Nüve Forum

Nüve Forum > akademik > Veterinerlik Fakültesi > Antifriz Proteinler-Antifreeze Proteins

Veterinerlik Fakültesi hakkinda Antifriz Proteinler-Antifreeze Proteins ile ilgili bilgiler


Özet: İlk kez Antartik sularda yaşayan Notothenioid'lerde varlığı gösterilen Antifriz proteinler (AFGP ve AFP) her biri üç amino asitlik bir peptid zincirinin üçüncü amino asidine kovalan bağlarla bağlanmış bir disakkarit

Veterinerlik Fakültesi Anatomi, Histoloji, Embriyoloji, Fizyoloji, Biyokimya, Mikrobiyoloji, Parazitoloji, Patoloji, Farmakoloji ve Toksikoloji, İç Hastalıklar, Cerrahi, Doğum ve Jinekoloji, Veteriner Hekimliği, Hastalıklar ve Klinikler Bilimler , Zootekni ve Hayvan Besleme, Döllenme ve Suni Tohumlama, Besin Hijyeni ve Teknolojisi dersleri, Zootekni, Hayvan Besleme ve Besleme Hastalıkları dersleri okutulur

Like Tree3Likes
  • 1 Post By Ayça Şallı
  • 1 Post By Ayça Şallı
  • 1 Post By Ayça Şallı

Cevapla

 

LinkBack Seçenekler Stil
  #1  
Alt 06.10.09, 07:35
Ayça Şallı - ait kullanıcı resmi (Avatar)
Yaratıcı
 
Üyelik tarihi: Dec 2006
İletiler: 1.393
Ayça Şallı için ne kadar gurur duyulsa azdır.Ayça Şallı için ne kadar gurur duyulsa azdır.Ayça Şallı için ne kadar gurur duyulsa azdır.Ayça Şallı için ne kadar gurur duyulsa azdır.Ayça Şallı için ne kadar gurur duyulsa azdır.Ayça Şallı için ne kadar gurur duyulsa azdır.Ayça Şallı için ne kadar gurur duyulsa azdır.Ayça Şallı için ne kadar gurur duyulsa azdır.Ayça Şallı için ne kadar gurur duyulsa azdır.Ayça Şallı için ne kadar gurur duyulsa azdır.Ayça Şallı için ne kadar gurur duyulsa azdır.
Standart Antifriz Proteinler-Antifreeze Proteins

Özet: İlk kez Antartik sularda yaşayan Notothenioid'lerde varlığı gösterilen Antifriz proteinler (AFGP ve AFP) her biri üç amino asitlik bir peptid zincirinin üçüncü amino asidine kovalan bağlarla bağlanmış bir disakkarit molekülünden oluşan birimlerin (alanin-alanin-threonin-galaktozil-N-asetilgalaktozamin)n tekrarlanması ile meydana gelen bir glikopeptid yapıdadır. Bu glikopeptidler balığın derisinden vücuda giren ufacık buz kristallerine hidroksil grupları (-OH), diğer polar grupları ve amino asit zincirlerindeki karbonil (=C=O) grupları ile tutunup, kristallerin büyümesini önleyerek canlıyı donmaya karşı korumaktadır. Antifriz proteinlerin tripsinojen genin birtakım çoğalmaları sonucunda oluştuğu ve karaciğer ve deri kaynaklı olabileceği, antifriz protein aile¬sinin bitki ve böcek tipine ek olarak 5 tip proteini kapsadığı saptanmıştır. Günümüzde bu proteinler tıp, gıda ve endüstri alanlarında etkin biçimde kullanılmaktadır.
Antifreeze Proteins.jpg
Summary: Antifreeze proteins first found in the Notothenioid in Antartic ocean. The protein consist of a repeated glycopeptide, Ala-Ala-Thr-galactosyl-N-acetyl galactosamine. These glycopeptides made bond with hydroxyl (-OH) and carbonyl (=C=O) groups to the ice crystal to prevent freezing. While ice crystal was entering the skin antifreeze proteins bind to ice crystal, by this way crystal growth can be stopped. Evolution of antifreeze glycoprotein gene from a trypsinogen gene and origin from skin or liver. Antifreeze proteins family has 5 type of protein, plant and insect form. Nowadays antifreeze proteins are common used in foods, medical and industrial area.

Makale yazarları
Gizem Işıl BEKTAŞ1, Arif ALTINTAŞ2
1 T.K.B. Merkez Veteriner Kontrol ve Araştırma Enstitüsü, Etlik, Ankara-Türkiye; 2 Prof. Dr. Ankara Üniversitesi Veteriner Fakültesi Biyokimya AD, 06110-Ankara-Türkiye
__________________

Güzel Sanatlar Fakültesi/Lisesi Yetenek Sınavlarına Hazırlık Kursu
Resim Yağlı Boya Hobi Kursu
Hızlı ve Etkili Okuma Kursu
Çocuklar için Hızlı Okuma Kursu
Çocuklar için Resim Kursu
Diksiyon Kursu
Nefes Teknikleri Kursu
Kişisel Gelişim Kursları
Alıntı ile Cevapla
  #2  
Alt 06.10.09, 07:37
Ayça Şallı - ait kullanıcı resmi (Avatar)
Yaratıcı
 
Üyelik tarihi: Dec 2006
İletiler: 1.393
Ayça Şallı için ne kadar gurur duyulsa azdır.Ayça Şallı için ne kadar gurur duyulsa azdır.Ayça Şallı için ne kadar gurur duyulsa azdır.Ayça Şallı için ne kadar gurur duyulsa azdır.Ayça Şallı için ne kadar gurur duyulsa azdır.Ayça Şallı için ne kadar gurur duyulsa azdır.Ayça Şallı için ne kadar gurur duyulsa azdır.Ayça Şallı için ne kadar gurur duyulsa azdır.Ayça Şallı için ne kadar gurur duyulsa azdır.Ayça Şallı için ne kadar gurur duyulsa azdır.Ayça Şallı için ne kadar gurur duyulsa azdır.
Standart Antifriz Proteinler-Antifreeze Proteins

Giriş
Dünya üzerindeki pek çok organizma toplulu¬ğu, değişen ekolojik koşullara başarıyla adapte ol¬malarını sağlayan değişimler göstermiştir. Bu deği¬şimler, yaşanan ortamın fiziksel ve kimyasal koşul¬larına bağlı olduğu gibi göç, üreme davranışları ve beslenme alışkanlıkları gibi farklı biyolojik faktör¬lerin etkisinde kalır. Kazanılan bu adaptasyonlardan güncel gelişime en iyi örnek buzullarda yaşayan ba¬lıklardır. Antartik Okyanusu soğuyup buzullarla kaplandığında balık türlerinin çoğu yok olmuştur. Buna karşın, bir alt takıma (Notothenioidei) ait ba¬lıklar güçlüklerin üstesinden gelebilmişlerdir. Bu¬zullarda yaşamaya adapte olmuş bu balıkların soğuk okyanuslarda başarıyla yaşamlarını sürdürebilmele¬rinin sebebi glikoprotein yapıda antifriz moleküller (AFGP) salgılamalarıdır.
Antartika sularındaki buz, balıklar için ciddi tehlikedir. Çünkü balığın solungaçlarından ve deri¬sinden kolayca sızabilmektedir. Soğukkanlı hayvan¬lar olan ve temelde çevreleriyle aynı ısıya sahip olan balıklar, kanları dengedeki donma noktasının 1°C altına kadar soğuduğunda bile yaşamlarını sür¬dürebilirler; bu buz kristallerinin oluştuğu ısıdır. Ancak balıkların aşırı soğumaya dayanabilmeleri ve vücut sıvılarının akıcılığını korumaları bedenlerine buz girmediği sürece mümkün olmaktadır. Isısı dengedeki donma noktasının 0,1°C altına düşmüş balığın çevresindeki buz, balığın derisinden içeri hızla sızarak vücut sıvılarını dondurur. Çoğu tropik ve ılıman iklim balıkları, çevrelerindeki suda buz olduğu takdirde vücut ısısı -0,8°C civarına düştü¬ğünde donarlar. Fakat Antartika Notothenioidlerinin donması için ısının -2,2°C'ye düşmesi gerekir (Eastman ve DeVries, 1986).
Antartik balıkların düşen donma noktasını den¬gelemeleri ve hayatta kalabilmeleri, vücut sıvıların¬da bulunan sekiz antifriz molekülü ile mümkün ol¬muştur. Bu moleküller takımı idrar ve göz sıvıları dışındaki vücut sıvılarında ve hücre stoplazmasında bulunur (Eastman ve DeVries, 1986).
Antifriz glikoprotein (AFGP) ilk kez Antartika'da yaşayan bir balık türü olan Notothenioid'lerde bulunmuştur (Crevel ve ark, 2002). Antifriz moleküllerinin varlığı daha sonra Nototheniidae, Artedidraconidae, Batydracanydae, Channichthyidae, Muraenolepididae, Liparididae, Zoarcidae ve Myctophydae ailelerine ait toplam 37 türde tespit edilmiştir (Sidell, 2000).
Antifriz proteinler günümüzde tıp, gıda ve en¬düstri alanlarında kullanılmaya başlanmış ve önemli bir hale gelmiştir. Bu nedenle derlemede, antifriz proteinlerin bazı özellikleri ile ilgili bilgi verilmesi ve tanıtılması amaçlanmıştır.
Antifriz proteinlerin yapısı ve görevleri
Antifriz molekülleri glikopeptid yapıdadır (alanin-alanin-threonin-galaktozil-N-asetil galaktozamin)n. Her biri üç amino asitlik bir peptid zincirinin üçüncü amino asidine kovalan bağlarla bağlanmış bir disakkarit molekülünden oluşan bi¬rimlerin tekrarlanmasıyla meydana gelir (Crevel ve ark., 2002) (Şekil 1).
Glikopeptidler olarak bilinen bu antifriz mole¬külleri kendini tekrarlayan alt birimlerden oluşur ve molekül ağırlıklarına göre numaralandırılır: En ağırı 33 700 daltonluk molekül olup No.1; en hafifi ise 2 600 daltonluk molekül olup No 8 olarak numarala¬nır. Bir'den beş'e kadar olan glikopeptidlerde tek¬rarlanan amino asit dizisi alanin-alanin-threonin'dir. Altı-sekiz no'lu glikopeptidlerde ise alaninlerin ba¬zıları prolin ile yer değiştirmiştir (Crevel ve ark,
2002).
Bileşiklerin molekül ağırlıkları arttıkça, antifriz etkileri de artar ve görünürde sekiz molekül de iş¬levlerini benzer şekilde yürütür (Sidell, 2000).
Notothenioid antifrizlerinin sıvının donma nok¬tasını nasıl düşürdüğünü anlayabilmek için, bunların etkinlik biçimlerini vücut sıvılarında çözünmüş gli¬koz ve sodyum klorür gibi daha tipik maddelerin et¬kinlikleriyle karşılaştırmak gerekir. Çoğu çözeltile¬rin donma noktası, bu çözeltinin bağlaşık özellikle¬rine, yani içindeki çözünmüş parçacıkların sayısına bağlıdır. Ne kadar çok parçacık varsa, su molekülle¬rinin kümeleşerek buz kristali oluşturma olasılığı o denli azdır. Sodyum klorür, su içerisinde sodyum ve klorür iyonlarına ayrıştığı için, sodyum klorürün suyun donma noktasını düşürücü etkisi, tek başına parçacık etkisinin yaratabileceğinden 200-300 kat daha fazladır (DeVries ve ark, 1970).
Glikopeptid antifrizlerin ufacık buz kristalleri¬ne tutunup, onların büyümelerini engellemek sure¬tiyle Antartik balıklarını donmaya karşı koruduğu gösterilmiştir. Buzun yüzeyine tutunmuş glikopeptidler kristal büyümesini engeller. Bir buz kristali çevresindeki sıvının içindeki su molekülle¬rinin kristalin yatay düzlemine basamaklar halinde eklenmesiyle büyümektedir. Fakat, glikopeptid an-tifrizleriyle karşılaşan basamaklar eğilmektedir (Şe¬kil 2). Bu durum, çevredeki sıvının sıcaklığı düş¬mediği sürece kristallerin büyümesini durdurur (Eastman ve DeVries, 1986).
Notothenioid'ler buz içermeyen su içine konul¬duklarında, ısıları -6°C'ye düşene kadar donmamak¬tadır. Vücut içine dışarıdan buz sızmadığı sürece içeride buz kristalleri oluşmamaktadır. Notothenioid'lerin soğuğa karsı dayanabilme yete¬neklerine yönelik asıl tehlike dışarıdaki buzdur ve antifriz proteinlerin asıl rolü de buzun deriden içeri sızmasını önlemektir. Pulları alınmış derinin iç yü¬zeyi antifriz molekülleri içeren tuz çözeltisine batı¬rıldığında, deri dışardan buz girmesini önleyen bir engel olarak iş görmektedir; suya antifriz molekül¬leri eklenmemişse buz kristalleri deriden kolayca sızmaktadır (Eastman ve DeVries, 1986).
Antifriz moleküllerinin buza nasıl bağlandığı tam olarak bilinmemekle beraber antifrizlerin hid¬roksil grupları (-OH) ve diğer polar grupları amino asit zincirlerindeki karbonil (=CO-) grupları ile bu¬za bağlandığı tahmin edilmektedir (Eastman ve DeVries, 1986).
Antifriz glikoproteinler (AFGP) ilk kez Antartik Notothenioid'lerde bulunmuştur. Bu antartik balıklarda farklı görevlere sahip iki gen bu¬lunmaktadır. Birincisi pankreasta üretilen bir enzim olan tripsinojen için ikincisi ise balıkları donmaya
karşı koruyan antifriz glikoprotein içindir. Antifriz genin, triposinojen genden bir takım gen çoğalması (duplikasyonları) sonucunda oluştuğu kabul edil¬mektedir (Şekil 2). Bu gen çoğalması; çıkarma (deletion), ekleme (insertion), çoğalma (duplication), ve ardışık küçük parçalara uzama (amplification) ve geçiş mutasyonlarından oluşmak¬tadır (Chen L, 1997).
flounder) yapılan bir çalışmada (Fletcher ve ark, 2001), deri cDNA'sını inceleme sırasında iki tip an¬tifriz proteinin var olduğu görülmüştür (deri for-mu=wfsAFP ve karaciğer formu=wflAFP). Karaci¬ğer AFP cDNA klonlamasında, karaciğer mRNA'sında preprotein olarak kodlanır. Balıklarda; Ekim ayında karaciğerde AFP mRNA'nın artış gös¬termeye başladığı, yaklaşık bir ay içerisinde de plazma AFP değerinde artış görüldüğü ve bu mikta¬rın Mart, Nisan aylarında düşmeye başladığı göste¬rilmiştir (Fletcher ve ark, 2001). Kış aylarında kara¬ciğerdeki AFP mRNA ve plazma AFP değerleri pik yapmaktadır. Antartik kemikli balıklarda, büyüme hormonunun (GH) hipofiz bezinden salınımı ve insülin benzeri büyüme faktörünün (IGF-1) sentezi karaciğer tarafından yapılmaktadır. Büyüme hor¬monu AFP genin transkripsiyonunu baskı altında tu¬tarak, bütün sene boyunca plazma AFP seviyesini düzenlemektedir (Tablo 1).
Deri formu AFP'nin karaciğer formu AFP'den farkı pre- ve pro- yapıların eksik olmasıdır. Deri AFP'nin pre yapısının eksikliği proteinin intraselüler olarak çalıştığını göstermektedir (Tablo 1) (Fletcher ve ark, 2001).
Antifriz proteinlerin tümünün donmayı değil de buz kristallerinin oluşumunu engellediğinin anla¬şılması üzerine görevlerinin daha doğru ifade edil¬mesi gereği hissedilmiş ve antifriz proteinler ile otomotiv sektöründe kullanılan antifriz (etilen gli¬kol) arasındaki farkın daha iyi anlaşılmasının sağ¬lanması için adının "Buz Şekillendirici Protein" (ISP, Ice Structuring Protein) olarak yeniden adlan¬dırılmasının daha doğru olacağı önerilmektedir
(Clarke ve ark, 2002).
__________________

Güzel Sanatlar Fakültesi/Lisesi Yetenek Sınavlarına Hazırlık Kursu
Resim Yağlı Boya Hobi Kursu
Hızlı ve Etkili Okuma Kursu
Çocuklar için Hızlı Okuma Kursu
Çocuklar için Resim Kursu
Diksiyon Kursu
Nefes Teknikleri Kursu
Kişisel Gelişim Kursları
Alıntı ile Cevapla
  #3  
Alt 06.10.09, 07:41
Ayça Şallı - ait kullanıcı resmi (Avatar)
Yaratıcı
 
Üyelik tarihi: Dec 2006
İletiler: 1.393
Ayça Şallı için ne kadar gurur duyulsa azdır.Ayça Şallı için ne kadar gurur duyulsa azdır.Ayça Şallı için ne kadar gurur duyulsa azdır.Ayça Şallı için ne kadar gurur duyulsa azdır.Ayça Şallı için ne kadar gurur duyulsa azdır.Ayça Şallı için ne kadar gurur duyulsa azdır.Ayça Şallı için ne kadar gurur duyulsa azdır.Ayça Şallı için ne kadar gurur duyulsa azdır.Ayça Şallı için ne kadar gurur duyulsa azdır.Ayça Şallı için ne kadar gurur duyulsa azdır.Ayça Şallı için ne kadar gurur duyulsa azdır.
Standart Antifriz Proteinler-Antifreeze Proteins

Antifriz protein türleri
Antifriz proteinleri birçok organizmayı donma etkisine karşı korumaktadır. Bu proteinler balıklarda olduğu gibi bazı bakteri, bitki ve böcek türlerinde de bulunmaktadır. Günümüzde beş tip balık antifriz proteini bilinmektedir (Tablo 2). Antifriz
glikoprotein (AFGP) ve Tip 1 AFP, Tip 2 AFP, Tip
3 AFP, Tip 4 AFP. Bu proteinlerin yapısal değişik¬liklerine rağmen, görevleri ve buz kristaline bağ¬lanma özellikleri benzerdir (Fletcher ve ark, 1999).
Tip 1 Antifriz protein: Tip 1 AFP'leri, kış köpekdili (kemikli balıklar takımının yan yüzergil-ler ailesinden) ve kısaboynuzlu Sculpin'lerde bu¬lunmaktadır. İlk kez bu balıklarda AFP'nin üç bo¬yutlu yapısı açıklanmıştır (Duman ve DeVries,
1976).
Tip 1 AFP'in birincil yapısı kararlı sarmal ya¬pıdadır. Alanin'ce zengin birbirini tekrarlayan top¬lam 11 aminoasitten oluşmuştur. İkincil yapı, basit, uzun, amfipatik alfa sarmaldır (Şekil 3). Yaklaşık 3.3-4.5 kDa molekül ağırlığındadır. Üçüncül yapı¬nın tamamı sarmaldır. Tip 1 AFP'nin üç boyutlu yapısında üç adet yüz (hidrofobik, hidrofilik ve Thr-
Asx) bulunmaktadır (Şekil 4) (Duman ve DeVries, 1976)
Tip 1 hiperaktif AFP bazı Sağgözlü Derepisisi'nde (kemikli balık yan yüzergiller ailesi) bulunmaktadır. Yaklaşık 32 kDa ağırlığındadır (17kDa'luk iki monomer, bir dimerik molekül). Bu AFP donma ısısı düşük sularda bulunan balıklarda oldukça çok bulunmaktadır (Scotter, 2006). Tip 1 Antifriz proteinin buza tutunmasında hidrojen bağ¬larının büyük rol oynadığı, buza bağlanmada ısıyla ilgili en büyük yardımı da protein ile buz arasındaki Van der Waals etkisinin oluşturduğu düşünülmek¬tedir (Sicheri ve Yang, 1995).
Tip 2 Antifriz protein: Deniz Aslanı'nda, Çamuka'da ve Ringa Balığı'nda bulunmakta olup yapısı tam olarak bilinmemektedir. Sistin'ce zengin bir globuler protein olup beş disülfid bağı içermek¬tedir (Ng ve Hew, 1992). Molekül ağırlığı 11,000-24,000 Da olup ikincil yapısı Tabaka yapıdan zen¬gindir.
Tip 3 Antifriz protein: Antartik Yılan Balı-ğı'nda bulunan Tip 3 AFP'in molekül ağırlığı yak¬laşık 6 kDa'dur. Buza bağlanma yüzeyinde göster¬diği hidrofob özelliği Tip 1 AFP ile aynıdır (Crevel ve ark, 2002). Tip 3 AFP'in birincil yapısı genel an¬tifriz proteini yapısındadır. Tip 1 AFP'e benzer özelliktedir. İkincil yapısı -Sandwich modelde olup (Şekil 6), üçüncül yapısı bilinmemektedir (Fletcher ve ark, 1999).
Tip 4 Antifriz protein: Tip 4 AFP Uzun Boy¬nuzlu Sculpin plazmasında tespit edilmiş, alfa sar¬mal yapıda ve glutamat ve gulutaminden zengin bir glikoproteindir (Deng ve ark, 1997). Diğer yapıları tam olarak bilinmemektedir (Fletcher ve ark, 1999).
Böcek antifriz proteini: Hiperaktif (yüksek termal histerez değerlerde) Antifriz protein olarak böceklerde bulunmuş bu protein Tip 5 Antifriz Pro¬tein olarak da adlandırılabilir (Graham, 1997).
Tenebrio ve Dendroides Antifriz Proteinleri diğer böcek ailelerinde bulunmaktadır ve yapıları birbirle¬rine oldukça benzemektedir. Bu Antifriz proteinle¬rin molekül ağırlıkları yaklaşık 8.3-12.5 kDa olup aminoasit dizisi boyunca, en az her altıda bir sistin rezidusü yer alır (Duman, 2001). Kar Piresi'ndeki (Hypogastrura harveyi) AFP'lerin buza bağlanma¬sının diğer AFP'lere göre daha farklı olduğu keşfe¬dilmiştir (Graham ve Davies, 2005). Bütün AFP'ler donma sırasında buza bağlanarak buz kristalinin büyümesini engellemektedir. Bu olay; kın kanatlı böceklerde ve güvede, buza threonin bölgesinden, kar piresinde ise glisin bölgesinden bağlanmak sure¬tiyle gerçekleşmektedir. Glisin, protein yapısındaki esneklik ile ilişkilidir. Kın kanatlılarda (Denroides canadensis, DcAFP) tekrar eden disülfid bağlı 12-rezidü (TCTxSxxCxxAx) halkada Thr-Cys-Thr içe¬ren bir buza bağlanma demeti içerir (Graham ve
Davies, 2005).
Bitki antifriz proteini: AFP'lerin sınıflandı¬rılması Bitki AFP'in keşfi ile daha karmaşık hale gelmiştir (Griffith, 1992). Bitki AFP'leri diğer
AFP'lerden bazı yönlerden farklılık göstermektedir. Bunlar; diğer AFP'lere göre daha zayıf termal histerez (doğa olaylarının gelişmesindeki gecikme) aktiviteye sahiptir. Diğer AFP'lerin fizyolojik göre¬vi buz oluşumunu önlemek iken Bitki AFP'leri tek¬rar kristal oluşumunu engellemektedir. Bitki AFP'lerinin çoğu patogenez ilişkili proteinlerdir. Bazen antifungal aktiviteye de sahip olabilir
(Griffith ve Yaish, 2004). Bitki AFP'in üç boyutlu yapısı, 118-rezidülü -sarmal yapıda 8 halkadan olu¬şan 14-15 aminoasitten ibarettir (Kuiper ve ark, 2001).
Yaşlı karaçayır bitkisinin protein yapısının önemli bölümünü AFP oluşturmaktadır. Şekil 7'de Bitki AFP'in -sarmal yapısı teorik olarak gösteril¬mektedir. Birbirine paralel iki -tabaka bölgesinde sarı renkle gösterilen buza bağlanma alanları bu¬lunmaktadır. Bu protein, aynı hizaya geldiği varsa¬yılan iki prizma yüzeyi arasında (mavi bölge) buzun içeri girmesini önleyen, ara yüzey zamkı gibi görev alır ve tekrar kristalleşmeyi önler (Kuiper ve ark, 2001).
Sonuç ve Öneriler
Antifriz proteinler (alanin-alanin-threonin)n-galaktozil-N-asetil galaktozamin monomerlerinden oluşan polimerler olup buz kristaline bağlanarak kristalin büyümesini engellemek suretiyle canlıları donmaya karşı korurlar. Karaciğer ve deri kaynaklı olan AFP'ler Tıp, Gıda ve Endüstri alanlarında et¬kin biçimde kullanılmaktadırlar. Dokuların dondu¬rularak korunmasında, kışın sert geçtiği bölgelerde¬ki ekinlerin donma noktasının düşürülmesinde, sı¬cak su balıklarının daha serin sularda üretilmesini ve adaptasyonunu sağlamada, dondurulmuş gıdala¬rın raf ömrünü uzatmada, dondurma cerrahisinin (Kriyocerrahi'nin) gelişmesinde, tıpta transplantı veya transfüzyonu yapılacak dokuların daha iyi sak¬lanmasında ve hipotermi tedavisinde olmak üzere farklı alanlarda yararlanılmaktadır. AFP'in buz kris¬tallerinin oluşumunu engellemesi üzerine adının "Buz Şekillendirici Protein" olarak yeniden adlandı¬rılması önerilmektedir.
Eklenmiş Dosya
Dosya tipi: pdf Dergi.C.18.2007.pdf (156,3 KB (Kilobyte), 62x kez indirilmiştir)
__________________

Güzel Sanatlar Fakültesi/Lisesi Yetenek Sınavlarına Hazırlık Kursu
Resim Yağlı Boya Hobi Kursu
Hızlı ve Etkili Okuma Kursu
Çocuklar için Hızlı Okuma Kursu
Çocuklar için Resim Kursu
Diksiyon Kursu
Nefes Teknikleri Kursu
Kişisel Gelişim Kursları
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Tags
antifriz, proteinler-antifreeze, proteins

Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
You may not post new threads
You may not post replies
You may not post attachments
You may not edit your posts

BB code is Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık



Bütün zaman ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu anki saat: 16:46 .