Nüve Forum

Nüve Forum > akademik > İletişim Fakültesi > Gazetecilik > Metin'den önce, Metin'den sonra

Gazetecilik hakkinda Metin'den önce, Metin'den sonra ile ilgili bilgiler


Metin'den önce, Metin'den sonra Evrensel Gazetesi Muhabiri Metin Göktepe, "Mutlaka ben izlemeliyim arkadaşlar" diyerek gittiği haberde, gözaltına alındı ve polislerce dövülerek öldürüldü. Gün 8 Ocak 1996'ydı. Ümraniye Cezaevi'nde öldürülen tutukluların

Gazetecilik Gazetecilik Bölümü, haber medyasında çalışacak gençlere genel kültür kazandırmayı, iletişim ve kitle iletişimi kuramlarındaki çağdaş gelişmeleri aktarmayı ve bu bilgiler ışığında öğrencilerin çeşitli uygulamalar gerçekleştirmesini amaçlamaktadır.

Like Tree3Likes
  • 3 Post By SAUVAGE

Cevapla

 

LinkBack Seçenekler Stil
  #1  
Alt 04.01.09, 17:07
SAUVAGE - ait kullanıcı resmi (Avatar)
Meraklı
 
Üyelik tarihi: Apr 2007
İletiler: 12
Blog Başlıkları: 3
SAUVAGE gerçekten çok iyi biri.SAUVAGE gerçekten çok iyi biri.SAUVAGE gerçekten çok iyi biri.SAUVAGE gerçekten çok iyi biri.SAUVAGE gerçekten çok iyi biri.
Standart Metin'den önce, Metin'den sonra

Metin'den önce, Metin'den sonra
Evrensel Gazetesi Muhabiri Metin Göktepe, "Mutlaka ben izlemeliyim arkadaşlar" diyerek gittiği haberde, gözaltına alındı ve polislerce dövülerek öldürüldü. Gün 8 Ocak 1996'ydı. Ümraniye Cezaevi'nde öldürülen tutukluların cenazesini izlemek üzere Alibeyköy'e gitmişti. Ancak, "Sarı Basın Kartı" olmadığı gerekçesiyle ilçeye sokulmadı. Haberi izlemekte "ısrarcı" davranınca da, gözaltına alındı ve yüzlerce insanla birlikte Eyüp Kapalı Spor Salonu'na götürüldü. Burada polislerin şiddetli cop darbeleriyle dövülerek öldürüldü.
goktepeeq1.jpg
Devlet yetkilileri önce; "Sandalyeden düştü", "Duvardan düştü" dediler; ancak meslektaşlarının ve emekçileri katillerin yakasını bırakmadı. Metin Göktepe cinayeti, ilk günden itibaren basın tarihinde; devletin basına yönelik tutumunu gösterdiği kadar; gazetecilerin meslektaşlarına sahip çıkmasının ve halkın haber alma hakkını savunmasının önemli bir örneği olarak kayda geçti. Bu mücadelede; genç gazeteciler ile Metin'in gazetesi Evrensel, başta annesi Fadime Göktepe olmak üzere Göktepe ailesi ve avukatları ile Metin'in haberini yaptığı emekçiler en önde yürüdüler. İlden ile sürülen Metin Göktepe davası, "mahkumiyet kararı çıkan ilk gazeteci cinayeti" olarak basın tarihinde yerini aldı.
En açık biçimiyle basın tarihinde ve gazetecilerin mücadelesinde "Metin'den önce Metin'den sonra" olarak formüle edilen bu durumun ilk işaretini; cinayetin ortaya çıktığı ilk gün Metin'in gazetesi Evrensel'in çalışanları "Bu Yürek Susmayacak" başlıklı, ortak imzalı yazıda şöyle veriyordu:
"Aramızda en çalışkanımız, en fedakarımız, en yüreklimiz olan Metin Göktepe'nin kaleminin yerde kalmayacağını, onun artık basamayacağı deklanşörün üzerine yeni parmakların uzanacağını, sesini kesmeye ve yıldırmaya çalıştığınız Türkiye halkının basındaki sesinin susmayacağını haykırıyoruz. (...) Biz Evrensel çalışanları ve basının diğer yürekli gazetecileri birer Metin Göktepe'dir. Ellerinizdeki kan nasılsa artık saklanmıyor; Metin Göktepe'ler gibi gün ışığında ve ortada. Prometheus kendi küllerinden doğar, kimsenin gücü onu yok etmeye ve susturmaya yetmez".
Metin'in çalışma arkadaşları tarafından hazırlanan bu sitede, Metin'in haberlerini, fotoğraflarını, mücadele ve dava sürecini, çeşitli yazarların o dönem yazdığı yazıları bulacaksınız. Site, güncel gelişmeler oldukça yenilenecek; Metin Göktepe ve halkın haber alma hakkına yönelik saldırılar konusunda da bilgilendirme işlevini sürdürecek.

Metin Göktepe



metinler***8217;le beraber...
Fatih Polat
Gazeteci Metin Göktepe***8217;nin gözaltına alınıp katledildiği gün toplu gözaltı emrini veren dönemin İstanbul Emniyet Müdürü Orhan Taşanlar yargılama dışı tutulmuştu.
Ergenekon davası, kişilerin yılar önce haklarında ortaya atılan iddialardan yıllar sonra yargılanabildiklerinin kanıtı oldu. Tuncay Güney***8217;in 2001 yılında gözaltına alınırken evinden toplanarak çuvallarla götürülen belgeler Ergenekon soruşturmasında önemli bir yer tuttu. Hatta son olarak, o dönemde o belgelerin üzerine gitmediği iddiasıyla dönemin İstanbul Organize Suçlar Şube Müdürü Adil Serdar Saçan da gözaltına alındı ve tutuklandı. Bu tutuklama, ***8220;Neden Ergenekon davasında tutuklanan hiçbir polis yok, bu ilginç değil mi?***8221; diye düşünenleri tatmin etmeye yeter mi, bilinmez ama, en azından bizim Metin Göktepe cinayetiyle ilgili olarak burada gündeme getireceğimiz soru için emsal teşkil edebilir.
Gazeteci Metin Göktepe***8217;nin gözaltına alınıp katledildiği gün toplu gözaltı emrini veren dönemin İstanbul Emniyet Müdürü Orhan Taşanlar ve yardımcısı Kemal Bayrak, mülkiye müfettişlerinin ısrarlı taleplerine rağmen yargılama dışı tutulmuşlardı. Ergenekon olayında tutuklanarak yargı önünü çıkarılan kişiler, haklarında yıllar önce ortaya atılan iddialardan ve suçlardan bugün yargılanabiliyorsa, Metin Göktepe olayında bu neden olmasın? Ergenekon davası bize şunu gösterdi ki, eğer belli düzeyde bir siyasi irade ve niyet oluşursa emekli generaller de, eski polis şefleri de yargı önüne çıkarılabilir. Metin Göktepe olayında bu neden olmuyor ve bundan sonra da neden olmasın? Biz bu soruyu yıllardır soruyoruz ve tatmin edici bir yanıt alamadığımız sürece de sormaya devam edeceğiz.
Metin Göktepe***8217;nin katledilişinin sonrasında dönemin İstanbul Emniyet Müdürü ve İstanbul Emniyet Müdür Yardımcısı Kemal Bayrak hakkında yaşanan gelişmeleri ve olayı araştıran mülkiye müfettişlerinin söylediklerini bu bağlamda bir kez daha hatırlatalım.

Çiller, Taşanlar***8217;a kol kanat gerdi
Konuyu araştırmak için görevlendirilen Polis Müfettişi Yaşar Gökışık ile Mülkiye Müfettişi Şükrü Ender ve Cengiz Akın hazırladıkları raporu 24.1.1996 tarihinde dönemin İçişleri Bakanı Teoman Ünüsan***8217;a gönderdi. Raporda, 07.1.1996 tarihinde Alibeyköy***8217;de düzenlenen cenaze törenine katılanlar hakkında gözaltı talimatı çıkaran Taşanlar ile yardımcısı Bayrak hakkında ***8220;yasal olmayan toplu gözaltı ve gözaltında Göktepe***8217;nin ölümüne varan muameledeki sorumluluklarından***8221; dolayı disiplin ve ceza soruşturması açılması için izin talebinde bulundular. Bakan Ünüsan ile dönemin Başbakanı Tansu Çiller, aynı gün bu rapor hakkında görüşmek üzere bir araya geldiler. Bakan Ünüsan bu görüşmede belirlenen ortak tavır uyarınca, Taşanlar ve Bayrak hakkında soruşturma açılması talebini reddetti ve Çiller***8217;in konuyla ilgili ayrıntılı açıklama yapacağını bildirdi. Çiller ise, 26 Ocak 1996 günü yaptığı açıklamada, ***8220;Bireysel olayları bütün polis grubuyla hemen özdeşleştirmemek lazım***8221; dedi.
Bunun ardından çalışmalarına 28.03.1996 günü başlayan TBMM Metin Göktepe Cinayetini Araştırma Komisyonu, Bakan Ünüsan***8217;a, müfettişlerin Taşanlar ve Bayrak hakkındaki ceza soruşturması açılması talebinin neden reddedildiğini sordu.
Komisyon raporunun ilgili bölümünde şöyle dendi: ***8220;İstanbul Emniyet Müdürü ve İl Emniyet Müdür Yardımcısı için soruşturma izni verilmeyişinin sebebi Komisyon Başkanlığı***8217;nca İçişleri Bakanı Teoman Ünüsan***8217;dan yazı ile sorulmuş, alınan cevapta, İstanbul Emniyet Müdürlüğünün 8 Ocak 1996 günü çıkabilecek olaylar hakkında önceden isabetli kararlar alarak ikinci bir Gaziosmanpaşa olayının meydana gelmesini önlediği...***8221;
Müfettişler yargılanmaları için ısrar etti
Ancak müfettişler, TBMM Göktepe Komisyonu tutanaklarında Taşanlar ve yardımcısının cezalandırılması konusunda da ısrarlı davrandılar. Tutanaklardaki ilgili bölüm aynen şöyle:
***8220;Cengiz Akın (Mülkiye Müfettişi): Bu yazılı emir -gözaltı emri- dolayısıyla biz Taşanlar ve Bayrak hakkında da soruşturma izni istedik. Ancak İçişleri Bakanlığı bu izni vermedi.
Yaşar Okuyan (ANAP): Siz bu iki kişi hakkında da soruşturma izni istediğinize göre, elinizde bunlarla ilgili karine var mıydı?
Cengiz Akın: Tabii vardı. Yani biz suçlu gördük ki, soruşturma izni istedik. Soruşturma, inceleme aşamasında biz bir kişiyi artık suçlu olduğuna inanıyoruz ki, soruşturma izni istiyoruz.
Başkan: Neden bu kanıya vardınız, bu iki emniyetçi için?
Cengiz Akın: İşte, şu duyum alındığı için. Herkesi gözaltına alın, diye talimat verilmiş.Yazılı talimat. Yürürlükteki yasalarda bu yok.***8221;
Bize gözdağı mı
vermek istiyor
Polis Müfettişi Yaşar Gökışık***8217;ın Meclis tutanaklarında yer alan şu ifadeleri de, üst düzey yetkililer hakkındaki ***8216;delil***8217;lerin karartılması gerçeğine işaret etmesi bakımından oldukça çarpıcı ve önemli: ***8220;Zaten, Orhan Taşanlar, bu Metin Göktepe olayını kendi başına araştırmak istedi. O günlerde düşündük, acaba bize gözdağı mı vermek istiyor, kendiliğinden bir iş mi yapacak diye.***8221; Gökışık***8217;ın Meclis tutanaklarındaki ifadeleri bununla da sınırlı değil: ***8220;Yaşar Gökışık devamla; İçişleri Bakanlığı***8217;nın önce bu olayda kendisini görevlendirdiğini, görev emrini alınca ilk önce Emniyet Müdürü Taşanlar***8217;dan yazı ile görev listesini istediğini, daha sonra İçişleri Bakanlığı***8217;ndan iki müfettiş daha görevlendirilerek olaya el koyduklarını, emniyet müdürüne kendilerine verebileceği bir belge olup olmadığını sorduklarında, olayla ilgili hiçbir bilgi ve belgesinin olmadığını bildirdiğini, daha sonra Taşanlar***8217;ın olayı kendi açısından soruşturmak üzere bir şubeye yetki verdiğini tesadüfen öğrendiklerini...***8221;

***8216;İki kişi üstlensin,yurtdışına firar etsin***8217;
Danıştay 2. Dairesi***8217;nin yargılanmamasına karar verdiği dönemin İstanbul Emniyet Müdürü Taşanlar***8217;ın Göktepe olayındaki ***8216;marifetleri***8217; bunlarla da sınırlı değil. Yine Meclis Komisyon Raporu***8217;nun şu bölümü Taşanlar***8217;ın başka marifetlerine de işaret ediyor: ***8220;Polis Memuru Metin Kuşat 5.5.1996 tarihinde yapılan görüşmede; Emniyet Müdürlüğü***8217;nde sözleşmeli çalışan İlhami Yelekçi isimli avukatın yanlarına geldiğini ve kendisinin Orhan Taşanlar***8217;ın yanından geldiğini söylediğini, hatta 2-3 kişinin bu olayı üstlenip, yurtdışına firar etmesini, diğerlerinin de bu şekilde kurtarılabileceğini, bu sebeple olayı üstlenen arkadaşlara da yardımda bulunmalarının iyi olacağının söylendiğini...***8221; Sanık polislerden Fikret Kayacan da Komisyon***8217;da benzer ifade veriyor. Onun ifadesi de şöyle: ***8220;İlhami Yelekçi isimli avukatın kendilerine ***8216;3-4 kişi bu olayı kabul edin, diğer arkadaşlarınız kurtulsun***8217; şeklinde beyanda bulunduğunu...***8221;
Tüm bu sürecin sonunda, Danıştay 2. Dairesi, İstanbul eski Emniyet Müdürü Orhan Taşanlar***8217;ın, Evrensel Gazetesi Muhabiri Metin Göktepe***8217;nin dövülerek öldürülmesine ilişkin ***8220;adli soruşturmayı yanlış yola sevk eden ve failleri gizlemeye ve delilleri yok etmeye yönelik basın açıklamaları yaptığı***8221; yolundaki suçlamalardan yargılanması talebini reddetti. Yüksek Mahkeme, İstanbul eski Emniyet Müdür Yardımcısı Kemal Bayrak hakkında yargılanma kararını da bozdu.
Metin Göktepe davası, Türkiye***8217;de başından sonuna kadar kitlesel bir biçimde takip edilen örnek bir dava olarak hala akıllardadır. Bu olay, Türkiye***8217;de gazeteciler arasındaki dayanışma duygusunu da geliştirdi. Göktepe davasını sıkı bir biçimde takip eden gazeteciler, bu dönemin sıcaklığının sürdüğü yıllarda hakları için de en çok hareketlendikleri bir dönemi yaşadılar.
O yıllarda henüz üniversiteye hazırlanan gençler arasında, Metin Göktepe olayından ve Metin için söylenenlerden, anlatılanlardan etkilenerek tercihlerinin ilk sıralarına iletişim fakültelerinin gazetecilik bölümlerini yazanlar oldu. Ve onların bir kısmıyla da yıllar sonra Evrensel***8217;de birlikte çalışma mutluluğunu yaşadık. Yani bu süreç aynı zamanda yeni Metin Göktepe***8217;lerin ortaya çıktığı ve aramıza katıldığı bir süreç oldu. Başlı başına bu bile, Orhan Taşanlar ve onun emriyle hareket ederek Metin Göktepe***8217;yi katledenlerin amaçlarına ulaşamadıklarının bir başka kanıtıdır.
Orhan Taşanlar ile yardımcı Kemal Bayrak, çoktan vicdanlar da mahkum edildiler. Ama biz yine de Orhan Taşanlar ve yardımcısı Kemal Bayrak***8217;ı bu olaydaki sorumlulukları nedeniyle yargılayabilecek adaleti arıyoruz ve aramaya da devam edeceğiz. Elbette, böyle bir adaletin ancak mücadeleyle kazanılabileceğini de bilerek...

Günlük Evrensel Gazetesi

__________________
Haram olsun
gerilla yüreğimi alıp elime
mavzerlerime sürüp yağlı kurşunları
ölüp dirilip binlerce kez
öpmezsem alnını ölümün
haram olsun
on sekiz yaş gençliğime.

Yılmaz Yeşildağ
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Tags
metin'den, önce, sonra

Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
You may not post new threads
You may not post replies
You may not post attachments
You may not edit your posts

BB code is Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık



Bütün zaman ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu anki saat: 23:14 .