iconBütün zaman ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu anki saat: 07:03 . | Nüve Foruma Hoşgeldiniz! Forumumuzdan yararlanmak için lütfen Üye Olun !

» Nüve Forum » akademik » Veterinerlik Fakültesi » Doğu ve batı mitolojilerindede hayvan moti - Animal paterns in the Eastern and Wester

Veterinerlik Fakültesi Anatomi, Histoloji, Embriyoloji, Fizyoloji, Biyokimya, Mikrobiyoloji, Parazitoloji, Patoloji, Farmakoloji ve Toksikoloji, İç Hastalıklar, Cerrahi, Doğum ve Jinekoloji, Veteriner Hekimliği, Hastalıklar ve Klinikler Bilimler , Zootekni ve Hayvan Besleme, Döllenme ve Suni Tohumlama, Besin Hijyeni ve Teknolojisi dersleri, Zootekni, Hayvan Besleme ve Besleme Hastalıkları dersleri okutulur

Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Stil
  #21  
Alt 12.05.08, 19:07
Ayça Şallı - ait kullanıcı resmi (Avatar)
Bölüm Yöneticisi
Üyelik tarihi: Dec 2006
İletiler: 764
Ettiği Teşekkür: 219
160 tane iletisine 219 kere teşekkür edilmiş
Ayça Şallı bir mücehver gibi özel.Ayça Şallı bir mücehver gibi özel.Ayça Şallı bir mücehver gibi özel.Ayça Şallı bir mücehver gibi özel.Ayça Şallı bir mücehver gibi özel.
  Send PM
Standart Cevap: Doğu ve batı mitolojilerindede hayvan moti - Animal paterns in the Eastern and

Tavuk: Kutsal sayılan bir kümes hayvanı olup eski Türklerde egemenlik simgesidir.
Oguz Kaan sag yanına kırk kulaç direk diktirip üzerine bir altın tavuk koyar; sol yanına da yine
kırk kulaç direk diktirip üzerine bir gümüs tavuk koyar (11). Eski Türklerin “12 Hayvanlı
Takvimi”nde yer almıstır (24). Britanya’da eski bir inanısa göre yeni ay zamanı yumurtadan
çıkan civcivler, digerlerinden daha hızlı büyürler. Bunu ayın büyütme gücüyle dolu olmasına
baglarlar. Romalı askerler civcivleri kendileriyle beraber savasa götürmüsler ve onların
hareketlerinde bir isaret aramıslardır. Buna dayanarak tehlikeye karsı tüylerini büyü yapmakta
ya da tıbbi amaçlı olarak kullanmıslardır. Civcivlerin tıbbi degeri çok daha önemlidir ve
özellikle soguk algınlıgının tedavisinde kullanılırlar (22). Eski Türkler ve diger Ural
kavimlerinde tanrılar için horoz kurban edilir. Bu daha çok kendilerine yeni ev yaptıranların
uydukları bir kuraldır. Buna göre, ev yapılırken evin belirli bir kösesine bir tanrı gelip yerlesir.
Aile halkının mutlulugu ve refahı, bu tanrının memnun edilmesine baglı oldugundan, daha evin
temeli atılırken ev tanrısına düz beyaz bir horoz kurban edilir (18).
__________________
Hayvanları Sevmeyen İnsanları Hiç Sevmez
(\__/)

(='.'=)

(")_(")

Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
Sponsorlar
  #22  
Alt 12.05.08, 19:07
Ayça Şallı - ait kullanıcı resmi (Avatar)
Bölüm Yöneticisi
Üyelik tarihi: Dec 2006
İletiler: 764
Ettiği Teşekkür: 219
160 tane iletisine 219 kere teşekkür edilmiş
Ayça Şallı bir mücehver gibi özel.Ayça Şallı bir mücehver gibi özel.Ayça Şallı bir mücehver gibi özel.Ayça Şallı bir mücehver gibi özel.Ayça Şallı bir mücehver gibi özel.
  Send PM
Standart Cevap: Doğu ve batı mitolojilerindede hayvan moti - Animal paterns in the Eastern and

Yarasa: Memeli bir hayvan olmasına karsın, fonksiyonel olarak uçma yetisine sahip
olusları nedeniyle, bu çalısmada kanatlı hayvanlar bölümünde degerlendirilmislerdir. Yarasa,
Romalılarda hasta seytanın ve ölümün bir isaretidir. Karanlıkta görmesi nedeniyle yarasa kanını
gözlere sürmenin görüsü keskinlestirdigine inanılır. Yarasa kanı çesitli büyülerde kullanılır.
Dogu kültürlerinde yarasalar eglencenin ve uzun bir hayatın sembolü olarak kabul edilirler.
Babillilerde yarasa ruhun sembolüdür. Orta Amerikalı kabileler karanlıkta uçabildikleri için
yarasaları ruh rehberleri olarak görürler. Birçok Amerikan yerli kültüründe dünyanın döl yatagı
olarak kabul edilen magaralarda yasadıkları için, yeniden dogusun bir simgesi olarak
algılanırlar. Bazı Afrika kültürlerinde ise yarasaların ölü ruhları tasıdıklarına inanılır. Ayrıca
Avrupa ülkelerinde, geceleri mezardan çıkarak insanların kanını emerek yasayan yarasalara
vampir adı verilir ve bu inanç skandinav kökenlidir (11, 22).
__________________
Hayvanları Sevmeyen İnsanları Hiç Sevmez
(\__/)

(='.'=)

(")_(")

Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
  #23  
Alt 12.05.08, 19:08
Ayça Şallı - ait kullanıcı resmi (Avatar)
Bölüm Yöneticisi
Üyelik tarihi: Dec 2006
İletiler: 764
Ettiği Teşekkür: 219
160 tane iletisine 219 kere teşekkür edilmiş
Ayça Şallı bir mücehver gibi özel.Ayça Şallı bir mücehver gibi özel.Ayça Şallı bir mücehver gibi özel.Ayça Şallı bir mücehver gibi özel.Ayça Şallı bir mücehver gibi özel.
  Send PM
Standart Cevap: Doğu ve batı mitolojilerindede hayvan moti - Animal paterns in the Eastern and

Mitolojik Hayvanlar
Ejderha: Çesitli hayvanların özelliklerini bünyesinde toplayan ve bundan dolayı-belkibütün
hayvanların gücünü ve niteliklerini toplu olarak sembolize eden ve timsah ya da
kertenkeleden köken alan canlılar olduklarına inanılır. Uzakdoguda uzun ömürleri ve büyü
güçleri nedeniyle bilgeligin sembolüdürler. Bunların en büyüklerinden biri olan “Komodo
Kertenkelesi” ejderha efsanelerinin bazılarından köken almaktadırlar (22). Çin Mitolojisinde
çok sık rastlanan ejderha, pek çok tür hayvanın garip bir karısımı olarak bir devenin basına, bir
erkek geyigin boynuzlarına, bir canavarın gözlerine, bir inegin kulaklarına, bir yılanın boynuna,
bir midyenin göbegine, bir sazan balıgının pullarına, bir kartalın pençelerine ve bir kaplanın
ayaklarına sahiptir. Kafasının üzerinde “Chi’ih muh”denilen büyük bir parça vardır. Gövdesi
birlesik üç bölümden sekillenmistir. Gövdesinde 117 adet bulunan pullardan 81 tanesi iyi (yang)
etki gösterirken, 36 tanesi ise kötü (ying) etkiyle doludur. Böylece ejderha hem biraz koruyucu
hem de biraz yok edicidir. Boyun altındaki pulları terstir ve her bir ayagında bes adet parmak
bulunur. Bir erkek ejderha disisinden, tepesine dogru giderek incelen dalgalı bir boynuzla
ayrılır. Ayrıca disi ejderhanın burnu da düzdür. Kanatlı ejderhalar oldugu gibi, at-ejderha, bogaejderha,
köpek-ejderha, kurbaga-ejderha ve balık-ejderha’da vardır. Ejderhaların en önemli
düsmanı belki kaplandır ama kaplan baslı ejderhalara da rastlanılır. Görüldügü gibi ejderhalar
diger hayvanlara da dönüsebilirler (16).
Ejderhalar kesinlikle suyla ilgilidir. Yagmurun ve suyun efendisi, gök gürültüsünün
tanrısı ya da yagmurun ve suyun tanrısı olarak anılırlar. Fırtınalar çıkaranlar da vardır. Bazı
mitolojilerde ısık tanrısıdır. Yeni dogmus bir ejderha, bir solucan veya bir yılan ya da bir
kertenkeleden daha büyük degildir. Ancak çok süratli gelisirler. Ejderhaların kemikleri olduguna
inanılan, fosillere ait kemiklerin tıbbi amaçlı olarak kullanıldıklar görülür. Ejderhaların
yakınlarında kesinlikle tedavi edici özellige sahip sifalı otlar vardır. Ejderhalar derilerini
dökerler ve bazen de kemiklerini fırlatıp atarlar. Bes ayrı renge sahip ejderha kemiklerinin iç
organlara yönelik olarak tedavi edici etkileri bulunmaktadır. Buna göre mavi renk kemikler
karaciger ve safra kesesi; beyaz renk olanlar akciger ve ince bagırsak; kırmızı renkliler kalp ve
kalın bagırsak; siyah renktekiler böbrekler ve mesane; sarı renk kemikler ise dalak ve mide
üzerine etkilidir. Ayrıca ejderhaların tükürügünün de tedavi edici özellikte oldugu
bildirilmektedir. Tanrıların, ejderhalar üzerinde yolculuk yaptıklarına inanılır (16).
Genel olarak yılan kuyruklu, kanatlı ve arslan pençeli mitolojik hayvanlar olan ejderhalar
“uçan yılan” olarak da nitelendirilirler. Kaynagı Eski Babil ve Sümer inançlarıdır. Aslında her
ulusun mitolojisinde ejderhalar vardır ve onlarla hep savasılır (11). Germen kavimlerinin
Nibelungen efsanelerinde ve ayrıca Yunan mitolojisi içerisinde korkunç ejderha motifleri vardır
ve bunlar çesitli kahramanlar tarafından öldürülürler (11). Yunanca ejderha “gözcü” demektir.
Zaten ejderha, pek çok öyküde kutsal suların gözcüsü ve bekçisidir. Sümer, Babil, Akad ve
Hititlerde erkek kahramanlar veya tanrılar ejderhaları öldürürler (6).
Mitolojide ejderha motifi Türk sanatında da Hint ve Çin sanatı kadar yaygındır (4). Türk
mitolojisinde büyük yılan biçimli olarak betimlenen ejderhaların, üçten yediye kadar degisen
sayıda basları bulunmaktadır. Yedi baslı ejderha anlamına gelen “büke” sözcügü Yakut Türkleri
tarafından büyüklere unvan olarak verilir. Ejderhaların kuyuların diplerinde sarayları vardır.
nsan eti yiyen ejderhalar, genç kızları buralara kaçırırlar. Ejderha Türk mitolojisinde zaman
zaman dünyayı tasıyan bir hayvan olarak da kabul edilir (25). Dört yön ile iliskisi vardır ve gök
ile yer-su kültlerinin varlıgı nedeniyle astrolojiyle iliskili olarak farklı sembolik anlamlar
yüklenmistir. Türklerde bir ejderha kültünden söz edilebilir. Ejderhaların, karanlık yer ejderi,
gök ejderi, sarı ejder, agaç ejderi ve kırmızı ejder gibi tipleri bulunmaktadır. Kökenini timsahtan
aldıgı ileri sürülür (4). Ejderha, Eski Türklerin “12 Hayvanlı Takvimi”nde de yer almıstır (24).
Ejderha Çin’de oldugu gibi, Türklerde de bir hukuki sembol olarak kullanılmıs olmalıdır (4).
Yunan mitolojisinde ejderha ile ilgili, diger toplumların inançlarıyla paralellik gösteren
öyküler anlatılır. Ekhidna adı verilen ejderhanın yeraltında ve yeryüzünde ne kadar korkunç
köpek ve canavar varsa, hepsini yarattıgına inanılır. Lerna Ejderi adlı dokuz kafalı bir yılanejder
vardır. Herakles’in onun zehir saçan kafalarını kopardıgına ve ölümsüz olan bir kafasını da
bir kayanın altına gömdügüne inanılır (6, 11).
Zümrüdüanka: Anka, Hüma, Semender, Devlet Kusu, Phoenix, Simurg, Sirenk gibi
adlarla da anılır. Dünyanın farklı yörelerinde çesitli dinsel ve büyüsel etkileri olduguna inanılan
mitolojik bir kus olup, bir sıgırı ya da bir fili tasıyabilecek kadar büyüktür. Kaynagı Eski Mısır
inançlarında bulunmakla beraber Çin’den ran mitolojisine kadar hemen her yerde yaygındır
(11). Güvercine benzetilerek tasarlanan bu kus, zümrüt yesili kanatlara sahip olup, ayrıca altın
renkli uzun tüyleri bulunan güzel sesli bir erkek kus olarak imgelenir. Kaf dagının ardında
yasayan ve sadece kemikle beslenen bu kusu kim öldürürse 40 gün içinde ölür ve üzerinden
geçtigi kimselere de mutluluk getirir. Her zaman için dünyada tek olarak bulunan Anka kusu
1700 yıl yasar ve kendini atesten yeniler. Ölecegi zaman yuvasını atese verip kendisini yakar ve
o yanarken de yeni ve genç bir Anka kusu meydana gelir. Genç kus babasının küllerini
Heliopolis’deki günes tapınagına götürüp bırakır. Kimin basına konarsa (devlet kusu), ona
büyük zenginlik ve mevki getirir. Yüzü insana benzer; gövdesi ise her hayvandan bir parça
alınarak yapılmıs olup boynu çok uzun ve ak bir halka ile sarılıdır. Çinliler onu raks ve müzigin
mucidi sayarlar. Çesitli masallarda, onun genis kanatları üstünde ülkeden ülkeye uçuldugu
tasarlanan bu kusun çogunlukla insanlara görünmedigine de inanılır (4, 11).
Degisik kültürlerden Araplarda Roc, Hintlilerde Garuda, Yunanlılarda Salamandra ve
ranlılarda ise Simurg ya da Semender olarak adlandırılır. Simurg (Otuz Kus) efsanesi çok
ünlüdür. Bu efsanede kuslar kendilerine bir kral seçmek isterler. Krallıga Kaf dagında oturan
Simurg’u uygun bulurlar. Hep birden gidip, ona baglılıklarını bildirmek isterler. Yola çıkan
kuslardan bazıları, Kaf dagı çok uzak oldugu için yorgunluktan yolda ölürler. Amaçlarına
ulasmak için karsılarına çıkan engelleri asmaya çalısırlarken, çok sayıda kus daha ölür ve
sonuçta milyarlarca kustan geriye yalnızca otuz kus kalır. Onlarda bitkinlikten can
çekismektedirler. Güçlükle Kaf dagına varırlar. Burada tahta oturtulan kuslar, okumaları
söylenen önlerindeki kagıdı okuduklarında, o zamana kadar bütün yaptıkları seylerin o kagıtta
yazılı oldugunu görürler. Bu arada Simurg belirir. Otuz kus bir bakarlar ki karsılarındaki Simurg
kusu, aslında kendilerinden baska bir sey degildir (4, 11).
__________________
Hayvanları Sevmeyen İnsanları Hiç Sevmez
(\__/)

(='.'=)

(")_(")

Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
  #24  
Alt 12.05.08, 19:08
Ayça Şallı - ait kullanıcı resmi (Avatar)
Bölüm Yöneticisi
Üyelik tarihi: Dec 2006
İletiler: 764
Ettiği Teşekkür: 219
160 tane iletisine 219 kere teşekkür edilmiş
Ayça Şallı bir mücehver gibi özel.Ayça Şallı bir mücehver gibi özel.Ayça Şallı bir mücehver gibi özel.Ayça Şallı bir mücehver gibi özel.Ayça Şallı bir mücehver gibi özel.
  Send PM
Standart Cevap: Doğu ve batı mitolojilerindede hayvan moti - Animal paterns in the Eastern and

Hintlilerce Garuda olarak adlandırılan aynı kusun bir kartala benzedigi ve kartalın gaga,
pençe ve basına sahip oldugu ancak gövde, kol ve bacaklarının ise insan görünümünde oldugu
bildirilmektedir. Garuda dogdugu zaman o kadar parlaktır ki, onu bir tanrı sanarak ibadet
edenler olur. Garuda tanrı Visnu’nun binek hayvanıdır. lahi güçlere sahip olan Garuda’nın
ulasılamaz güçlügü ile kuvvetin iyiligini fakat, bazı yaratıkları kaçırıp yemesiyle de kötülügü
temsil ettigi düsünülebilir. Hint mitolojisi, Garuda ile ilgili söylenceler yönünden çok zengindir
(4). Bazı dogu toplumlarında ise Phoenix olarak adlandırılan bu efsanevi kusun günesin kusu
oldugu ve büyük bir atesin küllerinden dogduguna inanılır ve ona Heliopolis’te tapılır. Öldükten
sonra dirilmenin bir simgesi olarak kabul edilen Phoenix, Ra (günes tanrısı) ile yakından
iliskilidir. Eski Mısırlılarca Benu Kus olarak adlandırılır ve tanrı Ra’nın formlarından biridir.
Kaos ve karanlıktan çıkan hayatın ve ısıgın sembolüdür. Asya’da Phoenix’in çok eski bir kus
olduguna, çok uzun yasadıgına ve evrenin yaratılısına tanıklık ettigine inanılır (4, 11, 22).
Ayrıca “Stymphalos” adlı Arkadia kentinde gagaları ve pençeleri tunçtan, tüylerini ok gibi
fırlatan “Stymphalos Kusları” adlı mitolojik kusların yasadıgı bir kent vardır ki bu kusları daha
sonra Herakles öldürmüstür (11).
__________________
Hayvanları Sevmeyen İnsanları Hiç Sevmez
(\__/)

(='.'=)

(")_(")

Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
  #25  
Alt 12.05.08, 19:09
Ayça Şallı - ait kullanıcı resmi (Avatar)
Bölüm Yöneticisi
Üyelik tarihi: Dec 2006
İletiler: 764
Ettiği Teşekkür: 219
160 tane iletisine 219 kere teşekkür edilmiş
Ayça Şallı bir mücehver gibi özel.Ayça Şallı bir mücehver gibi özel.Ayça Şallı bir mücehver gibi özel.Ayça Şallı bir mücehver gibi özel.Ayça Şallı bir mücehver gibi özel.
  Send PM
Standart Cevap: Doğu ve batı mitolojilerindede hayvan moti - Animal paterns in the Eastern and

Tartısma ve Sonuç
Dini düsüncenin en önemli evrelerinden biri olarak kabul edilen zoomorfizm
(animalizm) döneminde insanoglu, hayvan biçimli tanrılara tapınmıs ya da tanrılarını hayvan
biçimli olarak düslemistir. Bu evrede birçok memeli hayvanın yanısıra; sürüngen, balık, kanatlı
ve mitolojik hayvanları da kendi düssel dünyasının zengin motifleri arasına yerlestirmis ve bu
hayvanlara önemli mitolojik roller vermistir. nsanoglu bu evrede sadece yırtıcı ve güçlü
hayvanları degil, sevimli ve zayıf hayvanları da tanrı olarak kabullenmis ve totemlerini yaparak
bu canlılara tapmıstır. Ancak uygarlık gelistikçe, dogayı ve bunun belki de en önemli unsuru
olan hayvanları kontrol altına alarak onları daha yakından tanıyan ve evcillestiren insanoglu, bir
süre sonra tanrılarını yarı insan - yarı hayvan olarak düslemis, daha sonra ise tümüyle insan
biçimli tanrılar tasarlamıs ve antropomorfizm evresine geçmistir (1, 2, 11, 19, 23).
Bu çalısmaya konu olan sürüngenlerin, kanatlıların, balıkların ve mitolojik hayvanların,
memeli hayvanlara oranla mitolojik olaylarda daha az yer aldıkları ve mitolojik açıdan daha az
öneme sahip oldukları görülmektedir. Sürüngenler içinde en önemli mitolojik motifi yılanlar
olusturmaktadır (3, 5, 6, 8, 11, 12, 16, 17, 20, 21). Yeraltına girip çıkması, deri (gömlek)
degistirmesi, zehrinin gücü ve ürkütücü görünümüyle gizemli bir hayvan olarak algılanması,
yılanı diger canlılardan daha farklı bir noktaya tasımıs ve özellikle deri degistirmesi nedeniyle
sürekli olarak yaslılıktan gençlige geçisi yani ölümsüzlügü, dolayısıyla yasamı simgelemesi
nedeniyle onu hekimliklerin sembolü haline getirmistir (3, 5, 8). Yılan dısında kalan diger
sürüngenlerin genellikle dünyanın olusumunda önemli roller üstlendikleri görülmektedir (7, 11,
12, 15, 17, 19, 22). Sürüngen, balık, kanatlı gibi hayvanların, günlük yasam içerisindeki pratik
iliskilerden ve olaylardan çok, daha soyut olaylarda rol almalarının, toplum yasamında memeli
hayvanlara oranla daha az sosyo-ekonomik ve sosyo-kültürel öneme sahip oluslarıyla
açıklanabilecegi düsünülmektedir. Ayrıca memeli hayvanların, sürüngen, balık ve kanatlı
hayvanlara göre çok daha zeki ve gelismis olmaları, birçok memeli türün evcillestirilerek insanla
ortak bir yasama geçmeleri ve bu sekilde insanı iyi tanımaları ve insan tarafından iyi tanınmaları
mitolojik, sosyo-ekonomik ve sosyo-kültürel açıdan memeli olmayan diger canlılara
üstünlüklerine neden olabilir.
Bu çalısmada, balıkların ve sürüngenlerin, kanatlı hayvanlara oranla daha az sayıda
mitolojik olayda rol aldıkları izlenmektedir (7, 11, 16, 17, 19, 22). Bunda, balıkların ve
sürüngenlerin belirli cografyalarda yogunlasırken, belirli cografyalarda hiç bulunmayısları ile
bazı sosyo-ekonomik ve sosyo-kültürel faktörlerin etkili olabilecegi düsünülmektedir. Kanatlı
hayvanlar ise, özellikle uçma yeteneklerine, fiziki görünümlerinin güzelligine ve melodik sesler
üretmelerine baglı olarak insanların dikkatini çekmis ve begenisini kazanmıslardır. Bunlara ek
olarak bu hayvanların insanlarla kurdukları yakın iliski, onların insanın gözündeki degerini
arttırarak mitolojik süreçte önemli roller üstlendirilmelerine neden olmustur. Tanrılar, kanatlı
hayvanların uçma yeteneklerinden faydalanmak üzere kus sekline dönüsmüsler ve bu sekilde
mitoloji için çok renkli motifler olusturmuslardır.
Çalısmamızda mitolojik hayvanlar baslıgı altında deginilen varlıkların daha çok memelisürüngen-
balık-kanatlı hayvanların en güzel, en güçlü ya da en korkutucu özelliklerinin bir
sentezi ve tümüyle insan düsgücünün eseri oldukları görülmektedir (4, 6, 11, 16, 24, 25). Bu
mitolojik hayvanların, kültürel üretime yönelik alanlarda düsgücünü harekete geçirerek masal,
destan gibi sanat eserlerinin yaratılarak insanın tinsel gelisiminin saglanması yolunda önemli bir
hammadde olusturdugu ileri sürülebilir.
Memeli hayvanların yanısıra, dünyamızı paylastıgımız sürüngenler, balıklar ve kanatlı
hayvanların da mitolojik yönden zengin birer motif oldukları belirgindir. Bu mitolojik renklerin
sadece sanat ve estetik degerler yönünden degil, dünyamızdaki ekolojik dengeler, soyu tükenen
türler ve hayvan hakları yönünden de degerlendirilmesinin bu hareketlere olumlu katkıları
olacagı düsünülmektedir. Ayrıca, tek tanrıcı dinler asamasına degin hayvanların bir bütün olarak
mitolojik yolculuklarını veren böylesi bir çalısmanın, ileriki dönemlerde yapılacak ve tek tanrıcı
ilahi dinleri de kapsayacak sekilde genisletilmesinin veteriner hekimligi tarihi ve kültür tarihi
açısından son derece olumlu sonuçlar verecegi düsünülmektedir.

kaynakpdf
__________________
Hayvanları Sevmeyen İnsanları Hiç Sevmez
(\__/)

(='.'=)

(")_(")

Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
Sponsorlar
Cevapla

Tags
surungenler, reptiles, religion, mythology, mitoloji, kanatlilar, fish, din, baliklar, avians

Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
You may post new threads
You may post replies
You may post attachments
You may not edit your posts

BB code is Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık
Gitmek istediğiniz klasörü seçiniz