iconBütün zaman ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu anki saat: 07:27 . | Nüve Foruma Hoşgeldiniz! Forumumuzdan yararlanmak için lütfen Üye Olun !

» Nüve Forum » akademik » Veterinerlik Fakültesi » Tiftik ve kıl keçilerinde memenin (mamma) morfolojik yapısı üzerinde araştırmalar

Veterinerlik Fakültesi Anatomi, Histoloji, Embriyoloji, Fizyoloji, Biyokimya, Mikrobiyoloji, Parazitoloji, Patoloji, Farmakoloji ve Toksikoloji, İç Hastalıklar, Cerrahi, Doğum ve Jinekoloji, Veteriner Hekimliği, Hastalıklar ve Klinikler Bilimler , Zootekni ve Hayvan Besleme, Döllenme ve Suni Tohumlama, Besin Hijyeni ve Teknolojisi dersleri, Zootekni, Hayvan Besleme ve Besleme Hastalıkları dersleri okutulur

Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Stil
  #1  
Alt 23.07.08, 12:35
Standart Tiftik ve kıl keçilerinde memenin (mamma) morfolojik yapısı üzerinde araştırmalar

23.07.08, 12:35




Tiftik ve kıl keçilerinde memenin (mamma) morfolojik yapısı üzerinde araştırmalar - Morfologic Studies of the Mammary Gland of the Angora Goats and Native Goats.

ÖZET : Bu çalışmada memenin morfolojik yapısını incelemek üzere yaşları 2-4 ağırlıkları 25-40 kg olan 11 kıl keçisi ve 8 tiftik keçisi ayrıca, 40 adet kıl keçisi memesi ile 20 adet tiftik keçisi memesi kullanılmıştır.
Memelerin vücuda lamina laterales ve lamina mediales ile asılı olduğu , genç veya daha hiç süt vermemiş olanlarda memenin şeklinin silindirik, yaşlı ve çok sütlü keçilerde konik biçimde olduğu görülmüştür.
Uzunluğu 2,9 ile 7,9 cm arasında değişen papilla mammae ile uzunluğu 6,7-7 cm genişliği 2-2,5 cm arasında değişen sinus lactiferus arasında içeride transversal bir mukoza dışta ise papilla mammae’dan corpus’a geçiş sınırında bir boğumlanma tespit edilmiştir. Meme içindeki cutan mukozanın ductus papillaris hizasında iç içe katlanarak Furstenberg rozetini oluşturduğu görülmüştür. Her meme yarımında 6-9 adet ductus lactiferus bulunmakta ve bunların sinus lactiferusta sonlanan kısımları tiftik keçisinde kalın kıl keçisinde ince duvarlı olarak tespit edilmiştir. Genellikle sol meme hacminin sağ memeye göre büyük olduğu , ductus papillaris uzunluğu ve genişliğinin meme ağırlığı ve büyüklüğü ile bir ilgisi olmadığı saptanmıştır.
N. genito femoralis’in bir hayvanda 3. ve 4. vertebra lumbalis arasından iki kök halinde çıktığı, başka bir hayvanda da 2.ile 3. vertebra lumbalis arasından çıkan sinirden bir kök aldığı ve çıkışından 4,5 cm sonra ince bir kolu N. cutaneous femoris lateralis’e verdiği bazen de N. cutaneous femoris lateralis’ten iki bağlantı kolu aldığı saptanmıştır. Her meme kompleksinin A. pudenda externa’nın verdiği A. mammaria cranialis, medialis ve caudalis tarafından vascularize edildiği ancak, A. mammaria medialis’in bulunmadığı durumlarda bu bölgenin A. mammaria cranialis ve caudalis tarafından vascularize edildiği tespit edilmiştir.

In this study , in order to work on the morphological structure of the mammary glands, 11 native goats and 8 angora goats aged 2-4 and weight 25-40 has been used. Also 40 mammary glands of the native goats and 20 mammary glands of the angora goats has been used.
The mammary glands are suuspended to the body by lamina laterales and lamina mediales. In the young or never milked animals the shape was cylindirical and in old or heavily milked animals the shape was like a cone.
Between papilla mammae of length 2.9-7.9 and sinüs lactiferus of length 6.7-7cm and width 2-2.5 cm there is a transversal mucosa inside. And the outer part where papilla mammae and corpus fuses, a bounding was observed. At the level ductus papillaris the cutaneous mucosa was rounded forming furstenberg. in each half of the mammary gland 6-9 ductus lactiferus was observed, and the last parts of these ending at the sinüs lactiferus was thick walled in the angora goat and thin walled in the native goat. Generally the left mammary gland part was larger when compared to the right one. The length and the with of the ductus papillaris has no relation with the size and the weight of the mammary gland.
in one animal N. geito femoralis was found to originate between the 3rd and 4th vertebra lumbalis as two branches. in another one it was found to originate from a nerve coming out between vertebra lumbalis 2-3 and after about 4.5 cm length it gives a thin branch to N. cutaneous femoris lateralis. And sometimes it takes two branches from N. cutaneouus femoris lateralis.
Each mammary complex was found to be vascularised by A. mammaria cranialis, medialis and caudalis originating from A. pudenda externa. in some occasions where A. mammaria medialis w as not found the region w as vascularised by A. mammaria cranialis and caudalis.


» Nüve Forum » akademik » Veterinerlik Fakültesi »
__________________
Hayvanları Sevmeyen İnsanları Hiç Sevmez
(\__/)

(='.'=)

(")_(")

Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
Ayça Şallı kullanıcısının bu bilgilendirici iletisine teşekkür eden üye :
RepStaR (23.07.08)
Sponsorlar
  #2  
Alt 23.07.08, 12:37
Ayça Şallı - ait kullanıcı resmi (Avatar)
Bölüm Yöneticisi
Üyelik tarihi: Dec 2006
İletiler: 764
Ettiği Teşekkür: 219
160 tane iletisine 219 kere teşekkür edilmiş
Ayça Şallı bir mücehver gibi özel.Ayça Şallı bir mücehver gibi özel.Ayça Şallı bir mücehver gibi özel.Ayça Şallı bir mücehver gibi özel.Ayça Şallı bir mücehver gibi özel.
  Send PM
Standart Tiftik ve kıl keçilerinde memenin (mamma) morfolojik yapısı üzerinde araştırmalar

G i r i ş
Keçiler Türkiye'de et, süt, elyaf ve deri üretimi açısından önemli bir potansiyele sahiptir ve büyük bir üretici kitlesinin geçim kaynağıdır. Ülkemizin bazı yörelerinde keçinin eti ve sütü severek tüketilir. Keçiler koyunlarla birlikte ülkenin başka amaçlar için kullanılmayan kötü kaliteli mera ve çalılık alanları değerlendirerek yetiştiricisine fazla bir külfet yüklemeden bu alanlardaki vejetasyonu et, süt ve elyaf gibi ürünlere dönüştürür. Keçilerin çok elverişsiz şartlarda dahi yetiştirilebilmeleri cüsselerinin küçük olması, değişik beslenme alışkanlıkları, çevik ve hareketli olması, sellülozu yüksek ölçüde sindirme yeteneği, yemden yararlanma gücü, yüksek döl verimi ve generasyon süresinin kısalığı gibi özelliklerinden kaynaklanmaktadır 1,2).
Kıl keçisi et ve süt bakımından kombine verimli bir ırktır. Tiftik keçisi ise daha çok elyafı için yetiştiriliyorsa da et ve süt de elde edilmektedir. Işte bu nedenlerden dolayı dağlık ve kıyı bölgelerinde yaşayan halkımız ekonomik yönden kendisine daha az külfet yükleyen keçi yetiştiriciliğini tercih etmektedir(2).
Keçi sütü bileşim itibarıyle inek sütüne benzer. Yağ globüllerinin küçük olması nedeniyle süt emen bebekler ve mide hastaları için iyi bir diyettir. Iyi süt veren bir keçinin 6-10 ay süren bir laktasyon periyodundaki süt verimi yaklaşık 1000 litre'dir. Rusya'da yetiştirilen bazı keçi ırklarından yılda 1700 litre süt sağılabilmektedir. Genel olarak vücut ağırlığına göre en çok süt veren hayvan keçidir. Keçi sütünden tereyağı, yoğurt, peynir ve kefir elde edilir. Özellikle Akdeniz ülkelerinden Italya ve Fransa'da sütten peynir üretimi ayrı bir endüstri dalı olarak gelişmiştir(3).
Ülkemizde de bir endüstri dalı haline gelen süt üretimini olumsuz yönde etkileyen en önemli faktörlerden bir tanesi de meme bezinin yangısı anlamına gelen mastitis'tir. Meme'de mastitisten başka hastalıklar(çiçek, şap, ekzama v.s) görülürse de süt kaybına en çok neden olan mastitistir. Yukarıdaki hastalıklardan bazıları, ayrıca meme'de meydana gelen yırtık ve yaralar, meme başının yapısı, ostium papillare'nin çok geniş olması, sağımda hijyen şartlarına uyulmaması, sarkık memeler ve daha bir çok neden zaten tabiatı itibarıyle yere yakın olan meme'de mastitis'e ortamhazırlar (4,5). Örneğin, meme başı silindir şeklinde yuvarlak olan
memeler konik şekilli olanlara oranla daha çok mastitis'e yakalanırlar(5). Ülkemizde mastitis'ten ileri gelen süt kaybı %8-10 kadardır(4). Bu yüzden Veteriner Hekimler'in meme başının şeklini, ductus papillaris'in genişliğini veya dar oluşunu, meme bezinin fonksiyonunu kısaca meme'nin morfolojik yapısını iyi bilmesi gerekir ki; meme'de oluşan rahatsızlıkları ortadan kaldırabilsin(6).
Ülkemizde bu konu ile ilgili ÇALIŞLAR'ın "meme anatomisi", DAĞLIOĞLU'nun meme'nin histolojisi üzerine yaptığı araştırmalar ve BÜYÜKPAMUKCU'nun "meme hastalıkları" adlı ders kitabı bulunmakla birlikte tiftik ve kıl keçilerinde meme'nin morfolojik yapısı ile ilgili detaylı bir çalışmaya rastlanılmamıştır.
Bu araştırma ile hem meme hastalıklarının teşhis ve tedavisine yardımcı olunması hem de, süt üretimindeki kaybın en aza indirilmesi ve meme'nin morfolojik yapısına bakılarak iyi süt veren keçi ırklarının seçimine katkıda bulunulması düşünülmektedir.


» Nüve Forum » akademik » Veterinerlik Fakültesi »
__________________
Hayvanları Sevmeyen İnsanları Hiç Sevmez
(\__/)

(='.'=)

(")_(")

Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
  #3  
Alt 23.07.08, 12:38
Ayça Şallı - ait kullanıcı resmi (Avatar)
Bölüm Yöneticisi
Üyelik tarihi: Dec 2006
İletiler: 764
Ettiği Teşekkür: 219
160 tane iletisine 219 kere teşekkür edilmiş
Ayça Şallı bir mücehver gibi özel.Ayça Şallı bir mücehver gibi özel.Ayça Şallı bir mücehver gibi özel.Ayça Şallı bir mücehver gibi özel.Ayça Şallı bir mücehver gibi özel.
  Send PM
Standart Tiftik ve kıl keçilerinde memenin (mamma) morfolojik yapısı üzerinde araştırmalar

M A T E R Y A L V E M E T O T
Bu araştırmada yaşları ortalama 2-4, ağırlıkları ortalama 25-40 kg arasında olan 5'i laktasyonda, 6'sı kuruda 11 adet kıl keçisi, 3'ü laktasyonda, 5'i kuruda 8 adet tiftik keçisi, ayrıca 10 tanesi laktasyonda, 30'u kuruda 40 adet kıl keçisi memesi ve 4'ü laktasyonda, 16'sı kuruda 20 adet tiftik keçisi memesi kullanılmıştır.
Diseksiyonu yapılacak hayvanlar önce tartılıp ağırlıkları tespit edildikten sonra % 10'luk cloralhydrat solüsyonundan hayvan başına intra pleural olarak 100-200cc verilerek genel anesteziye alındı.
Genel anesteziye alınan hayvanların boyun bölgesinin orta 1/3'de sulcus jugularis bölgesinde yapılan 4-5 cm uzunluğundaki bir ensizyonla A. carotis communis dışarı alındı ve damara yerleştirilen bir kanül yardımı ile hayvanın kanı boşaltıldı. 3-4 hayvanda genel anesteziye alındıktan sonra 2, 3, 4 ve 5. costalar kaldırılarak göğüs boşluğu açıldı ve kalbin apex'i kesilerek hayvanın kanı boşaltıldı. Daha sonra aortadan sokulan plastik bir boru yardımıyla bütün vücut serum fizyolojik ile ventriculus dexter'den berrak sıvı gelinceye kadar yıkandı.
Arteriyel vascularizasyonu incelenecek hayvanlara 100 cc sanayi latex'i 20 gram nişasta, 10 gram tuz ve yeterli renk oluşuncaya kadar toz kumaş boyası karışımından a. iliaca externa'ya bir boru yardımıyla belirli bir basınçla verildi. Bir tane keçiye de a. pudenda externa'dan Technovit 7001 solüsyonu verildi. 1 gün soğuk hava deposunda bekletildikten sonra damarların, chorosionu çıkarılmak üzere % 34'lük KOH içeren kapalı bir kapta 57°C'de etüvde bırakıldı.
Memenin iç ve dış yapısı ile memenin innervasyonu'nun inceleneceği hayvanlara ise , hayvanın kanı boşaltıldıktan sonra A. carotis communis'ten %50 su, %4 phenol, % 6 formalin, %40 alkol(%96'lık) karışımından pompa yardımıyla yeteri kadar verildi. Daha sonra bu hayvanların dayanıklılık sürelerini uzatmak amacıyla % 10'luk formaldehit solüsyonu içeren havuzlara bırakıldı.
Meme materyalleri ise alındıktan hemen sonra, ostium papillareden enjektör yardımıyla su verilerek memelerin her iki yarımının yaklaşık hacmi ölçüldü. 3 adet kıl, 2 adet tiftik keçisi memesi kast'ının çıkarılması için yine ostim papillare ve ductus papillaris yolu ile Technovit 7001 solüsyonu meme içine verildi. Bunu takiben bir gün süreyle 0°C'de soğuk hava deposunda bekletildi. Daha sonra Technovit verilen memeler %34'lük KOH bulunan kapalı bir kap içerisinde 57°C'lik etüve bırakıldı. Üç gün boyunca her gün memeler çıkarılıp tortuların uzaklaştırılması için 15 dakika süreyle akan su altında tutuldu.
Her bir meme kompleksinin dolayısıyle corpus mammae'nın birbirinden ayrı olduğunu kanıtlamak için meme içerisine belirli bir basınçla Baryum Sülfat solüsyonu enjekte edildi ve radyografisi alındı.

» Nüve Forum » akademik » Veterinerlik Fakültesi »
__________________
Hayvanları Sevmeyen İnsanları Hiç Sevmez
(\__/)

(='.'=)

(")_(")

Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
  #4  
Alt 23.07.08, 12:40
Ayça Şallı - ait kullanıcı resmi (Avatar)
Bölüm Yöneticisi
Üyelik tarihi: Dec 2006
İletiler: 764
Ettiği Teşekkür: 219
160 tane iletisine 219 kere teşekkür edilmiş
Ayça Şallı bir mücehver gibi özel.Ayça Şallı bir mücehver gibi özel.Ayça Şallı bir mücehver gibi özel.Ayça Şallı bir mücehver gibi özel.Ayça Şallı bir mücehver gibi özel.
  Send PM
Standart Tiftik ve kıl keçilerinde memenin (mamma) morfolojik yapısı üzerinde araştırmalar

B U L G U L A R
Memelerin Yerinde Tesbiti
Memeyi vücuda asan laminae laterales'in (Ş.2) cranialde anulus inguinalis superficialis'in crus lateralis'inden, caudalde ise M. obliquus externus abdominis, M. pectineus ve M. gracilis'in aponeurosis'i tarafından oluşturulan tendo symphysialis'ten köken aldığı tespit edilmiş (Ş.1) ve anulus inguinalis superficialis'in crus lateralisinden yelpaze şeklinde çıkarak caudo dorsalden cranio ventrale doğru inerek tam corpus mammae'nın basisinde iki laminaya ayrıldığı gözlendmiştir Yüzlek yaprağın memeyi saran deri ile meme dokusu arasında yer alan ve meme dokusunu deriye sıkıca yapıştıran bir yüzlek fasciadan başka bir şey olmadığı ,Laminae laterales'in derin yaprağının ise meme corpusunun basisinde paranchym içerisine çok sayıda kollagen lifler göndererek memeyi bir takım bölmelere ayırdığı görülmüştür.
Laminae mediales; cranialde tunica flava abdominis'ten caudalde tendo prepubicum'dan orijin alan, tam medianda elastik iki lamelladan oluşan, iki meme lobu arasında vertical pozisyonda, meme yarımları arasında yer alan bir bariyer olarak gözlemlenmiştir. Laminae mediales'i oluşturan iki medial lamella'nın linea albaya yapışık olarak, tam meme corpusunun cranialinden başladığı ve caudalde tendo prepubicum'a kadar ulaştığı tespit edilmiştir. Memeyi tam medianda karın duvarının ventraline bağlayan iki lamella medialis'in arasında başlangıçta (cranialde) 0,5 cm lik bir mesafe olduğu, lamellaların meme paranchymine girmesiyle bu mesafenin azaldığı hatta iki lamellanın birbirine yapıştığı yerde hiç bulunmadığı, tendo prepubicum'a doğru gidildikçe mesafenin yavaş yavaş azalarak iki lamellanın birbirine yapıştığı görülmüştür (Ş.1).
Memelerin Yeri, Dış Görünüşü ve Morfolojik Yapısı
Keçide memelerin vücuda oranla büyük uzunlamasına konik bir yapıda olduğu, cranio laterale aynı zamanda ventrale yönelik bir pozisyonda yer aldığı gözlemlenmiştir. Hayvanın ırkına ve laktasyonda olup olmadığına göre memenin şeklinin farklı olduğu , Gençlerde veya daha hiç süt vermemiş olanlarda memenin şeklinin silindirik, yaşlı ve çok sütçü keçi ırklarında konik biçimde hatta daha yaşlı ve çok sağılmış hayvanlarda memenin sarkık olduğu ve papilla mammae'nın tabak şeklini aldığı saptanmıştır.
Laktasyonda olan hayvanlarda corpus mammae papilla mammae'ya geçerken bir boğumlanma yapmıştır (Ş.2, 3). Bundan dolayı dışarıdan bakıldığında corpus mammae ile papilla mammae sınırı belirgin olarak göze çarpmaktadır. Yalnız bazı keçilerde corpus mammae'dan papilla mammae'ya geçişin koninin tabanından ucuna doğru bir daralma şeklinde olduğu ve corpus mammae'nın sınırsız bir şekilde papilla mammae'ya geçtiği tespit edilmiştir. Daha hiç süt vermemiş infantil olanlarda ise corpus tam olarak şekillenmemiş olup ancak, papilla mammae'nın belirgin derecede teşekkül ettiği görüldmüş ve meme komplekslerinin uzunlamasına bir oluk, sulcus inter mammaricus vasıtasıyle yüzlek olarak ikiye ayrıldığı gözlenmiştir. Ancak sulcus intermammaricus'un laktasyondaki hayvanlarda bariz şekilde görüldüğü halde laktasyonda olmayan ve infantil olanlarda çok az belirgin olduğu dikkati çekmiştir (Ş.2,3).
Yine meme derisi üzerinde çok sayıda istenmeyen kılların bulunduğu bu kılların sütçü ırklarda ve tiftik keçilerinde sulcus intermammaricus ve corpus mamma'nın karın derisine geçtiği bölgelerde çok sayıda ve kuvvetli, papilla mammae ve corpus mamma'nın diğer kısımlarında ise çok sayıda fakat zayıf olduğu, ductus papillaris'in ostium papillare'ye geçtiği bölgede ise kıl bulunmadığı saptanmıştır (Ş.2,3). Bazı yerli keçi ırklarında ise, hem papilla mammae hem de corpus mammae'da oldukça fazla ve kuvvetli kıllara rastlanmıştır .
» Nüve Forum » akademik » Veterinerlik Fakültesi »
__________________
Hayvanları Sevmeyen İnsanları Hiç Sevmez
(\__/)

(='.'=)

(")_(")

Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
  #5  
Alt 23.07.08, 12:42
Ayça Şallı - ait kullanıcı resmi (Avatar)
Bölüm Yöneticisi
Üyelik tarihi: Dec 2006
İletiler: 764
Ettiği Teşekkür: 219
160 tane iletisine 219 kere teşekkür edilmiş
Ayça Şallı bir mücehver gibi özel.Ayça Şallı bir mücehver gibi özel.Ayça Şallı bir mücehver gibi özel.Ayça Şallı bir mücehver gibi özel.Ayça Şallı bir mücehver gibi özel.
  Send PM
Standart Tiftik ve kıl keçilerinde memenin (mamma) morfolojik yapısı üzerinde araştırmalar

Corpus Mammae ; Her meme yarımının kendi paranchymi tarafından meydana getirilmiş olup memenin esas gövde kısmını oluşturan her iki corpus mammae’nın içeriden lamina mediales, dışarıdan sulcus inter mammaricus vasıtasıyla birbirinden ayrıldığı tespit edilmiştir.
Baryum Sülfat solusyonu enjeksiyonundan kısa bir süre sonra memenin radyografisi alındığında her iki meme lobunun arasında bir septum bulunduğu ve lopların birbiriyle bağlantısının olmadığı gözlenmiştir (Ş.4). Yine her iki meme yarımına Technovit 7001 solüsyonu verilip meme boşluklarının korozyonu çıkarıldığında her iki meme lobu arasında geçiş olmadığı saptanmıştır.
Papilla Mamma; Uzunluğu 2,9 cm ile 7,9 cm arasında değişen papilla mammae’nın Corpus mamma'dan sınırlı bir şekilde ayrılmış olduğu, bu ayrılma yerinin içten bir mukoza dürümü ile kendini belli ettiği ve daha çok papilla mammma ile corpus mamma sınırında bir boğumlanma şeklinde olduğu görülmüştür (Ş.5,6,7). Papilla mamma'nın ostium papillare adında dışa açılan bir deliği ve bu deliğin sinus lactiferus'a kadar devam eden bölümünün ductus papillaris olduğu gözlenmiştir.
Boşluklar Sistemi ; Genellikle sol meme hacminin sağ memeye göre daha büyük olduğu, ancak bazı hayvanlarda (6 tane memede) sağ meme hacminin sol memeden daha büyük
olduğu saptanmıştır. Araştırma materyallerimizde sol meme yarımının hacmi en küçük 180 33 33 cm , en büyük 535 cm sağ meme yarımının hacmi ise en küçük 160 cm ,en büyük 510 cm olarak tespit edilmiştir.
Ductus Papillaris; Papilla mammma'nın içinde bulunan ve duvarı çok katlı yassı epitelle çevrili olan ductus papillaris’in birisi dış ortama diğeri sinüs lactiferus'a açılan, birisi içte diğeri dışta iki deliğinin olduğu gözlenmiştir (Ş.5,7). Kanalın ortalama uzunluğu 0,45-0,50 cm arasında olup, minimum uzunluk 0,36 cm, maksimum uzunluk 0,54 cm olarak bulunmuştur. Tabak şeklinde papilla mamma'ya sahip olan memelerde ductus papillaris'in silindir ve koni şeklinde papilla mamma'lardaki ductus papillaris'e nazaran biraz daha kısa olduğu görülmüştür. Ductus papillaris'in genişliği ortalama 0,13 cm olup en küçük 0,12 cm, en büyük 0,16 cm olarak ölçülmüştür
Yapılan bu araştırmada ductus papillaris uzunluğu ve genişliğinin meme ağırlığı veya meme büyüklüğü ile bir ilgisi olmadığı saptanmıştır. Örneğin ağırlığı 230 g olan bir memede ductus papillaris uzunluğu 0,54 cm, genişliği ise 0,13 cm, ağırlığı 620 g olan bir memede ise ductus papillaris uzunluğu 0,38 cm, genişliği ise 0,15 cm olarak bulunmuştur.
Sinus lactiferus'un içerisini döşeyen cutan mukoza üzerindeki longitudinal ve transversal dürümlerin ductus papillaris'in meme cisterninin pars papillaris'i tarafındaki deliğine doğru radiar olarak geldiği ve deliğin ağzında mukozanın iç içe katlanmasıyla yıldız şekilli bir yapının (Fuerstenberg roseti) oluştuğu görülmüştür (Ş.5). Ayrıca sağım dışındaki dönemde bu mukoza kıvrımlarının birbirine temas ettiği belirlenmiştir. Mukoza ile deri arasında bulunan kas, damar, bağ doku lifleri ve yukarıda bahsedilen yıldız şekilli mukoza dürümlerinin el veya makine ile memeye herhangi bir basınç yapılmadan sütün dışarı akmasını önlediği gibi dışarıdan memeye girebilecek zararlı enfeksiyon etkenlerinden memeyi koruduğu belirlenmiştir. Çok katlı yassı epitel ile deri arasındaki yumuşak düz kas lifleri, damarlar ve bağ dokudan oluşan bu sfinkter sisteminin Fuerstenberg rosetine destek sağladığı tespit edilmiştir.
Sinüs Lactiferus ; Uzunluğu 6,5-7 cm, genişliği ise 2-2,5 cm arasında değişen, her yutkunmada yavruya yeterli miktarda sütün verildiği meme boşluğu olup, mukozasının iki katlı izoprizmatik ve columnar epitel hücreleri ile kaplı olduğu görülmüştür. Mukozanın sinus-kanal bağlantısında longitudinal ve sirküler kıvrımlar oluşturduğu tespit edilmiştir. Sinus lactiferus'un laktasyondaki hayvanlarda daha belirgin olmak üzere içeriden halka tarzı bir mukoza dürümü ile ikiye ayrıldığı görülmüştür (Ş.5,6). Mukoza dürümünün distali ile ductus papillaris arasında kalan bölümü pars papillaris, mukoza dürümünün proksimali ile ductus lactiferi arasında kalan kısmı ise pars glandularis olarak belirlenmiştir. Bu mukoza dürümünün altında halka şekilli damarların bulunduğu (Ş.7,8) ve bunlar kan ile dolunca mukoza dürümünün sinus içerisindeki serbest kenarlarının birbirine yaklaşarak ortadaki boşluğu (kanalı) daralttığı tespit edilmiştir. Dolayısıyla içeride depo edilen fazla miktarda sütün ductus papillaris'e daha fazla tazyik yapmasını da engellediği belirlenmiştir.
Pars glandularis'in ductus lactiferus'ların başlangıcında tiftik keçisinde kalın duvarlı (Ş.9), kıl keçisinde ise ince duvarlı daire şeklinde mukoza katmanları ile sonlandığı (Ş.10), bu halka katmanlar içerisinde de ince damar kollarının varlığı tespit edilmiştir (Ş.8).
Ductus Lactiferi; Bunların, sütü meme paranşimi içindeki küçük kanallardan (intra lobuler, inter lobuler ve inter lober) sinus lactiferus'a taşıyan kanallar olduğu görülmüştür. Her meme yarımında sayıları 6-9 adet, kanallarının çapları ise 0,4-0,5 cm olan ductus lactiferuslar tespit edilmiştir. Şekil 4,6’da görüldüğü gibi çok sayıda intra lobuler kanalın inter lobuler kanala, inter lobuler kanalların inter-lober kanallara, bunların da ductus lactiferi'ye açıldığı görülmüştür. Işte paranşim içerisindeki bu çok sayıdaki kanal ve kanalcıktan dolayı memenin kavernöz (boşluklu) bir görünüm arz ettiği gözlenmiştir. Ductus lactiferusların sinus lactiferus'a açılma yerlerini mukozanın halka şeklindeki kırışıklıklarının daralttığı tespit edilmiştir (Ş.6,10).

» Nüve Forum » akademik » Veterinerlik Fakültesi »
__________________
Hayvanları Sevmeyen İnsanları Hiç Sevmez
(\__/)

(='.'=)

(")_(")

Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
  #6  
Alt 23.07.08, 12:43
Ayça Şallı - ait kullanıcı resmi (Avatar)
Bölüm Yöneticisi
Üyelik tarihi: Dec 2006
İletiler: 764
Ettiği Teşekkür: 219
160 tane iletisine 219 kere teşekkür edilmiş
Ayça Şallı bir mücehver gibi özel.Ayça Şallı bir mücehver gibi özel.Ayça Şallı bir mücehver gibi özel.Ayça Şallı bir mücehver gibi özel.Ayça Şallı bir mücehver gibi özel.
  Send PM
Standart Tiftik ve kıl keçilerinde memenin (mamma) morfolojik yapısı üzerinde araştırmalar

Memenin Innervationu
Meme caudalde küçük bir bölge hariç N. genitofemoralis, caudal meme derisi ve çok küçük bir paranchym dokusunun ise N. pudendus tarafından innerve edildiği tespit edilmiştir.
N. genitofemoralis; bu sinirin bir hayvanda 3. ve 4. vertebra lumbalis arasından iki kök halinde çıktığı, bir başka hayvanda da 2. ile 3. vertebra lumbalis arasından çıkan sinirden bir kök aldığı görüldü. Ancak disseksiyonları yapılan diğer piyeslerde ise N. genitofemoralis'in 2. ve 3. vertebra lumbalis arasından çıkan sinirden herhangi bir kök almadığı ve çıkışında da tek bir kök halinde çıktığı gözlemlenmiştir (Ş.11).
N. genitofemoralis'in M. iliopsoas arasında ilerlerken çıkışından 4,5 cm sonra ince bir kolu N. cutaneous femoris lateralis'e verdiği, bir keçide ise N. genitofemoralis'in N. cutaneous femoris lateralis'ten iki bağlantı kolu aldığı tespit edilmiştir (Ş.11). Bundan sonra sinir A. ve V. circumflexa ilium profunda'nın altından geçerek (Ş.12) 3-4 cm'lik bir seyirden sonra M. obliquus internus abdominis ve M. transversus abdominis'e giden bir ramus muscularis verdiği görülmüştür. Sinirin, bu kasa giden kolu verdikten 2 cm sonra yine iki küçük kolu M. obliquus internus abdominis ve M. rectus abdominis sınırına göndererek A. iliaca externa'nın devamı olan A. profunda femoris ile birlikte anulus inguinalis profundus'a doğru seyrettiği görülmüştür. Daha sonra sinirin A. epigastrica caudalis (profundus)'in altından A. ve V. pudenta externa ile birlikte geçerek iki hayvanda anulus inguinalis profundus'a girmezden, diğer piyeslerde ise kanala girdikten sonra bazen iki, bazen de üç kola ayrıldığı görülmüştür.
Kanala girmezden önce üçe ayrılan sinirin kollarından bir tanesinin cranialde bir tanesinin caudalde, diğerinin ise ortada ve kısa olduğu saptanmıştır. Cranialdeki kolun ayrılma noktasından yaklaşık 8-9 cm sonra memenin corpus'unda 4 ile 6 kola ayrıldığı, bunlardan da her birinin ikişer üçer kola ayrılarak memenin cranio medial derisinde ve paranchyminde dağıldığı görülmüştür. Caudaldeki kolun ayrılma noktasından yaklaşık 10-12 cm sonra tekrar ikiye ayrıldığı bunlardan bir tanesinin papilla mammae'nın hemen proximalinde paranchym içerisinden papilla mammae'nın ucuna kadar inerek caudomedial meme paranchyminin innervasyonunu sağladığı, diğerinin ise iki meme lobunun arasından içeriye giren iki kola ayrıldığı, bu iki kolunda meme içerisinde bir kaç ince kola ayrılarak sonlandığı tespit edilmiştir.
Ortada ve kısa olan üçüncü kolun ise ayrım yerinden yaklaşık 4-5 cm lik bir seyirden sonra karın kasları ve M. gracilis üzerinde dağıldığı gözlenmiştir.
N. pudendus'un vulva'nın ventro lateralinde ramus clitoridis'i verdikten sonra küçük bir kol da memeye verdiği görülmüştür. Bu kolun, vulva'nın altında distale doğru 4-5 cm lik bir seyirden sonra 2 veya 3 kolu bu bölgedeki deriye verdiği belirlenmiştir. Bu kolları verdikten sonra seyrine devam ettiği ve derinin uyluktan memeye atladığı hizada tekrar 3 kola daha ayrıldığı tespit edilmiştir. Bunlardan diğer iki kola göre daha cranialde olanı kalın olup tekrar iki kola ayrılarak caudal meme derisine ve yüzlek olarak küçük bir paranchym kısmına dağıldığı görülmüştür.

» Nüve Forum » akademik » Veterinerlik Fakültesi »
__________________
Hayvanları Sevmeyen İnsanları Hiç Sevmez
(\__/)

(='.'=)

(")_(")

Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
  #7  
Alt 23.07.08, 12:47
Ayça Şallı - ait kullanıcı resmi (Avatar)
Bölüm Yöneticisi
Üyelik tarihi: Dec 2006
İletiler: 764
Ettiği Teşekkür: 219
160 tane iletisine 219 kere teşekkür edilmiş
Ayça Şallı bir mücehver gibi özel.Ayça Şallı bir mücehver gibi özel.Ayça Şallı bir mücehver gibi özel.Ayça Şallı bir mücehver gibi özel.Ayça Şallı bir mücehver gibi özel.
  Send PM
Standart Tiftik ve kıl keçilerinde memenin (mamma) morfolojik yapısı üzerinde araştırmalar

Memenin Vascularisationu
Memenin A iliaca externa'nın kolu olan A. profunda femoris'ten ayrılan Truncus pudendo epigastricus'un verdiği A. pudenda externa tarafından vascularize edildiği yalnız, caudalde küçük bir bölgenin (caudal meme derisinin) A. pudenda interna ve A. pudenda externa'nın anostomoz kolu tarafından beslendiği tespit edilmiştir (Ş.12,13,14).
Truncus pudendo epigastricus'un A. profunda femoris'ten ayrıldıktan yaklaşık 2-3 cm sonra A. epigastrica caudalis (profundus)'i M. rectus abdominis ve M. transversus abdominis'e verdiği görülmüştür (Ş.12). Bu kolu verdikten sonra damarın A. pudenda externa olarak devam ettiği ve V. pudenda externa ve N. genitofemoralis ile birlikte A. epigastrica caudalis'i verdikten yaklaşık 5-7 cm sonra canalis inguinalis'in karın boşluğu tarafındaki deliği olan anulus inguinalis profundus'a girdiği tespit edilmiştir (Ş.12). Canalis ingiunalis'in içinde medial tarafta 7 cm'lik bir seyirden sonra anulus inguinalis superficialis'ten çıktığı ve memenin lateral laminaları arasında cranio ventrale doğru seyretttiği görülmüştür. Yaklaşık 0,8-1 cm sonra damar'ın craniale doğru bir kol, A. mammaria superficialis'i verdiği (Ş.13,15), A.mammaria superficialis'in de yüzlek meme paranchyminin dorso lateral kısmını besleyen 3-5 kola ayrıldığı tespit edilmiştir (Ş.13). Bazen A. mammaria superficialis ile aynı hizada, bazen A: mammaria superficialis'ten önce bazen de A. mammaria superficialis'ten sonra caudo lateral meme derisine ve Ln. mammaricus'a giden bir kol tespit edilmiştir (A. basalis caudalis) (Ş.13,15). Genellikle A. mammaria caudalis'ten (Ş.14) iki hayvanda (Kıl keçisi) ise A. basalis caudalis'ten A. pudenda externa ve interna arasındaki ramus anastomoticus'un (A.perinealis ventralis'in) çıktığı gözlenmiştir. A. basalis caudalis'ten yaklaşık 2 cm sonra damar'ın tekrar A.mammaria cranialis ve A. mammaria medialis olarak ikiye ayrıldığı görülmüştür.
A. mammaria cranialis'in, meme paranchymi içinde zikzaklar yaparak craniale doğru seyrederken 5 veya 6 kolu sağlı sollu paranchym içerisine verdiği tespit edilmiştir. (Ş.15) Damarın ductus lactiferuslar'ın daha küçük kanallara açıldığı bölge hizasında ikiye ayrıldığı, bunlardan lateralde olan kol; A. lateralis sinus olup (Ş.14,15), papilla mammae'ya doğru inerken ductus lactiferus'ların başlangıcındaki halka şekilli trabeculalara ve meme kanalının duvarına longitudinal ve transversal olarak seyreden ve birbirleriyle anostomozlaşan küçük kılcallar verdiği gözlenmiştir. Ductus lactiferiden sinus lactiferus'a geçiş sınırı yakınlarında damar'ın ikiye ayrıldığı, bunlardan bir tanesinin memenin cranio medial diğerinin caudo lateral duvarında meme başına kadar yine birbirleriyle anastomozlaşan küçük kılcallar vererek A. papillaris olarak sonlandığı görülmüştür (Ş.15).
A. lateralis sinus'a göre medialde olan kolun ise göbeğe doğru A. epigastrica caudalis superficialis olarak devam ettiği saptanmıştır.
A. mammaria medialis'in A. mammaria'dan ayrıldıktan yaklaşık 1,9 cm sonra meme bezinin caudaline cranio ventral yönde seyreden A. mammaria caudalis'i verdiği (Ş.13,15), A. mammaria caudalis'in de tiftik keçilerinde ve bir kıl keçisinde A. mammaria'dan çıktığı tespit edilmiştir (Ş.14). A. mammaria caudalis'in, memenin caudo ventral kısmında paranchym üzerinde 2-3 cm lik yüzlek bir seyirden sonra meme paranchyminin içerisine girdiği tespit edilmiştir. Paranchym içerisinde seyreden damarın daha sonra medial'e aynı zamanda lateral'e 3-5 kol vererek dağıldığı görüldü (Ş.16). Yukarıda da değinildiği gibi A. pudenda externa ve interna arasındaki anastomoz kolunun (ramus anastomoticus) A. mammaria caudalis'in hemen başlangıcından çıktığı görülmüştür.
A. mammaria medialis'in craniale doğru ilerlerken 4-5 adet ince kolu 0,8-1 cm aralıklarla ait olduğu meme lobunun lateraline, 2-3 ince kolu da medialine ve Lig. suspensorium uberis'e doğru paranchym içine verdiği tespit edilmiştir (Ş.16). Bu kolları verdikten sonra damarın craniale doğru ilerlediği ve papilla mammae'nın cranio dorsali hizasında iki kola ayrıldığı görülmüştür. Bunlardan bir tanesinin papilla mammae'nın medial duvarına A. medialis sinus olarak dağıldığı A. papillaris olarak ductus papillaris'e doğru indiği saptanmıştır. Diğer kolun ise göbeğe doğru ilerlerken derinin altında kollara ayrılarak sonlandığı görülmüştür. Üç hayvanda ise A. mammaria medialis'e rastlanmamıştır.
Memelerdeki venöz kan V. pudenda externa'nın kolu olan V. mammaria, V. mammaria'nın cranialde devamı olan V. subcutanea abdominis ve V. pudenda externa ile V. pudenda interna arasındaki anastomoz kolu (V. perinealis ) ile kalbe taşınır. Bu venalar'ın seyri ve dallanması genelde arterlerde olduğu gibidir. V. subcutanea abdominis süt ineklerindeki kadar belirgin değildir. Ancak laktasyonda olan hayvanlarda V. subcutanea abdominis zikzaklar çizerek karın duvarının 3-3.5 cm yanlarında cranial'e doğru ilerler, sonuncu çift inc. costalis hizasında sternum'un iç yüzüne göğüs boşluğuna girer ve manubrium sterni hizasında V. thoracica interna'ya kavuşur.

» Nüve Forum » akademik » Veterinerlik Fakültesi »
__________________
Hayvanları Sevmeyen İnsanları Hiç Sevmez
(\__/)

(='.'=)

(")_(")

Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
  #8  
Alt 23.07.08, 12:48
Ayça Şallı - ait kullanıcı resmi (Avatar)
Bölüm Yöneticisi
Üyelik tarihi: Dec 2006
İletiler: 764
Ettiği Teşekkür: 219
160 tane iletisine 219 kere teşekkür edilmiş
Ayça Şallı bir mücehver gibi özel.Ayça Şallı bir mücehver gibi özel.Ayça Şallı bir mücehver gibi özel.Ayça Şallı bir mücehver gibi özel.Ayça Şallı bir mücehver gibi özel.
  Send PM
Standart Tiftik ve kıl keçilerinde memenin (mamma) morfolojik yapısı üzerinde araştırmalar

Memenin Lenf Sistemi
Keçilerde çok sayıda lenf damarlarının memeye geldiği ve bunların ln. supra mammaricus'ta sentralize olduğu görülmüştür. Bazen zeytin çekirdeği, bazen dolgun fasülye şeklinde, bazen de nohut büyüklüğünde (Ş.13,14,15) olan ln. supra mammaricus'un memenin basis'inin caudo dorsalinde biraz da lateralde ve A. ve V. pudenda externa'nın medialinde yer aldığı gözlenmiştir. Ağırlığı 3-5 gram arasında değişmekte olup, uzunluğu 2,4 cm, genişliği ise 1,1 cm olarak tespit edilmiştir. Besili hayvanlarda caudalde derinin yaklaşık 0,7-1 cm, zayıf hayvanlarda ise 0,3-0,5 cm kadar altında yer aldığı görülmüştür. Commissura labiorum ventralis'in ln. supra mammaricus'a olan uzaklığı 8,5-12 cm, meme ucunun ln. supra mammaricus'a uzaklığı ise 11,5-15 cm olarak tespit edilmiştir.

» Nüve Forum » akademik » Veterinerlik Fakültesi »
__________________
Hayvanları Sevmeyen İnsanları Hiç Sevmez
(\__/)

(='.'=)

(")_(")

Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
  #9  
Alt 23.07.08, 12:49
Ayça Şallı - ait kullanıcı resmi (Avatar)
Bölüm Yöneticisi
Üyelik tarihi: Dec 2006
İletiler: 764
Ettiği Teşekkür: 219
160 tane iletisine 219 kere teşekkür edilmiş
Ayça Şallı bir mücehver gibi özel.Ayça Şallı bir mücehver gibi özel.Ayça Şallı bir mücehver gibi özel.Ayça Şallı bir mücehver gibi özel.Ayça Şallı bir mücehver gibi özel.
  Send PM
Standart Tiftik ve kıl keçilerinde memenin (mamma) morfolojik yapısı üzerinde araştırmalar

TARTIŞMA VE SONUÇ
Memelerin Yerinde Tesbiti; Memenin vücuda laminae laterales ve laminae mediales adı verilen ligamentler ile asıldığı, laminae laterales'in meme üzerinde bir tane superficial diğeri profund iki laminaya ayrıldığı ve az miktarda elastik doku ihtiva eden bu laminanın cranialde anulus inguinalis superficialis'in crus lateralis'inden, caudalde ise Tendo symphysialisten orijin aldığını, iki meme yarımını birbirine yakın tutmaya yarayan ve iki meme lobu arasında fiziksel bir bariyer olarak görev yapan laminae mediales'in ise cranialde tunica flava abdominis'ten, caudalde tendo prepubicumdan orijin alan elastik iki lamelladan ibaret olduğunu bildiren literatürleri (6,7,8,9,10,11,12,13,14) bizim bulgularımız da doğrular nitelikte olmasına rağmen, median lamellalar arasında paranchym dışında ve cranialde 0.5 cm bir mesafenin bulunduğu bu mesafenin tendo prepubicum'a doğru gidildikçe ve paranchym içinde yavaş yavaş azalarak kaybolduğu ve lamellaların birbirine yaslandığı görülmüştür.
Memelerin Yeri, Dış Görünüşü ve Morfolojik Yapısı;
Literatür bilgiye (6,7,8,15) uygun olarak her iki meme yarımının dışarıdan sulcus intermammaricus içeriden ise laminae mediales vasıtasıyle ayrıldığı tespit edilmiştir. Yine araştırmacıların bildirdikleri (7,8,15) doğrultuda iki meme yarımının birbiriyle bağlantısının olmadığı yapılan deneylerle saptanmıştır. Literatürler (6,16) corpus mammae'nın sınırsız bir
şekilde papilla mammae'ya geçtiğini bildirmelerine rağmen, bulgularımızdan bazıları literatür bilgi ile aynıdır ancak, bazı memelerde corpus mammae'nın papilla mammae'ya geçiş bölgesinde dışarıdan belirgin derecede bir boğumlanma olduğu tespit edilmiştir.
Ductus papillaris'in papilla mammae'nın içinde 0.5-0.7 cm uzunluğunda bir kanal olduğunu (7,13,15,17) ve kanalın duvarının çok katlı yassı epitelle kaplı olduğunu (11,13,15,18) bildiren araştırmacıları bulgularımız da desteklemektedir. Papilla mammae'nın dış derisi ile mukoza arasında derinin fonksiyonel anatomisini düzenleyen kas, damar ve bağdokunun bulunduğu ve bu oluşumların sütün dışarı akmasını önleyen bir sphincter sistemi oluşturduğunu bildiren araştırmacılara (6,7,11,14,15,18) biz de katılmaktayız. Literatürlerin (6,7,11,19) bildirdiklerine uygun olarak sinus lactiferus'un içini döşeyen mukozanın ductus papillaris'e doğru birbirine yaklaşarak geldiği ve ductus papillariste mukozanın iç içe katlanmasıyle Fuerstenberg rozetinin şekillendiği tespit edilmiştir. Sinus lactiferus'un keçilerde her meme yarımında aşağı yukarı küçük çocuk yumruğu büyüklüğünde ortak süt toplama yeri olduğunu ve 7 cm uzunluğunda 2.5 cm genişliğinde huni şeklinde pars papillaris kısmıyle papilla mammae içine, pars glandularis kısmıyle de corpus mammae içine yerleştiğini bildiren araştırmacıları (6,13,15) bizim bulgularımız da desteklemektedir. Ancak sinus lactiferus'un pars papillaris'i ile pars glandularis'i arasında koyun ve büyük ruminantlarda görülen mukoza dürümünden başka bir sınır bulunmadığını bildiren literatür bilgiye (15,18) katılmamaktayız. Çünkü bu araştırmadaki bazı piyeslerde pars papillaris sinus lactiferus ile pars glandularis sinus lactiferus arasında transversal bir mukoza dürümünün varlığı tespit edilmiştir. Sinus lactiferus'un pars glandularis'inin halka şekilli kırışıklıklarla ductus lactiferi'ye geçtiğini bildiren Koch'a (6) biz de katılmaktayız ancak, bu halka şekilli kırışıklıkların kıl keçisine göre tiftik keçisinde daha kalın yapıda olduğu ve bu halka şekilli kırışıklıkların içerisinde mukoza katmanının şekline uygun olarak circuler damarların bulunduğunu tespit edilmiştir.
Araştırmacıların (4,6,7,13,15,18,19) da bildirdiği gibi ductus lactiferusların sütü kanalcıklardan sinus lactiferus'a taşıyan, sayıları 6-9 adet, çapları 0,4-0,5 cm olan borucuklar olduğu, bunların da intra lobuler, inter lobuler ve inter lober kanallara açıldığı bu yüzden memenin kavernöz bir görünüm arz ettiği tespit edilmiştir.

» Nüve Forum » akademik » Veterinerlik Fakültesi »
__________________
Hayvanları Sevmeyen İnsanları Hiç Sevmez
(\__/)

(='.'=)

(")_(")

Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
  #10  
Alt 23.07.08, 12:51
Ayça Şallı - ait kullanıcı resmi (Avatar)
Bölüm Yöneticisi
Üyelik tarihi: Dec 2006
İletiler: 764
Ettiği Teşekkür: 219
160 tane iletisine 219 kere teşekkür edilmiş
Ayça Şallı bir mücehver gibi özel.Ayça Şallı bir mücehver gibi özel.Ayça Şallı bir mücehver gibi özel.Ayça Şallı bir mücehver gibi özel.Ayça Şallı bir mücehver gibi özel.
  Send PM
Standart Tiftik ve kıl keçilerinde memenin (mamma) morfolojik yapısı üzerinde araştırmalar

Memenin Innervasyonu : Bazı araştırmacılar (6,7,13) memenin N. iliohypogastricus, N. ilioingiunalis, N. genitofemoralis ve N. pudendus'un r. mammaricus'u tarafından, Taşbaş ise (18) N. ilioingiunalis, N. genitofemoralis ve N. symphaticus'un plexus mesentericus'undan gelen sinirlerle innerve edildiğini bildirmesine rağmen yapılan disseksiyonlarda memeye N. genitofemoralis ve N. pudendus'a ait kolların girdiği tespit edilmiştir. Diğer sinirlerin ise memenin corpusuna geldiği görülememiştir. Yine Taşbaş'ın bildirimine uygun olarak symphatic sinirlerin plexus mezentericus'tan geldiği gözlenmiştir. Cranial meme derisine N. ilioinguinalis'in r. ventralisinin kollar verdiğini bildiren literatür (20,21) bilgiye karşın bu araştırmada sadece N. ilioinguinalis'in uç kollarının bazı piyeslerde cranial meme derisine kadar ulaşabildiği tespit edilmiştir.
Bu araştırma memenin asıl sinirinin N. genitofemoralis olduğunu bildiren araştırmacıların bildirimini (6,7) doğrulamıştır. N. genitofemoralis'in çıkış yeri ve orijini konusunda literatürlerle (18,21,22) bu araştırmanın sonuçları paralellik göstermektedir N. genitofemoralis'in genel seyrinin literatürlerde bildirildiği (6,7,21,22,23) şekilde olduğu belirtilmiştir. Sinirin N. cutaneous femoris lateralis'e bir kol verdiği, bir keçide ise bu sinirden iki kol aldığı şeklindeki bulgular literatür (22) bilgi ile uyum sağlamaktadır.
N. genitofemoralis'in r. cranialis ve r. caudalis'inin A. circumflexa ilium profunda'nın lateral ve medialinde periton'un dış yüzü üzerinde caudo-ventral yönde A. ve V. pudenda externa ile birlikte seyrettiğini (6,21) bildiren literatürlere rağmen çalışmada sinirin cranial ve caudal kola ayrılmadan anulus inguinalis profundus'a kadar indiği ve A. epigastrica caudalis'in altında r. cranialis ve r. caudalis'e ayrıldığı ve kanala iki kol olarak girdiği iki hayvanda ise aynı bölgede sinirin üç kola ayrıldığı gözlenmiştir. R. cranialis ve caudalis'in anulus inguinalis profundus'a gelmeden önce tekrar birleşebileceğini veya ayrı ayrı bu deliğe girebildiğini , birleşerek girdiği durumlarda ise canalis inguinalis içinde tekrar cranial, caudal iki kola ayrıldığını bildiren literatüre (21) rağmen bu araştırmada sadece bir keçide sinirin anulus inguinalis profundus'a gelmeden önce iki kola ayrıldığı ve canalis inguinalis'e girmeden tekrar birleştiği kanalın içinde tekrar iki veya üç kola ayrıldığı gözlenmiştir. Bu kollardan birisi cranialde, diğeri caudalde üçüncüsü ise ortada ve kısadır. R. cranialis'in meme'nin corpusuna ve papilla mammae'ya kollar verdiğini bildiren literatür bilgiye (21) uygun olarak yapılan disseksiyonlarda ramus cranialis'in 4-6 ince kola ayrıldığı bunların her birinin de iki veya üç ince kola ayrılarak corpus mammae ve papilla mammae'nın cranio-medialine dağıldığı saptanmıştır.
R. caudalis'in anulus inguinalis superficialis'ten çıktıktan hemen sonra memenin cranialini innerve eden 1-2 ince kol verdiğini, ana kolun ise memenin caudal kısmına dağıldığını bildiren literatür (21)'e karşın çalışmada bu kolun r. cranialis'ten ayrıldıktan yaklaşık 10-12 cm sonra tekrar ikiye ayrıldığı, bunlardan birinin caudo-medial olarak memenin papillasına kadar ince kollar vererek dağıldığı, diğerinin ise iki meme lobu arasında iki kola ayrıldığı bu iki kolun da corpus mammaeların medial yüzleri üzerinde dağıldığı görülmüştür. Ortada ve kısa olan üçüncü kolun ise ayrım yerinden yaklaşık 4-5 cm lik bir seyirden sonra karın kasları ve M. gracilis üzerine dağıldığı tespit edilmiştir. N. pudendus'un memenin caudal küçük bir bölümü ve bu bölge derisini innerve ettiğini bildiren literatürlere (6,20,21,23,24,25) uygun olarak disseksiyonlarda memenin adı geçen kısımlarına giden N. pudendus'un vulvanın distalinde 4-5 cm bir seyirden sonra 2 veya 3 kolu bölgedeki deriye verdiği bu kolları verdikten sonra derinin uyluktan meme'ye geçtiği hizada tekrar 3 kola ayrıldığı bu üç koldan da diğerlerine göre daha cranialde ve daha kalın olan kolun da tekrar iki kola ayrılarak caudal meme derisine ve yüzlek meme paranchymine dağıldığı gözlemlenmiştir.

» Nüve Forum » akademik » Veterinerlik Fakültesi »
__________________
Hayvanları Sevmeyen İnsanları Hiç Sevmez
(\__/)

(='.'=)

(")_(")

Digg this Post!