PKK VE DTP MİADINI DOLDURDU!
DTP ve PKK’nın terörü bir türlü reddetmeyişleri, PKK’nın yok oluşunun göstergelerini telafi etmek ve militanlarına moral vermek için haince eylemlere yönelmesi, toplumda her kesimden tepkiler alırken, konu ile ilgili yapılan açıklamalar da, almış başını yürüyor.
Adalet Partisi eski milletvekillerinden Şerafettin Elçi’ye göre; terör örgütü PKK ve DTP, soğuk savaş döneminin anlayışına sahipler. Bu yüzden her iki oluşum da miadını doldurdu ve tasfiye olacak.
Şerafettin Elçi, Cizreli bir Kürt ailenin çocuğu. Adalet Partisi eski milletvekili olan Elçi’nin, Bülent Ecevit hükümetinde (1979) Bayındırlık Bakanlığı da yaptığı biliniyor. O dönem, “Ben Kürtüm, bu ülkede Kürtler de var” diyen, 12 Eylül ihtilali’nden sonra 30 ay hapis yatan bir siyasi. Kürt Kültür ve Araştırma Vakfı, ardından Demokratik Kitle Partisi (DKP), onun kapatılmasından sonra Katılımcı Demokrasi Partisi’ni (KADEP) kuran Kürt muhalif. Mayıs 2001’de PKK tehditlerine rağmen IKDP Başkanı Mesut Barzani ile Ankara’da bir araya gelip Türkiye’de PKK karşıtı yeni bir Kürt partisinin kurulması gerektiğini söyleyen isim.
Aksiyon Dergisi’nde yer alan röportajında son dönem Kürt siyasetinde yaşananları anlatan Elçi, Kürt sorununun şiddetten uzak nasıl çözüleceğini irdeliyor. Elçi’ye göre, DTP ve PKK, soğuk savaş döneminin parti ve anlayışlarını barındırdığı için tasfiye olacak.
Kürt siyasetinde PKK dışındaki siyasi arayışların yeni olmadığını, bundan 14 yıl önce 1994’te Kürt Demokratik Platformu’nu kurduğunu, yeni bir siyasi parti kurmak amacında olduklarını anlatan Elçi, 1997’de Demokratik Kitle Partisi’ni kurarken, PKK’nın savunduğu siyasi görüş ve yöntemlerden farklı bir siyasi çizgiyi temsil ettiklerini vurguluyor.
PKK’nın o dönemde bağımsız bir Kürdistan’ı savunduğunu, kendilerinin ise bunun gereksiz olduğuna, Kürt sorununun Türkiye’nin mevcut siyasi sınırları içinde çözülmesi gerektiğine inandıklarını, PKK’nın tabanı ile tavanı arasında büyük uçurumlar olduğunu açıklayan Elçi, PKK’nın Marksist-Komünist temele dayalı bir ideolojiyi savunurken; kendilerinin Liberal-Demokrat bir siyasi eksen üzerine kurulduklarına dikkat çekiyor.
DTP’nin temsil kabiliyetinin hiçbir zaman başarıya dönük olamayacağı, Kürt halkının bundan sonraki tercihinin, kendisini temsil edecek partiler üzerinde yoğunlaşacağı uyarısını yapan Elçi, DTP ya da PKK’nın çizgisini sürdürenlerin ancak belli bir kesimi kendine taraftar kılabildiğini, ama herkesi temsil etmediğini, DTP’nin Kürt halkı arasında oy ve temsil yüzdesinin yüzde 20’yi geçmeyeceğini, Kürtlerin mutlaka liberal, demokrat, çağdaş, onların başını belaya sokmayan, onların adına uygarca mücadele veren, şiddetten uzak bir siyasi partiye ihtiyaçları olduğunu, DTP’nin sadece son olaylarla değil, 22 Temmuz’da da güç kaybettiğinin ortaya çıktığını ve giderek güç kaybedeceğini, PKK ve DTP’nin döneminin bittiğini, bunların tasfiye olmaya mahkûm partiler olduklarını, siyasette kendini sürekli yenileyebilen partilerin topluma kendini kabul ettirebileceğini, bu arada DTP’nin dönüşüm gerçekleştirmesinin herkesi memnun edeceğini kaydediyor.
DTP ve PKK izlemekte olduğu şiddet yolunda yürümeye devam ettiği sürece, bu yöndeki eleştirilerin de devam edeceği görülüyor. Eğer gerçekten Kürtler için iyi bir şeyler yapmak istiyorlarsa, artık terörden vazgeçmeleri ve çağın gereklerine göre hareket etmeleri gerekiyor.
Helin Demir
helindem@mynet.com











Normal
