yangının bir kaç dakika önce geçtiği yerlerin yakınından geçiyorduk. Yanıp kül olan çiftliklerinden ayrılan insanlarla karşılaşıyorduk. Hepsi de yaralı da olsa kurtuldukları halde, şoktaydılar. Onlarla konuşurken, yanımızdan itfaiyeciler ve yangınla mücadele ekipleri geçiyordu. Yukarıda su dolu balonlar taşıyan helikopterlerin sesini duyuyorduk. Bu bir gazeteci için tehlikeli bir görevdi. Etrafta korkunç bir sıcaklık, duman ve kül bulutları vardı. Bunun yanı sıra, evler, ahırlar, sürüler yanıyordu.
Bir kaç metre ötemizde, kısa bir süre önce yanmış büyük bir ağacın devrilmiş olduğu tozlu yollardan geçtiğimizi çok net hatırlıyorum. Neyse ki, bu ağaç arabamızın üzerine devrilmemişti, yoksa ölmüş olurduk. Buradan gelmek istediğim nokta şu, hiçbir gazeteci böyle bir felaketle yüz yüze gelip haber yapmak istemez. O zamana kadar ben de böyle bir olayla ilgili haber yazmamıştım ve yazacağımı da ummuyordum. Şansıma, bu tür bir çalışma için eğitimsiz ve hazırlıksız olmama karşın, olayı kazasız belasız atlattım. Bu yalnızca benim başıma gelen özel bir olay değil. Aramızda gazeteci olarak çalışanlar bilirler, pek çok gazeteci daha önce yapmadığı ve eğitimsiz olduğu halde felaketlerle ilgili haber yazmak durumundadır.
Ancak, bu tür durumlarda başarısızlığa uğramak çok ciddi sonuçlar doğurabilir. ABD'deki DAT Merkezi gibi çeşitli grupların gösterdiği gibi, kriz ya da felaketlerle ilgili haber yapanları çeşitli tehlikeler beklemektedir ve bunları önlemek için pek çok şey yapılabilir. Gazetecileri bu tür durumlara hazırlamak için de çok şey yapılabilir.
Tartışmamın merkezinde 'felaket' sözcüğü yer alacak. Çoğunuzun bildiği gibi, felaket, gazetecilikte soyut ve esnek bir kavramdır. Paul McCartney ile Heather Mills evliliğinin yıkılmasından, bir futbolcunun sakatlanmasına, açlığa ya da depreme kadar pek çok konuyu kapsar. Ben ise sözcüğü en ciddi anlamda kullanıyorum. Felaketin pek çok tanımı var, ancak en kullanışlısı İngiltere Uluslararası Kalkınma Bakanlığı tarafından geliştirilen karşılık: "hiç kimsenin, yardım almadan başa çıkamayacağı oranda gerçekleşen, insanların zarar görmesine, can kaybına ve maddi zarara neden olabilen, toplumu ve canlıları tehdit eden her türden olay".
Bu şekilde tanımlanabilecek felaketlerin sayısı ve boyutları artıyor. Ve bu tür felaketler yoksul ülkeleri ve insanları daha fazla etkiliyor. Her yıl dünyada meydana gelen doğal felaketler sonucu ortalama 60,000'den fazla insan ölüyor ve 250,000 insan etkileniyor. Bu tür olaylarla ilgili haber yazımı konusunda pek çok etik sorun bulunuyor.

Ian Richards: University of South Australia, Australia

__________________
NEVART AKADEMİ
www.nevart.net
Güzel Sanatlar Fakültesi/Lisesi Yetenek Sınavlarına Hazırlık Kursu
Resim Yağlı Boya Hobi Kursu
Hızlı ve Etkili Okuma Kursu
Çocuklar için Hızlı Okuma Kursu
Çocuklar için Resim Kursu
Disleksi Eğitimi
Okuma Güçlüğü
Alıntı ile Cevapla
  #2  
Alt 11.09.08, 21:20
Administrator
 
Üyelik tarihi: Aug 2006
İletiler: 21.463
Blog Başlıkları: 13
CiwCiw öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!CiwCiw öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!CiwCiw öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!CiwCiw öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!CiwCiw öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!CiwCiw öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!CiwCiw öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!CiwCiw öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!CiwCiw öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!CiwCiw öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!CiwCiw öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!
Standart Felaket haberciliği, güven ve etik

Bu sorunlar kabaca iki başlık altında gruplandırılabilir: Gazetecilerin kendi olanaklarıyla haber toplamasıyla ilgili olanlar ki, bu röportaj ve haberi ilgilendiriyor. Öte yanda ise, bu konudaki bilgilerin kamuoyuna nasıl suınulacağına ilişkin sorunlar var. Bu da haberin içeriğinin radyo, televizyon ya da gazetede nasıl sunulduğuyla ilintili. Pek çoğunuz bu başlıklar altında inceleyeceğimiz sorunlara aşinasınız. Örneğin, gazeteci felaketi yansıtan fotoğrafları nasıl kullanmalıdır? Halka ne kadar kan ya da acı göstermeliyiz? Birisi yaralandığında gazeteci ne yapmalı? Gazeteci tedavi mi etmeli, yardım çağırmaya mı koşmalı, yoksa işine devam etmeli? Bir diğer deyişle, gazeteci ne zaman gazeteci olmaktan çıkar ve başka biri olur? Gazeteciler hayatta kalanların acılarına ne ölçüde müdahil olmalı? Sevdikleri öldüğü ve bu tür durumlarla karşı karşıya kaldığı için, derin acı duyan insanların fotoğrafını yayınlamak uygun mudur? Hayatta kalanlarla yapılan röportajların, onlar ve haberi yapan gazeteciler üzerinde yarattığı etkiler nelerdir? Haber ekiplerinin etik yükümlülükleri nelerdir? Bunlar önemli sorular ve bu sorulara yanıt olarak yazılmış geniş bir literatür söz konusu.
Ancak, felaket durumlarıyla ilgili olarak üzerinde daha az durulan ancak son derece önemli olan bir konu daha var. Bu da felaket ortamında gazetecilerin ve haber ekiplerinin bulunmasının yarattığı etki. Haber ekipleri felaket bölgesine ulaştıklarında ortaya çıkan bazı temel sorulara yanıt verilmesi gerekiyor. İşlerini nasıl sürdürecekler? Haberlerini merkeze nasıl gönderecekler? Merkez bürolarıyla nasıl iletişim kuracaklar? Ne yiyecekler, nerede kalacaklar? Bu durum, varlıkları zaten sınırlı olan yaşamsal kaynakların tükenmesine yol açacak mı? Toparlayacak olursak, gazeteciler durumun düzeltilmesine yardımcı olmak yerine engel mi olacaklar?
Bu açıdan, Avustralyalı bir meslektaşım tarafından yürütülen bir araştırma oldukça aydınlatıcı. Scott Dalmond, 2004'te Endonezya'da meydana gelen Tsunami faciasını izleyen gazetecilerle mülakatlar yaptı. Bu son derece büyük bir felaketti ve hiç kuşkusuz uluslararası bir haber olayıydı. Binlerce ölü ve binlerce yaralı vardı. Yaralı pek çoğu hastaydı ve travma geçiriyorlardı. Acil tıbbi yardıma, gıdaya, barınağa ve diğer yardımlara gereksinim duyuyorlardı.
Felaketin boyutları, medyada kapladığı yerle ölçülebilir. Reuters Haber Ajansı'na göre, felaketten iki ay sonra, yalnızca İngilizce yayınlanan gazetelerde olayla ilgili 35,000 haber yazılmıştı. Bir önceki yıl, en önemli 10 felaketle ilgili olarak yazılan haberlerin sayısı ise 33,620 idi. Doğal olarak, yüzlerce gazeteci bölgeye akın etti. Endonezya hükümeti basın mensuplarının özel bir izin belgesi edinmeleri zorunlu kılarak, durumu kontrol altına almaya çalıştı. Ancak, çok az gazeteci bu izin belgesini edindi.
Hiç kuşkusuz muhabirlerin bildirmek durumunda oldukları durum korkunçtu. Yine de hiç kuşkusuz, çoğu muhabir kusursuz haberler geçti ve duruma uygun davranışlarda bulundu. Bunu belirtmem gerekiyor. Pek çoğu yaptıkları işe ve çalışmak zorunda oldukları dramatik koşullara hazırlıklıydı. Ancak çoğu da hazırlıksızdı. Çok sayıda yabancı gazeteci, ülkenin dilini bilmeden, yanlarında çevirmen olmadan bölgeye tek başlarına ulaştılar.
Yanlarında para, dizüstü bilgisayar, uydu telefonu, gıda stoku ya da içme suyu bulunmuyordu.
Bazı durumlarda deneyimsiz ve eğitimsiz gazeteciler son derece önemli doğal afetleri izlemekle görevlendiriliyor. Üniversite mezunu bir gazeteci, birkaç yıl önce bana bir şişe su, uyku tulumu ve kredi kartıyla bölgeye gönderildiğini anlattı. Elbette, felaket bölgesinde yabancı gazeteciler de dahil herkesin, su, yakacak ve elektrik gibi temel gereksinimleri var. Ayrıca, barınma olanaklarına ve haberlerini yazacakları bir mekana ihtiyaçları var. Felaketten kurtulanların, yardım görevlilerinin ve devlet yetkililerinin de benzer ihtiyaçları var. Yanlarında yeterli miktarda gıda malzemesi, ilaç ve su götürmeyenlerin, yardım kuruluşlarına başvurmaktan başka çareleri yoktu. Ellerindeki çok miktardaki parayla, bölgedeki insanların ödeyemeyeceği rakamları ödeyerek yiyecek ve meyve alma olanağına sahiptirler. Bir diğer deyişle, bölgedeki insanlar yiyecek almak isteseler de alamayacaklardı, çünkü satıcılar daha yüksek fiyat veren yabancılara satış yapmayı tercih ediyordu. Üzerinde fazla durulmayan bir nokta da, yerel gazetecilerin üzerindeki baskı. Pek çoğu travma sonrası stresten muzdaripti ve son derece olumsuz koşullar altında gazetelerini çıkarmaya çalışıyordu. Öte yandan, yabancı gazeteciler, üzerlerine daha fazla yük bindiriyordu, zira kendi haberlerini geçmek için yerel olanaklardan yararlanmak istiyorlardı.

__________________
NEVART AKADEMİ
www.nevart.net
Güzel Sanatlar Fakültesi/Lisesi Yetenek Sınavlarına Hazırlık Kursu
Resim Yağlı Boya Hobi Kursu
Hızlı ve Etkili Okuma Kursu
Çocuklar için Hızlı Okuma Kursu
Çocuklar için Resim Kursu
Disleksi Eğitimi
Okuma Güçlüğü
Alıntı ile Cevapla
  #3  
Alt 11.09.08, 21:21
Administrator
 
Üyelik tarihi: Aug 2006
İletiler: 21.463
Blog Başlıkları: 13
CiwCiw öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!CiwCiw öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!CiwCiw öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!CiwCiw öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!CiwCiw öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!CiwCiw öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!CiwCiw öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!CiwCiw öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!CiwCiw öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!CiwCiw öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!CiwCiw öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!
Standart Felaket haberciliği, güven ve etik

Özetleyecek olursak, bölgeye çok sayıda gazetecinin akın etmesi, sınırlı olan yiyecek, su, yakıt ve elektrik kaynaklarını etkiledi. Her ne kadar haber kuruluşlarının çoğu, doğal afetlerle ilgili haber yazımı konusunda kural ve düzenlemelere sahip olsa da, pek çoğunun bu tür yol göstericileri yok. Ve böylesi kurallardan yoksun olanlar, yardım çalışmalarını sekteye uğrattı, hayatta kalanların ellerindeki olanakları azalttı.
Bu türden uygulamalar, dünyanın dört bir yanında profesyonel gazetecelik uygulamalarına etkide bulunuyor. Yukarıda anılan davranış biçimi, gazeteciliğin neden dünyanın pek çok yerinde güven kaybına uğradığını bir ölçüde açıklıyor. Gazetecilere duyulan güvenin azalması başka yerlerde de tartışıldı. Bu nedenle, gazeteciliğin bir sorunla karşı karşıya olduğunu söylemekle yetineceğim. Halkın gazetecilere olan güvenindeki azalma, gazetecilerin burada andığımıza benzer durumlardaki tavırlarından kaynaklanıyor. Başka bir deyişle, bu türden davranışlar halkın gazetecilere güven duymasını engelliyor. Bu önemli, çünkü gazeteciliğin pek çok alanında güven zorunlu bir öğe. Okuyucular, okuduklarına, yani gazetecilerin yazdıklarına güvenmek zorundalar. Gazeteciler ise, onlara doğru ve güvenilir bilgi sunmak için, haber kaynaklarına güvenmek zorunda. Haber kaynakları ise, görüşlerini doğru ve adil biçimde yansıtmak konusunda gazetecilere güven duymalı. Bazı durumlarda gerçek kimliklerinin gizleneceği konusunda güven duymalılar. Gazeteciler kendi meslektaşlarına, medya kuruluşlarına güven duyabilmeli. Bir diğer deyişle, felaket dönemlerinde insanlar, durumu zorlaştırmak yerine kolaylaştıracaklarına dair gazetecilere güven duymalılar.
İlginçtir ki, etikli davranışın temelinde de güven yatıyor. Etik, gazetecilik açısından güven kavramı, bu tür durumlarda ikinci plana atılabiliyor ya da gözardı edilebiliyor. Kabaca, iki tarz güven üzerinde duruluyor: Birincisi, kamuoyunun demokratik açıdan kendi kendini idaresi için gereksinim duyduğu, haber ve bilgi sağlama konusunda gazetecilere duyduğu güven... İkincisi, genellikle etik kodlarını ve uygulamalarını da kapsayan gazeteciliğe ilişkin mesleki kurallarla bağlantılı güven...
Kamuoyunun duyduğu güven, gazetecilik uygulamasının temellerini oluşturuyor. Bu aynı zamanda, gazetecilikle ilgili güncel tartışmaların da merkezinde yer alıyor. İkinci konu ise, tek tek gazeteciler ile haber kaynakları arasındaki güven meselesi. Burada genellikle üzerinde durulan nokta, haber kaynaklarının gazetecilere güvenebilmesi. Bir diğer deyişle, gazeteciler asla haber kaynaklarını açıklamamalı.
Gazetecilikle üzerinde durulmayan başka güven ilişkileri de söz konusu. Sorun, 'güven' ile ne kastediliyor noktasında başlıyor. Sanırım herkes, üniversitedeki sınıf arkadaşları ya da iş arkadaşları arasındaki güvenin, karı koca arasında gelişen güvenden farklı olduğu konusunda birleşecektir. Benzer biçimde, gazeteciler de, haber kaynağı ile gazeteci arasındaki güvenin, meslektaşlar arasındaki güvenden farklı olduğunu teslim edeceklerdir. Tıpkı, okuyucu ile beğendiği gazete arasındaki güvenle, izleyici ile en sevdikleri televizyon spikeri arasındaki güvenin farklı olması gibi.
Bir diğer deyişle, herhangi bir durumda var olan güven, kurulan ilişkinin doğasıyla ilişkilidir. Bu nedenle, gazeteciliğin temelinde ne tür güven ilişkilerinin yattığına, güven ilişkilerinin oynadığı role, geliştikleri ya da gelişemedikleri ortamlara ve güvensizlik ya da güveni kötüye kullanma gibi kavramlara bakmak önemlidir. Gazetecilik dışında yer alan literatüre baktığımızda, gazetecilikle ilişkili olduğunu düşündüğüm başka konularla karşılaşıyoruz. Örneğin, güven, davranışlardaki istikrara ya da tarafların ortak güdü ya da değerleri paylaşabilmesine de bağlıdır.

__________________
NEVART AKADEMİ
www.nevart.net
Güzel Sanatlar Fakültesi/Lisesi Yetenek Sınavlarına Hazırlık Kursu
Resim Yağlı Boya Hobi Kursu
Hızlı ve Etkili Okuma Kursu
Çocuklar için Hızlı Okuma Kursu
Çocuklar için Resim Kursu
Disleksi Eğitimi
Okuma Güçlüğü
Alıntı ile Cevapla
  #4  
Alt 11.09.08, 21:22
Administrator
 
Üyelik tarihi: Aug 2006
İletiler: 21.463
Blog Başlıkları: 13
CiwCiw öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!CiwCiw öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!CiwCiw öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!CiwCiw öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!CiwCiw öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!CiwCiw öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!CiwCiw öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!CiwCiw öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!CiwCiw öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!CiwCiw öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!CiwCiw öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!
Standart Felaket haberciliği, güven ve etik

Tsunami olayında, gazetecilerin olumlu davranışları, bazı kötü örnekler nedeniyle geri planda kaldı. Başka bir deyişle davranışlarda istikrar yoktu. Bölgede yaşayan insanlar, neden yemeklerini yiyen, sularını içen ve barınma olanaklarından yararlanan yabancılara güven duysun ki...
Bir insan yalnızca kendine güven duyamaz. Güven karşılıklı ilişkiye dayanır. Endonezya örneğinde, gazeteciler bölgedeki insanların anlattıklarına, insanlar ise onların çıkarlarını düşünen gazetecilere güvenmek durumundaydı. Ancak, belirttiğimiz gibi, durum her zaman böyle olmadı. Başka insanlara ya da kurumlara karşı duyulan güvende, ilişki karşılıklı olmak durumunda değildir. Kısa sürede ortadan kaldırılabilmesine karşın, güven kısa vadeli bir mesele de değildir. Güven birden bire ortaya çıkmaz. Yine Endonezya örneğinde, tarafların bir güven ilişkisi oluşturabilmesi için zamana gereksinimleri vardı. Oysa, her seferinde yeterli zaman olmayabilir.
Başka alanlarda, güven konusunda ortaya atılan soruların gazetecilikte de sorgulanması gerekir. Örneğin, güven hangi düzeyde yürür? Bir taraf diğerine güvenmeden önce belirli koşulların oluşması mı gereklidir? Öyleyse bu koşullar nelerdir? Güvensizlik ne anlama gelir? Güvende duygunun rolü nedir? Bu son nokta, felaket haberleriyle yakından ilişkili, çünkü bildiğiniz bu tür durumlarda derin ve yoğun duygular yaşanmaktadır.
Ahlaklı bir yaşamda yer alabilmenin koşulu bilinçli davranmaktır. Bunun etkili olabilmesi için, vicdan azabı, merhamet, suçluluk gibi duygulara sahip olmamız gerekir. Felaket, gazetecilerin ahlaki duyguları yaşamasına neden olabilir. Ahlaki duygular, başkalarının acılarıyla ilişkili olan, merhamet, empati, acıma, lütuf içerir. Geleceğe dönük duygular, umut ve korku... Kişisel duygular, gurur ve pişmanlık, utanç, sıkıntı ve suçluluk... Bunlar, kişisel özelliklerimize bağlı, kişisel davranışlar geliştirdiğimiz duygulardır.
Özlüce, bazı kuruluşlar felaketlerin haberleştirilmesi konusunda sağlam politikalar ve yaklaşımlar geliştirirken, bazıları ise oldukça geride kalmıştır. Yeterli bilgiye dayanmayan ve duruma özgü kısa vadeli yaklaşımlar, olayı izleyen gazeteciler için istenmeyen sorunlar doğurabilir. Bu tür yaklaşımlar felaketten kurtulanlar için de rahatsızlık yaratabilir. Aynı zamanda, kamuoyunun gazetecilere desteğini ve güvenini de zedeleyebilir. Bu nedenle, gazetecilikte güven kavramının nasıl işlediğini anlamak gerekir. Eğer bunu gerçekleştirebilirsek, felaket bölgelerine gönderilen gazetecilere, bu tür felaketlerden kurtulanlara yardımcı olabiliriz ve bütün dünyada gazeteciliği etkileyen güven kaybını önleyebiliriz.


kaynakpdf
Eklenmiş Dosya
Dosya tipi: pdf LanRichards-pdf.pdf (62,1 KB (Kilobyte), 83x kez indirilmiştir)
__________________
NEVART AKADEMİ
www.nevart.net
Güzel Sanatlar Fakültesi/Lisesi Yetenek Sınavlarına Hazırlık Kursu
Resim Yağlı Boya Hobi Kursu
Hızlı ve Etkili Okuma Kursu
Çocuklar için Hızlı Okuma Kursu
Çocuklar için Resim Kursu
Disleksi Eğitimi
Okuma Güçlüğü
Alıntı ile Cevapla
  #5  
Alt 11.09.08, 22:44
oguzgolcik - ait kullanıcı resmi (Avatar)
Bilimsel
 
Üyelik tarihi: Jan 2008
Nereden: istanbul
İletiler: 2.559
Blog Başlıkları: 5
oguzgolcik öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!oguzgolcik öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!oguzgolcik öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!oguzgolcik öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!oguzgolcik öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!oguzgolcik öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!oguzgolcik öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!oguzgolcik öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!oguzgolcik öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!oguzgolcik öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!oguzgolcik öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!
Standart Cevap: Felaket haberciliği, güven ve etik

merhaba.

evet efendim ileti yazının içeriği medya etiği ve davranışta zafiyet sömürüsü.
dünyada yaşanan gerçeklerden tabiki bi haber olmayan kesimde var.
bazı hassas bölgelerde var ilgisizlik bencillik ve emperyalist sömürüler neticesinde ya mağdur ölmüşler yada halen yaşayan mağdurlar kategorisindeler kimi bölge insanları.
kısaca kıyamet teorileri bu kesimlerin göz ardı edildiği mantığıyla ilişik kurmaz.
buda bir tarz senaryodur.
genellikle bu kıyamet senaryoları sanki toplumlarda ciddiye alınıyormuş görüntüsü yaratsada büyük bir çoğunluk merak ve eğlence gibi görmektedir bu tarz teorileri.
ciddiye alınan bölge insanları yada grupları daha önceden toplumsal travmalar yaşamış kesimlerdir.
bu travmalar,savaş-deprem-salgın hastalık-gibi tabii yada insan eliyle oluşturulmuş felaket mağdurlarıdır.
gazeteciliğin amaçları doğrultusunda bilgilendirme ön sıraları işgal eder.
bir topluma hitab etkisi yorumlama ve ileti yani bilgilendirme gücünü hangi niyetle kullandığıyla orantılıdır.
demokratik toplum yazarları işte bu sebeple kötü yada aşırı amaçlı etkili haberin karşısına anti tezde başka bir görüş sunacağından bu kötü etki etkinliğini çabuk yitirir.
bir tez sunulurken karşı tezlerde oluşmaya başlarki buda dengeleri oluşturur.
kısaca sağlıklı olarak düşünülen insanlara yapılır haberler.
özel gazete ve dergilerde vardır kendi paranoyalarını destekleyen özel kesimlerin.
efendim etik olmayan haber biçimi karşılık bulmakta zorlanan bir ortamda yapılan yanlı yoğun ve kasıt taşıyan haberlerdir.


saygılarımla.

oğuz gölçik yazar...
__________________
Oğuz Gölcik Yazıları
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Tags
etik, felaket, güven, haberciliği

Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
You may not post new threads
You may not post replies
You may not post attachments
You may not edit your posts

BB code is Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık



Bütün zaman ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu anki saat: 13:40 .