Nüve Forum

Nüve Forum > akademik > Veterinerlik Fakültesi > Köy Tavukçuluğu

Veterinerlik Fakültesi hakkinda Köy Tavukçuluğu ile ilgili bilgiler


Köy Tavukçuluğu: Keselim mi? Besleyelim mi? Bu yazı, Türkiye'de yaşanan "kuş gribi" salgınından sonra, başta bazı bakanlar ve yine bazı entegre tavukçuluk firması sahiplerince dile getirilen ve sözde salgının durdurulması

Veterinerlik Fakültesi Anatomi, Histoloji, Embriyoloji, Fizyoloji, Biyokimya, Mikrobiyoloji, Parazitoloji, Patoloji, Farmakoloji ve Toksikoloji, İç Hastalıklar, Cerrahi, Doğum ve Jinekoloji, Veteriner Hekimliği, Hastalıklar ve Klinikler Bilimler , Zootekni ve Hayvan Besleme, Döllenme ve Suni Tohumlama, Besin Hijyeni ve Teknolojisi dersleri, Zootekni, Hayvan Besleme ve Besleme Hastalıkları dersleri okutulur

Like Tree5Likes
  • 1 Post By Ayça Şallı
  • 1 Post By Ayça Şallı
  • 1 Post By Ayça Şallı
  • 1 Post By Ayça Şallı
  • 1 Post By Ayça Şallı

Cevapla

 

LinkBack Seçenekler Stil
  #1  
Alt 12.05.09, 09:49
Ayça Şallı - ait kullanıcı resmi (Avatar)
Yaratıcı
 
Üyelik tarihi: Dec 2006
İletiler: 1.399
Ayça Şallı için ne kadar gurur duyulsa azdır.Ayça Şallı için ne kadar gurur duyulsa azdır.Ayça Şallı için ne kadar gurur duyulsa azdır.Ayça Şallı için ne kadar gurur duyulsa azdır.Ayça Şallı için ne kadar gurur duyulsa azdır.Ayça Şallı için ne kadar gurur duyulsa azdır.Ayça Şallı için ne kadar gurur duyulsa azdır.Ayça Şallı için ne kadar gurur duyulsa azdır.Ayça Şallı için ne kadar gurur duyulsa azdır.Ayça Şallı için ne kadar gurur duyulsa azdır.Ayça Şallı için ne kadar gurur duyulsa azdır.
Standart Köy Tavukçuluğu

Köy Tavukçuluğu: Keselim mi? Besleyelim mi?
Bu yazı, Türkiye'de yaşanan "kuş gribi" salgınından sonra, başta bazı bakanlar ve yine bazı entegre tavukçuluk firması sahiplerince dile getirilen ve sözde salgının durdurulması ve bu sayede insanların zarar görmesini önlemeyi amaçlayan "köy tavukçuluğu yasaklansın" söyleminin, aslında ne anlama geldiği ve bunun sonucunda ortaya çıkabilecek kötü sonuçlar konusunda görüş bildirmek için kaleme alınmıştır.
aus.jpg
Köy tavukçuluğunun yasaklanması gerektiği ile ilgili görüş kamuoyuyla paylaşıldıktan hemen sonra, toplumun özellikle yoksul kesimleri ve bu kesimleri savunan kimi kuruluşlar tarafından şiddetle eleştirilmiştir. Yasaklama düşüncesini eleştirenlerin temel savı, zaten büyük bir yoksulluk içinde olan ve bu nedenle yetersiz beslenen kırsal nüfusun, bu yasakla birlikte, iyice açlığa hüküm giymiş olmasıydı. Ekonomik nedenlerle tüketme gücü olmayan, ya da pazara ulaşım olanaklarına sahip bulunmayan kırsal nüfusun sağlıklı beslenme hakkını elinden alacak olan bu uygulama, en azından insancıl nedenlerle, kabul edilemez. Yasaklama düşüncesinin reddedilmesi ve "köy tavukçuluğu"nun savunulmasının en az bu insancıl bakış açısı kadar önemli bir diğer gerekçesi de; köy tavukçuluğunun yasaklanmasıyla yitirilecek gen kaynaklarına sahip çıkmak ve onları korumaktır.

Kaynak
Okan ERTUĞRUL* Şükrü GÜRLER**
* Prof. Dr., Ankara Üniversitesi Veteriner Fakültesi, Genetik Anabilim Dalı, ANKARA.
** Yard. Doç. Dr., Harran Üniversitesi Veteriner Fakültesi, Genetik Anabilim Dalı, ŞANLIURFA.

__________________

Güzel Sanatlar Fakültesi/Lisesi Yetenek Sınavlarına Hazırlık Kursu
Resim Yağlı Boya Hobi Kursu
Hızlı ve Etkili Okuma Kursu
Çocuklar için Hızlı Okuma Kursu
Çocuklar için Resim Kursu
Diksiyon Kursu
Nefes Teknikleri Kursu
Kişisel Gelişim Kursları
Alıntı ile Cevapla
  #2  
Alt 12.05.09, 09:58
Ayça Şallı - ait kullanıcı resmi (Avatar)
Yaratıcı
 
Üyelik tarihi: Dec 2006
İletiler: 1.399
Ayça Şallı için ne kadar gurur duyulsa azdır.Ayça Şallı için ne kadar gurur duyulsa azdır.Ayça Şallı için ne kadar gurur duyulsa azdır.Ayça Şallı için ne kadar gurur duyulsa azdır.Ayça Şallı için ne kadar gurur duyulsa azdır.Ayça Şallı için ne kadar gurur duyulsa azdır.Ayça Şallı için ne kadar gurur duyulsa azdır.Ayça Şallı için ne kadar gurur duyulsa azdır.Ayça Şallı için ne kadar gurur duyulsa azdır.Ayça Şallı için ne kadar gurur duyulsa azdır.Ayça Şallı için ne kadar gurur duyulsa azdır.
Standart Köy Tavukçuluğu

Koruma Kavramı ve Biyolojik Çeşitlilik
Çağdaş insanın en büyük çelişkisi, tarih boyunca bozduğu doğayı "artık" korumak zorunda olmasıdır. Aslında bu yeni bir çelişki değildir; insanlar topluluklar kurmaya ve uygarlıklar oluşturmaya başladıklarından beri, doğal kaynakların bozulması ve çevre ile ilgili sorunlar da hızla artmıştır. Ulaşım, enerji vb çağdaş gereksinimlerin karşılanabilmesi için uygulanan teknolojilerin çoğu, temiz hava, temiz su ve temiz besin gibi temel gereksinimlerimizin kaynaklarını ve üretim alanlarını bozmaktadır. Artan nüfus ve gelişen beklentilere bağlı olarak, doğal kaynaklar üzerindeki bozulma da artmaktadır. İronik bir biçimde, bir eliyle doğal kaynakları tüketen "insan", diğer eliyle doğal kaynakların korunması için yasalar çıkarmakta, kısıtlayıcı önlemler almakta ve koruma bilincini topluma yaymak için kamuoyu oluşturmaya çalışmaktadır. Bir yanda doğal kaynakları hızla tüketen sınırsız "gelişme" istemi, diğer yanda ise sınırlı doğal kaynaklar. Çözümü son derece güç bu denklem, "çağdaş" insanın en büyük sınavını oluşturmaktadır (Anonim 2006; Ertuğrul 2005a; Ertuğrul 2005b; Ertuğrul 2005c).
Koruma ile ilgili çalışmalar aslında çok da yeni değildir. Her ne kadar, bu konuda son zamanlarda gelişmiş teknolojiler kullanılıyor olsa da, bu çalışmaların MÖ. 1000'li yıllara kadar uzandığı söylenebilir. O zamanlarda, üzüm ve zeytin yetiştiriciliğinde uygulanan teraslama teknikleri koruma çalışmalarının ilk örnekleri olarak anılabilir. Yine, tarih boyunca çok çeşitli yerlerde yapılan su ka¬nalları da koruma çalışmalarının ilk örneklerindendir. Daha yakın örnekler olarak da, 1800'lü yıllarda yaban hayatı için oluşturulan doğal parklar, 1900'lü yıllarda çıkarılan av kanunları, 1900'lü yılların ikinci yarısından itibaren bazı tarımsal ilaçların kullanımının engellenmesi gibi uygulamalar sayılabilir. Benzer şekilde, 1980'li yıllarda yağmur ormanlarını korumak için yapılan çalışmalar, 1990 yılında iklim değişiklikleri ve küresel ısınma gibi sorunlara çareler aranması, koruma konusunda yapılan etkinliklerin önemli kilometre taşlarıdır. . (Anonim 2006
Koruma çalışmaları içinde ele alınan en önemli konulardan biri, biyolojik çeşitlilik ve bu çeşitliliğin korunmasıdır. Biyoçeşitlilik, büyükten küçüğe doğru başlıca üç ana parça ile bunları birbirine bağlayan dördüncü bir parçadan oluşmaktadır;
1. Ekosistem çeşitliliği,
2. Tür çeşitliliği,
3. Genetik çeşitlilik ve
4. Ekolojik olaylar (proses) çeşitliliği.

__________________

Güzel Sanatlar Fakültesi/Lisesi Yetenek Sınavlarına Hazırlık Kursu
Resim Yağlı Boya Hobi Kursu
Hızlı ve Etkili Okuma Kursu
Çocuklar için Hızlı Okuma Kursu
Çocuklar için Resim Kursu
Diksiyon Kursu
Nefes Teknikleri Kursu
Kişisel Gelişim Kursları
Alıntı ile Cevapla
  #3  
Alt 12.05.09, 10:02
Ayça Şallı - ait kullanıcı resmi (Avatar)
Yaratıcı
 
Üyelik tarihi: Dec 2006
İletiler: 1.399
Ayça Şallı için ne kadar gurur duyulsa azdır.Ayça Şallı için ne kadar gurur duyulsa azdır.Ayça Şallı için ne kadar gurur duyulsa azdır.Ayça Şallı için ne kadar gurur duyulsa azdır.Ayça Şallı için ne kadar gurur duyulsa azdır.Ayça Şallı için ne kadar gurur duyulsa azdır.Ayça Şallı için ne kadar gurur duyulsa azdır.Ayça Şallı için ne kadar gurur duyulsa azdır.Ayça Şallı için ne kadar gurur duyulsa azdır.Ayça Şallı için ne kadar gurur duyulsa azdır.Ayça Şallı için ne kadar gurur duyulsa azdır.
Standart Köy Tavukçuluğu

Genetik Çeşitlilik ve
Gen Kaynaklarının Korunması
Genetik çeşitlilik, bir popülâsyonun sahip olduğu genler tarafından belirlenen genetik bilgilerin tamamını tanımlamaktadır. Normal olarak, bir tür içinde pek çok sayıda birey vardır ve bu bireyler birbirlerinden az ya da çok farklıdırlar. Bireyler arasındaki farklıklar, söz konusu bireylerin, belirli bir karakter için aynı genin farklı seçeneklerine (alleline), ya da değişik gen düzenlerine sahip olmalarından ileri gelir. Bir tür içinde yeterli düzeyde ve zengin bir genetik çeşitliliğin bulunması, değişik gereksinimlere yanıt verebilen, yeni koşullara uyum sağlayabilen ya da istenilen bazı özellikleri bir arada bulunduran yeni hayvan tiplerinin geliştirilebilmesi için temel bir hareket noktası (gen havuzu) oluşturur ve bu açıdan da olması istenen bir özelliktir. Genetik çeşitlilik ne kadar sınırlıysa, değişen çevre koşullarına ya da değişen gereksinimlere yanıt verebilen bir ırk ya da tip geliştirmek o ölçüde sınırlıdır. Bu nedenle, Dünyanın sahip olduğu gen kaynaklarının korunması, koruma çalışmalarının en başında gelen çalışma alanlarından birini oluşturmaktadır (Anonim 2006; Bowling ve Ruvinsky. 2000; Crawford 1993;Fries ve Ruvisky 1999;Ertuğrul 2005a; Ertuğrul 2005b; Ertuğrul 2005c;Piper ve Ruvinsky 1997; Ruvinsky ve Sampson 2001) .
Genetik çeşitliğin en önemli kaynağı, bir türün farklı çevresel koşullarda farklı evrimsel süreçler geçirerek farklılaşmış popülasyonları (ırklar, varyeteler ve tipler) dır. Bu nedenle, ticari önemi olmasa da, bu tip ırklar genetik çeşitlilik yarattıkları için elde tutulmaya, sayıları azalmışsa koruma altına alınmaya ve bu sayede genetik çeşitlilik sürdürülmeye çalışılır. Artan Dünya nüfusunun beslenme gereksinimini karşılamak için özellikle 1900'lü yıllardan itibaren uygulana gelen entegre hayvansal üretim, genetik çeşitliliği olmayan (birörnek) ticari hayvanlar üzerinde yükseldiği için, bu tarihten itibaren pek çok çiftlik hayvanı türüne ait çok sayıda ırk yok olmuştur. Kanada'da endüstriyel tavuk yetiştiriciliği başlamadan önce 800 civarında olduğu belirlenen tavuk ırkı sayısı 1980 yılında 13'e düşmüştür. Tek başına bu örnek bile endüstriyel hayvancılığın gelişmesi ve Dünya ölçeğine yayılması sonucunda gen kaynaklarının nasıl hızla azaldığını göstermeye yeterlidir. Endüstriyel hayvancılığa bağlı olarak gen kaynaklarının yitirilmesi özellikle tavukçuluk alanında diğer hayvancılık kollarına göre daha da önemli bir sorun oluşturmaktadır. Bunun nedeni, endüstriyel üretimin gerek duyduğu üstün verimli, birörnek hayvanları üretmek üzere uygulanan hayvan ıslah programlarının, tavuklarda çok daha hızlı ilerlemesi ve buna bağlı olarak da gen kaynaklarının hızla azaltmasıdır. Bu süreç, daha yavaş olmakla birlikte, tüm çiftlik hayvanlarında, az ya da çok, söz konusudur. İşte bu nedenle, ticari kaygıların ön planda tutulmadığı, kırsal kökenli, küçük ölçekli hayvan yetiştiriciliği, oluşturduğu potansiyel genetik çeşitlilik nedeniyle, Dünyanın pek çok yerinde özendirilmekte ve koruma altına alınmaktadır.

__________________

Güzel Sanatlar Fakültesi/Lisesi Yetenek Sınavlarına Hazırlık Kursu
Resim Yağlı Boya Hobi Kursu
Hızlı ve Etkili Okuma Kursu
Çocuklar için Hızlı Okuma Kursu
Çocuklar için Resim Kursu
Diksiyon Kursu
Nefes Teknikleri Kursu
Kişisel Gelişim Kursları
Alıntı ile Cevapla
  #4  
Alt 12.05.09, 10:04
Ayça Şallı - ait kullanıcı resmi (Avatar)
Yaratıcı
 
Üyelik tarihi: Dec 2006
İletiler: 1.399
Ayça Şallı için ne kadar gurur duyulsa azdır.Ayça Şallı için ne kadar gurur duyulsa azdır.Ayça Şallı için ne kadar gurur duyulsa azdır.Ayça Şallı için ne kadar gurur duyulsa azdır.Ayça Şallı için ne kadar gurur duyulsa azdır.Ayça Şallı için ne kadar gurur duyulsa azdır.Ayça Şallı için ne kadar gurur duyulsa azdır.Ayça Şallı için ne kadar gurur duyulsa azdır.Ayça Şallı için ne kadar gurur duyulsa azdır.Ayça Şallı için ne kadar gurur duyulsa azdır.Ayça Şallı için ne kadar gurur duyulsa azdır.
Standart Köy Tavukçuluğu

Ne Yapmalı?
Bitki, hayvan, mikroorganizma gibi her türlü gen kaynağının korunması genel "gen kaynaklarının korunması" çabasının bir parçası olduğundan, bu doğrultuda yürütülecek bir çaba, kuşkusuz bir bütünlük arz etmelidir. Bu nedenle, her bir farklı alanda yürütülecek çalışmalar arasında eş güdüm ve düzenleme sağlayabilecek bir çatı kuruluşa (örgütlülüğe) gerek duyulmaktadır. Türkiye'de, ne yazık ki, bu doğrultuda çok sayıda girişim (toplantı, kongre, makale, yasa, yönetmelik vb.) yapılmış olmasına ve hemen hemen hepsinde aynı konuların altı çizilmiş olmasına karşın, hala bu gereksinimi karşılayacak bir örgütlülük oluşturulamamıştır. İlgi alanlarına göre, gen kaynaklarının korunması konusunda gerek Kamu kurumlarında ve gerekse üniversitelerde çok sayıda araştırma yapılıyor olsa da, bu çalışmalar bir bütünlük ifade etmemektedir. Gen kaynaklarının korunması konusunda yapılacak ilk iş, bu boşluğu dolduracak bir merkezi örgütlülüğün oluşturulmasıdır. Ancak ondan sonra, ilgi alanlarına göre var olan gen kaynaklarının tanımlanması, döküm ve koruma durumları ve eylem planları yapılabilecektir (Anonim 2006; Bowling ve Ruvinsky. 2000; Crawford 1993; Fries ve Ruvisky 1999;Ertuğrul 2005a; Ertuğrul 2005b; Ertuğrul 2005c; Ertuğrul ve ark., 2005 Piper ve Ruvinsky 1997; Ruvinsky ve Sampson 2001).
Tavuk gen kaynaklarının korunması konusunda ise; öncelikle bir döküm çalışması yapılması gerekmektedir. Böylece, popülâsyonların sayısal açıdan durumu ve dağılımları gibi önemli bilgiler elde edebilir ve mevcut gen kaynaklarının fenotipik ve genotipik özellikleri belirlenerek, oluşturdukları gizli güç tartılabilir. İkinci aşamada, bu dökümden elde edilen bilgilerin değerlendirilmesi gelmektedir. Üçüncü basamakta ise, bu değerlendirmelerden yola çıkarak, eldeki ekonomik kaynakların durumu da değerlendirilerek, koruma durumları, öncelikler ve koruma yöntemleri konusunda karar verilmeli ve uygulamaya konmalıdır. Daha önce de belirtildiği gibi bu çaba "Gen Kaynaklarının Korunması" genel çabasının içinde, onunla bir bütün oluşturacak şekilde merkezi olarak yürütülmelidir (Anonim 2006; Ertuğrul 2005a; Ertuğrul 2005b; Ertuğrul 2005c; )

Yerli Tavuk Gen Kaynakları ve Bu Kaynakların Korunması
Tarım Bakanlığı, kaynaklarında köy tavuklarının sayısının 20 milyon civarında olduğu bildirilmektedir. Bu tavukların büyük çoğunluğu "çıkma" diye tabir edilen ticari yumurtacı tavuklardan köken alsa da, bu rakamın içinde %10'luk bir pay bile 2 milyon eder ki; bu da gen kaynağı olarak yeterli bir yerli hayvan popülâsyonu olduğu anlamına gelir. Son zamanlarda, kimileri tarafından sıkça dile getirildiği gibi eğer, "köy tavukları içindeki yerli gen kaynaklarının oranı önemsenmeyecek kadar az" ise, bu, yerli tavuk gen kaynaklarını korumanın boş bir çaba olacağı değil, aksine acil bir görev olduğunu anlamdırır. Çağdaş yaklaşım, yerli tavuk ırklarının sayıları az diye, daha da azaltıp elden çıkarılmasını değil, aksine ivedi harekete geçilmesini gerektirir.
Klasik zootekni kaynaklarında yerli tavuk ırkları olarak Denizli, Gerze, Hacı Kadın, Sultan ve Çıplak Boyun ırklarından söz edilmektedir(Aksoy, 1999; Ertuğrul ve ark. 2005). Bu ırklardan sadece Denizli ve Gerze ırkları TAGEM tarafından canlı olarak koruma altında tutulmaktadır. Diğer ırklarla ilgili herhangi bir kayıt ya da koruma girişimi bulunmamaktadır. Varlıkları bile tartışmalıdır. Koruma altında bulunan ırkların korunma şekilleri de tartışılabilir. Bazen gen kaynaklarının korunması konusunda yanlış uygulamalar (yakın akraba yetiştiriciliği ve buna bağlı olarak varyasyonda azalma ve bazı genlerin yok olması gibi) da söz konusu olabilmektedir. Bu yanlış uygulamalar nedeniyle, gen kaynaklarını korumak için başlatılan girişimler büyük acılarla, hayal kırıklıkları ile sonuçlanabilmektedir. Bu bağlamda, gen kaynakları koruması çerçevesi içinde Denizli ve Gerze ırkları için yapılan canlı koruma uygulamalarının etkinliği ve seyri moleküler genetik teknikler kullanılarak izlenebilir. Bu amaç için gerek yetişmiş eleman gerekse teknik alt yapı Türkiye'de vardır. (Togan ve ark. 2005, Ertuğrul ve ark. 2005 )
Yerli tavuk ırklarıyla ilgili olarak söylenebilecek bir diğer konu da, sağlıklı bir döküm çalışması yapılmadığı için, var olan gizil güç hakkında tam bir bilgiye sahip olunmadığıdır. Bunun anlamı; klasik zootekni kaynaklarında adı geçmese de, yukarıda bildirilen tavuk ırkları dışında, Türkiye'de özgün bir-belki daha da çok- ırk, varyete ya da hat olarak tanımlanabilecek tavukların bulunma olasılığıdır. İşte, genetik çeşitliliğin asıl kaynağı olan bu gizil güç de, hali hazırda "köy tavukçuluğu" yapan küçük aile işletmelerinde bulunmakta ve bu konuda çalışacak olanların ilgisini beklemektedir.

__________________

Güzel Sanatlar Fakültesi/Lisesi Yetenek Sınavlarına Hazırlık Kursu
Resim Yağlı Boya Hobi Kursu
Hızlı ve Etkili Okuma Kursu
Çocuklar için Hızlı Okuma Kursu
Çocuklar için Resim Kursu
Diksiyon Kursu
Nefes Teknikleri Kursu
Kişisel Gelişim Kursları
Alıntı ile Cevapla
  #5  
Alt 12.05.09, 10:06
Ayça Şallı - ait kullanıcı resmi (Avatar)
Yaratıcı
 
Üyelik tarihi: Dec 2006
İletiler: 1.399
Ayça Şallı için ne kadar gurur duyulsa azdır.Ayça Şallı için ne kadar gurur duyulsa azdır.Ayça Şallı için ne kadar gurur duyulsa azdır.Ayça Şallı için ne kadar gurur duyulsa azdır.Ayça Şallı için ne kadar gurur duyulsa azdır.Ayça Şallı için ne kadar gurur duyulsa azdır.Ayça Şallı için ne kadar gurur duyulsa azdır.Ayça Şallı için ne kadar gurur duyulsa azdır.Ayça Şallı için ne kadar gurur duyulsa azdır.Ayça Şallı için ne kadar gurur duyulsa azdır.Ayça Şallı için ne kadar gurur duyulsa azdır.
Standart Köy Tavukçuluğu

Sonuç
Olaylara yansız bakabilen bir insan, salgın hastalıklarla savaşım konusunda onca deneyim biriktiren, sağlık koruma konusunda sürekli yeni ve etkili yöntemler geliştiren "çağdaş" Dünya ile bu hastalık sürecinde Türkiye'de yaşanan olaylar -uygulamalar- arasında herhangi bir paralellik kuramaz. Sadece insanlar için değil, tüm canlılar ve doğaldır ki hayvanlar için de "haklar" talep eden çağdaş insanın, Türkiye'deki yanlış itlaf uygulamalarını savunması zordur. Gerek kişi başına, gerekse hayvan başına en az veteriner hekimi görevde kullanan, bu yetmezmiş gibi, veteriner hekimleri özerk bir veteriner teşkilatından yoksun bırakan bir kamu kurumu ile salgın hayvan hastalıklarıyla savaşım neredeyse olanaksız gibi bir şeydir.
Hastalık etkenleri evrimin çeşitli basamaklarında farklı şekillerde ortaya çıkmıştır. Gene evrim ilerlerken bu etkenler belki şekil değiştirerek, belki de onlardan farklı olarak yenileri gene görülecektir. Sağlık koruma kuralları (hastalık etkenlerini uzak tutma: yalıtım, sağlık temizliği: hijyen ve belli bazı hastalık etkenlerine karşı bağışıklık oluşturma: aşı uygulaması) bu etkenlerden ko¬nakçıyı koruma mantığı üzerine inşa edilir. Kuş gribi salgını sırasında Türkiye'de yapılan uygulamalar, gen kaynakları açısında olaylar değerlendirildiği zaman ne yazık ki, çağdaş sağlık koruma uygulamalardan çok, pire için yorgan yakmaya benzemiştir.
Sonuç olarak, köy tavukçuluğu, kırsal nüfusun kaliteli ve sağlıklı beslenme seçeneklerinin geliştirilmesinin yanı sıra, tavuk gen kaynaklarının korunup sürdürülmesi açısından da son derece önemli bir güç taşımaktadır. Bu nedenle, bu kaynakların kesilmesi değil, beslenmesi gerekir. Beslenirken, gerekli sağlık koruma kuralları sağlanmalı, gelecekte organik hayvansal üretime temel teşkil edebilecek bu üretim biçimi mali yönden desteklenmeli ve oluşturulacak özerk veteriner hekim teşkilatlarınca bunların eğitim ve denetimleri yapılmalıdır.
Vurgulamak gereken önemli bir konu da yurt dışında Türkiye'nin yaşadığı bu deneyden sağ çıkan hayvanlar üzerinde ticari çıkar amaçlı yararlanma arzuları taşıyan kişilerin varlığıdır. Bunlara karşı uyanık davranıp ufak bir çıkar sağlamak amacıyla taviz verilmemelidir

Makale yazarları
Okan ERTUĞRUL* Şükrü GÜRLER**
* Prof. Dr., Ankara Üniversitesi Veteriner Fakültesi, Genetik Anabilim Dalı, ANKARA.
** Yard. Doç. Dr., Harran Üniversitesi Veteriner Fakültesi, Genetik Anabilim Dalı, ŞANLIURFA.

Eklenmiş Dosya
Dosya tipi: pdf e-g27-30.pdf (164,6 KB (Kilobyte), 25x kez indirilmiştir)
__________________

Güzel Sanatlar Fakültesi/Lisesi Yetenek Sınavlarına Hazırlık Kursu
Resim Yağlı Boya Hobi Kursu
Hızlı ve Etkili Okuma Kursu
Çocuklar için Hızlı Okuma Kursu
Çocuklar için Resim Kursu
Diksiyon Kursu
Nefes Teknikleri Kursu
Kişisel Gelişim Kursları
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Tags
köy, tavukçuluğu

Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
You may not post new threads
You may not post replies
You may not post attachments
You may not edit your posts

BB code is Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık



Bütün zaman ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu anki saat: 10:41 .