Veteriner Hekimlikte Yara Sağaltımında Bal Kullanımı-Wound Management Using Honey in Veterinary Practice
Arılar tarafından üretilen bal, çok eski zamanlardan bu yana yara sağaltımında kullanılmaktadır. Balın antibak-teriyel etkisi vardır ve bu etki balın pH'sı, içerdiği hidro¬jen peroksit, osmotik etkisi ve içeriğinde bulunan fito-kimyasal ajanlardan kaynaklanmaktadır. Yara sağaltı¬mında bal kullanılması yara iyileşmesini sağlar ve siste-mik antibiyotik kullanımına gerek kalmadan bakterileri elemine eder. Bal yangısal ödemi de azaltır. Sonuç olarak geniş ve enfekte yaraların sağaltımında bal kullanılması etkili ve ekonomik bir yaklaşımdır.
Manuka_Honey.jpg
Honey which is natural product of bees has been used in the management of wound healing since ancient times. Honey has antibacterial effects. These effects due to pH, hydrogen peroxide content, osmotic effect, and a phytochemical constituent. Using honey in the wound management enhances healing and eliminates invading bacteria without the use of systemic antibacterial drugs. Honey also decreases inflammatory oedema. Consequently the use of honey can be an effecive and economical approach to managing large and infected wounds.
GİRİŞ
Son yıllarda hekimlik alanında alternatif tıbba yöneliş vardır. Alternatif tıp yöntemleri arasında balın kullanımı yapılan son çalışmalarla (17, 18, 24) artmaya başlamıştır. Balın yara sağaltımında kullanılması gündemdeki yerini almıştır (13). Kontamine olmuş özellikle maddi kayıplı hasarlar, yanıklar, pseudomonas türleri, E. Coli ya da streptococcus'lar tarafından oluşturulan nekrotik yara¬ların konvansiyonel metotlarla sağaltımı zor ve pahalı olabilir. Sonuç olarak geniş ve enfekte yaralara sahip kedi ve köpeği bulunan hasta sahipleri sıklıkla etkilenen bacağın ampute edilmesine veya hayvanlarının ötenazisine karar vermek zorunda kalabilirler. Yapılan çalışmalar (1, 5, 10, 15) balın bakterilerin üremesine engel olduğunu ortaya koymuş ve bu da balın yara iyileş¬mesinde kullanımının değerini artırmıştır. Bal kullanıl¬ması yara iyileşmesi üzerine önemli derecede etkili olan ucuz bir topikal sağaltım yöntemidir. Açık ve geniş yara¬ların sağaltımında bal kullanımı maddi açıdan da düşü¬nüldüğünde finansal olarak uygundur. Bu derlemede yara sağaltımında kullanılabilecek alternatif bir yöntem olarak balın etkilerinin sunulması amaçlanmıştır.
YARA SAĞALTIMINDA BAL KULLANILMASININ TARİHİ
Yara sağaltımında balın kullanımı M.Ö. 2000 yılına kadar dayanır (8). Balın yara iyileşmesi üzerine etkileri ile ilgili çok sayıda makale vardır (1, 2, 4, 5, 7, 9, 10, 14, 16, 17, 18, 27, 28, 29). Bazı çalışmalarda balın bazı modern sağaltım metotlarına göre üstün olduğu götse-rilmiştir (6, 12, 15, 20, 21, 22, 24, 25). Bal asırlardır yaranın temizlenmesinde ve yara iyileşmesinin hızlandı¬rılmasında kullanılmıştır, buna rağmen yirminci yüzyıla kadar balın bu konudaki başarısı bilimsel bir temele dayandırılarak açıklanamamıştır. Bal halen tüm dünyada insanlarda kontamine yaralarda sağaltım amacıyla kulla¬nılmaktadır. Veteriner hekimlikte yara sağaltımında balın kullanımının kabul edilmesi yavaş bir seyir göstermiştir (13).
BALIN İYİLEŞTİRME ÖZELLİKLERİ
Balın yarayı temizlemesi ve yara iyileşmesi üzerindeki mekanizması; yangısal ödemin azaltılması, yara bölge¬sine makrofajların çekilmesi ve böylece yaranın temiz¬lenmesi, ölü dokuların atılımının hızlandırılması, lokal olarak hücresel enerji kaynağı sağlanması, sağlıklı granu-lasyon dokusu oluşturması ve yara üzerindeki protein tabakasını koruyucu bir etkisinin olması şeklinde özet¬lenebilir (25). Balın aynı zamanda koku giderici bir etkisi de vardır. Bal zengin bir glikoz kaynağıdır ve bu koku giderici etkisi glikozun enfeksiyon oluşturan bakteriler tarafından amino asitlere tercih edilmesinden kaynaklan¬maktadır. Bu süreç kimyasal değişimler sonucu oluşan kötü kokulu bileşimler yerine laktik asit üretimiyle sonuçlanır (17). Balın temizleyici ve iyileştirici özel¬likleri veteriner hakimlikte fazla bilinmemektedir.
Aynı zamanda balın sahip olduğu yüksek ozmolarite, asitlik düzeyi ve hidrojen peroksit (H2O2) içermesine atfedilen antibakteriyel özellikleri vardır (28). Kontamine yaralardaki ozmolaritenin etkisi balın içeriğindeki düşük sıvı seviyesine veya yüksek ozmolarite temeline dayan¬dırılır (3). Balın sahip olduğu yüksek ozmolarite lenf sıvısını çeker ve bu lenf sıvısı içinde çözülmüş olarak bulunan nutrisyonel maddeler rejenerasyon dokusunu besleyici bir özelliğe sahiptir (17).
Değişik birkaç bitki türünden elde edilen baldan antibak-teriyel faktör inhibine izole edilmiştir. H2O2 olarak tayin edilen inhibine ve glikonik asit (balda bulunan başlıca asit) glikoz oksidaz tarafından glikozdan üretilir. Baldaki en önemli antibakteriyel özelliğe sahip madde olan H2O2 balda zararsız bir şekilde düşük seviyelerde bulunur. Sadece dilue olduğu zaman aktive olan glikoz oksidaz enziminin aktivitesi tarafından sürekli olarak H2O2 üretilir (10, 11, 15, 18, 17, 28). Bir saat içinde biriken H2Ö2 konsantrasyonu genelde antiseptik olarak kulanı-lan H2O2 solüsyonundakinden (% 3) yaklaşık bin kez daha azdır.
Saf, pastörize edilmemiş ticari ballar inhibine kompo-nentine ilave olarak yaklaşık % 40 glikoz, % 40 fruktoz ve % 20 su'dan oluşmaktadır ve çok az miktarda amino-asit, vitamin (örn; biotin, nikotinik asit, folik asit, panto-tenik asit, piroksidin ve tiamin), enzim (örn; diastaz, invertaz, glikoz oksidaz ve katalaz) ve mineral (örn; potasyum, demir, magnezyum, fosfor, bakır ve kalsiyum) içermektedir. Yaradaki granülasyon dokusu oluşum oranı ve epitelizasyon balın değişik unsurları tarafından des¬teklenmektedir (2). Bunlarla beraber bal mükemmel bir enerji kaynağıdır. Yara invazyonu için sıvı bir bariyer oluşturur ve ödemi düzenleyen higroskopik bir etkisi vardır.
Balda aynı zamanda yüksek seviyede antioksidanlar da vardır ve bunlar yara dokularını H2O2 tarafından üretilen oksijen radikallerinden korurlar (9). H2O2 sürekli üretil¬diğinde bakterilere karşı daha fazla etki göstermektedir. H2O2'nin düşük seviyelerde oluşumu anjiyogenezisi ve fibroblastların üremesini uyarır. Artan anjiyogenezis doku üretimini kuşatır ve dokuların oksijenden daha fazla yararlanmasını sağlar. Yaralardaki topikal asitleşmenin yara iyileşmesini hızlandırdığı görülmüştür. Bundan dolayı sahip olduğu düşük pH (3.6 veya 3.7) balın anti-bakteriyel etkisini artırarak yara iyileşmesini hızlan¬dırmaktadır.
ÇELİMLİ, N.1
1 Yard. Doç. Dr.; Uludağ Üniversitesi Veteriner Fakültesi Cerrahi ABD - Bursa
Veteriner Cerrahi Dergisi (2004), İ0 (3-4), 73-77
3Likes










Normal