Nüve Forum

Nüve Forum > akademik > Veterinerlik Fakültesi > Hasta Hakları Ve Veteriner Hekimlerin Yasal Ahlâki Sorumlulukları

Veterinerlik Fakültesi hakkinda Hasta Hakları Ve Veteriner Hekimlerin Yasal Ahlâki Sorumlulukları ile ilgili bilgiler


Modern anlamda ilk göze çarpan hayvan hakları hareketi, 19'uncu yüzyıl İngiltere'sinde hayvan deneylerini hedef alan hareketle birlikte doğmuştur. Hayvanların korunmasına ilişkin ilk yasanın 1822 yılında çıkarılmasının ardından, 1875'de ilk anti-viviseksiyonist

Veterinerlik Fakültesi Anatomi, Histoloji, Embriyoloji, Fizyoloji, Biyokimya, Mikrobiyoloji, Parazitoloji, Patoloji, Farmakoloji ve Toksikoloji, İç Hastalıklar, Cerrahi, Doğum ve Jinekoloji, Veteriner Hekimliği, Hastalıklar ve Klinikler Bilimler , Zootekni ve Hayvan Besleme, Döllenme ve Suni Tohumlama, Besin Hijyeni ve Teknolojisi dersleri, Zootekni, Hayvan Besleme ve Besleme Hastalıkları dersleri okutulur

Cevapla

 

LinkBack Seçenekler Stil
  #1  
Alt 20.01.10, 23:54
Ayça Şallı - ait kullanıcı resmi (Avatar)
Yaratıcı
 
Üyelik tarihi: Dec 2006
İletiler: 1.393
Ayça Şallı için ne kadar gurur duyulsa azdır.Ayça Şallı için ne kadar gurur duyulsa azdır.Ayça Şallı için ne kadar gurur duyulsa azdır.Ayça Şallı için ne kadar gurur duyulsa azdır.Ayça Şallı için ne kadar gurur duyulsa azdır.Ayça Şallı için ne kadar gurur duyulsa azdır.Ayça Şallı için ne kadar gurur duyulsa azdır.Ayça Şallı için ne kadar gurur duyulsa azdır.Ayça Şallı için ne kadar gurur duyulsa azdır.Ayça Şallı için ne kadar gurur duyulsa azdır.Ayça Şallı için ne kadar gurur duyulsa azdır.
Standart Hasta Hakları Ve Veteriner Hekimlerin Yasal Ahlâki Sorumlulukları

Modern anlamda ilk göze çarpan hayvan hakları hareketi, 19'uncu yüzyıl İngiltere'sinde hayvan deneylerini hedef alan hareketle birlikte doğmuştur.
Hayvanların korunmasına ilişkin ilk yasanın 1822 yılında çıkarılmasının ardından, 1875'de ilk anti-viviseksiyonist dernek faaliyetlerine başlamış ve 1876'da da hayvan deneyleri ile ilgili ilk müstakil yasa yürürlüğe konmuştur.
hayvan hakları.jpg
Giriş
Hayvanların ahlaksal statüsüne yönelik geleneksel düşüncenin temel kaynaklarını, zaman zaman bilimle de etkileşen din ve felsefe oluşturmuştur. Bu iki kaynağın evrimsel gelişimi içerisinde belirli bir olgunluğa ulaşan ve insanların benzersiz bir biçimde ya da en azından radikal düzeyde üstün oldukları görüşünü büyük ölçüde benimseyen Batı geleneği, Batılı olmayanlara göre hayvanlara karşı daha az saygı duysa da çağdaş hayvan hakları fikrinin ve siyasasının doğuşu yine Batı'da gerçekleşmiştir (5). Modern anlamda ilk göze çarpan hayvan hakları hareketi, 19'uncu yüzyıl İngiltere'sinde hayvan deneylerini hedef alan hareketle birlikte doğmuştur. Hayvanların korunmasına ilişkin ilk yasanın 1822 yılında çıkarılmasının ardından, 1875'de ilk anti-viviseksiyonist dernek faaliyetlerine başlamış ve 1876'da da hayvan deneyleri ile ilgili ilk müstakil yasa yürürlüğe konmuştur (2). Bu gelişmelerin öncülüğünde, özellikle, Anglosakson ülkelerde tetikle-nen hayvan hakları hareketi, 20'nci yüzyılın başlarında ivme kaybetmiş olsa da 1960 ve 1970'lerde Birleşik Krallık, Birleşik Devletler ve diğer birkaç Batılı ülkede esen entelektüel hava, yeni bir 'insancıl' hareketin benimsenmesi için uygun ortamı yaratmıştır. Medeni haklar hareketinin, ırk ve cinsel ayrımcılığa karşı tutumu, diğer türden ayrımcılıkları reddetmek için gereken yolu açmış; bilim alanında, bir zamanlar hüküm sürerek insan ve hayvanların içsel durumlarının tartışılmasını yasaklayan ve hayvanlara şevkat göstermenin bilimsel bir temele oturmasını güçleştiren davranışçılık kuramı - uzun zaman önce gerçekleşmesi gereken - yok oluşuna başlamıştır. Peter Singer'ın 1975 yılında çıkan "Animal Liberation" kitabının da etkisiyle hayvan haklarının felsefe çevrelerinde kendine önemli bir yer edinmesi ve 1976'da Donald Griffin'in "The Question of Animal Awareness" başlıklı kitabının, bilişsel etolojiyi bilimsel bir harekete dönüştürmesi ile hayvan hakları konusu, o güne kadarki en eksiksiz ve en tutarlı modeline kavuşmuştur (5, 8, 12). Hemen ardından, Uluslararası Hayvan Hakları Birliği ve ona bağlı ulusal birlikler tarafından 21-23 Eylül 1977 tarihinde Londra'da gerçekleştirilen üçüncü uluslararası toplantıda imzalanan Hayvan Hakları Evrensel Bildirgesi metni, Paris'te UNESCO Evinde 15 Ekim 1978 tarihinde törenle ilan edilmiştir. Bildirge ile bütün hayvanların, var olma, saygı görme, insanca gözetilme, bakılma, korunma, türüne özgü doğal çevrelerinde, özgürlük içinde ve doğal ömür uzunlukları süresince yaşama - üreme ile çalışan hayvanların güçlerini artırıcı yönde beslenme ve dinlenme haklarına sahip oldukları tüm dünyaya duyurulmuştur. Bugün gelişmiş ve gelişmekte olan hemen bütün ülkelerde yüzlerce derneğin milyonlarca üyesi ile temsil edilen hayvan hakları hareketi, "hayvan refahı", "hayvanları koruma" ya da doğrudan "hayvan hakları" gibi farklı başlıklar altında çıkarılan hukuki düzenlemeler ile yasal güvencesine de kavuşmuştur (2). Türkiye'de ise "hayvanların rahat yaşamalarını ve hayvanlara iyi ve uygun muamele edilmesini temin etmek, hayvanların acı, ıstırap ve eziyet çekmelerine karşı en iyi şekilde korunmalarını, her türlü mağduriyetlerinin önlenmesini sağlamak" amacıyla 2004 yılında yürürlüğe giren 5199 sayılı Hayvanları Koruma Kanunu ve bu Kanunun uygulanabilirliğini gösteren Yönetmeliğin dışında, veteriner hekimliği mevzuatında hayvan hakları konusunu da ilgilendiren bazı hukuk metinleri bulunmaktadır. Bu yazı, geçtiğimiz 4 Ekim Dünya Hayvanları Koruma Gününde yeniden gündeme gelen hayvan hakları ve hayvanları koruma konusuna ilişkin tartışmaların henüz dinmediği bir ortamda, Türkiye'de veteriner hekimlerin, hayvan sahibine, meslektaşlarına ve diğer meslek gruplarının üyelerine yönelik yükümlülüklerini dışlayarak, hastalarına karşı yükümlülüklerine ilişkin hukuki ve ahlâki sorumluluklarını genel bir çerçevede irdelemek ve okurlarla paylaşmak amacıyla kaleme alınmıştır.
Yükümlülük - Sorumluluk
"Yükümlülük" bir emir ya da yasağa uyma zorunluluğunun kişiye yüklenmesidir. Öznel olarak birey bu işi "ödev" saymasa da birey üstü otorite kişiyi buna uymaya zorlar. Yani kuramsal olarak yükümlülüğe uymak, onu yükleyen otorite tarafından ödev olarak kabul edilir. Bütün mevzuat ve geçerli ahlak kuralları hatta bir çok etiket kural böyledir (1). Bir kişinin ya da grubun başka kişiye, insan grubuna ya da insanlarla ilişkisinden dolayı şeylere karşı duyduğu ahlâki bir duygu olarak tanımlanan "sorumluluk" ise ancak, kişilere ya da kişilerden oluşan gruplara yüklenebilir. Sorumlulukla ilgili temel soru kimin, nereye kadar bir şeyi yapmaktan ya da yapmamaktan sorumlu tutulabileceğidir. Sorumluluk, hukuksal açıdan ilgili mevzuat çerçevesinde saptanabilir. Ancak söz konusu olan, hukuksal sorumlulukların da temelini oluşturan ahlâki ya da etik sorumluluklar ise bu durumda saptama oldukça güçleşir. Bugün "sorumluluk nedir?" ya da "insan nelerden sorumludur?" sorularına "yapabileceklerinden" biçiminde yanıt verilebilir. Bir hekim, elinde olmayan şeylerden sorumlu tutulamaz ama "neler elinde değildir"in vakalar özelinde sorgulamasının yanıtını vermek her zaman için kolay değildir - yine de pek çok durumda yanıtları bulabilmek olasıdır (10).
Mesleki Uygulamalar ve Hayvan Hakları
Veteriner hekimliği uygulamaları - doğrudan ya da dolaylı olarak hayvan hakları ile ilişkili olduğundan - hem hukuk sisteminin hayvan haklarına yönelik normlarına uygunluk göstermek hem de etik kuralların eşliğinde bu hakları gözetmek zorundadır. Daha açık bir ifade ile veteriner hekimler, hayvan hakları konusunda hukuksal ve ahlâki bazı yükümlülükler ile donatılmışlardır. Bununla birlikte, veteriner hekimliği etiğinin kuralları ile hukuksal sorumluluk normları genel olarak birbirleri ile örtüşen ya da birbirlerini tamamlayan nitelikte olsalar da, bazı konularda birbirlerinden açıkça ayrılmaktadırlar (3). Etik açıdan meslek kuralına aykırı bir davranış, her zaman hukukun koruduğu bir yararın zedelenmesini gerektirmez, dolayısıyla, her etik normun ihlali, mutlak olarak hukuksal yaptırımla sonuçlanmayabilir. Diğer yandan, hukuki açıdan yasak olan kimi davranışlar, meslek etiği çerçevesinde kabul görebilir, hatta desteklenebilir (9).
"Günümüz tıp etiğini, geleneksel tıp etiğinden ayıran en dikkate değer uygulamalardan biri ***8220;hasta özerkliğine saygı***8221; ilkesinin benimsenmiş olmasıdır. Hekimin, hastasının özerkliğine saygı göstermesinin en belirgin göstergelerinden biri ise aydınlatılmış onamın alınmasıdır."
Veteriner hekimliği mevzuatında, veteriner hekimlerin öncelikli görevleri arasında gösterilen "hayvanların muayene ve tedavisini yapmak", "hayvan refahı kurallarına uymak", " hastalıkları önlemek, bilimsel gerekleri yerine getirmek ve hastaları iyileştirmeye çalışarak hayvanların yaşamını ve sağlığını korumak" gibi esaslar, hayvan hakları açısından doğrudan var olma ve sağlıklı yaşama hakları ile iliş-kilendirilebilecek yükümlülükler olarak göze çarpmaktadır. Bu yükümlülükler, yine bu mevzuatta yer alan, veteriner hekimlerin insanlara, hayvan-hasta sahiplerine, meslektaşlarına, öteki meslek gruplarının üyelerine ve topluma yönelik tartışmasız ve zorlayıcı niteliğe sahip diğer yükümlülükleri ile uygulamada zaman zaman hayvan haklarını zedeleyecek düzeyde çatışabilir; hatta hekimi hukuksal sorumlulukla yüzleşmek zorunda bırakabilir (3).
Hukuksal sorumluluktan söz edebilmek için, ihlalin varlığı yanında hekimin belirli bir derecede "kusurlu" olması ve hekimin kusurlu davranışı ile zararlı sonuç arasında nedensellik bağı bulunması gibi koşullar aranmaktadır (4). Hekimin, kasten kusurlu davranışları ya da taksirli eylemleri, örneğin, hastayı kasıtlı olarak öldürmek ya da sağlığını bozmak, dikkatsizlik, bilgisizlik, deneyimsizlik, ihmal ya da beceri eksikliği nedeniyle hastanın yaşama ya da sağlıklı olma hakkına zarar vermek veya meslek mevzuatına aykırı hareket etmek ceza hukuku yönünden sorumluluk getirir (6, 11). Diğer yandan, söz konusu kusurlar, etik açıdan "yararlılık" ve "zarar vermeme" ilkelerinin de genel olarak ihlali anlamına geleceğinden, hekim, ahlâki sorumluluğu ile yüzleşmek zorunda kalabilir. Belki de bu nedenle, hem Türk Veteriner Hekimleri Birliği Hizmetlerinin Yürütülmesine Ilişkin Uygulama Yönetmeliğinin özellikle Deontoloji başlığı taşıyan bölümünde hem de Veteriner Hekimlik Meslek Etiği Kurallarında , veteriner hekim, uygulayacağı bilimsel yöntemin ve tedavinin seçiminde serbest bırakılmış olsa da kusurlu davranışların önüne geçilmesinde işlevsel bulunan bir takım yükümlülüklere de bir zorunluluk olarak yer verildiği görülmektedir. Örneğin veteriner hekim tedavide en emin yolu izlemeli, önceden denenmiş, yarar sağlamayacağı anlaşılmış ya da bilimsel olmayan yöntemleri uygulamaktan sakınmalı, zorunlu durumlar dışında özel bilgi ve beceri gerektiren bir girişimde bulunmamalıdır.
Günümüz tıp etiğini, geleneksel tıp eti-ğinden ayıran en dikkate değer uygulamalardan biri "hasta özerkliğine saygı" ilkesinin benimsenmiş olmasıdır. Hekimin, hastasının özerkliğine saygı göstermesinin en belirgin göstergelerinden biri ise aydınlatılmış onamın alınmasıdır. "Karar verme yeterliğine sahip olan hastanın, kendisine uygulanacak tanı ve tedavi yöntemlerini içeren tüm seçenekler ile bunların olası olumlu ve olumsuz sonuçları hakkında bilgilendikten sonra gerçekleştirilecek müdahaleyi anlayarak kabul etmesi", beşeri hekimlik uygulamalarının hukuka uygunluğunun değerlendirilmesinde kritik önem taşır (7). Bir hasta hakkı olan ve aynı zamanda hekimi de kimi sorumluluklardan koruyan aydınlatılmış onam, veteriner hekimliği uygulamalarında hayvan sahibi tarafından verilir. Bu durum, ilk bakışta sorunsuz görünse de hayvan sahibi, hayvanı için her zaman en doğru kararı bilerek ya da bilmeyerek vermeyebilir. Örneğin hastanın, ona yardım edilmesindeki çıkarı, faturayı ödeyen müşterinin çıkarları ile uyuşmayabilir ya da hayvan sahibinin duygusal beklentileri, veteriner hekimin bilimsel tercihleri ile çarpışabilir. Bu ve benzer çatışmaların yaşandığı durumlarda, hayvan haklarının her zaman için gözetilmesi zorunluluğuna vurgu yapılabilir -yapılmalıdır da. Nitekim "veteriner hekim hayvan sahibinin izin vermemesinin kötü niyete dayandığını düşünüyor ve bu durum hastanın yaşamını tehdit ediyorsa, durum adli mercilere bildirilerek izin alınmalıdır". Ancak, böyle bir ortamda bile veteriner hekimin hayvana, hayvan sahibine, kendine ya da mesleğine ilişkin yükümlülüklerinin hangisinin ya da hangilerinin ne kadarını gözden çıkarabileceği, hukuki olduğu kadar ahlâki açıdan da zor bir çözümlemeyi gerektirir (3, 13).
Türkiye'de 2003 ve 2004 yıllarında yürürlüğe konan 49 34 ve 5199 sayılı Yasalar ile ev hayvanlarının dış görünüşünü değiştirmeye yönelik kulak - kuyruk kesimi, ses tellerinin alınması, tırnak ve dişlerin sökülmesi gibi tedavi edici nitelik taşımayan cerrahi müdahaleler yasaklanmış; bu uygulamalara, ancak, veteriner hekimin, bilimsel nedenlerle ya da hayvanın yararı için gerekli gördüğü durumlarda izin verilmiştir. Sağaltım amacı gütmeksizin, salt fiziksel 'iyileştirmeyi' öngören ve yararlılık ile zarar vermeme ilkeleri çerçevesinde ele alındığında, hayvanın türüne özgü bedensel bütünlüğünün yarar kazanımı olmaksızın zarar görmesi anlamını taşıyan bu tip değişiklikler, hayvan haklarına aykırı bulunmakta; dolayısıyla, böyle bir beklentiyle gelen hayvan sahibinin özerk seçimi de bu anlamda saygı görmeyi hak etmemektedir. Kaldı ki Veteriner Hekimlik Meslek Etiği Kurallarında geçen "veteriner hekimin tıbbi bilgi ve becerisiyle hayvanlara eziyet ve benzeri uygulamalara katılamayacağı" ifadesi, estetik kaygılarla girişilen operasyonların değerlendirilmesinde işlevsel bir dayanak olarak değerlendirilebilir (3).
Hayvan hakları bağlamında veteriner hekimliği ile ilgili hukuk metinlerinin en dikkat çekici başlıklarından birini de "öldürme" teriminin tercih edildiği "ötenazi" oluşturmaktadır. Mevzuat gereği, bir yandan zorunlu durumlar dışında itlafın infazında bulunması ya da bu sırada tıbbi hizmet vermesi açıkça yasaklanan veteriner hekimlere, diğer yandan ev hayvanlarına ötenazi uygulama yetkisi tanınmıştır. Ötenazi konusunda son söz, hayvan sahibine bırakılmış olsa da öncesinde, ötenazi uygulanacak hayvanların seçimine karar vermenin oldukça güç olduğu ve bu konuda veteriner hekimlere gerçekten çok büyük sorumluluklar düştüğü bilinmelidir. Sağlıklı bir hayvana, sırf hayvan sahibi istediği için ötenazi yapılmasının, etik açıdan kabul edilir bir yanı yoktur ve böyle bir uygulama, doğrudan hayvan haklarının ihlali anlamına gelir. Ancak, bugün için tedavisi mümkün olmayan acı içerisindeki hastaların adına karar verebilme yetkisine sahip kişilerin geçerli istemiyle hastanın yaşamının sonlandırılması daha az problemli görünmektedir ama bu örnek de yine hasta hayvanın kendi seçimi olmaması nedeniyle etik açıdan kimi sakıncalar içermektedir (3, 13).
Temel hak ve ödevlerin, sosyal yararların ve yüklerin paylaşımı sırasında hiç kimseye karşı rasgele ayrımcılık yapılamayacağını öngören "adalet" ilkesinin alt başlığında ele alınan "eşitlik" ilkesi, sağlıkta hizmetlerin ve yararların dengeli dağıtılmasını gerektirir (10). Veteriner hekimler, mevzuat uyarınca, hayvan sahiplerinin siyasal görüş, dini inanç, milliyet, etnik köken, ırk, cinsiyet, yaş, toplumsal, sosyal ve ekonomik durum ve benzeri farklılıklarını gözeterek hasta seçemezler. Diğer yandan hayvanlara atfedilen statü farklılıkları da adalet ve eşitlik ilkeleri açısından çok iyi değerlendirilmelidir (3). Günümüz toplumlarında, özellikle ev hayvanları, yıllar önce herhangi bir hayvan için düşünülemeyecek statülerden yararlanmakta; bir arkadaş, refakatçi ya da ailenin bir üyesi olarak görülmektedirler. Hayvanlarına böylesi bir statü atfeden insanlar, onlar için en iyi tıbbi bakımı talep etmekte ve tedavi için olanakları dahilinde her türlü masrafı karşılamaktan olabildiğince kaçınmamaktadırlar. Benzer özenin, ailenin biricik geçim kaynağını oluşturan, çiftlik hayvanlarına da gösterilmesi şaşırtıcı değildir. Ancak, çeşitli gerekçelerle yüksek statülere ulaşan hayvanların dışında kalan, örneğin yaban hayatında yer alan, sokaklarda yaşayan ya da barınaklarda bulunan hayvanlara götürülecek tedavi hizmetlerinin, en basit olarak veteriner hekim-hasta sahibi işbirliğinden yoksun olması, "sağlıkta eşitlik" ilkesinin işlevselliğini zorlayacak niteliktedir (3, 13).
Sonuç olarak, veteriner hekim, hekimliğinin - yürürlükteki mevzuat çerçevesinde - kendisine tanımış olduğu görev ve yetkiler dahilinde, söz verdiği üzere "bilimsel yöntemlerden sapmadan, deontolojik kurallara uyarak ve etik ilkeleri gözeterek" sanatını uygulamakla yükümlüdür ve bu yükümlülüğe uymadığı takdirde hukuki ve ahlaki sorumluluklarla yüzleşmek durumundadır. Bununla birlikte, hem hayvan hakları hem de bu hakların, tedavi edici uygulamalarda yer alan farklılaşmış bir uzantısı olarak göze çarpan hasta hakları konusunda tam bir yasal donanıma sahip değildir. Başka bir deyişle, hayvan ve hasta hakları ile doğrudan ilgili olan ve ihlali durumunda veteriner hekimin sorumlu tutulabileceği 'her derde deva' kurallar, meslek mevzuatında fazla yer edinememiştir. Serbest piyasa ekonomisinin acımasız rekabet koşullarına, veteriner hekimin aynı anda hizmet götürmek zorunda olduğu biri insan, diğeri hayvan iki işvereninin olası çıkar çatışmaları da eklenirse, mevzuatın sağladığı bu hareket serbestliğinde hayvan hakları için endişe duymanın zamanı çoktan gelmiş demektir. Bu yazının yazarı, veteriner hekimin -aksi gerekmedikçe - tercihini hayvandan yana kullanmasını ve hayvan haklarının sözcülüğünü herkesten çok yapmasını tercih eder. Tercihteki doğruluğu ise hekim kimliğinin en önemli bileşenlerinden biri olan ahlaki donanımının gücü belirler.

R. Tamay BAŞAĞAÇ GÜL
Yrd. Doç. Dr., Ankara Üniversitesi Veteriner Fakültesi, Veteriner Hekimliği Tarihi ve Deontoloji AD., 06110 / Ankara.
Eklenmiş Dosya
Dosya tipi: pdf mevzuat.pdf (198,0 KB (Kilobyte), 34x kez indirilmiştir)
__________________

Güzel Sanatlar Fakültesi/Lisesi Yetenek Sınavlarına Hazırlık Kursu
Resim Yağlı Boya Hobi Kursu
Hızlı ve Etkili Okuma Kursu
Çocuklar için Hızlı Okuma Kursu
Çocuklar için Resim Kursu
Diksiyon Kursu
Nefes Teknikleri Kursu
Kişisel Gelişim Kursları
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Tags
ahlaki, hakları, hasta, hekimlerin, sorumlulukları, veteriner, yasal

Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
You may not post new threads
You may not post replies
You may not post attachments
You may not edit your posts

BB code is Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık



Bütün zaman ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu anki saat: 17:16 .